Bir Hakan Muhafız Geldi Geçti

Her şey bir tweetle başladı: “ Hakan Muhafız ‘ın son bölümündeyim . Anlamadığım konu bu ölümsüzler neden kötü? 10 bölümde dediler ki bunlar kötü; tamam, kötüler de, ne yapmışlar? Adam oturmuş karısıyla şarap muhabbeti yapıyormuş. Bir de Burçin Terzioğlu kötüyse, ben kötülerden yanayım.”

Yoksa oltama bir konuk yazar mı takılmış? Özlem <3. Aylar sonra yeniden minnoş blogum için bilgisayar başına geçtiğine göre o da yazmayı özlemiş demek. Özlem özlemini Hakan Muhafız izlenimlerini kaleme alarak giderdi, devamı da gelsin değil mi?  Keyifli okumalar ^^

 
   
 

 

 

 

Cuma akşamı büyük bir heyecanla geçtim TV karşısına. Hedef Netflix’de uzun zamandır yolunu gözlediğimiz Hakan Muhafız ’ı izlemek. 5 bölüm hedefi ile oturduk TV karşısına, 8. bölümün başında kalktık. “IMDB puanı 9.3’müş” dedi, izlemeye başlamadan önce yeğenim, dolayısıyla beklentilerim büyüktü. Özellikle Ayça Ayşin Turan’ı büyük bir merakla bekliyordum. Severek izlediğim Meryem dizisinden sonra yeni projesi merak edilmez mi? Çok güzel bir kız ve bana göre çok yakışıyor ekrana. Bu aralar okuluna ağırlık vermiş ve bu sene bitirmeyi hedefliyormuş. Okul derken, üniversiteyi 4. olarak kazanmış. Dünya her zaman çok adil değil ne yazık ki… Ayça güzellik, zeka, yetenek, sevimlilik ile Allah’ın cömert davrandığı kullarından birisi.

Neyse Ayça kızımızı bir yana bırakıp diziye gelelim;

İzlemek isteyenlere söyleyeceğim ilk şey; dizi boyunca Hakan’ın (Çağatay Ulusoy) ergen şımarık ve olgunlaşmamış tavırları nedeniyle ağzının ortasına vurmak isteyeceksiniz.

Konu Hakan’ın kendisini evlat edinip sahip çıkmış adamcağıza ‘sen benim babam değilsin’ tribi ile başlıyor. Ve konu onu büyütüp sahip çıkmış ve 3-5 iş batırmasına rağmen hala sarıp sarmalamış adamın deposundaki bir gömleği çalması ile başlıyor. Bu arada ev arkadaşının ayrı bir geri zekâlı olduğunu belirtmem lazım. Tam gömleği satmak üzerelerken ortalık kan gölüne dönüyor. Baba ölüyor ve Hakan sadık olanlar ile tanışıyor. Buraya kadar tamam. Bundan sonra ise dizide sözde iyi ve kötünün mücadelesini izleyeceğiz ama ‘İyi kim?’ / ‘Kötü Nerede?’ belli değil.

 

Hakan Muhafız

 

Çağatay ilk iki bölüm kötüydü. Sanki Hakan rolüne girememişti. Öyle ki yeğenlerimle izlerken birbirimize bakıp ‘Bu çocuk neden bu kadar kötü oynuyor’ dedik. Ama Çağatay’ın takım elbiseli halleri şahaneydi. Zayıflamış, daha bir fit olmuş; inanılmaz güzel duruyor.

Sadık olanlar neden sadık? Belli değil. Boşuna beklemeyin, dizinin sonunda da belli değil.

Ölümsüzler neden kötü? Ölümsüz olmaları dışında ne sıkıntıları var? Yani bu adamların İstanbul’u ve dünyayı yok etmek üzere yaptıkları şey oturup 1940’lardan kalma bir şarap muhabbeti yapmaları mı?

Bu adamlar İstanbul’u yok etmek için ne kötülük yapacaklar? Cevabı yok. Yani sadece bunlar ölümsüz ve kötü aksiyon. Bitti!

Dizi ilk sezon merak oluşturup, ölümsüzün kim olduğunu merak etmemizi istemiş. Ben ilk iki bölümden tahmin ettim- ki çoğunluk da tahmin etmiştir sanırım. Demek ki ölümsüzlerin ve sadık olanların savaşı 2. sezonda başlayacak…

Genel değerlendirme yaparsam hikaye iyi ama kurgu kötüydü, konular havada kalıyordu. Üstelik oyuncu performansı sayılacak kadar değil sürekli fazla tiyatraldı. Hele ki Saygın Soysal’ın sahneye çıktığı bir yer. ‘Allah Allah ne oluyor’ dedik.

