BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – En Zor Karar

Bir Zamanlar Çukurova sezon devreden rakipleri yeni sezonuna başladığı halde ABC1’de 10.71 – Total’de 10.21 –  AB’de 9.15 reyting alarak tüm kategorilerde en çok izlenen yapım oldu. Tebrikler…

Konuk yazarım Gözde dizinin 3.bölüm izlenimlerini kaleme aldı. Öncelikle keyifli okumalar ^^ Ardından da yorumlarda buluşalım mı?

 
   
 

 

Züleyha ile Yılmaz’ın aşkı daha kaç tane sınavdan geçecek? Hayat onları daha ne kadar sınayacak? Günün birinde yeniden mutlu olabilecekler mi? Onları ayrılığa mahkûm eden kader bir gün kavuşmalarına izin verecek mi? Önce Yılmaz sevdiği kadının namusu için elini kana buladı. Sonra ikisi birlikte hiç bilmedikleri bir şehirde beş parasız hayata tutunmaya çalıştılar, ardından Yılmaz yakalandı ve hapse düştü. Şimdi de Züleyha, Yılmaz idama mahkûm olmasın diye karnında sevdiği adamın bebeğiyle Demir’le evlenmeye razı oldu. Kim bilir daha ne zorluklarla sınanacak sevdaları?

Bu bölüm Hünkar’ın planının adım adım nasıl başarıya ulaştığına tanık olduk. Tüm soğukkanlılığıyla oyunu kurdu, gerekli yerlerde hamlelerini yaptı ve sonunda Züleyha ile Demir’in evleneceği gün geldi çattı. Her ne kadar bu yaptıklarından dolayı Hünkar’a karşı öfkeyle dolsam da yine de kendisine hayran olmamak mümkün değil.

 

Bir Zamanlar Çukurova 3

 

Hünkar’ın kaçak olduğunu jandarmaya ihbar ettiği Yılmaz, jandarma geldiği sırada odasında olmasa da yakalanmaktan kurtulamadı. Şükür o esnada sahte kimlikleri saklamıştı, eğer onlarla yakalansaydı Züleyha’nın da başı yanabilirdi. Jandarmanın çiftliği aradığı ve Yılmaz’ın yakalanıp götürüldüğü sahnelerde O’nu arayan ve peşinden koşarak ta karakola kadar yalın ayak giden Züleyha’ya çok üzüldüm. Aşkının büyüklüğüne, Yılmaz için her fedakarlığı yapabileceğine, O’nun için her şeye katlanabileceğine, ömür boyu O’ndan başkasını sevemeyeceğine bir kez daha inandım. Karakolun nezarethanesinin camından Yılmaz’la konuştukları ve ellerinin son kez buluştuğu sahne de çok duyguluydu. Acaba bir daha elleri ne zaman böyle kenetlenebilecek?

Jandarmanın Yılmaz’ı yakaladığında O’nu dövmesine bir anlam veremedim yalnız. Böyle bir şeye hakları var mı? Yılmaz’ın aranması ve yakalanması sırasında Gaffur’un tavırları tam da o yöreleri anlatan filmlerdeki, romanlardaki karakterler gibiydi. Çiftlik çalışanlarına jandarmayı başarısı için alkışlattı, katil olan Yılmaz’ı yuhalattı. Yılmaz’ı yollamayı başardığı için de haliyle gururluydu. Bildiklerini saklamaya devam ettiği için de sus payı olarak Hünkar tarafından Sarıkız isimli hamile bir inekle ödüllendirildi. Bakalım Gaffur, Yılmaz’la Züleyha’nın aslında sevgili olduğu gerçeğini saklamaya daha ne kadar devam edecek? Hünkar’dan daha fazla şey koparmak için bunu kullanacak mı? Yoksa aldığı inekle yetinecek mi?

 

Bir Zamanlar Çukurova 3

 

Hünkar’ın bu yaşananlar karşısında hem Züleyha’ya hem de Yılmaz’a karşı olan tavrı dikkat çekiciydi. Yılmaz’ın peşinden karakola giden Züleyha’yı gidip konağa getirdi. Koskoca Büyük Hanım Züleyha’nın ayağındaki yaraları temizledi, O’na elleriyle çorba içirdi. Züleyha’yı konakta çalıştırmaya devam etti, Yılmaz’ın davasıyla ilgilenmesi için avukatına talimat verdi. Tabii ki tüm bunları sadece merhametinden ya da bu olaylarda Züleyha’nın bir suçu olmadığı için yapmadığını iyi biliyoruz. O’nun istediği tabii ki Züleyha’nın oradan gitmemesi, bebeğinin sağlıklı bir şekilde karnında büyümeye devam etmesiydi. Avukatın idam kararını otuz yıla indirtebileceğini söylemesiyle yıkılan Züleyha’ya verdiği öğütler de sırf bu yüzden. Çünkü biliyoruz ki asıl amacı Demir’in soyunun devam etmesini sağlamak. Ne demiş atalarımız: Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.

 

Züleyha: Otuz yıl Büyük Hanım otuz yıl, bir ömür. Ben Yılmaz’sız otuz yıl nasıl yaşarım?

Hünkar: Bebeğin için de mi yaşayamazsın? Bana bak. Dik duracaksın, güçlü olacaksın, çocuğun için yaşayacaksın, anladın mı?

