BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – Bir Zamanlar Benim Sevgilimdin

Bir Zamanlar Çukurova  yine Perşembe’nin lideri, Tebrikler… Dizinin 13.bölümü Total’de 14,46 reyting, 30,51 share ile; AB’de 11,89 reyting, 26,66 share ile ve 20+ABC1’de 14,55 reyting, 29,54 share ile her üç kategoride de birinci…

Konuk yazarım Gözde dizinin 13. bölüm izlenimlerini kaleme aldı. Öncelikle keyifli okumalar ^^ Ardından da yorumlarda buluşalım mı?

 
   
 

 

Ve nihayet 3. Bölüm’den beri beklenen ZülMaz sahnesiyle başladı 13. Bölüm. En son Yılmaz nezarethanedeyken pencereden aşkla uzanmıştı birbirlerine elleri son kez. Şimdi yeniden bir nefes kadar yakınlardı birbirlerine, bir yandan da kilometrelerce uzak…

Bu sahneden evvel Yılmaz Züleyha’yı beklerken bir yandan da paralel kurgu ile saatli bomba ve patlamanın gösterilmesi bölümün başında heyecan yaratıp beklentimi çok yükseltti. Rejisi, senaryosu, oyunculukları, kurgusu, müzikleri vd. her şeyiyle dört dörtlük bir dönem işi seyrettik yine. Yeşilçam filmleri tadında nefis bir bölümdü. Yönetmen Murat Saraçoğlu sağ olsun atlarla ilgili de ne kadar güzel planlar görüyoruz. Şu ana kadar hiçbir hafta beni hayal kırıklığına uğratan bir bölüm olmadı, yazımı yazmak için bilgisayar başına oturmaktan hiç kaçmak istemedim. Aman nazar değmesin. ^^

 

Bir Zamanlar Çukurova 13
Aylar sonra ilk defa ZülMaz

 

 

Ne yazık ki Adnan bebeğe kavuşmak için başka çaresi olmadığına inandırılan Züleyha Yılmaz’a gerçekleri anlatamadı. Yılmaz ise yaşadığı acılardan burnunun ucundaki aşık kadını göremeyecek haldeydi. Belki 3. Bölüm’de ayrılan elleri birbirine dokunabilseydi hissederdi aşkını. Yüreğime öküz oturdu bu sahnede. İki oyuncu da çok iyi oynamışlardı. Birbirlerine duydukları aşkı; Züleyha’nın korkusunu, üzüntüden nefes almakta zorlanmasını; Yılmaz’ın acısını, öfkesini çok iyi yansıttılar. Onların karşılıklı sahnelerini çok özlemişim. Aslında Züleyha’nın devamlı gözlerini kaçırmasından, sesinin titremesinden anlamalıydı Yılmaz O’nun yalan söylediğini. Ama O sadece söylediklerine odaklanmıştı Züleyha’nın ne yazık ki. Öyle öfkelendi ki Züleyha’nın kalbini acıtacak cümleleri ardı ardına sıraladı. O sırada “Yılmaz çok iyi tanıdığın kadının bu sözlerine nasıl inanırsın? Bak bir gözlerine.” dedim içimden. Ama ilk başta Züleyha daha O’nu incitecek sözler sarf etmeden evvel öyle güzel şeyler söyledi ki Züleyha olsam yalan söylemeyi başaramayabilirdim.

 

“İstersen çekip gideriz buradan. Oğlunu da alır çekip gideriz. Ben oğluna baba olurum, evladım olur o benim. Lütfen söyle şimdi Demir mi zorladı?”

 

“Yılmaz: Sen serveti seçtin.

Züleyha: Servetle alakası yok.

Yılmaz: Neyle alakalı? Neyle alakası var?

Züleyha: Demir beni öyle güzel sevince…

Yılmaz: Sen de O’na aşık oldun.”

 

“Beni idama sen mahkum ettin Züleyha, mahkeme değil.”

 

“Senin Yılmaz’ın bu sefer gerçekten öldü.”

 

Bu buluşma sahnesinden sonraki halim tıpkı böyleydi:

 

 

ve işte müthiş ZülMaz sahnesi:

 

 

 

 
   
 

 

Buluşma sonrasındaki sahnelerde kullanılan Dertler Benim Olsun şarkısı mükemmel bir seçim olmuş. Her iki karakterin de duygularını net ifade eden sözlere sahip. Buluşma sonrası hem Züleyha, hem Yılmaz öyle acıyla doluydular ki, onları ayıranlara bir kez daha öfkeyle doldu içim. Onlara bunu yaşatan Hünkar ve Demir ile gerçekleri saklayan herkesin cezasını çekmesini bir kez daha can-ı gönülden istiyorum. O yüzden Yılmaz Fekeli’den aldığı destekle ve azmiyle iş hayatında yükseldikçe, Demir’in yapmak istediklerini O’ndan evvel yaptıkça, Demir bunları duyup öfkelendikçe içimin yağları eriyor.

 

Bir Zamanlar Çukurova 13
Ponçik yanak Adnan ^^

 

 

Çiftliğe gelip oğluna kavuşan Züleyha’nın Demir’le yaptığı konuşmadaki sözleri çok yerindeydi. Asla O’na aşık olmayacağını söyledi ama Demir nedense önce aşk dilenmediğini iddia edip ardından bir gün kendisine aşık olacağını ve o günü sabırla bekleyeceğini söyledi. Demir’in yine takındığı bu üsluptan hoşlanmadığımı daha önce de dile getirmiştim. Ama bir ay kadar kısa sürede Züleyha’yı vazgeçemeyecek kadar çok sevmesini ise o dönemin şartlarıyla düşününce normal karşıladım. O yıllardaki filmlerde de hep aşklar hızla gelişir ve ömürlük olmaz mıydı? Seyredenler hatırlayacaktır.

 

Yılmaz’ın dert ortağı her zamanki gibi Fekeli’ydi. Züleyha yapayalnız, derdini anlatacak kimsesi yok; iyi ki Yılmaz’ın manevi babası Fekeli var. Yine şiir gibi konuştu, O’nu dinleyince insan huzur buluyor. Yılmaz’ın da acısı dinmedi belki ama içi biraz soğudu Fekeli’nin sözleriyle. Söyledikleri o kadar doğru tavsiyeler ki sadece Yılmaz’ın değil bizim de öğrenecek çok şeyimiz var O’ndan.

 

Buluşma akşamı birden bire Züleyha ile Demir’i şehir kulübünde baş başa yemek yerken bulduk. Züleyha’nın akılcı konuşmaları dikkat çekiciydi, keşke hep böyle olabilse. Yılmaz’a alelacele not yollarken, evden kaçarken hiç böyle değildi. Ama ben daha kısa bir süre önce yaşananlar hiç yaşanmamışçasına Züleyha’nın Demir’le samimi halini yadırgadım. Seyrettiğimiz ZülMaz buluşmasına, Züleyha’nın çektiği acıya, Demir’e sözlerine çok ters bir sahneydi. Belki de etraftakilere karşı böyleydi tavırları. Ama ilerleyen sahnelerde Züleyha’nın kumaşlar alıp Hünkar’a elbise, Demir’e pijama dikmeyi düşünmesi de oldukça garipti. Bundan sonra Yılmaz’sız, sadece oğlu için yaşayacağı hayatına mecbur ayak uydurmaya çalışıyor olsa gerek. Ama sadece geceleri yatağında ağlayacağına, onların yanında her daim daha asık suratlı olsa bize hislerini daha iyi yansıtmaz mı? Başta kendimi O’na kızarken buldum bölüm sonunda.

