dizi karakteri burçlar

Dizi Karakterlerine göre Burçlar

Takip ettiğim süre içindeki paylaşımlarından astrolojiyle ilgilendiğini bildiğim Effy’nin burçlar ve burç özelliklerine göre temsil ettiğini düşündüğü karakterler tweet zincirini özellikle benim burcum için (oğlak) seçeceği dizi karakterini merakla bekliyordum. Sonuç benim için tatminkar; canım kendim ve canım sevdiğim dizi karakterleri… Siz de burcunuzu hangi karakterlerle paylaştığınıza göz atmaya ne dersiniz?
babalar ve oğullar

ÇUKUR – Babalar ve Oğulları , Sevilenler ve Sevilmeyenler

Babalar ve Oğulları … Bölüm öncesi sosyal medya etiketi ‘Babalar ve Oğulları’ olarak belirlenince, ‘İşte gönlüme göre bir etiket seçilmiş’ dedim. Ne ön izleme ne de fragmanlar -ki fragmanlardan biri ön izlemeyle neredeyse aynıydı, bölüm için koşarak ekran karşısına geçme isteği uyandırmamıştı ama bu etiket bana göre hikâyenin temeli… Blogumun sürekli ziyaretçilerinden Ayla’nın yorumu durumu çok güzel özetliyor, altına imzamı atarım: ‘Ben bu hikâyede oğul görüyorum ama baba göremiyorum’
casa de papel

CASA DE PAPEL – En Sevilen de En Sevilmeyen gibi Aynı Darphanede

Bana göre de Casa de Papel’in yol hikayesi ‘Haydi heyecanlı bir soygun hikayesi çekelim. Hmm, ne olsun? Kahramanlarımız darphane binasını soysun. Yok hayır; darphane binasını ele geçirip para bassın’ temasından çok farklı… Yazının konusu en sevilen ve en sevilmeyen karakterler ama benim penceremden baktığımda en sevdiğim her karakterlerin derin bir hikayesi olması sanırım…
39 basamak Demet Evgar, Engin Hepileri, Okan Yalabık, Bülent Şakrak

39 BASAMAK – Say Bakalım, Sahnedekiler 4 Kişi mi 40 Kişi mi?

Yıl 1935, Londra… Bir ev dekorunda izlediğimiz Richard Hannay (Engin Hepileri) can sıkıntısını gidermek için tiyatro oyununa gitmeye karar verir. O akşam Richard’ın Bay Hafıza’nın gösterisi sırasında tanıştığı ve evinde misafir ettiği gizemli kadın Annabella’nın (Demet Evgar) zamansız ölümüyle -katil damgası yemiş olmasına rağmen, 39 Basamak gizemini çözmek için Londra’dan İskoçya’ya uzanan maceraya başlar.
dip

DİP – Ya Gidince Hep Berabersek

Dijital platformların işlerini seviyorum. Kanalların -onlarda kendi çerçevelerinden haklı belki de sonuçta reyting kaygısı, özgün ama özgün olmasının yanı sıra kasvetli, depresif projelere kucak açmadığı ortamda izleyiciye taptaze projeler sunuyorlar. Bu projelerin en tazesi de DİP En taze proje Dip dedim ama tazeliği sadece ‘son’ olması ile sınırlı kaldı, taptaze yerine ağır aksak bir tempo ile karşıladı beni…