ÇUKUR – Hatıralar Başucumda Nöbet Tutar Gece Gündüz

Gerçekten böyle bir bölümü 1 haftada nasıl çektiler? Tamam yanıtı buldum, yarısı flashbackti^^ Ama öyle duygusal sahneler vardı ki, oyuncunun sırf duyguya girmesi saatler alır. Aç kapa elektrik düğmesi değil ki bu? Bu noktada Aras Bulut İynemli farkı dememiz gerekiyor galiba… Sen çok yaşa be bebe, çok yaşa ki biz de uzun yıllar Çukur Yamaç da olduğu gibi güzel performanslardan mahrum kalmayalım. (Tek dilek ile bizi de uzun yaşama dahil ettim, çaktırmayın ^^)

Üstelik tek sahne içinde değil bu övgüler. Bu bölümdeki bayıldığım küçük anekdotlar saymakla bitmez; sahilde Çukur’a veda ederken gözden istemsizce gelen yaş, babası ile konuşurken sesin aniden değişmesi, aniden delirip Sedat’ı alnının çatısından…

 
   
 

 

 

Dilan Çiçek Deniz’in delirdiği sahnelerden sonra en başarılı performansı idi ölüm sahnesi. İfadesiz bakışa alışkın olduğu için ‘ölü’ Sena’yı çok iyi canlandırdı. Yolu açık olsun. Bir sonraki projesi dram değil RomCom olsun ^^ (Banka reklamlarındaki performansının daha başarılı olduğunu düşünen bir ben miyim?)

Sena ölüme yürüyeceğini anladığında Yamaç’a vedası ağlattı. Cama tık tık vurduğu anda göz pınarlarım çoktan açılmıştı bile… Off, sevdiğinin ölümüne şahit olmak ve engel olamamak ne acı…

 

 

Sena’nın ölümüne ağladım, ama tam da beklediğim gibi oldu onun için değil, geride kalan Yamaç için ağladım. Hafta içinde fragman ertesi açılan Sena’nın ölümünün bana hissettirdikleri anketinde %30’luk dilimdeyim. (Oranlar şaşırtıcı değil mi? En iyisi oylar tekrar sayılsın^^)

 

 

Hafta boyunca birbirinden güzel Yamaç – Sena kolajları izledik. İşte onlardan biri;

 

Sena’nın ölümüne gerçekten üzülenler sıralamam: Selim, İdris, Aliço ve Cumali.

Kadınları es geçiyorum zaten, Salih’e de sahne yazılmamış ki Erkan Bey’ciim efsane bir performans çıkartsın Aras Bey’ciiimle karşılıklı. Ama yok yok, sanki Sena mahalledeki bir komşu. Yahu genç yaşında Çukur’un yok ettiği Sena’ya kahrolmasan, sırf Yamaç’ın için delirirsin. Neymiş duygularını gösteremiyormuş… Pek de güzel gösterebildiği sahneler izledik oysaki… Anlamsız. Çok anlamsız.

Konuyu hızlı geçmeyelim; Öner Erkan, tek bir sahnede, tek bir kelime ile (‘Yapma’) kalitesini gösterdi. Alkışlar ona…

Ve Cumali’nin kardeşinin yanına gidip acısını azaltmayacağını anlayıp pes etmesine ne demeli? Suçluluk duygusu ne zor şey…

 

 

Spoiler’ı yiyince bir önceki yazıda belirtmiştim. Sena’nın cenazesinde Yamaç’ın tabuta omuz vermemesi imkansız! Çukur’un babası olarak kortejin en önünde yürüse de onun yeri orası değildi. Çok daha etkili bir mezarlık sahnesi izleyebilirdik, son veda… (Mazoşist miyim neyim, ağlamalara doyamadım)

Yamaç Sena’dan bedenen koptu ama ruhen değil. Uzun süre de kopamaz zaten.  Sena’yı hayalinde her gördüğünde saçının ıslak olmasını isterdim. An’da kalmış olsa… Yazan / çeken de benzer düşünmüş olmalı ki Yamaç’ın elinin ıslaklığını vurguladı. Hayal sahnesi o kadar ‘canlı’ idi ki, Yamaç bile hayal olduğuna inanamadı. Hele ki tam da aynı noktada oturup hayalin gerçeğe dönmesini beklercesine geriye bakması…

 

 
   
 

 

 

Son Karakuzu’ya da veda ettik. Öyle bir bölümdü ki Mahsun’un vedası arada kaynadı. Karakuzular birbirlerini bulana kadar yalnızdılar, sokaktan geldiler; son yolculuklarına da birbirlerinden ayrı sokakta çıktılar. Sevgili Berkay Ateş seni 22.bölümdeki ‘Ben Yokum Artık Çeto’ sahnesi ile zirve performanslar çekmecesine koydum. Bir sonraki projeni merakla bekliyorum, arayı açma…

Sena’nın ölümünde bırakılan ipucu ile geçmişteki sır perdeleri aralanmaya başlıyor. Artık İdris Koçovalı her ne yaptı ise köküne ölüm bulaştırdı bir kere…

Gül Pavyon’da olanlar konusunda fikir yürütmek için biraz daha ipucu almak lazım. Daha Yüzüklü ile Baykal arasındaki ilişkiyi bile çözemedik ki… İsimlerini anmışken Yüzüklü’nün de Baykal’ın da henüz görünmemesi artık sıktı!… İkisinden birinin Yücel olduğunu hiç sanmıyorum ama cenaze sırasında Yücel’in İdris’in ‘erkek torun’larını detayına girmesinin bir nedeni olmalı. Al sana kocaman bir soru işareti daha…

 

Bir soru işareti de Timsal Celil’de kim ola ki? İşin enteresanı koskoca Koçovalılar Cansız’ı tanımadıkları gibi onu da hayatlarında hiç duymamışlardır. Ne ‘aile’ ama, kulakları hiç kesik değil. Yada kendi dertlerine düştüler, ortamlardan uzak kaldılar diye mi dersiniz? Baksanıza Baykal’ın varlığından herkesin haberi vardı, bi’ bizimkilerin yoktu. Bizim bildiğimiz Baykal ölüydü. Yeni Baykal bizim Baykal ise onun gibi bir adamın ekmeğinin peşindeki Remzi gibi adamları sesi olarak seçmesi saçma değil mi? Sahi Koçovalı’lar Baykal’ın inini buldukları halde o mekanı nasıl başıboş bıraktılar? Baksanıza geçip kuruldular yeniden boş bulunca.

Sorular sorular… Elbet bir gün yanıtları ile kavuşacaklar… (Kavuşamayanlar da olur elbet, herkes aradığına kavuşabiliyor mu ki?)

 

 

Yazıyı Arkadaş Zekai Özger’in dizeleri ile bitirmek istiyorum. Çok güzel değil mi?

 

“… Pencereyi aç
Soluğun çıksın dışarı
sen büyütmedin mi ciğerinde onu
Kokusu hayatı yıkasın diye …”

 

Tweetleriyle yazımı renklendiren  Pıtırcık ve gifs of aras bulut ‘e teşekkürler… Yazının başlığı ise Sezen Aksu’nun Uzay Heparı vefat ettikten sonra yazdığı Yas şarkısından.

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Çukur  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Buke Oguz

    Sena’nin kaybı Yamaç kim olmak istediğini ve kim olmak istemediğini hatırlattı. Yıllar önce gitme sebebini… Yamaç kendi ile de hesaplaştı bu bölüm. Babasi ile ilk kez konuştu bunları , ilk kez içini döktü ve gitmeye karar verdi. Idris de ilk kez hiç sesini çıkarmadan dinledi oğlunu ve O’na engel olmadı ta ki Meliha ile konuşana kadar.
    Yamac’in Kendi için yada kendi yüzünden canından olanları hatırlayışı , Çukur sokaklarında son kez yürüyüşü , gençlerin Ona vedası … Hepsi birbirinden güzel sahnelerdi.

    Cumali’nin Yamac’a çekinerek yaklaşması , duyduğu vicdan azabı , teselli bulamayacağını bilse de kendini Yıldız’ın evine atıp O’na içini dökmesi. O sahne de gözlerimi ıslatan başka bir sahne oldu.

