ÇUKUR – İlk Sezondan En Sevilen Yamaç Koçovalı Replikleri

Bugün büyük gün… Çukur 2.sezon başlıyor… Konuk yazarım Buke  yeni bölümlerin öncesinde Yamaç Koçovalı repliklerini derledi. Keyifli okumalar ^^

Karşınızda Rock’n Roll’cu Yamaç – Koçovalı Ailesinin En Küçük Oğlu

 

 
   
 

Bu sezon en severek takip ettiğim dizi oldu ÇUKUR. Gerek konusu, gerek oyuncuları, gerek şarkıları gerekse replikleriyle beni içine çekti . Yeni sezona sayılı günler kala 33 hafta boyunca severek izlediğimiz dizinin sevilen karakterlerinin repliklerini hatırlamaya ne dersiniz?   İşte karşınızda 33 bölümü derleyerek hazırladığım  Yamaç  replikleri …

 

 1-YAMAÇ- SENA İLK KARŞILAŞMA 

(Onların ki yıldırım aşkıydı ve evlilikleri de tabiri yerindeyse ışık hızında gerçekleşti. Ama onları zorlu bir sınav bekliyordu ama haberleri yoktu.)        

Yamaç: Hayatım bekletmedim dimi?  

Yamaç: Yanlış yerde duruyorsun. Burası çalışan ablaların köşesi. Seni de onlardan biri sandılar.

Sena: Ne diyorsun ya. Kimsin sen? 

Yamaç: Kimse değilim ama onlar bayağı bir kararlı.  

(Sena adamların niyetini anlayınca ,adamın kafasında şişe kırar ve Yamaç’la birlikte kaçarlar.)

 

                                                                                                                                            

2. YARIN EVLENMEYE GİDECEĞİZ

(iki deli birbirini bulmuşsa…)

Yamaç: Söyle…

Sena: Gelmeyecek misin yanıma? 

Yamaç: Hayır. Senin saçlarını okşayacağım çünkü. Sonra sen uyuyacaksın. Sonra ben işe gidecem. Sonra sen uyanacaksın. Sonra ben buraya gelecem, seni alacam. Sonra birlikte evlenmeye gideceğiz.

Sena: Sen gerçekten manyaksın…   

Yamaç: Sen çok normalsin çünkü. Tamam hadi bakalım yatma zamanı. Yarın dinç olman lazım. 

Sena: Neden?

Yamaç: Söyledim ya. Çok dikkatsizsin Sena.  

 

3. 54 KİLOLUK ÇİKOLATA

(Yamaç’ın Sena’ya aşık olduğunu anlatmaya çalıştığı, Sena’nın anlamamazlıktan geldiği dakikalar)

Yamaç: Kaç kilosun sen?

Sena: 54 

Yamaç: 54 Kiloluk bir çikolata olduğunu düşün.54 kiloluk bir çikolata yemiş olsan nasıl hissedeceğini düşün. Ben şu anda o haldeyim işte. Ben sana çok fena aşık oldum ya. Sen ve ben hayatımızın geri kalanını birlikte geçireceğiz. Çok mutlu olacağız. Hiç kimse, hiçbir şey mutluluğumuzu bozamayacak. 

Sena: Bu kadar eminsin yani?

Yamaç: Nasıl ya …Sen değil misin?    

                            

4. HAYAT PİS ŞAKALAR YAPMAYI ÇOK SEVER.

(Yamaç Sena ile evlendiği gün abisi Kahraman’ın öldürüldüğün ve babasının felç geçirdiğinin haberini alır. İşte Sena’yı geride bırakan Yamaç’ın hissettikleri…)                                                                                               

