BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – Bana Kaderimin Bir Oyunu mu Bu?

Beklenen yazı geldi ^^ Bu haftaya özel Bir Zamanlar Çukurova bölüm yazısı 3 bölüm bir arada…   (Gözde’ye geçmiş olsun dileklerimle <3)

Konuk yazarım Gözde dizinin 7-8-9. bölüm izlenimlerini kaleme aldı. Öncelikle keyifli okumalar ^^ Ardından da yorumlarda buluşalım mı?

 
   
 

Herkese merhabalar. Rahatsızlığım nedeniyle iki haftadır yazılarıma ara vermek zorunda kalmıştım. Çok beğendiğim 7. ve 8. Bölüm’e dair yorumlarımı vaktinde sizlerle paylaşamamak inanın çok üzücüydü ama şükürler olsun yeniden buradayım.

 

Aynı kadına aşık iki erkeğin ölesiye kavgası

 

Önceki iki bölümde Yılmaz’ın hapisten çıkıp yeniden Adana’ya gelmesiyle Demir ile Yılmaz arasındaki mücadelenin sertleştiğine tanık olduk. Demir’in Yılmaz’ı yakalayıp eziyet etmesi ve kaçarken vurması O’nun gözü karardığında neler yapabildiğini bir kez daha gösterdi bize. Öfkelendiğinde gözü hiçbir şeyi görmüyor, yaptıklarının önünü ardını hiç düşünmüyor. Yaralı olarak kanala düşen Yılmaz’ı Gülten kurtardı ve huğlarda saklayarak Sabahattin tarafından tedavi edilmesini sağladı. Yılmaz’ı çok seven Gülten’in bu çabası anlaşılır olsa da Züleyha’nın dostuyum diyen birinin O’ndan Yılmaz’ın yaşadığını saklaması asla kabul edilebilir değildi. Bu süreçte Sabahattin’le gizli gizli sıkça bir araya geldiği anları Fadik’in görmesi ve yanlış anlamasına tanık olduk. Tabii Gülten, Yılmaz yaşıyor diye ümitlenip nişanı bozunca Fadik’in bu durumu gördüklerine bağlaması kaçınılmaz oldu. Yılmaz’ı tedavi eden ve O’nu hayata döndüren Sabahattin’in Züleyha ile aşkını biliyor ve destekliyor olmasına karşın O’ndan mecburen evlendiğini saklaması işe beni şaşırttı. Demir’in Yılmaz’ı sırtından vurduğu gibi O’na başka şeyler yapabileceğinden korkup gerçeği saklamış olmalı.

Sabahattin’in kabak tadı veren “Şermin boşanalım.” talebi bu iki bölümde de devam etti ve sonunda Şermin tarafından da kabul gördü. Çünkü Züleyha’nın üvey ağabeyi Veli de hapisten çıkmıştı ve tekrar çiftliğin yolunu tutmuştu. Şermin’in Veli’yi beğendiğini ve O’nunla bir ilişki yaşayacağını tahmin etmiştim. İlişkilerinin ilk adımları 8. Bölüm’de atıldı. Ancak yine de Şermin’in Demir engel olacağı için Sabahattin’den boşanamayacağını ve bu ilişkinin gizli kapaklı yürüyeceğini düşünüyorum.

 

 

Demir’in Yılmaz’a eziyetlerinde O’na yardımcı olan Gaffur’un bu durumdan pek memnun olmayışı dikkat çekti ama yine de Demir Yılmaz’ı ölü ya da diri bulup getirirse on bin lira vereceğini söylediğinde bayıla bayıla gece gündüz O’nu aradı. Demir’in dostu Cengaver (Cengo) ise Demir’in yaptığı eziyetler ile Yılmaz’ı vurmasına son anda tanık oldu ve Demir’i eleştirdi. Cengo’ya gerçekleri anlatacağını söyleyen Demir O’na yalan söyledi: Yılmaz’ı Züleyha’yı randevu evine satan üvey ağabeyi olarak tanıttı. Bu davranışı kendi yaptıklarında haksız olduğunu çok iyi bilmesinden elbette. Gerçeği bilse Cengo artık yanında durmaz. İnanıyorum ki ilerde gerçekleri öğrendiğinde Yılmaz’ın tarafına geçecek Cengo.

Demir Yılmaz’ın huğlarda saklandığını öğrendiğinde ise yine öfkeden gözü döndü ve kendisine kimin sakladığını söylemedikleri için huğları yakmaya kalktı. Huğlardaki ırgatları hem O, hem de Hünkar kendilerine ihanetle suçladı ama Yılmaz’ı sadece eski bir çalışan zanneden bu insanları ihanetle suçlamak çok abartılı değil mi sizce de? Hem ihanet etmiş dahi olsalar o insanların evlerini yakmak mıdır hak ettikleri? Bu davranışlarının ırgatlarıyla aralarındaki ilişkide olumsuz etki yapabileceğini de hiç düşünmedi tabii. Demir huğları yaktıktan sonra pişman da oldu, onlara yeni bir yer de yaptırdı ama keşke öfkeyle hareket etmeden önce bir kez daha düşünseydi.

 

 

Tam Demir huğları yaktığı sırada Yılmaz kurtarıldı. Sonradan öğrendik ki Fekeli’nin adamı Çetin kurtarmış O’nu. Fekeli Adana’ya geri dönmüştü ve Yılmaz’ı yanına alıp Yamanlar’dan intikam almaya karar vermişti. Yeni bir eve yerleşti ve eski bir tanıdığının oğlu olan Çetin’i işe aldı. Çetin oldukça yakışıklı bir genç. Dizide O’nu sık sık görmek hoş olacak. Fekeli’nin geçmişini de öğrendik. Adnan Yaman’ı öldürdüğü için hapisteymiş. Karısı ve iki çocuğu ise O’nu hapiste ziyarete gelirken araba kazasında ölmüş. Acaba bu gerçekten bir kaza mı yoksa Hünkar’ın planı mı? Bize tanıtılan Hünkar’ın bu işte muhakkak parmağı vardır. Fekeli’nin göründüğü ve konuştuğu her sahnede hayranlıkla bakakalıyorum ekrana. Kerem Alışık’ı seyretmek sanki babası Sadri Alışık’ı seyretmek gibi. İyi ki diziye katıldı. Fekeli’nin maddi desteği, tavsiyeleri ve yol göstericiliği sayesinde Yılmaz artık Yamanlar’a karşı ciddi bir düşman, rakip konumunda olacak. Fekeli’nin bu anlamdaki ilk hamlesi çok ustacaydı, bunu öğrendiğimiz sahnede Hünkar ve Demir’in yüzünü görmek ise büyük bir keyif. Fekeli, Demir ve Cengo’nun ortak kombine tesis yapmak için almayı planladığı araziyi Yılmaz’a satın almış. Araziyle ilgili evrakta “Sahibi Yılmaz Akkaya” yazısını gördüğümüzde bir güldüm ki sormayın. Fekeli’nin Züleyha hakkında Yılmaz’a söyledikleri ise öyle güzeldi ki. Yılmaz O’nun parayı ve Demir’i tercih ettiğini, mutlu olduğunu düşünürken Fekeli Yüzünde Güneş açsa da içinde ne yağmurlar yağıyor bilemezsin.” dedi. Gerçekten de Fekeli bu sözlerinde çok haklıydı. Hala içinde Yılmaz’ın aşkını taşıyan, O’nu unutamayan Züleyha kendini Cehennem’de gibi görüyordu. Çiftlik evi O’nun için tıpkı altın bir kafesti. Demir ile Züleyha’nın arasında Yılmaz’ın sandığı gibi mutlu bir evlilik yoktu. Yılmaz’ın gizlice çiftliğe girip Züleyha ile Demir’i uzaktan seyrettiğinde akan gözyaşları içimi parçaladı. Sen ağlama Yılmaz, kıyamam…

 

 

Yılmaz’ın ne kadar mutlu diye düşündüğü fotoğrafta bile aslında Haminne’den dolayı kahkaha atıyordu Züleyha. Adnan bebekli fotoğraf çekimlerindeki kareleri çok beğendim ancak Züleyha’nın beyaz elbisesi hariç diğerlerini çok abartılı buldum. Sanki düğüne gider gibi giyinmişti. Adnan bebek de maşallah çok tatlı. Ama ben O’nu şu an için kimseye benzetemiyorum. Unutmadan, Züleyha beklediğim gibi bebeği Yılmaz diye seviyor ama Demir’e yakalanmasa iyiydi. Demir’in bunu duyduğunda Züleyha’ya olan tavrı yine çok ürkütücüydü. Acaba Demir, gerçeği bildiğine dair Züleyha ile yüzleşmeli mi? Belki bu en azından O’nun yanında öfkesini kontrol etmesini sağlar.