    Alico ve Yamaç sahnesi favori sahnelerimden biriydi her zamanki gibi. Yamaç’in bir tek Alico’ya sarılması onunla vedalaşması , Aliço’nun Yamaç’ı kalmaya ikna etme çabası , nefes alamıyorum deyince ısrardan vazgeçmesi, yalnız kalmasın diye Yamac’a kitap vermesi. Sena’nın ölümü üzerine Hale’nin ses kaydı yeniden ortaya çıktı. Aliço’nun acısı da depreşti Sena’nın gidişi ile 😓

    Selim Salih Yamaç sahnesi de sevdiklerimdendi. Iki ağabeyin Yamaç ile konuşurken sesinin titremesi, Yamaç “beni unutun biraz” derken Salih’in yapabileceğimiz bir sey iste demesi uzerine Yamaç’ın sözleri : Kendinize dikkat edin, vurulmayın ölmeyin… Yamaç’ın ardından Selim gitme kardeş derken Salih’in sözleri: Fazla beyaz bünyesi bu kadar kiri kötülüğü kaldırmıyor. Bizim gibi değil . Olmasın da zaten.

    Merak ediyorum iki ağabeyin hiç aklına gelecek mi Yamaç’ın Cukur’a ikisi yüzünden döndüğü . Yamac’in bu gune kadar neler yaşadığını düşündüklerinde vicdan azabi duyacaklar mı?

    Bu sahne öncesinde Idris’in Yamaç’a soylediklerini Yamaç’ın kabul etmemesi. Onların hesaplarına karışmak istememesi , Sena’yi kullanmalarina izin vermeyecegim demesi, Sena’nın nasil oldugunu biliyorum gozlerimin onunde oldu her sey Allah kimseye boyle bir sey yasatmasin demesi, canini alanin canini nasil aldigini bildiğini soylemesi, konunun Baykal ile bir alakasi olmadigina inanmasi nefesim kalmadı ya deyişi… 😓

    Yamaç’ın Sena’nın evinde gördüğü rüya ne kadar gerçekçiydi. Birden bölüm baştan sona rüya olsun Sena ölmemiş olsun istedim. Yamaç’ın o mutluluğu , Sena yaninda oldugu icin şükredişi, vakit kaybetmeden Sena ile gitmek istemesi, bir seyleri ertelemek icin hayatın cok kısa oldugunu vurgular gibiydi. Ona sarıldığı son anda ellerinin ıslandığını fark ettiği anda yüzündeki ifade ve rüyadan uyanışı. Sonrasında yaşadıklarının rüya olmadığını kabullenişi. Sena’nin kazağı ve kitabıyla birlikte cam kureyi alması ve kürenin içindeki melek ile Sena’ymış gibi konuşması. En etkileyici sahnelerden biriydi.

    Son sahnede Yamac yanina birakilan zarf ile Sena’yi oldurenin Mahsun olmadigini anladi.

    Gecmise ait bir gunahin bedelini ödetmek istiyorlar bize demisti haftalar öncesinde Cetolar Çukur’a geri döneceği zaman. Bu günah her ne ise Sena’yi aldi Yamac’tan. Yamaç’a da Çukur’a dönüp bu olayı çözmek düşecek tabi ki.

    Peki kim bu Yüzüklü? Tahminimizce Edip’in oğlu. Peki bu adamın derdi Idris ve Meliha’dan babasının intikamını almaksa neden Idris’in oğullarını öldürmüyor da gelinini öldürüyor?

    Burada Yüzüklü sanki Idris ile olan hesabını kapatmaya değil de Yamaç ile hesabını kapatmaya gelmiş gibi duruyor. Tabi amacı Idris’in evlatlarına acı çektirerek Idris’i cezalandirmaksa bilemeyecegim ama iş bunun fazlası gibi duruyor sanki.

    Durum böyle olunca ben yine bu intikamı 11 yıl önceki baskına bağlıyorum tabi ki… Bu Yüzüklü Edip’in tek oğlu olmayabilir. Meliha ne dedi: belki oglu yada oğulları vardır bilemem ama kesin bir ailesi vardı…

    Bu durumda Yüzüklünün bir ağabeyi vardı ise bu kişi Yamaç’ın 11 yıl önce öldürdüğü adam olabilir. Yüzüklü de ağabeyinin intikamı için dönmüştür. Derdi tüm Kocovalilar ile olmalı. Baykal ile bağını bilmiyorum ama amca yeğen durumu olabilir belki. Edip Baykal’ın kardeşi olabilir.

    Biz plan Baykal’ın planı sanırken belki herşeyi planlayan Yüzüklüdür. Yüzüklü Kocovalıları yok ederek kendi ailesinin intikamını almayı planlıyor olabilir.

    Baykal Yüzüklü Idris Meliha konusunda kafam iyice karıştı. Umarım Meliha mantık çerçevesine oturtulur çünkü Sena’nin öldürülmesi Meliha’ya bağlamalarının altı doldurulmayacaksa çok saçma ve anlamsız olur.

    • Nur

      11 yıl önceki köşk baskını benim de aklıma geldi. Yamaç’ın orda öldürdüğü kişi ile alakalı olabilir mi diye?

      Köşk baskınını hatırlarsak; baskın yapan grup köşktekileri sadece rehin almıştı. Ailenin bir kısmını salonda Kahraman ve Emmi’yi de çalışma odasında bağlamışlardı Cumal’yi arıyor olma ihtimalleri yüksekti bana göre. Yamaç’ın ise belki varlığından bile haberdar değillerdi. Baskında kimseyi öldürmemelerinin, vakit kaybetme pahasına ellerini kollarını bağlamalarının bir amacı olmalı ve bu amaç Cumali ile ilgilidir zira İdris, Emmi, Kahraman ve Selim’i sadece bağlamışlardı sanırım aileyi kullanıp Cumali’yi alacaklardı? Sonrasında Cumali onların bebelerine kadar öldürmüş, kadınları öldürdüğü cümle içinde geçmiş miydi, hatırlamıyorum ama bebekleri öldüren Cumali kadınları da mutlaka öldürmüştür ve belki Yüzüklü’nün Sena’dan başlamasının nedeni budur? Sena’nın ölümünün pavyon cinayeti ve belki peşisıra bir annenin intiharına (denize atlayıp boğulmak sureti ile?)bağlanması çok zorlama. 40 sene önce sefa pezevenkleri arasında oluşmuş husumet.. Kafama hiç oturmuyor böyle, çok sığ ve yapay geliyor.

      • Sivas Li

        Slm Nur yeni bölüm yazisini bekliyemedim:) simdi benim anliyamadigim baska Baykal mi var?Yada cakma Baykal mi seyrettik simdiye kadar

        • Nur

          Merhaba Sivaslı.

          Seçenekleri incelediğimizde;

          A)Baykal yaşıyor.
          Antika araba galerisi ve yatları duruyor. Evleri, inşaatları ve restaurantları duruyor mu bilmiyoruz ama araba galerisi Baykal’a ait en belirleyici unsurdu. Nazım’ın hediye ettiği tüfek de oranın ofisindeydi. Ve s
          Remzi ‘oğullarınızla çalışmıştım’ dedi ama Remzi sanırım 1.sezonda Baykal ( Burak Sergen) ile yüzyüze gelmemişti. Son olarak mezarı boştu.

          B) Baykal öldü ama onun telefonlarını meşgule alan kişi operasyonu Yücel’e devretti

          Bu seçenekte Baykal’ın telefonlarını meşgule alan kişi asıl hasım. İdris ya da Çukur’la husumetli kişileri o buluyor. Biri ölünce yerine kenarda tuttuklarını geçiriyor. Baykal’ın servetinin asıl sahibi de bu kişi. KK 001 bu kişi olabilir. Kendisi Karakuzu değildir KK’yı finanse ettiğinde asıl patronun kendisi olduğu unutulmasın diye 001 plakanın kullanılmasını yasaklamıştır.

          C) Baykal en başından beri aslında Yücel’dir ama son raddeye kadar maşalar ve dublörler kullanmıştır..KK 001 plakayı rezerve etmesinin nedeni budur.
          ➖➖➖➖

          Seçenekler arttırılabilir ama şu anda yaşıyor mu yaşamıyor mu belli değil.

          • Sivas Li

            Cok sagol Nur beni aydinlattigin icin.Seceneklerin ve tespitlerin cok iyi.

          • Nur

            Rica ederim. Her zaman:)

  • Buke Oguz

    Herkese merhaba. Aslı’cığım ellerine kalemine saglik canim .

    Ben daha geçen bölümün etkisinden çıkamadan yeni bölüm geldi çattı.

