ÇUKUR – Benim Mahallem Çukur

Bölümün (dakika tutmadım ama yaklaşık olarak) ilk bir saati gözüm ekrandan çok sosyal medyadaydı. İdris Baba’nın Çukur ’a dönüşü, çocukların yedikleri ayar, ‘yeniden ayaklarının üzerinde duran Koçovalı olmak’ üzerine hazırlanmaları derken bölümü yarıladık bile… Dizi süreleri iki saati geçince böyle ‘es’ler vermek normal oluyor tabii…

İdris Baba Çukur’a, Çukur’una geri döndü. Mahalleli -hani fotoğrafının üstünü çiğneyip geçen mahalleli, ellerine sarıldı. Her şey dört dörtlük. Evlatları ve evlatlarından ayırmadıkları bir kuru sandalyesinin olduğu kahvenin kapısında karşıladılar onu. Sıraya dizilmişler, tam bir karşılama komitesi. Bi’ Medet uzak. Üzdü.  Günün sonunda evladına kurşun sıkan biri tabii, ama ne bileyim konu Medet olunca…

 
   
 

 

Çukur mahalle

 

İdris’in evlatları içinde İdris Koçovalı şekil standartlarına uyan bir Salih var. Zaten onun gibi de giyinmiş. (Sinir olanlar sıralamasında beni ilk sıraya yazıverin) Babadan onayı aldı, rahatladı. Hapishane kaçkınları(!)nın yanında saç sakal düzgün, takım elbise ütülü; her halde onaylanacaktı ^^

Onayımın olmadığı en büyük konu ise; karakterler büyük bir değişim içine mi girdi? Yamaç ile başlayalım. Çukur bataklığı onu iyice içine çekmiş, tam bir Koçovalı gibi davranıyor. Biliyoruz ki beylik laflarının dışında İdris Koçovalı’nın kurduğu düzen tamamıyla bir mafya düzeni. Yamaç için  ‘ne güzel bu düzeni kendine göre yorumluyor’ derken bu sezon elinden silah düşmüyor maşallah… O da Cumali Abi’sinin hafifletilmiş bir versiyonu gibi dolanıyor: Asalım, keselim…

Gelelim kalbimin efendisi Vartolu Salih’e. Tamam, Salih hep eksikliğini hissettiği ‘baba’sına, Sadiş’ine kavuştu Ve Medet ve ‘Yamaç’ım’ diye seslendiği kardeşi ile kendi küçük çekirdek ailesini sil baştan oluşturdu oluşturmasına da öyle replikler yazılıyor kendisine ben ki oturduğum yerde zıplıyorum, annesi Mihriban ise mezarında dört dönüyordur. ‘Sultan Anne’ ne demek? An-ne! O pişman, o ezik duruş ne demek? Biri küçük yaştaki Karaca’nın ardından da İdris’in Selim’e çektiği fırçanın aynısını Salih’e çekebilir mi lütfen! Kadın oturduğu yerden ‘hayatta hiçbir şeye pişmanlık duymadım’ desin, bizim ki ‘silah işi Kahraman’ın işi idi’ diye duygusal konuşmalar yapsın, dokunsan ağlayacak.

İçimde kanayan yaradır Salih konusunda Sultan Hanım’a iki laf söylenmemesi. Rahmetli Paşa en azından dayak yemişti ^^

 

 

En azından gülümseten Salih – Medet sahneleri izledik de daha fazla serzenişimizi bir başka bölüm yazısına saklayalım. (Savaş Dinçel’i bir kez de burada analım, sırf ekranda değil, tiyatro sahnesinde de izleme şansını elde etmiş bir izleyici olarak nur içinde yatsın)

 

Ama Cumali’deki değişimi sevdim <3

 

 
   
 

 

Yücel’e duyulan güven gözlerimi yaşartıyor.  Adam tane tane anlatırken bile tutarsızlık akıyordu sözlerinden. Buram buram yalan kokuyor.  Yamaç akıllıca sorular sordu sormasına da yine de inanmış gibi görünüyor. Unutmayalım ki Yamaç Beyefendimiss’e de inanmıştı. Hele ki Uluç Reis’in yardımlarını kabul ederken aklıma gelen tek sahne zamanında Yamaç’ın yardım için Beyefendi’yi aramasıydı. Seni sevmedim Uluç Reis. Sen git ama kızın kalsın ^^ Hoş geldin Hare Sürel …

 

 

İlahi Ayşe… Çeto ile empati yapacağı tuttu. Minnoş minnoş açıklama da yapıyor: “Ben kimseyi öldüremem” İş başa gelince öyle de güzel öldürebildiğini (daha doğrusu öldürebileceğini) Cemil’de gördük. Burada olması gereken ‘ben yapamam’ değil, o pişmanlığın dile gelerek ‘ben bir daha yapamam’ idi.   Yalnız belki de ilk defa çiçek aldı kadın, beyaz güller… Kıyamam. Anlaşılan o ki şu anda Selim’in yönlendirmesi ile özel görevde. Görevimiz tehlike: Çeto’nun zayıf noktalarını tespit etmek…  Başarılı olacaktır, net.

 

Çukur mahalle

 

Bölümün yıldızı Erkan Avcı. O ne güzel delirmektir.  Zenne filmine gönderme de güzel oldu. Bir karakuzu’ya üzüleceğimi hiç düşünmezdim, cidden üzüldüm bak. Ne hayatlar var…  Salih hiçbir şeyden haberi olmadan göbek ata dursun, Vartolu’nun Mihriban zaafını tespit eden Yamaç’ın Çeto’nunkini de bulması eli kulağında…

 

 

Baykal kim?

