BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – Yaşamla Ölüm Arasında

Bir Zamanlar Çukurova sezon devreden rakipleri yeni sezonuna başladığı halde Total’de 11.2 reyting alarak tüm kategorilerde en çok izlenen yapım oldu. Tebrikler…

Konuk yazarım Gözde dizinin 5.bölüm izlenimlerini kaleme aldı. Öncelikle keyifli okumalar ^^ Ardından da yorumlarda buluşalım mı?

 
   
 

 

Bu dizinin en bahtsız karakteri kim deseler kesinlikle Yılmaz derim. İlk bölümden bu yana başına gelmeyen şey kalmadı. Züleyha’yla yaşadıkları aşk dolu anlardan başka neredeyse tek güzel anı olmadı. Onca şeye rağmen ensesinde ölümün nefesi yaşamaya çalışıyor. Ah Yılmaz… Acaba kara bahtının döneceği, talihin yüzüne güleceği günler ne zaman gelecek? Sana yapılanların hesabını ne zaman soracaksın? İntikamını alacağın o günlerin gelmesini iple çekiyorum.

 

 

Konaktan kaçan Züleyha İstanbul’da cezaevinde Yılmaz’ı göreceğini umarken karşısında öfkeyle kendisini bekleyen Demir’i buldu. O yıllarda Çukurova’nın en büyük beyi olan bir adam için karısının bu yaptığı elbette kabul edilebilir değildi. Yerinde kim olsa öfkeyle dolardı. Ne kardeşi, ne de hapiste olan kendisi bile olsa ziyarete gitmesini istememesi de normal. Bu sebeplerden O’na hak veriyorum. Ama Yılmaz’ı görmekte ısrarcı olan Züleyha’ya, hamile bir kadına tokat atmasını asla kabul edip hoş göremem. Öfkesini kontrol etmeyi bilmesi gerekirdi.

Demir Yılmaz’ı hapishanede ziyaret ettiğinde Yılmaz’ın O’na gerçekleri söylediğini düşünmüştüm, yanılmamışım. Yılmaz gerçekleri beklediğimden de fazlasıyla anlatmış üstelik. Ben sadece “Züleyha benim kız kardeşim değil, sevgilim.” demiştir diye beklerken meğer O “Züleyha benim karım, Allah’ın huzurunda karı koca olduk.” demiş, aralarında geçen konuşmanın ardından Züleyha’yı Demir’e emanet edip O’na minnetle sarılmış. Bu gerçeği öğrenen Demir’in ne kadar aşık olursa olsun Züleyha ile evlenmemesi gerekirdi. Ya da Züleyha’nın da kendine karşı bir şeyler hissetmesini sabırla beklemeliydi. O yıllarda geçen çoğu filmdeki gibi Züleyha hamile olduğu için, bebeği babasız damgası yemesin diye de evlenebilirdi. Ama Demir’in istediği her şeye sahip olabileceğini, bunun onun hakkı olduğunu düşünen bir karakteri olduğu için O’ndan böyle hareketleri beklememek gerekiyor.

 

 

Demir hem hapishanede hem ardından gittikleri yemekte Züleyha’yı Yılmaz idam edilmeyecek, avukatlar ilgileniyor diye rahatlattı; O’na “O’nu kurtaracağım ama sen de Yılmaz diye bir ağabeyin olduğunu unutacaksın.” dedi. Ancak bir süre sonra Hünkar’la yaptığı konuşmadan Züleyha’ya yalan söylediğini öğrendik. Avukatları geri çekmiş; meğerse idam edilmesini, Yılmaz’dan kurtulmayı istiyormuş. Ne yani Yılmaz idam edildi diye Züleyha sana aşık mı olacak sanıyorsun Demir? Ömür boyu Yılmaz’a aşık kalabileceğini hiç hesaba katmıyor musun? Hem sen aşkına karşılık bulacaksın diye seven iki insanı ayırmak insanlığa, vicdana sığar mı?

Demir bir de gittikleri yemekte Züleyha’nın alyansının parmağında olmadığını görünce yine çok öfkelendi ve O’na “Bu alyansı bir daha çıkartırsan o parmağını keserim.” dedi. İstediği kadar orada O’nu elleriyle beslesin, alyansını geri takınca elini öpsün, O’nu alışverişe götürüp bir sürü elbiseler, pahalı kolyeler alsın, döndüklerinde O’na mobilyalı pikap hediye etsin, güzel güzel sözler söylesin, hem o tokat hem de bu söyledikleri öyle kolay kolay unutulabilir şeyler değil. Kendini sevmediğini çok iyi bildiği bir kadının kalbini fethetmek isteyen bir adam böyle fevri hareketler yapacağına kendini kontrol etmeli, on düşünüp bir konuşmalı. Zaten gerçekleri bildiğini tahmin ettiğim ve evlenme süreci ile sonrasındaki bazı davranışlarından dolayı Demir’e karşı kızgınlığım vardı ancak bildiklerinin sınırını öğrenince, üstüne bu tokat ve cümleden sonra kızgınlığım had safhaya ulaştı.

 

Demir İstanbul’a gitmeden önce Züleyha’ya yardım eden kişiyi bulmasını istemişti Hünkar’dan, “Döndüğümde ölümlerden ölüm beğensin.” demişti. O kişiye öfkelenmek normal, kabul. Ama nedir bu öfkelenince devamlı bir şiddet uygulama tavrı Demir’in?