    Sena’nın ölümü, Yamaç’ın çaresizliği çok etkiledi beni. Gökhan Bey neden böyle bir ölümü reva gördü Sena’ya? Yamaç’ı delirtme için ise, Sena’yı gözlerinin önünde vursalar yada Hale’de yaptiklari vurup yerini soyleseler vardigi da olu bulsa Sena’yı delirirdi zaten. Ama bu nedir? Kadına, son nefesini verirken kocasının çaresizliğini izletmek, adama eşinin çırpınışını , yalvarışını , son nefesini verişini izletmek… 😓😓😓

    Yamaç’ın Sena’yı ilk bulup yaşadığını gördüğü anda onu kurtaracağına olan inancı , camların kurşun geçirmez oldugunu anladığı anda yavaş yavaş yerini çaresizliğe bırakırken, camı kıramayacagini anladığında “bu ne allahsizlar bu ne ” diye isyanı , yine de Sena’dan dayanmasını , pes etmemesini istememesi çok acıydı.

    Sena’nın yolun sonuna geldiğini anladığı anda cama vurmasi , başını sallaması, gülümsemesi ve belki de kalan son birkaç nefesini kocasıyla vedalasmaya ayırması , son öpücüğü , hareketlerinin yavaşlaması ve en sonunda artık alacak nefesinin kalmaması çok güzel verilmişti sahnede.

    Yamaç yaşadıklarının rüya olmasını istiyordu nasil istemesin ki…Yasadigi şokla ancak bu ne ya diyebiliyorken akvaryumun kapağı açıldığı anda yüzünde beliren umut kırıntısı suyun içinde Sena’yı gördüğü anda tükenmişti de yine de gitme diyordu kabullenmek istemiyordu. Sena’nin gittiğini anladığında ise edebileceği tek duayı etti. “Uyandır beni yalvarıyorum sana uyandır beni”.

    Yamaç’ın o sahnede Sena’ya suni teneffüs yapmasını , hemen hastaneye yetiştirmesini falan bekledim bir umut kurtulur mu diye… Belki de ilk cikardiginda yapmistir da gosterilmememistir.Ama Yamaç yaşadığı şokun etkisiyle Sena’nın katilinin canını almaya gitti. Bu sahneyi flashback sandım önce ama baktım gerçekmiş. Mahsun ben yapmadım dese de Yamac O’nun söylediklerinin doğruluğunu ancak final sahnesinde anlayacaktı. Mahsun’un öleceği belliydi veda vakti gelmişti. Yüzüklü Mahsun’un da Çeto’nun da sonu oldu. Mahsun öldüğünde Yamac’in “Sena yalnız kaldı üşür” demesi içimi acıttı.

    Cumali ve Selim’in Gül Pavyona geldiği sahnede Yamaç’ı gördükleri anda Selimin yapma deyişi içimi yakan başka bir sahne oldu. Yamaç koruyamadım derken Selim’in gosyaslari, Cumali’nin ne yapacağını bilemeden öylece donakalması…

    Kahvenin önünde Cumali’nin babasına ve Salih’e seslenirken ki o ses tonu , sesinin titreyişi , İdris’in Sena’yı görmesi ile yıkılışı ve ağıt yakışı, Yamac’ın Selim ve Cumali konusmaya çalışırken “Şttt şttt ” diye onları susturması. Bir de “Uyuyor” dese daha canim yanacakti.Aliço’nun gelişi ve Sena’yı görünce ağlayışı … Yamaç’ın ve Sena’nin yüzünü okşayışı. Salih’in onları izleyişi .Hale flashcak’i.. Yamaç’ın Sena’dan ayrılışı ve son öpücüğü. Hepsi birbirinden güzel sahnelerdi.

    Ama benim nefessiz kaldığım sahne sanırım Yamaç’ın Sultan’ın dizlerinde “anne” diye ağlayışıydı. Cumalinin onları izlerken ki çaresizliğini de ekleyeyim.

    Yamac in odaya girdiğinde yatağa dokunuşu, onune oturusu o anda Sena’nın sesini duyup dönmesi, şiir sahnesininnardindab Sena’nin hayalinin kaybolması ile Yamac in yüzündeki gülümsemenin sönmesi. Sonra gidip aynı yere oturması ve Sena’nın yine konuşmasını beklemesi, arkasını dönüp az önce Sena’nin oturduğu yere bakması ve hayal kırıklığı.

    Cenaze Çukur sokaklarında taşınırken Yamaç’ın olana bitene, anne babasının göğsünde neden Sena’nin resmini taşıdığına anlam verememesi , ağlayan mahalleliye boş boş bakışı, yaşadığı şoktan çıkamadığını gösteriyordu. Mezarlıkta Sena’sının mezarına toprak atarken sendelediginde ağabeyleri tarafından tutulup babasının kucağına bırakıldığında baba gitti mi gerçekten derken o ses tonu, hala buna inanamaması, babasinin gozyaslari ve basini sallamasi uzerine tamam tamam diyerek durumu kabullenmeye çalışması.

    Sena’nin annesi ve babası Sultan ve Idris kadar, Çukur sakinleri kadar üzülmediler valla kızlarının gidişine. O kadar gözden çıkarmışlar demek ki…

    Yücel Yamaç’ın hallerine üzüldü gibi geldi bana. Ama yine de emin olamıyorum. Yüzüklü sarı yada acik kahve sakallı bir adamdı baykalın yerinde arabada gördüğüm kadarıyla. Bu simaya Yücel ve Şenol uyuyor. Şenol Sena’nin mezarına toprak atarken Yücel Yamaç’ın halini izliyordu. Yüzüklü o ise gelip bir de Yamac ‘i ne hale getirdiğini izler mi? Bu kadar mı acımasız psikopat bu adam. Ha Yüzüklü kesinlikle öyle biri de Yücel Yüzüklü değil gibi geliyor bana ama yine de şüpheleniyorum .

    Herkes gittikten sonra mezar basında Yamac’in Sena’ya son kez veda etmesini ben de bekledim. Ama senarist cenaze evini izletmeyi tercih etti bize.

    Cenaze evinde Kocovalilarin veliahtı konusunu açmasının ne yeri ne zamanıydı Yücel’in. Acaba bu konu bir yere bağlanacak mı? Baykal yada Yüzüklü Idris in oğullarını değil de torunlarını mı hedef alacak? Yoksa sadece Salih ile muhabbet etmek için mi açtı konuyu. Hiç sanmıyorum

    • Nur

      Merhaba Buke.
      Sena’nın ölüm anını ve Yamaç’ın çaresizliğini çok güzel tarif etmişsin. Okurken o sahneler tekrar izliyormuşum gibi gözümün önünden kare kare geçti.

      Sena’nın annesinin, babasının ve tek arkadaşı Deren’in adeta göstermiş olmak için gösterilmelerini ben de garipsedim. Onların tavırlarını, hislerini daha çok görmek isterdim. Deren’e sonrada yer verilir diyelim ama annesini merak ediyordum. Sena ve annesi arasındaki muamma kapandı. Güzide Hanım üzüldü mü, umursamadı mı, bilmiyoruz. Sena’nın ölümü ile o cephedeki Emrah dosyası da kapanmış oldu. Tüm bunlara yer verilebilicekken Sedat, Timsah falan girdi araya. Yücel’in bebeğe ilgisi, Akın’ı öğrenmesi sırada onların olduğunun işaretiydi bence.

      • Buke Oguz

        Merhaba Nur :)) Hadi biliyoruz ki annesi ile Sena’nın arası hep bozuktu. Annesi Emrah ile aradaki sorunlardan hep Sena’yi sorumlu tutuyordu. Öyle ki Emrah Yamaç ile Sena’yi ayırmak istediğinde ve bunun için Sena’yı delirtmeye çalıştığında ( bu kismindan haberi olmayabilir tabi) annesi itiraz etmemişti. Oğluna uyup kızı ile ilgili Yamac in kafasını karıştıracak konuşmalar yapmıştı.
        Peki babanın tepkisizliği niyeydi? Kızı için birkaç damla olsa gözyaşı dökemez miydi? Anne ve baba Sena ile ilgili birkaç sahne hatırlayamaz miydi defin süresince. Hiç biri olmadı maalesef. Dediğin gibi Emrah ve Sena arasında ne olduysa artık hiç öğrenilmeyecek.
        Kocovalilarin evinde iki anne dertlesebilirdi belki , başka bir yerde iki baba… Ama Sena’nin ailesi başından beri hikayeye dahil edilmeyince bu ayrıntılara gerek duyulmadı.

        Bakalım Yücel meselesinin altından ne çıkacak?

  • Nur

    YÜZÜKLÜ?

    Sanırım 20 bölüm olmuştur. Olmadıysa da yaklaşmıştır. Kim olduğunu bilmiyoruz, ne yapmak istediğini ve neden yapmak istediğini de!

    Dizinin en başından 60.bölümüne kadar yer alan baş kadın karakterimizi öldürdü bu bilmediğimiz kişi.

