BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – İntikam Ateşi

Bir Zamanlar Çukurova AB’de 10.85 reytingle, total’de ise 12.51 reytingle en çok izlenen yapım oldu. Tebrikler…

Konuk yazarım Gözde dizinin 6.bölüm izlenimlerini kaleme aldı. Öncelikle keyifli okumalar ^^ Ardından da yorumlarda buluşalım mı?

 
   
 

 

Bölüm yorumlarıma geçmeden önce sizlerle güzel bir haberi paylaşmak istiyorum: Bir Zamanlar Çukurova Cannes’da gerçekleştirilen Mipcom 2018 Fuarı’nda “Yılın En İyi ve Trend Draması” olarak anons edilmiş. Ayrıca listedeki tek Türk dizisiymiş. Bu başarı için tüm ekibi yürekten kutlarım.

 

Bir Zamanlar Çukurova 6. bölüm
Hamilelik Züleyha’ya ne kadar da çok yakışmış ^^

 

Bu haftaki bölüm beklediğim gibi zaman atlamasıyla, yaklaşık altı ay sonrasından başladı. Züleyha’nın karnı burnunda, doğumu yaklaşmıştı. Yılmaz’ın öldüğünü sanıyor, O’nun için üzülüyordu. Ancak bir yandan da oradaki hayatına uyum sağlamış olması dikkatimden kaçmadı.

İlk sahnede balkonda “Yılmaz’ın evladını sıhhatle dünyaya getireyim.” diye dua ederken yanına gelen Demir’in bunu duyup duymadığından emin olamadım. Duyduysa da duymamış gibi davrandı ve Züleyha’ya sevgiyle sarıldı. Zaten duymuş olsa bile Züleyha’yı kaybetmemek için bu saatten sonra her şeyi kabullenmesi gerekiyor.

 

Bir Zamanlar Çukurova 6. bölüm

 

Demir, Ticaret Odası Başkanı seçilmiş ve şerefine bir davet verilecekti. Haliyle artık evli bir adam olduğu için davetlere annesiyle değil karısıyla gitmeye karar vermişti. Demir evden çıkarken Züleyha’ya belli bir saatte hazır olmasını söylediğinde Hünkar çok bozuldu, bu hali çalışanların da gözünden kaçmadı. Evli bir adam olsa da oğlunu hala küçük çocuk gibi görüyor Hünkar. Geçtiğimiz bölümlerden birinde Demir’e sofraya otururken ellerini yıkayıp yıkamadığını sormuştu mesela. İşlerin başında Demir var ama Hünkar, Demir’in O’na sadece danışmasını değil, işleri O’nun istediği şekilde yürütmesini istiyor. Bu bölümde de yine çatışma yaşandı aralarında. Demir boş bir araziye Cengaver’le ortak kombine tesis kurmaya karar vermişti ve Hünkar’a danışmamıştı. Demir yaşı ve eğitimi gereği yeniliklere açıktı; Hünkar ise eski kafalıydı, fazla toprak sahibi olmanın tek başına yeterli olduğunu düşünüyordu. Demir’in burada savunduğu tezi çok yerinde buldum. Eğer gelişmezlerse bu toprakların tek başına bir anlam ifade etmeyeceğini söyledi. Hünkar ortak iş yapması konusunda da babasının da aynı hataya düştüğünü belirtti. Demir babasının başka hatalar da yaptığını söyledi. Acaba bu hatalar ne olabilir? Öldürülmesini mi kastediyor? Hünkar’ın artık Demir’in bir yetişkin olduğunu kabullenmesi ve O’nun işlerine karışmaması, sadece gerektiğinde yardımcı olması gerekiyor. Demir’in de dediği gibi artık işleri değil torununu düşünmeli.

Davet saati geldiğinde heyecanla bu geceyi beklemiş olan Hünkar da hazırlandı ve Demir ve Züleyha ile birlikte davete gitti, eline geçen her fırsatta da bir şeylere karıştı. Ben Demir’in artık davetlere karısıyla katılmak istemesini haklı bulsam da kendi şerefine bir davet olduğu için annesini de götürmesi gerektiğini düşünüyorum. Şayet götürmemeye karar verdiyse de bunu o sabah değil, önceden kendisine söylemiş olması gerekirdi. Hünkar bu kararı öğrendiğinde elbisesinin hazırlanmasını istiyordu ve çalışanların önünde mahcup duruma düştü. Burada bir şeyi merak ettim: Acaba Demir Filiz’le evliyken bu durum nasıldı? Demir o zamanlar annesini de yanlarında götürüyordu da o yüzden mi Hünkar bu defa da aynı beklentiye girdi?

 

Bir Zamanlar Çukurova 6. bölüm

 

Geçtiğimiz bölümde Züleyha Saniye’ye haddini bildirmişti ancak Saniye ile Fadik hala O’nun arkasından ileri geri konuşmaya devam ediyorlardı. Mutfakta Züleyha’ya yakalandılar ve Saniye yüzüne karşı da hadsizliğini sürdürünce Züleyha haklı olarak ikisini de kovdu. Olaydan haberi olan Hünkar da Züleyha’nın arkasında durdu. Durumun ciddiyetini ilk Fadik kavradı ve Züleyha’nın ayaklarına kapanıp özür diledi. Evvelce yaptıklarından dolayı bunu hak etmişti, çok keyifle seyrettim bu sahneyi.

Saniye önce kendini çok önemsediği için Gaffur’a bu olayı çözmezsen boşanırım diye rest çekmeye kalktı ama baktı işler beklediği gibi gitmiyor, Gaffur bir de O’nu boşuyorum diyerek kapı önüne koyunca Saniye de Fadik gibi diz çöküp Züleyha’dan özür dilemek zorunda kaldı. Tabii ki Saniye’nin bu halini de keyifle seyrettim. Yemin ederim derken samimiyetine de hiç inanmadım.

 

Gaffur tabii beklendiği üzere önce durumu elindeki kozu kullanarak çözmek istedi ama Hünkar’dan Demir’in de her şeyi bildiğini ve kendisinin artık arkasında olmayacağını öğrenince sindi. Aslında Demir belki bebekle ilgili gerçeği bilmiyor ama Gaffur her şey deyince onu da bildiğini sandı. Yoksa hala elinde bir koz var diye sevinirdi. Gaffur da şımarmıştı, Hünkar’ın karşısında sindiği iyi oldu. Ama yine de o mektup parçası bir gün birinin eline geçecek ve olanlar olacak. Gaffur’un elindeki kozun işe yaramaması üzerine Saniye’yle olan kavgadaki sözleri de çok yerindeydi. Bulundukları yerdeki her şeyin Yamanlara ait olduğunu hatırlattı. Saniye, O’nun erkekliğine laf edip yüzüne tükürünce attığı tokat da yerindeydi. Hiçbir kadına şiddet uygulanması taraftarı değilim ama bir hizmetçi olarak fazla şımarmıştı ve Gaffur da o sözleri hak etmiyordu. Saniye özrünü dileyip konakta kalmaya devam etti ama Gaffur’a olan küslüğü bölüm boyu devam etti. Onların her sahnesini seyretmek büyük keyif. İki oyuncu da döktürüyor.