Hünkar önce Haminne’nin sözüyle Gülten’den şüphelendi. Ancak Gülten’le yaptığı konuşmadan sonra bunu yapanın O olmadığına kanaat getirdi. Konuşmanın ardından bir sorunun daha yanıtını almış olduk: Züleyha’nın Yılmaz’a yazdığı mektuplar hala Gülten’in elindeydi, hiçbirini yollamamıştı. Aşklarına saygı duyuyor; Züleyha’nın dostu, sırdaşı gibi görünüyordu ancak Yılmaz’a olan duyguları ağır basmış. Hünkar’la konuşmasından sonra mektupları yakmak istedi ama Gaffur’a yakalandı. Böylece mektuplardan bir parçayı eline geçiren Gaffur yine dört ayak üstüne düşmüş oldu. Sabahattin de bir gece Şermin’le yemekte sohbet ederken biletleri kendisinin Züleyha’ya verdiğini söyledi ama Şermin O’nu ciddiye bile almadı. Kafası devamlı kötülüğe çalışan, her tuhaf şeyden işkillenen Şermin şaşırttı beni. Ardından eve döndüklerinde Züleyha’nın Demir’e biletleri O’nun ceketinin cebinden çaldığı parayla kendisinin aldığını söylemesiyle konu kapandı. Demek ki Demir Züleyha’ya hiç para vermiyormuş. İnsan karısına neden para vermez ki?

 

 

Geçen bölümün sonunda hapishaneden kaçmak için plan yapıp kendini arkadaşına şişletmişti Yılmaz. Züleyha İstanbul’a geldiği sırada 2 gündür hastanedeydi. Yılmaz hastanedeyken her şeyden haberi olan Hünkar tabii ki bundan da haberdardı. Ancak Demir’e hiç haberi yokmuş gibi davrandı. Bunu duyan Sabahattin de hapishane müdürüyle görüştü ancak bilgi alamadı. Neden yattığı hastanenin hangisi olduğunu öğrenip oraya telefon etmeyi akıl edemedi ki? Tabii ki Yılmaz hastaneden kaçmayı başardı. Kaçarken geçtiği Arnavut kaldırımlı sokaklar beni çok hüzünlendirdi. Şimdi o kadar az var ki bu sokaklardan… Birer birer çirkin taşlarla yenilediler bu sokakları…

Hastaneden kaçan Yılmaz Adana’ya geldi ve Demir’le Züleyha’nın evde olmadığı gece ahırda olan Hünkar’ın boğazına bıçağı dayayıp hesap sordu. Hünkar’ın o korku dolu halini görünce biraz olsun içimin yağları eridi. Bir gün Züleyha ile Yılmaz’a yaptığı kötülüklerin hesabını ödediği günleri gerçekten görmeyi dört gözle bekliyorum. Yılmaz’ın Adana’ya geliş sürecini görmedik. Hiç parası olmayan Yılmaz kimden, nerden para buldu da onca yolu geldi? Yakalanmamayı nasıl başardı? Tarlalara sakladığı sahte kimlikleri oradan aldı mı? Bu soruların muhakkak flashback sahneleriyle cevaplanması gerekiyor. Yılmaz’ın elinden Hünkar’ı Gaffur kurtardı ve ardından O’nu önce öldürecekmiş gibi yapıp sonra da yolda öylece bıraktı. Yılmaz zaten Züleyha’dan haber alamadığı için kahroluyordu, söylediği sözlerle bir de Gaffur kahretti O’nu.

 

“Bir bacına sahip çıkamadın Yılmaz. Züleyha onun bunun malı oldu.”

 

 
   
 

 

 

Bu olay sayesinde Gaffur iyice güçlendi. Zaten bildikleri ve elindeki delil sayesinde Hünkar’dan ne istese koparabilecek durumdaydı, kahyalığı da garanti görüyordu. Demir O’nu tarlaların durumu kötüye gittiği için haklı olarak azarlamış, hatta kovup yerine profesyonel idare getirmek istiyordu ama Hünkar’ı kurtarmasıyla bu durumdan yine yırttı. Üstüne yine Hünkar’dan ciddi bir para ödülü kaptı. Yine de Demir Gaffur’u azarlarken Gaffur’un o ezilip büzülen halini görmek iyiydi.

Gülten hem Yılmaz’ı o gece çiftliğe girdiğinde, hem de Gaffur’u paraları sayarken yakaladı. Gaffur’la girdikleri tartışmanın sonunda ciddi dayak yedi zavallı. Para için bir tanecik kardeşinin canını yakmaktan geri kalmayacak kadar kötü biri olduğunu da göstermiş oldu bize Gaffur. Birkaç bölüme istemediği bir adamla evlilik kaçınılmaz görünüyor Gülten için. Keşke Yılmaz’ın yerine seveceği başka biriyle evlenebilme şansı olsaydı. Konaktaki az sayıdaki iyi insandan biri ve mutlu olmayı hakkediyor.

Şermin bu bölümde de yine kafasını sadece kötülüğe çalıştırdı. Züleyha bebeğini düşürsün diye Pervin’le fakir mahallelerden birine gidip ilaç yaptırdı. Gittikleri yer Hanımın Çiftliği dizisinde Güllü’nün yaşadığı yerin aynısıydı sanki. Demek ki Adana’nın bu bölgelerinde 50’lerden 70’lere pek bir gelişme olmamış. Şermin ilacı bir tatlıya koyup Züleyha’ya yedirecekti. Ancak işler beklediği gibi gitmedi çok şükür ve tatlıyı Sabahattin yiyip rahatsızlandı. Şermin Sabahattin için gerçekten üzülmüş gibi geldi bana. Ne güzel Sabahattin Şermin’in bu yaptığını Demir’e söyleyecek diye sevinmiştim ama öyle olmadı. Demir ve Züleyha ile birlikte hastaneye gittiler ve herkese zehirlendiğini söyledi. Sabahattin’in midesinin yıkandığını duyan Fadik’in verdiği tepki ise çok güldürdü. Onca kötü olayın içinde nefes aldırdı. ^^

 

“Mide nasıl yıkanıyor bildiğin sabunla mı?”