    1.Sezon bir mahalle genelinde bir ailenin varoluş hikayesini ailenin dışlanmış oğlunun intikamı çerçevesinde izlemiştik. İlk bölüm ailenin reisi İdris’ten mahaleyi ve aileyi tanımıştık. Vartolu’yu mahalleye gelen bir yabancı olarak görmüştük. 2.bölümde Vartolu’nun sırtındaki Çukur dövmesinden Çukur’dan biri olduğunu dizi evrenindekilerden önce biz öğrenmiştik. Çocukluk aşkı Sadiş’i, annesi Mihriban’ı, intikamı için nedenlerini izleyiciyi öne alan senaryo sayesinde karakterlerden önce biz biliyorduk. Yamaç, Mihriban kim diye tahta üzerinde çalıştığında kim olduğunu bizler biliyorduk. Baykal’a gidip ‘kendisine beyefendi dedirten bir yavşak varmış, kim olduğunu biliyor musun?’diye sorduğunda cevabı biz çoktan biliyorduk. Selim’in Vartolu ile ortak çalıştığını en başından biliyorduk. Örnekler arttırılabilir ama efsane sezon ve en tutkulu izlediğimiz bölümlerde biz izleyiciler hep bir adım öndeydik. 1.sezondan sır olarak aktarılanlar; Meliha, Vartolu’nun kolyesi ve KK001 kimliğiydi. Sezon finali.mahalleye gelen Rolls Royce’lar ve düğün baskını ile bitmişti. Rolls Royce zaten KK 001 plakalıydı ve bu sezon kim olduğunu ilk bölümlerde öğreneceğimizi sanıyordum.

    2.sezonun 28.bölümünü izleyeceğiz

    Meliha ortaya çıktı ama o kadar anlamsız ve işlevsiz ki.. 27.bölümde bir kare pavyon fotosuyla işlev kazanacak gibi.. O kadar sıkıcı ve boş bir karakter ki.

    Vartolu’nun kolyesinin bir anlamı olmadığına kanaat getirdim sayılır. Zaten çoğu izleyici unuttu bile.

    KK001 halen belli değil.

    Yüzüklü var bir Edip hikayesi çıktı onunla mı ilgili, Karakuzular’la mı ilgili, kimdir, amacı ne? Belli değil.

    Yücel, yüzüklü mü? Eski KK olması dışında hiçbir bilgimiz yok.

    Baykal’ın mezarı boş çıktı. Baykal denilen bir kişi var eldivenli bir elden başka bir şey görmedik.

    Damla geldi. Babasına tuhaf bir imadan sonra Cumali ile evlendi bu evliliğin nedenini de bilmiyoruz.

    Bildiğimiz hiçbir şey yok.
    Çeto harabede biriyle buluşup ondan aileyi oyalamasını istemişti. Buluştuğu kişi yüzüklü ise Koçovalılar’la henüz tanışmıyordu.
    O kişi Metin’e Yamaç’ı vurdurttu?

    Çeto, yüzüklü için ‘veled’ tabiri kullanmıştı. Birinin başka birine veled tabiri kullanması için o kişi ile arasında epey yaş farkı olması lazım o kişinin çocuğu yaşında ya da en az 10-15 yaş küçük olması lazım. Yücel yaşça Çeto’dan büyük.

    Çeto, sürekli birine verdiği sözden dolayı Yamaç’ın öldürülmemesi gerektiğini söylüyordu o biri her kimse KK’yı Çukur’a sokan güç intibaısı veriyordu bu kişi muallakta kaldı.
    ➖➖➖

    Bu kadar gizem bu diziye hiç uymadı. Herhangi ir ipucundan bir tahmin falan da yapılamıyor çünkü tamamı tutarsız. Seyir zevki de yaşatmıyor..

    Yamaç eşini kaybetti ve halen üzerine geliniyor. Kim, neden? Hiç fikrimiz yok. Yüzüklü’nün Yücel olduğu ve Edip’in oğlu olduğu tahmini yüksek ama anlatılan bir hikaye yok ki Edip’in oğlunun Yamaç’la derdini anlayalım! Skeçler halinde Yamaç’la delirmece izleyeceğimiz belli.. 40 sene önceki pavyon müdavimleri arasında husumetin faturasının isterse husumetin kaynağı cinayetler ve intiharlar olsun hasım ‘İdris’ hayattayken oğlu Yamaç’a kesilmesi ve Yamaç’ın karısından başlanması çok yapay, zorlama.

    Çukur’un ilk sezon anlatılmış biçimini sevmiştik o zaman da bahsettiğim gizemler vardı ama ana eksende bizler hep öndeydik. Keşke bu sezonda öyle olsaydı. Uslup değişmeseydi.

    • İmzamı attım Nur!…

  • Nur

    SPOILER. 28.BLM 2.FRAGMAN.. SPOILER..
    ➖➖➖➖

    Fragmanda Salih tuhaf bir cümle ile Selim’e bir başka Baykal’ın varlığından bahsediyor. ‘Bu Baykal o Baykal değilmiş, mezarı boş’ gibi bir cümle. Bildiğimiz Baykal dışında bir başka Baykal var ise mezar neden boş? Her iki Baykal’da hayatta ise bu Baykal’ın bilinen Baykal olmadığını nasıl tespit etmiş? Bildiğimiz Baykal’ın mezarı boş olduğuna göre o nerede?

    Timsah Celil yaşlı bir adamı kemerle boğarak mevzuya başlamış. Yaşlı adam Çukur ahalisinden biri ya da birinin babası, dedesi olmalı diye tahmin ettim?

    Yüzüklü’ye mahalleli selam veriyor, Yücel olmalı. Yücel’in sesi ile Yamaç’a intikam göndermesi yapılmış.. Yüzüklü’nün halen bir kişi mi yoksa bir çete mi olduğunu çözemedim. Şayet bir çete ise Damla onlarladır diye tahmin ediyorum.

    Celil, Cumali’yi almış timsahlı havuzun başında bağlamış. Cumali’yi ordan sağ bırakacaktır sanırım Cumali’nin Celil’den kurtulmasını Damla sağlayacak?
    Celil fragman sonunda birine ateş ediyor ve öldürdüğü kişiyi (?)Çukur’a atıyor. Öldürdüğü kişi için tahminimi Uluç’tan yana kullanıyorum.
    Yamaç’ın haykırdığı bir sahne var o sahne içinde tahminimi kemerle boğulan yaşlı adamdan yana kullanıyorum.

    Sanırım çatapatlı bir bölüm. Cumali’nin yaralanacağı ya da öleceği konusunda tahminler bolca var ama belki yaralanabilir. Cumali’nin ölümünün Celil gibi önemsiz bir karakterin elinden olacağını hiç sanmıyorm. Şayet bu sezon ölecekse çok daha dramatik alt yapı hazırlanır diye bekliyorum. Bir de Cumali şayet ölürse Yıldız’ın kollarında son nefesini verir diye tahmin ediyorum.

    • Bildiğimiz Baykal’ın dışında Baykal var ve bu Baykal’ı herkes tanıyor (en azından varlığını biliyor) ama bizimkilerin haberi yok. Olur şey değil…

  • Nur

    Sihirbaz Şanar Bey’in Aliço’ya anlattığı Meliha hikayesi+ Hale’nin notları+ Aliço’nun kütüphane araştırmasında Meliha 1972 ya da 73’te vurluyor ve sahnelere veda ediyordu 1979-80 de İdris’le tanışmışt ve sahnelerde değildi. Gül Pavyonun gazete ilanında Meliha’nın ismi var bu durumda İdris’le fotoğrafın 1973 yılı öncesi olması gerekiyor ki, o yıllarda tanışmıyorlar. Fotoğraf 1979’a aitse Meliha sahnelerde değil:) Edip aynen Kenan Birkan, benzer oyuncu bulunmuş:) Baykal× adamlarını Meliha’nın evine yollatıp Edip’in kadraja girdiği bir kare bulduruyor ( Edip pavyonda kim foto çektirirse arkadaki masaya oturuyor olmalı yoksa öyle bir fotoğrafın varlığından kimse haberdar olamaz).. Edip, Oğulcan, Baykalx, Yüzüklü.. Akın gelse de iyice saçmalayan şu girdaptan çıksak diye bakıyorum.. Bu kadar tutarsızlaşan ve anlamsızlaşan hikaye için tahminde bulunmak da boş ama yine de olan bitnden bir tahminde bulunayım.
    Sena’nın ölmesini bekliyordum ama 60 bölümlük başrol oyuncusu ölüm şekli dışında öylesine anlamsız veda etti ki diziye yeni bir kadın oyuncu dışında aklıma ihtimal gelmiyor. Bu kadın karakter olsa olsa Baykalx olarak diziye girer. Bize Edip’in oğlundan bahsedildi ama ya kızı da ya da kız torunu da varsa? Baykal Bey denmesi kendi isteği olabilir, belki kadındır ama Baykal onun her neyi oluyorsa onun ismiyle hitap ettiriyordur. Yeni kadın karakter Yamaç için geliyorsa bu sezon iliişki başlatılıp Yamaç, Kadir Adalı’nın durumuna düşürülmez. Kadın karakter bu sezon diziye Baykalx diye dahil olur üçüncü sezonda zaman atlaması olur ve Yamaç’la aşk yaşanacaksa o zaman yaşanır.. Bir diğer ihtimal Baykalx, Edip’in kız torunu ise ve Akın ile yaşıtsa Akın ile bir şeyler yaşanabilir, ki.. bu benim açımdan müthiş bir şey olur.