 

Hünkar Züleyha’ya bu kadar anlayışlı davransa da ne yazık ki O’nu tekrar huğlara göndermek zorunda kaldı. Hünkar’ın her ne kadar Züleyha ile ilgili planları olsa da bu davranışını yerinde buldum. Çünkü Saniye ile Fadik diğer çalışanlara ve Şermin’e Züleyha’nın neden hala burada olduğuyla ilgili konuşup duruyorlardı. Bir yandan da Züleyha eskisi kadar verimli çalışamıyordu. Bir tek Gülten hala iyiydi Züleyha’ya karşı. Hatta Züleyha huğlara gittikten sonra odasını toplarken yastığın içine sakladığı içinde Yılmaz yazan alyansı buldu ve Züleyha’ya götürdü. O’na Yılmaz’ı çok güzel sevdiğini söyledi ve birbirlerine sarıldılar. Ben “Gülten gerçeği öğrenince Züleyha’ya kötü davranmaya mı başlar, bunu herkese söyler mi?” diye düşünüyordum ama Gülten şimdilik susmayı tercih etti. Çünkü O, Saniye ve Fadik’in aksine temiz kalpli biri. Ama ilerde olayların akışıyla ne olur kestirmek güç. Yine de Saniye ile Fadik, Züleyha’ya karşı olumlu yönde değişmeyeceği için Gülten O’nun sırdaşı olmaya devam ederse iyi olacaktır. Unutmadan, Gaffur, Saniye ve Fadik’in, Züleyha ile Yılmaz’dan kurtulduk diye kebap eşliğinde yaptıkları kutlamaya bayıldım. Her ne kadar tavırlarıyla bölüm boyu sinirlerimi zıplatsalar da onlar göbek atarken eğlendim. Kebaplar da çok nefis görünüyordu, benim gibi bir kebap sever için iştah kabartıcı bir görüntüydü. ^^ Zaten Hünkar Züleyha’yı huğlara gönderirken hemen aklımdan şu geçti: Nasılsa Demir seyahatten dönünce gider Züleyha’yı konağa geri getirir. Demir ta oralardan telefon ettiğinde bile Züleyha ile Yılmaz’ı soruyordu annesine, döndüğünde bu duruma müdahale etmemesi imkansızdı.

 

Bir Zamanlar Çukurova 3

 

 
   
 

 

Demir’in seyahatten dönüşüyle beklenen oldu ve Demir hemen Züleyha’nın peşinden huğlara gidip O’nu konağa geri getirdi ve bundan böyle sadece Haminne’yle ilgileneceğini söyledi. Hatta bu kararıyla ilgili yorumda bulunan Saniye’nin de ağzının payını verdi ve açıkçası içimin yağları eridi. Demir’in Züleyha’nın ağzından olanları dinledikten sonra O’nu teselli etmek için sarılması pek normal bir davranış değildi; neticede Demir evin beyi, Züleyha ise hizmetçisi. Ama aşık bir adam için olağandı, beni şaşırtmadı.

 

“Sen yeter ki üzülme… Kıyamam senin gözyaşlarına…”

 

Bir Zamanlar Çukurova 3

 

Yılmaz olay İstanbul’da yaşandığı için oradaki bir hapishaneye gönderilmişti. Hapishane hayatı o yıllarda şimdikinden çok daha zordu. Eğer döşeğin yoksa mukavva üstünde yerde yatıyordun ve onun için bile ödenecek para hiç de az değildi. Yılmaz için de en zorundan başlamıştı hapishane hayatı. Açıkçası Demir’in Yılmaz’ın davasıyla ilgilenmek için İstanbul’a gitmesi, oradan bir avukat tutması ve Yılmaz’la görüşmesi oldukça şaşırtıcıydı. O da Hünkar gibi Adana’daki kendi avukatlarının davayla ilgilenmesini isteyebilirdi. Ama Demir işini şansa bırakmak istememişti, sonuçta Yılmaz sevdiğini kadının ağabeyiydi.

Yılmaz – Demir görüşmesinin sonucunda büyük ihtimalle Demir gerçeği öğrendi. Sahnenin son kısmındaki müzik altı bölümdeki ve ardından gelen sahnedeki bakışları buna işaret ediyordu. Ancak döndüğünde bunu Züleyha ile Hünkar’a belli etmedi. Cengaver’le buluştuğunda silah talimi yaparkenki hali de öğrendiğini gösteriyordu. Demir sevdiği kadını kaybetmemek için gerçeği bildiğini gizlemeyi tercih etmiş olmalı.

Demir gitmeden Yılmaz’a döşek ve para da vermişti. Hatta Yılmaz o kadar iyi kalpli ki kendisiyle mukavvasını paylaşan arkadaşlarına da döşek ve yemek aldırttı. Ama bana kalırsa bunları yapan Demir, Yılmaz’ın Züleyha’ya yolladığı mektupların yerine ulaşmamasının da sorumlusu. Züleyha ise Gülten’le mektup yollamak istedi. Mektubu merak edip açan Gülten de okuduklarından sonra mektubu göndermemiş olmalı. Bir ihtimal gönderdiyse de Demir Yılmaz’ın eline geçmesini engellemiştir muhakkak. Gülten’in tavrından anladığıma göre Züleyha mektupta hamile olduğunu yazmıştı Yılmaz’a. Tabii haliyle Yılmaz bu mektubu okuyamayacağı için ilerde o çocuğu kolaylıkla Demir’den sanacaktır.

Demir’in geçen bölüm Züleyha’ya olan duygularını hızla belli ettiğinden söz etmiştim. Bu bölümde de aynı tavrını sürdürdü ve Hünkar’a Züleyha ile evlenmek istediğini söyledi. Hünkar göstermelik olarak itiraz etse de, bu karardan memnun değilmiş gibi davransa da Demir çok kararlıydı; Hünkar’ın da beklediği gibi. Zaten Züleyha’nın hamileliğinden dolayı bu evliliğin bir an önce gerçekleşmesi de gerekiyordu. O yüzden Demir’in bu acele kararı Hünkar’ın da isteyeceği bir şeydi.

 

“Onun her şeyini istiyorum. Aşkını, ruhunu, benliğini, bedenini, duygularını, aklına ne gelirse, her şeyini. Sonsuza dek. Öyle bugün, yarın değil. Anlıyor musun beni?”