 

 

Demir’in huğları yakmasına karşılık Yılmaz’ın O’nu cezalandırma şeklini çok beğendim: Demir’i bir kulübeye hapsetti ve ellerini bağlayarak yangının ortasında bıraktı. Ancak yakınına ipleri kesebilmesi için bıçak bıraktı, emindi zaten O’nun bunu başarabileceğine. Birkaç bölümdür çevresine öfke saçan Demir’in korkup ecel terleri döktüğünü de gördük sonunda. Yılmaz’ın Demir gibi aşk için değil huğlardaki ırgatların intikamı için bunu yapmış olması da ayrı bir artıydı. Bu arada Yılmaz’ın kıyafetleri ve yeni imajı ile Demir’in karizmasının yanında sönük kalma durumu da ortadan kalktı.

 

 

Geçtiğimiz bölümü Züleyha’nın Adnan bebeği Haminne ile yalnız bırakmak gibi bir hata yapması sonucu Haminne’nin bebek arabasıyla gezmeye çıkıp arabayı tarlaların orada unutması ile noktalamıştık. Arabayı bir erkek elinin tuttuğunu görmüştük. Tahminler Yılmaz ve Veli üzerinde yoğunlaşmıştı. Ancak senaristlerimiz bizi şaşırtmayı başardılar ve Adnan bebek hiç tahmin etmediğimiz bir yerde bulundu.

Açıkçası bebeğin kaçırılmasıyla bulunması arasında geçen süre gereğinden uzundu ve bulunduğu yere baktığımızda bu olay çok anlamsız gözükebilir. Ancak bu süreçte bazı dikkat çeken ayrıntılar vardı. Saniye’nin bebeği ararkenki tavrı, kaybolmasına üzülüşü, bulunduğundaki sevinci dikkat çekiciydi. Uzun yıllardır evli olduğunu tahmin ettiğimiz Saniye ile Gaffur’un bebekleri olmadığına kanaat getirdim. Saniye bu sebeple görümcesi Gülten’i tıpkı kendi çocuğu, kardeşi gibi seviyor olmalı.

Diyeceksiniz ki insan düşmanının bebeği için de üzüntü duyabilir. Ama anneliği tatmış Şermin öyle mi? Bebeğin kaybolmasına zerre üzülmedi, hatta neredeyse sevinecekti. Sabahattin gibi iyi ve merhametli bir adamın yıllardır böyle kötü kalpli bir kadınla evli kalması ne kadar acı. Üstelik şimdi aldatılıyor da hiç hak etmediği halde. Önceki bölümde Veli ile saatlerce baş başa kalan Şermin bu bölümde de telefonla cilveli cilveli konuşuyordu Veli ile. Ah Şermin… Acaba Veli’nin sana yalan söylediğini, sandığın gibi zengin bir işadamı değil de kardeşini satan bir kumarbaz olduğunu ne zaman anlayacaksın? Keşke Hünkar O’na Veli ilk geldiğinde gerçeği söylemiş olsaydı. Ama daha evvel de belirttiğim gibi bu ilişki resmileşemeden devam edecektir. Şermin’in arkadaşı Füsun’u da dizide görmekten büyük keyif alıyorum. Görüntüsü olsun, tavırları olsun diziye çok yakışan bir havası var Yeliz Doğramacılar’ın.

Demir, bebeği kaçıranın hemen Yılmaz olduğunu düşündü. Aklına ne Veli ne de bir başkası geldi. Demir’in başına gelen her şeyi Yılmaz’a bağlamaktan vazgeçmesi gerekiyor. Bu O’nun sağlıklı düşünmesine, doğru kararlar vermesine engel tıpkı öfkelendiğinde gözünün hiçbir şeyi görmemesi gibi. Bebeği kaçıranın huğlardan Müslüm olduğunu duyduğunda da oraya gidip Müslüm’ün babası Rüstem’e çok sert davrandı ve kalp hastası olan Rüstem O gider gitmez kalp krizi geçirip öldü. Tabii ki huğlardaki herkes bu ölümden Demir’i sorumlu tutuyor ve hem yangın hem bu olaydan dolayı Yamanlar’a tepkililer. Hünkar Rüstem’in öldüğünü öğrenip cenaze sonrası yemek yaptırıp dağıttığında da yemekleri almadılar. Bu davranışları ne kadar gerçeğe yakın tartışılır ancak yerinde mi, bence evet. Irgat Seher rolüyle diziye yeni bir oyuncu daha katıldı. Tüm ırgatlar tepki gösterirken Seher, huğlarda yaşanan gelişmeleri Hünkar’a bir bir anlattı ve yolladığı yemeği tek alan oldu. İlerde hikayede önemli bir rol oynayabileceğinin sinyallerini verdi şimdiden.

 

 

Demir’in bebeği kaçırmakla itham ettiği Yılmaz, bebeğin kaçırıldığını duyar duymaz çiftliğe, huğlara gitti. Olanları dinledi, bebeği kaçıranın Müslüm’e arkadan bakıldığında çok benzeyen Çoban Rüstem olduğunu öğrendiğinde hemen yaşadığı kulübeye gitti ve Rüstem’le karısını yumuşaklıkla ikna edip Adnan bebeği aldı. Eğer O’nun yerinde Demir olsa zavallı insanlara neler yapardı kim bilir. Zaten öğrenip yanlarına gittiğinde yanında Cengo olmasa az kalsın onları öldürecekti.

 

Baba – oğulun ilk buluşması

 

Yılmaz’ın Adnan bebeği ilk kez kucağına aldığı ve daha sonra pusetine koyduğu sahneler bölümün kesinlikle en iyi sahneleriydi. Ekran başında hüzünlenmeyen yoktur eminim. Kan çekti derler ya, aynen öyleydi sahnelerde Yılmaz ve bebeğin tavırları. Yılmaz Adnan’ı pusetine bırakırken nasıl da parmağını tuttu ve bırakmadı Adnan bebek. Dilerim bir gün babasının elini tutmuş yan yana yürüdükleri günleri de görürüz. Hatta öbür eliyle de annesinin elini tutsa ve üçünü bir arada mutlu bir aile olarak görsek daha da güzel olmaz mı sizce de? Hayali bile çok güzel değil mi? ^^

 

 

 
   
 

 

 Yılmaz daha sonra huğlara yardımda da bulundu. Erzak dağıttı, herkesin tepeden tırnağa üstünü başını da düzdü. Zaten Yılmaz’a değer veren ırgatlar O’nu daha da sever oldular. Çok yakında Yamanlar Çiftliği’ni terk edip Yılmaz’ın yanına çalışmaya giderlerse, Demir en iyi işçilerini kaybederse bu sürpriz olmaz.

Züleyha’nın Adnan bebek kaybolduğu için duyduğu acı, gözyaşları o kadar sahiciydi ki yüreğime işledi. Hilal Altınbilek gözleri ile oynayan oyunculardan, bu açıdan O’nu daha bir fazla beğeniyorum. Bebeğini aramak için çiftlikten dışarı çıkmak isteyişi, istemeden de olsa Sabahattin ve Gülten’e kaba davranması, yavrusu saatlerdir aç diye duyduğu endişe ve tüm tavırları çok sahiciydi. Yalnız Züleyha dışarıya kaçmasın diye Hünkar’ın odasının kapısını üstüne kilitlemesini çok abartılı buldum. Bırakın kadın acısını da yaşasın, gerekirse herkes gibi o da bebeğini arasın. Demir’in de bebeği kaybolduğu için duyduğu acı çok sahiciydi ancak daha evvel de belirttiğim gibi kontrol edemediği öfkesi ne yazık ki hatalar yapmasına sebep oluyor. Öz babaannesi olmasa da Hünkar’ın da gönülden Adnan bebeği sevdiğine inanıyorum. Kaybolduğunda O da bize bu duyguyu sonuna kadar geçirdi.

Adnan bebek bulunup getirildiğinde Züleyha’nın O’na kavuştuğu sahne de bölümün en güzel sahnelerindendi. Müzik seçimi enfesti. Annelik duygusunu tatmamış olsam da bu duygunun ne kadar özel, ne kadar güzel olduğunu hissettim. Allah hiçbir anneyi evladından ayırmasın. Adnan bebek eve geldikten sonra Züleyha ile yan yana uyudukları sahnede özellikle Adnan’ın yüzündeki huzur içimi ferahlattı. Bana bu huzurun sebebi anne kokusuna kavuşması kadar babası Yılmaz’la da birbirlerine ilk dokunuşları gibi geldi, ya sizce?