    • Ben yeni bir kadın karakter gelmesini istemeyenlerdenim. Hele ki Sinem Kobal… Düşüncesi bile korkunç

      • Nur

        Yamaç şayet 3.sezonda da olacaksa makul bir zaman atlaması ile onun için bir kadın karakterin gelmesini isterim.
        Sena’nın bu sezon veda etmesi gerektiğini düşünüyordum itirazım sadece ölümüne giden olaylar zincirine, yoksa Sena hayatta olsaydı Timsah Celili’in ondan sonra gelecek kötü karakterlerin kaçırıp kaçırmayacağı hep aklımızın bir tarafında olacaktı. Sena’ya çocuk da doğurtulmadı, demek ki 2 sezonluk düşünülmüş başka bir kadın karakter senaristimizin aklında varmış. Yamaç’ın baba olması gerekiyor bence ve bu üçüncü sezonda yeni karakterle gerçekleşebilir. Yamaç, Sena’nın ölümü ile bir değişime uğradı tekrar eski insani vasıflarına kavuşması bir bebekle gerçekleşir diye düşünüyorum. O oyuncu bence de Sinem olmamalı. Aras bebek yüzlü narin yapılı gelecek kadın Hale gibi melek yüzlü, narin yapılı, çıtı pıtı biri olursa seveceğimi sanıyorum. Yamaç’a hoş bir kimyager, hemşire, doktor, mimar falan çok yakışır ama tahminim Damla gibi bir mafya ailesinden bir kız olur belki ailenin okumuş meslek sahibi bir kızı olur:)

        Makul bir zaman atlaması ile ve Yamaç’ı bebişi ile izleme umuduyla yeni kadın karaktere varım:)

  • Nur

    O(EDİP)US TRAJEDİSİ

    Mitoljik çağda bir kâhin (Aliço) krala doğacak oğlunun kendisini öldürüp tahtına geçeceği kehanetinde bulunur. Kral kehanetin gerçekleşmemesi için doğan oğlunu ormana ölüme yollar. Hayatta kalan ve komşu kral tarafından evlat edinilen bebek büyüyünce kehaneti öğrenir ve gerçek babası sandığı kralı öldürmemek için ülkeden ayrılır yolda karşılaştığı bir yabancıyı gerçek babası kral olduğunu bilmeden öldürür onun ülkesine gelir gerçek annesi olduğunu bilmeden dul kraliçe ile evlenip tahta geçer ancak ülkede salgınlar baş gösterir. Ülke lanetlenmiştir.

    Oedipus Trajedisi kader yazgısının geçmiş ve gelecekte değiştirilemeyeceğini anlatır. Trajediye konu olan hikayenin anne kısmını yok sayıyorum. Babanın oğlu tarafından öldürülmesini Çukur’a uyarladığımda geçmişte böyle biri henüz yok. İdris ve Edip yaşıtlar baba-oğul değiller. İdris, Çukur’un ilk babası dolayısıyla kendi babasını öldürmüşse ne Çukur’la ne de Edip’le ilgili bir durum yok. Edip’i bir yabancı olarak öldürmesi ve Edip’in oğlunun Çukur’a musallat olması sıradan bir pavyon cinayetinin kan davasına dönüşmesi. Oedipus’un hikayesine uymuyor.

    Biz Çukur’u günümüzde seyrediyoruz Oedipus’un kader mesajı dışında hikayesine geçmişte uyarlanacak bir hikaye benzerliği çıkarmak için çok çok zorlarsam Kahraman suikastinde Akın’ın dahli olması gerekiyor. Baykal ve Akın’ın bir işbirliği olmuş, Akın bir nedenle Kahraman amcasının öldürülmesini istemiştir ve aslında Kahraman amcası değil babasıdır Ayşe’nin Kahraman’la ilişkisinden dünyaya gelmiştir?? Akın’ın 3.nesil olarak tahtın varisi olduğunu düşünürsek geçmişe dayalı tek oturtulabilecek hikaye bu ama açıkçası hiç bu kadar düşünülmüş bir şey olacağını sanmıyorum. Daha önce 3 silahşörler ve Kurt Kanunu kitapları referans verilmiş ve tamamiyle fos çıkmıştı. Oedipus ya da Edip’in öylesine bir esinti olduğunu düşünüyorum, alt metni; Yamaç alın yazısında ne yazıldıysa onu yaşayacak, kaderinden kaçamayacak gibi bir şey.

  • Nur

    Mahsun’un ölümüne üzülmedim. Mahsun da tıpkı Vartolu gibi iki kimlikli işlenmek istenirken her iki kimliği ile deforme edilen anlamsızca vakit doldurma unsuru olarak kullandırılan biri haline gelmişti. Deformasyon o kadar çığrından çıkmıştı ki artık onu ne Fikret ne de Mahsun olarak görmüyordum. Benim için dizinin evreninden çıkmıştı. Tıpkı Vartolu karakterine zihnimde attığım reset gibi Mahsun’u çoktan öldü diye izliyordum. Bu sezonun en güzel tanıtımı girişi ile ona yapılmıştı. Kuzuyu sokaktan aldığı sahne. Vartolu’nun araba ile Çukur’a girdiği sahne ve Mahsun’un sokak çocuğunu kovalayanların elinden aldığı sahne benim için karakter/hikaye tanıtımının zirvesidir. Maalesef Mahsun o sahnede tanıtılan Mahsun’dan saptırıldı. Sığ, banal, gözü dönmüş biri halini aldı. Tek tesellim Sena’ya evde taciz/tecavüz girişimi gibi bir şeyin yapılmaması. Hoş öyle bir şey yazılsa/gösterise bile onu da yok sayacaktım. Berkay’ın bir sonraki projesini bekleyenlerdenim. Keşke Dilan ile romantik bir dizisi falan çekilse. Yakıştırıyordum onları.

    • Gözde E.

      Aslında bayağı doğru, çok iyi değerlendirilebilecek bir karakterdi. Yer yer yapıldı da, ama çok daha iyi olabilirdi.

  • Nur

    Merhaba Aslı. Ellerine sağlık.

    Anketteki %55’lik gruptanım.

    Güzeller güzeli, saf, temiz kalpli prensesimi akvaryumda sonsuza uğurladım.
    Sena, bir deniz masalıydı.
    Masalı bir mercan olarak başladı. Şövalyesinin gözleri önünde masalın sonsuz evrenine uğurladık. O evrende bir deniz kızı olarak hep var olacak.

    Sena’nın Yamaç’ın canhıraş çırpınışının fayda etmeyeceğini anlayıp yaşamla ölüm arasındaki o kısacık anda bir deniz kızına dönüşüp şövalyesine vedası masalın en buruk anıydı. Dilan sahneye büyülü bir güzellik ve hüzün kattı.

    Onlar eremedi muradına.

    • Gözde E.

      :(((( Çok kötüydü çok, ama güzel fikir.

  • Hiç kimse

    Valla bu bölüm bir daha gördüm ve emin oldum ki dizide ki en büyük ve en saf sevgi yamaç ile aliço arasındaki sevgi. Herhalde ikisinin de kalbi saf olduğu için. Bölümün geneline gelirsek aras mükemmel bir iş çıkardı ve bizi perişan etti ama doğrusunu söylemek gerekirse beni en çok etkileyen ve hatta ağlatan Cumaliydi bu bölüm. Senaya üzülmesinin yanında hissettiği suçluluğa bir de kardeşinin, “bebesinin” acısına çare olamamak bitirdi onu ve necip bey mükemmel hissettirdi. Hele o yıldızın yanına geldiği sahne mükemmeldi. Bu benim kişisel fikrim çünkü bence bu hayatta ki en büyük acı sevdiğin kişinin acı çekmesini çaresizce izlemektir. O yüzden senanın yamacın gözleri önünde boğularak ölmesi fikri çok çok vurucuydu ama bence kötü çekilmiş bir sahneydi. O içerden çekilen sahnelerde ortaya çıkan kötü, komik görüntüler ve senanın öyle kontrollü, hiç çırpınmadan ölmesi sahnenin etkileyiciliğini çok azalttı bence. Araş sahnenin yükünü tek başına sırtlandı
    Öte yandan Cumali ve yamaç dışında ki koçavalıların hemen toparlanması çok saçmaydı hadi toparlandılar yamaçı yalnız bırakmaları daha da saçmaydı. Yamaç tek başına kalmak istemiş olabilir ama yine de tek başına bırakmamalılardı. Ayrıca önceki gün büyük bir mafya babasının kafasına sıkmış yamaç şimdi istanbul sokaklarında tek başına mı dolaşacak.