 

Şermin’in aksine Sabahattin çok iyi ve merhametli bir adam, insanların arkasından asla dedikodu yapmıyor. Betül’ün mirası gidecek diye planlar yapacağına Demir O’nu Avrupa’da prensesler gibi okutuyor diye düşünüp minnet duyuyor. Parası olmayan hastalarını da özenle muayene ediyor. Şermin bu adamın kıymetini yeniden bilebilecek mi acaba? Çünkü boşanamayacakları ortada. Şermin zaten istemiyor, Demir’in de engel olacağı apaçık. En azından boşanamıyorlarsa eski güzel günlerine dönebilseler, Şermin de iyi bir insan olmaya çabalasa fena mı olur?

Demir onların boşanamayacaklarını Züleyha’ya da söyledi ama ben bu sahnenin Züleyha’yı tedirgin eden bir havası olmasını bekledim, çok üstünkörü geçildi. Geçen bölümün sonunda Sabahattin kafasına silah dayadığında da silahı elinden tabii ki Demir almış. Ancak bölüm birden bu olaydan sonraki bir anda açılınca böyle olacağını tahmin etsem de bunu duyana kadar bir eksiklik hissettim.

 

 
   
 

 

 

Züleyha’nın bu bölümde hem Şermin’e hem de Saniye’ye hadlerini bildirdiği sahneleri çok sevdim. Hak ettikleri muameleyi sonunda gördüler. İçimin yağları eridi. Demir mobilyalı pikap hediye ettiğinde Şermin Züleyha’yı kullanmayı bilmediğini iddia ederek aşağılamaya kalktı ancak Züleyha O’na gereken cevabı verdi ve İstanbul kızı olduğunu, her şeyin de önce İstanbul’a geldiğini hatırlattı.

Saniye ise Züleyha’nın arkasından konuşup durmayı bırakmıyordu. Gaffur’un bu yöndeki tavsiyesini hiç dinlemiyordu. Geçen hafta Züleyha’yı Haminne’nin yoğurdu için bekletirken Saniye kaşınıyor demiştim, bu bölümde de yeni giysileri hakkında konuşurken Züleyha duydu. Züleyha önce yaptığı yemeği beğenmediğini söyledi ve O’na tatlı yaptırdı. Sonra da açığını yakalamaya çalışan Saniye’ye ayağını denk almasını söyledi. Birkaç gün önce başka bir konuşmada Züleyha’nın açığını yakaladığını sanan Saniye bu defa öfkeden ağladı.

Fadik ise kapı arkasından duyduklarından ötürü Züleyha’nın kaçtığını söylese de yine de Saniye’ye göre daha sessizdi, pasifti bu bölüm. Zaten Gaffur da kaçmayacağını savunuyordu, O’na göre böyle bir servet bırakılmazmış. Ama bilmediği bir şey var o da bu servetin Züleyha’nın umurunda olmadığı. Züleyha’nın en çok sevdiğim yönlerinden biri de bu paraya pula önem vermiyor oluşu.

 

 

Çiftlikteki günleri artık sadece bebeği için dikiş dikmekle, kitap okumakla ve umutsuzca Yılmaz’ı merak etmekle geçen Züleyha evde yalnız kalınca hemen cezaevine telefon etti ve Yılmaz’la ilgili gerçekleri öğrendi. Tam o sırada içeriye giren Hünkar’la arasında bir hesaplaşma yaşandı. Züleyha buradaki sözlerinde o kadar haklıydı ki. Bebeğine muhtaç olduğu Züleyha’dan gördüğü bu başkaldırıya, hem de hak ettiği sözleri duymasına çok memnun oldum Hünkar’ın.

 

Sen ne zalim bir kadınsın ya. Sen ne canavar bir kadınsın.”

 

“Senin istediğin sadece bebeğim değil mi? Yılmaz ölmüş kalmış umurunda bile değil, değil mi?”

 

Ama Züleyha’nın eline aldığı makası karnına saplayıp bebeğini öldüreceğini söylemesinden rahatsız oldum. Ne olursa olsun Yılmaz’dan O’na kalan bu hatıraya sahip çıkmalı. Zaten bunu yapamayacağını yalnızken bebeğine itiraf etti. Yalnız ben Hünkar olsam Yılmaz ölmeden asla Züleyha’yı evde yalnız bırakmazdım. Şans eseri eve dönmese belki de hiçbir şeyden haberi olmayacaktı.

Yılmaz’ın çiftliğe geldiğinden haberi olmayan Demir, O’nun yakalanıp jandarma karakolunun nezarethanesinde olduğunu öğrendi ve gidip O’nu dövüp başına silahını dayadı. Bilerek yaralı yerine vurup indirmesi Demir’in ne kadar acımasız, ne kadar zalim olduğunu gösterdi. Karşısındakinin karşılık verme ihtimali bile yoktu. Şükür ki geçen gün O’nu takip edip bir şeylerin peşinde olduğunu fark eden Cengaver ve jandarmalar içeri girdi de Yılmaz kurtuldu. Demir’e olan kızgınlığım bir kat daha arttı. Bu olaydan sonra Yılmaz artık Demir’e de düşman kesildi. Kesilsin de, hakkıdır.

Konağa dönen Demir, Züleyha ile Yılmaz hakkında bildiklerini Hünkar’la paylaştı. Aslında duydukları karşısında Züleyha’dan vazgeçtiğini ama yüzünü görünce dayanamadığını söyledi. Züleyha’nın yüzünü gördüğü halde dayanmalı, daha evvel dediğim şekilde davranmalıydı. İnsan birini gerçekten seviyorsa önce bencilce kendi duygularını düşünmemeli. Karşısındakinin mutluluğunu önemsemeli. Hünkar’ın bu sahnede Demir’e bebeğin O’ndan olup olmadığını sorması çok şaşırttı beni. Demir ise kendinden çok emin bir cevap verdi. Cevabı ve üslubu evvelki bölümlerde “Çocuğun kendinden olmadığını öğrendiğinde onu yine bağrına basabilir.” düşüncemin aksi yönünde geldi bana. Bakalım bir gün gerçek ortaya çıktığında Demir’in tepkisi nasıl olacak? Bu sahnede Yılmaz’ın annesine yaptıklarını da öğrendi ve O’na şerefsiz dedi. Peki kendisinin çoğu davranışı ne kadar şerefli de kalkıp bunu söyleyebiliyor?