Malum bu dizide ölenler diriliyor. Önce Çıyan(Veysel olduğu konusunda ikna olmayacağım), ardından Remzi… Baykal da dirilirse bunun sonu Kahraman’dır demiş olayım. Gerçi Remzi’nin geçerli mazereti var, adam ekmeğinin peşinde ^^

Bence Baykal öldü ama biri Baykal’cılık oynuyor. Ama kim kim kim?  Aynı isim, aynı mekan? (Hatırlayınız 13. Bölüm) Yalnız tüm şehir Baykal Bey’i biliyor, onun sözünü emir kabul ediyor, bir telefonu ile hazır ol’a geçiyorlar ama bizimkilerin böyle bir adamın varlığından haberi yok öyle mi? Üzgünüm ama çok zorlama geliyor bana…  Baykalcılık oynayan kişi her kim ise Baykal’ın mal varlığına ulaşabilme yetkisi olan bir kişi olmalı. İki oğlu öldü geriye oğlunun annesi (Sena’nın da annesi) kaldı ama? Ne alaka değil mi?

Çeto’nun konuştuğu kişinin Yücel olduğu iddiam bu bölüm çürüdü. Öyle kalben inanmıştım ki Keyser Soze olmasına.  Adam Çukur’daki güvenli evdeydi, arabada olan o olamaz. Peki arabadaki kim?

Peki ya silah sevkiyatı nasıl çöktü?  Biri Karakuzular’a yolun güzergahına kadar tüm detayları verdi. Bu kişi silahları veren adam olamaz. Yücel desek, elinde telefon olduğunu zannetmiyorum. Sanki flashback ile Karakuzular’ın kandırıldığını, silahların işe yaramadığını izleyeceğiz gibi geliyor ama ölü şoförler işi bozuyor.  Off… Ama günün sonunda en büyük tehlike Çukur’un içinde… Karakuzular Çukur’u içten içten çökertirse şaşırmayın!

 

Çukur mahalle

 

 

Bölüm içinde önceki bölümlere;  bknz ‘Yamaç’ın kızı ile dünya turnesine çıkma hayali’ ve bambaşka projelere selam gönderilmesini çok ama çok seviyorum <3

“Tak tak taka tak…” O ne güzel bir selamdır. Ve o ne güzel selama karşılık vermektir. Özlendin be Mert Karadağ <3

 

Bölüm yazısına son vermeden;  Aliço’nun geçmişine ne zaman gireceğiz acaba? Bir de Gökhan Bey’cim bizim bi’ tapu çıkmazımız vardı… Bi’ ara şu organ transferi işini netliğe kavuştursak iyi olur ^^

 

Tweetlerini alıntıladığım, yazımı renklendiren  Lavinia62   drmytngrn  sacide  Dayı bak arıza çıkacak ve melanie ye teşekkürler. 

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Çukur  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Nur

    54. BÖLÜM ÖN İZLEME
    ➖➖➖
    Salih vuruluyor yaa:(
    Vurulsun falan diyordum da, izleyince de içime bir hüzün çöktü.. SM’de omuzundan vuruldu diyorlar, inşallah bir kurşun isabet etmiştir o da omuzuna gelmiştir.. Yazık yaa.. Babası gibi paltoyu omuzuna atıp dolaşıyordu. Garibim.. kimsenin yüzü doğru düzgün gülmüyor dizi de. En talihsizi de Salih… Vakit de geçmek bilmiyor ki bölüm başlasın. Şimdiden ağlamaklı oldum, gidip içecek bi şey alsam mı acaba diye düşünüyorum. İçince bir de vurulmuş görünce iyice ağlarım.. öff yaa.

    • Nee ofisteydim on ızlemeye bakamadım ben. Hemen koşuyorum

    • Ropörtaj linkini yeni yazıya ekliycem. Unuttum söylemeyi snaa

  • Gözde E.

    Bu akşamki etiketimiz: #çatapat

    Herkese iyi seyirleeeer :))

  • Gözde E.

    Herkese selaaaaaam. Öncelikle ellerine sağlık adminitoş. ))) (Jet Sosyete kafası)

    Diziyi hala büyük sevgi ve ilgiyle takip ediyorum birçoğunuz biliyorsunuz. Ancak önce hastalık, sonra seyahatler, şimdi de özel hayat derken yorumlaşmalara bir türlü katılamıyorum. Aynı gün olan 2. dizilerde kaaaç bölüm gerideyim. Kendi bölüm yazılarımı bile yazamıyorum o derece yani. Sizleri çok ama çok özledim yoksa, yorumlaşmalarımızı da.

    Çok kısa bölüme dair fikirlerim:
    Uluç Reis miydi, onu sevmedim. Bakışları ikili oynadığını gösteriyor. İkinci Baykal vakası resmen. Ama yeni bir karakter olarak sevdim, iyi ki geldi, hoş geldi.
    Yücel keşke gerçekten bizimkilerin yanında olsa… Ama sanırım o da yalancının tillahı. Ama Tansu Biçer rolüne çok uymuş.
    Yüksüklü kim olabilir? Çeto’nun görüştüğü Baykal ve yüksüklü aynı kişi mi? Büyük ihtimalle evet ama bizim bildiğimiz Baykal değil, onun kimliğini kullanan yeni biri olmalı.
    Meliha’nın hala dizide ne işi olduğunu anlayamamızdan memnun değilim.
    Şu yeni silah satıcısı lazı çok sevdim doğrusu çok komik :))))
    Bölümde en sevdiğim sahne Vartolu Yamaç kutlama idi, bu sahnede Erkan Avcı performansı çok çok çok iyiydi. Aslında böyle simsiyah olmayan kötüleri daha çok seviyorum Çeto gibi Mahsun gibi. Simsiyah karakterler beni boğuyor. Mahsun’a bayılıyorum gülmeyin ama hala böyle, Sena ve onu destekliyorum hatta o derece :)) Ve hala fikrim aynı , onun annesi Mihriban olabilir.
    Cumali’ye yeni aşk üçgeni için gelen aplamız hoş gelmiş, ufacık sneak peak’le bile sevdim ben. Hale Sürel’i Medcezir’den beri de severim zaten. Yıldız’ı destekliyordum ama galiba Cumali raconuna uymadığı için vazgeçti senarist.
    Koçovalılar tekrar mahalleye döndüğüne ve mahalle eski halini aldığına göre ilk fırsatta yeni bir Balat gezisi organize edelim lütfen.
    Fragmanları da hala seyretmiyorum ve iyi de ediyorum :))))