Yamaç: Hayat pis şakalar yapmayı çok sever. Beş gündür tanıdığın bir adamla evlenebilirsin. Ertesi sabah kalktığında yanında bulamazsın. Bir not bile bırakmadan sırra kadem basmıştır. Babanla hayatının en büyük kavgasını edersin. O kavga seni olmak istediğin adam yapar. O kavga seni ailenden uzaklaştırır. “Ne ölüme ne ölüne” diye çıkarsın büyüdüğün evden. Bundan daha  mutlu olamam dediğin anda abinin öldürüldüğünü, babanın yoğun bakımda olduğunu öğrenirsin. Hayatının aşkını, sırf ona bir zarar gelmesin diye, bilmediği bir şehirde yapayalnız bırakıp gidersin. Dönmem dediğin eve dönersin… 

  

5. NE ÖLÜME NE ÖLÜNE

(Yamaç’ın ailesini korumak için işlediği cinayetin ardından yaşadığı şok ve öfke patlaması…)

Yamaç: (Bağırarak koşar ve bir yumrukla babasını yere yığar) Gidelim dedim, bırakalım dedim, neden dinlemedin beni neden? Ya ellerim…Ellerim kan oldu ellerim. Başkasının kanı. Senin yüzünden birini öldürdüm. Senin yüzünden..        

İdris: Yamaç o kapıdan çıkarsan bir daha gelemezsin. 

Yamaç: Ne ölüme ne ölüne..

(Yamaç kapıdan çıkarken Sultan arkasında seslenir İdris onu engeller. Yamaç giderken İdris arkasından bakar ve kapıyı ardından kapatır)

 

                                                                                                                                   

                                                                                                                                                                                                                                                     6.YAMAÇ YETKİYİ ELE ALIYOR

(Paşa ve Emmi iki koldan Vartolu’ya saldırmıştır. Vartolu da boş durmamış, Paşayı tuzağa çekip Çukur’a saldırmıştır. Olay İdris’in çalışma odasında tartışılırken Yamaç tavrını kesin bir dille ortaya kayar. Emmi’nin deyişi ile odadan İdris’in gençliği geçer.)                                                                                                                   

Yamaç: Paşa otur, Emmi sen de.. Bu iş sizin bildiğiniz yolla olmuyor.   

Paşa: Biz başka..

Yamaç: Bitirmediiiimmmm…. (Bilardo topunu göstererek) Yarın bunun yerine kafatasınız olacak. Benim abim öldü.Cenazesi hala morgda duruyor.Neden? Neden? Söylesenize ya?

Selim: Cenazede saldırırlar diye.

Yamaç: Cenazedeee saldırırlarrr diyeee…Bu mu sizin gücünüz ha… Koçovalılar cenazelerini kaldıramayacak duruma gelmiş. Bu mu bizim gücümüzzz… Bitti, tamam. Ben sizi dinledim. Bundan sonra siz beni dinleyeceksiniz. Ben söyleyene kadar başka saldırı yok. Benden habersiz yuvaya mermi süreni vururum. Vuracaksak bir kere vuracaz. Sabredeceğiz. Bittik zannedecek, rahatlayacak, elini açık edecek, bir kez vuracağız. Bitirmeye vuracağız. 

( Yamaç odadan çıkar)

 

7.LOJİSTİK

(Yamaç babasına ve Çukur’a yapılan saldırılar nedeniyle Vartolu’ya iyice bilenmiştir. Bir kere vuracağız ,bitirmek için vuracağız sözleriyle başlattığı oyun nihayet sona ermek üzeredir.)

Yamaç: VARTOLU Beyle mi görüşüyorum ? 

Vartolu:Sen kimsin?  

Yamaç: Yamaç Koçovalı ben. Sana bir tavsiye vermek için aradım. Lojistik nedir biliyor musun?

Vartolu: Ne diyorsun oğlum sen, kafan mı güzel?  

Yamaç: Bilmiyorsun. Tahmin ettiğim gibi. Şimdi sana lojistiğin bir numaralı kuralını öğreteceğim. Ürünü, insan kaynağını ve sermayeyi asla aynı yerde taşıma.

(Patlama… Malları ve sermayesi patlayan Vartolu delirir ve Yamaç’ın bulunmasını ister.)