Aşk konusuna gelirsek Hakan ve Leyla’nın aşkı beni ikna etmedi. İnatla Faysal’ın (Okan Yalabık) ‘Sen de Leyla’ya aşıksın.’ demesine rağmen ben bu aşka inanmadım..

Unutmadan, Zeynep’in ben güçlü kızım vurdum mu deviririm herkese atarlıyım havaları bir öğretim görevlisine yakışmıyordu.

 


Tüm bölümleri izlemeyen okumasın!


 

Sonuç olarak;

Çocuğu aldılar, “Al bakalım sen muhafızsın, bunlar da kötü adamlar bunları öldür.” dediler. Ama ne onları öldürebildi ne de görevine odaklanabildi. Akıl hocası öldü. Onu korumaya çalışan sadıklar öldü. Leyla öldü. Hançeri ve gömleği ölümsüze kaptırdı. Sayesinde bütün ölümsüzler onun kanı ile hayata geri döndü.

Ve bu masal da burada bitti; üstelik vakit kaybı, hatta ondan öte hayal kırıklığı olarak nitelendireceğimiz şekilde…

 

Diziyi bu kadar gömdüm vicdan azabı çekiyorum şu an ama ‘Keşke bu kadar gereksiz sahne yerine mini dizi yapsalardı sadece on bölüm izleseydik bitseydi’ dediğim bir diziyi nasıl övebilirim?

2.sezonu izler miyim? Sanmıyorum.. Hani belki de yoklukta ya da milliyetçi duygularım nedeniyle ekran karşısına geçerim ama kesin olan şey beklentilerimi bu kadar yukarıda tutmam.

Siz de benim gibi mi düşünüyorsunuz?

 

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Pingback: Aslı'nın Sureti ] HAKAN MUHAFIZ - İzlenme Rakamları Açıklandı()

  • Ahmet Adar

    Güsel yorumlarınısa teşekkürler.Ben bütün eleştilen konuların haklı olduğunu kabul etmekle birlikte genel olarak seriyi ve hikayeyi beğendim.Kapalı çarşı,Ayasosya,Sultan Ahmet çekimleri hoşuma gitti.Cem Bender,Cem Yiğit ,Helin Kandemir oyunculuklarını çok beğendim. A discovery of Witches serisiyle ortak konular gördüm.Orada da ölmeyen vampirlerle ölümlülerin çatışması vardı.Acemiliklere karşın 10 bölümü 2 günde heyecanla bitirdim.Baş rol oyuncularından H.Ergüçlüyü çok beğendim.0 numara ense traşını göstermeselerdi daha iyi olurdu.

  • Nur

    Bir de Senaryoyu yazan her kimse, Eczacı ve Hekim ( Tıp Doktoru) ayrımını bilmeyecek kadar cahil olamaz değil mi?

    Zeynep’in adını unuttuğum babası Eczacıydı cerrahi müdahale yaptı vücuttan kurşun çıkardı!! Hadi kendisini eğitti(?) diyelim Hakan hep doktor olarak hitap etti ona. Ayrımı Hakan bilmiyor desek eczacı da onu düzeltme gereği hiç duymadı.

    Orda bir nüans vardı da ben mi anlayamadım acaba? Hakan ona doktor diye hitap ettikçe ben mi bir yeri kaçırdım acaba dedim.

  • Nur

    Merhaba Özlem. Ellerine sağlık.

    Dizinin tamamını bir oturuşta izledim ve az önce bitirdim.
    Şayet haftalık dizi olarak TV’de yayınlansaydı ilk bölümü meraktan izlerdim ama ikinci ve sonraki bölümleri izleyecek olsam bile merakla bekleyeceğimi sanmıyorum hele 5.bölümden sonra bırakma olasılığım çok güçlü. Bu dizi şayet Türkiye dışında herhangi bir ülkenin yapımı olsaydı ve oyuncular da elbette Türk olmasalardı ilk bölümü bile zor izlerdim herhalde. Yüzüklerin Efendisi’nden tut da Topkapı ( Film) Tapınak Şövalyeleri’ne kadar, Matrix vs tamamiyle aşırmaca.. Esinlenmelere hatta kopyelemelere karşı değilim yeter ki düzgün yedirilsin ama bu denli basit kopyeleme hiç olmamış. 3-4 tane sıradan fantastik hikaye meraklısı kişi bir sohbette bile bundan daha özgün konular bir araya getirir. Yazan(lar?)ın hayâl gücü sıfır ama ‘aşırma’ gücü fazlaymış. Diziyi reji ve oyuncular kurtarmış. Hikaye ve Senaryo feci. Hikâyeyi akla yatkın bir temele oturtsalar diğerlerini aşırsalar yine olurmuş diyeceğim, o temelden de yoksun. Neresinden tutsan elinde kalıyor. Temennim 2.sezonun daha iyi olması.