    Akşama yeni bölümde görüşmek dileğiyle ve bu haftaki yazıda. 😉

  • Nur

    54. BÖLÜM II FRAGMAN
    ➖➖➖➖

    Yamaç, Yücel’i sorguluyor.
    Yücel, Çeto’nun Mahsundan sakladığı bir sır olduğunu söylüyor, öyle bir sır ki Mahsun öğrendiğinde kıyamet kopacak..
    IG’de izleyici Organ Ticareti ile ilgili olduğuna dair hemfikir ama ben bu sırrın Mahsun’un ailesi ile ilgili olduğunu düşünüyorum.
    Bölüm fotoğraflarında Yamaç’ın köşkte Çeto’nun gizli kasasını bulduğunu gösteren bir kare vardı. Çeto kasada organ işiyle ilgili belgeleri saklıyordu Ersoy, Yamaç’a belgelerin fotoğraflarını göndermişti Yamaç belgelerin aslına ulaşmış ama belgeler bu aşamada Yamaç’ın çok işine yaramaz nihayetinde kağıt parçaları ve Mahsun için inandırıcı olmaz. Mahsun ancak suçüstü yaparsa inanır böyle bir şeye. Mahsun’a verilen kırmızı kurdelalı dosyanın Mahsun’un annesi ve ailesi ile ilgili olduğunu sanıyorum.
    Mahsun, Sena ile kapıda karşılaştığında Sena bir elma yiyordu ve Mahsun’un silinmiş hafızası anlık tetiklenmişti. Elma yiyen bir kadının flu görüntüsü canlanmıştı, daha sonra Sena ile parkta sohbet ederken geçmişinin adeta silinmiş olduğundan, ismi dahil hiç bir şeyi hatırlamazken çocukken Çeto tarafından bulunduğundan bahsetmişti. Bulunduğu yaşı 8-10 civarı gibi düşünüyorum o yaşlarda bir çocuğun hiçbir şey hatırlamaması olağan şartlarda mümkün değil, benim tahminim hafızasının çeşitli yöntemlerle silindiği yönünde. Çeto, tıbba yakın biri, organlarla uğraşıyor bir neşter hamlesinin vurulduğu alan ve derinlikle ne kadar hasar verebileceğini biliyor, köşkte Ahmet’in boynunu çizmesi tam olarak da böyle bir şeydi, Mahsun’un hafızasını hangi yöntem ve ilaçlarla sıfırlayacağını bilmesi çok mümkün. Çeto, nun Mahsun’un ailesini özellikle de annesini öldürdüğüne ve Mahsun’u bu şekilde ailesinden kopardığına inanıyorum, Mahsun’un ailesi ile derdi organ işi ile alakalı olabilir gibi. Belki Mahsun’un anesi-babası savcı, polis gibi bir şey olabilir? Temennim Mahsun’un anne ve babasının her ikisi ya da ikisinden birinin sağ olması ve çocuklarını arıyor olmaları.. belki ağabeyi-ablası-kardeşleri bile vardır. Fragmandaki dosya organ ticareti ile ilgiliyse bana bu aşamada çok gerekli gelmez organ ticareti konusunda Mahsun’un suçüstü yapmasını daha çok tercih ederim ve bunu izlemek şu anda önceliğim değil. Çeto’nun geçmişinin açılmasından sonra Mahsun’un geçmişine de girilmesi olasılığı çok ilgimi çekiyor ve heyecanlandırıyor Aliço sıradaki kişi. Aksiyonu sevmekle beraber dram unsuru azaldı ve bu azalmanın yoksunluğunu bariz hissediyorum, geçen hafta Çeto’nun travmasının tetiklendiği sahne o günden beri aklımdan çıkmıyor bir çocuğun asla altından kalkamayacağı bir travma Çeto’yu şimdiki zamanda zalimliğinden dolayı yargılıyorum ama çocuk Çeto’yu çok sevdim ve üzüldüm.

  • Nur

    54.BÖLÜM: Tahmin..
    ➖➖➖
    METİN;

    Show TV Çukur sayfasında bölüm fotoğrafları&Açıklama kısmında Çukur’a sürpriz bir ismin veda edeceği yazılmış.

    Tahminim; Metin.

    Metin harici tahminim yok.

    MEDET;

    SM’de Medet tahminleri ağırlıklı.
    ama ben bir kaç nedenle Medet’e ihtimal vermiyorum.