 

 

Önceki iki bölümde etrafında olan bitenlerden bihaber, ilgisiz ve saf görünen Züleyha meğer bir şeyler döndüğünün farkındaymış. Ama bunu o bölümlerde zerre hissedemedik ne senaryo ne de oyunculuk olarak. Bu bölümde kendisinden saklanan şeyi merak eden Züleyha eline geçen her fırsatta bunu öğrenmenin peşine düştü. Ancak Demir, Yılmaz’ın yaşadığını ve afla hapisten çıktığını O’ndan saklamaya kararlıydı. Zaten bilenlerden Hünkar, Gaffur, Saniye asla söylemez. Gülten de Yılmaz kendine kalacak hevesinden olsa gerek saklamaya devam etti. Hatta sakladığı bir şey olmadığına dair yemin etmeye bile kalktı ya, pes! Bu gerçeğin Züleyha’dan saklanmasını anlayamıyorum; önünde sonunda bir yerde, bir şekilde öğrenmeyecek mi sanki? Pat diye Yılmaz’ı karşısında görmesinden daha iyi değil mi birinin O’na söylemesi? Birden karşısında görünce duygularını belli etme ve başkalarının da bunu fark etmesi ihtimali özellikle Demir’in hiç mi aklına gelmiyor? Açıkçası ben Demir’in öfkesi yüzünden zaman zaman sağlıklı düşünemediğini görüyorum bu konudaki hatasında olduğu gibi. Umarım Züleyha da gerçeği öğrendiğinde O’ndan sakladığı için özellikle dostu olduğunu söyleyen Gülten ve Sabahattin’e karşı tepkisini gösterir. Demir’in çabaları ile sakladığı şeyin de silah olduğunu sandı Züleyha. Ben olsam yine de inanmazdım ama O maalesef inandı, demek ki Demir’e güveniyor.

Züleyha’nın bu bölüm Demir’in işleriyle ilgilenir görünmesi de dikkat çekiciydi. Ama Demir buna sevineceğine ters tepki verdi. Çünkü bence Demir de O’nun bunu samimi olarak değil sakladığı şeyi öğrenebilmek için yaptığını anladı.

Bu bölüm diziye Cengo’nun karısı Nihal de katıldı. Gülten’den başka hiç arkadaşı olmayan Züleyha’ya yeni bir arkadaş olacak Nihal. Cengo daha evvel Demir’le olan bir konuşmasında Nihal’e aşık olup evlenmediğinden bahsetmişti. Acaba Nihal de Cengo’ya karşı aynı duygular içinde mi? Bakalım Züleyha – Nihal arkadaşlığı sırdaşlığa, dostluğa dönüşecek mi? Züleyha bir gün O’na gerçekleri anlatacak ve desteğini görebilecek mi? Açıkçası ben Nihal’in bu sebeple diziye dahil edildiğini düşünüyorum, bakalım bu düşüncem doğru çıkacak mı?

Züleyha bebeğinin kaybolmasından dolayı kendini hiç suçlamadı. Haminne ile bebeğini yalnız bırakmak gibi bir hata yaptığını hiç ağzından duymadık. Bunu duymayı çok bekledim. Haminne’ye kimsenin kızacağını zaten hiç düşünmemiştim. O kadar tatlı bir kadına kim kızabilir ki? Ortalık yangın yeriyken sütlacını yiyip yemediğini sormaya geldiğinde tebessüm etmeyen var mıdır ekran başında? Alzheimer olduğu için kendi öz kızı sıkma yemesini teklif ettiğinde reddedip daha yaklaşık bir yıldır tanıdığı Züleyha teklif ettiğinde kabul etmesi ise güzel bir ayrıntıydı. Bu hastalıktan sonra kişilerin duygu ve davranışları eskisinden farkı olabiliyor. Benim babaannem de Alzheimer hastasıydı ve babamla evlenmelerini istemediği, eskiden pek sevmediği annemi hastalık sonrası çok sever olmuştu.

 
   
 

 

 

 

Bölümün diğer tebessüm ettireni ise her zaman olduğu gibi Saniye’ydi. Fadik mutfakta Züleyha hakkında konuşurken Züleyha’nın arkasında olduğunu söyleyerek O’nu kandırması kahkaha attırdı. ^^ Saniye’nin bu şaka yollu uyarısı çok yerindeydi. Fadik bunu hak etti, hala arkasından ileri geri konuşmaya devam ediyor Züleyha’nın. Zaten Adnan bebek kaçırıldığında Şermin gibi üzülmeyen ikinci kişiydi.

Fadik, Gülten ve Sabahattin’i görmesiyle ilgili bu bölümde de Saniye’ye bir şeyler deyince sonunda Saniye çareyi bu konuyu Gülten’e açmakta buldu. Gülten – Fadik yüzleşmesinin ardından Gaffur ile Saniye Gülten’in Yılmaz’ın yaşadığını bildiğini öğrendiler. Acaba yakında hem bunu, hem de Yılmaz’a yardım eden kişi olduğunu Demir de öğrenecek ve Gülten’i çiftlikten gönderecek mi? Eğer bu gerçekleşirse Gülten Yılmaz’ın yanına gider ve hatta orada Çetin ile karşılaşıp mutluluğu O’nda bulursa çok güzel olmaz mı? Züleyha’ya ikili oynasa da yine de Gülten’in mutluluğu yakalamasını istiyor kalbimin bir yanı.

Gaffur ise bölüm boyu boyuna yemek peşinde koşması ile çok güldürdü beni. O’nu bu açıdan kendime benzetiyorum. O da benim gibi yemek için yaşayanlardan. ^^

Bölümde bana göre en anlamsız dakikalar çiftliğe İstanbul’dan misafirlerin geldiği sahnelerdi. Niye geldiler, hikayemize ne gibi bir katkısı oldu bu misafir hanımların? Senaristlerimiz beni bu anlamda hayal kırıklığına uğrattı doğrusu.

 

Ali Rahmet Fekeli ile manevi oğlu Yılmaz Bey

 

 

Fekeli ile Yılmaz’ın işbirliğinin yeni adımları atıldı. Fekeli fabrika satın almıştı ve başına da manevi oğlum dediği Yılmaz’ı geçirdi. Yılmaz patron koltuğuna çok yakıştı. İşçileriyle olan diyaloğu da çok içten, çok samimiydi. Sevilen bir patron olacağından ve işleri başarıyla yürüteceğinden hiç şüphem yok doğrusu.

Yılmaz “Bey” olarak Adana’da da boy göstermeye başladı ve haberi hemen Demir’e uçtu. Bebek için nöbetçi eczane aramaya gelen Gaffur O’nu meşhur bir kebapçıda gördü ve hemen Demir’e haber verdi. Kebapçıya geldiğinde Yılmaz’ı orda göremeyen Demir’in garsondan “Yılmaz Bey” lafını duyduğu ve Yılmaz’ın bunu arabasından gizlice seyretmesi içimin yağlarının eridiği sahnelerden biriydi.

Fekeli’nin Yılmaz’ın arkasındaki güç olduğunun anlaşılmaması için kurduğu oyun ise çok başarılıydı. Yılmaz’ın arkasında bu kadar zeki birinin olması büyük avantaj. Fekeli gazeteye kendisi için ölüm ilanı vermiş. Bu ilanı gören Hünkar’ın şaşkınlığı ile birlikte üzülen hali sizin de gözünüzden kaçmamıştır eminim. Acaba zamanında Hünkar – Fekeli arasında bir gönül ilişkisi mi vardı? Şimdi O’nu öldü bildiğine göre yeniden bir yakınlaşma ya da eskiden değil ama şimdi bir gönül ilişkisi ihtimali zor gözüküyor. Belki de senaristlerimiz bu konuda bize başka sürprizler hazırlamışlardır. Açıkçası her bölüm farklı bir konuda beni şaşırtmalarına hayranım ve Hünkar – Fekeli ihtimalinden umudumu kesmeyeceğim. Çünkü onları çok yakıştırıyorum.

Fekeli’nin Yılmaz’a çeşitli konularda öğütler verdiği sahneler ise evvelki iki bölümde olduğu gibi hayranlıkla seyrettiğim sahnelerden oldu. Fekeli sen hep konuş ben hep dinlerim.

