BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – Aşk İçin Savrulan Hayatlar

Yeni sezon yeni projeler birer birer ekranlarda yer alıyor ve zirve yarışında devir dizilerden yeni sezonları yer almaya başlamadan seyircileri projeye bağlamaya çalışıyor. İşte onlardan biri  aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini bir evliliğe hapseden Zülayha’nın hikayesinin anlatıldığı Bir Zamanlar Çukurova

Konuk yazarım Gözde dizinin ilk bölüm izlenimlerini kaleme aldı, anlaşılan o ki bölüm yazıları ile de yazılarına devam edecek…  Yorumlarda buluşalım mı?

 
   
 

 

Neredeyse çocukluğumdan beri 60’lı-70’li yılların Yeşilçam filmleriyle büyüyen biriyim. Hatta eskiden televizyonlarda özellikle gündüz kuşaklarında çokça yayınlanmaları sebebiyle bazı filmleri birkaç kez seyretmişliğim, nerdeyse her sahnesini ezberlemişliğim bile var. O filmlerdeki aşklara, aile ilişkilerine, dostluklara hep imrenmişimdir. İstanbul’un beton yığını haline dönmeden önceki o halinde yaşıyor olmayı istemişimdir. Tüketimin bu kadar artmadığı, teknoloji sayesinde hayatın bu kadar kolay yaşanmadığı, her şeye çabuk ulaşılamayan; özellikle aşkların daha tutkulu, daha vazgeçilmez olduğu o yıllarda yaşamak sizce de güzel olmaz mıydı? İşte Bir Zamanlar Çukurova da o yıllarda, 70’lerde geçiyor.

Diziyi ilk duyduğumda ilgimi çekmemişti açıkçası. Ama ilk tanıtımı seyretmem ile birlikte düşüncelerim tamamen tersine döndü ve “Ben bu diziyi mutlaka seyredeceğim.” dedim. Tanıtımlar geldikçe heyecanım daha da arttı ve sabırsızlıkla ilk bölümü beklemeye başladım. Özellikle kurulan dünya dikkat çekiyordu. Diziyi çok sevdiğim dizilerin senaristi Yıldız Tunç’un yazması ve kurucu yönetmen olarak çektiği birçok diziyi zevkle seyrettiğim Faruk Teber’in varlığı beklentimi ve heyecanımı katladı.

Tam 2 saat 34 dakika süren ilk bölüm kesinlikle görsel bir şölen olmuş. Gerçekten de seyrettiğim o filmlerin atmosferi vardı dizide. Yönetmen Faruk Teber ve görüntü yönetmeni çok düzgün bir iş çıkarmış. Hayran olunacak, tablo gibi kadrajlar vardı. Sanat yönetimi çok iyiydi. Adana’daki Yamanlar Çiftliği ve konağına hayran kalmayan yoktur sanırım. İstanbul sahnelerinde de gözüme batan bir şey olmadı. İstanbul’u yukardan gördüğümüz planlarda Galata Kulesi’nin inşaat halinde olması dikkatimi çekti. Nasılsa yeni nesil bilmez deyip bu tip ayrıntılar atlanmamış. Genel olarak oyuncu seçimleri ve oyunculuklar da yerli yerindeydi. Hiçbir rol için yakışmamış dediğim kimse olmadı. Evet, dizi tempo olarak biraz düşük başladı, Adana etabıyla birlikte tempo yükseldi ama akıcıydı, sıkılmadan iki buçuk saati tamamladım ve ekran başından memnuniyetle ayrıldım. İlerleyen bölümlerde konu geliştikçe temponun daha da artacağını düşünüyorum. Hem diziye özel hazırlanan hem de dizi içinde kullanılan müziklere de bayıldım. Diziyi jenerikten sonra o yıllara ait Tülay Özer’in İkimiz Bir Fidanız şarkısıyla açmak da çok akıllıca olmuş. Hemen döneme adapte oluyorsunuz.

Dizi İstanbul’da Züleyha ile Yılmaz’ın büyük aşkına tanık olduğumuz sahnelerle başladı. Nasıl tanıştılar, bu aşk nasıl başladı bilemiyoruz ama ben onların aşkına inandım. Birbirilerine bakışlarında, sözlerinde aşklarının samimiyetini hissettim. Bu aşk için her türlü fedakarlığı yapabileceklerinin sinyallerini ilk andan itibaren verdiler bize. İki oyuncuyu da ilk defa bu kadar uzun uzun seyretme şansım oluyor. Uğur Güneş de Hilal Altınbilek de bu roller için çok doğru seçimler olmuş. Uğur Güneş’in bakışları, konuşması, ses tonu muhteşem. Hilal Altınbilek tam o dönemlerde gibi sanki. O yılların filmlerindeki kadın oyuncuları hatırlattı bana. Duru bir güzelliği var. Oyunculuğu da sakin, abartılı değil.

 

Bir Zamanlar Çukurova
“Ben seninle her yere gelirim.”

 

 
   
 

 

Ne yazık ki mutlu bir yuva kurmayı hayal eden iki aşığın hayalleri başlarına yıkılıyor. Zaten mutlaka eski filmlerde aşıkların mutlulukları uzun sürmez; araya mutlaka sorunlar, ayrılıklar girer, filmlerin sonunda kavuşurdu sevenler. Bir terzinin yanında çalışan Züleyha’nın üvey ağabeyi Veli, kumar borçları için kardeşini Naci’ye satıyor ve Züleyha’yı Naci’yle buluşması için ölçü alma bahanesiyle adı çıkmış bir kadının evine götürüyor. O kadını Mahallenin Muhtarları dizisinden tanıdığımız Aydan Burhan canlandırmış. İlk bakışta tanımakta güçlük çektim, ne kadar da değişmiş. Yılmaz da Züleyha’nın orda olduğu yengesinden öğreniyor ve tam Naci Züleyha’ya zorla sahip olacakken O’nu kurtarıyor. Motor ustası olan Yılmaz, baba gibi gördüğü ustasının tavsiyesiyle Adana’ya kaçmaya karar veriyor. Bunu duyan Züleyha da peşinden gidiyor. Ve uzun bir tren yolculuğunun ardından hikayemizin geçeceği asıl yer olan Adana’ya varıyoruz.