    Vartolu karakterinin bitirildiği, Salih’i izlediğimiz malum. Reytingler de düşüşte malum.Düşüş şimdilik az ama ben az da olsa devam edeceğini tahmin ediyorum. Kendimce gözlemlerini ve sebeplerini bir ara yazmayı düşünüyorum. Çok uzun konu, onlara değinmeden Medet’e geleyim. Şayet bir aşamada Gökhan Hoca Vartolu’ya dönmek isterse Medet’siz Vartolu izleyiciye eksik gelir, ayrıca Medet’in sağlık sorunu henüz açılmadı ve Akşın’la yemek yaparken değinilen aile konusu da beklemede. Medet, Salih’in yanında işlevsiz ama Salih Helvacı/Koçovalı da işlevsiz zaten. İzleyici karakteri hâlâ Vartolu sandığı için tahammül ediyor, ben tahammül edemeyenlerdenim (V. için Spin-Off hayalim var, ayrı bir sütunda yazarım)
    ➖➖
    Bölüm hakkında bir diğer tahminim Veysel’in Saadet’in kardeşi olabileceği yönünde.
    Saadet, köşkte tutsakken karnındaki bebeğine ‘dayısının’ köşkün mutfağında oynadığını anlatmıştı, hatta ben burda ya da IG’da ‘Saadet’in erkek kardeşi varmış’ yazmıştım ama diğer izleyiciler dayı’dan kasıtın Yamaç olduğunu söylemişti.
    Fragmanda Saadet’in Veysel’e ismiyle bir yakın tanıdık gibi seslenmesi ‘Dayı’ konusunu aklıma getirdi. Saadet’in babası Saadet 14 yaşındayken pazarda bir kavgada öldürülüyor, İdris, Saadet’i yanına alıyor ailenin kalanı İstanbul’dan göç ediyor. Saadet’in bunları anlattığı bölümü hatırlamıyorum ama aklımda kalan babasının öldürüldüğü sırada Saadet’in leğende kardeşini yıkadığı. Bu kardeş Veysel ise; Veysel, Çeto’ya yetimhanede büyüdüğünü anlatmıştı Koçovalılar’a ise Çiyan’ın ikizi olduğunu söylemişti. Saadet ikiz kardeşleri olduğundan hiç bahsetmedi leğende yıkadığı tek bir kardeşiydi. Çiyan ve Veysel’in aynı kişi olduğundan hep emindim şayet Veysel, Saadet’in kardeşi ise nasıl oluyor da yetimhanede kimsesiz büyüyor? Sultan ya da İdris’in Saadet’in ailesine bilmediğimiz bir oyunu mu? Bu işte İdris veya Sultan’ın parmağı varsa hem Saadet hem de Salih, Koçovalılar’dan kopar. Kahraman Suikasti arap saçına dönmüş olur bu durumda. Saadet’in kardeşi Kahraman Suikastinin tetikçisi??

  • Nur

    Fragman yorumum; Hepimiz Hare’yiz..

    Sizin a#@$%zı, astarınızı#$&=÷

  • Nur

    FRAGMANDAN GELİYORUM:)
    ➖➖➖
    Güldüm yaa:)..
    Diziyi ciddiye almak istiyorum.. tamam gülmek de istiyorum ama.. hikayelere inanmak, akıştan etkilenmek, karakterlerle empati yapmak istiyorum.. Bu ne yaa:))

    20 bölüm izledik, sezon Haziran ortasında bitecekse16 bölüm daha kaldı.
    İlk 13 bölüm geçen sezon finalinde kaçırılan Saadet’in tutsaklığı ile geçti 13.bölümde kurtarıldı fragmanda Veysel silahla Saadet’in kapısında:) Belli ki Saadet yine kaçırılıyor..

    Sezon resmen Saadet üzerine dönüyor.. Koskoca Çukur’un işgale karşı mücadelesinin zemini Saadet’le oluşturuldu.
    Çukur, Saadet’in yolu:)
    Nereye kusarsınız bilmem, ben gülmeye başladım.
    Veysel bebişi evlat edinip Saadet ve onursuz/aptal kocasını gebertse ya.. Valla böyle bi şey yazılsın sonuna kadar Veysel’ci olacam:)

    Keçi, Salih’e Mahsun’un aşevinde Sultan’la olduğunu söylüyor Salih de bi celallenme..

    Salih; Sen hayırdır mnk!?

    Sultan aşevinde Mahsun’un yüzünü okşuyor:) En sevdiğim sahne bu oldu gerçi, aynısını Sena’dan da bekliom:)

  • pride&prejudice

    acikcasi Ifsak proje toplantim pazartesi gecesine rastlayinca basindan seyredemedim eve dondugum saat 11 den sonra izledim sonra puhu tv den izledim… Idris’in islerinin mafya isleri isleri oldugu malum Yamac bu akisi degistirir diye ilk sezon bir gorusum vardi. Yamac da dedigin gibi sevgili Admin duzene fazlasiyla uydu. Belli bir kesim varki Cukur’u mafya dizisi olarak anip asagilamaya basladi. acikcasi bu sezon Ceto&Mahsun/Fikret’in varligi beni diziden uzaklastiriyor. cok hevesle seyrettigim gunler gibi degil artik. Salih/Medet ve Yamac’in varligi bana diziyi seyrettiren… Ayse’yi hic sevmedim yaniltmadi da kadin empati kuracak baska yaratik bulamadi Ceto yu buldu. Ceto yasadigi travmalardan dolayi bir cesit ruh hastasi… Uluc Reis ve Yucel e daha dakika 1 gol 1 bu kadar yasadiklardan sonra Yamac’in guvenmesi de mantikli degil… Mantiksizliklar biraz fazla ustuste geliyor ozellikle Baykal olayina tepkim buyuk bu yuzden diziyi izlemeyi bile birakmayi dusunebilirim.Vuslat daki o donuk kiz olmasa pazartesi gecelerimi Vuslat’a ayirabilirim cunku senaryosu cok basarili… Senaryolarin uzasin diye devamli geri donusler yasanmasi hikayenin inandiriciligini kaybetttiriyor!Buna pek cok ornek var. Mehmet marsi gibi bir ileri iki geri…seyircininzekasini kucumsemeyin senaristler!!!