 

8.BEN SİZDEN DEĞİLİM 

(Kahraman’ın cenaze töreni sırasında gözyaşı yaşayan Yamaç’ı gören Sultan eve dönünce Yamaç’a çıkışır)

Sultan: Ne yaptın sen?

Yamaç: Ne yapmışım ?

Sultan: Biz acımızı içimizde yaşarız, ele göstermeyiz. Bilmiyor musun sen bunu ? Hem biz…

Yamaç: Ben sizden değilim. Hiçbir zaman olmadım, bundan sonra da olmayacağım. Ben benim anne. Hem ben sana bunu söyledim. Her şey hallolsun, bir dakika bile durmayacağım. Sena’yı da alıp gideceğim buradan.

 

9. SENİ SEVİYORUM  KADIN  

Yamaç: Sormayacak mısın?

Sena: Sen anlatırsın diye bekledim. 

Yamaç: Şimdi anlatmasam.  

Sena: Anlatma… İstersen gel içeri, sana bir ıhlamur yapayım. Biraz dinlenirsin. Ben rahatsız etmem seni.

Yamaç: Sen benim hayatımdaki en gerçek şeysin. Seni seviyorum kadın. 

Sena:  Seni Seviyorum.  

(Yamaç’ın en gerçeğini delirtenler utansın!)

 

10.DUYGULANDIRAN YÜZLEŞME

(İdris nihayet uyanmış ve ilk sorduğu  Yamaç’ın gelip gelmediği olmuştur. Yamaç babasının uyandığını öğrenince çok heyecanlanır ve 10 yıl sonra babasının karşısına çıkar.)

İdris: El öpmeyi de mi unuttun? (Yamaç hayal kırıklığı içinde babasının elini öper.) Niye geldin?   

Yamaç: Annem çağırdı geldim. Gelmese miydim?  

Yamaç: (Artık tutamadığı gözyaşları süzülerek) Gideyim mi?

İdris: Sen bilirsin. 

 

11.DEJAVU OLDUM (18.BÖLÜM) 

(İdris ve Çukur’un erkekleri Emrah Amir tarafından gözaltına alınmaları üzerine Yamaç, Emmi ve Selim Emniyet önünde geldiğinde Yamaç’ın İçerde dizisine ve Mert karakterine selamı gözlerden kaçmamıştı.)

Yamaç: Allah Allah… 

Emmi: Hayırdır Yamaç, n’oldu? 

Yamaç: Bir şey yok. Dejavu oldum.

(Yamaç’ın güzünden bir gülümseme geçer. O sırada Emrah’ın arabasından Elinden Geleni Ardına Koyma şarkısı çalar. Bu şarkının sözlerini ilk karşılaşmalarında Yamaç Emrah’a söylemiştir.)     

 

12.BURASI MAHALLE DEĞİL EV (18.BÖLÜM)

(İdris ve Çukur’un erkekleri içeridedir. Ama Çukurlular, Yamaç ve Selim  Emrah’a gerekli dersi verirler.)

Yamaç: Koçovalıları alırım, Çukur’u bitiririm diye düşündün. Sen bizi anlamadın. Çukur’u sadece bir mahalle olarak görüyorsun ya ben ona üzülüyorum amirim. Çukur sadece bir mahalle değil, “EV”. İçinde ailesi ile yaşayan bir ev. Hırlısı hırsızı, sarhoşu, etini satan, kopmuşu…Evet, manyak bir aileyiz. Ama aileyiz.

(Bu sözler Emrah’ı ne kadar etkiledi bilemeyiz ama Selim’i etkiledi ve Baykal’a Yamaç’a dokunmamasını kesin bir dille söyledi.)

 

13. YAMAÇ -EMRAH HASTANE

(Selim vurulmuş, herkes hastanededir. Yamaç hastaneye geldiği sırada onu elinde Yamaç’a özel mikrofonuyla Emrah Amir karşılar. Aralarında geçen eğlenceli diyaloğu hatırlayalım.)