Demir’in yemek sahnesinde O’nun fikrine karşı çıkmaması, dikiş dikeceğini öğrendiğindeki olumsuz tepkisinden dolayı üzdüğünde gelip O’ndan özür dilemesi de beni şaşırtan güzel davranışlardı. Demir, ilk bölümlerde de gördüğümüz gibi işler O’nun istediği gibi gittiğinde kibar olabilen bir adam. Ama bir şey hoşuna gitmedi mi yapabileceklerinin ucu bucağı da yok ne yazık ki.

 

Bir Zamanlar Çukurova 13
Dertler benim olsun

 

 

Züleyha’nın buluşmada onların istediği gibi davranmasından sonra Demir çiftlikten artık kendi kendine çıkmasına izin vermeye başlamış. En azından bu gelişme sevindirici. Beklediğim gibi Züleyha – Nihal arkadaşlığı da ilerlemiş, yakında korkularını yenip O’na gerçekleri anlatacağına inanıyorum. Züleyha Nihal’le çarşıya çıktığında arabaya binmeden evvel uzaktan Yılmaz’la birbirlerini gördüler. Birbirlerine haykıramadıkları aşklarını gözleriyle söyledi ZülMaz. Ne yazık ki Yılmaz yine fark etmedi Züleyha’nın da kendisiyle aynı duyguları taşıdığını. Ama önünde sonunda tekrar karşılaşacaklar, belki de konuşacaklar ve Yılmaz gerçekleri anlamaya başlayacak. Dizi günümüzde geçse Züleyha çok daha korkusuz davranabilirdi ama ne yazık ki 70’lerde böyle olması çok doğal, hele ki hayatta en sevdiği varlıkla tehdit ediliyorsa. Yine de Yılmaz, Adnan gerçeğini olmasa da aşklarının hâlâ devam ettiğini öğrenmeli bir an önce. İkisini de mutsuz görmekten yoruldum. Yalnız yalan yok iki oyuncuya da ağlamak çok yakışıyor. Yine de artık ağlamasın ZülMaz.

 

Bir Zamanlar Çukurova 13
Gülten ah Gülten, bıktık senden Gülten (pof!)

 

 

Kesinlikle senaristlerimiz yan karakterleri ve onlara ait hikayeleri çok iyi yazıyorlar. Ancak özellikle Gülten’le ilgili konular aşırı yer tutuyor. Neredeyse başrollerden fazla Gülten adını duyduk bu bölümde. Tamam karakter birçok hikayenin ana yürütücülerinden biri ama açıkçası Züleyha’dan çok O’nun lafının geçmesinden fenalıklar geldi. Artık O’nun yerine çok daha ilgi çekici yeni yan karakterler seyredebilir miyiz lütfen? Şükür diziye Melike İpek Yalova’nın canlandıracağı Âlâ isimli yeni bir karakter katılıyormuş.

 

Sabahattin’in Hünkar’a Gülten’le haklarında çıkan dedikoduyla ilgili bir şey yapıp yapmadığını sormasıyla Demir de hem boşanma kararını hem de bu yüzden Gülten’in köye gönderildiğini öğrendi. Gülten’in dürüstlüğüne, namusuna güvenip O’nu kollaması, bu dedikoduyu çıkartanı bulup cezalandırmak istemesi yerinde ve takdir edilesi hareketlerdi.

Demir bütün çalışanları bahçeye topladı, hem Sabahattin zekice bir konuşma yaparak kendini bu konuda akladı, hem de dedikoduyu başlatanın Fadik olduğu ortaya çıktı ve çiftlikten kovuldu. Fadik Hünkar’a dua etsin, huğlara yerleşip ırgatlık yapmasına izin verildi. Zamanında Züleyha konakta çalışırken tekrar huğlara döndüğünde arkasından bayram eden Fadik’in bu hale düşmesine hiç üzülmedim. Konakta çalışanların en fesadı O’ydu zaten. Üstelik Züleyha tarafından affedildiği için konakta çalışmaya devam ediyordu. Davranışlarına çok dikkat edecekti. Bu yaptığından sonra Saniye ve Gaffur da O’na sırt çevirdi. “Ne oldum değil, ne olacağım.” demeli insan. Konakta çalışıyorum diye herkese hava atıyordu, şimdi ise durumu ortada. İçimin yağları eridi bu halini gördükçe.

Demir bu dedikoduları önleyemediği için Saniye’ye de kızdı ama hamile olduğu için yine affedildi. Saniye’nin hamile olduğunu öğrenen Hünkar O’na çok anlayışlı davrandı. Zaten Hünkar bir yandan hem çok merhametli hem de çok gaddar. Bu merhametinden dolayı O’ndan tümüyle nefret etmek mümkün olmuyor.

 

Bir Zamanlar Çukurova 13

 

Demir Gaffur’dan Gülten’i köyden getirmesini isteyince Gaffur soluğu Yılmaz’ın fabrikasında aldı tabii. Yeni makineleri görünce dibi düştü ve Yılmaz’a tüm yaptıklarını unutup asker arkadaşı diye samimi davranmaya kalktı. (Yüzsüz!) Ama Yılmaz’ın hiç oralı olmaması, kendine onca şeyi yapan adama zerre müsamaha göstermemesi, Yılmaz “Bey” demesini istemesi çok yerindeydi. Gülten’in de misafiri olduğunu ve ancak kendi isterse çiftliğe döneceğini söyledi. Tabii Gaffur Gülten’i çiftliğe döndürmek istemekte çok haklı. Demir bunu duyarsa bu defa hamileliği umursamayıp onları kovabilir. Gülten’in Yılmaz’a olan aşkından hiçbir şeyi gözü görmedi zaten bugüne kadar. Yamanlar’a kaç kez ihanet etmiş oldu. Bence O Fekeli’nin evinde kalmaya devam etsin. Zaten öyle de oldu, Gülten çiftliğe dönmeyi kabul etmedi, Züleyha’dan daha cesur davrandı valla ağabeyine karşı. Orda kalmayı bir gün Yılmaz’la kavuşma umuduyla istedi elbette. Fekeli’ye de Züleyha hakkında yalan söyledi, O’nunla yakın olduklarını gizledi. Bunu Züleyha ve Yılmaz’ın iyiliği için, Demir onları öldürmesin diye yaptığını söylüyor ama asıl sebep bu umut. Unutmadan, Sabahattin Yılmaz’ı huğlarda ameliyat ederken ısırdığı kaşığı saklayıp bir de Yılmaz’a getirip göstermesi, “Hatırladın mı?” diye sormasıyla “Yok artık.” dedirtti. Yılmaz acilen O’nunla konuşmalı, Gülten aşkını kalbine gömmeli. Belki umudu sönerse Züleyha ile ilgili gerçekleri de söyleyiverir kim bilir. Gülten’in onca bildiği şeye rağmen kendi aşkını ön planda tutup boyuna susması beni deli ediyor. Birkaç bölüm önce aşkın bu olmadığına dair Demir için yazdıklarım Gülten için de geçerli. Aşık için sevdiğinin mutluluğu kendininkinden önce gelmeli, nokta!