    • Ahmet Adar

      Vuslatın kaliteli bir dizi olduğu konusunda sizinle ayni fikirdeyim.Beni sarıyor ve içine çekiyor.Benim kaliteli dizi ölçütüm gece uyumadan önce hatırlayarak uykuya dalabidiğim dizilerdir.Vuslat da bunlardan biri,Devrim Özkan bana da çok donuk geliyor,ama daha ikinci dizisi ,belki düzelebilir diye düşünüyorum.

      • pride&prejudice

        Kizcagiz devamli aglamakli bir ifade ile oynuyor…ama senaryonun islenisi suanki en basarili olan orneklerden biri…

  • Nur

    Bölümde etkilendiğim sahnelerin başında Çeto’nun travmasının tetiklenmesi geliyor.

    Çeto benzer bir tepkiyi Bulgarlar’ı bitirdikleri bölümde vermiş, dikkatimden kaçmış bazı dikkatli izleyiciler yorumlarında değinmişler bir kısmı da o sahneyi paylaşmış. İzleyince sahneyi hatırladım Bulgar elebaşlarından birini bir odada öldürdükleri sahne Mahsun oynar gibi hareketler yapıyor Çeto’da ‘Mahsun, yeter’ diyor. Sahneyi izlemeden önce ‘Kız gibi’ ifadesinin tetikleyici olduğunu sanmıştım ama düşününce tetikleyiciler değişiyor, mesela Mahsun’un ellerini kaldırarak yaptığı figür etken olmalı zira Mahsun’lu sahnede çalan müzik Roman müziğiydi, istismara uğratıldığı yörenin müziğinden uzak ve ayrıca Çeto o yörenin türküsünden bir parça söyledi ( Erkan Avcı çok da güzel söyledi, canım yaa, içli ve usturupluydu, çok beğendim) ve söylerken sesinde özlem hissettim, sanki orayı ya da bir şeyi özlüyor aynı zamanda. Ve unutmak istediği geçmişinde kalan bir bağını hâlâ türkü ile koruyor.. Çok çok etkileyici buldum kısacık türkü söylediği an’ı..

    Çeto’nun yaşadığı şeyler yaşanıyor, şu an bile kimbilir nerelerde çocuklar bin türlü istismarlara uğruyorlar. Çeto için aşmış diyemeyiz, aşmamış, aşamaz da.. Zalim olmak onun korunma kalkanı tıpkı o da Vartolu gibi yaralı bir çocuk Ayşe’nin ninnisinin bir bebek gibi sakinleştirmesi hâlen anne sıcaklığına muhtaç olduğunu hissettirdi. Ayşe’nin ninni söylemesi ise Ayşe’nin bence bilinçaltı, farkında olmadan Çeto ile kendisini özdeşleştirmesi Ayşe de bir yetimhane çocuğu olarak o an kendisini Çeto’nun yerine koydu ve neyin iyi geleceğini, neyin eksik olduğunu kendisinden yola çıkarak bilinçsizce buldu. İki yaralı çocuktan birinin diğerinin yarasını sarma sahnesiydi ve çok etkilendim.
    Mahsun’un Ayşe’yi nerdeyse yalvararak getirmesi üçüncü yaralı çocuğun kendisindn yola çıkarak arkadaşına neyin iyi gelebileceğinin empatisini yapmasıydı. Bir bütün olarak ele alırsam Çeto, Ayşe ve Mahsun 3 yetim çocuktu ve dertlerine deva bulmaya çalıştılar asıl ironik olan ise bu tetiklemeyi yapanın düne kadar kimsesiz başka bir kimsesiz çocuk olması, Salih.

    Ne Yamaç ne de Salih düşmanını uğradığı istismarların yarasından vuracak kişiler değiller, Yamaç’ın Mihriban’ı öğrendiğinde nasıl üzülüp ağladığını biliyoruz Çeto’yu burdan vurmayacaklarından eminim. Yamaç’ı bu kez de Çeto’yu öğrendiğinde izlemek istiyorum ve Salih’i de..

  • Buke Oguz

    Ellerine sağlık Aslı’cığım.
    Öncelikle Uluç Reis ve Yücel’den başlamak istiyorum yoruma. Ikisine de güvenmedim.
    Uluç Reis.. Bu adamın bakışı bakış değil. Gerek İdris ve Emmi’ye Şenol’u anlattıktan sonra arkalarından bakışı, gerek Yamaç için nakliye ayarlama konuşmasındaki bakışı. Sahneyi izlerken 2.Baykal vakası yaşanıyor dedim durdum. Yamaç Baykal’a da güvenmişti şimdi de Uluç’a güveniyor. Babasının eski dostu olduğu için güveniyor Uluç’a ama bence hata ediyor.