    • O durumda Yamaç olsa yalnız kalmasına saygı duyar ama peşine Metin’i Kemal’ı takardı…

    • Nur

      Merhaba Hiçkimse.
      Akvaryum’un içinden Yamaç’ın çekilmesi sahneyi resmen sabote etti. Sena suyun içinde araf anında deniz kızına dönüştüğü için çırpınmadı bu da sahnenin masalsı anıydı ve çok beğendim. Çırpınarak ölseydi Deniz Kızı olmayacaktı.

      Cumali’nin Yıldız’a gitmesini daha doğrusu Yıldız’ın üç çocuğunun yaladığı evde Cumali’yi ağırlamasını hoş bulmuyorum ve üstelik ikisi de aynı mahallenin insanı. Damla’nın bu ilişkiyi kabullenmesi ayrı bir tuhaflık. Her ne kadar kâğıt üstünde olsa da aynı evde aynı yatak odasını kullanan ve herkes tarafından karı-koca bilinen bir çift. Cumali ve Damla evli bilinen bir çift olarak birbirlerinn onurunu, itibarını temsil etmekle yükümlüler. Damla’nın asla izin vermemesi gerekirdi bu görüşmelere. Damla’nın Koçovalı köşknde ve bu evlilikte başa bir planı yoksa bu üçlü çok tuhaf. Planı varsa da tuhaf.
      Sedat; İstanbul Konseyinde söz sahibi biri olarak takdim edilmişti. O ve beraberindekiler sanki yoldan geçen sikahsız sıradan insanlar gibi biri gözlerinin önünde vuruluyor, diğerleri kaçıp canını kurtarıyor.. Çocuklar sokakta oynarken daha gerçekçi kurgular yapıyorlar.

      • Hiç kimse

        Akvaryum sahnesinde ben olaya biraz daha gerçeklik katarak dramı artırmalarını isterdim çünkü bence sahne biraz daha “büyük, abartılı oynanmayı” hak ediyordu. Racon bilen cumalinin, yıldıza gitmemesi gerikir doğru ama bu kadar yıkılmışken aşık olduğu yıldıza gitmesi beni rahatsız etmiyor. Yıldızın onu teselli etmesine daha önce yaptığı gibi “senin bir suçun yok” demesine ihtiyaç duyuyordu. Cumali abi olduğu için ve duygusallığı güçsüzlük olarak gören katı bir disiplin ile büyütüldüğü için sadece sevdiği kadının yanında gardını tamamen indirebiliyor. Damla ile cumali çok yakışsa da cumali yıldızın işini ve geçmişini kaldırmayacak bir adam olsa da yıldız, cumalinin geçmişi, gençliği, yıllarca hayalini kurduğu geleceği, en büyük yarası yani yıldız tamamen ortadan kalkmadan damla yıldızın yerini alamaz ve cumali her sıkıştığında, kendini güçsüz hissettiğinde, teselliye ihtiyaç duyduğunda yıldıza gitmeye devam eder.
        Sedat ve adamlarının daha bir kaç gün önce büyük bir katliam yapmış koçovalılardan korkması normal ama yamacın tek başına dışarıda kalması saçma

        • Nur

          Akvaryumda ölüm anının masala dönüşümle verilmesini çok sanatsaldı. Dilan’ın güzelliği ile bütünleştirdiği performansı ölüme masalsı bir derinlik, estetik ve hüzün kattı. Bölüm fragmanında Yamaç’ın kucağında Sena’nın ıslak bedenini gördüğümde suda boğulmuş olduğunu anlamıştım ama Sena’nın suda boğulmayacağını da düşünüyordum. Dizide ana karakterlerin coğrafi temsiliyetleri konusunda daha önce Sena’nın denizi temsil ettiğini yazmıştım. Sena ismi bile ingilizce deniz-Sea’den geliyor. Dizinin alt metinlerini çözmeye başladığm ilk sezonda önce Kıbrıs’ı bulmuştum. Dizinin Kıbrıs’la ilgili bir şeyi vardı, dha sonra Sena’nın Kıbrıs’ı temsil ettiğini düşünmüştüm en son denizi özellikle de Akdeniz’i temsil ettiğine karar vermiştim. Bu nedenle denizi temsil eden bir karakterin suda boğulmasını çözmeye uğraşıyordum. Kurgum; Baykal’ın yatından denize atladığı ama balık ağlarına dolandığı şeklindeydi Yamaç’ın da peşinden atladığı ama kurtaramadığını düşünmüştüm. Akvaryum benzer bir kurgu olmuş, ben benimkini tercih ederdim:)

          Cumali’nin Yıldız’a hissiyatı konusunda haklısın ama ben hâlâ bu üçlü ilişkiye ısınamadım. İlk sezonda Saadet’in Cemil’le evliliğinden beri iddia ettiğim bir şey var; o köşkte o ailede Yamaç gibi bir adam olduğu sürece hiç kimse aile ve çevre zoru nedeniyle istemediği bir evliliğe mecbur kalmış numarası yapmasın. Yamaç, Çukur’un babası ve ailenin düzeninde Çukur’un babası her kimse ailenin reisi de o. Sultan köşkün ev işlerinden sorumlu ailenin reisi falan değil o. Cumali, Yamaç’a Yıldız’la evleneceğini söylediğinde Yamaç’tan itiraz gelmedi hatta sevinip oynamıştı. Cumali mağduriyetini kendi yarattı şimdide ikide bir Yıldız’ın kapısında.. Damla zaten başka bir muamma.. Kafamda bu karmaşıklığı oturtamadığım için bana sakil geliyorlar..

          • Hiç kimse

            Ben daha önce de yazmıştım yamaca baba diyorlar ama zaten yamaçı dinleyen kimse yok. Yamaç, isyankar evlat olduğundan ve sena ile evlendiğinde çukurun dışında olduğundan rahat davranıyor. Öte yandan yamaç sadece işlerin lideri ailenin lideri İdris ve sultan. 47 yaşında ki Cumali babası içeri girdiği zaman hemen ayağa kalkıyor, babasının yanında konuşmaya çekiniyor çünkü flashbacklerden de anlayabileceğımız gibi yamaç dışında bütün çocuklar çok sert bir disiplinle büyümüş. Yamaç en küçük olduğu için ve sultan onu koruduğu için daha özgür büyümüş. Hatırlarsanız yamaç vurulduğunda sultan “onu uzak tutmak için herşeyi yaptım, bir tek onu kurtarabildim” gibi şeyler söylemişti. Yani İdris Cumali den veya saadetten bir şey istediği zaman bu bir emirdir. Ve ayrıca İdris kendi isteği ile liderliği verdi ama istediği zaman geri alır. Yani çukura İdris mi yamaç mı deseler herkes İdris der. Daha önce örneğini de gördüğümüz gibi İdris ağırlığını koyduğunda yamacın yapabileceği bir şey yok. Sadece konu yamacın hayatı ise karışamıyor çünkü yamaç çekip giderim diyor. Yamaç istediği zaman çekip gidebiliyor. Diğerleri çukurdan çıkmayı göze alamıyor.

      • Düzeltme Cumali ve Damla kağıt üzerinde de evli değil :)))))))

        • Nur

          Aynen:)) Neresinden tutsak elimizde kalıyor.