 

Açıkçası Demir’in bu sözlerinden dolayı ilerde çocuğun kendinden olmadığını öğrenirse onu yine kendi evladı gibi sevip bağrına basacağını düşünüyorum.

Şirkette geçen bu sahnede ilk kez Adnan Yaman Holding binasını da görmüş olduk. Binanın içi ve Demir’in odasındaki sanat yönetimi çok başarılıydı. O yılların filmlerini seyrediyor gibi hissettim hemen. Bu mekanda daha çok sahne geçmeli kesinlikle.

 

Bir Zamanlar Çukurova 3

 

 
   
 

 

Züleyha – Demir evliliği için ilk plan onların baş başa bir akşam yemeğine çıkmasıydı. Ancak Demir’le ikisi baş başa evden çıkamayacağı için Hünkar’la birlikte çıktılar, önce Hünkar’ı başka bir yere bıraktılar, ardından restorana geçtiler. Hünkar, Züleyha’ya Demir’in aldığı şık bir gece elbisesi giydirmişti. Abiye çanta ve ayakkabılarla da elbise tamamlanmıştı. Zaten güzel olan Züleyha daha da göz kamaştırıcı olmuştu. O esnada konağın önündeki süs havuzunu temizleyen Saniye, Fadik ve Gülten’in Züleyha’yı görünce ağzı açık kaldı tabii. Zaten Saniye bölümün başından beri Hünkar’ın tavrından şüphelenmiş “Bu işte bir iş var görürsünüz.” demişti. Fadik ise bölüm boyu Züleyha ile Demir Bey’in arasında bir şeyler gelişeceğini söyleyip duruyordu. Sonunda haklı çıktılar. Saniye ile Fadik’in bu hallerini gördüğüme çok sevindim. Haksız yere Züleyha’ya kötü davranıp, O’nu üzüp duruyorlardı. Züleyha konağa hanım olduğunda ikisinin buna bozulan suratlarını görmek için sabırsızlanıyorum.

 

Bir Zamanlar Çukurova 3

 

Demir yemekte Züleyha’ya evlenme teklif etmedi. Kendisiyle evlenince çok güzel bir hayat yaşayacağını belirten sözler sarf etti. O’na göz kamaştıran bir kolye hediye etti ve dans ettiler. Züleyha’nın Demir kolyeyi taktıktan sonra rahatsızlığını belli eden yüz ifadesi çok yerindeydi. Demir’in evlenme teklifi bile etmeden, Züleyha’nın fikrini bile sormadan ettiği bu cümlelere çok kızdım. Züleyha’nın doğru dürüst konuşmasına bile izin vermemesi çok yanlış bir hareketti. Zenginliğin sağladığı lüks ile O’nun gözünü boyamaya çalışıyor gibi bir hali vardı. Belki bunu amaçlamıyordu ama öyle hissettirdi.

 

Demir: Seni ilk gördüğüm an hayatımın kadını olacağını anlamıştım. Birlikte çok mesut olacağız inan bana.

Züleyha: Ama ben….

Demir: Sana rüya gibi hayat yaşatacağım diyorum. Öyle mesut olacaksın ki uyanmak istemeyeceksin.

Züleyha: Eee Demir Bey…

Demir: Züleyha ne dediğimin farkında mısın? Evleneceğiz diyorum.

Züleyha: Demir Bey siz daha beni tanımıyorsunuz bile.

Demir: Tanıdığım kadarı seni hayatımın kadını yapmaya yetiyor.

 

Tabii ki Züleyha bu evliliğe hemen razı olmadı ve Hünkar’la konuşmak istedi. Yaptıkları konuşmada Züleyha Hünkar’a Yılmaz’ı severken, O’ndan hamileyken başkasıyla evlenemeyeceğini söyledi. İstanbul’a gidip bir şekilde çalışıp geçinebileceğini belirtti. Züleyha’nın bu davranışı O’nun ne kadar karakter sahibi, ahlaklı biri olduğunu gösterdi. Başka bir kadın zengin bir hayat için hemen Yılmaz’ı silebilirdi. Ben O’nun bunu yapmayacağından emindim. Ancak Hünkar öyle şeyler söyledi ki Züleyha, Demir Yılmaz’ı ağabeyi sanmaya devam etsin ve sayesinde idam edilmesin diye bu evliliğe razı olmak zorunda kaldı. Hayatının belki de en zor kararını vermiş oldu böylece. Bence Yılmaz on beş yıla mahkum olacak ve en fazla birkaç sene sonra aftan yararlanıp hapisten çıkacak.

 

Şimdi önünde iki yol var: Ya Demir’le evlenirsin, Demir karnındaki çocuğu kendinin sanır. Yılmaz da idamdan kurtulur. Ya da çeker gidersin. Ama Yılmaz idam edilir. Karar senin. O çok sevdiğin Yılmaz’ın hayatı senin ellerinde.”

 

Tabii evlilik haberi hızla yayıldı. Hünkar kulüpte verdiği davette Züleyha’yı bütün dostlarına ailesi fakir düşmüş, sadece bir büyük halası yaşayan biri gibi tanıttı. Ben bu davetten haberi olup gelen Şermin her şeyi açık edebilir diye bekliyordum ama O maddi olarak Hünkar ve Demir’e bağımlı olduğu için bunu yapmadı. Hatta düğün hazırlıklarında da hep yanlarında bulundu büyük bir coşkuyla. Halbuki birkaç gün önce Züleyha Demir’le birlikte olursa, eğer Demir kısır değilse ve çocuğu olursa kızlarına kalacak mirasın arkasından el sallarız diye dertleniyordu Sabahattin’e. Ama Sabahattin’in O’nun gibi mirasa ortak olma derdi yok. Üstelik Şermin gibi Züleyha huğlara gönderildi diye sevinmeyecek vicdanlı bir adam. Daha önce dediğim gibi Şermin’in yapacağını tahmin ettiğim kötülüklerin önünde güçlü bir şekilde durmasını bekliyorum O’ndan.

