LONDRA – Londra’da Parklar II , Kew Gardens

Londra’nın parklarını tek yazıya sığdırmak ne mümkün, ancak yazı dizisi olabilir… Bu nedenle konuk yazarım Neslihan‘ın ilk yazısı  LONDRA – LONDRA’DA PARKLAR serinin ilk yazısı oldu…

İşte Neslihan’ın derlemesi ile serinin ikinci yazısı Kew Gardens özelinde. Keyifli okumalar…

 
   
 

 

Londra’da yaşayan tanıdıklarımın tavsiyesini de göz önüne alarak park gezilerime devam ediyorum…

Öncelikle çok uzun zamandır gitmek istesem de fırsat yaratamadığım ama ilk ziyaretimin -ne mutlu ki, doğum günüme denk geldiği Kraliyet Botanik Bahçeleri olarak da bilinen Kew Gardens’a gitmek için Richmond’a gitmek gerekiyor. Metro hattında Richmond’dan ileri bir durak olmadığı düşünülürse lokasyonun Londra’nın bir ucu olduğu düşünülebilir. Kew Gardens’a ani bir kararla daha sonra anlatacağım bir yeri (Sky Gardens) gördükten sonra gitmeye karar verdim. Maalesef son noktaya yani Richmond’a giderken 1 durak kala trende bir sorun oluştu, trenden inip yolculuğa otobüsle devam ederek ilginç bir yolculukla Kew Gardens’a vardım.

Giriş 17 GBP yani bedava değil ^^ Ama içeride yaşadığım huzur için değdi diyebilirim. Mekânı gözünüzde canlandırmanız için örneklendirme yapmam daha sağlıklı olacaktır: İstanbul’un Botanik bahçesi Atatürk Arberetumu bu bahçenin ancak küçük bir bölümü olarak kalabilir.

1759 yılında yaratılmış olan Kew Botonical Gardens 300 acre (121 hektar) arazi üzerine yerleşik. Her yıl 2 milyon ziyaretçinin gezdiği, 30.000’den fazla bitki bulunan parka 4 kapısından biri olan Lion Gate’den özel bir plan dahilinde olmadan girdim. Önüme çıkan okları takip ederek kendimi yeni restore edilmiş olan Temperate House’da buldum.  Burası çok büyük victorian stili bir cam ev. Binanın 2013’de başlayan restorasyonu tam 1731 gün sürmüş.  Restorasyon tamamlanmış halini görme şansına sahip olduğum için ne şanslıyım ^^ Mekânda bulunan 1500’den fazla bitki başta Avustralya, Afrika, 16 ada, Amerika, Yeni Zelanda, Himalaya ve Asya olmak üzere çok geniş bir coğrafyadan toplanmış, belki de hayatınızda ilk defa göreceğiniz bitkiler…

 

 

Mekânda dikkatimi çeken önemli noktalardan biri de -dünyanın en yoğun havalimanlarının Londra’da olduğunu bildiğim halde, neredeyse dakikada bir üzerimizden bayağı alçak olarak geçen uçaklar… (Kew Gardens Londra’nın en yoğun havalimanı Heathrow’a yakın)

Temperate House’dan sonra da yine plansız programsız, kafama göre dolaşmaya devam ettim. Bu plansız yolculukta gördüğüm ağaçlar, bitkiler hepsine hayran hayran bakmaktan kendimi alamadım. Yemek molası için Kew Garden’ın içinde yer alan the Orangery’i bulma hedefiyle dolaşırken o kadar yürümüşüm ki toplamda 12,5 km’lik yürüyüş ile Londra seyahatimdeki adım rekorumu da kırmış oldum.

Orada gördüğüm en etkileyici yapı The Hive oldu. Wolfgang Butress tarafından yaratılan the Hive (kovan) Nottingham Trent Üniversitesinden Dr. Martin Benscik’ın arıkovanlarının sağlığı için yarattığı teknolojik monitörden esinlenmiş.

Bu yazıda metinden çok fotoğraflarımı paylaşmak istiyorum açıkçası. Gördüğüm ağaçları anlatmam mümkün değil, onun için fotoğraflarıma bakmanızı tavsiye ediyorum…

 

 

 

 

Editör notu: Ne yazık ki Neslihan’ın çektiği o güzel fotoğraflardan sadece birkaçını ekleyebildim yazıya… Çok daha fazlası yazarın kişisel instagram hesabında https://www.instagram.com/pixbynes

 

Gezdim Gördüm kategorisindeki diğer yazılar için tıklayınız

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Gözde E.

    Ben de istiyorum Londra’nın parklarında gezmek, çooook güzeeeel <3 <3
    Ellerine sağlık Neslihan, serinin devamını dört gözle bekliyorum 🙂

    • 🙂 Neslihan’da hızlı yazarlardan da admin de takılıyor 🙂

      • Gözde E.