Duyduklarıyla Hünkar’ın içi rahatladı elbette, artık yalan söylemek zorunda olmadığı için sevindi ve hemen bunu Haminne’yle paylaştı. Yalnız Hünkar hem Demir’in kısır olduğunu, hem de olan biten çoğu şeyi annesine anlatıp duruyor. Hiç mi korkmuyor ya gidip birine bunları ağzından kaçırırsa diye? Sonuçta daha geçen gün Züleyha’nın kaçtığını bu sayede öğrendi. Ben Hünkar’ın yerinde olsam dertleşmek için bile anneme her şeyi anlatıp durmazdım.

 

 

Demir’in elinden kurtulan Yılmaz içindeki intikam ateşiyle birlikte koğuşuna geri döndü. Döner dönmez bir sürprizle karşılaştı. O’nun ardından adam yaralama suçundan Veli aynı koşuğa getirildi. Geçen bölüm en son gördüğümüzde Adana’daydı ve oraya kalmaya niyetliydi Veli. Ne oldu da İstanbul’a geri döndü? Acaba bu işte Hünkar’ın bir parmağı olabilir mi, ne dersiniz? Veli’nin gelişiyle Yılmaz Züleyha’nın Demir’in nikahlı karısı olduğunu öğrendi. Bir de Veli kendi çok adammış gibi Yılmaz’ı adam olmamakla suçlamıyor mu? Yılmaz öfkeyle önce Veli’yi sonra koğuş ağasını dövdü. Ben “Yılmaz artık bu koğuşun ağası olur mu?” diye aklımdan geçirirken koğuşta yangın çıktı.

Ertesi sabah Adana’da konakta kahvaltı sırasında radyodan cezaevinde yangın çıktığı haberi duyuldu ve boğularak ölenler arasında Yılmaz’ın da adı söylendi. Bunu duyan Züleyha’nın bayılmasıyla bölüm son buldu. Yılmaz’ın başrol olarak ölmeyeceği belli. Peki sizce dizideki yoluna nasıl devam edecek? O’nun aslında ölmediğini ne zaman öğrenecek dizideki kahramanlarımız? Yılmaz cephesine güçlü, yeni bir karakter katılacak mı?

Evvelki bölümlere nazaran temposu daha düşük bir bölümdü ama yine merakla seyrettim ve çok sevdim. Peki sizler bu bölümü nasıl buldunuz?

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA 6. BÖLÜM FRAGMAN

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Gözde E.

    @ahmetadar:disqus @nbsami:disqus @zge_z:disqus
    @bukeoguz:disqus

    Haberin dair Youtube videosu. Bu sabah Tims’in resmi kanalına eklenmiş:

    https://www.youtube.com/watch?v=XuPEW4cAcv0&t=0s

  • Gözde E.

    @ahmetadar:disqus @nbsami:disqus @zge_z:disqus
    @bukeoguz:disqus

    BZÇ Cannes’da gerçekleştirilen Mipcom 2018 Fuarı’nda “yılın en iyi ve
    trend draması” olarak anons edilmiş, ayrıca listedeki tek Türk
    dizisiymiş. Bu da yazılı haberi:
    https://twitter.com/birsenaltuntas1/status/1052847870049697792

  • Gözde E.

    BZÇ Cannes’da gerçekleştirilen Mipcom 2018 Fuarı’nda “yılın en iyi ve trend draması” olarak anons edilmiş, ayrıca listedeki tek Türk dizisiymiş. Bu da yazılı haber.

    https://twitter.com/birsenaltuntas1/status/1052847870049697792

  • Buke Oguz

    Yılmaz’ın Hunkar’ın boğazına bıçağı dayadığı sahnede kadının korkusu görülmeye değerdi. Oh olsun dedim valla. Yalnız o halde bile yalan söylemekten geri kalmadı ya pess… Züleyha gitti dedi.
    Gaffur Hünkar’ı kurtararak çiftlikteki yerini sağlamlaştırdı. Ama tedbiri de elinden bırakmıyor tabi . Züleyha’nın mektubunun yanmayan parçasını sigorta olarak saklamaya devam ediyor.
    Bu arada önce elin kırılsın Gaffur Gülten’e attığın dayak için, sonra da Yılmaz’a ” Zuleyha’ya sahip çıkamadın, Onun bunun malı oldu” diyen dillerin kopsun inşallah…
    Züleyha’nın pikap konusunda Şermin ile konuşması çok iyiydi. Şermin aklınca Züleyha’yi aşağılayacaktı ama bozuma uğrayan kendi oldu, çok da iyi oldu.
    Züleyha’nın derdi bir değil ki, Sermin bir tarafta , Saniye diğer tarafta… Artı Yılmaz’dan haber alamamak, Demir’in karısı gibi davranmaya zorlamak kendini…
    Saniye ilk raundu almış gibi görünse de Züleyha O’na da haddini bildirdi.
    Yilmaz’dan umudunu kesince Züleyha sanırım Yamanların gelini olmaya alışacak. Gelin Hanım unvanınn verdiği gücü nasıl kullanacak bakalım? Para ve güç O’nu değiştirecek mi merak ediyorum.
    Sermin Sabahattin arasinda geçen Zuleyha’nin kaçması mevzusunda Sabahattin’in ben yaptım diye itiraf etmesini beklemiyordum bayağı şaşırdım. Ama adam doğruyu söylese ne fayda. Kadın kocasını ciddiye bile almıyor ki… Resmen adam kendiyle dalga geçiyor sandı.
    Sabahattin gibi ben de merak ediyorum Şermin para pul icin bir bebeği öldürmeye kalkışacak kadar neler yaşadı,nasıl böyle bir insan oldu?
    Kime niyet kime kısmet misali tatlıyı yemek Sabahattin’e düştü ve bu sayede Züleyha’nın bebeği kurtulmuş oldu. Şermin kocası için üzüldü ama bakalım bu tecrübe O’nu akıllandıracak mı, yoksa bebeği düşürtme planlarına devam mi edecek?