Yılmaz hiçbir şeyden habersiz hapishanede Züleyha’dan mektup gelmiyor, kendisini unutmuş olabilir mi diye dertlenirken düğün günü geldi çattı. Züleyha’nın kayık yaka gelinliği O’na çok yakışmıştı. Demir de smokin içinde çok yakışıklı görünüyordu. Ama aralarında aşk olmadıktan sonra bütün bunlar olsa ne yazar… Demir’in gelin odasında Züleyha’ya kolye takarken söylediği sözler yine emrivaki doluydu. Bana bu tavrının sebebi hem gerçekleri öğrenmesi, hem de Çukurova’nın en büyük beyi olmanın vermiş olduğu özgüven gibi geliyor. Ama böyle davranmamalı. Demir’in Züleyha’ya olan aşkını güzel bulsam da bu tavırları bana itici geldi. İstanbul’a gidip Yılmaz’la konuşmadan evvelki gibi daha naif bir aşık portresi görmek istiyorum yine.

 

“Sen de beni seveceksin Züleyha… Bugün değil belki… Yarın değil… Ama bir gün mutlaka. Çünkü ben seni çok seviyorum. Tahmin edemeyeceğin kadar çok.”

 

Bir Zamanlar Çukurova 3

 

Bölüm herkes bahçede Züleyha’nın gelmesini beklerken O’nun kanalın oradaki köprüden kendini suya atmasıyla son buldu. Züleyha Yılmaz’sız yaşayamayacağını bize bir kez daha gösterdi. Ama bebeğinin canına da mal olacak bu hareketi yapmamalıydı bence.

 

“Haklıymışsın. Bu yolun sonunda ölüm varmış. Affet beni bebeğim.”

 

Bakalım Züleyha’yı kanaldan kim kurtaracak? İntihar girişimine Demir’in tepkisi ne olacak? Şu anda hamile olduğunu Hünkar ve Gülten’den başka biri öğrenecek mi? Yılmaz’ın hapishane günleri nasıl geçecek?

Bu bölüm Murat Saraçoğlu ve ekibine merhaba dedik. Bölüm çekimleri, oyunculukları, temposuyla ilk 2 bölümü aratmadı bana. Peki bu bölümü sizler nasıl buldunuz?

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – 4. BÖLÜM FRAGMAN

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Özge

    Ellerine sağlık canım,ayrıntılı güzel bir yazı olmuş😊 Dizimiz tahmin ettiğimiz gibi ilerliyor, tabi olayların bu kadar hızlı gelişeceğini, Yılmaz & Züleyhayı şimdiden 3 kişinin öğreneceğini beklemiyorduk. Bu gidişle bebek doğmadan herkes babasınin Yılmaz olduğunu da öğrenir:) Kaderi değiştirmeye niyetli olan Hünkar Hanım Yılmazı mahvına sürükledi😠 Garibim Yılmaz’ın tam sevdiğiyle mutlu olmanın hayalini kurarken yakalanması, ve Züleyhanin çırpınışları..:( Korkarim aşıkları birarada görmek için daha uzun bir süre bekleyeceğiz. Bölümün yıldızı Hünkarın karşısında şapka çıkartıyorum👏 Kendisinden en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş bir plan beklemiyordum. Ne dersin Gözde,Hünkar Hanım zekasıyla Selim Koçovalıyla yarışır mı😉
    Ve bir anne şefkatiyle Züleyhaya yaklaşan Hünkar’ı tam seveyim diyordum ta ki çıkarı için kızı acımasız bir yol ayrımına sürükleyene kadar.Züleyhaya daha çok çektirecek belli oldu.
    Gaffur, Saniye, Fadik üçlüsü de olmasa kasvete boğulacağız,neyse ki tüm o garip ve sevimli halleriyle yüzümüzü güldürüyorlar☺
    Hayatlarının merkezine koydukları Züleyhayı gönderme isteğiyle o kadar dolular ki nihayet bunu başardıklarında da kutlama yapacak kadar komikleştiler.Canlarım ya😊
    Henüz yolun başındayız ama Demirin sevgisine inamak istesemde olmuyor malesef. Yılmaz ona gerçekleri anlattı mı bilinmez ama bölüm boyunca acayip gıcık kaptım kendisine. Gayet düzgün,kibar görünümlü bir insan olarak kendini gösterip karakterinin ardından karşısındaki kadının fikirlerine,duygularına önem vermeyen bir egoistin çıkması üzdü.😪 İçindeki psikopat sanırım ortaya çıktı ve Yılmaz -Demir arasında gidip gelen ben için gözümde değerini yitirmeye başladı. En sinir olduğum şey de Züleyhayı omzundan öpme hadsizliğini göstermesi..
    Sadece kaşı gözü güzel diye bir insanı sevdiğini zannetme yanılgısına düşmüş Demir Bey. Bakalım Züleyhanın kalbini kazanmak için ne gibi şeyler yapacak,pek umudum olmasa da😒
    Gülten bizi yanıltmayarak abisi gibi kötü bir insana dönüşmeyeceğini gösterdi, Züleyhaya sarıldığında ” şu kızın karşısına da onu gerçekten seven birisini çıkarsa senarist” dedim 🙂 Yılmazı darp etmeleri şaşırtıcı değildi ,70 li yıllarda ortalık karışıktı malum hapishane koşullarının iyi olmamasını ,günümüze kıyasla normal karşıladım o yüzden. Ben mektupları Hünkar almıştır diye düşündüm, Demir aklıma gelmedi gerçekleri bilmiyordur diye. Bakalım arkasından kim çıkacak?
    Ve son olarak favori sahnem , Züleyha’nın en şık haliyle adeta kraliçe edasıyla mutfak ahalisinin karşısına çıktığı an😍 Ve bizimkilerin dona kalmaları. Burada “Oh olsun” demeyen yoktur herhalde😉
    Tahminim Demir müstakbel karısının hayatını kurtaracak ve kimseye bir şey söylemeden düğünü devam ettirecek. Ve züleyha kalbi acısa da Demirin karısı olacak..