 

Gülten’e karşı hislerimin iyi bir anlatımı için buyurun:

 

 

Bir Zamanlar Çukurova 13
Üstüne tarçın da ek Haminne’m ^^

 

 

Gaffur’un Gülten’i bulmak için İstanbul’a gider gibi yapıp o uzaktaki ahırda saklandığı, gece eve girdiği ve az kalsın Saniye’nin O’nu çifteyle vuracağı sahneler pek keyifliydi. Saniye – Gaffur ve Haminne sahneleri de olmasa dizideki dram ve entrikadan boğulabilir insan. Yalnız Haminne’m bu bölüm sütlacını yiyip yemediğini sormadı kimseye, hiç olmadı bu valla. ^^

 

 
   
 

 

Şermin’in iş ortaklığı için Veli’ye verdiği aile yadigarı takılar satılınca Demir’in bundan haberi oldu. Şermin o devirde nasıl bu hatayı yaptı, pes! Ben akıllı sanırdım, meğer sadece sinsi ve uyanıkmış. Demir Şermin’den hesap sorunca Şermin hemen kendini sıyırmayı başardı ve Gülten’in çalmış olabileceğini iddia etti. Gaffur Gülten’i getiremeyince Saniye çareyi O’nun İstanbul’a kaçtığını söylemekte bulmuştu, herkes hırsızlığa ihtimal verdi haliyle. Halbuki onca zaman tek bir şey çalınmamış, asla böyle düşünmeyip Şermin’in üstüne gidip gerçeği öğrenmelilerdi.

Bunu duyan Sabahattin öfkeyle Hünkar ile Demir’den hesap sordu ve onları herkesin hayatını karartmakla suçladı. Demir kimi kastettiğini sorsa da söylemedi ama bu kişi Züleyha’ydı elbette. Züleyha’nın anlamlı bakışlarını fark eden Demir artık Sabahattin’i hafife almaması gerektiğini anlamalı artık. O’nun boşanmalarına izin vermediğini söylemesine rağmen Sabahattin çok kararlı ve Şermin’den boşanmayı başaracak bence. Artık durmadan “Boşandık Şermin.” der durur. ^^ İtibar için kimseyi mutsuz, huzursuz bir evliliğe mahkum etmeye hakkı yok hiç kimsenin.

İtibarı için boşanmak istemeyen Şermin Veli ile birlikte olsa neler olabileceğini de düşündü bir yandan. Tekrar Betül’ün adını duyduk. Acaba Betül diziye ne zaman katılacak?

Veli’nin otelde hiç kalmadığını öğrenip soluğu Füsun’un evinde aldı ve az kalsın Füsun’la Veli’yi birlikte yakalayacaktı Şermin. Veli’nin aslında Füsun’la ilgilendiğini belliydi. Ama bence O’nunla da parası için birlikte. Şermin hem Sabahattin O’nu boşayınca, hem de Veli tarafından kandırıldığını anlayınca çifte darbe yiyip ortada kalacak. Bunu çoktan hak etti. Aynı arkadaşı gibi kötülük peşinde olan Füsun da Veli’den yiyeceği darbeyi sonuna kadar hak ediyor. İkisi için de zerre üzülmeyeceğim.

 

Yılmaz sanayileşme yolundaki adımlarına devam etti. Kendi hayallerini O’nun gerçekleştirdiğini duyan Demir’in öfkelenmesi çok hoşuma gidiyor doğrusu. Fabrikanın yemekhanesi açıldı; işçilere etli yemek, tatlı olarak baklava bile çıktı. (Vaaay!) Hatta eli makineye yatkın yeni işçiler alacağını da duyurdu. Sanayi odası kurma çalışmalarına başladı. Yaşadığı topraklara ve onun insanına bu yaptıklarını takdir ediyorum. Hem Yılmaz’ın da dediği gibi “Doğduğun yer değil doyduğun yerdir memleketin.” Pek çok patronun çalışanlarına ne kadar kötü, ne kadar umursamaz davrandığı ortadayken kendi çalışanlarına böyle davrandığı için Yılmaz “Bey” olmayı hak etmiyor mu sizce de? Fekeli’nin parasını har vurup harman savursa daha mı iyi? Bu arada çırçırı fabrikaya dönüştürürken adını “Cihan Pamuk İşletmeleri” koyması ne kadar da anlamlı. Cihan, Fekeli’nin ölen oğlunun adı çünkü.

 

Bir Zamanlar Çukurova 13
Ali Rahmet? Ölmemiş… Niye böyle düşünmemi istedi? Niye geri döndü?

 

Hünkar Fekeli’nin yaşadığını öğrendi. Fekeli arabasıyla çiftliğin önüne geldi ve balkondaki Hünkar’a kendini gösterdi. Zamanı geldiğinde yaşadığını öğreneceklerini söylerken neden bu kadar acele davrandı acaba? Hünkar’a olan aşkı mantığının önüne mi geçti yoksa bunun sonuçlarını mı görmek istedi? Hünkar’ın O’nu gördüğünde dağılmış, gözleri dolu dolu hali O’nun da hislerinin tam olarak bitmediğini anlatıyor. Açıkçası bu sahnede geçmişlerine dair bir flashback çok yerinde olurdu. (Bekledim de gelmedin flashback.)

Bunun üzerine hastanede hayal meyal gördüğü kişinin de Fekeli olduğunu anladı Hünkar. Tüm bunları Demir’e ağzından kaçırınca Demir’in küllenen intikam ateşi alevlendi ve Fekeli’yi ortadan kaldırmaya karar verdi. Hastanede annesine bir şey yapabileceğini aklına getirdiğine göre geçmişte aralarındaki aşktan haberi yok demek ki. Adalet zaten cezasını vermiş, yirmi yıl hapis yatmış, ailesini kaybetmiş; Demir neden bu davanın yargıçlığına soyunuyor? Bana göre bunun asıl sebebi Yılmaz’a arka çıkması. Eğer afla erken tahliye olduğunu duysa gidip nerde olduğunu bulmaya çalışır mıydı? Bence hayır.

 

Bir Zamanlar Çukurova 13

 

Bu bölüm dizide ilk defa pavyonda geçen bir sahne gördük. O yıllarda yaygın olan pavyon mekanı dizide çoktan yer almalıydı. Demir ve Cengo bir süre yanlarında konsomatrislerle eğlendiler. Ama sonra Demir Cengo’ya karışınca aralarında kavga çıktı ve bozuştular. Ben tam ne güzel araları bozuldu diye sevinmiştim, meğerse bu plan dahilindeymiş. Ama hem Demir’in Fekeli’den intikamı için bu kadar hızlı harekete geçeceğini düşünmedim, hem ikisinin de davranışları çok gerçekçiydi.