    Yücel.. Anlattıkları pek inandırıcı gelmedi bana. Yani Ceto bunu saf dışı etmek için kuyumcu soygunu planlıyor. Oraya gittiğinde polisleri görüyor. Çatışmadan bir tek bu canlı çıkıyor ve kuzuların yanına bir daha dönmüyor. Tabir-i caizse kaçıyor. 10 yıl sonra Karakuzular bunu buluyor. Hikaye bu.
    Peki Karakuzular neden anında öldürmediler Yücel’i. Neden o eve hapsedip dövdüler, bağladılar. Ondan ne çıkarları olabilir . Canını bağışlamak karşılığında Kocovalilarin içine sızdırmak mı plan? Eğer plan buysa Yamaç bu ihtimali göz ardı edip körü körüne adamın anlattıklarına inanır mı ? Eski yada yeni adam Karakuzuların üyesi iken yanında her şeyi konuşmak nasıl bir şeydir. Yoksa planlı bir hareket mi bu? Bir nevi güven testi. Sonuçta Yamaç güvense bile Cumali güvenmez- ki kahveye ilk getirdiklerinde güvenmediği gözlerinden anlaşılıyordu. E Salih de sorguya çekti. O da şüpheci yanaştı. Ama gecenin sonunda ne oldu? Adamın yanında silah işini Uluç ile halletti diye Cumali ve Selim . Yücel’in oradaki tepkisi şüpheli . Tabi emin olmak icin bir de flashback lazım. Yani Yücel silahlarla ilgili ne kadar ayrıntı biliyor? Yanında ne kadarı konuşuldu? Silahların nereden getirileceğinin bilgisi onun yanında iken mi paylaşıldı Cumali ve Selim ile?
    Eğer sadece akülere karşılık silah alacaklarını ve nakliye işini Ulucla halledeceğini biliyor ama güzergahı bilmiyorsa Ceto’yu arayan Yücel olmayabilir. Çünkü arayan kişi güzergahı ve sabah tırların nereden geçeceğini biliyordu. Mahsun’a bu ayrıntıları verdi. Bu durumda Mahsun’u arayanın Uluç Reis olma ihtimali çok yüksek.
    Yamaçlar tırlar yola çıktıktan bir gece sonra tır şoförü ile buluşmaya gittiler ve adamların ölüleri ile karşılaştılar . Çalan telefonu Yamaç açtı ve Mahsun’un tırlara el koyduğunu öğrendi. Agabeylerine patladık derken fazlasıyla sakindi ama. Mahsun’u dinlerken de öyle. Telefonu kapatınca Mahsun bunu hazmedemedigine yorsa da Yamaç’ın, asıl mesele güven testi sonunda Yamaç’ın haklı olduğunu anlaması olabilir. O tırların içinden oyuncak silah çıkabilir mesela. Asıl tırlar başka bir güzergahtan gelebilir.
    Tabi şoförlerin ölü olması bizimkilerin gerçekten patladıklarını gösteriyor da olabilir . O zaman bu sakinliğin sebebi silahlar için para ödememiş olmalarının rahatlığı olabilir.
    Bu durumda iki kişiden şüphelenecekler . Uluç ve Yücel.
    Belki de bu şüphe ile Cumali Uluç’a gidiyor ve o sırada O’nu adamların elinden kurtarıyor ki bu da numara bence. Sırf mağdur rolü oynamak ve Kocovalıları inandırmak için kendini dövdürüyor olabilir Uluç .
    Yücel ise haber veren Mahsun’a iyi cesaret derim. E bu durumda bunu anlayan Kocovalilar ya Yücel’in ipini çekerler, yada O’nu Karakuzular tuzağa çekmek için kullanırlar.

    • Nur

      Merhaba Buke, hoşgeldin.

      Yücel’in anlattığı kuyumcu hikayesi inanılır değildi Yamaç’ın da inandığını sanmıyorum ama Yamaç bir şekilde Yücel’den faydalanmak zorunda.

      Yamaç’ın en birinci hedefi KK’ların arkasındaki güce ulaşmak.

      Uluç, Yeraltı dünyasında güçler arası koordinasyon sağlayan biri gibi takdim edildi. İstanbul Konseyini İdris ile buluşturarak Çukur sorununda arabuluculuk işlevi gördü. Teknede Uluç’un el-kol hareketlerine zoom yapılmıştı. Tam görüntüler aklımda net değil ama İdris kabul etmediğini beyan edince Uluç’un elleri gömleğinin koluna gitti,’kararı bildireceğim’ dediğinde ise manşeti ilikledi. O sahnede anlatılmak istenen şeyden algıladığım; Uluç, ‘Arabulucu-Gözlemci-Elçi-Garantör’ görevlerinin yanı sıra ortaklar adına karar alma inisiyatifine de sahip. Konseyin kurallarını, işleyiş mekanizmasını henüz bilmiyoruz ama ortak sorunlarda arabulucunun ‘Tarafsızlık İlkesi’ile hareket etmesi birinci şarttır bu devletlerarası ilişkide de böyle, kurumlar ve insanlararası ilişkilerde de böyle. Uluç’un üstünde kim olduğu bilinmese de birilerinin olduğunu İdris zaten söyledi Uluç’un tarafsız olması gereken bir konuda gizlice taraf olması Konseyin dengelerini alt-üst edebilir bu durum Koçovalılar’a ‘meşruiyet’ zemini sağlayabilir sonuçta herkesin bir çarkı var ve çarkı kurallar bütünü çevirir. Uluç’u deşifre etmek bu anlamda da önemli diye düşünüyorum. Uluç aşıldıktan sonra sıra üstüne gelecektir, merak ettiğim Yücel bu hiyerarşinin ne kadarına vakıf?
      Tak tak sahnesinden sonra bir polis köstebeği bekliyorum, kim olduğu konusunda tahminlerim çok ama gerek kuyumcu hikayesi gerek ele geçirilmesindeki tuhaflıklar bu kişinin Yücel olabileceğini işaret ediyor. Yücel’in polise çalışmasının bir başka delili tasfiyesinde Mahsun’un yer alması. Mahsun, Çeto’nun aksine egosu için değil idealleri için örgütte olan biri, kardeşliğe önem veriyor Yücel’in polise çalıştığı anlaşıldı ve Mahsun’un da dahliyle tasfiye edildi diye düşünüyorum.