Emrah: Yamaç Bey… Ağabeyinizin vurulması ile ilgili neler söyleyeceksiniz? Emrah Amir Çukur’a çökmüş diye bir haber aldık. Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz? Yaza single var mı?

Yamaç: Evet yaza bir single çıkarmayı düşünüyoruz arkadaşlar . Adı “Emrah’tan Bana ne !” olacak. Emrah Amir’e Çukur’daki mesaisinde şimdiden başarılar diliyorum. Ben çok uzun zamandır günde üç saat uyuyorum. Onu da uykusuz geceler bekliyor. Ağabeyimin vurulduğu ile ilgili haberler doğru  değil. Kendisi apandisit ameliyatı oldu, kime sorsanız söyler zaten. 

 

14. DİŞE DİŞ KANA KAN

Yamaç: Canım sen ne yapıyorsun burada?

Vartolu: İyi.. Yahu siz benim sakalımı kesemezsiniz demiştim ya. Lafımı geri alıyorum. Kesti. Ha unutmadan şunu da bırakayım da teybine kolon alırsınız. 

Yamaç: Baksana sen bir? Artık senin karşında  uslu çocuk yok Vartolu. Dişe diş, kana kan. Yani demem o ki bundan sonra böyle

( Yamaç Medet’in bacağını balyozla kırar)

 

15. SIKINTI YOKSA SIKINTI VAR DEMEKTİR

Selim: Sıkıntı var.

Yamaç: Aaa… Sıkıntı olmazsa  sıkıntı var zaten. 

 

 16. YANAĞINDAKİ ÇUKUR    

Yamaç: Nereye gidiyorsun? 

Sena: Eve. Senin ilgilenmen gereken biri var, O’nu bekletme. 

Yamaç: Sena ! Bir gülsene. Dudağının kenarıyla, yanağının arasında bir çukur var ya … Beni oraya gömsünler…. 

 

                                                                                                                                               

17. BİZ NE SAVAŞLAR GÖRDÜK

(İdris ve Vartolu birbirlerine silah çekmişti. Baba oğlu durdurabilecek tek kişi olan Yamaç babasının namlusunun önünde dururken aslında ağabeyi Salih’i koruyordu.)

Yamaç: Tamam ulan. Ben de buradan bir adım atarsam tüm sülalemi kainat …  Sıkın, sıkmayan şerefsizdir. Sıkın. 

 

18. SEN BU EVİN KIZISIN

(Saadet’in Yamaç O’na tokat atacak sanıp geri çekilmesi, ardından Yamaç ve Saadet arasındaki bu kısacık konuşma onların arasında ne kadar güzel bir bağın olduğunun göstergesiydi. )

Yamaç: Saçmalama…Saçmalama. ( Yamaç’ın şaşırışı, gözlerinin doluşu.) Bana bak. İstersen yanına gidebilirsin. 

Saadet: Hiç bir yere gidemem ben. Ben bu evin kızıyım.

Yamaç: Gitsen de kalsan da sen bu evin kızısın. Bunu unutanlara hatırlatacağım sen  merak etme.

 

19. YAVŞAK  

(Yamaç’la konuşurken ecel teri döken Baykal izlemenin zevki 10 numara değil mi?)

Yamaç: Abi… Kendine “Beyefendi “ dedirten bir YAVŞAK var. Kim olduğunu biliyor musun?  

Yamaç: Abi dalga geçme ya…

(Dalga geçmiyordu Yamaç ama sen bunu çok sonra anlayacaktın…)

20. YAMAÇ BAYKAL’I ÖĞRENİR

(Baykal ve Yamaç buluşur. Baykal’ın amacı Yamaç’ı öldürtmektir ama bu hiç de kolay olmayacaktır. Canım Yamaç’ım pire gibi yerinde duramıyordur çünkü)              

Yamaç: Sadece son bir şey soracağım. Favorileri kime yaptırıyorsun abi? Bana da yapar mı?  Bir şey soracam. Bir şey soracam. Yani biri ben karşıma geçse “yavşak” dese ben dayanamazdım. Sen nasıl dayandın abi?   Valla helal olsun. Dur dur hazırım

(Ve Baykal Yamaç’cığım kulaklıkları takar, gözlerinde deli bakışı belirir. Baykal O’nu çözdüğünü anlar. Şimdi oyun vaktidir.)