 

“Eğer bir can alacaksan arkasında kim var ona bakacaksın.”

 

“Ama adın Yılmaz, kalbin yılmaz, kendin yılmaz. Adın gibi olacaksın, yılmayacaksın. Ne kadar yılmaz, ne kadar direnirsen o kadar yaşarsın. Yılmamak ve direnmek yaşamaktır evlat.”

 

“Pamuğu eğeriyorsun iplik oluyor, ipliği dokuyorsun kumaş oluyor, kumaşı bir terziye veriyorsun elbise oluyor. Her şey bir şeye dönüyor işte, tıpkı Dünya gibi…”

 

Bir Zamanlar Çukurova 9.bölüm

 

Yılmaz’ın arkasında kim olduğunu merak eden Demir bunu öğrenebilmek için Cengo’yu İstanbul’a Yılmaz’ın yattığı cezaevine gönderdi ve Fekeli ile aynı koğuşta yattığını öğrendi. Tam arkasındaki kişinin Fekeli olduğunu öğrendiğinde Hünkar O’na gazetedeki ölüm haberini söyledi. Acaba Demir bu habere inanacak mı, yoksa arkasını kurcalayacak mı? Yalnız bu sahnede Demir’in Fekeli’yi Allah’a havale etmekten duyduğu pişmanlığı yanlış buldum. Sana karşı hata yaptığını düşündüğün herkesin illa ölmesi gerekmiyor Demir.

Ayrıca Demir’in bölüm boyu devamlı herkese sinirlendiğinde “Gebertirim.” deyip durmasından da çok rahatsızım. Öfkesini kontrol edemiyor ve tepkileri hep şiddetli. Çoğu konuda da sadece kendini haklı görüyor ne yazık ki. Başkalarının fikirlerine değer veriyor gibi görünüyor ama bu konuda da şüphelerim var. Bana göre Demir’in böyle bir insan olmasında en büyük suç annesi Hünkar’ın. O’na hala beş yaşındaki bir çocukmuş gibi davranıyor sık sık. Yanlışının da farkında ama bunu düzeltmek için de çaba harcayan bir hali yok.

 

 
   
 

 

Dizide her hafta yer verilen eski şarkılar o kadar yerinde seçiliyor ki. Bu hafta da çok sevdiğim Barış Manço’nun en sevdiğim şarkılarından Dağlar Dağlar ve Orhan Gencebay’ın sevdiğim bir şarkısı Kaderimin Oyunu’na yer verilmişti.

 

Bir Zamanlar Çukurova 9.bölüm
Planın güzelliği <3

 

 

Dizinin reji ve kurgusu da en az senaryosu kadar başarılı elbette. Tertemiz kadrajlar, abartısız oyunculuklar, uzun süren ama akıcı bölümler seyrediyoruz. En sevdiğim detaylardan biri de genel planlar. Yönetmen Murat Saraçoğlu bu konuda inanılmaz başarılı. Bu bölümde de genel planlar yine dikkatimi çekti.

 

Züleyha İle Yılmaz’ın Büyük Karşılaşması

 

Bir Zamanlar Çukurova 9.bölüm
Züleyha’nın güzelliği göz kamaştırıyor.

 

 

Bölüm sonunda Yamanlar’ın şehir kulübünde katılacakları bir davet vardı. Züleyha, Hünkar, Demir hatta Adnan bebek bile özenle hazırlandı bu gece için. Züleyha uzun kırmızı elbisesi, siyah eldivenleri, ışıl ışıl takıları, siyah kürkü ve diğer aksesuarları ile göz kamaştırıyordu. Züleyha isteksiz bir şekilde hazırlanıp gittiği bu yemekte Yılmaz’la karşılaşacağından bihaberdi. Demir ve Hünkar nasıl o geceye Yılmaz’ın da gelebilme ihtimalini hiç düşünmedi, hayret! Adnan bebeğin ise o geceye götürülmesi normal değil bana göre ancak senaristlerimiz Yılmaz onları maaile görsün diye O’nun da yemeğe götürülmesini yazmış olmalılar.

 

Yılmaz’ın yeni imajı <3

 

Yamanlar masaya oturduktan bir süre sonra yeni bıyıklı imajı ve beyaz smokini ile Yılmaz salona girdiğinde Demir, Hünkar ve Züleyha’nın sırayla O’nu görmesi ve yaşadıkları şoka tanık olduk. Züleyha ile Yılmaz birbirlerine bakarken bölüm son buldu. Haftaya Züleyha’nın vereceği ilk tepkiyi, Demir’in O’na ne söyleyeceğini, Yılmaz’ın ne yapacağını çok ama çok merak ediyorum ve şimdiden perşembe akşamını iple çekiyorum.

 

Peki sizler son üç bölümü nasıl buldunuz?

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

Bir Zamanlar Çukurova – 10. BÖLÜM FRAGMAN

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • pride&prejudice

    Selam Gozde, iyilesip bizi yorumlarindan mahrum birakmamissin. Ben son bolumu ancak izliyorum. Bu aksam yeni bolum var. Dizi cok guzel ilerliyor. ama biraz hizli ilerliyor sanki… bu kadar erken Yilmaz ve Zuleyha nin karsilasmalari sonra islenecek konulari merak ettiriyor. Demir ve Sermin diznin en antipatik karakterleri. Demir kesinlikle sorunlu ofke problemi var gercekte kendine guven problemi var. Hunkar gibi bir anneden sorunsuz bir cocuk cikmazdi zaten. Baskin karakterli annelerin ogullarinda gorulen bir durum ozguven eksikligi. Fekeli dizideki tek favorim . Yasam uzerine konusmalari ki senin de dikkatini cekmis yazmissin gercekten cok etkileyici… bu aksam yeni bolum sanirim cok heyecanli olacak. Yilmaz’a da bey olmak baska turlu yakisti. Demir le Yilmaz in rekabeti aci verici olacak. ama kime… ???

    • Gözde E.

      Selam Neslihan, hoş geldin. Çok şükür iyileştim, daha iyiyim şimdi. Evet biraz hızlı ilerliyor ama sevilme nedeni biraz da bundan. Yıldız Tunç’un önceki senaryolarını da anımsıyorum, genelde yavaş ilerlemez ama mutlaka yeni bir konu bulur ilgiyi ayakta tutacak. Bu rekabet bana en çok Yılmaz’a acı verecek gibi geliyor nedense.

  • Gözde E.

    FRAGMAN
    Kırk yılda bir fragmanı seyredeceğim tuttu ve şoke oldum. Sizce Züleyha’yı arabadan Demir mi atıyor yoksa kendi mi atlıyor? Fekeli Yılmaz’ın yaptığı hangi şeyi erken buluyor? Züleyha Demir’e “Yılmaz benim kocam.” dediği için Demir Adnan’ın Yılmaz’ın oğlu olduğunu anlayacak mı yoksa zaten biliyor mu dersiniz?
    @disqus_43cOsdWIZm:disqus @ahmetadar:disqus @bukeoguz:disqus @disqus_1mt2w2idMZ:disqus

    • Gözde E.

      @ahmetadar:disqus @bukeoguz:disqus öyle beğenmekle olmaz yorumunuzu bekliyoruz efendim :)))

      • Buke Oguz

        Bence Fekeli Yılmaz yemeğe gidip Yamanların karşısına çıktı diye kızıyor. Bunun için daha erken olduğunu düşünüyor.
        Züleyha’yı Demir atmış olabilir gibi geliyor. Yani Züleyha çocuğunu Yamanların eline bırakma pahasına böyle bir risk alıp atlamaz bence.
        Demir’in Adnan’ın Yılmaz’ın oğlu olduğunu bildiğini sanmıyorum. Yılmaz meselesini nasıl içinde tutamayıp annesine anlattıysa bebeğin babası olmadığını da anlatırdı sanki.
        Demir bir gün öğrense bile çocuğun Yılmaz’dan olduğunu, sırf Yılmaz ve Züleyha birlikte olamasın ve erkekliğine laf gelmesin diye çocuğu yanında tutar. Belki eziyet eder ama bırakmaz. Çocuğu azat etmesi demek Züleyha’nın Yılmaz’a gitmesi demek.

        • Gözde E.

          Her şeyi gidip neden annesine anlatıyor sence? Kendini O’na onaylatma isteği mi var içinde?