Yılmaz hemen aralarının bozulduğuna inandı ve Cengo’ya gidip birlikte iş yapmayı teklif etti. Cengo önce oralı olmasa da bu teklifi kabul etti, Yılmaz ve Fekeli’yle bir depoda buluşmak için sözleşti. Nasıl bu işte bir numara olduğunu tahmin edemedi Yılmaz ile Fekeli hayret doğrusu. Haydi Yılmaz aşk acısından zaman zaman iyi düşünemiyor diyelim, ya Fekeli?

 

Bir Zamanlar Çukurova 13
Yılmaz yine ölüm tehlikesi altında olmayasın oğlum?

 

 

Yılmaz ile Fekeli depoya geldiklerinde Demir’in oraya saatli bomba yerleştirmiş olduğunu gördük. Demir ile Cengo da uzaktan arabanın içinde bekliyorlardı. Bu kadar zeki iki adamın hiçbir şeyden şüphelenmeden oraya gelmesi, tedbirsizliği normal değil. Biraz gecikmeli de olsa bomba patladı. Bence bir şey döndüğünden şüphelenip bomba patlamadan oradan ayrıldılar. Patlamanın gecikmesi de buna işaret. Cengo’nun patlama olduğundaki korkusu da çok doğaldı yalnız, Demir’in dostu da olsa tatlı bir adam. Yalnız planlayarak adam öldürmeye teşebbüs eden Demir istediği kadar zaman zaman hem Züleyha’ya, hem çevresindekilere güzel davransın; benim için dizinin en zalim, en tehlikeli karakteri.

Bakalım bu olaydan sonra Demir – Yılmaz mücadelesi ne kadar alevlenecek? ZülMaz tekrar bir araya nerde, nasıl gelebilecekler?

Yazıyı bir tweet’le noktalamak istiyorum. Sizce de hepi topu 13 bölümde Yılmaz’ın bu kadar ölüm tehlikesi atlatması biraz fazla olmadı mı?

 

 

 

 
   
 

 

 

 

Sizin en sevdiğiniz karakter repliği hangisi? Yorumunuza eklemeyi unutmayın. ^^

 

*Tweet’leriyle yazımı renklendiren minimalisttgirl ve  Aslı Ben.     ’e çok teşekkürler.

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Gözde E.

    Bu haftaki etiketimiz : #KaderiminOyunu

    Herkese iyi seyirler 🙂
    Cinnet geçirmeyin sakın :))

    https://twitter.com/bzcdizi/status/1073231070055682048

  • Gözde E.

    ZülDem’cilere oynayacağım diye cinnet geçirten bzc admini yapmışlar…

    @zge_z:disqus @ahmetadar:disqus @disqus_43cOsdWIZm:disqus @bukeoguz:disqus
    https://twitter.com/bzcdizi/status/1072832187383214082

    • badem

      Fragmanda var bu sahne. Şaşırmadım:(

      • Gözde E.

        Benim derdim admin’in yazdığı yazı 🙁

    • Özge

      Çoğunluk züldem ci galiba, nasıl bir zihniyet..

      • Gözde E.

        Züldem’ciler daha çok ileti atıyorlar da ondan, halbuki totalci teyzeler Yılmaz’cı, bakınız reytingler 🙂 Bir de bazıları diyor ki Demir’in sevdiği gibi sevilmek isterlermiş (Şok emojisi)

        • Özge

          Haklısın reytinger ZülMaz sayesinde bence de😊
          Emir almayı seven grup işte onlar. Etrafta var böyleleri, bana karışsın, kıskansın,maço olsun, bana izin vermesin. Vs. Bunu sevginin göstergesi sanıyorlar😧

          • Gözde E.

            Bir tanem demesinden de hoşlanıyorlarmış :))

  • Gözde E.

    BZC resmi hesap Gülten paylaşmış. Öyk geldi zaten dizide, bari fotoğraf eklenmese.
    Ama bu Yamanlar Çiftliği’ndeki evinden değil mi? Gülten eve geri mi dönüyor?

    @zge_z:disqus @ahmetadar:disqus @disqus_43cOsdWIZm:disqus @bukeoguz:disqus
    https://twitter.com/bzcdizi/status/1072781855508873217

    • Özge

      Aynen o ev .geri dönüyor galiba. Oh be Yılmaz kurtuldu😊

  • Özge

    Herkese Selamlar✋😊 Gözde, tekrar ellerine sağlık deyip yorumuma geçiyorum. Züleyha Yilmaz buluşması tahmin ettiğim gibi gelişti, Züleyha’nın oğlundan ayrı kalmamak için Yılmaza gerçekleri anlatmamasını haklı buldum. Neticede her şeyi anlatsa Yılmaz soluğu Demirin kapısında alacaktı,
    Demir de Adnanı bir daha annesine göstermeyecekti. Züleyha kendince doğru olanı yaptı.
    Züleyhaya değil ama Yilmaza kızgınım, sevdiği kadınin gözlerinden, bir bakışından bile ne hissettiğini, istediğini anlamalıydı. İsyanında hakliydı ama Züleyha’nın Demirle gerçekten severek evlendiğine o kadar ikna olmuş ki diğer ihtimal aklından bile geçmedi.

    Fekeliye Züleyha için ” bir zamanlar sevdiğim kadın” derken kendisi bile buna inanmıyor, hala sevdiğini kabul etmesi için onu Demir’in kollarında gülerken görmesi mi gerekiyor demek ki.😒
    Züleyha Demiri asla sevmeyecek olsa da karısı olarak yaşamayı kabullendi, bunu da oğlu için yaptığını bildiğimden bu kabullenişine kızamadım.
    Sürekli kaçıp kurtulmak için çabalamak, bunu başaramayınca oğluna hasret kalma döngüsünun yıpratıcı olacağını anladı ve böyle bir karar verdi. Demirle yemekteki tavrı evet şaşırtıcıydı ama yadırgamadım onun bu halini. Nihalle dostluğu, kumaşlar alıp elbiseler, pijamalar dikme muhabbeti de bu kabullenişin göstergesiydi. Saçmaydı ama olması gereken buydu:)

    Demirin Gülteni savunması, Fadiki cezalandırıp konaktan göndermesi takdire şayan bir hareketti. Demire 1 puan da benden. Ondan duymaya alışık olmadığımız bir cümleyi de duyduk sonunda.
    ” Özür dilerim. ” Aynı özrü hayatını mahvettiği içinde dileyecek mi bir gün acaba?

    Demir’in ” kimin hayatını mahvetmişiz? ” sorusu üzerine Züleyha’nın bir düşün bakalım kim olabilir bakışı tek kelimeyle efsaneydi👍 Demirin Sabahattini bir şişe şarapla kandırma günleri geldi de geçti:) Sabahattin azıcık uyanık olsa her şeyi anlatıp Demire bir güzel posta koyabilecek biri aslında.

