LONDRA – Londra’da Öğleden Sonra Çayı

İngiliz denilince akla gelen şeylerden biridir çay… Bu yazıda daha önceki Londra yazılarından birinde  söz verdiği üzere Londra’da öğleden sonra çayını konu aldı konuk yazarım Neslihan . Keyifli okumalar…

 

 
   
 

Londra’da öğleden sonra çay keyfimi paylaşmadan önce, nereden çıkmış bu keyif bir göz atalım mı?

Bir zamanlar İngiltere’de iki öğün yemek yenirmiş. Kahvaltı ve akşam yemeği. 18. yüzyılın ortalarında üst ve orta sınıf akşam yemeklerini daha geç yemeğe başlamışlar. Ama bu durum Bedford Düşesi için uygun olmamış. Günlerden bir gün Kraliçe Victoria’nın çevresinden olan Bedford Düşesi (1783-1857) saat 4’de çay servisi istemiş. Zamanla bu adet saat 5’de Belvoir Kalesi’nde arkadaşlarını davet ettiği etkinliklere dönüşmüş. Ve menü çay ile birlikte servis edilen küçük kekler, tereyağlı ekmeklerle yapılan sandviçler ve çeşitli tatlılar ile renklenmiş.

Benim de Londra’da en büyük zevklerimden biridir öğleden sonra çayları… Sırf öğleden sonra çay içmek olarak düşünmeyin. Bahsi geçen saat 2.30 ile 4.30 arası -bazı yerlerde randevu ile- gidilen bir etkinlik.

En son ziyaretimde Londra’da yaşayan bir arkadaşımla sözleşip Royal Albert Hall’daki öğleden sonra çay etkinliğini denemek istedim.

 

Orangery’de çay keyfi…

 

Bundan önceki ziyaretlerimde asıl tercihim Kensington Sarayı’nın bahçesinde bulunan Orangery’de öğleden sonra çay keyfini yapardım. Bu sefer gittiğimde Orangery olarak adlandırılan sarayın eski ahırları olan binanın kapalı olduğunu üzüntüyle gördüm. Onun yerine çay etkinlikleri için bir çadır kurmuşlar ki ben orada içilecek çayın keyif vereceğini düşünmediğim için gitmedim.

 

Royal Albert Hall

 

Royal Albert Hall Kraliçe Victoria’nın eşinin adını taşıyan muhteşem bir yapı. Ama renovasyon çalışmaları yüzünden dış cephesinde iskeleler vardı. Asıl konser izlenmesi gereken bir yapı ama biz bu sefer öğleden sonra çayını deneyimlemek üzere oradaydık ve 12 nolu kapıdan binaya girdik. Bu keyif için önceden randevu alınması gerektiğini belirtmem gerekir.

 

 

scone’lar  servise çıkmaya hazır ^^

 

Mekanda beyaz örtülü masalarda katlı servis tabaklarında scone (Türkçesini bilemiyorum) krema ve reçel bir katta, ufak küçük pastalar ve küçük sandviçler diğer katlarda olmak üzere yiyecek servisi yapıldı. Ben kişisel olarak tercih etmesem de arkadaşım İngilizlerin adeti olan süt ile çayını içti… Ama çay tercihimiz ortaktı: Earl grey.

 

 

Londra’da ‘öğleden sonra çayı’ servis edilen pek çok mekan var. Benim en büyük hedefim biraz daha yaş alınca Ritz otelinde incilerim ve Chanel’lerimle öğleden sonra çayı içmek olacak. Ama daha var^^

 
   
 

 

 

Bu gidişimde ziyaret ettiğim Bath/Sommerset’de (ki o da ayrı bir yazı konusu) yol üzerinde ufak bir mekânda da öğleden sonra çayı tecrübe ettim. Cream tea diye adlandırdıkları menü sadece scone, krema ve reçeli içeriyor ki menü içinden benim favorim de bu…

 

Ailemizin İngiliz adetlerine yakınlığı nedeniyle bildiğim öğleden sonra çayı dışında nasıl tercüme edeceğimi bilemediğim High Tea diye de bir çay servis şekli var. Öğleden sonra Çayı’ndan farkı şampanya ve salata, sıcak yiyeceklerin de servis edilmesi… Böyle bir servisi aile içinde iki kez düzenledim. Anılar, anılar…

 

Editör notu: Neslihan’ın  gezilerinde çektiği fotoğrafları pixbynes_photo  instagram hesabından  inceleyebilirsiniz. 

 

 

Gezdim Gördüm kategorisindeki diğer yazılar için tıklayınız

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Gözde E.

    Ellerine sağlık Neslihan, bir solukta okudum ve yine çok güzel fotoğraflar.

    Ağabeyim bir ara sütlü çaya sarmıştı, birkaç sene öncesine kadar devamlı öyle içerdi. 🙂 Ben hiç çay içmediğimden için nasıl bir tadı var hiçbir fikrim yok. Ama çay yerine kahveyle aynı çay saati olayına girmek isterim. Böyle güzel tabak, fincan vd. ile tabii. İnsanın iştahını artırıyorlar doğrusu. 🙂

  • Aksasya AVM’de İngiliz .çaycısı Whittard’ın mağazası vardı. Öğleden sonra çayı menüleri de vardı. İki kere gittim. Bu miniş scone’larda çok lezzetliydi.. Mekan fazla dayanamadı 🙁 … Ne güzeldi oysa ki…

  • Gözde E.

    Ben akşam karnım tokken okuyacağım, yoksa temizliği boşverip hazırlanıp evden çıkıp gidebilirim bir yerlere :)) Tabii çay yerine kahve saati olur.

  • pride&prejudice

    her seferinde soyluyorum gezmesi benden edit etmesi sevgili adminden olunca okumak bana bile keyif veriyor https://media1.giphy.com/media/4EF5xIO5yiivWh4gGn/giphy.gif

    • Asıl ben teşekkür ederim… Cebimden para çıkmadan gitmiş kadar oluyorum 🙂