      • Buke Oguz

        Hoşbuldum Nur :)))
        Yücel’in polis köstebeği olması muhtemel olabilir evet. Ersoy ölmeden önce “Yücel gibi benim için de methiyeler düzecek mısın? dediğinde Çeto: ” Biz hainlerin etinden sütünden yararlanırız ” dedi. Kuyumcu olayı belki de Yüceli kendi kafasında deşifre etmek için kurduğu bir oyundu Çeto’nun. Polisler belki de sadece Yücel’e kurşun sıkmadılar ve o an oradaki gözlemciler O’nun polis için çalıştığını anladı. Öldüreceklerdi ama bir şekilde kaçtı yada polis tarafından kaçırıldı.

        • Nur

          Çeto’nun Yücel için ‘Hain’ vurgusu yaptığını hatırlatman iyi oldu Mahsun başka türlü tasfiyeye katılmazdı.

          Yücel örgütte deşifre oldu bir şekilde öldüremediler de, serbest kaldı 10 yıl sonra KK izine ulaştı ve rehin aldı diye farzedelim peki Baykal, Çeto aracılığı ile Yücel’i Koçovalılar’a niye verdi?
          Yücel acaba çok yönlü çalışan bir köstebek mi, Çiçero gibi?
          Kuyumcu baskınında hayatını kim kurtardı, polis mi, Baykal mı?

          Nerdeyse adrese teslim edilir gibi Koçovalılar’a verilen Yücel’den Baykal’ın beklentisi ne? Yamaç’ın zokayı yutacağını sanması bir hata Yamaç’ın yutması ayrı bir hata. Çok yönlü çalıştığı ihtimal dahilinde olan bir ajana tarafların güvenip oyun kurgulaması inandırıcı değil ki. Bu arada Yücel’in herkesten bağımsız kendi planları da olabilir, KK’ın tekrar başına geçmek gibi..

          Baykal’ın oyun kurgusu şöyle olabilir;
          Yücel, Baykal’a çalışıyordu Baykal, Yücel’i elinde Çeto’ya karşı koz olarak tutuyordu çünkü Çeto’nun Mahsun’dan gizli işlerini Yücel biliyordu.
          Baykal yeni planında Yücel’i sahaya sürmek istedi Çeto ile bir şekilde anlaştı belki elinde Çeto’nun aleyhinde bir takım belgeler/kayıtlar vardı Yücel için yardım etmesi karşılığında onları imha edeceğini falan söylemiş olabilir Çeto, Yücel’in Koçovalılar’a verilmesine razı oldu.. Baykal, Yücel’i yeniden KK’ın liderliği için ikna etmiş olabilir.. Yücel, Baykal’a güvenemeyeceğini biliyordur ama liderlik için risk almış olabilir.. Polis Köstebeği kısmına gelirsek; Baykal’ın haberdar olmaması lazım bundan çünkü kimin hangi kurgusu olursa olsun polis konusu tüm oyunları alt üst eder.. Umarım akıllı, mantıklı bol gerilimli bir şeyler kurgulanmıştır:)) Hiç de ihtimal vermiyorum ama..:))

    • Hoşgeldin Buke…

      Ben de klasik bir Çukur flasback sahnesi ile silah sevkiyatının izlediğimiz gibi planlanmadığını izleyeceğimizi düşünüyorum :)))

      • Buke Oguz

        Hoş buldum Aslı:))
        Umarım düşündüğümüz gibi olur. Olmazsa bile bu hafta artık Alico’daki 5 milyon’a kavuşacağımızı düşünüyorum. Yamaç’ın Alico’ya dert yanmasına bakar. Alico da ” Var var para var, kötü gün için, kötü gün için” der parayı Yamac’a verir :)))

  • Nur

    GÖKHAN HORZUM SÖYLEŞİSİ

    Gazeteci Mustafa Kılıç, ‘Daha Neler’ isimli Youtube kanalında senaristimiz Gökhan Horzum ile söyleşisini yayınlamış.

    @mustafakilicmk gazetecinin Twitter hesabı.

    Youtube linkinin buraya nasıl aktarılacağını bilmiyorum gazeteci kardeşimizin emeğine saygı ile link paylaşılmasını sevgili adminimizden önemle arz ederim:)

    Gökhan Hoca söyleşisinde her ne kadar spoiler vermekten kaçınmış olsa da sezon finali için zihninden nelerin geçtiği biraz açıklıyor. Sezon Finali pek ilgimi çeken bir konu değil merak edenler Youtube kanalından izleyebilir, benim ilgimi Vartolu konusu çekti, izleyici olarak zaten gözlemlediğim bir husus netlik kazandı.

    Gökhan Hoca artık Vartolu yazmadığını Salih ile devam ettiğini dile getiriyor. Söyleşide gerekçelerini açıklamış. Vartolu’dan Salih’e geçiş geçen sezon başlamıştı bu sezon tek bir sahne hariç ‘benim için’ Vartolu yoktu zaten. O tek sahne Akşın’ın köşkte Saadet’i gördüğünü söylediği an’dı. Diğer tüm sahnelerde bazen az ya da biraz Vartolu esintisi taşıyor çoğunlukla o esintiden de eser yok. Başlarda şikayetçiydim ve isyan ediyordum bu sezonun sanırım 12.bölümüydü, V.’nin öldüğüne kendimi ikna etmem gerektiğine karar vermiştim ve kısmen başardım. Salih’e tepkisizim bazen güldürüyor beni ama duygusal anlamda pek bir şey hissetmiyorum hatta hiçbir şey hissetmiyorum vurulursa üzülürüm ama etkisi üzerimde kalmaz gibi.. Ölürse ve Erkan’ın diziden ayrıldığı kesinleşirse Vartolu’ya spin off çekilmesi umudum hâlâ olduğu için sevinirim.
    Gökhan Hoca, Salih ve Cumali’ye derin sahneler geleceğini ima ediyor.. Bir şey söylemek için erken ama o derinliğin beni içine çekeceğini sanmıyorum.