 

Gülten her zamanki gibi kimsenin arkasından konuşmayıp işini yapmaya ve Züleyha’yla dostluğunu, sırdaşlığını sürdürüyordu. Züleyha’nın Yılmaz’ı unutamadığını, bir an bile aklından çıkaramadığını söyleyebileceği bir tek Gülten vardı. Ama Gülten O’na unut diyordu. Peki kendisi Yılmaz’ı unutabilmiş miydi ki? Tahmin ettiğim gibi Gülten’i çiftlikte çalışan bir gençle evlendirmeye karar verdiler. Gülten önce dirense de kabul etmek zorunda kaldı ve söz kesildi. Durumu tıpkı Züleyha’ya söylediği gibiydi.

 

“Kim sevdiği ile evlenmiş ki? Sen sevdiğinle mi evlendin?”

 

Yine de Züleyha’nın mektuplarını Yılmaz’a göndermediği için Gülten’e hala kızgınım. Gerçi gönderseydi de hem yine Yılmaz’a ulaşmayacaklarını hem de Hünkar’ın bu durumu duyunca işinden olacağını düşündüğüm için Gülten’i anlamaya çalışıyor bir yanım.

Züleyha’nın Yılmaz’ın ölümünden kendisini sorumlu tutup ağladığı ve Yılmaz’la sinemadayken alyansları gördüğü günü hatırlayıp üzüldüğü sahnelerde benim de O’na sarılıp teselli edesim geldi. Keşke Yılmaz’ın yaşadığını öğrenebilse de bu kederi biraz olsun hafiflese…

Züleyha’nın Haminne ile olan sahnelerini de çok seviyorum. Tıpkı gerçek bir anneanne – torun gibiler yan yanayken.^^ Bu sahneleri görünce anneannemin hayatta olmasına şükrediyorum.

 

 
   
 

 

Şermin’de yine en ufak bir değişim yoktu. Yine Züleyha ve Hünkar’ın yüzüne gülüyor, arkalarından konuşup duruyordu. Sabahattin’le de aralarında hiçbir düzelme olmadı. Hatta haftada bir gün ücretsiz hasta baktığını öğrenince kocasıyla gurur duyacağına -Hünkar gibi merhametli olmasını öveceğine- bu davranışını yerdi. O’ndan tek beklentisi eve para getirmesi. Sabahattin de haklı olarak Şermin’e çalışmasını tavsiye etti ama koskoca Şerafettin Yaman’ın kızı Şermin hiç çalışmaya yanaşır mı? O sadece hiçbir emek sarf etmeden hazırdan gelen parayı yesin. Sabahattin bu bölümde de boşanalım demeyi sürdürdü. Yalnız eğer boşanamayacaklarsa her bölüm aynı cümleyi duymak tat vermiyor. Şermin’in arkadaşı Pervin de aynı O’nun gibi kötü kalpli. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Şermin’e yine de ümidini kesmemesini, bebeğin ölü doğabileceğini söyledi ya, pes dedim!

Şermin Saniye’ye Züleyha’nın dedikodusu yaparken serada çiçeklerle uğraşan Züleyha O’nu duydu. Nihayet Züleyha’nın Şermin’in gerçek yüzünü fark etmesine sevindim. Ama kaç zamandır Sabahattin’in O’nu bu konuda uyarmış olmasını beklerdim doğrusu. Züleyha’nın bu konudaki hamlesi Demir’le Şermin hakkında konuşurken O’na akıl vermesi oldu. Şermin yine Paris’te okuyan kızı Betül için Demir’den ilave para istemişti. Demir Şermin’in yüzsüzlüğünden, müsrifliğinden, geçinememesinden şikayetçiydi. Züleyha para göndermemesini önerdi. Bu sahnede Demir Züleyha’ya ilk defa gerçek bir karı koca gibi, aile gibi hissettiğini söyledi. Kendisinin derdini paylaştığını, O’nun da dinleyip akıl verdiğini belirtti. Züleyha bunu duyduğuna pek memnun olmasa da acaba Züleyha ile Demir arasındaki bu tip sahnelerin devamı gelecek mi? Züleyha hala unutmadığı Yılmaz’ı bir gün unutup Demir’e karşı bir şeyler hissedecek mi, ne dersiniz? Ben o dönemlerin filmlerindeki unutulmaz aşklarla büyüyen biri olarak bunun çok zor olduğunu düşünüyorum. Yalnız bu sahnede Demir’in Şermin’in bebek için aldığı hediyeyi beğenmeyip benim çocuğuma bunu mu layık görmüş şeklindeki yaklaşımını sevmedim. Zaten bebekler hızla büyüyor, üstlerini pisletip duruyorlar; pahalı kıyafet olsa ne olur, olmasa ne olur…

Bu bölümde de birkaç kez Şermin’in kızı Betül’le telefon konuşmalarına şahit olduk. Sizce de artık Betül’ün yüzünü görme vaktimiz gelmedi mi? Betül’ü kimin canlandıracağını ve Yılmaz’la aralarında bir ilişki olup olmayacağını öğrenmeyi merakla bekliyorum.

Paranın yatmadığını öğrenen Şermin şirkete Demir’le konuşmaya gitti. Aralarındaki yüzleşmenin sonunda Demir’in oturdukları evi kendisine satmasını teklif etmesinin ardından Şermin Demir’e karşı iyice bilendi ve Saniye’yi iş birliğine ikna etti. Saniye’nin tarlalardan bulduğu yılanı bir şekilde Züleyha’nın odasına bıraktılar. Gülten bu iş birliğine şahit oldu ama nedense kimseye bir şey demedi. Gülten geçen bölüm de Yılmaz’ın çiftliğe geldiğini görmüş ama bunu Gaffur’dan başka kimseye dememişti. Aslında işinden başka bir şeyle ilgilenmiyor olması yerinde bir hareket olsa da bazı şeyleri de saklamamalı.

 

Bir Zamanlar Çukurova 6. bölüm

 

Yılmaz beklediğimiz üzere ölmemiş, hayati tehlikeyi atlatmıştı. İdam cezası müebbede çevrilmişti. İçinde intikam ateşi yanıyor, Demir’e karşı öfkesi yüzünden okunuyordu. O’nun yaşadığını duyan Demir hemen harekete geçti ve O’nu hapiste şişletmek için Sait’le anlaştı. Müebbet yemiş adamı öldürmeye çalışmak neden? Züleyha zaten Yılmaz’ı öldü bilmiyor mu? Acaba Demir bebekle ilgili gerçeği de biliyor da Yılmaz’ı öldürtecek kadar kininin sebebi bu mu?

 

Bir Zamanlar Çukurova 6. bölüm
Hoş geldin Ali Fekeli.

 

Ama Demir’in bilmediği bir şey vardı. Yılmaz’ın koğuşuna Ali Fekeli gelmişti. Geçtiğimiz bölümlerde Hünkar’la Şermin arasında Fekeliler hakkında bir konuşma geçtiğinde aklımdan onlardan birini dizide görebileceğimiz geçmişti ancak yazımda bahsetmemiştim. Tahminimce Ali Fekeli, Demir’in babası Adnan Yaman’ı öldüren kişi. Kerem Alışık Fekeli rolüne çok yakışmış. Daha koğuşa ilk girdiği, sandalyeye oturup heybetini gösterdiği ilk sahneden hayran oldum kendisine.