        Best of Yamaç’ım noldu ablası? :))

        • Minnoş minnoş duruyor inbox’da 😎

          • Gözde E.

            (Öfkeli minnoş emoji)

    • pride&prejudice

      serinin devami adminde haftaya donuyorum Londraya devami bayagi gelecek suan liste yapiyorum gidecegim parklarin listesini;)

      • Gözde E.

        O kadar çok park var yani hey maşallah 🙂

        • pride&prejudice

          Vallahi bu sefer parklarin yani sira Londra ya yakin yerlere de gitmeyi planliyorum bakalim.. 101 park i orada yasayanlar bile bilmiyordur;)

          • Gözde E.

            Kesinlikle 🙂 Çok güzel ya yeşil yeşil, burda yeşil azlığından nemden boğulmaya ramak kaldı! 🙁

          • pride&prejudice

            biz sansliyiz anadolu yakasinda oturdugumuz icin buranin en buyuk parkina yakin oturuyorum ve sahile de ondan cikip yurume sansim var ama bu sicakta zor. simdi donecegim diye mutluyum geceleri 14-16 derece gunduz 25-26 derece ve orasi hep esiyor tek sorun evlerde klima yok! ama gerek de kalmiyor…inan gidecegim diye mutluyum desem…

          • Gözde E.

            Ben de Anadolu Yakası’ndayım, eh kısmen yeşil burası, senin gibi sahile ben de yakınım, ama bu sıcakta gündüz çıkmak ne mümkün. Nem olmasa ben sıcaklıklardan şikayetçi değilim, üşümeyi sevmiyorum :))

          • pride&prejudice

            ben sicagi hic sevmiyorum ozellikle terlemeyi …

          • Gözde E.

            Sıcaktan ziyade benim de sevmediğim şey terleme…

          • Admin satolar / saraylar / katedraller serisi bekliyor 😊

            Hatta oxford gibi bölgeler 😊☺😊

          • Serisi derken serileri 😆
            Admin coştu 😈

          • Gözde E.

            Admin hayırdır? 😀 Benim Best of lar’da 5’e çıktı 😀 😀

          • Ama seni ben değil takipçilerin ikna etti tatlım 🙂

          • Gözde E.

            Evet, sevgili takipçilerim 🙂

          • pride&prejudice

            listenin basinda

          • pride&prejudice

            Churchill in evi ne gidecegim Trump in agirlandigi saraya
            Oxfordshire, cambirdge a gitmistim oxford a gitmek icin bahane cikti;)

      • 3 bu aksam siteye alınır yarin yarında 🎈

        • pride&prejudice

          artik oradan yazar gonderirim uzun kalacagim icin taze taze herhalde 7 yi buluruz;)

  • Kalemine sağlık Neslihan, keyifle ekledim yazıyı… Richmond’a gitmiştim ama burayı hiç duymamıştım.

    Giriş fiyatı ne kadar yüksekmiş. 17GBP mi oldum… Müzelerin bedava olduğu Londra için ciddi bir rakam bu!…

    • Gözde E.

      17 GBP kaç TL?

      • çarp 6,5 TL ile… (Olur da gitsem bile ben Neslihan’ın fotoğrafları ile yetinmeyi tercih ederim ^^)

        • Gözde E.

          Amanin! (dehşetli emoji)

        • pride&prejudice

          Ben kendime dogum gunu hediyesi yaptim artik;)

          • Gözde E.

            Mantıklı 🙂

          • Gözde’ye katılıyorum. Anca o zaman mantıklı olur bak 😊

            Ama ben kendime pattiserie Valérie de pasta hediyesi de verirdim. Gittiğinde yap mutlaka…

            (Yahu pelit gibi zincir pastane imiş, oysaki ben romantik.romantik butik zannetmistim ama pastalari off misss 💕💕💕)

          • pride&prejudice

            Holland park da pattiserie valerie ye gittim hatta isletmecisi Turk du Hakan diye biri bayagi sohbet ettik;)benim de favorimdir ozellikle ekler pastasi;)

          • Gözde E.

            Oy oy oy pasta diyorlar, ekler pasta diyorlar :))

    • pride&prejudice

      Masraflarini karsilamak amaciyla ucretsiz muzelerde 5 GBP bagis istiyor gozune soka soka… Bu arada buckingham sarayi geziye aciliyor tam benim gittigim gun asil ona bayagi bir para verecegim ama bu firsat herzaman elegecmez ! 😉

      • Ooo özel bir gun diye mi? Hep mi?

        • pride&prejudice

          yazlari Kralice windsor da kaldigi icin buckingham sarayini geziye aciyorlar oglum 2015 de gezmisti

      • Ben sadece Kensington da vermiştim galiba 🙈🙈🙈

        • pride&prejudice

          Hatta gaza geldim biletimi aldim 31 temmuz 😉

  • pride&prejudice

    cok tesekkurler…

    • Ben teşekkür ederim <3