    Gülten’in hastalık derecesine varan aşkını hayretle karışık izledim adeta.
    Senin ısırdığın kaşığı saklıyorum deyince Yilmazın ne demesini bekliyordu 😄 “Vay beni çok seviyormuşsun, hemen evlenelim Gülten” . Senin gibi ben de Gültene dizide bu kadar yer verilmesinden rahatsızım.Yılmazı aklından çıkarsa bir nebze sevebilirim ama bu şartlarda never! Ona bu kadar yer verilirken sormadan edemiyoruz, bunun sebebi Yilmazla olası bir yakınlaşma ve ardından gekecek evlilik mi diye? 😫
    Betülle Yilmazın formalite evliliğini buna tercih ederim!
    Hünkar Fekeli’nin yaşadığını böyle mi öğrenecekti? Benim ne hayallerim vardı.😞 Fekeli yanında Yilmazla katıldığı bir davette ilk defa Hünkarla göz göze gelecekti, Hünkar şoktan kalakalacaktı vs.
    Saniye Gaffur ikilisi yine yüzümüzü güldürecek sahnelere imza attılar. Saniyenin koca katili oluyordum deyip gülmesi ve Gaffurun peynirli ekmeği gördüğünde verdiği tepki müthişti.😊

    Cengo ve Demirin kavgaları o kadar inandırıcıydı ki sarıldıklarında kısa bir şok geçirdim. Cengoya olan sempatim ne yazık ki bu bölüm bitti, pavyondaki kadınlara saygısızca tutumundan ötürü. Üstüne bir de Yilmazla ilgili gerçegi öğrendiği halde Demirle Yilmazı öldürme planı yapacak kadar kötü bir adam olduğunu da öğrenmiş olduk.

    Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış:)) Henüz masumum bakışları atsa da Şermin’in yalanı da Gülten Demirle konuşunca ortaya çıkacaktır. Demirin onu konaktan gönderdiği, Şermin’in de beş parasız bir halde, küçümsediği insanlarla aynı yerde yaşamak zorunda kaldığı günleri görmeyi sabırla bekliyorum:))

    • Gözde E.

      Selaaam. Yılmaz’a da kızma ama nasıl ağladı, nasıl üzüldü, kıyılır mı hiç O’na… :((
      Yalnız lütfen Demir Sabahattin’i şarapla değil viskiyle kandırmaya çalışıyordu 😛 Artık havasını alır 😀 Aslında o konuşmayla Sabo her şeyi bildiğini üstü kapalı belli etti, Demir anlamıştır. Ama önemli olan bunu tüm Çukurova’nın duyması.
      Korkma korkma güllü Gülten kaşık sakladı diye nikah masasına oturamayacak, Ala geliyor :))
      Ama Hünkar-Fekeli de davette karşılaşsa ZülMaz’ın aynını olurdu unutma, tekrara gerek yok. Öyle bir durumda Demir de hemen öğrenirdi. Fekeli sadece Hünkar öğrensin istedi, belki Demir’e söyleyip söylemeyeceğini de merak etti.
      Demir Şermin’i konaktan nasıl gönderecek ki? Evi Şermin’in. Zorla satın mı alır diyorsun?

      • Özge

        Tamam kızmıyorum 🙂 hafif bir kırgınlık diyelim o zaman. Şişeden görünmediği için şarap sanmiştım, viskiydi demek😃
        Ala Hanimla aşk mı yaşayacak Yilmaz? Umarım tek taraflı olur, Yilmaz da tutulmasın o kıza.
        Haklısın, uzak mesafeden görmesi yeine daha yakın, aynı mekanda karşılaşsınlar istemiştim ama tekrar olmasın tabi.
        Şerminin yalan söylediğini anlarsa tehdit eder, zor kullanarak evi elinden alabilir, borçları olduğunu da biliyor, evi vermek zorunda kalır Şermin

        • Gözde E.

          Ahmet Bey Ala hakkında baya uzun bir spoiler bilgi paylaşmış okumadın mı?

  • Gözde E.

    Sizce dizide şu an neler eksik? Neleri, hangi sahneleri görmek istersiniz? Ya da nelerden rahatsızsınız?
    Benim için 1 – Hünkar-Fekeli geçmişini görmek istiyorum. 2 – ZülMaz sahneleri artsın. 3 – Betül gelsin, hikayeye katkısını merak ediyorum. 4 – Gülten azalarak bitsin 🙂
    İlk aklıma gelenler bunlar.
    @ahmetadar:disqus @disqus_43cOsdWIZm:disqus @bukeoguz:disqus @zge_z:disqus ve Neslihan.

    • Ahmet Adar

      Bende Hünkar-Fekeli sahneleri görmek istiyorum,ama bugün mevsim finalinde Vahide Perçinin ayrılmak istediği dedikoduları çıktı.Sonra Tims&B tarafından resmi olarak yalanlandı.Vahide Hanıma Adanada da ev tutulmuştu ama herhalde bu söylentiler ücret artışı noktasından kaynaklanıyor.Bir seri tutmasa bir dert,Rating birincisi olunca başka dert.Oyuncular da ego tavan yapıyor. .Neyseki sorun şimdilik halledilmiş.Bu senaristler 7o li yıllarda Adanada mı yaşamışlar.!977 de Adanaya varlıklı toprak sahibi ailelerinden birinin mensubu kadın Çocuk doktoru hacettepeden ihtisas alıp,ssk hastahanesine gelmişti.Ben Sabahattinin avukatının ve Nihalin sahnelerinin artmasını istiyorum.Dr Ala Hanımın Hemşiresinin Çetinle ilişkisini görmek istiyorum.

      • Gözde E.

        Demek ki senaristler 70’li yıllarda Adana’da neler yaşandığını iyi takip etmişler. 🙂
        Sabahattin avukat yalan oldu galiba, ama Nihal-Züleyha’yı ben de sevdim. Biz Çetin’le Gülten’i ship’lemiştik @disqus_43cOsdWIZm:disqus ile ama zaten Gülten Yılmaz’dan vazgeçmeyecek gibi duruyor.

    • badem

      Seninkilere ek olarak 1. Cengo Yılmaz’ın tarafına geçsin 2. Sabahattin’in sahneleri artsın 3.Gaffur boğazına birazcık sahip olsun 🙂

      • Özge

        Aa lütfen ama oburluk Gaffura yakışıyor😃 Onda kendimi görüyorum🙈

        • Gözde E.

          Ben de kendimi :))

      • Gözde E.

        Cengo öldürmeye teşebbüs etti ayol, artık geçer mi sence?? 2’ye ben de katılıyorum. 3’e katılmıyorum, yesin yahu adam afiyet olsun :)))

        • badem

          Olmaz olmaz deme,olur mu olur:)