Yılmaz önce Fekeli’nin dikine gitti. Herkes gibi elini öpüp para almayı da, getirttiği yemeği yemeyi de, lavaboda havlusunu tutmayı da reddetti ve nerdeyse kavga edeceklerdi. Fekeli O’nun bu davranışlarına kızsa da içten içe hoşuna gittiği belliydi. Ardından Yılmaz tam şişlenecekken Fekeli O’nu kurtardı ve aralarında bir baba – oğul ilişkisi başladı. Ben Yılmaz – Fekeli sahnelerinde aralarındaki enerjiyi çok sevdim. Çarçabuk gelişen dostluklarını da inandırıcı buldum. Yılmaz’la sohbetlerinde Fekeli’nin sözlerini de hayranlıkta dinledim. O’na bir baba gibi öğütler vermesi çok güzeldi.

 

“Senin kanatların yüreğinde. Eğer dönmezse açarsın kanatlarını uçar gidersin.”

“İntikam öyle öfkeyle, sinirle alınmaz; uhuletle ve suhuletle alınır. Çünkü intikam soğuk zehirli bir şeydir ve insan bir gün apansız akrep gibi kendi kendini sokabilir.”

 

Dizinin yönetmeni Murat Saraçoğlu’nu, ustası Hüseyin Karakaş’ın çektiği Kartallar Yüksekten Uçar dizisinde Sadri Alışık’ın canlandırdığı Banazlı İsmail’in repliğini oğlu Kerem Alışık’a söyletmesi de çok güzeldi.

Bu süreçte Yılmaz’ın da yararlanacağı genel af çıktı ve Demir bu defa da önce Yılmaz’ın hapishaneden kendisi gelmeden tahliye edilmesini önlemeye çalıştı, bunda da başarılı olamayınca önceden tanıdığı belli bazı tekinsiz adamlardan şehirden çıkmadan Yılmaz’ı bulmalarını istedi. Ancak Yılmaz kamyonla Adana’ya gittiği için başarılı olamadı. Buradan yola çıkarak Yılmaz’ın geçen bölüm hastaneden kaçtığında Adana’ya yine otostop çekerek geldiğine kanaat getirdim. Demir’in önce Sait’e silah çekmesi, sonra da İstanbul’da bu tekinsiz tiplerle iş birliği yapması O’nun ne kadar tehlikeli olduğunun bir göstergesiydi bana göre. Bir de hem daha önceki, hem de yerine gelen yeni cezaevi müdürünün Yamanlar’dan bu kadar korkmasından da hiç hazzetmedim. İsim her şey demek olmamalı.

Hünkar’ın da televizyondan genel af çıktığını ve Yılmaz’ın da yararlanacağını öğrendiğinde, sonra Demir İstanbul’a gittiğindeki korkusu görülmeye değerdi. Bence bunlar iyi günleri. Asıl Yılmaz güçlenip karşılarına çıktığında korkmalı.

Yılmaz hapisten ayrılmadan önce Fekeli’yle son konuşmasında O’na Adana’ya Demir Yaman’ın canını almaya gittiğini söylediğinde Fekeli’nin yüz ifadesi dikkat çekiciydi. Bunun sebebi Adnan Yaman’ı öldürdüğü için çocuğuna hasret kalması olmalı. Acaba Fekeli’nin çocuğunu da dizide görebilecek miyiz ve görürsek hikayemize ne gibi bir katkısı olacak? Bir de afla dışarı çıktığında pek Adana’ya dönmeye niyeti olmayan Fekeli bu kararından nasıl vazgeçecek acaba? Yılmaz’la tekrar nasıl bir araya gelip intikam için birlikte mücadele edecekler?

 

 
   
 

 

Bir Zamanlar Çukurova 6. bölüm
Yılmaz yeniden Adana’da.

 

Yılmaz önce kamyonla, sonra da arabayla Adana’ya çiftliğe gelmeyi başardı. Demir sabah ilk uçakla gelse de Yılmaz çiftliğe varmadan yetişemedi. Demir bir an hızla arabasını sürerken acaba Yılmaz karşısına çıkacak ve O’nu ezmeye kalkacak mı diye düşünmedim değil.

Şermin ve Saniye’nin ortak planıyla odasına koydukları yılanı sabah kalktığında fark etti Züleyha ve korkuyla koşarken merdivenlerden yuvarlanıp düştü. Haliyle kanaması oldu ve doğum başladı. Yılanı Gülten öldürüp getirdiğinde Haminne’nin söylediğine göre engerek yılanıymış ve öldürücüymüş. Şermin’in hem bunları planlayıp hem de pişkin pişkin yardımcı olmaya çalışan bir edayla ortalıkta gezinmesine sinir oldum. Neyse ki Hünkar doğum yapılan odadan dışarı çıkardı O’nu. Aslında bu olay biraz da iyi denk geldi. Çünkü bir gece evvel Züleyha “Bebek beklediğinden erken doğunca ya Demir gerçeği anlarsa?” diye endişe ediyordu. Şimdi düştü, kanaması oldu ve doğuma aldık diyecekler; kimse de şüphelenmeyecek.

 

Bir Zamanlar Çukurova 6. bölüm
Bebek geliyor.

 

Züleyha’nın doğum sahnesi çok gerçekçiydi. Bugüne kadar seyrettiğim en başarılı doğum sahnelerinden biriydi. Hilal Altınbilek’in performansı çok başarılıydı.

Tam doğum sırasında da Yılmaz çiftliğe girmiş, Züleyha’yı arıyordu ve bir süre sonra Züleyha’nın bağırışlarını duydu. Tam bebeği doğarken babasının yakınında olması çok ince düşünülmüştü, anlamlı bir tesadüftü ve beni çok duygulandırdı.

Bölüm bebeğin doğumuyla son buldu. Hünkar’ın yüzündeki ifadeden ölü doğum olduğu izlenimine kapıldım. Acaba bebek yaşıyor mu? Yılmaz’ın bebeğe karşı tepkisi ne olacak? Kendinden olduğunu anlayabilecek mi? Gülten Yılmaz’ı çiftlikte görecek mi? Yılmaz Demir’le karşılaşacak mı? ve daha birçok soruyla birlikte yeni bölümü merakla beklemeye başladım bile.

Peki sizler bu bölümü nasıl buldunuz?