    • Gözde E.

      Umarım Yılmaz’ın öldüğünü sandıktan sonra para ve güç ile değişen bir Züleyha görmeyiz. Karakteri aynı tutarlılıkta seyretmek istiyorum.

      Şermin akıllanabilir diye umuyorum ben ama mesela Bade kesinlikle akıllanmaz diye düşünüyor. Huylu huyundan vazgeçmez misali.

      • Buke Oguz

        Ben de Züleyha’nin değişmemesini umuyorum canım. Ama olma ihtimali de var maalesef. Yanılmak istiyorum :)))
        Huylu huyundan vazgeçmez konusuna katılıyorum. Yine de akıllanmasını isterim Şermin’in …

        • Gözde E.

          Yani madem boşanamayacaklar Şermin-Sabahattin kısmı tek düze ilerleme riskine girer o yüzden akıllanmasını, pişmanlığını seyretmek iyi olabilir.

  • Buke Oguz

    Selam Gözde ellerine sağlık yine çok güzel bir yazı olmuş. Kızdıklarımız, sevdikleeimiz de hemen hemen aynı yine :)))
    Bölüm boyunca Demir’e neredeyse her sahnesinde kızdım diyebilirim.
    Hapishanede tokat ile başladı Demir’in zorbalığı ve tehditleri, yemek sahnesinde “O yüzüğü bir daha çıkarırsan parmağını keserim” ile devam etti. Bir de onu Yılmaz diye bir ağabeyim yok” tarzında cümle kurmaya zorlaması, yetmedi bir de sen ne istersen onu yapacağım demeye zorlaması … Sonra bunları yapmamış gibi O’na balık yedirip elini falan öpüyor dengesiz. Bir de benim dengim değilsin muhabbeti var ki orada aslında kendince Züleyha’yı ne kadar sevdiğini, kıymetini bilmesi gerektiğini, Demir onu sevdiği için şanslı olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Ama üslup nedeniyle yine sınıfta kaldı Demir.
    Hapishaneye gitmenin Demir Yamanın karısına yakışmayacağını- içerdeki kendi de olsa- savunmakta haklı mıydı bilmiyorum ama Yılmaz gerçek ağabeyi olsa Züleyha’yi yalnız yollamazdı belki ama kendi getirirdi ziyarete diye düşünüyorum. Yani bu tepkisi biraz Yılmaz ile sevgili olduklarını bildiği içinmiş gibi geliyor.
    Bu arada Yımaz Demir konuşmasından Demirin Zuleyha’ya tavırları ve bakışının değiştiğini sahneyi ikinci işleyişimde fark etmiştim. Yılmaz sevgiliyiz demekten öteye, tanrı huzurunda karı koca olduk demiş. Bu kadarını beklemiyordum. Ve Demir Bey kalbi ve ruhu başkasına ait bir kadını kendine eş yapmış. Neden? Yüzüne bakınca ondan vazgeçemeyeceğini anladığı için. Ben buna aşk diyemiyorum maalesef. Bu sadece takıntı. Demir için sadece kendi duyguları , kendi istek ve tercihleri önemli. Diğerlerine düşen buna saygı göstermek itaat etmek.
    Gerçekten de Yılmaz bu dizinin en bahtsız karakteri. Züleyha’nın aşkından başına gelmeyen kalmadı. Katil oldu yetmedi, kaçak oldu yetmedi.. Züleyha’yi Demir’e emanet etti, Demir O’nun sevdiğini kendine eş yaptı. Demir’in yaptığı bununla da kalmadı, bir de üstüne avukatı davadan çekti ki Yılmaz idam edilsin. Yılmaz şimdi intikam ateşiyle kavrulmasın da ne yapsın!
    Bölüm sonunda yangında ölenler arasında Yılmaz’ın adını duyan Züleyha dayanamadı ve bayıldı. Şimdi Yilmaz’ı öldü bilecek ve hayatını O’nun tek hatırası olan yavrusuna adayacak, tabi bebek doğarsa . Merdivenden çok kötü düştü umarım Yılmaz’dan 😔

    • Gözde E.

      Selam canım, hoş geldin. Aaa Demir bir gece yarısı eve geldiğinde Züleyha’nın saçını okşayıp aşkla bakarken iyiydi bak, o sahnesini sevdim. Arkadaşıyla içip kederlendiği sahnede de sevimliydi. Sen o sahneleri nasıl buldun?
      Valla hapishaneye getirip getirmeyeceğini kestiremiyorum ağabeyi olduğunu sanmaya devam etseydi. Getirmese de en azından telefonla görüştürürdü ama ondan eminim.
      Bence Züleyha’nın bebeği düşmez. Benim asıl merak ettiğim o merdivenden düşme normal bir düşme mi yoksa sabotaj mı?

      • Buke Oguz

        O sahneler güzeldi bir de annesine Yilmaz ve Zuleyha ile ilgili bildiklerini anlattigi sahne ama Demir o kadar itici bir hal almaya başladı ki en sempatik hallerine bile gıcık olabilirim yakında :(((
        Evet doğru diyorsun en azından ağabeyinin sesini telefonda duymasına izin verirdi Demir bence de…
        Valla fragmanda düştüğü o sahnede yalnız gibiydi Züleyha ama belli de olmaz tabi.. Bebek ölsün diye Sermin düşmesine sebep olmuş olabilir yada Saniye ile arasında bir şey geçebilir.

        • Gözde E.