  • Ahmet Adar

    İnstagram Çukurova sayfasından alıntıDemir her ne kadar Züleyha’nın ipini eline aldığını düşünse de Bir Zamanlar Çukurova senaristi Yıldız Tunç ortalığı karıştıracak yeni bir hamle yapmaya hazırlanıyor. Züleyha’nın kıskançlık krizlerine girmesi için senaryoya Ala Hekimoğlu adında yeni bir kadın başrol oyuncusu dahil olacak.Bir Zamanlar Çukurova dizisinde çocuk doktoru olarak izleyicisi karşısında çıkacak Ala Hekimoğlu karakteri Çukurova’da doktorluk yapan güzeller güzeli bir kızdır. Doktor Ala İnci hemşire ile Bir Zamanlar Çukurova dizisine 17. haftada yani 3 ocakta dahil olacak. Çocuk doktoru Ala Yılmaz’ın o güzel kalbine aşık olur önce zira Yılmaz kimsesizlerin kimsesi olmaya çalışan yufka yürekli zengin bir adamdır.Yılmaz ise Doktor Ala’yı görür görmez onun güzelliğinden etkilenir; ancak kalbinde ki Züleyha aşkı hala bir kor gibi yanmaktadır. Yılmaz ve Doktor Ala arasında ki bu ilk karşılaşma sonrası kader onları bir kez daha bir araya getirir Yılmaz ve Doktor Ala’nın arasında başlayan bu ilk arkadaşlık tabi ki Yılmaz’ın hizmetini gören ve ona aşık olan Gülten’in dikkatini çeker. Gülten doktor Ala ve Yılmaz’ın arasında bir şey olduğunu düşünür ve bu aşk dedikoduları Züleyha’nın kulağına gider. Züleyha başlarda Yılmaz’a benden başkasına nasıl bakar diye kızsa da içinde bulundukları durumda Yılmaz’a da hak vermek zorunda kalır. Peki gerçekten Yılmaz ve Ala aşk mı yaşayacak? Züleyha ve Yılmaz’ın bir ömür bir birlerine verdikleri söz yok mu sayılacak Tabi ki Yılmaz Züleyha’ya hala deli gibi aşıkken doktor Ala ile bir ilişkiye başlayamayacak ve Züleyha’sına güzel bir ders verecek. Züleyhanın tavırlarına anlam veremezken Yılmaz züleyhasına vereceği ders ise merak konusudur diğer taraftanda Züleyhanın içinde çoktan kıskançlık başlamıştır bile Yani Demir yine aşkına karşılık bulamıyor.Gelin hanım Yılmasa aşkı konusunda test ediliyor.

    • badem

      Ahmet bey, bu bilgi gayri resmi bir sayfadan mı alıntı?

      • Ahmet Adar

        Evet

    • Gözde E.

      Tuttum bu gayriresmi bilgiyi ben :)) Teşekkürler paylaşım için.

  • Ahmet Adar

    Fragmanda demir ile gelin hanımın mutlu görünmeleri can sıkıcı,Demirin Yılmasın ölmediğini görüp,donup kalması sevindirici.Hünkarın ,Demire söylenmesi çok iyi.Ama şu Çukurovaya sahiplenme lafları yanlış. o dönemlerde Çukurovanın sahipleri Sabancılardı.

    • badem

      Ben de Züleyha’nın neşeli hallerine çok sinir oldum. Sanki Yılmaz ona kötülük yapmış da, intikam almak için böyle tavırlara bürünmüş gibi. Yazık:(

  • Ahmet Adar

    Tims&B jenerikte ve bölüm sonunda yardımcı oyuncuları ve bölüm oyuncularının isimlerini ayrıntılı vermiyor.Örneğin Huğlardaki oyuncuların ve son bölümseki pavyon kadınlarını oynayan oyuncuların isimleri yoktu.Ay yapım bir saniye görünen oyuncuların bile adını veriyor.Emeğe saygı bunu gerektirir.

    • Gözde E.

      Hmmm dikkat etmedim, yok muydu, çok ayıp olmuş!

  • Gözde E.

    Dün BZÇ Facebook gruplarında şöyle bir haber dolandı: Züleyha 2. bebeğe hamileymiş Demir’den. Haberin kaynağı ise setten bir oyuncuymuş, hatta gruba üyeydi Burhan diye bir bey.
    Ne dersiniz eğer gerçek ise?
    @disqus_43cOsdWIZm:disqus @ahmetadar:disqus @bukeoguz:disqus @zge_z:disqus @disqus_1mt2w2idMZ:disqus ve Neslihan? (Neslihan seni niye etiketleyemiyorum acaba bu aralar?)

    • badem

      Ben böyle bir şeyi asla kabullenemem. İster Züleyha kendi isteğiyle birlikte olmuş olsun, ister Demir daha önceki gibi ona zorlamış olsun,farketmez. Öte yandan 2.bebeğin doğması dizinin gidişatında neyi değiştirecek,neye hizmet edecek,biri bana açıklayabilir mi? Bana göre saçmalık ötesi olur, kusura bakmayın.

      • Gözde E.

        Demir ona ait bir çocuk var diye Züleyha ve Adnan’ı serbest bırakır finalde?

        • badem

          Züleyha ile Demir arasında ortak bir bağ kurulmasını istemiyorum hiçbir şekilde.

          • Gözde E.

            Ben de.

      • Özge

        Züleyhanın bir gün Yilmaza gitmesi için önünde engel kalmadığında ya da buna yeniden cesaret ettiğinde seçim yapması gerekecek. Adnanı alıp Yılmaza gidebiilir bu durumda diğer çocuğu Demirle kalır ve ondan ayrılmak zorunda kalır Züleyha.Yani eğer bir şeye hizmet edecekse finalde Züleyha Yilmaz kavuşmasının gerçekleşmesine ya da hiç kavuşamamalarına hizmet edecektir bu bebek.

        • badem

          Merhaba Özge,
          Benim derdim, Züleyha ile Demir arasında ortak bir bağ kurulacak olması bu bebekle. Bunu kabul edemiyorum.

          • Özge

            Merhaba Bade, kim ister ki zaten?
            Ama dizi uzun ömürlü olacaksa , 2.sezonu görecekse senaristler böyle bir yola başvurabilir.

          • badem

            2.sezonu göreceği garanti. Senaristlerimizin farklı yaratıcılıklar peşinde koşmalarını dileyelim o halde:)

          • Özge

            Göreceğiz bakalım:) Tempoyu hiç düşürmeden ama SAK ‘daki gibi saçmalamadan yaparlar bunu umarım

    • Ahmet Adar

      Demir bir defa kısır,70 lerde tüp bebek tedavisi yoktu.Çocuk olayı mümkün değil bence,uyarlandığı filmde olduğu gibi Demire aşık olması hiç iyi sonuç vermes,serinin gidişatı açısından.O filmde adam kanserdi.Yılmas,parası için nasılsa Demir ölecek diye kendi eliyle evlendirmişti.Burada ise Demir alabildiğine Psikopat,Yılmas ise alabildiğine idealist ve sevecen.demire aşık olması imkan dahilinde değil ama Demir’in bölümde söylediği bir gün sen de bana aşık olacaksın lafından şüphelendim.Şimdi Yılmas şiddetli bir intikama girişirse Gelin hanım bundan hoşlanmayabilir.Bakalım Melike İpek Yalovanın canlandıracağı çocuk doktoru Ala hanım dengeleri nasıl etkileyebilecek,nasıl değiştirecek.O da Nihal gibi kenarda kalmasa.

      • badem

        Merhaba Ahmet bey,

        Demir’in ” bir gün sen de bana aşık olacaksın” sözü beni de işkillendirdi. Bize vaadedilen ZülMaz aşkıydı,bundan sapılması hiç doğru olmaz.

        • Gözde E.

          Demir iyi bir adam olsa, filmdeki gibi olsa dengeler, tamam ama bu şekilde hayır.

