ÇUKUR – Kabuk Tutmayan Yaralar

İdris ile Sultan çocuklarının mürvetini görmeye ne meraklı değil mi?  Baksanıza ‘ölü’ çocuklarını bile evlendiriyor bunlar. Yalnız İdris Baba’nın oğullarımın kiminle evleneceğine ben karar verdim demesine çok güldüm. Asıl patronun kim olduğunu unutmuşa benziyor. O göğsünü gere gere ‘ben istedim’ diye dursun, biz biliyoruz İdris Bey!

 

 
   
 

Bu konu üzerine yazdığım tweete gelen yanıta bakar mısınız?  Haklı!

 

Çukur - Yara

 

Sultan’ı mutsuz edecek her gelin adayına varım diyordum ama Cumali gitti onu mest edecek gelinle evleniverdi. İlk fragman ve sosyal medyaya düşen spoiler görüntüleri ertesi yaptığım teorinin komikliğine bakar mısınız?

 

 

(Ama çok da mantıksız değildi aslında)

 

Uluç Bey’in kötü adamlardan olduğunu tahmin ediyordum da Damla’nın da durumdan haberdar olduğu aklıma gelmezdi. Ama Damla’nın Sultan’a diş geçirme, Akşın’I silkeleyip kendine getirme konusunda ufacık bir faydası olacaksa, evdeki köstebek olabilir. Benim için sorun yok.

 

Yamaç’ın alternative düğün organizasyonunu pek sevdim. Bana böyle oyun kurguları ile gelin…  Ama Çeto ile Mahsun’u birbirlerine düşürecekken daha bir sıkı bağladılar mı ne? (Düşünsenize Cumali bel altı vurmasalardı belki de Çeto hayat hikayesini Mahsun ile paylaşmayacaktı)

Gerçek düğünün ertesinde ise Cumali’nin düğün boyunca kafayı çekip soluğu sevdiğinin kapısında almasına ise gerçekten üzüldüm. Sevenleri ayıranlar ahirete kadar (görüyor ve arttırıyorum ahirette bile) rahat bulmasınlar, Amin!

 

Çukur - Yara

 

Cumali’nin ‘ölü’ olup evlenmesini aslında bu oyunun da kurgu olduğuna bağlamış bir çok izleyici. Mantıklı! Cumali’nin ‘Bu düğün benim düğünüm değil’ demesi ile oturuyor. Hadi bakalım…

 

 
   
 

 

 

 

Tamam reklam için çekilen sahneler ama İdris Jr’da pek minnoş canım.  Bu arada madem Sadiş müştemilatta kalıyor, Salih neden onunla kalamıyor ki?  Geceden geceye sızsın bari karıcığının yanına…

Dizide minnoş olan karakterler kadar minnoş olmayanlar da var: Celasun ve Karaca

Konuşmaya başladıklarında ‘senarist sezon finalindeki diyalogu nereye bağlayacağını planlıyor mu acaba?’ demiştim ki tam da üstüne basmışım.  Ha bu soğukluk bıçak kesiği gibi birden bire olmasaydı, Karaca ilgisini üstü kapalı da göstermeye devam etseydi mantık çerçevesine otururdu ama böylesi olmadı.

 

 

Çukur - Yara 3

 

Bölümün yıldızı elbetteki Erkan Avcı. Saygılar, sevgiler kendisine… Kumsalda oturup Mahsun’un yanına gelip geçmişini, tüm yaralarını Mahsun’a daha doğrusu Mahsun’una açarken öyle bir performans sergiledi ki, uzun zamandır bu kadar etkilenmemiştim. Oyunculuk dersi verilir tabelası asmış olsa mekanına, desteklerim. Kapak fotoğrafını başlıkla ilintili Erkan Avcı yapacaktım ama içim elvermedi onun boncuk gözyaşlarını ana sayfaya taşımaya…

Çeto’nun o kötü karakterinin gerisinde Büyük travmaların olduğu belliydi belli olmasına da senaristin bu konuyu böylesine detaylandırması ilginç geldi doğrusu. Selim’in cinsel tercihi üzerine sadece ipuçları vererek izleyicinin anlamasını sağlaması, Salih’in istismara uğramasını sadece bir yutkunma ile ifade ettirmesi bir yana, tüm detayları kelimelere döktürmesi bir yana…  Tatkik mi değiştirdiniz sayın Horzum?

 

 
   
 

 

Koçovalı biraderlerin çekincelerini masaya yatırsalar da Çeto’nun böyle bel altı bir konuda üstüne üstüne gitmeleri ‘düşene  bir tekme’ değildir de nedir? Cumali Bey Abi bu sefer abilik yapamadı. Otur, sıfır. Belki o anlamazdı ama Salih’in  –  aynı yollardan geçtiği için, ‘dur’ demesini beklerdim. Yaptığı açıklamalar içime sinmedi. Otur, sana da sıfır. Yamaç’cığım içlerinde en gönülsüzleri idi, ona da kırıldım ama en azından oyunun içinde değildi. Ondan puan kırmaya gönlüm elvermedi…

Yahu bu insanlar -başta Sena, neden Yamaç’dan sürekli bir şeyler saklıyorlar? Sena’nın kendi kafasına göre yaptığı işleri, bakınız örnek Beyefendimiss’in kimliğini ortaya çıkartmaya çalışması, daha önce yüzüne gözüne bulaştırmasını izledik. Neden tekrar tekrar aynı hataları yaparki bir insan? Selim desen, ‘pes’ demek istiyorum. Güven tohumları daha yeni yeni atılmışken neden biçer döveri tarlaya sokarsın be adam!