    • Gözde E.

      Hoş geldin canım, teşekkür ederim <3
      Ben gerçeğin çabuk öğrenileceğini sanmıyorum, herhalde Yılmaz'ın geri dönüşünde yavaş yavaş öğrenenler çoğalacaktır. Kesinlikle bölümün yıldızı Hünkar'dı dediğin gibi ve muhtemelen dizinin yıldızı da O olacak. Valla Selim Koçovalı ile yarışır bence :))

      Hünkar'ın anne şefkati hem planlı hem biraz da olsa içtendi sanki. Çünkü sonuçta Hünkar çalışanlarına karşı iyi davranan birisi olarak yansıtıldı bize. Ama Hünkar'ı ben de sevmiyorum üzgünüm.
      Gaffur, Saniye, Fadik çok kötü kalpliler ama dediğin gibi dizinin güldüren ayağı da onlar :))

      Demir'in sevgisine inanıyorum ama ne yazık ki karakterimiz narsist. Uçsuz bucaksız topraklar gibi Züleyha'nın kalbi de O'nun olsun istiyor. Tamam iste de zorla da istenmez ki. Omzundan öperken Züleyha'nın bakışları çok iyiydi ama.

      İlerde Züleyha O'nu sever mi, hiç belli olmaz senarist ne yazarsa O, ama bunun olması için önce Demir'in narsist kısmını törpülemesi lazım iyice.
      Doğru diyorsun 70'lerde böyle olması muhtemel, ben yarım yamalak bildiğim için emin olamadım ve yazmak istedim, bir bilen beni aydınlatır diye 🙂

      Bana mektuplar hapishaneye gidip de ulaşmıyor gibi geliyor. Hünkar Gülten'in bildiğini biliyor mu ki? Demir de bilmiyordur herhalde? Bu durumda ihtimal hapishanede bir şey gelirse verilmesinin engellemesi olabilir.

      Sen de Züleyha şık giyindiğinde saçı makyajı da olsaydı diyenlerden misin? Arkadaşım hemen mesaj attı böyle olsaydı diye.

      Umarım Züleyha'nın intiharı Demir ve Hünkar'ı daha sert yapmaz…

      • Özge

        Doğal hali ile daha güzeldi bence, makyaj yapmasina gerek yoktu ,ki düğünde de yüzünde aşırı makyaj olmamasını sevdim:) 70li dönemleri seviyorum aslında, keşke o zamanlar yaşasaydım demişimdir hep. Hatta bir ara dönem hikayesi yazmak için araştırma yapmıştım,dönem kitapları vs .çoğu konuda bilgi sahibiyim o yüzden 🙂 Hünkarın Gültenden haberi olduğunu sanmam, ikisi bağımsız olarak bu gerçeği saklayacaklar sanırım, uzun bir süre. Bir de Yılmazın mektup yazmasını garipmiştim ilk anda, aklına gelmiyor mu birisi açıp okusa her şey ortaya dökülecek, bir de adres olarak çiftliğin adresini mi yazdı onu da bilmiyoruz. Gülten de mektubu sakladı, mektubu postalayacak mı, yoksa saklamaya devam edecek ve Saniyenin eline mi geçecek? Bu da merak konusu.
        Züleyhanın üzerindeki yük de gittikçe artacak, yine uzun bir süre daha Demirin onu yok saymaya devam edeceğini, gerçek manada anlamaya çalışmayacağını düşünüyorum. Tamamen silmiş değilim tabi 😉 Bir de bebek büyümeden Demirle hemen yakınlaşması için baskı yapacak Hünkar hanım, bu da pek içime sinmedi. Demir öyle hissetmese de Züleyha için zorla gerçekleşen bir birliktelik olacak olmasını sevemedim malesef.

        • Gözde E.

          Kesinlikle doğal haliyle güzel bir kadın Hilal Altınbilek, çok beğeniyorum. <3 60'lar, 70'ler ne güzel ya hakikaten. Eski filmleri seyrettikçe ben de diyorum o dönemlerde yaşasaydım diye. İnşallah hikayeni yazarsın da bizler de okuruz. 🙂

          Doğru dedin ya Yılmaz'ın mektupları ulaşsa biri açsa. Amanin yani. Ay lütfen bir de Saniye öğrenmesin gerçekleri. O mektup postalanmış ve eline geçmemiş olsun. Ya da yırtıp atılmış olsun.
          Ben de Demir'i tamamen silmedim. İlerde Züleyha Demir'e aşık olursa, Yılmaz da kötü karaktere evrilirse ZülDem'i desteklerim. Çünkü net bir şekilde Züleyha Demir yan yana uyumlu bir çift. Ama şu an Züleyha O'na aşık olmadan da ZülDem'ci olamam. Evet maalesef bebek büyümeden 1 kere de olsa birlikte olmak zorundalar :((( Bari tecavüz vari bir durumla olmasa bu :((