 

“Yılmaz: Güzel gözlüm ben sana nasıl derim benle gel diye, hı? Belki de bu yolun sonunda ölüm var, ben sana nasıl derim benle gel diye?

Züleyha: Ölünecekse beraber ölürüz. Ben seninle ölüme gitmeye de hazırım.”

 

Tren yolculuğu esnasında Yılmaz’ın ustasının sahne kimlik çıkarttırması için verdiği bir tomar parayı uyurlarken çaldırması pes dedirtti açıkçası. Yılmaz’ın böyle bir hataya düşmesi, saflığı canımı sıktı. Aynı trende dizimizin asıl mekanı olan Yamanlar Çiftliği’nin varisi Demir Yaman da vardı. Demir, trenin durduğu bir istasyonda camdan çeşme başında yüzünü yıkayan Züleyha’yı gördü ve ilk görüşte aşık oldu. Murat Ünalmış duruşu, karizmasıyla Demir rolüne uymuş. Daha önce de Yer Gök Aşk dizisinde kendisini büyük bir konağın oğlu olarak seyretmiştim. Orada büyük bir aşkın kahramanı olarak çok başarılı bir performansı vardı bana göre. Burada da rolünün hakkını verecektir mutlaka. Demir babasıyla amcasının kurduğu çiftlikteki konakta annesi Hünkar ve haminnesiyle birlikte yaşıyor. Başından mutsuz bir evlilik geçmiş, çocuğu olmamış. Tek amacı babasının kurduğu bu çiftliğe en iyi şekilde sahip çıkmak ve daha da geliştirmek, Çukurova’nın en büyüğü, tek hakimi olmak. Tarlalarının ilaçlamasını bile kendi yapıyor. Tabii bunu yaparken asıl arzusu gökyüzünden topraklarına bakarken ne kadar büyük bir alana hakim olduğu görmek. Her ne kadar Hünkar bundan çok rahatsız olsa da Demir inatçı bir adam. Hünkar’ın ise en büyük isteği bu kocasından kalan bu toprakları oğlunun ve varislerinin yönetmesi, Demir’in yeniden evlenip bir erkek çocuk sahibi olması. Hünkar’ın çalışanlarına karşı tavrı da dikkat çekici. Kendi eliyle evlendireceği çalışanları için eksiksiz çeyizler hazırlatması, tarlalardaki çalışan işçilerine yaptığı erzak yardımları, evdeki çalışanlarla konuşurken üslubunun üstten bakar olmayışı… Hünkar rolünde Vahide Perçin’i görüyoruz. O’nu ilk gördüğüm Bir İstanbul Masalı dizisinin üzerinden 15 yıl geçmiş olmasına rağmen yıllar O’na hiç dokunmamış sanki. Güçlü, kudretli Hünkar rolünde O’nu yeniden seyretmek çok keyifli olacak.

Hünkar çiftliğin oğlunun soyuna kalması isteğinde çok haklı. Çünkü çiftlik Demir’in kuzeni Şermin ve kızı Betül’ün yönetimine geçse kısa zamanda bütün düzen bozulur, topraklar bakımsız kalır, hatta belki de başkalarının eline geçer. Çünkü Şermin’in tek isteği çiftliğin hanımı olmanın O’na sağlayacağı prestij. Betül’le henüz tanışamadık, bakalım okumaya gittiği Berlin’den döndüğünde hikayeye ne gibi katkılar sağlayacak merakla bekliyorum. Şermin’in kocası ise şu anda hikayemizde pasif bir konumda. Dahiliye doktoruymuş, her gece içiyor, Şermin’i pek sevmediği, O’na kızı için katlandığı besbelli. İlerde belki de güçlü bir karakter haline gelip Şermin’in yapacağı muhtemel kötülüklerin karşısında duracaktır.

 

Bir Zamanlar Çukurova
“Bir an önce evlat sahibi ol. Senin gibi topraklarına sahip çıkan, beyliğini sürdürecek bir evlada sahip ol, soyumuzu sürdür.”

 