          Ama Şermin konusunda Sabahattin onu uyarmamış mıdır ki ya? Neyse bebek düşmesin de ne olursa olsun…

          • Buke Oguz

            Tehlikeye karşı uyarır belki ama direkt Şermin’in adını vereceğini sanmam.

  • pride&prejudice

    Yilmaz ocunu alacak da olsa o bir katil.. neticede mutlu son olsa bile nereye kadar kacacak? Demir hasta ruhli bir adam kendisini kontrol edemiyor. Hunkar, Gaffur ve Demir hatta Saniye, Sermin hepsi yaptiklarinin karsiligini gorecekler mi? Yilmaz gelse bile Zuleyha yi alip nereye gidecek? Hikayesi ile diger klise dizilerden farki ile ilgimi ceken bir dizi ama gidisati kestiremiyorum. gercekci olacagini umuyorum neticede bu bir masal degil, olmamali…

    • Gözde E.

      Selam Neslihan, hoş geldin. Yılmaz’ın bir şekilde temyiz sayesinde cezasında indirim mi olacak sonra da genel aftan mı yararlanacak? Yoksa yangında öldü sanılacak da başkasının kimliği ile mi onun cezasının genel afla indirimiyle mi çıkacak dışarı? Hiç kestiremiyorum ben de. Senarist beni her hafta şaşırtıyor. Yıldız Tunç’un yılların tecrübesiyle kötülerin cezasını vereceğini düşünüyorum.

  • Özge

    Eline, kalemine sağlık canım:) Bölümle ilgili düşüncelerimiz örtüşüyor. Bu bölümü Demire bol bol söverek ,Yılmaza ise üzülerek izledim ve hiçbir zaman ZülDem olmayacağını da öğrenmiş olduk, iyi oldu hala umutlananlar için. Demiri sadece güce tapan, egoist bir adam olarak göreceğimi zannediyordum ama bir kadına tokat atacak, parmağını kırarım diye tehdit edecek kadar kötü biri olacağını tahmin etmemiştim.😩 Demiri hala seven, destekleyen bir kitle olduğunu bilmek de ayrıca üzücü . Kendileri şiddete maruz kalacak olsalar , adamı yakışıklı, sevecen bulmaya devam edecekler demek ki!
    Bir de Demir Bey ” sen benim dengim değilsin” diye çok sevdiği karısını aşağılama hakkkını kendinde görüyor. Ağzından çıkan tek cümle ” Sen Demir Yaman’ın karısısın.” Karısının onun varlığı ile var olması gerektiğini düşünen, cehalet kokan bir adam! Nefretim oldun Demir Yaman!😡
    Yılmazın hapisten kaçması da fazla kolay olmadı mı? Hadi bir şekilde oldu, bunu atlayalım.
    Adana’ya nasıl geldi sorusu benimde kafam da dolandı durdu. Çiftlikten gitmek için o kadar zaman para biriktirmeye çalışmıyor muydu bu çocuk? hangi parayla çiftliğe kadar gelebildi,yakalanmadan ? Tam bir muamma. Hünkara yaptığı hamleye bir👏 da benden. Hünkar canının korkusundan “Züleyha Demirle evlendi” diyecek ve Yılmaz o anda konağa koşup Züleyhanın karşısına çıkacak diye beklemedim değil😌 Ama daha zamanı vardı bunun. Züleyha’nın Saniye’ye yaptıklarına çokça güldüm ama ileride değişecek olan karakterinin yavaştan sinyalini veriyor gibi geldi bana. Hünkara hesap sorarken bebeğine zarar verebilecek duruma gelmesi çok normaldi, kadının psikolojisini altüst ettiler, sevdiğinden haber almasını engellediler. Artık bebeğinden başka kimsesi kalmadığını da biliyor. Şu anda paranın Züleyha için hiçbir önemi yok. Ne var ki bebeği doğunca ,onun en iyi şartlarda ,yediği önünde yemediği ardında büyüyecek olması Züleyhayı da etkileyecek. Demirden kurtulup boşanmayı düşünse bile tek başına çocuğuna bu kadar iyi bakamayağını anlayıp kabullenecek ve evliliğe adapte olacak diye düşünüyorum. Gerçi Demirin yanında büyüyen çocuk ne kadar sağlıklı olur, bilinmez😒
    Züleyhanın bebek tekme atınca! sevincini Hünkarla paylaştığı sahneyi ise saçma buldum. Daha yeni hesap soruyordun,
    Hünkardan, ne bu dengesizlik Züleyha’ cım? Kaç yaşındasın, bebeğin 4 aydan önce hareket etmeyeceğini bilmiyor musun ayrıca:))))
    Bebek düşürme planının erkenden bozulmasını da beklemiyordum. Züleyha yemeye başlar, Sabahattin son anda engeller dedim, olmadı.
    Sabahattin’ e yazık oldu ama bebek kurtudu onun sayesinde:) Şerminin gözlerinde sevgi vardı ona karşı, pişmanlık da .Nasıl bu hale geldi, karakteri böyle kötüye evrildi, merak ettim. Sabahattin’in her bölüm boşanalım demesine de sinir oluyorum😒 Sürekli aynı replik! Laf var icraat yok:)
    Yalnız bir şey dikkatimi çekti.
    Sabahattin Züleyha’ya ” Demir sana vurdu
    mu ” diye sorarken bence Demirin nasıl bir psikopat olduğunu biliyordu, ona şiddet uyguladığina emindi, şaşırmadı çünkü. Demir anlaşılan eski karısı Filize de şiddet uyguluyordu.
    ” Öldürmeyen acı güçlendirir” derler ya hani, Yılmazın çektiği acılar da alacağı intikamı büyütecek, onu acımasız birine dönüştürecek korkarım ki.
    Gaffur’un 4 ayak üzerine düşmesine de sinir oldum ama ortalığı daha da karıştıracak ya, dolayısıyla konakta kalması gerekliydi.
    Gülten de Yılmaz gibi bahtsız garibim.Ona da çokça da üzüldüm. Zorla evlendireceklerini sanmam, Gülten ne yapar eder engel olur, evlenmez yine de.
    En beğendiğim sahne; Züleyhanın pikap üzerine Şerminle konuştuğu ,onu mors ettiği sahneydi bu arada :))
    Yorumlarda görüşmek üzere

    • Gözde E.