  • Buke Oguz

    Ellerine sağlık Gozde’ciğim. Yine çok güzel bir yazı olmuş 😍😍
    Bu bölüm Hünkar Demir- Züleyha evliliği ile ilgili planını adım adım gerçekleştirdi. Ilk olarak Yılmaz’ın yakalanması ile onun peşinden giden Züleyha’yi yalnız bırakmadı. Peşinden gitti , O’nu eve getirdi yaralarını tedavi etti. Hatta O’na yatacak bir oda ve gecelik bile ayarlattı Saniye’ye. Tabi tüm bunlar Saniye’yi Züleyha’ya karşı iyice kinlendirdi. Kinlendikçe de kıza eziyetleri arttı haliyle.
    Hunkar Zuleyha’nin işleri eskisi kadar iyi yapamamasını, dikkatinin dağınık olmasını bahane ederek O’nu yine huğlara gönderirken Demir’in kızı eve geri getireceğini adı gibi biliyordu zaten bu yüzden gönderdi kızı. Saniye ve Fadik erken zafer çığlıkları atmaya başladılar tabi. Aksam gobek atmalar ve kebap keyfiyle bu kutlamalar devam etti.Züleyha için bir tek Gülten üzülüyor, hatta Yılmaz yazan yüzüğü bulduğunda bile Züleyha’yı yalancı olmakla suçlamadı. Aksine Yılmaz’a duygularını belli ettiği için kendine kızdı. Gülten’i başından beri seviyorum ama sanki Züleyha’nın mektubunu Yılmaz’a yollamayacak gibi hissettim. Bir de Züleyha’nın saçlarını eline alıp tekrar bırakırken sanki tiksinmiş gibi bir ifade gördüm yüzünde yanılıyor olmayı isterim tabi.
    O mektupta büyük ihtimal Züleyha bebeği olacağını yazdı Yılmaz’a . Gulten’in şaşkınlığını buna yordum.
    Peki Demir ve Züleyha’nın bebeği olduğunda Gülten bebeğin Yılmaz’ın olduğunu bilmeyecek mi? Bunu Züleyha’nın yüzüne vurmayacak mı? Gaffur Saniye yada Demir’e bir şey söyleyecek karakterde değil. Sır tutmayı biliyor . Ama bu durumu kendi lehine kullanıp Yılmaz ile kendine bir gelecek kurma planı yapabilir belki. Yılmaz elbet hapisten çıkıp gelecek. Bebekten haberi olmadığı için Demir ve Züleyha’nın bebeği sanacak. Gülten gerçeği bilse bile Yılmaz’a söylemeyerek önce teselli amaçlı ona yaklaşıp sonra O’nun kalbine girebilir belki.
    İstanbul’a gitmeden önceki Demir’le İstanbul’dan dönen Demir arasında dağlar kadar fark var. İlk başta ihtimal vermemiştim ama bence de Yılmaz Demir’e Züleyha ile sevgili olduklarını itiraf etti. Demir’in gerek konuşması gerek bakışları değişti Züleyha’ya karşı. Ve bu durum hiç hoşuma gitmedi.
    Önce yemekteki hali tavrı çok kabaydı. Züleyha’ya fikrini sorma gereği bile duymadı.Sadece evleneceklerini evlenince nasıl bir hayat yaşacaklarını O’na gösterdiğini söyledi. Bu evlilik için Demir’in Züleyha’yı sevmesi yeterliydi. Züleyha’nın duygularının bir önemi yoktu. Kolyeyi taktığında Züleyha’nın tiksintiyi yüzünden okunuyordu ama garip bir şekilde bunu gören Demir bu durumdan zevk alıyordu. Psikopat bir kişiliğe sahip olduğunun kanıtıydı bu.
    Hünkar ise Züleyha’yı bu evliliği yapmaktan başka çaresi olmadığına Yılmaz’ı kullanarak ikna etti. Züleyha gidecekse Yılmaz’ın idam edilmesini göze alarak terk edecekti Adana’yı. Ya evlenecek ve Yılmaz idamdan kurtulacaktı, ya da gidecek ve Yılmaz ölecekti.
    Züleyha çaresiz bu evliliğe razı oldu ve Yamanlar’ın sofrasına oturmak zorunda kaldı. Kahvaltı sahnesi de yemek sahnesi gibi hatta daha fazla sinir bozucuydu. Hünkar ve Demir’in Züleyha orada yokmuş gibi evlilikle ilgili planları aralarında konuşmaları çok rahatsız etti beni. Ve hayret ettim Demir bir konuda Zülayha’nın fikrini soracağını belirtti. Züleyha’nın istediği yüzükleri alacakmış. Ne kadar kibar değil mı? Oldu olacak gelinlik ve yüzüğü de kendi seçseydi evlenmeye kendi karar verdiği gibi. Züleyha itaat ederdi yeterdi. Çok sinirlendim bu sahnede. Sadece Saniye’nin bu evliliği duyması ve şok olmasını izlemek zevkliydi o sahnede.
    Kahvaltının ardından kulüpte Züleyha’yı gelin olarak tanıtmak, O’nun ailesi ile ilgili bilgi vermek vardı. Şermin de soluğu kulüpte aldı tabi. Bence amacı Züleyha ile ilgili gerçeği söylemekti ama Hünkar’ın üstü kapalı tehdidi üzerine sustu. Tabi Yamanlar’dan gelen paranın kesilmemesi için de menfaatine uygun davrandı bir yandan.
    Düğün hazırlıkları hızla devam ederken Yılmaz’ın zorlu başlayan hapishane hayatı Demir’den gelen parayla biraz rahatlaşmıştı. Ancak Züleyha’dan haber alamamak zordu.
    Düğün günü gelip çatmıştı. Züleyha ve Demir hazırlandı. Ama Züleyha için bu evlilik ölüm ile eşdeğerdi. Çünkü O’nun kalbi yalnız Yılmaz’a aitti. Yılmaz’dan başkasının karısı olamazdı. Bu yüzden evlenmektense ölmeyi tercih etti. Kendini suya bırakmadan önce bebeğinden özür diledi ve suya atlaması ile bölüm sona erdi.
    Bölümün şarkıları yine çok güzeldi.
    Züleyha’ nin Yılmaz’ın peşinden hapishaneye gitmedi, O’nu tuttukları koğuş önünde elele konuşmaları, Züleyha’yi yaka paça ordan kalan görevlilerin ardından Yılmaz’ın kapıyı yumruklayıp çıkmak istemesi duygusal sahnelerdi.
    Gaffur’un herkesi galeyana getirmesi sinir bozucuydu. Alkışlatmalar , yuhalatmalar tam Gaffur’a yakışır hareketlerdi.