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA 7. BÖLÜM FRAGMAN

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Buke Oguz

    Ellerine emegine sağlık canim. Çok güzel bir yorum ve analiz olmuş yine 😍😘
    Öncelikle ben de tüm ekibi mipcom’daki başarısından dolayı tebrik ediyorum. Bu kadar kısa zamanda bu noktaya gekerek alkışı sonuna kadar hak etti.👏👏
    Öncelikle Demir’in Yılmaz’ın yaşadığını bildiğinden emindim ki bilmese mantıksız olurdu. Hünkar’ın da haberi olması doğaldı aslında çünkü hapishane müdürü Yılmaz’dan daha çok Hünkar ile iletişim halindeydi. Demir Yılmaz’ın bu kadar çabuk cezaevine dönmesine şaşırdı demek ki durumu bayağı ağırmış ki tahminimce Demir O’nun yangında aldığı yara ile ölmesini umuyordu.
    Züleyha ise Yılmaz’ın ölüm haberi üzerinde bebeğine tutunmuş. Yılmaz’ı ve ölümünü, O’nun hayatını mahvedişini unutamayıp hala acı çekiyor. Yine de Demir Yaman’ın karısı olmayı kabullenmiş. Demir yaklaştığında, dokunduğunda eskisi kadar tiksinmiyor gibi duruyor.
    “Gelin Hanım” olarak bu bölüm yerinde bir karar verdi Fadik ve Saniye’yi kovarak. Saniye bu muameleyi sonuna kadar hak etmişti. Hünkâr da gelinin ardında durdu. Bu özür dileme mevzuu konusunda Hunkar’ın destek vermesini Züleyha rica etmiş demekki. Bu arada Hünkar huğlarda verilecek cezalardan Demir’in, konakta ise kendinin sorumlu olduğunu üstüne basa basa belirtirken bir nevi gelinine göz dağı da veriyordu. O istediği için Züleyha çalışanlara böyle davranabiliyordu… Fadik ve Saniye’nin Züleyha’dan özür dilediği sahneleri izlemek büyük keyifti.
    Gaffur büyük hanımın sağ kolu diye dik dik konuşmaların, tehditlerin, haddini aşmaların bir bedeli olacaktı.
    Gaffur da büyük hanımını tehdit etmenin karşılığını aldı ya oh dedim. O sinmiş hali, paniğe kapılması, Saniye’ye sözleri senin de dediğin gibi çok yerindeydi. Gaffur Saniye’nin restini gordu ve “bosaniyorum ” diyerek O’nu kapinin onune koydu ya oh dedim. Ha Saniye’nin kocasına tükürmesi, kocasının karısına tokatı hoş değildi o ayrı. Ama kavga sahnesi çok iyi çekilmisti bu da bir gerçek çok beğenerek izledim.
    Karı koca hadlerini aşmışlardı bu ders ikisine de lazımdı ellerinize sağlık Hünkar ve Züleyha 👏👏.
    Demir için Yılmaz’ın müebbet almış olması yetmiyor ki adamın yaşadığını öğrenir öğrenmez öldürtmek için adam soktu içeri. Ne nefretmiş pesss. Hem adamın hayatını mahvedin, sevdiğini elinden alın hem de elinde canından başka bir şeyi kalmayan adamı öldürene kadar elinizden geleni ardınıza koymayın 😡
    Genel af konusu Demir ve Hünkar’ı paniğe sürükledi. Yılmaz’dan korkuyor ana oğul. Yılmaz’ın yaşadığını öğrenirse Züleyha’nın gideceğinden mi korkuları, yoksa Yılmaz’ın intikam almak için döneceğinden emin olmaları mı?
    Bu arada o 70 li yıllarda müebbet cezası almış olan mahkumlar aftan yararlanabiliyorlar mıydı acaba? İzlerken kafama takılan bir konu oldu bu.
    Bölümde beni rahatsız eden bir detay da Cengaver ve Demir’in kombine tesis kurulacak araziyi gördükten sonra ortaklık konusunda anlaşmaları üzerine bunu kutlamak için peşpeşe havaya ateş etmeleri oldu. Silahların güç gösterisi ve kutlama amaçlı kullanılmasını sevmedim sevemiyorum ve herhalde hiç sevemeyeceğim.
    Demir’in başkan seçildiği gecede karısıyla birlikte annesi de olmalı diye düşündüm ben de ve Demir Züleyha ile gideceğim dediğinde Hunkar’ın haline üzüldüm doğrusu. Oğlu ile gurur duyacağı geceye oğlu tarafından davet edilmemesi hoş değildi. Ha Demir kendince haklı olabilir karısı varken annesini götürmeme konusunda ama bu herhangi bir davet değildi, bunu düşünmesi gerekirdi.
    Hunkar’ın herşeye hükmetme, karar verme huyu doğal olarak Demir’i rahatsız ediyor. Hünkâr belki bir tek ortaklığın riskli bir olay olduğu konusunda haklı olabilir ama Demir’in hislerine güvenmesi gerekiyor artık.Demir kendi kararlarını verecek yaşta ve belli bir eğitimde. Hünkar’ın istediklerini yapacaksa o zaman Hünkar yönetsin işleri ,Demir elini çeksin ve köşesine çekilsin. Karısı ve doğacak bebeği ile ilgilensin.
    Şermin’e yine sinir oldum bu bölüm. Ve konağa her elinde tabak ile geldiğinde bir gerildim. Saniye dersini almış ve konuşmaya tövbe etmiş olsa da Sermin’in çenesi durmadı ve söylediği her şeyi Züleyha duydu. Bunu Hünkar’a anlatacak diye bekledim ama O başka bir strateji geliştirdi ve Demir’e Şermin’e para verme konusunda ağırlığını koyması aklını verdi. Şermin bu durum karşısında delirdi ve acısını Züleyha’dan çıkarmaya karar verdi.
    Saniye’yi ikna edip yılan buldurdu ve bunu Züleyha’nin yatağının altına yerleştirtti. Gülten ikisinin bir iş karıştırdığının farkındaydı ama ne olduğunu ancak Züleyha yılanı görüp merdivenden yuvarlanınca anladı .
    Iki kadının bu kadar soğukkanlı bir biçimde, bu kadar canice bir plan yapmaları hoşuma gitmedi. Biri anne iki kadının bir anne adayı ve bebeğini öldürmeye karar verecek kadar acımasız olabilmesi çok acı . Nefretin bir insana neler yaptırabileceginin ikinci örnegi oldu bu ,bölüm boyunca izlediğiniz.
    Ve bebek sanki ölü doğdu izlenimi verilmiş olsa da senaryo ve hikayenin devamı açısından bebeğin yaşaması gerekiyor.
    Bu arada Yılmazın konağa varma , Zuleyha’nin bağrışlarını duyma ve bebeğin doğma zamanlaması gerçekten çok güzel düşünülmüştü. Bebeği doğarken yanında Demir değil de Yılmazın olması çok güzel bir ayrıntıydı.
    Son olarak sordugun soruların hepsine katılıyor ve cevaplarını öğrenebilmek için önümüzdeki bölümü merakla bekliyorum.

    • Gözde E.

      Selam canım, çok teşekkürler güzel yorumların için <3 Bu kadar çabuk dediğimiz yaklaşık 6 ay ama baya da kalmış, mucize eseri hayatta kalmış Yılmaz.

      Umarım Züleyha'nın eskisi kadar tiksinmeyişi bu seviyede kalır. Demir'e aşık olmasını isteyebilirdim eğer Demir'in geçen bölümlerdeki davranışları olmasaydı ama şu an ııh.
      Züleyha'nın gideceğinden daha fazla korkuyorlar bence. Çünkü evliliği bilip bilmediğinden haberleri yoktu.
      Ben de sevmedim havaya ateş etmesini Demir ve Cengaver'in, düğünde de sevmemiştim. Senin gibi ben de sevmem.
      Şermin anne evet ama onun için önemli olan sadece kendi çocuğu. Kendi çocuğunun geleceği için başka bir çocuk ölmüş kalmış umurunda değil. Ben belki bir ihtimal değişir, iyi insan olmaya başlar belki demiştim ama tık yok. Saniye'nin de eline geçen ilk fırsatta Züleyha'ya karşı hamle yapması normaldi. Bakalım Gaffur'daki mektubu da O mu bulacak? Bulursa amanin.

      • Buke Oguz

        Saniye mektubu buldugu anda kimseyi dinlemez ortalığı ayağa kaldırır valla.

    • Nur

      Merhaba Buke, hoşgeldin. Çukur’dan sonra Çukurova’cıyız artık. Çukur’da benim Vartolim vardı burda Fekelim oldu ( ilçe ilçe geziyom) Senin de Yamaç’ın burda Yılmaz oldu galiba..