    • özlem sarıçam

      Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim..
      Zaten dizinin bütçesinin bu kadar az olmasından şüphelenmiştim. yani elinde bu kadar güzel genç oyuncular ve bu kadar yetenekli başroller varken harcamışlar..
      işin aslı eleştiri yazarken biraz korkuyor insan işin içinde bir emek var ve acımasızlık gibi geliyor ama ne yazık ki artık o kadar güzel işler izliyoruz ki vasat olmaya izin yok bu sektörde. ilk şans kötü kullanıldı. Umarım Burçin in hatrına ikinci sezon gerçekten daha iyi olur

      • Nur

        Yapılan iş bir anlam ifade ettiğinde emek sayılır. Hiçbir anlam ifade etmeyen boş, beleş bir iş için para alıyorsan buna en hafif tabirle efor sarfedilmiş diyelim. Şu an ben bunları yazarken siz de okurken efor sarfediyoruz.

        Senaryoda en başından sonuna kadar o kadar çok hata vardı ki ben de ilk yorumum ağır olmasın diye gayret sarfetmiştim ama kendimi tutamayacağım; Senaryo net zekâ özürlüydü.
        Mesela başlangıçtan örnekleyeyim. Hakan ölümlü ve son muhafız. Muhafız olduğundan kendisi haberdar olmadığı gibi bir ayağı çukurda babası da bir şey söylememiş. Hakan kazayla hastalıkla ölse, bitti gitti son muhafız! Babası dersen aynı durumda ki son nefesinde bir iki bir şey söyleyebildi. Niye peki? Nedeni yok.. Muhafızın Yenilmez olması için bir gömlek giymesi gerekli ve o gömlek eşsiz. Gömleğin resm antika tüccarlarının elinde yani arayan neyi aradığını biliyor nerde olduğunu bilmiyor. Bu gömlek bir antikacının deposunda herhangi bir hırsızın ulaşabileceği bir sandıkta, bir yangın, sel vs bir şey olsa kaybolacak adam dükkanda olmasa Hakan yanlışlıkla satabilir yani o derece uyduruk bir muhafaza. Hadi onları geçtim Hakan’ın lüzumsuz arkadaşı eğlence için giyse Yenilmez o olacak. Azcık zekâ ya azcık zekâ! Hakan babasını yaralı götürdüğü eczaneyi hayatında ilk kez duydu, adam restorantta ölse ondan da haberi olmayacaktı.

        Çarpışma dizisine laf ediyoruz her bölümü 2 saat ve belli ki apar topar başlatılmış bir proje, bu dizi ise güya aylarca üstünde çalışılmış tüm sezonu Çarpışma’nın 2 bölümü uzunluğunda ve bu denli pespaye.

  • Kore

    Dizinin ilk üç bölümünü izledim gerisini izleme gereğide ,isteğide duymuyorum ! Biliyorum kötüye kötü diyemediğimiz sürekli ama “emek ” ama “ilk iş az anlayış” gibi bahanelerle durdurulmaya çalışıldığımız bir dönemdeyiz ama kusura bakmasınlar bu iş OLMAMIŞ !!!

    Kim ne derse desin en önemli unsur hikayedir gizemi yaratan merakı uyandıran çatışmaları ilgi çeken bir şeyler vadeden insanı ekran başında tutan şey temel hikaye .Bu sağlam olmazsa siz dünyadaki istediğiniz güzel kızları ve yakışıklı erkekleri dizin olmuyor ruhsuz boş bir balondan ibaret kalıyor işiniz.

    Bi hikayede zaten en fazla ilk üç bölümde kurulup sunulan bir şeydir. Burda ise o da ne, bir hikaye yok . Seyirci tam olarak Hakanın konumunda kendine göre zorlukları olan ama sıradan bir hayat yaşıyorsun bir gün biri geliyor sana sen muhafızsın , biz sadıklarız bunlar ölümsüzler onlar kötü adam şimdi biz bunları öldürücez diyor …

    Hakan gibi bende bir seyirci olarak ya bi …. git noktasına geldim doğal olarak . Şaka mı bu ?Hikaye nerde mahalle takımı maç yaparken bile bundan daha derin esaslara göre takımlar kuruluyor siz ne yaptınız ? Kim niye neden o takımda oynuyor bir kere bu takımlar ne neden varlar neye göre belirlendiler dertleri ne ???