          • Buke Oguz

            Demirin konuşabileceği tek kişi annesi. Yani kendi yalansız anlayabildiği… Cengo kardesi, ortağı ama O’na bile Yılmaz konusunda dürüst davranamıyor. Sadece annesi var. Güçlü, Cukurova’nın hakimi belki ama özünde çok yalnız … Züleyha ile konuşamıyor. Züleyha hala O’na uzak. Zaten işle ilgili soru sormasına biraz da bu yüzden kızdı Demir. Demir ve isleri gerçekten umursamadığının farkında çünkü. Bilgi almak için ilgileniyormuş gibi davranmasına kızdı Zuleyha’nin.

          • Gözde E.

            Bana kişilik bozukluğundan dolayı kendini onaylatma isteği var gibi geliyor annesine. Demir Züleyha’ya böyle kaba davranmasa zaman zaman Züleyha O’nunla dostça yakın olabilirdi evlilik içinde.

    • Ayla

      Senin profilini tikladim ve bu yorumunu gördüm disqus ten cevap veriyorum,yani siteye ugramadim:))
      NEEEE sen BZC fragmanina mi baktin? Bu dizinin fragmanina nasil bakarsin ama cukurun ki den kacarsin?:)))

      • Gözde E.

        Ya valla esti desem :)) Ama tek seferlik bir esme :))

      • Buke Oguz

        Eee… Ben de Çukur dışında izledigim dizilerin fragmanlarına bakıyorum. 🤣🤣

        • Gözde E.

          Ben tümüne bakmıyorum lütfen yanlış anlaşılmasın @disqus_CRyYUHCaEc:disqus :))

          • Ayla

            Hahaha peki öyle olsun,Cukurova fragmanlarina bakmaya devam edersen bende sana bol bol cukur fragman spoileri vericegim:))))

          • Gözde E.

            Ahahaha şantaaaaj 😀

          • Ayla

            Aynen:)))

          • Buke Oguz

            Evet yanlış anlaşılmasın. Oradaki de eki olmayacaktı. Ben kendimi kastettim orada 😁😁

        • Ayla

          NEEEE sende mi? Bosuna ikiz demiyorum ya. Cukur a neden bakmiyorsunuz ayolll:((

          • Buke Oguz

            Çukur benim için özel… 😍😍❤❤❤Mesela bu hafta ki on izlemeyi bölümden sonra izledim. Iyi ki öncesinde izlememişim dedim. Idris ve Yamaç karşılaşmasını öz izlemede değil bölümde izlemeyi tercih ederim şahsen.

          • Ayla

            Ama bu haftaki bölüm sonu ön izleme cikmadi degil mi? Kacirmayayim da:))
            Demek sen cok özel cok sevdigin dizilerin fragmanlarina bakmiyorsun vayy vayy:)

          • Buke Oguz

            Yok çıkmadı. Bölüm sonu yeni bölümden ilk sahneyi izliyorum ben. Ama yeni bölüm öncesi verilen ön izlemeye ve fragmanlara bakmıyorum.
            Aynen öyle canim. Bundan önce de Poyraz Karayel’in fragmanlarına bakmazdım 😍😍

    • Ahmet Adar

      Gelin hanım arabadan kendi atlıyor,sanırsam,Ali Rahmet Fekeli Yılmasın Demirin karşısına çıkmasını erken buluyor.Demir,Gafur ve Saniyeyi tehdit ediyor.Hünkarın Yılmasa karşı yeni planları tehlikeli olacak,Demir çocuğun kendisinden olmadığını bence biliyor.Hastahanede Demir,Yılmasın kafasına tabanca dayıyor.Flash-beckte geçmişte Adnan-Ali Rahmet Fekeli tartışması keyifli ve aydınlatıcı olacak.Adnanı no name Adanalı Mehmet Kozig canlandırıyor.

      • Gözde E.

        Ben gelin hanımı sinirlenip Demir attı diye düşünüyorum ama tartışma sırasında atlamış da olabilir tabii. Demir bana da 6. bölümde biliyor gibi geldi çocuğu ama sonrasında hiç renk vermedi kararsızım. Mehmet Kozig bakalım nasıl oynayacak ama iyi olacağına inanıyorum şu ana kadar hiç kötü oynayan oyuncu olmadı dizide.

    • badem

      Demir’in çocuğun kendisinden olmadığını bildiğini sanmıyorum.Ve öğrenmesiyle birlikte öfkesi artık iyice kontrol edilemez hale gelebilir, hatta Adnan bebeğe bile kötü davranabileceğini düşünmüyor değilim:( Züleyha arabadan atlıyor mu,atılıyor mu bilemiyorum,ama benim dikkatimi çeken Yılmaz’ın kafasına silah dayandığı yerin hastanesi olması. Belli ki Züleyha’nın başında sabahlayacak. Bu sahnede yine kalbimi bırakacağım, belli oldu:)
      Öte yandan sosyal medyadaki haberlere gore bu bölüm Fekeli ile Adnan bey’in gençliğine gideceğiz. Aralarındaki husumetin sebebinin altı bana gore tam doldurulmamıştı, flashback sahnelerin bu noktada bizi tatmin edeceğini düşünüyorum ve merakla bekliyorum. Hepimize şimdiden iyi seyirler.

      • Gözde E.

        Kalbini bırakacağın sahne bölüm sonu olacak gibi hissediyorum ama senaristlerimiz bizi şaşırtabilirler de. İyi seyirler efendim.

        • Ahmet Adar

          Sadri alışığın sahneleri için annesi Sibel Turnagöl de hem heyecanlı,hemde gururlu.Sibel hanım İnstagramında bu akşamçukurova serisinde güsel bir hatırada buluşacağıs diye belirtmiş.Ne olduğunu sorduğumda
          sibel.turnagol1 bir yorumda senden bahsetti: @adarahmet2 teşekkür ederiz🙏dizide sürpriz bir sahnede cevabını verdi.

          • Gözde E.

            Çok güzel bir his olmalı oğlunun babasının gençliğini oynaması hem de böyle iyi bir projede. Biz de heyecanlıyız efendim Sibel Hanım gibi.

  • Ahmet Adar

    Ai Rahmet Fekelinin gençliğini Kerem Alışığın oğlu Sadri Alışığın oynaması şahabe olmuş.Keske büyümeseydik serisinde çok başarılıydı.

    • Gözde E.

      Oyunculuğunu seyretmedim ama tip olarak çok uygun elbette. Hünkar’ın gençliğini ve genç Adnan Yaman’ı kim oynar sence? Haminne makyajla kendini oynar da.

      • badem

        Ben de Sadri Alışık’ın çok doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum.Genç Hünkar ve Adnan için herhangi bir tahminim yok, no-name oyuncular da olabilir Ay Yapım’ın yaptığı gibi ki kendileri Cast konusunda, özellikle de gençlik cast’ları konusunda tartışmasız Türkiye’nin en iyi yapım şirketi. Tims&B’den aynı başarıyı umuyorum:)

        • Gözde E.

          MYY ve Kösem’de çok iyilerdi beklentim büyük

          • Ahmet Adar

            Gülperinin de genç castı çok iyi,Nurgulün gençliğini oynayan Kayra çok başarılı.Fidanı oynayan Hafsa sancaktutan çok iyi.Timuçin Esenin gençliğini oynayan Batuhan Sert çok başarılı.Gökhanı oynayan Enes Demir kapıda iyi performans sergiliyor.Madem Kerem Alışığın gençliğini oğlu canlandırıyor,Hünkarın gençliğini de Vahide hanımın kısı Alise Gördüm canlandırsın.

          • Gözde E.

            Neden olmasın bana uyar. Adnan Yaman’ın gençliği ve Fekeli’nin gençliğinin fotoğrafı yayınlanmış, Adnan’ı oynayan oyuncuyu tanıyabildin mi?

          • Ahmet Adar

            Tanıyamadım

      • Ahmet Adar

        Tims&Bnin geniş genç oyuncu kadrosu var,Muhteşem yüsyıldan klma,Gülperide de çok genç oyuncu var.No name oyuncular olur bence.

        • Gözde E.

          No name olur tanınmış olur tims bu işi başarır.