Züleyha ile Yılmaz trende bütün paralarını çaldırdığı için ilk önce nişan yüzüklerini satmak zorunda kalıyorlar ama maalesef yüzükler o kadar ucuza gidiyor ki acilen iş bulmaları gerekiyor ve Yılmaz hiç bilmedikleri bu şehirde iş aramaya başlıyor. Bir yandan da kaçak olduğu için kimliğinin bilineceği büyük işlerde çalışabilecek durumda değil ne yazık ki… Çiftliklerde günübirlik işçi olarak çalışmanın yolunu arıyor ve bir gün tesadüf eseri askerlik arkadaşı Gaffur’u görüyor. Züleyha’yı da alıp Gaffur’un çalıştığı Yamanlar Çiftliği’ne gidiyorlar. Orada Hünkar’ın evlenmek isteyen çalışanlarına muhakkak nikah yaptırmak istediğini öğrendiklerinde Züleyha kendini Yılmaz’ın kardeşi olarak tanıtıyor. Bunu yapmakta çok haklı. Sonuçta Yılmaz’ı o gece bir gören olmuş olma ihtimali yüksek. Evlilik için resmi başvuruda bulunulduğunda jandarma gelip yakalayabilir. İstanbul’dan kaçma sebeplerini de bambaşka bir şekilde anlatıyorlar. Gaffur çiftliğin kahyası. Avrupa Yakası’ndan tanıdığımız Bülent Polat nefis bir Gaffur olmuş. İyi görünümlü kötü karakteri öyle güzel canlandırmış ki. Komedideki başarısını dramda da hakkıyla sürdürüyor. Gaffur ilk başta Züleyha ile Yılmaz’ı sıcak karşılasa da orada kalıp çalışma niyetlerini fark ettiğinde tavrı bambaşka oluyor. İşinin elinden gideceğinden korkuyor haliyle. Çünkü Yılmaz becerikli, iş bilen, dürüst bir adam. Karısı Saniye’nin boş boğazlığı sayesinde Züleyha ve Yılmaz ırgat olarak işe alındıklarında Gaffur’un tavrı daha da kötüleşiyor. Demir’e Yılmaz’ı kötülüyor, askerdeki samimiyetlerini inkar ediyor ama Demir zeki bir adam, bunlara inanmıyor elbette.

Bu arada Demir ilk geldikleri gece Züleyha’yı çiftlikte tekrar görüyor ve O’nu yılandan kurtarıyor. Bu sahnede Züleyha ile Demir arasındaki uyum da gözlerden kaçmadı. Eminim pek çok seyirci benim gibi Züleyha’nın hem Yılmaz’la hem Demir’le yakıştığını, üstelik de ikisinin de iyi adam olduğunu düşünüyor olmalı. Muhtemelen iki karakterden birisi kötüye doğru evirilecek. Açıkçası gönlüm Züleyha’nın Demir’le birlikte olmasından yana olsa da Yılmaz’la sevdaları hiç bitmesin diyor.

Zaten Züleyha ile Yılmaz çiftlikle ırgatlık yapmak için kalacakları yerde Allah’ın huzurunda karı koca da oluyorlar. Büyük ihtimal Züleyha o geceden hamile ve bu çocuk onları ömür boy birbirine bağlayacak her ne yaşanırsa yaşansın.

Çok kısa bir sürede Züleyha ile Yılmaz kendilerini Hünkar ile Demir’e fark ettiriyor ve Züleyha evin orta işlerine bakmakla görevlendiriliyor, Yılmaz da Demir’in şoförü oluyor. Tabii Gaffur ve mutfakta çalışan karısı Saniye bu durumdan hiç memnun olmuyorlar. Yılmaz-Gaffur çatışması dizide devamlı sürecek gibi. Yılmaz Gaffur’un nasıl bir adam olduğunu fark etti ve bunu yüzüne vurdu. Paraları çaldıran Yılmaz aslında o kadar da saf biri olmadığını bize gösterdi. Gaffur Yılmaz’dan kurtulmak için devamlı O’nun bir açığını kollayacaktır. Naci’nin adamı da Yılmaz’ın peşinde. Muhtemelen o gece Yılmaz’ın eve girdiğini gördü ve Adana’ya kaçtığını da tehditle ustasından öğrendi. Eğer karşılaşırlarsa Gaffur Yılmaz’ı anında gammazlayacaktır. Belki de gammazlamayacak, bunu O’na karşı kullanacaktır kim bilir. Gaffur’un kötülükte ne kadar ileriye gidebileceğini, neler yapabileceğini merak ediyorum doğrusu.

 

Bir Zamanlar Çukurova
Bakalım Yılmaz’a ne kötülükler yapacaksın Gaffur?

 

 
   
 

 

Züleyha orta işlerine bakarken Haminne’yle de ilgileniyor. Haminne Hünkar’ın annesi, Alzheimer hastası. Haminne rolündeki Serpil Tamur gerçekten de Vahide Perçin’in gerçek annesi gibi benziyor O’na. Haminne haliyle Züleyha ile Demir’i kafasında evlendirmiş ve onların yanında bunu dillendiriyor.

 

“Çok tatlı bir kız bu, çok da güzel. İyi ki evlenmişsin onunla.”

 

Açıkçası hastalık sebebiyle de olsa doğru bir öngörü bu. Çünkü öğreniyoruz ki Demir’in çocuğu olmuyor. Şermin bir arkadaşından Demir’in eski karısı Filiz’in hamile olduğunu öğrenip gelip bunu Hünkar’a söylüyor. Tabii Şermin bu durumda sorunun Demir’de olduğunu çok geçmeden fark edip bunu iktidar savaşında kullanacaktır. Bu durumda Hünkar’ın da Demir bunu fark etmeden bir çözüm bulması gerekecek. Dizinin son sahnesinde Züleyha ile Yılmaz de bahçenin gizli bir yerinde öpüşürlerken odasından kaçan Haminne’yi aramakta olan Hünkar onları görüyor. Bölümün bu son sahnesi ışığında tahminim Hünkar’ın Züleyha ile Demir’i evlendireceğini ve Züleyha’nın muhtemel Yılmaz’dan olan çocuğunu Demir’in diye göstereceklerini şeklinde. Şimdi “Hünkar Züleyha’yı bu evliliğe nasıl ikna edecek? Züleyha ve Yılmaz bu süreçte neler yaşayacak? Züleyha‘nın Demir’le ilişkisinde neler olacak?” gibi birçok soru var cevap bulmayı bekleyen.

Ben 2. bölümü merakla beklemeye başladım bile. Tüm ekibin emeklerine sağlık.