    • Önce izleyip sonra ekleyeceğim :)))

    • Akşın’ı gördüğü anda aynaya bakarken Salih’den Vartolu’ya geçişi çok ama çok iyiydi bu arada….

  • Nur

    İdris’in mahalleye dönüşü ve oğullarınca karşılanması fotoğrafik olarak güzeldi duygu olarak eksik kaldı zira bir çocuğun koşup kahveye haber vermesi Çukur Evreninde oldukça sönük kaldı.

    Dizi Sektörünün ekonomik darboğazda olduğuna 3 haftalık ara ile aşinayız. Ekonomik sıkıntı Çukur Evreninin karelerine bariz yansımaya başladı.
    Yamaç’ın vurulması, Sultan’ın köşke dönüşü, ve şimdide İdris’in mahalleye dönüşü.. Herşeye meşale yakıp çatılarda atlayan zıplayan gençler artık kayboluyor.

    Kahve en basit sahnede bile dolu olurdu bölümde Cumali’nin yıkadığı bardağı Selim kuruluyor Çukur halkından kimse yok.

    Valentine Day, Ayşe’ye bir demet beyaz gülle geçiştirildi. Sena, Yamaç’ı hazırladı ama Çukur’un genç aşıklarından Celasun yalnız hazırlandı, Saadet, Yıldız ve Deren hiç görünmediler. Geçen sene VD haftasında özel klipler yapılmıştı çiftlere romantik sahneler çekilmişti, bu yıl VD unutulmuş olamaz ama sanırım oyunculara göründükleri bölüm/süre üzerinden ödeme yapılıyor olmalı ve oldukça kesintiye gidilmiş. Böyle bir önlem barizken Remzi’nin bölümde görünmesi hem de akışa hiç katkısı yokken tuhaftı Venezüela gibi para yerine takas sistemine geçmeye başlamış olabiliriz, belki spor salonu ilerde az bir ödeme ile kullanılacaktır:) Remzi hikayeye katkı için girdiyse bile Valentine haftasında Akşın’ın görünmediği bölümde hiç katkısız görünmesini kendimce böyle algıladım ilerde lazım olduğu yerde aniden görünürdü yani..
    Salih’in, İdris’in arabalarının görünmemesi, mekan çeşitliliğinde azalma, lüks mekanların çok az kullanılması, yeni şarkı/türkü/müzik azlığı vs vs.. gözüme takılan onlarca detaydan bazıları.. Hal böyleyken yapımın tutan tek dizisinde izleyiciyi zorlayan risklere girmesine üzülüyorum. Bu konuya da ayrı sütunda değineceğim.

    • Sevgililer Günü sahnesini bir tane o da Deren ve Meke için sinemada bekliyordum. O da öyle kalıverdi. Bu hafta yaparlarsa film çoktan vizyona girmiş üzerinden 10 gün geçmiş olacak. Anlamsız.

      Diğerleri için ister miydim? Açıkçası özel bir isteğim yoktu…

  • Nur

    Merhaba Aslı. Ellerine sağlık.

    Bölüm yazısı erken geldiğinde yazacaklarım zihnimde o kadar yoğun oluyor ki blogunu da boğmamaya gayret ederek bir kaç sütuna ayırıp yazacağım.

    Sıkılmadan izledim. Zaman zaman oldukça eğlenceliydi, güldüm.. Çeto’nun travmasının tetiklendiği sahne içimi burktu onu ayrı bir sütunda yazacağım. Duvar yazıları komikti. Mahsun’un camdan sevdiceğinin gülcemalini görme umuduyla sokağa bakmasını da buruk bir tebessümle izledim.

    Mahsun’un ‘Bozkırın ortasında bir zeytin tanesine muhtaç etmişken kocaman DENİZi bunlara verdik’ sözüyle içinde kanayan yarayı hissettim Acına ortağım karakuzum:(

    Yamaç’ın Yücel’i sorgulaması eksikti ve kasten eksik kurgulandığını düşünüyorum şayet sorgu o kadarsa çok çok hatalıydı ki sanmıyorum. Yamaç o sorguda KK’ın ittifaklarını, dostlarını ve düşmanlarını öğrenmiştir. Akü kurgusunun Yamaç ve Yücel’in ortak planı olduğunu tahmin ediyorum. Yamaç, Uluç’u hem Yücel’den hem Selim’den öğrenmiştir, merak ettiğim husus Yücel’den başka kim/leri öğrendiği? Mesela KK 001, mesela Meliha??.. Bir de Yücel’in KK içinde bir köstebeği mutlaka vardır Avni’nin yaşça uygun.. Ama asıl merak ettiğim Yücel’in kendisinin polis köstebeği olup olmadığı? Tak tak sahnesi bence bir ‘Köstebek’ vurgusuydu, polis köstebeği.. Yamaç Akü ile köstebek’ten emin oldu ama bu kişi kim? Adaylarım; Yücel, Aliço, Salih ve Medet. Medet ise Salih’in haberi olduğunu sanmıyorum.

    • Hoşgeldin Nur,

      Son cümlene takıldım. Ne Salih mi? OMG