  • Buke Oguz

    Gözde’ciğim ellerine kalemine sağlık ve tekrardan geçmiş olsun. :))) Üç bölümlük bu güzel derleme için teşekkürler.
    Demir her bölüm daha bir itici hale geliyor. Yılmaz’a olan nefreti gözünü kör etmiş durumda ve hata üzerine hata yapmasına sebep oluyor. Aşk adı altında her türlü zorbalığı yapma hakkını buluyor kendinde. Züleyha O’nun bu sert tavrına anlam veremiyor çünkü Demir’in gerçekleri bildiğinden habersiz. Bebeğini Yılmaz diye sevdiği anda Demir’e yakalandığında olduğu gibi. Ağabeyinin adıyla seslenmesinin ne zararı olabilir ki oğluna normal şartlarda diye düşünüyor olmalı Züleyha . Gerçekleri bilse Adnan’a Yılmaz demeden önce iki kere düşünür belki…
    Demir önce huğları yakarak daha sonra da araştırmadan tek bir adamın sözü ile Müslüm’ü oğlunu kaçırmakla suçlayarak, ağır sözlerinin baba Rüstem’in ölümüne yol açmasıyla, işçilerin gözünde itibarını iyice kaybetti.
    Demirin bu davranışı işçilerin Hünkar’a bakışını da değiştirdi. Gerçi Hunkar da son zamanda işçilerle samimiyetsiz ve suçlayıcı konuşuyor. Ama işçilerin tepkileri yerindeydi. Hünkar’dan gelen yiyecekleri kabul etmediler. Ağa takımından herkese karşı tepkilerini gösterdiler.
    Yılmaz huğlara yeni ağa olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Irgatlık yaparken de seviliyordu zaten. Yaptığı yardımlarla kalelerdeki yerini sağlamlaştırdı.
    Yılmaz’ın yeni imajı çok hoş. Is adamı olmak yakıştı kendisine.
    Fekeli elinden geldiğince Yilmaz’ı dizginlemeye çalışsa da Yılmaz da Demir’e karşı intikam ateşiyle yanıyor bu nedenle kendi-başına işlere kalkışabiliyor. Çiftliğe gizlice girip Demir’in arabasının benzinini boşaltıp onun yolda kalmasına neden olmak, Onu bağlayıp ateş arasında bırakmak gibi. Demir bunu sonuna kadar hak etmişti.
    Yılmazın evde Züleyha, Adnan bebek ve Demiri birlikte gördüğü yerde Zuleyha’nin kendini unuttuguna emin oldu ama Fekeli’nin de dediği gibi “Yüzünde güneş açsa da içinde yağan yağmuru bilemezsin.” Züleyha yüzüne taktığı gülümsemenin aksine içten içe hala kan ağlıyor. Içinde bulunduğu altın kafeste nefes alamıyor. Tek dayanağı yaşama sebebi oğlu, Yılmaz’ının emaneti. O nedenle haftalardır hiçbir şeyi umursamayan, o içeri girince kesilen konuşmaları sorgulamayan Züleyha oğlunun kaçırılması üzerine kendinden gizlenen her şeyi öğrenmeye çalıştı, her fırsatta Demir’i sıkıştırdı , O’nunla uğraşan düşmanın kim olduğunu sordu durdu. Züleyha Yılmaz ölmüş olmasa Demir’in peşindeki düşmanın o olacağının farkında. Demir onu silah sakladığına inandırmış gibi dursa da buna inanmamış olmasını istiyorum.
    Yılmaz güçlendikçe Demir’in öfkesi artıyor. Demirin Yılmaza bey olarak hitap edilirken ki tepkilerini izlemek çok eğlenceliydi. Daha beter olacak inşallah.
    Demir Yılmaz’ı Cengaver’e öldürtmeye çalışacak gibi bir hisse kapılmıştım önceki bölümlerde. Adamı öyle bir doldurdu ki gördüğü yerde indirebilir Yılmaz’ı…
    Karisi diziye dahil olduğuna göre belki Züleyha ile arkadaş olurlar. Zuleyha’nin tek dostu Gülten’di Çukurova’da ama o da aşk uğruna Yılmazın yaşadığını sakladı Zuleyha’dan. Istediği kadar yemin etsin Gülten Zuleyha’nin dostu değil artık.
    Sabahattin de gerçeği bilip susanlardan. Zamanında Züleyha’ya kaçması için yardım edecek cesareti gösteren adam O’nu sevdiği ile kavuşturma, en azından sevdiğinin hayatta olduğu haberini vermeye cesaret edemiyor . O nedenle Zuleyha’nin gerçek bir dosta ihtiyacı var. Nihal bu kişi olabilir Züleyha ona güvenip açılırsa kadın da Cengoya Yılmaz ile ilgili gerçekleri anlatabilir . Cengo ile Demir’in arası bozulsun, Demir yalnız kalsın istiyorum.
    Bu arada Cengo Demir’e “sakin ol, adamları bana bırak” diyor. Adamlarla konuşup haşlayacak sanarken bildiğin girişiyor. Demir’den ne farkınız kaldı Cengi Bey…
    Bölümün en beğendiğim sahnesi Yılmaz ile Adnan’ın
    Ilk buluşmasıydı. Oğlunu ilk kucağına alışı, bebeğin babasının parmağını tutup bırakmaması, babanın onun yüzünü usulca okşamadı.. Çok güzel sahneydi. Bu arada Yilmaz insanlarla ne guzel iletisim kuriyor, konusurken kalplere dokunuyor. Keşke Demir de O’nu biraz örnek alsa.
    Bebeği ararken Saniye’nin telaşı, üzüntüsü, bebek bulununca sevinci çok içtendi. Bebek hasreti çekiyor belli.
    Şermin ise her zamanki gibi duygusuz, içten pazarlıklı ve iticiydi. Sabahattin’i hiç hak etmiyor bu kadın. Ve Sabahattin de aldatılmayı hak etmiyor. Şermin Veli’den iyi bir kazık yiyecek bence…
    Fadik Sermin kadar olmasa da o da sırf Zuleyha’ya kızgınlıgından , bebeğin kaybolmasının Zuleyha’ya ceza olmasına sevinebiliyor.
    Yılmaz “Demir’i öldüreceğim gün geldiğinde aklıma oğlu gelir diye korkuyorum ” gibi bir cümle etti. Yılmaz kendi çocuğu olduğundan habersiz düşmanının bildiği bebeği babasız bırakacak olmanın vicdan azabını duymaya başladı bile… Fekeli de sırf Demir büyüsün diye beklemiş hemen öldürmemiş Adnan Yaman’ı.. Sonuçta bir çocuğun babasını öyle yada böyle öldürüyorsan bunu çocuk büyüdükten sonra yapmak insanı daha az suçlu yapmıyor maalesef… Önemli olan intikamını öldürmeden almak. Işte Fekeli de Yilmaz’ı bu şekilde yönlendiriyor. Öldürmeyecek ama sahip olduğu her şeyi elinden alarak adamı bitirecek…
    Son sahnede nihayet Züleyha ve Yılmaz karşı karşıya geldi. Züleyha’nın şaşkınlığı üzerinden attıktan sonraki ilk tepkilerini bölüm başında izleyeceğiz. Züleyha’nın Demir’e Yılmaz ile ilgili gerçekleri söyleyecek olması hoşuma gitti. Gerçi bunun bedelini ağır ödetecek gibi duruyor Demir. Fekeli bu karşılaşmayı erken bulduğu için mi tepki gösteriyor acaba Yılmaz’a yoksa başka bir şeyler mi olacak. Yılmaz’ın göz yaşları Züleyha’yi gördüğü için mi, yoksa Züleyha’nın kendini ölü bildiğini mi öğrendi.

    • Gözde E.