      Gaffur’un Saniye’ye tepkisini tokat olarak göstermelerini çok hassas düşünülmüş olarak yorumladım ve çok beğendim, çünkü Gaffur karakterinde bir adam o yılların Adana’sında ( ve günümüz de bile) o kadının kemiklerine varana kadar kırardı, yapımın hem bunu gerçekçi yansıtması hem de hassasiyetle yaklaşmasını çok takdir ettim.
      Hünkar ve Züleyha arasında ev içi iktidar mücadelesi kaçınılmaz ama benim merak ettiğim iş ile ilgili olacaklar ve Hünkar’ın tavrı? Hünkar bir noktada işin içine girmek zorunda ve asıl o zaman ana-oğul ilişkisi nasıl olacak çok merak ediyorum çünkü anne ve oğul şu an hükümdarlık alanlarını ayırmış ikisi de çok çetin ceviz karakterler.. Aslında Kartallar Yüksekten Uçar’ı yeniden izlemek istiyorum orada Hanımağa vardı ama Hanımağa’nın oğlu var mıydı, var ise nasıllardı, unutmuşum, bir ara bulup mutlaka izlemem lazım yeniden.

      • Buke Oguz

        Selam Nur seni burada gördüğüme sevindim. Ya merak ettim Çukuru bıraktın mı? Uzun zamandır yorumlarda göremedim seni 😔
        Yamaç’ımın yeri aynen duruyor😍
        Gaffur yılların Adana’sındaki tavrı Gülten’i döverek göstermişti maalesef. Saniyeye daha insaflı davrandı ama iki olay da hoşuma gitmedi yine de. Ve dediğim gibi Saniye’nin Gaffur a tavrını da aynı şekilde yanlış buldum.
        İş konusunda mutlaka ciddi çatışmalar olacaktır.

      • Buke Oguz

        Çukur’a yorum yazmışsın daha şimdi gördüm 🙈🙈

        • Nur

          Evet:)

  • badem

    Merhaba arkadaşım,

    Öncelikle kalemine sağlık. Her sahnesini soluksuz seyrettiğim dizimizin yazıları okumak da ayrı keyif veriyor : )
    Yine mükemmel,dolayısıyla da aldığı oranları kesinlikle hakeden bir bölümdü. Ama benim için bölümün top 1 sahnesi senin de belirttiğin gibi Saniye – Gaffur kavgasıydı.Mükemmel yazılmış, çekilmiş ve oynanmış müthiş inandırıcılıkta bir sahneydi. Alkışlarım Selin Yeninci ve Bülent Polat’a…
    Yılmaz’ın yaşadığını bilen Demir’in onu öldürtmek için girişimde bulunması kendisi hakkındaki olumsuz düşüncelerimi katlanarak arttırdı.Bu yalana Hünkar’ın da ortak olduğunu öğrenmem benim için şok oldu. Hünkar’dan bir şey saklanamayacağını,onun yapabileceklerinin sınırı olmadığını bildiğimiz halde buna neden şaşırdın diyebilirsiniz,doğrudur, sanırım o an ilk kez Hünkar’ın masum olmasını istedim. Ancak yine de,tüm bu yaptıklarına rağmen Hünkar’ı seviyorum. Vahide Perçin o kadar duru ve naif oynuyor ki isteseniz de nefret edemiyorsunuz.
    Fekeli karakterinin gelişi konusunda seninle aynı hisleri taşıyorum. Ve kendisinin Yaman ailesiyle nasıl bir bağlantısı olduğu en merak ettiğim konu haline geldi.Şahsi kanaatim, Fekeli’nin Hünkar’ın eski sevgilisi olduğu yönünde.Hatta belki Adnan Yaman’ın katili de olabilir. Ama 20 yıldır hapisteyim dedi, Adnan Yaman’ın ölümünün ne kadar zaman önce olduğuyla ilgili bir bilgi geçmiş miydi önceki bölümlerde? Hatırlayamıyorum. Senin bir bilgin varsa aydınlanmak isterim:)
    Züleyha’nın uzun bir süre sancı çekip Yılmaz’ın eşiğe ayak bastığı an bebeğini dünyaya getirmesine ba-yıl-dım. “Babası gelmeden asla” der gibiydi. Bu senkronizasyonu düşünene,yazana ve çekene kalplerimi gönderiyorum:)
    Bölüm çok can alıcı bir noktada bitti. Yılmaz’ın Züleyha’ya sesini duyurabileceğini sanmıyorum ama çiftlikten birilerine yakalanacak mı acaba? Ve tabii ki en önemli soru; Züleyha’nın bebeği ölü mü doğdu? Dizinin gidişatı açısından bu bebeğin mutlaka yaşamak zorunda olduğunu düşünüyorum ve tüm kalbimle istiyorum da. Ancak senaristlerimiz bizi şaşırtmayı ve ters köşe etmeyi çok iyi başardıklarından belli de olmaz diyorum ve Perşembe’yi iple çekiyorum.

    • Gözde E.

      Selam. Çok teşekkür ederim <3

      Kesinlikle top 1 sahne Saniye – Gaffur kavgası. Top 2 de elbette doğum sahnesi. Bu sahneyle ilgili sen de benim gibi düşünmüşsün, herhalde böyle düşünmeyen seyirci yoktur 🙂

      Ben de senin gibi Hünkar'in Yılmaz'ın yaşadığını bilmesine şaşırdım. Nedense ben bunu Demir'in kendine sakladığını düşünmüştüm. Ve dediğin gibi Hünkar'dan nefret edilemiyor. Zaten gri bir karakter, onca kötülüğü yaparken Gülten'in sözüyle bile nasıl ilgilendi… Her işveren bunu yapmaz.

      Adnan Yaman'ın ne zaman öldürüldüğü ile ilgili bir bilgi verilmedi. Ama yazıyı yazarken hata yapmamak adına Fekeli'yi araştırdığımda Hünkar'ın Demir'i Fekelilerle ilgili husumetten, bu olaylardan uzak tutmak için yurt dışına gönderip okuttuğunu okudum. Bana Adnan Yaman'ın katili gibi geliyor. Ama tabii neden öldürdü, aralarında iş ortaklığı mı vardı, dediğin gibi Hünkar-Fekeli arasında bir gönül ilişkisi var mıydı gibi sorular merak konusu.
      Ben bebek yaşıyordur diyorum. Ölü doğsa da Hünkar gider yeni doğmuş bir bebeği koyar yerine ama yine de ZülMaz'ın bebeğinin hikaye çatışması açısından yaşaması şart.

    • Nur

      Merhaba Badem Hanım. Vahide Perçin hakkındaki görüşlerinize aynen katılıyorum ve bir de onun ses tonunu o kadar beğeniyorum ki anlatamam.
      Yeni bölüm fragmanında Fekeli ile ilgili spoiler olduğu için ilişkileri hususunu atlıyorum ama zihnimi meşgul eden şey zaten fragmanda yok rahatlıkla yazabilirim. Bir cinayet, fail/ler ve şu an 20+ yaş üzeri olan bir evlat mevzusu var. Adnan Bey cinayeti zaten muamma ama asıl muamma Fekeli’nin evladı, kız mı erkek mi, hayatta mı değil mi, Çukurova’da mı başka yerde mi, annesi kim ve annesi hayatta mı? Bu soruların yanıtlarının ne kadarı Hünkar ne kadarı Demir’le ilgili?.. Dizi, dediğiniz gibi aldığı reytingleri hak ediyor umulmadık yerlerde düğümler atılırken umulmadık yerlerde alenileşiyor, mesela Demir’in bebeğin gerçek babasını bilip bilmediği mevzusu bir düğüm ve ne zaman çözüleceğini çok merak ediyorum. Bu kadar sade havasında giden dizide aslında en hayati konular muamma hatta hayati olmasına bile gerek yok mesela Saniye ve Gaffur’un çocukları var mı yok mu, varsa neden çocuksuz izliyoruz yoksa hangi nedenle? Onları da merak ediyorum..