 

Bir Zamanlar Çukurova 2. Bölüm Fragman

 

Bir Zamanlar Çukurova 2. Bölüm 2. Fragman

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Özge

    Emeğine,kalemine sağlık Gözdecim:) Yeni dizimiz hatırlı olsun.Vatanım Sensin’den sonra sevebileceğim bir dönem dizisi görebileceğimi ummuyordum ,bu nedenle tanıtımı görünce çok sevinmiştim:) 70 ler senin dediğin gibi benim hep yaşamayı istediğim bir dönem olmuştur.Çemberimde gül oya, Öyle bir geçer zamanki diziIeriyle 70lerin havasını solumuştuk, BZÇ yi izlerken de aynı heyecanı hissettim, ilk bölüm gerek dönem eşyaları, arabaları,kıyafetleri,gerek oyunculukları olsun başarılıydı.Uğur Güneşi daha önce izlememiştim,duyguyu geçirmede başarılı bir oyuncu olduğunu ilk sahnesinden belli etti☺ Hilal Altinbilek’i 4 sene boyunca Karagül’de Özlem olarak ve çok hoş şivesiyle izlemiştik.Onu böyle istanbul ağzıyla düzgün konuşmasıyla görünce bir garipsedim haliyle:) Aşıklarımızın Çukurova macerası gözyaşları içinde yaptıkları tren yolculuğuyla başladı.Yılmaz ile Züleyhanın adeta ,gözleriyle konuştukları sahne beni benden aldı❤ özellikle de böyle aşkların eskide kaldığını bilmenin verdiği hüzünle gözlerim dolu dolu izledim. Ki böylece ilk sahnesinden izleyiciye duyguyu geçirebilen nadir dizilerden olduğunu fark etmem de uzun sürmedi. Bu hayatta sevdiğin için neleri feda edebilirsin? Sorusunu kendimize sormamıza neden oldu Yılmaz’ın aşkı.O sevdiği kadın uğruna katil olmayı göze alan, özgürlüğunü,geleceğini feda eden bir adam olarak gönlümüzde tahtını kurdu çoktan. Dizinin Yeşilçamvari senaryosundan az çok haberdardım,haliyle tahmin ettiğim gibi klişe bir hırsızlık sahnesi görmek şaşırtmadi beni. Senin de dediğin gibi Yamanların yanına gitme amacına hizmet ettiği için olması gereken bir durumdu.Yalnız izlerken Yılmaz’a salaklığı için hayli sinirlendim😣
    Ve yakışıklı,kültürlü, modern toprak ağamız Demir.. Murat Ünalmış’ın oyunculuğunu zaten beğeniyordum ama ona en çok yakıştırdığım karakter Demir Yaman oldu şüphesiz. Sanki o dönemde yaşamak için doğmuş gibi bir havası,duruşu var adamın. Demirin Züleyhaya ilk görüşte aşık olması hikayenin hızlı gelişeceğinin de sinyallerini vermiş oldu.Hikayenin kötü adamı olacağını düşünmek.istemiyorum ,yalnızca Züleyhanin aşkinı kazanmak için ,bu uğurda savaşacaktır ama kötülük yapacak karakterde bir adam olacağına ihtimal vermiyorum,narsist sosyapat olacağı kesinse eğer bir nebze üzülürüm:( Ben de arafta kalanlardanım çünkü. Züleyha ile çok yakışıyorlar desem Yılmaza haksızlık olacak,bir Hanımin çiftliği vakası daha görmeyelim 🙁
    Hünkar Yaman ise hiçde hayal ettiğim gibi kötü kalpli,kindar,duygusuz bir karakter değildi. -en azindan şimdilik- . Evlenecek gençlere yardım etmesi,işçilerinin haklarını gözetmesi,beslenmlerine ,barınmalarına özen göstermesi kapitalist düzen patron ve yöneticilerinden farklı bir profil çizdiğini görmemizi sağladı,sevdim karakteri:) Tek beğenmediğim yer ,kısırlığın sadece kadına yüklenmesi,ve bir kusur olarak gösterilmesi oldu.Bu duruma hikayenin ana konusunu oluşturduğunu bildiğim için çok takılmamaya çalıştım 🙂 Hadi Hünkar ve etrafındaki insanlar dünyaya bir çocuğun gelmemesini sadece kadına bağladılar onu anlarım da,Demir gibi okumuş ,görmüş geçirmiş bir adam nasıl olur da sadece çocuğu olmuyor diye karışını boşayabiliyor? Ego.tavanda,asla erkek.kusurlu değildir.Yine de konunun ardında başka bir hikayenin olduğunu düşünerek izleyeceğim ,bütun önyargılardan arındırıp öyle anlamaya çalışacağım Demiri 🙂 Umarım aksi çıkar.
    Yılmaz ve Gaffur cephesinde gelişen diyalogları ise keyifle izledim,Gaffur tam düşündüğüm gibi sinsi,çıkarcı bir karakterdi,hemen belli etti kendini. Burda anlam veremediğim Yılmaz,Gaffurun işçilerden çaldığı çuvalla yiyeceği bildiği halde bunu Demire söylemedi ve tehdit unsuru olarak kullandı.O insanlarin perişan halini görüp hafif imalarla durumu anlatması Yılmaz’ın karakterine yaraşır bir hareket olurdu. Bir de Demir gibi zeki bir adamın işleri tek bir kişiye emanet etmesini de profesyonelce bulmadım. İşçilerin yanına gidip durumlarını sorsa Gaffurun hainliği ortaya çıkacaktı halbuki,aklı fikri züleyhads oluğu için düşünemedi bunu beyimiz 😀 Hikayeninmgidişatı da belli oldu .Nedense daha farklı bir hikaye bekliyordum,şaşırdım:) Hünkar hanım oğlunun kısır olduğunu öğrenmesi ile bir torun sahibi olmanın planlarinı yapmaya başladı,ve ne hikmetse o sırada kızimız Züleyhanın Yılmazın çocuğuna hamile olduğunu öğrendi, ardından tahmin ettiğimiz üzere Züleyhayı oğluyla evlenmesi için tehdit edecek, Züleyha Yılmaz için herşeyi sineye çekip Demirin karısı olacak ilerleyen bölümlerde.Buraya kadar herşey tamam.Yalnız zaman konusunu nasıl halledecekler,işte bunu merak ediyorum:) Züleyhanin hamile olduğu anlaşıldığına göre en az 4 haftalık bebek. Demir evlenmeyi düşünecek de,düğün olacak ,Züleyha hemen Demirle birlikte olacak da, oo etti mi 2 ay? 😃Anlaşılmaması imkansız,hele Demirin kısır olsuğu dedikodusunun Şermin aracılığıyla yayılacağı bir dönemde.
    Neyse çok uzattım, konuşacak daha çok şey var da devam ederiz yine:) Yarin yeni bölümden sonra görüşmek dileğiyle:)