 

21. YANGIN SONRASI AMBULANS

Görevli: Yamaç abi götürseydik hastaneye bir.

Yamaç: Yok yok böyle iyi. Bir sürü merasim şimdi.  

Vartolu:  Gerek yok canım. Kendisi süpermen olduğu için dumandan etkilenmiyor.

Yamaç: Sen kurtarmışsın beni.

Vartolu: Haa. Hiç sorma. Yaptık öyle bir hata.

Yamaç: E niye bıraksaydın işte. Kurtulurdun benden.

Vartolu: Yani .. Yangının ortasında bunu düşünmedim değil de Sena yengeyi sevdiğimden be babamın oğlu. Kendi sevdiklerimizi mutlu edemiyoruz . En azından seninkileri edelim dedik. Yapmasa mıydık?

Yamaç: Eyvallah. Paşa’nın sorduğunu duydum. Doğru düzgün cevap vermedin. Niye buradaydın?

Vartolu: E onu da sen bul canım? Hadi  ben kaçar. Kardeş borcum ne kadar ?

Yamaç: Benden … Bu sefer ki benden.

(Sizin gülüşmelerinizi severim ben ^^)

 

22. BİZ BİLİYORUZ DA MI DANS EDİYORUZ

 

Yamaç: Niye delirdi peki bu?

Paşa: Saadet meselesi. İdris kabul etmiş. Yani ben öyle duydum.

Yamaç: Offf… Offf …   Durma Vartolu sen, hiç durma olur mu? Canım annem,  bir tanecik babam sizler de durmayın. Tabi… Herkes girsin birbirine ya. Herkesi piste davet ediyorum. Buyrun. Biz biliyoruz da mı dans ediyoruz. Hadi bakalım. Geliyorum geliyorum bekleyin.

 

23. DELİRMEYEYİM DİMİ BEN

(Sahneyi nefessiz kalarak izleyen bir ben miyim acaba?)

Yamaç: Ölmeyeyim dimi ben. Ölmeyeyim  üzülürsün çok üzülürsün.

Sena: Ölme…

Yamaç: Delirmeyeyim dimi ben?                                                                      

Sena: Delirme… Delirme sakın.  

Yamaç: Tamam… Bana biraz sarıl. N’olur bana sarıl …Ben ne yapacağım Sena? Delirmeden bu Çukur’dan nasıl çıkacam?  Özür dilerim.. Özür dilerim . Seni de çektim. Kendimle beraber seni de çektim.

Sena: Beni düşünme şimdi.

Yamaç: Ben seçtim sandım. Seçimler vardır. Yokmuş. Seçim yokmuş. Benim Çukur’a dönmem gerekiyormuş. O’nun da gelmesi gerekiyormuş. Bizim karşı karşıya…Karşı karşıya…Delirmeyeyim dimi ben?  Benim abimi öldürdü…Kahraman abimi öldürdü. Neden ? Neden?

 

24. İMALATHANE PATLAMASI 

Depodaki adam: Kimsin?

Yamaç: Abi menemen gönderdi. Silahları bırakın çıkın ağabey. Beyler ya seke seke ya s… Bayramlık ağzımı açtırmayın lan.  Hadi. Bakın bu lokum değil  . Biraz acele etseniz iyi olacak. -Al sana paket, al sana mal, al sana yangın

(Ve depo içindeki mallarla havaya uçar. )

(İki kardeşin bir ortak özelliği de sevdiklerine zarar verilince, sevdiklerini kaybetme korkusu yaşayınca gözlerinin kararması<3)                                                                    

25. VIN VIN SÜRERİZ 

Selim: Uğraşma, uğraşma hiç boşuna uğraşma açılmayacak  o. Yamaççç….  