      • badem

        Merhaba Nur hanım,

        Fekeli’nin evladına ne olduğu konusuna benim de kafam takıldı. Çocuğu öldü mü yoksa hayatta da ondan koparıldı mı? Dahası, Fekeli bu konuda kandırılmış da olabilir, yani kendisinin öldü bildiği evladı aslında yaşıyor olabilir.

        Saniye ve Gaffur’un neden çocuklarının olmadığını ben de merak ediyorum.Hatta yorumlarımda bunu yazacaktım,atlamışım,hatırlattığınız için teşekkürler. Çok uzun süredir evliler ve bu süre zarfında çocuklarının olmamış olmasına “Neden” deyip duruyorum. Zira işçi kesimini genelde tüm dizilerde çocuklu olarak görmeye alışığız.Belki gelecek bölümlerde bunun nedenine ilişkin ipuçları da görürüz.

        • Gözde E.

          Nedense hiç aklıma gelmemişti Gaffur’la Saniye’nin niye çocuğu olmadığı. Acaba çocukları olmuyor da Saniye ondan mı iyice bilendi Züleyha’ya karşı, ne dersin?

          • Nur

            Çocuk/ları var ise de değinilmiyor? Bir şey daha soracağım; Gülten, Gaffur’un kardeşi değil mi? Orada belirsiz bir şey yok yani? Peki diğer kız ismi Fadik’di (galiba?) Saniye’ye yenge diyor değil mi? O kız da Gaffur’un kardeşi mi? Saniye bu kadar kıskanç ve hazımsızken görümcelerine bir abla, anne gibi davranması da ilgmi çekti. Bir de; Hünkar, Gülten için “elimizde doğdu” dedi galiba.. Gülten 18-20 yaş gibi, Gaffur en az 20 yıldır konakta olmalı, cinayeti zaten biliyordur ve Fekeli’nin evladını da.. Ya sanki orda bi şey var, toparlamaya çalışayım. Gaffur 40’lı yaşlarda gibi Saniye 30’lu Gülten ve Fadik en fazla 20 gibiler. O yıllarda Saniye 15 yaşında evlendirilmiş olsa Gülten ve Fadik nerdyse eline doğmuş oluyor özellikle Gülten.. Bir de o yaşlarda olması gereken Fekeli’nin bir evladı var. Oklar, Demir’e dönük ama Demir Fekeli’nin evladı olması için çok büyük. Saniye erken yaşta bir kz çocuğuna annelik yapmak için evlendirilmiş olabilir mi? Ve belki sonraki yıllarda çocuk sahibi olamadığı için kızların her ikisini de sahiplenmiştir? Çok komplike işlerin içine girdim yine:)) Sonucu şöyle bağlayayım; Gülten, Fekeli’nin evladı olabilir mi?

          • Gözde E.

            Yok hiç çocukları olduğuna dair laf geçmedi. Gülten Gaffur’un kardeşi. Fadik’le kimsenin akrabalık bağı yok. Gaffur’un babası da konağın kahyasıymış, babadan oğula geçmiş yani kahyalık. Bence de Demir Fekeli’nin çocuğu olmak için büyük. Valla Gülten ve Fekeli ihtimali aklımdan geçmedi değil.

          • Nur

            Aaa Gaffur’un babasının konağın kâhyası olduğunu bilmiyordum, iyi ki yazdın sağol.. Saniye ile başka köyde evlenip gelmişler midir diye de düşünüyordum. Fadik akraba değil mi? Buna da şaşırdım.. Demir şayet Fekeli’nin oğluysa kast sçiminde dikkate alınmamış çünkü br parça saçları kırlaştırsalar nerdeyse Kerem’le yaşıt görünecekler.. Bir de Demir babasının karakterini tanımlayacak kadar babası ile yaşamış sanki Cinayet Demir 12-14 yaşlarındayken işlenmiş gibi algıladım ve zaten Hünkar yurtdışına yollamış sonrasında yani 35 yaş gibi ve Fekeli’nin evladı olması çok uyumsuz yaa..

          • Gözde E.

            Yalnız gerçek hayatta Kerem Alışık Vahide Perçin’den 5 yaş büyükmüş ama hiç de öyle durmuyor ya :))

          • Nur

            Hımm.. Oyuncuların yaşlarına bakmadım hiç, şu an görünümlerine bakıyorum Yılmaz ve Demir’i oynayanlar belki aynı yaştadır bile, ama ekranda aralarında 15 yaş fark varmış gibi, rolleri değişseler Demir’i Yılaz’ı oynayan kişi canlandırsa o zaman Fekeli-Demir, baba-oğul olayını hiç yadırgamam. Hünkar ve Fekeli’nin çift uyumuna gelirsek; ya bi parça Hünkar, Fekeli’den büyük duruyor:)) Te Allamm, ben birinin fanı olunca kimse yanına yaklaşmasın diye 40 takla atıyom:) Valla kabahatim yok bilinç altım yapıyor bunu:) Bir de Vahide Hanımın o kadar güzel bir ses tonu var ki, yanında yaşıtları ve üstündekiler de olsa onların bilge büyüğü gibi, sanki abla gibi, sanki anne gibi..Kerem cezaevinde ne güzel şiirsel konuştu Vahide hanımla Çukurova’nın yıldızları altında konuşmalarını düşününce kalbim ısınıyor.. Dur bak, böyle düşününce çok güzel oldular..

          • Gözde E.

            Valla Kerem Alışık kesin Vahide Perçin’den 10 yaş küçüktür diyordum, Bade söyledi bana da 🙂 Demir yani Murat Ünalmış gerçekte 37 yaşında, Yılmaz yani Uğur Güneş de 31 yaşında ama dediğin gibi 10 yaş rahat varmış gibi duruyor aralarında.
            Valla güzel oldular böyle yalan yok 🙂

          • Nur

            Aslında tercihim Fekeli’nin ne Hünkar’la geçmişte gönül ilişkisi ne de arada evlat bağı falan olmamasından yana olurdu. İşlediği (?) cinayetin arazi kavgası, haksızlığa isyan nedeniyle olmasını tercih ederdim. Aslanlar gibi gelecekti Çukurova’ya uğradığı haksızlıkların hesabını çatır çatır soracaktı Hünkar ile bir gönül ilişkisi olacaksa bu esnada olacaktı.. Şu kaakterlerin başına geçmişten ilişki yükleme şeysini artık sevmiyorum galiba, gelen bagajıyla geliyor 2-3 bölüm kurtulacak diye koca sezon/lar feda ediliyor. Aynı durum Hünkar için de geçerli, bırakın kalbi boş olsun, aşık olacaksa zamanla olsun, zaten evlat/ları yüzünden anne-baba olarak bir kalıba girip kısıtlandılar şimdi de geçmişteki gönül bağı ile ikinci kısıtlama..