    • Gözde E.

      Özge’ciğim selam, hoş geldin. Senin de eline sağlık. <3 Ben Çemberimde Gül Oya'yı hiç seyretmedim, ÖBGZK'yi de ilk 1-2 bölümünü. Ama Yeşilçam'dan yeterince solumuşluğum var 70'ler havasını yazımda dediğim gibi. 🙂 Karagül'ü de 1-2 bölüm seyredip sonra fragmanlardan ve ara ara denk geldikçe ucundan takip ettim, Hilal Altınbilek'in orda başarılı olduğunu biliyorum. Kesinlikle dediğin gibi daha başından bizi aşklarına inandırdılar Züleyha ve Yılmaz. İlerleyen zamanlarda araya ayrılık girdiğinde onlar için çok üzüleceğiz kesin.
      Murat Ünalmış'ın bir röportajını dinledim. 70'lerde gibi durmak, yürümek, konuşmak için çalışmış. Narsist sosyopat mevzusunu da başka bir röportajında okudum. Onun için de 11 aydır psikologlardan destek alıyormuş. Açıkçası buna ben de üzüldüm çünkü Züleyha Demir de yakışıyor. Ama Yılmaz'ı harcamak zaten istemiyordum. Genel özete bakarsak da Züleyha Yılmaz aşkı devam edecek evlense bile. Bakalım bunu nasıl işleyecekler. Demir'i psikopatvari yansıtacaklarını sanmıyorum, ego'lu ama güzel seven karısının kalbini kazanmaya çalışan bir adam olarak göstereceklerdir.
      Kısırlığı kadına yüklemek klasiktir zaten. Ama bunu Demir'den ziyade Hünkar dillendirmiş gibi. İnşallah dediğin gibi onca süre içinde Şermin çenesini sıkı tutar. Züleyha bebek için de erken doğum diyeceklerdir.
      Demir'in çiftlikle ilgili hayallerinden dolayı Hünkar'la çatışmasının da devam edeceğini düşünüyorum.
      Yılmaz dürüst bir adam olarak Gaffur konusunu hasır altı etmekle hatalıydı evet. Ama Demir'in güvenini kazanınca O'na söyler bunu belki.
      Son olarak Yılmaz'ın hapishaneden çıkıp Betül'le Acı Hayat vari bir ilişkisi olabileceğini tahmin ediyorum. Olmasa iyi tabii ama oğlan güzel kız beğenir. Sence Betül'ü kim oynar?
      Bu akşamki bölüm yazısı da en geç cumartesi yayınlanır herhalde, bu gece ya da yarın yazarım bir aksilik olmazsa.

      • Özge

        Hoşbuldum canım:) Senaryonun gidişatını tahmin etmek zor değildi, Acı hayat ve Hanımın çiftliği karışımı olmuş biraz. Tabi züleyha Nermin ve Güllü gibi gözü yükseklerde olan,bencil bir karakter değil, Yılmaz’ı bir çırpıda silip atmayacağinı biliyoruz. Demirin ilerdeki tavrına göre destekleyip desteklemeyeceğimize karar vereceğiz gibi:) Züleyha kimi seçerse üzüleceğimiz bir gerçek. Hatırlarsan Yer gök Aşkta da başka birinin çocuğunu oğlu diye yutturmuşlarsı Yusuf’a. Burda da hemen hemen aynı şeyi Demir yaşıyor. YGA’da çocuğu bağrına basmıştı ,burda da aynı şeyi Demir yapar mı dersin, gerçekleri öğrendiği zaman? İşte o zaman favorim olur😍
        Erken doğum yalani en klasik olanı,haklısın:) Yalnız ben ” Demir çocuğu olmuyor diye karısını boşadı” dediler diye biliyorum. Ama dediğin gibi o mevzunun altından başka bir şey çıkar,sadece çocuğun olmaması meselesi değil,öyle hissediyorum:) O zaman Murat Ünalmış’ı ilk defa sorunlu bir karakter olarak izleyeceğiz demektir,meraktayım şimdiden:) Bu arada narsiat soayopat kişilik özellikleriyle ilgili pek bilgim yok,biraz araştırma yapsam iyi olacak:) Betül karakteri için Nilperi Şahinkaya uygun bence de. Farah’in oyunculuğunu pek beğenmiyorum ,Nilperi dönem dizilerine yakışıyor gerçekten:) Senaryo uyarlama diyorsunuz yani,kesin Betülle yılmaz evlenir mi?

        • Gözde E.