    • Gözde E.

      Selam canım, hoş geldin, teşekkür ederim <3 Senin de ellerine sağlık. Bölüm hakkındaki düşüncelerimiz neredeyse birebir aynı ve paralel. Benim kahvaltı sahnesiyle ilgili ilgilendiğim nokta Saniye'nin duyması oldu ondan detaylı yazmadım o sahneyi 🙂
      Gülten Züleyha'ya belki "Bu Yılmaz'ın bebeği değil mi, o zaman niye evlendin? diye sorar. O da sırrını söyler belki. Yılmaz'a da belki söyler ve Yılmaz bir şekilde çocuğunu almak için mücadele eder kim bilir?

      Demir'in bu bölümkü kabalıklarına ben de sinir oldum. Tamam nasıl bir karakter olduğunu okumuştum Murat Ünalmış'ın röportajından ama hemen bu şekilde bir tavır ummuyordum. Karakterin bir tık yumuşatılması gerek bence. Çünkü ciddi bir ZülDem'ci kitle var ve onları diziden ve karakterden soğutmamak şart. Ve bize ilk gösterilen Demir evet hakimiyet egosuna sahipti ama kibardı da.

      Evet, şarkılar yine çok iyiydi. Gülden Karaböcek'in sesi ne kadar da Neşe Karaböcek'inkine benziyormuş. Ben önce şarkıyı öyle aradım ama Gülden çıktı 🙂

      • Buke Oguz

        Keşke senin dediğin gibi davransa Gülten. Daha kiliseden uzak bir senaryo olur öyle olursa. Yılmaz’ın sevdiği ve çocuğunu geri alma savaşını izlemek güzel olur.😊😊
        Sanırım iki bölümdür nazik düşünceli bir adam olarak verilen Demir’in bir anda bu kadar farklı davranmaya başlaması itici geldi. Bastan da tutarsız davransa , ezse ya da küçümser davransa Zuleyha’ya davranışı bu kadar göze batmazdı.

        • Gözde E.

          Aslında sen ilk bölümde annesiyle konuştuğu sahneden bu tarz davranış biçiminde olma ihtimalinden bahsetmiştin. Ama Züleyha’ya hiç öyle davranmadı. Yine de ZülMaz gerçeğini öğrendikten sonra bu hale geldiği için bir yandan da bu ani değişim bana normal geliyor. Ama Züleyha’ya olmasa da biraz daha ego’lu vb. tavırları olsa daha olağan karşılanırdı bütün seyirciler tarafından.
          Yıldız Tunç’un klişeden olabildiğince uzak ilerleteceğini düşünüyorum hikayeyi. Züleyha’nın intihar edeceği mesela hiç aklıma gelmezdi. Direkt masaya oturup evlenecek diye düşünürdüm. (İlk 4 tanıtımlarda atladığını bilmesem.)

          • Buke Oguz

            Evet doğru demiştim ama senin de dediğin gibi gerek Zuleyha’ya gerek Yılmaz ‘a yada diğer çalisanlara karşı bu tarz davranışları olsa olağan karsılanırdı. Sadece annesi ile konuşurken açık veriyordu kişiliği ile ilgili.
            Aynen Züleyha atlamaz diyordum atladı. Ne kadar az klişe o kadar iyi elbette. Yine de iş senaristte bitiyor. Onun takdirine kalmış. Guzel başladı güzel devam ediyor böyle de devam edeceğini düşünüyorum. Yeni bölümü merakla bekliyorum. :)))

          • Gözde E.

            Belki de sevdiklerine karşı açık veriyordur Demir. Mesela sevdiklerimize naz yaparız, onların yanında huysuzuzdur ama başkalarına güleryüzlü vb. O da böyle biridir belki.

            Ben de merakla bekliyorum 🙂

  • Ahmet Adar

    Güsel yorumların için çok teşekkürler.Emeğine sağlık.Hünkarın planlarını çok iyi analis etmişsin.Şehir klubünde de Hünkarın mavraları çok ilginçti.Şerminin karşı çıkmamasına ben de şaşırdım.Gelinini Mabeyinci torunu diye tanıtıp,sürgüne giden padişah sülalesinden göstermesi,burjuva iki yüslülüğünü kullanması bakımından dikkat çekiciydi.Vahide Perçin çok başarılıydı.Yalnıs,O tarihlerde Adana Şehir klubünde kadınların buluştuğunu sanmıyorum.Erkeklerin kumar ve briç oynadıkları şehir klubü vardı.Hatta köylülelerin çok tercih ettiği ,köprü başında muayenesi olan bir dahiliye usmanı Dr Sabahattin bey diye bir doktorun varlığını da hatırlıyorum.Fragman beni çok şaşırttı.Yılmasın ölmeyeceği kesin de bu darağacı sahnesi nedir,ajitasyon mu?Demiri gri yapsaydınıs,tam kötü yapmak neyin nesi,yani Demir Yılmasa avukat tutmamış,Yılmas,Demire gerçekleri söylediği halde bile bile evlenmiş.Yılması beyas,Demiri siyah yapmak şart değildi.Herhalde Yılmasın asılma sahnesi ya rüya ya fake.Bütün yorumcular,Yılmasın ,Betülle evleneceğini,Demirin çiftliğine ortak olacağını öngörüyorlar.Konunun Hanımın çiftliği konusuna dönüşeceği konusunda yorum ve tahminler de ağırlık kasandı.Bende 4 bölümde seriye katılacak,Kerem Alışığın karekterinin ,Yılmasın güçlenmesine yardım edeceğini tahmin ediyorum.

    • Gözde E.