    • Özge

      Olabilir bence. Demirin kesin kısır olduğuna dair elimizde net bir bilgi yok zaten.Yani bir doktor tarafindan onaylanmamış. Ama olacaksa da zamanı değil , belki zaman atlaması olur ve o zaman Züleyhayı hamile görebiliriz. Aslında bu durumda Züleyhanın daha büyük bir ikilemin ortasında kalması söz konusu. Bir yanda bir çocuğunun babası ve sevdiği adam , diğr yanda öbür çocuğu. Hangisini seçebilir ki? birini alıp gitse diğerinden ayrılacak. Tuttum bu senaryoyu👍

      • Gözde E.

        Sana da zorluk olsun senaryoda seviyorsun heee 😂

        • Özge

          Seviyorum valla, itiraf ediyorum😄 Dramın Allahını görürüz bak böyle olursa .

          • Gözde E.

            Gülperi’deki kadar ciğerimiz dağlanmasa mı?? 🙂

  • badem

    Merhaba Gözde,

    Yine hislerime tercüman olmuşsun 🙂 En yakın arkadaşımla aynı tarafta olmak ayıca mutluluk verici,zira seninle çatışmak hiç de tercih edeceğim bir şey değil 🙂
    2.5 ay sonra ilk kez ZülMaz’a kızacağım,üzgünüm… Yılmaz’a kızgınım; Züleyha’nın gözlerindeki hüznü,çaresizliği ve en önemlisi aşkı farkedemeyecek kadar körleşip onun söylediklerine şuursuzca inanıp tüm gemileri yaktığı için… Züleyha’ya kızgınım; olay henüz soğumadan Demir’le baş başa yemek yeme, terziden kumaş alma gibi süreçlerde anlamsız bir neşeye büründüğü için… Elbette ki daha çok uzun bir süre onların biraraya gelemeyeceklerini biliyorduk ama kalplerinin hala birbirleri için attığını da görmek istemek ZülMaz taraftarları olarak en doğal hakkımız diye düşünüyorum. Üzgünüm ve umutsuzum:( Hele bir de diziye katılacak olan Ala karakterinin Yılmaz ile aşk yaşayacağı düşününce…
    Demir konusundaki fikirlerim gayet net,değişeceğini de sanmıyorum.Ancak “yiğidi öldür,hakkını ver” misali O’nun çalışanlarının hakkını koruma konusunda da hakkını teslim etmem gerek. Gülten’e atılan iftiradan haberdar olduğunda takındığı tutumu takdir ettim.
    Gülten demişken… Gülten hayranlarından özür diliyorum ama kendisinin aptal aşıklığından bana gına geldi. Yılmaz kendisine en ufak bir umut kırıntısı bile vermemişken, O’nu kardeşi gibi gördüğü söylemişken ve en önemlisi Yılmaz’ın Züleyha’ya aşık olduğu bilirken hala neyin kafasını yaşıyor acaba? Ey değerli senaristlerimiz, Gülten’in yolunu tez zamanda Çetin ile kesiştiriniz lütfen yoksa yola yola kafamızda saç kalmayacak:)
    “Betül gelsin” diyorsun da biz O’nu baştan beri Yılmaz’ın muhtemel eş adayı olarak konumlandırmıştık seninle. Şimdi bu misyon Ala karakterine yükleneceğine göre Betül’ün pozisyonu konusunda yorumlarını rica ediyorum.
    Final sahnesine gelirsek… Demir ile Cengo’nun kavgasının danışıklı döğüş olması şaşırmakla beraber Fekeli ve Yılmaz’ın nasıl bu kadar tedbirsiz olup da ellerini kollarını sallaya sallaya o depoya gittiklerini anlamış değilim. Patlamaya saniyeler kala birbirlerine bakışlarından birşeylerden işkillendikleri belli, kesin son anda kaçtılar ama bu tedbirsizlik böylesine zeki iki insana yakışmadı.
    Haftaya görüşmek üzere …

    • Gözde E.

      Demir de iyi karakter olarak yazılsaydı ZülDem’ci olabilirdim ama biliyorsun değil mi Bade :))
      Yılmaz’a kızmadım, o yılların Yeşilçam filmleri aynı hatayı yapan bir sürü adamla dolu, alışkınım ben. Hala gerçek hayatta da vardır onlardan elbet. Züleyha’ya da çok kızma, mecburi hayatına katlanmanın yolu bu. Ala belki platonik aşık olarak dolanır Yılmaz’ın peşinde dur bakalım umutsuz olma hemen.
      Ala Yılmaz’a aşıktır ama Betül de Yılmaz’a aşık olur, Yılmaz da gider Betül’le evlenir olamaz mı? Tabii 2. seçenek Yılmaz cephesinden Çetin ya da yeni biriyle Betül’ün aşkı ve o kişinin de köstebekliği olabilir.
      Ya Yılmaz’ın Cengo ile konuştuğu sahneyi paylaşırken resmi hesap altına Yılmaz’ın blöfü demiş, ben onu atlamışım. Demek ki aslında bizimkiler yedi ama şüpheyi de elden bırakmadı. Belki taaa başından Fekeli’nin kendini Hünkar’a göstermesi de bunun başlangıcı. Demir Sait’in yanında öldürmekten bahsetti, Sait ise Fekeli’nin köstebeği 🙂

      • badem

        O halde senaristlerimize teşekkür etmeliyim, senin ZülDem’ci olmanı engelledikleri için 🙂

        Çetin ile Betül’ü nerden çıkardın şimdi ya. GülÇet hayallerimi neden yıkıyorsun 🙂

        • Gözde E.

          Aklıma o geldi de Yılmaz cephesinden ondan.
          ZülDem’ci değilim, Demir’ci de ama Murat Ünalmış’a kalp kalp <3

  • Ahmet Adar

    Güsel yorumlarına teşekkürler.Fekelinin çiftliğin önünde Hünkara kendisini gösterdiği sahnede gerçekten geçmişlerine dair flash-beck gerekirdi.Bu konuda çok haklısın.Önceki bölümlerdeki fekeli ile adnanın flash-beckleri çok kısa olduğundan geçmiş konusuda aydınlatmalarının vakti geldi de geçiyor bile.Cengonun demirin böyle şiddetli bir eylemine alet olmasına kırıldım.Cengo gibi vijdanlı bir adama yakışmadı.Fekelinin Gülteni gelin hanım konusunda sorgulaması,söylediklerini şüpheyle karşılaması hoşuma gitti.Demirin, Sabahattinin insanların hayatını mahvettinis suçlaması karşısında kimin hayatını mahvettik derken gelin hanımın manidar bakışı da içimin yağını eritti. keyiflendim Gelin hanımın Demiri kocası olarak benimsemesine pijama dikmeğe kalkmasına da sinirlendim.Yan karekterlerin hikayesinin işlenmesinde kimisi Fadik ve Gülten gibi çok abartılıyor kimisi de Nihal ve Seher gibi ihmal ediliyor,çok kısa yer buluyor.Füsun gibi Akıllı bir kadının Veliye bu kadar kolay inanmasını pek gerçekçi bulamadım.Şermin rolündeki Sibel Taşçıoğlunun oyunculuğunu çok beğeniyorum.Değerli tiyatrocunun Kehribardaki Sanem Yarımcalı,Bulutların ötesinde Saniye Kaya,Muhteşem Yüsyılda Gülbahar hatun,Med-cesirdeki Nevin koper,Kapalı çarşıdaki Negis tiplemelerini unutamıyorum.!970 lerde Adanada pavyon kültürü gerilerken toplumsal olaylar çok yoğunlaşmıştı.Onların es geçilmesi sadece Fekeliye suikastın anarşistlere mal edilmesi benim için yeterli değil.Huğlardaki hayatlardan da kareler görmek isterim.