      Selam ikizim hoş geldin. ❤ Çok teşekkür ederim geçti çok şükür.
      Aşk için her kötlüğünün, yanlışın mübah görülmesi bana hiç uymayan bir anlayış. Sevdiğin başkasıyla mutlu olacaksa aradan çekilmek erdemdir. Demir bir gün bunu yapabilecek mi göreceğiz.
      Yılmaz’ın yeni imajı 😍😍😍 Zaten yakışıklıydı daha da yakışıklı oldu. Hele ses tonu 😍😍😍😍
      Fekeli’nin tavsiyelerinin hastasıyım, umarım Yılmaz O’nu can kulağıyla dinler, hata yapmaz.
      Kırk yılda bir fragman seyrettim o da bomba valla. 😱😱😱

  • badem

    Merhaba arkadaşım,
    Kalemine sağlık. Yazıların da dizimiz gibi akıcı:)
    Hatırlıyor musun,henüz dizimizin tanıtımları dönerken “Yayınlanan her yeni fragman heyecan katsayımı arttırıyor” dediğimde “Fazla mı abartıyorsun?” diye sormuştun bana.Şimdi ben sana sormak isterim:Sence abartmakta haksız mıymışım ? 🙂
    Kendi adıma bu bölümü diğer bölümlere nazaran daha temposuz ve ağır buldum.Dediğin gibi, bunu bir geçiş bölümü olarak değerlendirebiliriz. Ama tempo düşse bile bir an bile sıkılmıyorsunuz-ki dizimizin en sevdiğim yönlerinden biri de bu- zira hemen hemen her sahne eşsiz görsel ve işitsel unsurlarla destekleniyor. Müzikle yakından ilgili ve nostaljiye özlem duyan biri olarak her sahnenin duygusuyla birebir örtüşen şarkıların kalbimi tam orta yerinden vurduğunu belirtmeliyim. Diğer tüm unsurlar bir yana,acaba bu hafta hangi sevdiğim şarkıyı dinleyeceğim diye düşünmek bile başlı başına beni heyecanlandırmaya yetiyor.
    Benim için bölümün top 1 sahnesi Yılmaz’ın Adnan bebekle buluşmasıydı.O ilk bakışmada ve temasta kalbimi bıraktım gitti…
    Diğer tüm yorumlarına da katılıyorum. Cengaver’in gerçekleri öğrendiği zaman Demir’den uzaklaşma ve hatta Yılmaz’ın tarafına geçme ihtimalinin olması bence hiç uzak değil. Ve bunun tez zamanda gerçekleşmesini diliyorum da…
    Öte yandan Gaffur da aynı konunda kafamı kurcalıyor. Kendisi sadece çıkarları ve hırsları doğrultusunda hareket eden,maddiyattan beslenen biri olduğundan ekmeğini yediği insanlara bile ihanet edebilecek potansiyelde biri. Mesela yarın bir gün Yılmaz Demir’in ona verdiği paranın 2-3 katını verip kendisi için çalışmasını teklif etse Gaffur’un -amiyane tabirle- Yamanlar’ı satması içten bile değil. Senaristlerimiz bizi şaşırtmayı seviyor,dolayısıyla bu olasılık da burada dursun diyorum:)
    Gülten’e gelince…Yılmaz’a olan aşkı ona çok hata yaptırdı.Züleyha’nın Yılmaz’a yazdığı mektupları göndermediğinden beri ona kızıyordum ama son birkaç bölümdür yaşananları toplayınca Gülten benim gözümde bitti. Ağzıyla kuş tutsa bana kendini affettiremez şimdilik. Ama özünde iyi bir kız,dolayısıyla eğer Yılmaz’dan vazgeçebilirse hatasını anlayacağını ve hatta ZülMaz’ın en büyük destekçilerinden biri olacağını da düşünmekteyim.Gülten’in bu aşk çıkmazından kurtulabilmesi için Çetin’e çok iş düşecek görünüyor:)
    Yılmaz’ın “Bey”liğe doğru evrilmesi, Fekeli-Yılmaz dostluğu,Demir’in “Yılmaz Bey” ‘in varlığından haberdar olduğunda iyice deliye dönmesi keyifle seyrettiğim sahnelerdi.
    Bölüm mükemmel bir noktada bitti. En çok Züleyha’nın ilk şoku atlattıktan sonra vereceği tepkinin boyutlarını merak ediyorum.Sonuna kadar ZülMaz’cı olduğumu belirterek önümüzdeki kadar sevgiyle kalın…

    • Gözde E.

      Selam Bade’ciğim, hoş geldin ve çok teşekkürler <3
      Ahahaha geçmişi hatırlattın, utandım şimcik 😀 Ama haklıymışsın evet kabul ediyorum. Dizi beklediğimden de iyi çıktı ve iyi gidiyor. Allah nazarlardan korusun.
      Gaffur hakkında söylediklerine de sonuna kadar katılıyorum, ki zaten Demir çiftlik idare tarzını değiştirince bir gün O'na yol verecekti, para için de olsa Yılmaz'ın yanına geçmesi O'nun için de iyi olur.
      Gülten'le Çetin'i sen soktun aklıma ama güzel olur :))) Gülten'e aşırı kızsam da nedense O'nu gözümde bitiremiyorum, bende kredisi yüksek bir karakter.
      Kırk yılda bir seyrettiğim fragman ışığında diyorum ki haftaya dehşet bir bölüm ve en az 14-15 reyting geliyor hatta 20'ye yaklaşırsa da hiç şaşırmam.

      • badem

        Ben de şaşırmam . Hiçbir başarı tesadüf değildir. Nokta:)

        • Gözde E.

          Bunda en büyük pay Türkiye’nin en iyi reyting alan dizilerinden birkaçının senarist ekibinin başı olan Yıldız Tunç’un elbette. Kendisini takdir ve tebrik ediyorum.

  • Ahmet Adar

    Emeğine sağlık,güsel yorumların için.Ben de o misafirlerin gereksis olduğunu düşündüm.Sonra Hünkarın Demire korumacı tavrını açıklamak için olduğu kanısına vardım.Hünkar,diğer insanların düşüncelerine çok değer veriyor.Bütün bu hikayede oğluma kısır dedirtmem iddiası nedeniyle çıktı.Bu defa Hünkar savunma yerine hucumu seçti,ve bebeğin kaçırılma iddialarına,misaferlerin oğlunun karısını aldattığı için boşandığı çıkışını yaparak karşılık verdi.

    • Nur

      Misafirler belki gelecek bölümler içindir. Kızın evlilik çağında olması, bahsi geçen ağabeyin (herhalde?)bir kadınla yaşıyor olması.. Misafirler hikayeleri ve potansiyelleri ile takdim edildi, kızın bir gönül ilişkisi bir şeyi olur belki? Yaşına uygun şimdilik Yılmaz,Veli ve Çetin var.
      Evliler: Demir, Cengo, Gaffur
      Evli olup gözü kapıda olanlar alfabetik liste: Füsun, Sabahattin, Şermin.
      Diğer herkes bekâr.

      • Gözde E.

        Sabahattin’e ben de yeni birini bulmak istiyorum ama bu kızı sevmedim canım Sabahattin’ime.

        • Nur

          Bu kız zaten çok genç ya belki Betül’den bile küçük bir kızdı. Sabahattin’e daha çok zaman var bence, Şermin’in restinin şokunu atlatması epey sürer.

          • Gözde E.

            Çok şükür bu bölüm “Boşanalım Şermin” demedi. Caps yapılacak cümle valla :))

    • Gözde E.

      Hoş geldin. Teşekkürler 🙂 Misafirlere hiç bu açıdan bakmamıştım, ne kadar da doğru bir akış açısı. Mesela diziyi seyrederken sen de twitter’da ilk yarım saat ne gereksiz hiçbir şey olmadı demiştin ama ben o kısımdan farklı bir bakış açısıyla bir şeyler gördüm: Saniye gibi, Yılmaz’ın bebekle teması için yazılması gibi, huğlarla Yamanlar’ın ilişkisinde bir problem daha çıkması gibi. Farklı gözler farklı şeyler katıyor insana gerçekten de.

  • Nur

    Yönetmenimiz Murat Saraçoğlu, FHVK’nın yaklaşık 20 bölümünü (+-) çekmişti. O dönemler İnstagram’da takip ediyordum hatta bildirimlerini bile açmıştım canlı yayın yaptığında müsaitsem izliyordum. İşinin ötesinde o zamanlardan kalan kişisel sempatim var. Genç bir insan, çok yetenekli ve sıfır egoya sahip. IG’de yayın açtığında izleyiciler “Afra’yı göster” gibi ricalarda bulunuyordu Murat Hoca da gayet tatlı, karavana gidiyordu, Afra el sallıyordu falan, çok hoştu. FHVK’nın aksine Çukurova’da geniş alanda çalışıyor ve üstüne dönem dizisi olması da eklenince çok daha zor ama üstesinden başarıyla geliyor. Ayrıca bu bölüm Fekeli atlar hakkında çok güzel konuşunca aklıma Murat Hoca’nın at çiftliği geldi IG’de takip ettiğim zamanlarda çiftliğinden fotoğraflar paylaşırdı. Hazır Hoca Ovadayken 4 nala koşan atlar gösterir belki:)

    Senaristimizin izlediğim ilk dizisi, Fekeli’yi güzel yazıyor, beğeniyorum. Hünkâr’ı henüz tanıyamadım, tanımaya ve anlamaya çalışıyorum. Saniye ve Gaffur çok iyi. Sabahattin’i anlayamıyorum. Demir ve Yılmaz’dan zaten bir önceki yorumumda bahsettim. Züleyha, Total’in tribünlerine diye es geçiyorum. Hikaye olması gereken tempoda ilerliyor çok vurucu anlar yok ya da o anlar oyuncular tarafından içselleştirilemedi belki ama zaten bu dizide öyle bir gereksinim de pek yok. Senaryo sadece çok garantili ilerliyor risk bir tek Demir’de alınmış.. Şimdilik iyi. En azından Fekeli’nin replikleri çok çok güzel sırf onlar için bile izlenir.