  • Eda Nurcin

    Herkese Merhabaaa, uzun zaman oldu 😊
    Yamaç’ın vurulduğu bölümden beri Çukur’dan kopup tamamını izlemeyi bırakmıştım. Ardındann hikayenin çok garip ve sıkıcılaştığını düşündüğüm için kısa videolara bile bakmaz olmuştum. Sorsanız yüzüklü kimdirr baykal işi nedir fikir tahmin yürütemem maalesef çünkü maalesef koptum. Bu kopmamda birazda düşünce yapılarımın değişmesi etkili oldu tabi. Çatapat delisi bizler 3 sezondur içerdeden beri vurdu kırdılı geçsin diye neler neler istiyorduk benim eleştiri yazılarımda eskiler bilir;) ama artık bilemiyorum ekranlarda bu silah ve savaş olaylarına karşı önyargılı olmaya başladım sanırım. Maalesef çok fazla bu tarz şeyleri izleyip etkilenen genç kesim var etrafta, herkes bilinçli veya gerçekle kurguyu ayırabilecek kapasitede değil maalesef:( bunlara şahit oldukça bu tarz dizilere önyargılı olmaya başladığımı fark ettim… evett bu diziden uzaklaşma sebebimdii ancaaak asıl konumuza gelecek olursak!😈
    Hatırlayanlar vardır senayı hep korudum, sevdim. Antivilerle hep mücadele etmiştim birinci sezon😄 ölümündede bir yazı yorum yapmazsam ayıp ederim gibi geldi😂 aras için yorum yapmıcam ne çok sevdiğimi beğendiğimi hepiniz bilirsiniz gene döktürmüştü.
    Bölümü 3 kısımda değerlendirecek olursam birincisi genel olarak bölüm flashbacklerden oluştuğu için netten hızlı sardırarak da izlenebilirdi ama boş olduğum için tvden izlemiş bulundum bile.. bu kısmı sıkıcıydı. İkinci olarak sena karakterinin ölümü el insaf suda boğmak nedir yazık:( trajik ölümler listesine girdi bile ethem özışık(poyraz karayel, söz) ile yarışıyorlar sanırım gökhan beyler. Senanın boğulurken ki çırpınışları bir içimi ezmeye başlamıştı moda sokuyorduki recep ivedik gibi cama yapışan aras güldürdü ve büyü bozuldu:( öyle sahne mi olur ya manyaklar😂 bende ipler selimin “yapma” sıyla başladı bir gözler orda doldu. 🙁 bu da üçüncü kısma getiriyor beni üzülenler ve bize hissettirdikleri.. benim sıralamam – yamaçı saymıyorum- idris, aliço, selimdir. Cumali de sadece kendisine bağladı dram olarak o kadar. En çok şaşırtan da salihti tabi, bi üzülseydin be reis?:(
    İkinci göz dolduran sahnem idrisin yıkılışıydı ama beni ağlatan yamaçın sultanın dizinde ağlayışı oldu:( evet ağladım🙌🏼:(
    Mahsunun arada kaynayışına da üzülmedim değil, Berkay ateş efsane. Bayılıyorum bir sonraki projesini bekliyorum 👍🏼
    Sizlere yeni hikayede çakma baykal ve yüzüklünüzle başarılar diliyorum😂
    Bence yeni kötünüz yani timsah celil de Mehmet Ali nuroğlu 👀👀 o gelirse cidden biraz bi kısa videolardan daha stalklarım hikayeyi söyliyiim. Öpüyorum hepinizi 🥰

    • Eda özlettin kendini… Hoş geldin… Çukur’a tam dönüş için yalnış bölüm yarısı kolajdı zaten.
      Bir deli Rüzgar’da geçmişten gelen hikayeyi çok seviyordu ama Yüzüklü, Baykal; Edip, Meliha… Hiç cazip değil şu anda benim için.

      Ama benim kopuşum gerçekse Sinem Kobal’da olur herhalde…

      • Eda Nurcin

        Ayy sorma duyduum onu da öyle bişi olmaz umarım 😱🤦🏽‍♀️

      • Gözde E.

        Sinem’i severim ama yine de Çukur’a ııh diyorum gelmesin.

    • Nur

      Merhaba Eda. Hoşgeldin.
      Seni özlüyorum hatta arada Ranini’ye girip acaba Eda yazmış mıdır diye bakıyordum ama sonraları ‘iyice kayboldu’ demiştim.
      Geçen sene bu zamanlar Ramazan’da ATV’nin iftar programında çalışıyordun, bu sene neler yapıyorsun? Yönetmen olmak istiyordun, projelerin olursa haberdar etmeni iseterim.

      Çukur, Yamaç’ın vurulmasından sonra bir türlü toparlanamadı. Konu bütünlüğü yakalamak zor, her bölüm ir kaç güzel sahne ile avunuyoruz.

      Diziler ortalama düzeye hitap etmeli ve ortalama düzey kurgu ile gerçeği ayırma düzeyi olmalı. Toplumumuzda şiddete eğilimin artması adalet tartısının bozulmasından kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Hukuka inancı yitirilen toplum adaleti kendi eliyle sağlamaya meylediyor, silaha çok kolay ulaşılıyor. Ayarı bozulan kantardayız. Dizileri suçlamıyorum hatta belki biriken öfke ekran karşısında boşalıyordur?

      Timsah Celil sanırım Mehmet Ali Nuroğlu değil. Sosyal Medya’da bir fotoğraf var ve şayet Timsah o ise tanınmış bir oyuncu değil. Mehmet Ali Nuroğlu belki üçüncü sezonda katılır?

      Bizi, senden mahrum bırakma. Görüşmek dileğimle.. Hoşçakal.

    • Gözde E.

      Edaaaaa, hoş geldin. Geç gördüm malum sebeplerden. Yoksa sana hemen yazardım.

      Diziden kopmana üzüldüm bu sezon, halbuki buralarda neler kaynatacaktık. Haa tabii ben de yokum genelde, önce hastalıklar, sonra aşk meşk derken :)))

      Hakikaten ya, ben de tam duygulanmıştım, Twitter’da biri cama yapışan suratı paylaşıp modumu bozdu :))) Sonra İdris Babam toparladı beni neyse ki..

      Güzel flasbacklerdi beni daha çok ağlattılar valla. Salih bir beni mi etkiledi az da olsa? Bakıyorum, kimsede etkisi yok.

      Ben her türlü seyretmeye devam edeceğim valla, İzmir’e taşınınca bile :))) Çukur hala gözbebeğim.

  • kapatşunumuhuttinabi V.

    Zalim İstanbul’un fragmanındaki şarkı ve sahne nedeni ile özetsiz yeni bölüm diye o diziyi izledim , Çukur’a geçişi geç yaptım. O yüzden diziyi belli bir bölümden sonra izledim. Dolayısı ile sizin kadar etkilenmedim. Aslında uzun süredir yapamadığım bölümü tekrar izleme rütüeli yapabilirim desem de herhalde izlemeyeceğim. Yalan yok, son günlerde diziden soğudum. Diziye 3 saatimi veriyorum ama senaryo anlamında beklentilerimi hiç karşılamıyor. Kızdığım nokta bu dizi çok iyi yazılabilinir. Kısır bir konusu yok.
    Ama senarist inatla daha iyi yazmamak için direniyor. Bizi oyalayan, neden-sonuç ilişkileri havada olan bölümler, vurucu son için bizi oyalıyor. Nerede geçen sezon ki ilk 20 bölüm, nerede şimdiki bölümler. 2. sezonda yirmili bölümler olmuş ,şöyle ağız tadıyla izlediğimiz bir kaç bölüm var. Yani ben burada çok daha neden-sonuç odaklı çok iyi hikayeler çıkartabiliyorum. Karakuzular geldi, geçti ama onlarda harcandılar. Ben dizinin teori kısmınıda seviyordum ama bize hiç birşey vermiyorlar. Biz de hangi ipucuna dayanarak birşey yazalım ki? Üstelik kendi yarattıkları kronolojiye bile uymuyorlar. Son bölüm geçmişten gelen bir Edip olayı var. İdris’e göre en az bir 30 yıl olmuş? Ne 30 yılı. Meliha 79-80 arasında vurulduğuna göre Edip’in bu yıllardan önce ölmesi gerekir. Buda 40 yıl demek. 40 yıl nere, 30 yıl nere. Kendi yazdığı kronolojiye uymayan bir senaristin hangi yazdığı olaya göre teori kasacağım ki. Çok şikayetçiyim çok. Oyunculuklar için de izlemek belli bir yere kadar.

    • Birgül selam,

      benim de misafirim vardı. Açtığımda Sena çoktan gömülmüştü bile. Salı akşamı da ilk 1,5 saati izledim. Ama ağladım mı evet 🙂

      Ben olsaydım Medet’in hastalığını organ ihtiyacı ile Karakuzular’a bağlar, onu ameliyat ettirir, ‘hayatını kurtaran adamlara’ borcu nedeni ile Yamaç’ı vurdurur, Salih’e bu durumu sonradan anlattırır, Salih’in vicdan azabı ile bir şekilde Medet’in katline (Cumali vurabilir) engel olamamasını sağlar, Salih ile Cumali’nin arasını yeniden açtırırdım.