Abisi ve karısı hakkındaki gerçekleri öğrendi sahnede Yamaç’ım yıkıldı ben yıkıldım!…

 

Gelecek bölümün arkadan iş çevirenlerin foyalarının meydana çıktığı bir bölüm olması dileğiyle…

 

(Sena’nın Mahsun’la olan sahnedeki muhteşem(!) performansının aynısını Yamaç’la olan yüzleşme sahnesinde de bekliyorum ^^)

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Çukur  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

ÇUKUR 23. BÖLÜM ÖNİZLEME

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Buke Oguz

    Herkese merhaba .Gecikmiş yorumumu yapayım bölümden önce.
    Bölüm düğün sahnesi ve baskına giden Ceto ile başlayınca ikinci kanlı düğün geliyor dedim. Düğün sahnesinde Cumali’nin Salih’i oynamaya kaldırırken “Zaten benim düğünüm degil” demesine takildim. Kocovali kardeşlerden düğün sahnesinde bir ters köşe bekliyordum. Cumali Damla ile evlenmeyi kabul etmez, Damla da böyle bir emrivakiyi kabul etmez diyordum. Iki teorim vardı
    1. Son anda Damla ve Yıldız yer değiştirecek evet diyen Yıldız olacak umudum vardı son ana kada.
    2. Damlanın sevdiği var ve son anda Cumali yerine asıl damat gelecek salondakiler ne olduğunu anlamadan Damla sevdiği ile Cumali Yıldız ile evlenecekti.
    Cumalinin benim düğünüm değil demesine üçüncü ihtimal yerine geçeceği morg görevlisinin ismi ile nikah kiyilacağı şeklindeydi.
    Ama tüm teoriler boşa gitti. Sayın Horzum sağolsun Sultan Hanım’a yine istedigini verdi ve kadın istediği kızı kendine gelin aldı 😡
    Cumali’nin mutlu tavirlari da alkol sayesindeymis. Adamın ici kan ağlarken halaylar çekip etrafa gülücükler atması üzdü.
    Damla babası için girmiş bu oyuna. Basından beri Uluctan süphleniyordum hatta Cetoya silahları haber verenin o olduğundan emindim. Ikinci Baykal’di benim için ama gördük ki Baykalın iki maşasından biriymis. Baykal’in birinci adamı Yüzüklü , yuzuklunun adamı da Uluç gibi duruyor an itibari ile.
    Damla babasının amacının ne kadar farkında emin olamadım. Aralarında geçen konuşmadan kız babasının bir hastalığı var sanıyor o yüzden istediklerini yapıyor diye anladım. Sanki Uluc kendinden sonra bu aileye emanet etmek bahanesiyle kızını bu işe sokmuş gibi algıladım. Zaten Damla’da da bir casus havası var eve girdiğinden beri. Konuşmaları gizi gizli dinlemeler, kızların ağzından laf almaya calışmalar… Bir şekilde babasına içeriden haber götürecek belli. Buradan da babasının işlerinden haberdar olduğu sonucunu çıkarabiliriz ama kafam karışık bu konuda.
    Bu bölüm itibari ile Cetonun geçmişine indik. Once Urfa’dan dönen Meke konu icin çok derin ve trajik dedi. O sahnenin devaminda “nihyet ogreniyoruz”
    diye heyyecnlandigim ama sadece Cumali ve Salihin ogrendigi, bizim ogrenemedigimiz gecmisi Cetonun agzindan dinledik.Cetonun Mahsuna çocukluğunu anlattığı sahne çok etkileyiciydi. Çetin kolay kolay Ceto olmamıştı. Onu Ceto yapan olayları çok acıydı. Aynı kaderi paylaşan, kötü olmaya katı olmaya mecbur bırakılan kişilerin birbirini anlaması beklenir ya ben Salihten de Cetonun yasadiklariyla empati kurmasını bekledim Meke ile konuştukları sahnede. Ancak gördük ki Salih kendini Vartolu Sadettin yapan olayları unutmuş , Cetonun yaptıkları, gözünü
    o kadar kör etmis ki , adamın yarasını ögrendigi halde onu deşmek isteyen Cumali’ye uyup Cetonun kapısında davul çaldılar yine. Cumali ve Salih’e çok kızdım o sahnede. Cumali gitmek istese de Salih hayır demeliydi. Kendi yarasini hatirlayip yapmalıydı bunu. Yamaç’ın dediği gibi bu kadarı bel altı vurmaya girerdi öyle de oldu. Adamı düştüğü yerden kaçırıp tekrar üstümüze sıcratacaksiniz dedi Yamaç ki ilkinde de öyle olmuştu. Farketmeden zaafını bulmuşlardı sonuçta Ceto Vartoluyu öldürtmeye kalktı.
    Sonuc olarak Cumali ve Salih bildiklerini okudular. Yamac ve Selim sozlerini geciremeyince uzaktan izlediler olanlari. Selim islerin kotuy gidecegini söylerken Yamaç ne olcaksa olsun diyebildi ancak. Ceto yinedustu ve yine daha guclu bir sekilde kalkti ayaga.Bu sefer de ikinci düğün baskınına karar verdi Ceto Remziden aldigi dugun haberi dogrultusunda.
    Ama Yamac önlemini almıştı. Sahte düğün organizasyonu sahnesini sevdim ben. Kocovalilar bu tuzag ikinci kez düşmemeliydiler zaten ki öyle oldu. Yamaç’ın planını sevdim. Tuzağa düştüğünü anlayan Cetonun haline güldüm doğrusu. Cetoyu kurtaranin Mahsun olacağı belliydi zaten. Bakalım bu olay Ikiliyi tekrar bir araya mi getirecek yoksa Mahsun Cetoya sadece Can borcunu mu ödedi.? 6 yaşındayken saklandığı kayığın altında O’nu bulup doyuran , hayatını kurtaran Ceto’ya, hayatını kurtararak mi borcunu ödemek belki kendince. Ihanet etsede anasi babasi kardesi Mahsun’un Ceto. Tıpkı herşeye rağmen Selim’i çatıda bulan Yamacin agabeyini hastaneye yetiştirmesi gibi.
    Celasun Karaca sahnesi en sevmedigim sahne oldu bu bölüm. Celasun gözümden bir düştü pir düştü. Tek bir sahne ile karakteri batırdı Horzum. Karaca’nin dugunde soylediklerini Akşın’ın şu durumuna bagladi ya Celsun pes dedim.. Akşin bu duydukları karşısında daha güçlü bir karakter haline dönüşür diye umuyorum .
    Düğün sonrası soluğu Yıldızın kapısında alan Cumaliye üzüldüm. Sultan tüm çocuklarının hayatını mahvetti. Ne anneymiş be…
    Yıldızın Cumalinin teklifini reddettiği sahne ve sonrası da çok iyiydi.
    Aliço’mdan bahsetmeden olmaz. Çantanın şifresini çözüp de içinden para çıktı diye uzulerek tarihe geçen ilk adam olabilir Alicom😍😍 Paranın aksine çantanın içindeki kaleme sevinmesi de ayrı olay. O kalem acaba gizli kamera olabilir mi diye dusundum. Bizimkilerin Cetolar karşı ellerini güçlendirecek kayıtlar olabilir mi içinde?
    Yamaç Alico sahnelerine ♥️♥️♥️
    Aliço’nun kütüphane çocuk soylemlerinden birşey anlamayan Yamac’a Aliço’nun sevineceksin demesi üzerine Yamacin durumu sürpriz olarak değerlendirmesi… Yamac in çayımızı içelim öyle bir gidersin demesi üzerine Aliço’nun Yamac in cayi cabuk bitsin diye huzursuzlanmasi. Aliço’nun Sena’nin evini gözetlemesi sonucunda Senayi Mahsun’la görmesinin ardından bindiği ikinci arabada Selimin olması üzerine yaşadığı