            Demir yaşını gösteriyor ama Yılmaz 25 gibi falan en fazla.. Şimdi oyuncunun yaşını öğrenince iyice Fekeli’nin evladı o olmaz gibi geldi. Fekeli’nin evladı şu ana kadar görünenlerden hiç kimse olmayabilir?

          • Gözde E.

            Olmayabilir tabii. Yeni ve iyi oyuncuya kapım açık. Belki sadece Fekeli aşıktı, bakarsın şimdi de Hünkar olur 🙂

    • Buke Oguz

      Selam Bade :))
      Demir’in Züleyha’yi kaybetmemek için yapmayacağı yok öyle ki Yılmaz’ın müebbet almış olması bile onu kesmiyor ölene kadar da içi rahat etmeyecek. Hastanede ölmedi, içeri adam yolladı. O da olmadı hapisten çıkmasını engellemek için elinden geleni yaptı. En son da adamlarına onu durdurmaları emrini vardı. Ama ne olursa olsun Yimaz’in konağa varmasına engel olamadı. Demir araba ile giderken Yilmaz’ı görecek ve ezecek diye düşündüm bir ara ama Yılmaz neyse ki kanal tarafından gitti :))
      Bakalım haftaya neler olacak Demir Yılmaz Züleyha cephesinde…
      Fekeli Hunkar’ın sevgilisi ise Demir’in onun oğlu olma ihtimali de olabilir. Demir’in adını duyunca hem şaşırması hem de sanki gözlerinin dolması ( Bana öyle gelmediyse tabi) buna işaret olabilir mi acaba?
      Fekeli ve Adnan arasında çıkan aşk kavgası ölüm ile sonuçlanmış olabilir sanki.

      • Gözde E.

        Gözlerinin dolması mı? Sahneyi özellikle bu ihtimal olabilir mi diye tekrar seyrettim, dolmuyordu. Dolsaydı bu ihtimali ben de yazacaktım.

        • Buke Oguz

          Belki de öyle olmasını istemiş olabilirim 🤣

          • Gözde E.

            Ya tabii bu ihtimal işleri daha karmaşık hale getirecek, karışan hikayelere bayılırım 😀

      • badem

        Merhaba Büke,
        Öncelikle çok geçmiş olsun.Gözde söyledi,umarım biraz daha iyisindir.
        Demir’in Yılmaz müebbet aldığı halde onu öldürtmeye çalışması ondan fena halde korktuğunu gösteriyor. Yılmaz’ın her an hapisten tekrar kaçıp çiftliğe gelerek tehlike oluşturacağını düşünüyor ki haksız da sayılmaz. Çünkü Yılmaz gerçekten aşık, haksızlığa uğramış, ezilmiş ve bir o kadar da cesaretli,güçlü ve mert. Demir tüm bunların farkında olarak ondan sonsuza dek kurtulmayı planlyor. Ama asla başarılı olamayacak…
        Fekeli’nin Demir’in adını duyunca gözlerinin dolduğunu hiç hatırlamıyorum, benim aklımda kalan şaşkınlık ve kızgınlıkla karışık bir yüz ifadesi. Demir’in Fekeli’nin oğlu olmasına hiç ihtimal vermiyorum ama olmaz olmaz da dememek lazım tabi. Bekleyip görelim diyorum:)

  • Nur

    Ellerine sağlık Gözde. Öncelikle dizinin 1. Ve bu yorumladığın son bölümü baştan sona izlediğimi, aradaki bölümlerde bazı sahneleri izlemediğimi belirteyim. Yorumundan öğrendiğim; Gaffur bebeği de biliyor muş! O zaman baya büyük bir tehdit unsuru bu.. Peki, Gaffur bebeği nasıl öğrendi? Cevaplarsan sevinirim. Bir sorum daha olacak; Züleyha’lar bir ara Huğ diyorlar galiba orada kalmışlardı orada hamile bir kadın var mıydı? Züleyha hasta bir çocuğa falan bakmıştı ama ordaki yoksulların içinde hamile biri var mıydı, merak ettim.
    Bölüm özelinde Fekeli’nin giriş sahnesi çok güzeldi ayrıca Yılmaz ile şairane sohbetleri de öyle. Bahsettiğin replik ve sinemada yüzük takma sahnesi ile Sadri Alışık’ı andım Yılmaz ile sohbetlerinde ise Attila İlhan’ı.. Fekeli tam fanı olacağım bir karakter olmuş ama maalesef Yılmaz’la uyumu yok daha doğrusu Yılmaz karakteri iyi canlandırılmıyor belki zamanla açılır. Oyunculuk konusunda Yılmaz, Demir ve Züleyha’ya alışamadım deyip konuyu kapatayım.. Fekeli’nin şairane sohbetinden dem vurmuşken, bu adam cinayet işlemiş mi, üstlenmiş mi? Üstlenmiş de olabilir çünkü, zamanla görürüz.. Dizide şimdilik konağın içi ilgimi çekmiyor, Züleyha-Demir-Yılmaz da şu anda ilgimi çekmiyor. İlgimi çekenler Fekeli ve Hünkar.. bir de doktorun neden çok içtiği? O kadar içmesinin neden mutsuz evlilik değil başka bir şey sanki? Belki bir kürtaj belki bir ölüm raporu vs, bir vicdan azabı diye tahmin ediyorum. Gaffur ve ailesi iyi ki varlarmış, onları izlemeyi seviyorum. Şermin ve Saniye’nin son derece sıradan bir eylemmiş gibi bir anne adayını öldürmeye teşebbüsleri inanılır gibi değil yani ne diyeceğimi pek bilemiyorum ama bazen ya Senaryodan ya rejiden ya da ikisinden birden kaynaklı zayıflık mı desem, bir eksiklik var.. nasıl yani iki kadın bir anne adayını öldürmeyi planlıyor ve uyguluyorlar ve bu durum öylesine bir dolgu malzemesi gibi işleniyor! Bunun benzeri Yılmaz’ın idam kararının okunduğu sahnede de oldu.. Neyse bilemiyorum belki özellikle böyle olması tercih ediliyordur ama mipcom’da best drama falan?? Bu unsurlar böyle atlanırsa nasıl best drama olur ki, her şey günlük hayatın parçası anca sürekli ağlayan Züleyha.. Aslında hikaye çok güzel hele şimdi Fekeli ile daha da güzel.. Fazla uzatmayayım, güzel bir bölümdü.

    • Gözde E.

      Hoş geldin Nur, teşekkür ederim. Züleyha Yılmaz’a yazdığı mektupları yollaması için Gülten’e vermişti. Gülten ilk mektubu merak edip açtı, okudu, orada hamile olduğunu yazmış Züleyha. Gülten geçen bölümlerde korkuyla mektupları yakarken Gaffur’a yakalandı ve Gaffur yanmaktan kurtardığı kısımda hamileliği gördü ve alıp sakladı. Züleyha huğlarda kalırken hamile kadın gözüme çarpmadı benim.
      Hünkar Şermin’e amcanı Fekelililer vurdu demişti, ama hangi Fekeli olduğunu belirtmemişti, belki de dediğin gibi başka bir Fekeli olabilir. Yılmaz’ı oynayan oyuncuda potansiyel olduğu belli bana da daha iyi olur gibi geliyor.