Yamaç: Eee tamam be . Çok meraklıyım ben de yaşamaya zaten. Ölelim gitsin.

Selim: Ne bağırıyorsun? Bana ne bağırıyorsun ya . Allah Allah. Açıyorsan  aç. Ya oyuncak kamyon çıkarsa içinden?

Yamaç: Süreriz vın vın olmamı. 

Selim: Ya manyak mıdır nedir ya…   

Yamaç: Ya sen asıl manyaksın. Nerden çıktı şimdi oyuncak kamyon?

Selim: Bilmiyorum. Beynimin o kısmı dondu. Brrrrr….

(Özleneceksin Selim <3 )     

 

26. MEZAR TAŞI 

Vartolu: Hoh Hoh Hoh Yamaç’çığım. Yılbaşı hediyen , beğendin mi?

Yamaç: Meke nerede lan?

Vartolu: Ya hediye diyorum beğendin mi diyorum. Soruya soruyla karşılık veriyorsun. Ne medeniyetsin adamsın yaa

Yamaç: Sermayeni patlatıyorum. Ertesi gün tependeki eve 3 milyon sayıyorsun. Şimdi bunun iki açıklaması var. Bir ya para sıçıyorsun .. O değil,  ikicisi de  sahibin var. Ben bundan sonra onunla muhatap olmak istiyorum telefonumu ver. Bunu da alıyorum. Bir de… Şuna da şöyle bir hediye paketi kurdele falan…Öğrenin ya biraz bunları…

( VarYam atışmalarınız bile güzel … )

 

çukur - Sıkıntı Yoksa Sıkıntı Var Demektir 4

 

27.   SİZ KARDEŞ OLABİLİR MİSİNİZ ACABA?

Yamaç: Gel … Gelmeyecek misin? Peki.

Serdar: Kes lan şunu.. Alo..  

Yamaç: Ne?

Serdar: Kes şunu lan…

Yamaç: A pardon. Ooo yine ölüler, cesetler.  Babacığım nasılsın? Kusura bakma , müzik biraz yüksekti. Sen  sevmezsin. E Serdar da sevmiyor baba. Acaba siz kardeş olabilir misiniz acaba? Kötü şakalar. 

 

28. NE İÇTİN OĞLUM? 

Yamaç: Ha sen vardın dimi? Serdar ne istiyorsun? 

Serdar: Önümde diz çökeceksin ve özür dileyeceksin. 

Yamaç:   Özür dilerim. Özür dilerim.  Oldu mu? Alıyor muyum Sena’yı? Alıyor muyum babamı? Bu kadar mıydı? Hadi bir şey söyle Serdar?   Ah canım Serdar’ım. Parmağını kopardık ya hiç iyi yapmadık. Biz senin parmağını kopardık, sen bizim sevdiklerimizi aldın. Büyük hamle ama helal. 

Serdar: Ne içtin oğlum sen?   

Yamaç: Oğlum işte  sorun da o . Bir şey içmedim. Senin sayende böyle oldum ben.

 

(Serdar’ın dumur oluşunu, Yamaç’ın deli hallerini izlemenin keyfi de başka değil miydi ama)

 

29.  SEVGİ- BARIŞ -KARDEŞLİK

Yamaç: Babacığım kendine iyi bak. Görüşmek üzere. Serdar’ım sen de. Bak ölme arada bozuşuruz ha. Söz verdin bana lan.  Çocuklar! Sevgi, barış, kardeşlik… 

 

30.  FİŞ ALMAZSAK NE OLUR? 

Serdar: Para istiyorum lan para. Baban için 10, güzel karın için bir 10 daha. 

Yamaç: Tamam dur dur. Ayarlamaya çalışacağım. Yalnız bir şey söyleyeceğim. Onlara bir şey yapma olur mu? Bir de fiş almazsak ne olur? 

Serdar: Ne diyorsun oğlum  sen? 

Yamaç: Oğlum KDV dahil mi değil mi onu anlamaya çalışıyorum. Fiş almazsak ne olur? En son bana ne olur? 