    Geçmiş bana diyor ki Fatih İstanbulu aldıktan sonra düşmanları olduğunu farketti ÖLÜMSÜZLER :)) Onları yok etmek için Muhafız vardı falan heeee tamam ok anladım ? Doktor bu ne ? Düşman niye düşman bi kere bi diyiversene …Temelde çatışmayı anlatmadan bana bir hikaye bile sunmadan direk gelişmeye geçiyoruz ???

    Bak tamam Matrıx gibi önce gidip seçilmiş bulduk falan peki ama şu kısımı atlamışsınız Morpheus gayet net bir hikaye anlatıyordu .Burda olay ne ne Hakan ne biz anlamıyoruz ki ? Yok etmeye çalışıyorlar sebep ? Niye ?

    Bana önce bir ana aks sonra her bölüm hikayeye eklenen hem aaaa diyeceğim hemde diğer parçasını merak edeceğim bir yapboz resmi sunacaksın ki ben diğer bölümleri açayım . Burda öyle bir sürükleyicilik yok ki bu hikayenın olmayışının temel sonucu .

    Hikayesiz olmanın bir diğer doğal sonucu ise karakterlerin inandırcılıktan uzak karton karakterler olması çünkü altları boş hiçbir derinlikleri yok çünkü onlarında altında bir hikaye yok .

    Hakan küçükken evlat edinilmiş adam buna babalık etmiş ,kaç kere ettiği saçmalıklara rağmen hala yol göstermeye çalışıyor ama o salak arkadaşının ne mal olduğunu söyleyince suçu babaya yıkıp sen benim babam değilsin diyor nankör veled.Bir de adamın sakladığı gömleği çalıp satmaya çalıştığı için adam ölüyor .Geçmiş baba diye ağlıyor lan sana kim inansın şimdi ? Tüm sevdiklerimi elimden aldı bulucam demene kim inansın ? Hakanın motivasyonu tırt haliyle Hakanda tırt. Halbuki babası ile arasındaki o özel bağı görseydik babası gerçek olarak söylemesede bir hikaye olarak aslında Hakana her şeyi öğretmiş olsaydı başka şeyler düşünülerek dövüşmeyi bir hikayelerle tılsımları düşmanları onlar hakkında bilmesi gerekenleri .Bir dünyaları olsaydı hem onu kaybetmesi ile oluşan motivasyon inandırıcı olurdu hem de yine altı boş karakterler tarafından eğitilmesi saçma dururdu . Onlar format yol yordam öğretirdi eksikleri tamamlardı .T

    Şimdi Zeynep ve babası neye dayanarak bunu eğitiyorlar ? Onlar kim altyapıları ne ? Hayır bari onlarında geçmişte bir karşılığı olsa onlarında karakterlerini bulduran ayrı ayrı tılsımları olsa falan ne bilim bunlar o kadar saçma ki keşke bi jedi abi getirseydiniz daha mantıklı olurdu :)))))))))

    Zeynep gibi empati özürlü bir karakterde evlere şenlik biri çıkmış sana tüm dünyan yalan diyor gerçek diyede masal mitleri anlatıyor hanımefendi onun yapması gereken bir şey var o muhafız ama bu yapamaz .Kızım manyak mısın ? Ben sana gelip desem bu muhafız sadık falan hepsi hikaye seni kekeledi baban aslında o bir şizofren sende kandırıldın bakalım hemen sindirip tamam o zamanya diye devam edebiliyor musun ? Ama bunu karşı taraftan bekliyor hemen kabul etsin ve savaşmaya başlasın .Ay dur bi gülüp geleceğim Zeynep ya :)))))

    Hazar ne karakter ne oyunculuk olarak tam da tahmin ettiğim gibi hiç yakışmamış .Leyla nisbeten daha iyi ama dediğim gibi karakterler o kadar boş ki Yurdaer Okur ,Okan yalabık gibi isimler bile kötü duruyor sırıtıyor varın siz düşünün gerisini …

    Son olarak bir daha fırsatımız yok ,Türkiyede şartlar belli seyircinin talebi bunlar, türk halkı bunu anlamaz gibi cümleler kuran senarist görürsem kışlık botumu ağzına çarparım …Alın size fırsat verildiğinde ne yaptığınız ortada izlediğiniz fantastik ,hero filmlerinden en en en klişeleri derleyip isimlerini hakan ayşe fatma falan yapıp önümüze koymuşsunuz .Uyarlama işlerle milletin dizilerini filmlerini kopyalamaya alışmış bünyeniz yeni bir şey üretemedi doğal olarak . Türk Tarihi ve mistik öğelerinden bile en ufak orjinalliği olan bir hikaye ve karakterler sunamayan senarsitlerde hayal gücünün h si bile yoktur bu çok net …Klişeye bile özgünlük katamamış amerikanvari haliyle önümüze koymuşsunuz Bravo !