      Hoş geldin canım, teşekkür ederim 🙂

      Zaten genel konuda da ZülDem’e dair bir emare yoktu, ama çift görsel olarak o kadar uyumlu olunca, Demir de severken güzel bakınca seyirci yakıştırdı ister istemez. Haaa öfkelenmediği, ağzından sert ve şiddet dolu sözler çıkmadığında güzel bakıyor, güzel seviyor Züleyha’yı hala. Ama yaptıkları ortadayken, bir de Züleyha’nın kalbi doluyken, Yılmaz iyi biriyken, bebeği de Yılmaz’danken çok zor Demir’i sevmesi çok. Demir’i seven kitle hala var ama eskisine göre azalmış sanki. Baya Yılmaz’ı destekleyen, intikamını al, dönüşün muhteşem olacak tarzı yorumlar görüyorum.
      Demir orda Yılmaz gerçeğini bildiğini söylemek istedi ama yapamayınca kızı dengim değilsin diyerek ezdi.. Ne kadar ayıp hakikaten ya… Hünkar dese, başkası dese anlarım da… İnsan çok sevdiğine bunu yapar mı?.
      Valla ben de yazıda dedim nasıl geldi Yılmaz Adana’ya diye, umarım bunları öğreneceğim az da olsa sahne olur. Yoksa bu konuda büyük açık olacak. Hünkar’ın boğazını azcık kesse, kan aksa fena olmazdı :)) Ama iyi oldu en azından ödü koptu pisliğin.
      Evet ne yazık ki Züleyha sonunda buhran geçirdi. Yaşadığı olaylar ve hamilelik psikolojisi çok normaldi… Ama Hünkar bir yandan da görmüş oldu kızın halini, üstüne gitmez devamlı unut da unut diye. Dediğin gibi Züleyha o evde kalmaya mecbur devam edecek. Gizli gizli dikiş dikip satıp para biriktirebilir mi, o da zor bence. (Nedense bunu yazarken aklıma Gülperi gelmedi değil) Dışarı çıkarken bile Demir’e hesap vermek zorunda, bu ihtimal zor görünüyor.

      4 aylıkken mi bebeler tekme atıyor hiç bilmiyordum 🙂 Sevindi kız orda, ondan deyiverdi hoş gör 🙂

      Züleyha’nın Saniye ve Şermin’e yaptıkları yerindeydi ama karakter değişimi şeklinde olmaz, olmasın, öyle Hanımın Çiftliği’nin Güllü’sü kıvamına da gelmesin.
      Sabahattin bence de boşanalım demesin, yaş o iş, ağzını yoruyor boş yere 🙂 Belki Şermin artık düzelmeye çalışır kim bilir… Karakter tanıtımlarında da yoktu nasıl bu halde geldikleri ile ilgili hiçbir detay. Sadece mutsuzum, içiyorum diyordu Sabahattin.
      Sabahattin’in sana vurdu mu diye sorduğu tamamen aklımdan çıkmış. Filiz baya bilenmişti aileye, belki de sebep sadece bebek değildi, neden olmasın?
      Yılmaz çok acımasız olmasın, Kara Sevda Kemal’in hali tavrı iyiydi, öyle olsun. O’na destek olarak Kerem Alışık girmiş kadroya buna da çok sevindim. Yapayalnız kalmıştı.
      Veli neden İstanbul’a geri döndü sence ve hoop adam yaralayıp koğuşa geldi? Bu konuda bir teorin var mı? Sabahattin sence tatlı olayını Züleyha’ya gizlice söyleyip O’nu uyaracak mı? Betül-Yılmaz durumu olacak mı dersin ilerde?

      • Özge

        Dün yorum yaparken yazmayı unutmuşum.BZÇ , Kara Sevdaya benzeyecek iyice 🙂 Yalnız ben orda Emir’ciydim burada Demirci olur muyum bilemiycim ;))
        Demir’in sevgisine inanmam gerekiyor, sanırım ondan hem yaptıkları hem bakışlarına sinir oluyorum şu aşamada.
        Evet bebeklerin hareketleri anne tarafından 16.haftadan itibaren hissediliyor:) Hadi bunu hoş görelim bakalım:)
        Bebek doğduğunda, Demir bebeğin kendisinin olmadığını anlayacak ? , bayağı merak ediyorum. Erken doğdu deseler bebeğin kilosundan boyundan anlaşılır yine:) Züleyhanın zengin kocası var canım, Gülperi gibi terzilik yapmasına gerek yok, kocasından aldığı paraları biriktirir.
        Veli ,Hünkardan aldığınparayı kumarda harcamak için İstanbula gelmiştir. Kumar oynarken de kavga çıkmıştır öyle hapse girmiştir bence:) Tesadüfe bak ki Yılmazla aynı koğuşa düşüyor😊
        Sabahattin, Şerminin adını vermeden ,Saniye ve Fadik’i de katarak “yediklerine dikkat et, kimseden bir şey alma” gibisinden uyarır bence de.
        Betül’ün okulu bitirmesine 2 sene vardı galiba. Yılmazın hapisten çıkması, zengin olması falan derken Betül de o zamana kadar çiftliğe gelir. Öncesinde aklımda yoktu ama Yılmazın intikam yoluna girmesi ile kesin Betülle evlenir diyorum şimdi

        • Gözde E.

          Kara Sevda çok sevdiğim bir diziydi ama ben Kemal’ciydim sonuna kadar :)) ve kesinlikle benzemeye başladı. Sen neden Emir’ciydin peki?