Serdar: Ben söyleyeceğimi söyledim. Yarın dört. İkisinin de kellesini gönderirim haberin olsun. 

Yamaç: Tamam. Sadece kafa- ya ne istersin? Alo Alo.. Serdar. Kapattı ya…    

 

31. EMPATİ  – KAÇ  

Yamaç:Bugünkü dersimizin adı empati. Bir insanın başkası bir insan yerine kendini koyabilmesidir. Nasıl oluyormuş anladınmı  A.K.Ç. ? Baba.. Sevgili karın . Delirtici dimi?  

Serdar: Çocuğumu bırak.   

Yamaç: Delirdim evet  ama o kadar değil.   Şimdi senden küçük bir ricam var canım kardeşim. Git babanın elini öp, helallik al. Karına sarıl , hatta benden sana izin be çocuğunu gör.  Son bir kez gör. Sonra da KAÇ…   

 

 32. SANA İHTİYACIM VAR

Yamaç: Gelebilir miyim Aliço? İzin var mı? Bubi tuzağı falan yok dimi? Sana ihtiyacım var Aliço. Ne oldu oğlum ? Üzmüşler seni. Ben de üzdüler Aliço. Sen bana anlat, ben sana anlatayım olur mu? Aliço sana ihtiyacım var. Ne oldu  oğlum? Neyin var oğlum? Ne yaptılar sana ? Cevap ver Aliço. Kalbini mi kırdılar ? Benim kalbimi kırdılar Aliço. Canım çok acıyor Aliço. Anlat bana Aliço. Anlat bana cevap ver anlat. 

Aliço: Çikolata yok. Çikolata yok. Çikolata yok. 

Yamaç: Anladım. Anladım. Anladım. Çikolata yok. Çikolata yok. Anladım… İdris baba , Sena tehlikede. Bana yardım et Aliço. Çikolata yok Aliço.

(İkilinin karşılıklı delirmeleri, Aliço’nun Yamaç’ın gözyaşını silip O’na sarılması Çukur’un en iyi sahnelerinden biriydi. İki performansa da kocaman alkışşş )

 

Çukur Yamaç Replik

 

33. MİNE DE… 

Kasım: Mi…                                                                                                                                        

Yamaç: Mine de Mine de…Ne olur Mine de… Mine mi?  

Kasım: Mihriban…

 

 

(Yamaç’ın oraya gelirken aslında bildiği o gerçekle,  Vartolu’nun ağabeyi Salih olduğu gerçeğiyle yüzleşmesi ve ardından Salih’in başında ağlayışı Çukur’un en etkileyici sahnelerindendi. Konuşmadan duygular ancak bu kadar güzel geçebilirdi izleyiciye. Yamaç orada Salih’i ağabey olarak kabul etmişti ama bunu kendine itiraf etmesi uzun zaman alacaktı.)

 

 

 

En iyi sahnelere de göz atmak ister misiniz?   ÇUKUR – EN İYİ YAMAÇ KOÇOVALI SAHNELERİ ‘THE BEST OF YAMAÇ’

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Çukur  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Gözde E.

    Büke’ciğim ellerine sağlık canım, çoook güzel olmuş çoook beğendim. <3 <3
    Seçimler harika, sahne yorumları da. <3 Okudukça Çukur'u ne kadar özlediğimi bir kez daha hatırladım. Çok ama çok özlemişim. Veee bu akşam hasret bitiyor. :))

    Ay kendime çok güldüm bu arada. 16 numaralı Yanağındaki Çukur sahnesinde ağlamıştım. :))))

    • Buke Oguz

      Sağolasın canim. Ben de okudukça kesin yazacağım deyip de yazmadığım replikler olduğunu fark ediyorum.😅
      Valla hasret bitiyor . Aksamı iple çekiyorum desem yeridir . Ben de çok özledim çok ☺☺

      • Gözde E.

        O kadar çok güzel replik var ki normaldir 🙂

        Aynen heyecan tavan.