    • özlem sarıçam

      Eheee bak bu senin baban aslında bir şizofren kısmına bayıldım.Ve hakikaten Okan Yalabık gibi bir adamı da oynatamamak role olduramamak da ayrı bir başarı..
      Eline sağlık ve teşekkür ederim Kore. Ben sabrettim bitirdim. Yeğenlerim olmasaydı bitirmezdim muhtemelen. sadece üzüldüm. bu kadar hayal gücünden yoksun olmamıza.

      • Kore

        Aynen bu kolaycılık cidden üzücü :((

    • Nur

      Merhaba Kore.
      Bırak Hakan’ın Muhafız’lığına inanmayı Muhafız’lığa inandırmıyor ki. Sadıklar hele; pul pul dökülüyorlar. Ölümsüz ha kezâ, inandırıcılık yok. Hadi Yenilmez’e Ölümsüz’e, Sadıklar’a inandık diyelim bu kez de ‘Sorun ne?’anlamak mümkün değil. Tüm karakterler sıradandı, konuşmalar sıradandı. Tekrardan izlemek isteyeceğim tek bir sahne dahi yoktu.

      • Kore

        Merhaba yukardaki yoruma bayıldım cidden zeka özürlü bir senaryo var adamlar şansa dünya kurtaracak zaten Hakan ve yanındakilerdeki bu zeka ile başka ihtimalde söz konusu değil:))))))) Ve kesinlikle ben emeğin yürek ve inançla ortaya koyulan bir şey olduğuna inanıyorum o zamanda zaten eksiklikler olsada bir şeyler içe dokunmayı başarıyor o inancı hissediyorsun buda kesinlikle sadece enerji harcanmış…

        • Nur

          Hem zekâ özürlü hem de zır cahil. Üstüne üstlük vasatın dibi.

          • Kore

            Kesinlikle öyle ele geçen fırsata yazık olmuş resmen

          • Nur

            İnsanın aklı almıyor gerçekten.
            O kadar temel şeylerde, o kadar basit şeylerde hatalar vardı ki izlerken ‘bu kadar da olamaz ben yanlış anlıyorum herhalde’ diye düşündüğüm yerler oldu. Mesela; Gömleği kim giyerse o mu Yenilmez olyor yoksa sadece seçilmiş kişi yani Muhafız giyince mi gömleğin sihri işliyor? Sihir sadece Muhafız’a işliyorsa Ölümsüz’ün gömlekten önce Muhafız’ı bulması lazım ama o zaten son Muhafız’ı çocukları da dahil öldürdüğünü sanıyor bu durumda gömleği giyen Yenilmez oluyor o zaman son Muhafız’ı yani Hakan’ın babasını öldürdüğünde evde gömleği niye aramadı. Gömlek Sadıklar’ın eline geçtikten sonra niye birine giydirip onu Muhafız yapmadılar? Şu hikayeyi bir çocuğa anlatsak çocuk bu soruları sorar.

    • pride&prejudice

      Yorumunuzu cok begendim. tamamen ayni dusuncelerdeyim. Cagatay Ulusoy icin sans vermistim. AMa olmamis! sosyal medyada yere goge sigdiramayanlar var anlamiyorum. Ben de 3 uncu bolumu basina kadar seyrettim devam eder miyim bilemiyorum. Gorumcem kitabin yazarini taniyor ve okumus tabii ki kitapla alakasi yokmus. Netflix de her diziyi begenmek gibi bir takintim yok. AMa boyle bir firsati iyi degerlendirmek gerekirdi. Belki fantastik bir konu ile farklilik yaratilmaya calisilmis ama sektor bunu kaldiracak alt yapiya henuz ulasamamis ne oyunculuk ne cast acisindan. ama istanbul goruntuleri guzel…

      • Kore

        Merhaba. Bence o yere göğe koyamayanlar Oyuncu fanları tabiki başka bir şey değil ben izlediğim yabancı diziler hangisi hangisinin onu bile bilmiyorum benim için kötü kötüdür .bu da malesef kötü keşke az orjinal özgün bir şeyler olmayı başarsaydı ama yok olamamış..

        • pride&prejudice

          acikcasi Netflix dizileri izliyorum zaten bu fanlar ve yerli diziler sonunda acaba sadece Netflix mi seyretsem de diyorum…