      Çok efsane sahneler çıkardı bu senaryodan…

      • kapatşunumuhuttinabi V.

        Senin sayfanda yazmış olmalıyım. Ne zaman ki Mahsun Sena ile konuşurken elma detayını hatırladı ve hafıza kaybı olduğunu öğrendiğimde Çeto ve Mahsun için yazdığım teori farklı yollarlada gitse aynı sonuca çıktı. Bu hikaye de harcandı. Horzum ortaya hikaye bırakıyor ya çabuk geçiyor, ya da unutuyor. Anladığım kadarıyla artık haftada 3 saat senaryo yazıp, çekemiyorlar.. Ortada Baykalx var. Bu kişi tabi bizim tanıdığımız Baykal değil. Sadece kamufle amacı ile kullanılıyor. 2. bir adam yüzüklü var. Görünürde Baykal adına aracılık yapılıyor ama aslında bakarsak Yüzüklü bu Baykal’ı kullanıyor gibi. Yılların Baykal’ın adamları hiç yokmuş gibi Remzi adamın bir numaralı adamı olabilllr mi? Neden herşey bu kadar mantıksız. Hala Meliha hikayemin arkasındayım. Birinci sezondaki Paşa ve Emmi arasındaki konuşmanın boş yere yazılmadıını düşünüyorum. İçerde dizisinin bir bölümünde Şenay gürler’in oynadığı karakterle, Sarp’ın bir planı vardır. Geçen bölüm acaba Meliha ile yani ayn senayoyu mu uygulayacak dedim , ama nerde?

      • Gözde E.

        Valla sen yazsan reyting yine çift haneye çıkmıştı be Aslı.

    • Nur

      Merhaba Birgül.
      Yazdıklarının tamamına katılıyorum. Neden bu hale geldiğini anlayamıyorum. İzleyici kaybediyor, halihazırda izleyen kesimin yaş grubu SM yorumlarından algılayabildiğim kadar çok genç, daha yetişkin izleyicinin tutkusu azalıyor. Ben de deforme olan karakterler, yarım bırakılan hikayeler, anlamsız gizemler yüzünden eskisi kadar tutkulu değilim ama bir noktada toparlanacağı umudum var. Karakuzular dahiyane bir fikirdi bence. Sıradışıydı. TRT’nin Siyah-Beyaz yayın yaptığı zamanlardan beri dizi izliyorum kaç tane mafya dizisi izlediğimi bilmiyorum hepsi 3 aşağı beş yukarı birbirine benzer, geçmişten gelen intikam, güç paylaşımı, rant kavgası vs vs.. ilk kez evsiz, ailelerini kaybetmiş ya da bir şekilde dışlanmış bir grubun bir ordu düzeninde örgütlenip bir yere-yurda sahip olabilmek için canlarını ortaya koyduğu tema bu dizide işlendi, başka dizilerde işlendiyse de haberim yok. Kuzuların hiç birinin maddi anlamda gücün yanında olmak ve ondan nemalanmak gibi bir davası olmadı. Çeto bulduğu yerde tahtada, çekyatta yatan bir adamdı birden organ ticareti ile para kovalayan biri oldu. Mahsun desen bin yıl geçse kardeşlerini bir kadın için feda edecek biri değildi, kardeşliğe yürekten bağlıydı Sena için gözü dönüp babasını öldürdü sonra da zaten feda ettiği kardeşleri için Çeto’yu? Dizi şu an kısır döngüye girdi. Çukur’un, ailenin hep yeni bir düşmanı olacak onlarla çatışacaklar. Halbuki senaryo Koçovalılar ve KK arasında tarafsız kalsaydı ve büyük savaş sezon finalinde olsaydı, 3.sezon tüm tarafların 3.nesli ile hem kendi aralarında hem de karşıt tarafla çatışma olarak.devam etseydi kült bir dizi olabilirdi. Şu an beklenen yeni düşmanlar kim, aileden kimler ölecek-kalacak vs vs. Yazık oldu ama yine de bir yerde bir şeylerle kısır döngüden çıkmasını umut ediyorum.

  • Gözde E.

    Günaydın ve ellerine sağlık. ❤

    Yas şarkısını da aşırı severim. En sevdiğim Levent Yüksel şarkısı bile olabilir. Muazzam başlık tebrikler. 👏🏻👏🏻

    Yazını okuyunca yine duygulandım, hatta ağlayabilirim de tekrar. 😭😭Benim en koptuğum nokta İdris’in öğrendiği andı. O ana kadar kendimi tutuyorsam demek.

    Genel anlamda çok iyi bölümdü. Neyse ki Yüzüklü Meliha’ya bağlandı da Meliha bir amaca oturdu şükür. Tabii Yüzüklü de. Ama bu muamma bitsin görelim artık Yüzüklü, Baykal ve yeni Timsah’ı. Gökhan Horzum’a her hatasına rağmen tebrikler çok.

    Mahsun’u daha doğrusu Berkay Ateş’i özleyeceğim. Yeni projesini takipteyim.
    Dilan bence de romcom’da olmalı. Romcom’a uygun bir ışığı var kesinlikle.

    Salih üzüldü bence ama en çok listesine girmesini beklerdim. Aliço ağlattı be, hem de hüngür hüngür. 😭😭😭

    Haftaya daha az ağlamalı bölüm lütfen.

    • Nur

      Merhaba Gözde.
      Ben halen kafamda Meliha’yı bir baltaya sap edemedim. Beklentim büyüktü bu kadar önemsiz olmasını hazmedemiyorum:)
      Aliço’dan bu ara fazla etkilenemiyorum. Yamaç veda edip giderken son anda ‘bir şey vereceğim’diye çağırdı ya, parayı verecek sandım:) Kitabı vermesine sinir oldum:)

      Bölümde en etkilendiğim sahneler; Sena’nın cama tıklayıp Yamaç’ı çağırması; Selim’in fragmanda da verilen ‘kardeş’ dediği sahne ve Kemal’in Çukurspor atkısını Yamaç’a vermesi.. Bu üç sahnede gözümden yaşlar süzüldü. Diğer beğendiklerimde oldu ama bu üç sahne gözümden yaş getirenlerdi.
      Salih’in soğukluğunu aynen Aslı gibi karaktere sahne yazılmamasına bağlıyorum. Sena ölecek ve Salih, Yamaç’a duygularını belli edemediğinden öyle uzak davranacak? Bence de Salih bölümdeki en olmamış karakterdi.

      • Gözde E.

        Ben de aynı şekilde Meliha konusunda dertliyim. Neler neler bekliyorduk, karakteri dizide göremiyoruz bile…
        Aliço paraları verecek de ne zaman acaba? Hepsini gemi yapmasa bari verene kadar :)))

        Kardeş dediği sahneyi neden anımsamıyorum bir türlü? Hangi sahne hatırlatır mısın rica etsem?
        Salih’i çok soğuk bulmadım ben ama bir eksiklik yoktu da diyemiyorum. İlk arabayla ceseti getirdiklerinde mahalleye Salih etkiledi beni.

        • Nur

          Kardeş sahnesi bölüm öncesi fragmanda da verilen sahne. Kahvenin önünde arabadan inen Selim’in Yamaç’ın oturduğu kapıyı açtığında söylediği.

          Aliço’nun parayı vermemesi karakteriyle uyuşmuyor. Aliço aptal değil Otistik. Parayı umursmamak farklı ne olduğğunu kavrayamamak farklı. Umursamaması Otizm’le bağdaşır diğeri aptallıkla ve taban tabana zıtlar.

          Salih hiç ama hiç olmadı. Keşke bir nedenle bölümde yer almasaydı ve mesela önümüzdeki bölüm Sena’nın ölümünü öğrenseydi diye düşündüm. Salih böyle devam edecekse ve Spin Off falan düşünülmüyorsa dizide fiziken de ölsün istiyorum. Veli Cevher ile çok tatlı ikili olmuşlardı Cansız ve Medet ile bu dörtlü sevimli oldular, keşke önümüzdeki sezon Çukur’la ilgisi olmayan bir Spin Off çekilse bunlara (ama çekilmez maalesef) Bu haliyle Salih’i ekranda görünce gözümü kaçıracak hale geldim.

          • Gözde E.

            Tamam şimdi özette gördüm kardeş sahnesini. Haklısın, en iyi, en duygulu yerlerden biri.

            Paraya ihtiyaç olduğu bilgisine sahip mi? Öyle ise iyice saçma oluyor vermemesi…

            Benim okuyamadığım yorumların da var tabii, okuduğum kadarıyla da Salih’ten soğumuşuz anladığım.