          Demir’in sevgisine inanıyorum ama konuşmaları, öfkelendiğindeki hareketleri… Emir hiç Nihan’la böyle konuşmamıştı değil mi?
          Ne demişti Hünkar, bilmemne olmuştur 🙂
          Benim aslan oğlum iri doğdu der Demir inanır :))))) Doğru para biriktirse yeter.
          Ama Veli paralara rağmen gitmedi, gitmeyecekti ne oldu da birden gitti? Ben hala bu işte bir iş var diyorum. O yıllarda Bayrampaşa’ya zenginler, hatırlılar girermiş bu cezaevine girmesi normal, koğuş konusunda da tesadüf olmazsa dizi ve film olmaz :))
          Aslan Sabahattin ona güvenim tam.

          Yılmaz’ın intikam için Betül’le evlenmesi durumu da bana Acı Hayat filmini hatırlatıyor.

          • Özge

            Ben Kaanı sevdiğimden Emirciydim, sonra Nihana olan sevgisiyle daha büyük fanı olmuştum😍☺bir de kötü karizması çok güzeldi adamın. Hatırladığım kadarıyla Emir, öfkelenmemişti Demir gibi.Çok kibar çocuktu, Demir gibi kıro değildi😜
            Haklısın valla, Hünkar bebek için de bir şeyler uydurur,o kadar yalan söylemiş bunu mu halledemeyecek:)))
            Aynen bu tesadüf olmasaydı Yılmaz evlendiklerini öğrenemezdi. Veli’nin İstanbula neden geldiğini öğreniriz bu bölümde, kumar dışında bir tahminim yok:))
            Aslında dizimiz çokça Kara Sevda, biraz Acı Hayat, çok az Hanımın Çiftliği, biraz da Ezel karışımı😃

          • Gözde E.

            Biraz da Cennet Günleri filmi :))

            Kaan sevilmez mi ya <3 Bir de Emir espriliydi, karaktere ne kadar gıcık olsam da esprilerine bayılıyordum 🙂 Ama ben Burak Özçivit'i çok çok sevdiğim için sonuna kadar Kemal'ciydim, öldüğünde ağla ağla… :((
            Veli'nin İstanbul'a neden geldiği ve Yılmaz Adana'ya nasıl gitti öğrenilmesi gerekenler arasında. Benim de kumardan başka tahminim yok.

            Bu arada takip ettiğim kadarıyla ZülDem'ciler tam gaz devam desteğe 🙂

          • Özge

            Bak şimdi bahsedince özledim Emircimi😍 Burak Özçiviti çok beğenmem ama ölüm sahnesinde ben de ağlamıştım ikisine birden:(
            Aynen bu bölüm öğreneceğiz gibi görünüyor Veli meselesini.
            Tabi ZülDem yan yana güzel duruyorlar, yakışıyorlar o ayrı:)) Yakıştırılma nedeni sadece buysa eğer, anlamak imkansız karısına şiddet uygulayan bir insanı nasıl destekliyorlar? Üzerinde psikolojik baskı kurması bile yeterince kötüyken. Bundna sonra öyle şeyler yapmalı ki affettirmeli kendisini,yoksa zor!

          • Gözde E.

            Aynen kırk fırın ekmek yerse olabilir ancak. Bence sen orda Emir’in ölümüne üzülmüşsündür 😀

          • Özge

            Tani Emirin ölümüne daha çok üzüldüm ama Kemale de üzülmesim değil,haksızlık yapmayın lütfen😃

          • Gözde E.

            Valla ben Emir’in ölmesine hiç üzülmemiştim de Kemal ah Kemal’im… :((

          • Özge

            Aaa nasıl üzülmezsin:(( Emircim gibi bir karakter ölmüş:((

          • Gözde E.

            Sinir oluyordum ya NihKem’e ve özellikle Kemal’ime yaptıklarına. Ama en sevdiğim kötü karakterdir orası net.

          • Özge

            Bende bir sorun var sanırım:)) Kötü karakterleri seviyorum, nedensizce:)) Daha ilgi çekici oluyorlar. İyi bir oyuncu tarafından canlandırılıyorsa eğer! UTC ‘de Kerim Adil Sağlam CK’da Cihan Karadağ favorilerim oldu<3

          • Gözde E.

            Şimdi Murat Ünalmış kötü oyuncu mu? Neden Demir ilgini çekmiyor? :)) SAK Vedat?

          • Özge

            Murat kötü değil tabi ki, Demirin karakterinde sorun var. Cihan da Demir de dizilerimizin kötü adamları. Demir ne kadar karanlık onu henüz bilmiyoruz.Cihan ise alenen mafya. Ama adamın sevdiğim dediği kadına duyduğu sevgi gerçek mi bunu hissedebildim mesela izlerken. Demirde ben bunu göremedim şu ana kadar. Bir de ( umarım yanılmam😬) Cihan Leylaya zarar verecek bir adam da değil, geçmişte verdi ama şu anki haliyle asla. O dediğimiz sahneyi izle,göreceksin sen de:)) Bu yüzden onu bir tık daha fazla sevmiş olabilirim

          • Gözde E.

            Demir karanlık değil bence ya, sadece narsist o. Ben Demir’in sevgisine inanıyorum. Bu arada ZülDem somera haftanın çiftlerinde 4. olmuş ben şok.

          • Özge

            Hadi canım:)) İlk 3 kim olmuş? Sevgi şiddete dayalıysa ağzıyla kuş tutsa sevemiyorum karakteri. Sevdiğine kıyamama olayını Demirde de görmeliyim. Demir Züleyha için öyle şeyler yapmalı ki ben de inanmalıyım o sevgiye.

          • Gözde E.

            1-Azra&Cenk 2-Nefes&Tahir 3-Gökçe&Uğur 5-Merve&Kerim

          • Özge

            Vedatın hiç puanı yok ben de:) kötü ama sebepleri var diyemiyorum. dümdüz kötü adam!