          Senaryo Cennet Günleri filminden alınmış evet, ama ben kafam ona gitmesin diye seyretmekten kaçındım filmi. Gerçi orda daha yaşlı olan Demir’in belli bir süre ömrü kaldığı için Yılmaz sevgilisini adamla evlenmeye teşvik ediyormuş, Züleyha da zamanla kocasına da his besliyormuş ve adamın sağlığı düzeliyormuş. Ama bizim Yılmaz’ımız iyi adam burada Züleyha’nın kocasına aşık olma ihtimali tamamen senaristin arzusuna kalmış durumda. Kesinlikle her durumda diğerine üzülürüm ben de.

          Aaa doğru YGA’daki çocuk başkasınındı, sen söyleyince hatırladım, içimden bir ses bunu da basabilir diyor.

          Ben boşama kısmındaki detayı kaçırmışım o halde. Ama çocuk olmayınca, aşk da yeterli gelmeyince, bir de burda çevre baskısı da var sorunlu bir evlilik haline gelip bitmiştir. Baksana boyna soyunu sürdür diyen bir anne var tepesinde. Açıkçası ben de Murat Ünalmış’ın sorunlu karakter performansını merakla bekliyorum 🙂

          Betül-Yılmaz evliliği tamamen eski dizi ve filmlere dayalı bir çıkarım :))

          • Özge

            Senaryo böyle daha iyiymiş o zaman:) Züleyhayı Demirle evlenmeye teşvik eden bir Yılmazın aşkına kim inanırdı yoksa? Anladığım ladarıyla Demirin aman bir çocuğum olsun,vay soyum kuruyor gibi endişeleri de yok☺ Adananin tek hakimi olma düşüncesi ona yetiyordu,şimdi bir de Züleyhanın kalbinin tek hakimi olmak için çabalayacak:) Aksi halde ısrarla çocuk isteyen bir Demir olsaydı, bebeğin babası olmadığını öğrendiğinde aşırı tepki verip ortalığı yakıp yıkacağından şüphe edebilirdik. Başka ideallerinin olması daha güzel olmuş 🙂 Yılmaz Betülle evlenip konağa züleyhadan intikam almak amacıyla damat olarak girecek yani:) Neyse bu da olur,bize uyar:) yeter ki heyecan baki kalsın

          • Gözde E.

            Betül konusu bizim çıkarımımız gerçi, bakalım gerçekleşecek mi 🙂 Demir’in ideallarini gerçekleştirme çabasını da kesin seyredeceğiz bence, Gaffur sepetlenmek istendiğinde duyduğunda neler yapacak onu da merak ediyorum. :)) Bir de Züleyha’nın ağabeyinin adı jenerikte geçiyordu, konuk oyuncu değildi. Çiftliğe gelecek mi sence?

          • Özge

            Gaffur bir yolunu bulur çiftlikte kalmanın:) kurnazlığıyla enfes bir hikaye uydurur. Yılmaz’ı hapse gönderen de o gibi. İşini kaptırmamak için Yılmaz’ı öldürürüyormuş bir de😒 Züleyhanin abisi rolünü Mustafa Açılan canlandırıyor,daha önce Kadir Doğulu-Melisa Sözen’in dizisinde de kötü roldeydi, yakışıyor da Allah için yağuşuhlu çocuk😊 Karakteri tabi nefretimizi kazandı, üvey abisi de olsa yanında büyüyen bir kıza yaprığı kötülüğün burada biteceğini sanmıyorum,ileride aktif bir rolde olabilir.Senaryo da şöyle olacaktır: Veli kumar tutkusu ile borçlandıkça borçlanacak,kaçacak bir yer ararken bir şekilde Züleyhanın kaldığı yeri öğrenecek, kapağı konağa atmak için elinden geleni yapacak. Tabi Züleyha’nın yalaninı öğrendiğinde bunu koz olarak kullanmaktan kaçınmaz ve Demirin yanında çalışmaya başlar.Bir arkadaş, tanıdık olarak kendini tanıtır:) Malum olayların karışması lazım

          • Gözde E.

            Yılmaz resmen ölmez, başrol 🙂 O diziyi 1 bölüm seyrettim, reyting kötü gelince dedim kalkar bu, hiç hatırlamıyorum orda oynadığını. Hakikaten yakışıklı, Yeşilçam’daki Kuzey Vargın’ı andırdı bana, Gaffur da Bilal İnci’yi 🙂 Yazdığın senaryo mantıklı, sevdim.

          • Özge

            Ölmesin tabi,mutlu olsun:) Ben de 2 bölüm seyrettim,sarmamıştı,4 bölüm devam etmişti zaten.
            Gerçekten de benziyor, çocuk da Yeşilçam havası var.İyi bir rolde olmazdı ya,böyle kötü roller yakışır ona:) Fırsat verilse ne senaryolar yazarız biz:) Senin aklında ne var mesela

          • Gözde E.

            Aklımda net bir şey yok açıkçası :)) Ben hiç ağabeyi devamlı düşünmemiştim ama jenerikte olduğunu fark edince devamlı olacağına kanaat getirdim.

          • Özge

            Ağabey evli ve pisliğin teki olmasaydı Gaffurun kardeşine ayarlardık:) tatlı kız,yakışırlardı😊

          • Gözde E.

            Gaffur’un kardeşinin aklı Yılmaz’da 🙂 Ama o iş de platonik olarak kalacak bence. Bu akşam 2. gösterimden vazgeçmişler özetli olacak bölüm, ben de yeni bölüm diye hazırlandım geldim :))

          • Özge

            Aklı Yılmaz da biliyorum da Yılmaz’dan umudu kesmesi lazım:) Aklı başında biriyle olsun kız. Sonradan o da kötü olmaz inşallah, evdeki herkes Züleyhadan nefret ediyor,bari bir dert ortağı olsun ya

          • Gözde E.