    • Gözde E.

      Murat Saraçoğlu FHVK’den evvel senelerde Karagül’ü yönetmiş ve orada da genel planlarının özellikle çok iyi olduğunu söylemişlerdi ki burada da öyle. Sadece geneller değil, her açı çok başarılı hiç gözümü rahatsız eden bir kadraj olmuyor.
      Ayyy 4 nala koşan atlara ben de bayılırım. Sen böyle deyince Fekeli’nin atlarla ilgili konuşmasından neden replik eklemedim diye hayıflandım ama nasılsa öbür bölümlerde de söyler o bir şeyler.
      Senaryo ekibinin başı Yıldız Tunç çok meşhurdur, yazdığı işler çok ama çok iyi reyting almış işlerdir. 1 ya da 2 işi tutmadı ki bana göre onlar da iyiydi. Zerda, Aliye, Binbir Gece, Aşk ve Ceza’nın ilk sezonu, Paramparça O’nun önderliğindeki ekibin işleri, hepsini seyrettim. Tutmadı dediğim iş Güldünya.
      Hünkar’a baya hakim olduk ama daha fazla karakteri tanımak isterim. Sabahattin evliliğinde mutsuz olduğu için kendini alkole vermiş bir adam, karısının aksine merhamet duygusuna, minnet duygusuna sahip.
      Kesinlikle Fekeli repliklerinde dediğim gibi mest oluyorum <3

      • Nur

        Yıldız Hanımın saydığın işlerinden sadece Paramparça’yı seyretmişim, onu da beğenmiştim. Dilara, Kerimanyak, Hazal.. halen aklıma gelirler. Güzel diziydi yaa. Bu dizide ana hikayeyi, Yılmaz’ın dramını tuttum aslında. Hünkar, Fekeli, Gaffur ve Saniye’yi çok beğeniyorum..

        • Gözde E.

          Paramparça’yı Gülseren öldükten kısa süre sonra bırakmıştım, daha evvel de söylemiştim. Nasıl devam etmişti, yani tatmin edici miydi? Ana hikaye iyi evet kesinlikle, canım dizim <3

  • Nur

    Merhaba Gözde. Ellerine sağlık, emek verip uzun uzadıya üç bölümü özetlemişsin.

    Dizi çok tatlı ilerliyor. Hikayenin temelindeki çiftler Züleyha, Yılmaz ve Demir pek odağımda değiller ama onları da sıkılmadan izliyorum. Züleyha’nın 70’ler tarzı giyimini çok beğeniyorum oyuncu incecik bedeni ve beli ile giysileri çok güzel taşıyor. Karakter çok mızmız, mutsuz, bana hitap etmiyor, güldüğü zamanlarda hemen önünden arkasından bahanesi veriliyor ki ‘ hani mutlu olduğunu sanmayın bu nedenle güldü yoksam çok mutsuz :)gibilerinden.. Demir de Yılmaz da çok oturmuş karakterler değil benim için. Demir altı doldurulmadan önümüze kötü olarak kondu, gerçekçi gelmiyor, Yılmaz ise çok daha gerçekçi temellendirildiği halde oyuncu çok role giremedi gibi, özellikle konuştuğunda stüdyo seslendirmesi gibi. Belki hepsi stüdyoda sonradan seslendiriliyor ama Yılmaz’da bu pek oturmuyor, zamanla olacaktır. Fekeli ve Hürrem’e benimkiler diyeyim:) onları çift olarak yakıştırmadığımı önceden yazmıştım iki akıllı hasım olarak izlemeyi tercih ederim aşk da olabilir ama önce hasım olarak görmek istiyorum, kimyalarını karşılıklı sahnelerinde algılayabilirim. Saniye ve Gaffur’a bayılıyorum. Gaffur’un tepsiden böreği avuçlamasına çok güldüm, Saniye’nin Gülten’e ablalık etmesini de seviyorum kızı ezmemesi hoşuma gidiyor.
    Sabahattin ve Şermin’e acil çözüm bulunmalı, ikisi bir arada çekilecek gibi değil hoş Şermin kendi çözümünü buldu bence fena da olmadı yani, en azından hareket kattı. Gülten’e yeminden sonra tüm sempatimi yitirdim. Betül gelsin de bi Betül’ü görelim Yılmaz, Yılmaz Güney havasına büründü Betül o yılların Nebahat Çehre’si olarak gelse ne hoş olur.

    Sıkılmadan, gerilmeden hoşça vakit geçirerek izliyorum. Gelecek bölümler için Fekeli, Hünkâr sahnelerini merak ediyorum. Hünkâr’ı umarım şirket idaresine de geçer ve Çukurova’nın sanayicilerinin rekâbetini izleriz. Çiftlik çok konak havasına büründü çırçır fabrikası sahnesine bayıldım. Çırçırın ham pamuk olduğunu bile bilmiyordum çiftliklerle beraber fabrika falan gösterirlerse valla zevkle izlerim, hem de oturduğum yerde yeni şeyler öğrenmiş olurum:)

    • Ahmet Adar

      Evet,Haklısın,Demiri anlamakta güçlük çekiyorum.Demiri karekterinin altı çok boş. babası Adnanla beraber flash-beck sahneleri çekilerek doldurulmalı.Fekelinin imalarına göre Adnan ve Haminine de kötü insanlarmış.Onları da açıklamalılar.

      • Nur

        Haminne:))) Haminne ne kadar kötü olmuş olabilir ki:)) En fazla kızını hamileyken sevdiğinden ayırıp sevmediği adama vermiştir:) Bir de belki Osmanlıyı batırmış olabilir.. Selçuklu’da yaşı daha ufaktır:))

        • Gözde E.

          Ay çok alemsin :))

      • Gözde E.

        Demir’in hem babasıyla hem de annesiyle flashback sahneleri olsa iyi olur bence de ama çok boş diyecek kadar da değil.

    • Gözde E.

      Selam Nur, hoş geldin, teşekkür ederim.
      Yılmaz’ın sesine bayılıyorum ben ya, Uğur Güneş seslendirme yapmıyorsa kesinlikle yapmalı, muazzam bir ses tonu var kesinlikle. <3
      Demir'in altı çok boş değil bana göre ama belki de ben analizlerden dolayı her sahnesini didiklediğim içindir kafamda ama daha fazla sahneyle desteklemesi gerekiyor kesinlikle.
      Hürrem dedi ya :)) Hünkar o Hünkar. Ben neden çift algılamışım senin yorumlarında yazdıklarını, Allah Allah. Ama çift olsun, hasım olsun karşılıklı sahneleri çok keyifli olacaktır orası kesin.
      Saniye demişken eklediğim gifleri (video yani) oynatabildin mi? Bazı tarayıcılarda görünmüyor da maalesef. Yılmaz-bebek ve Saniye-Fadik kandırma sahnesini eklemiştim.
      Sabahattin Boşanalım diyor ama buna Demir kesin mani olacak O'na da bir aşk lazım aşk, devamlı alkol alkol nereye kadar 🙂 Cengo'nun karısıyla arasında aşk yok, yani en azından Cengo tarafında, Nihal'le mi ship'lesek 😀 Şermin'i fena harcayacak ama Veli, yine de üzülmüyorum, oh olsun O'na! Betül gelsin bence de ama daha en az 5-10 bölüm bekletir bizi senaristler öyle hissediyorum.
      Demir Hünkar'ı şirket idaresine bulaştırmaz bence ya, çünkü Hünkar'la farklı düşünüyorlar bu konuda. Haaa ama Demir Yılmaz Züleyha derdinden işleri boşlarsa bu mümkün olabilir.
      Çırçır dediklerini kaçırmışım o yüzden direkt fabrika demiştim, ben de yeni bir şey öğrendim sayende 🙂

      • Nur

        Gifler ve Videolar bende açılmadı. Fotoğraflarda sorun yok.

        • Gözde E.

          Bazı tarayıcılarda sıkıntı olmuş, Yılmaz ile bebeğin el tutmalı anı ile Saniye Fadik kandırma gif’i vardı. Tüh.