      Hoş geldiniz Ahmet Bey, teşekkür ederim. Kesinlikle Hünkar ve O’nu canlandıran Vahide Perçin çok başarılı. <3 Adana Şehir Kulübü yerine başka bir zengin hanımın konağı, köşkü, evi olarak da yazılabilirdi bence. Sabahattin gerçek bir karakter olabilir demek. Siz Adanalı olduğunuz için biliyorsunuz tabii.

      Fragmanı seyretmedim, ben fragmanları seyretmiyorum diziyi seyrederken heyecanım kaçmasın diye. Ama Tims'in BZÇ Youtube kanalının paylaştığı fragman önizleme resminde darağacını gördüm. Ben tam asılacakken kurtulacak gibi düşünmüştüm onu Yeşilçam filmlerinde sıkça gördüğümüz klişe olarak. Ama dediğiniz gibi Demir avukat tutmamışsa Züleyha'nın rüyası da olabilir. Demir'in siyah olacağını ne yazık ki bekliyordum ama umarım griye döner karakter. Murat Ünalmış bir röportajında Demir narsist sosyopat biri, 11 aydır psikologlardan destek alıyorum demiş.

      Ben de Yılmaz Betül'le evlenecek diyorum ama Hanımın Çiftliği'ne kadar benzeyecek göreceğiz. Yıldız Tunç'un yazdığı işler genelde daha önceki başka işlere çok benzememişti çünkü. Kerem Alışık ile ilgili tahminlerim aynı benim de. Çok sevdiğim bir oyuncudur seyrettiğim kadarıyla, diziye katılmasına sevindim. Frankeştayn oyununda mesela bu rolü çok başarıyla oynamıştı kendisi.

      • Gözde E.

        Düzeltme: 6 aydır destek alıyor.

      • Gözde E.

        @ahmetadar:disqus Düzeltme: 6 aydır psikologlardan destek alıyor.

  • pride&prejudice

    Konusu ile ilgimi ceken bir dizi. Ama Hunkar ve Demir in tavirlari da kabullenilir gibi degil. Bildigimiz zengin aga gucu ile ezilen guzel ama fakir sehirli kiz! ozellikle Gaffur ve kadinlarinin yaptigi zulum cok zor zeyrediliyor. maalesef gercek hayatta da kotu inlarin varligini biliyoruz ama dizilerde boyle gozumuze gozumuze sokulmasini kisisel olarak sevmesem de seyreiyorum. Ama neseli mutlu sahneleri olan dizi de yok gibi. Suanda yayinda olan kotu, hain, entrikaci karamanin olmadigi dizi yok gibi… ne kaar kurgu da olsa insana fenalik geliyor!

    • Gözde E.

      Selam Neslihan, hoş geldin. Kesinlikle Hünkar ve Demir’in tavırları konusunda katılıyorum. Ama iki oyuncu da rollerini layığıyla oynuyorlar, Hünkar’ın zekasına, oyunlarına hayran kalıyorum doğrusu. Allah’tan Gaffur ve kadınlarının kısmında iyi kalpli bir Gülten var 🙂 Saniye karakterini oynayan oyuncuyu ilk kez seyrediyorum, çok iyi bir oyuncuymuş doğrusu.

      Evet bu yıl dizilerimizde çoğunlukla dram var, bol bol kötü, hain, entrikacı karakter var. Pazar akşamlarını bile dram dizilerine boğacaklar. O yüzden Kızım ve Bizim Hikaye’yi de seyrediyorum ve nefes alıyorum.

      • pride&prejudice

        Pazar aksami seyrettigim dizi yok…dun erkenci kus vardi ama o turde seyrettigim tek dizi zaten her gece dizi seyretmiyorum zaten yabanci dizilerinde yeni sezonlari baslamis. greys anatomy 15 inci sezonla actim benim sadece pazartesi cuma disinda olan dizileri sonradan seyretmeyi tercih ediyorum.

        • Gözde E.

          15. sezon mu vaaay, ama bir sezonda kaç bölüm var tabii o da önemli 🙂 Reklamlar o kadar çok sefer giriyor ki en mantıklısı sonradan seyretmek hele digitürk kayıtsa, televizyon ekranından seyrediyorsan.

          • pride&prejudice

            yabanci diziler 40 dakika ve genel de sezonlari 10 bolum oluyor ama greys anatomy 8 bolumluk sezon yapmis

          • Gözde E.

            2 sezon arası uzun mu oluyor yabancı dizilerde?

          • Ahmet Adar

            hepsi ayni değil,serisine göre,yapımcı şirketine göre değişiyor.6 ay bir sene arasında oluyor.Her şirketin ayrı,ayrı hususiyetleri,prensipleri var.Netflik,Hulu,Amason,Showtime,HBO,CBC,NBC,Network,AT&T,Bbc öne,bbc two gibi.Periyodik dramalar daha geç geliyor.This is us ,Shamales,The Deuce ,Outland,Poldar,The gifted,the resident,Grey’s Anatomy,The last shıp, çabuk geliyor,örnek vemek gerekirse.Keşke sen de seyretsen de değerli yorumlarından faydalansak.

          • Gözde E.

            This is us’u seyretmeyi çok istiyorum. Bir de handsmail tale ilgimi çekiyor. Shamales’i Bizim Hikaye’yi seyrederken kafamı karıştıracağı için seyretmek istemiyorum yoksa blu tv’yi her açtığımda beni seyret diyor bana. Bu dizilerin içinde dram-romantik olanlar hangileri?

          • Ahmet Adar

            Outland,A discovery of witches,Manifest,You,Famous in love,Kidding,İnsecure,The cry,Rel,New Amsterdam,Forever 2018,The Deuce,Yellowstone,God friended me,Sweet bitter.

          • Ahmet Adar

            The handmaid’s tale romantik değil,karamsar,distopik tür deniyor.2 seasonu devirdi.ona yetişmen güç.Yeni başlayan çok değişik ve romantik konulu Manifesti seyretsen çok seveceğine eminim.