            Züleyha hanım olunca bakalım ne yapacak o evdekiler :)) Ama çok güzel kız kıskanıyorlar :))

          • Özge

            Kıskanılmaz mı hiç😊 Maşallahı var.
            O hanım olsa da kötü davranmaz kimseye ya. Kötü şeyler yaşarsa kalbi taşlaşır mı onu bilemeyeceğim ama;)

          • Gözde E.

            Yok Züleyha kötü davranır anlamında demedim zaten, evdekiler hala ona kötü mü davranacaklar anlamında? Hani Bihter’e kötü davranan hizmetliler gibi.

          • Özge

            Kötü kötü bakarlar da bir şey diyemezler:) evin hanımı olmuş kız,mecburen iyi davranacaklar

          • Gözde E.

            Bu arada kanalın akışı değişmiş dizi özetli ve tek gösterim bu akşam. Bilgin olsun 😉

          • Özge

            Evet biliyorum,tv başındayım şu anda:) avlu da var onu izliyor muydun sen?

          • Gözde E.

            Yok hayır Avlu’yu hiç seyretmedim. İlgimi çekmedi, ama oyuncu kadrosu güzel.

          • Özge

            Ben de 6.bölümünde izlemeye başlamıştım.Kadro güzel evet,izlemeye devam eder miyim o da konunun nasıl ilerleyeceğine bağlı. Perşembe akşamları BZÇ’deyim:)

  • Ahmet Adar

    emeğine sağlık,yorumların insanın içini ısıtıyor,yorumların senin yaşama sevincini yansıtıyor.Sema ve eylem hanımlar hikayelerinde serinin çatısını ve matematiğini bir filmden alıp onu ülkemisin şirin bir köşesine taşırlar.Filmin çatışmasını seriye taşırlar.Yıldıs tunç da bu duruma uygun senaryo üretmiş.Heaven days filmindeki çatışmayı çukurovaya taşımış. Filmde demir daha yaşlı ve kanser hastasıydı.Betül de bu çatışmaya eklenecek muhtemelen Yılmasla evlenecek.Bakalım Timur Savcı kime Betül karekterini oynatacak.Muhteşem yüsyıl veya kösemde oynayan eski oyuncularından biri olur mutlaka.Timur Savcı çok vefalı bir yapımcı eski oyuncularını hiç unutmuyor.Fırsatını buldukça onlara küçük-büyük bir rol veriyor.örneğin Şermine,demirin eski karısının hamile olduğunu söyleyen konuk otuncu yelis doğramacılar,Bugüne kadar Gurbetçiler, Savunma, Koçum Benim, Hürrem Sultan, En Son Babalar Duyar, Hayat Bilgisi, Kale İçi, Alanya Almanya, Ertelenmiş Hayatlar, Muhteşem Yüzyıl ve Görüş Günü Kadınları gibi bir çok projede rol almıştır.Gaseteci Ayşe armanın kardeşi ile evlenip Adanaya yerleşmiştir.Onu oynatması çok hoş bir davranıştır.

    • Gözde E.

      Hoş geldin, teşekkür ederim güzel yorumun için. <3 Ben Sema Ergenekon&Eylem Canpolat'ın bu işin içinde olduğunu bilmiyordum, jenerikte de adları geçmiyor. Ama doğrudur, daha iyi takip ediyorsun benden.

      Duyduğuma göre filmde kızımız daha sonradan Demir'e aşık oluyormuş ama burada öyle yapmayacaklarını tahmin ediyorum. Zaten az evvel okuduğum bir röportaja göre Demir narsist sosyopatmış.
      Betül'ü kimin oynayacağını ben de çok merak ediyorum. Farah Zeynep Abdullah demiştin, kabul ederse bence güzel olur. Bir de arkadaşımın aklına Nilperi Şahinkaya geldi, bence O da güzel olur. Şimdilik aklıma gelen başka bir oyuncu yok. Dediğin gibi Timur Savcı'nın vefalı olması çok hoş.

  • Buke Oguz

    Gözde’ciğim ellerine kalemine sağlık.Çok güzel bir yazı olmuş. 😍😘Dizinin ilk bölümünü beğenerek izledim. Görüntü ve müzikler güzeldi gerçekten. Senin de dediğin gibi özellikle Istanbul sahnelerinde ve Adana’da gündelik işçi toplama sahnelerinde gerçekten de yeşilçam filmlerinin havası vardı. Mutlu aşkların üzerine kara bulutlar çökmezse, araya kara kediler girmezse olmaz malum. Dizimizin karaları çok maalesef. Başta Naci vardı öldü. Ama ölürken de çiftimiz Züleyha ve Yılmaz’ın bütün hayatını değiştirecek bir yolculuğa sürükledi. Yılmaz’ı kacak olarak çıktığı yolculuğa Züleyha yalnız başına bırakmadı tabi. Ne de olsa Yılmaz kendisi için katıl olmuştu ve Züleyha bunun vicdan azabını çekiyordu.
    Tren yolculuklarında para çaldırma sahnesi de yeşilçam klasiklerindendir ama genelde o filmlerde köylü karakterimiz büyük şehri gelir tutunma umuduyla. Ama ya bir uckagitci yada tokatçı çıkar kaptırır paraları. Dizimizde de böyle olsa tuhaf karşılamazdım ama Istanbul gibi bir yerde yetişmiş biri , şehirden şehire giden biri nasıl bir tomar parayı paltosunun cebinde taşır bunu anlayamıyorum. Bana da dizide pes dedirten olay bu oldu.
    Yılmaz ve Züleyha’yi sevdim . Ama Demir’i de sevdim. Demir iyi bir insan ama konu aşk olunca psikopatlasabilecek bir karakteri var sanki. Ayrıca da oldukca hirsli, inatçı ve kararlı. Annesi topraklarının sahibi olarak Demir’in miras bırakacağı bir oğlu olsun istiyor ancak Demir’in çocuğu olmuyor. Ayrıldığı eşinin hamile kaldiginin duyulması anne Hunkar’ı korkuttu. Oğlumun “Kısır Ağa ” olarak anılmasından korkuyor.
    Yeni bölüm fragmanından da anlayacağımız üzere burada devreye Züleyha giriyor. Bölüm sonunda Yılmaz ve Züleyha’yi gören Hunkar sevgili olduklarını anladı. Yeni bölümde Züleyha hamile olduğunu öğrenecek ve bunu saklamak isteyecek ama Hunkar fark edecek. Hunkar bunu oğlu için avantaj haline getirmek isteyecek. Zaten bu bölüm Demir’in kıza ilgisi olduğunu da anladı. Yılmaz’ın yakalanması ise ya Hünkar’in yada Gaffur’un işi gibi geliyor bana. Dizide kötüye evrilecek karakteri Yılmaz olabilir sanki. Yılmaz yokluğunda Zuleyha’nin evlendiğini ve çocuk sahibi olduğunu öğrenince intikam ateşi ile yanacaktır. Demir ise Züleyha O’nu istemedikçe hircinlasabilir. Yada tam tersi kızın gönlünü çelebilmek elinden geleni de yapabilir.