      Doktorun içmesine dair kötü evliliğinden başka bir detay verilmedi ama Sabahattin merhametli bir adam, dediğin gibi bir sebep de olabilir tabii, neden olmasın.
      Gaffur ve ailesine ben de bayılıyorum doğrusu, iyi yan karakter seyretmeyi severim.
      “Eksiklik var, sıradan dolgu malzemesi gibi işleniyor” dediğin kısmı biraz açar mısın?

      Ben açıkçası hikaye ve görsel dünya açısından işi çok beğeniyorum, kadrajlar falan çok temiz. Kurguyu ve müzikleri de beğeniyorum.

      • Nur

        Merhaba Gözde.. Mektupları biliyordum ama hem hamilelikten bahsettiğini hem de bahsedilen parçanın kurtarıldığını bilmiyordum, sağol.. Huğları sormamın nedeni; Vahide Gördüm en beğendiğim oyuncular arasında en üstlerde, bir mimiği bir ifadeyi boşuna yapmaz, bebek doğunca yüz ifadesinde mutlu, gözleri ışıl ışıl olmadı belki an’ın tedirginliğini yansıttı? Bilemiyorum. Orda sanki beklenmeyen bir durum oluştu gibi hissettim ama fragmanda erkek bebek Demir’in kucağında, sorunsuz ve sağlıklı.. Hünkar o kadar iyi yazılıyor ve oynanıyor ki; benim bu karakter bu kadar hayati bir olayı şansa bırakmadıysa şaşırmam, ama Filiz’den başka hamile kadın da görmediğim için Huğlar aklıma geldi.. Yılan konusunu beğendim ama iki kadının böyle bir cinayet planı ve uygulaması böyle basit geçiştirilmemeliydi belki ilerde derinlğine işlenecektir. Bir de oraların doğasında bulunan ve evlere de giren bu cins yılan ilerisi için müthiş malzeme, hem geçmişiyle hem de geleceğiyle.. Metafor olarak da çok beğendim, düşün ki anne adayıyla bütün gece aynı odadaydı, varlığını hissettirdi ama dokunmadı.. Çok güzeldi..

        • Gözde E.

          Evet bebek ölü doğmuş gibi bir ifade vardı yüzünde, bakalım bir ağda bebek ağlamaya mı başlayacak yoksa dediğin gibi huğlardan bir bebek mi koyacak yerine Hünkar? Ama hikayenin önemli bir çatısı bu bebek ZülMaz’ın olduğu için, ben yaşar diyorum o yüzden. Erkek olacağına da emindim 🙂
          Evet değil mi bütün gece hiçbir şey olmadı. Açıkçası ben Züleyha’nın ayağının dibinde görünce -sonuçta bir kurgu seyretmeme rağmen- baya korktum, herhalde Züleyha olsam ben de merdivenden düşerdim. Belki yılanı eve soktuklarını Gülten’in bilmesinden bir hikaye açılımı olur. İlk sırada adı yazan senarist bugüne kadar iyi işler yazmış biri, ona güveniyorum açıkçası.

          • Nur

            Gülten’in ileriye yönelik işlevini merak ediyorum, bazı sırlar onun üzerinde düğümleniyor hem bebeğin babasını biliyor hem yılan mevzusunu biliyor, iki önemli sırra sahip şu an. Gülten keşke mektupları yollasaydı, karakteri ve oyuncuyu çok sevmiştim ama mektupları yollamamasıyla sempatimin büyük kısmı yok oldu Züleyha’ya rakip karakter yaratılmak istenmedi, baştan önlem alındı maalesef

          • Gözde E.

            Gülten Yılmaz’ın hastaneden kaçtığında çiftliğe geldiğini de biliyor, yani bildiği önemli sırlar üç tane. O mektupları yollasaydı da Yılmaz’ın eline geçmeseydi, o zaman Gülten daha gerçek bir dost olurdu kesinlikle. Genelde Yılmaz’ın Şermin’in kızı Betül’le arasında intikam amaçlı bir ilişki olacağı düşünülüyor daha ilk bölümden beri, o yüzden Gülten rakip yapılmadı herhalde. Bu Betül fikrine sen ne dersin? Ben yüksek ihtimalle bu tip bir durum olabileceğini düşünüyorum.

          • Nur

            Betül şu anda o kadar aleni “Yılmaz için geliyorum” diyor ki aksi olsa şaşarım. Harçlığının kesilip Paris’te parasız bırakılmasıyla eğitimini yarıda kesecek, borçlar nedeniyle konağın satış mevzusu Fekeli, Yılmaz, biri ya da her ikisiyle konağa komşu olunacak, annesi gibi asalak biri zaten istese de istemese de masraflarını karşılayacak koca şart bu yaş itibari ile Yılmaz olacak.. Betül konusu beni heyecanlandırmıyor Yılmaz’la evliliğine muhakkak gözüyle bakıyorum ve komşulukta yaşanacaklar şimdiden çok belli ve tabi Züleyha’nın abisi hem Şermin’e hem de Betül’e asılır falan filan..
            Yılmaz’ın hastaneden çiftliğe gelmesi gizlenmiş demek ki, tabi şimdi düşününce Züleyha bilse bambaşka olurdu. Bunu söylemene sevindim..Vay be Gülten’e bak, hiç umudu olmadığı adamı bile Züleyha’dan gizledi ha! Bittin Güloş, bittin senn:))

          • Gözde E.

            Aslında harçlığını keseceğim demedi Demir, eğitim masraflarını karşılayacakmış. Ama tabii Betül annesi gibiyse o para ona yetmez :))

            Züleyha’nın lüzumsuz ağabeyi bu bölüm yoktu, yangında ona noldu acaba, keşke boğulup ölseydi ama ölse bilirdik. Kesin o da afla çıkmıştır hapisten.
            Gülten mektupları yollamadı, bunu söyler mi hiç… Şaşırmadım. Bir de Gaffur fena dövdü O’nu bu yüzden. Gülten gördüğünü yüzüne vurdu O’nun. Belki de o yüzden korktu.

          • Nur

            Ya o kız okumuyordur zaten:) Öğrenci o kadar parayı ne yapacak? Arkadaşlarıyla, sevgilisiyle falan yiyordur:)

            Gülten karakterinin en başta alelacele de-grade edilmesini sevmedim, başrol (genç)kadın oyuncuyla yarışan kimse olmasın isteniyor, bu nerdeyse tüm dizilerde geçerli, artık o konuda yapacak bir şey olmadığı için Gülten böyle biri deyip kabulleneceğiz. Bence Gülten gayet güzel, boyuyla endamıyla, ham zerafetiyle bir de üstüne Fekeli’nin kızı olması ve altın kalbi işlenseydi arada Yılmaz aşkı da varken bizleri ikilemlerde bırakan bir şey olur çıkardı, ama olmayacak tabi, biz önümüze bakacaz:)

          • Gözde E.

            Başrolle yarışan ancak Betül olabilir bu durumda. Gelse de görsek kendisini. Devamlı telefon muhabbeti bayacak bir süre sonra.

          • Nur

            Betül zaten gelmeden gömüldü:) Öyle bir imaj çizildi ki boş, beleş, asalak, şımarık falan.. Bir de tam aksi bir karakter geliyormuş falan, Bohem, tam bir Parizyen zerafeti, babasına Huğlarda yardım eden.. nerdee o günler:)

          • Gözde E.

            Şermin düzelmeyecekse bari Betül yazdığın gibi olsun 🙂