    • Gözde E.

      Hoş geldin, beğendiğine sevindim 🙂
      Kesinlikle yan karakterlerde denge yok, ama Nihal ve Seher ön jenerikte geçmedikleri için daha az yer tutuyorlardır. Bölüm oyuncusu olarak yazılıyorlar. Cengo’nun böyle bir plana alet olması bence de yakışmadı.
      1970’lerdeki Adana’daki toplumsal olayları biraz açar mısın? Huğlardaki hayatları görmeyi ben de seviyorum.
      Flashback’ler de Betül de bir an önce gelmedi, ama tabi bunu konuyu yaymak için de yapıyor olabilirler. bölüm süreleri uzun ya onlar verilirse 2 sezona konu kalmayacak.

  • Gözde E.
    • Özge

      Çok güzel olmuş ya😄😄

  • Buke Oguz

    Gözdecigim ellerine sağlık. :))) Bölümün tamamını izleyemedim henüz ama ZulMaz dan beklenen karşılaşma nihayet geldi. Ve beklediğimiz gibi Züleyha Demir ve Hunkar’ın istediklerini söyledi diyemeyeceğim söylemeye çalıştı. Boğazı düğüm düğüm gözlerinde yaşlar, her bir kelimeyi dudaklarından dökmeye çalışırken canının acısı gözlerine vuruyordu.Yılmaz O’nun gözlerindeki acıyı göremedi.
    Züleyha “ben böyle olmasını istemedim.” deyince umutlandı Yılmaz. Demirin Onu zorlayıp zorlamadıgini sordu. Demir ne yaparsa yapsın Züleyha Yılmaz için tertemiz kalacaktı. Birlikte kaçabilirler, Yılmaz Züleyha’nın oğluna babalık yapabilirdi. Bu sözler üzerine Züleyha cesaretini toplar Yılmaz’a gerçekleri anlatır belki dedim bir umut. Züleyha Yılmaz ile gitmeye can atardı da oğlundan ayrı kalmaya yüreği dayanmazdı. Hem Yılmaz’a hem oğluna sahip olma şansı yoktu. Bir anne olarak tabiki oğlunu seçti.
    Yılmaz’ın, Züleyha’nın Demiri sevdiğine inanmasına sinirlendim. Züleyha’nın söyleyemediklerinden bunu nasıl anladı pess!!!!
    Bir zamanlar benim sevgilimdin eşliğinde bu sefer gelen ayrılık sahnesi çok etkileyiciydi. Sonrasında Yılmaz’a destek olmak Fekeli’ye düşerken, Züleyha oğluna sığındı.
    Züleyha açık açık Demir’e O’nu hicbir zaman sevmeyeceğini söylediğinde bir oh çektim. Tabi Demir onca sözüne rağmen Züleyha’nın bir gün onu seveceğini ölene kadar sürse de o günü bekleyeceğini söyledi.
    Aynı günün akşamı sanki karakterlerimize sihirli dır değnek değmişti. Ben zaman atlaması mi oldu acaba diye düşündüm doğrusu… Yılmaz artık Zuleyha’nin yokluğunu kabul etmiş ve yeni hayatının ilk gününe başlamaya hazırlanıyorken asıl değişimi Züleyha’da gördük.
    Pembe elbisesi ve makyajı ile Demir’le yermekteydi Züleyha. Sanki Yılmaz ile konuşan, Demir’e seni asla sevmeyeceğim benim kalbim bugün öldü gömdüm diyen Züleyha değildi masadaki.Demire gülümseyen, tatil planı hakkında görüş bildiren, Demir’in mürebbiye teklifine hayır deyip fransızcayı senin gibi özel okulda okur diyen bir Züleyha vardı karşımızda. Yılmazın sözleriydi belki de ondaki bu değişimin nedeni yada kaderini kabullenmişlik bilemeyeceğim ama yadırgadım bu durumu doğrusu.
    Gülten konusu devam etti bu bölüm. Demir Gülten’e atılan iftirayı öğrenince buna sessiz kalmayıp bu yalanı ortaya atanın ortaya çıkıp özür dilemesini istedi. Sabahattin de çok güzel konuştu çok ikna ediciydi. Sonuçta Fadik deşifre oldu ve konaktan kovuldu ama Hunkar Hanım elini üzerinden çekmeyeceğini söyleyip O’nu huğlara yolladı. Fadik bunu çoktan hak etmisti. Hiç üzülmedim dogrusu. Züleyha huglara gönderilirken gobek atıp kutlama yapmisti. Şimdi göbek atarak yolladığı gibi göbek atarak gitsin ,yaşasın orada.
    Demir Gultenin geri getirilmesini istedi. Gaffur onu geri getirmemek için türlü bahaneler öne sürse de sonunda mecbur kalıp Yılmaz’ın ayağına gitti. Bu kadar yalakalik ancak Gaffur a yakışır zaten. Öldürmeye çalıştığı Demir bir anda asker arkadaşı oluverdi. Ama Yılmaz eski Yılmaz değil tabi üsteleye üsteleye kendine “Bey” olarak hitap ettirdi. Onu konağa götürdü. Gülten ile yüzleştirdi. Gülten onunla gelmeyeceğini söyleyince eli boş döndü.
    Sonraki hamle ile bilmeden Gülten’in başını iyice yaktılar. Demire Gülten’in Istanbula kaçtığını söyledi Saniye. Oysa o an bilmiyordu ki Şermin Gülten’i hırsızlıkla suçluyor.

    • Gözde E.

      Teşekkür ederim ikizim :))
      Maalesef zaman atlaması düşüncemiz bir hayalmiş, bölümün o kısımlarını tekrar seyrettim :((
      Evet, dediğin gibi Züleyha’nın durumu kabullenmişlik. 🙁 Ama sahnenin başında somurduk başlıyor yemek dikkat edersen.
      Devamını bekliyorum :))) Niye uyudun böyle bir bölümde çık çık çık :))

  • Özge

    Ellerine sağlık Gözdecim , yazdıklarınla hislerime tercüman olmuşsun:) Senden çok az farklı düşundüğüm yerler de var, onları daha sonra yorumumda belirteceğim. O zaman en sevdiğim repliği söylemek istiyorum..Haminneden Sütlacımı yedim mi ben:))) Bir de düzeltme yapayım: Saniyenin en meşhur lafı ” Zukkum Ye” 😊 Hatta Selin Yeninci(Saniye) bununla ilgili bir caps de paylaşmış. https://uploads.disquscdn.com/images/1589ba4c01b5cddbc16356eb4cca52ec1dc60235b23f382814b99876498f023e.png

    • Gözde E.

      Ahahaha kesinlikle Saniye’nin en meşhur lafı bu :)))) Bu caps’i yapan da tweet’lerini paylaştığım Aslı Ben arkadaş 🙂