    • Gözde E.

      Teşekkür ederim canım, beğenmene sevindim; senin de eline sağlık. <3 <3

      Yılmaz o paraları çaldırmasa nasıl iş arayıp Gaffur'u görecekti ve çiftliğe gideceklerdi :)) Ama o para zaten ancak sahte kimliğe yeter demişti ustası, yine parasız kalacaklardı aslında.

      Senarist bizi Demir ve Yılmaz konusunda arafta bıraktı, seni de bırakmış :)) Dediğin gibi Demir'in karakteri psikopatlaşmaya müsait gibi. Özellikle uçaktan indikten sonra annesiyle konuştuğu sahnede bunu hissettirdi. Ama belki de aşkla yumuşayacaktır kim bilir.
      Bana Yılmaz'ı Hünkar yakalatacak gibi geliyor, çünkü ayak altından çekilmesi ve kızı oğluyla evlendirmesi gerekiyor.

      Züleyha Yılmaz'a döndüğünde gerçeği söyler de ordan farklı bir hikaye mi çıkar acaba, Yılmaz'ın intikam modu yerine? Yılmaz kötüleşsin de istemiyorum bir yandan. Senariste güveniyorum, bizi fazla klişeye boğmadan memnun edeceğine inanıyorum.

      • pride&prejudice

        Keisnlikle ayni fikirdeyim her yeni dizide kliselerden vazgecilmis olsun;)

  • pride&prejudice

    Gercekten Istanbul sahnelerine ben 7 senedir istanbul fotografi ceken biri olarak bayildim. Kadrajlar cok basariliydi. Vahide Percin disinda hicbir oyuncuyu tanimiyorum. Persembe aksamlari dizim yoktu isabet oldu.

    • Gözde E.

      Galiba stok eski İstanbul görüntüleriyle yeni çekimler birleştirilmiş. Hiç de fark edilmiyor, çok başarılı. Kesinlikle genel olarak kadrajlar çok başarılı. Uğur Güneş İsimsizler’de, Hilal Altınbilek’te Karagül’de meşhur oldular. Murat Ünalmış da senelerin oyuncusu, en bilinen işleri Şöhret ve Yer Gök Aşk.

      • pride&prejudice

        ben bu dizilerin hicbirini seyretmedigim icin bilemedim demek;)

        • Gözde E.

          Ben Şöhret’in tamamını seyrettim, Yer Gök Aşk’ın da ilk sezonunu yarım yamalak, 2. sezonunu tamamen, 3’ün başında başroller öldü zaten bıraktım. Karagül’ü 1-2 bölüm seyrettim. İsimsizler’i hiç.

          • Ahmet Adar

            Yorumlarında sık sık yer gök aşk serisini beğendiğinden bahsediyorsun.Sema ve Eylem Hanımlar o serinin Çatışmasını ,çatısını,Matematiğini Boleyn kardeşler,tudor serisinin filminden ve serisinden kopyalayıp,esmer Birce akalayı mary boleyn,sarışın selen soyderi anna boleyn yapmışlardı.Kralı da Murat ünalmış yapıp,göremeye monte etmişlerdi.Yusuf,havvadan vasgeçip toprak ile evlenecekti ama,birce akalayın murat ünalmışı gerçek hayatta selen soyderden kıskanması sonucu selen soyder lale devri serisine toprak karekteri ile birlikte geçmesiyle seriye Tuvana türkay yusufun karısı olarak dahil olmuştu.Mecburen konu farklılaşmıştı.Yani senaristlerimis yaratıcı değil,kopyacılar.

          • Gözde E.

            Evet, dediğin seriden aldıklarını biliyordum. Ben o haliyle sevmiştim tabii, Yusuf’la Havva’yı yakıştırıyordum. Onların arasındaki uyum ve elektrik Yusuf’la Toprak arasında yoktu bence. Bir de Selen Soyder Toprak karakteriyle Lale Devri’ne çok yakışmıştı bana göre, Tolgahan Sayışman’la uyumlu buluyordum onları. Haaa 2. sezonun sonunda Yusuf’u öldürüp Havva’yı hapse yollamaları ve sonra öldürmeleri tam bir saçmalıktı, ben de o zaman bırakmıştım zaten.

        • ben de…