  • Hiç kimse

    Benim de en saçma bulduğum şeylerden biri çetoya yapılan o saçma mizansendi. Ama ben vartoluya kırılmadım çünkü dediğiniz gibi o da sokakta büyüdü ve sokakta ki savaş çok kirli bir şeydir o yüzden vartolu özellikle intikam alırken bel altı vurabilir bence. Ben cumaliden beklemiyordum. Sonuçta aralarında raconu en iyi bilen adam cumali. Onun böyle bir tepki vermesi saçmaydı ve aklıma acaba cumali selimin cinsel tercihini bilse ne yapar sorusu geldi. Tamam cumali çukur sayesinde sonunda “grilerle” tanıştı, her şeyin siyah beyaz olmadığını anladı ama hala çok sert duruyor
    Yine her zaman ki gibi bölümün en garibanı, sözü dinlenmeyeni, ihanete uğrayanı yamaçtı. Abilerine engel olmak istese de her zamanki gibi sıkıştıklarında “yamaç babamız” demeyi bilenler, yamaçın sözünü dinlemeyi bilmiyorlar. Adamdan habersiz iş çeviriyorlar ya da yapmayın demesine rağmen onaylamadığı bir şey yapıyorlar sonra “yamaç şimdi ne yapacağız” diyorlar. Ve işin garibi en küçükleri olmasına rağmen Yamaç gerçekten bir baba gibi çocuklarının yaptığı hataların bedelini ödüyor, onlar sözünü dinlemeseler de onu üzecek şeyler yapsalar da o onları sevmeye ve korumaya devam ediyor. Bence idrisin dediği gibi bu uğurda ya delirecek ya da ölecek.

    • Hoş geldiniz… Ben de aynı yoldan geçtiği için Vartolu’ya kırıldım işte… Açıkladı nedenleri mi ama tatmin etmedi bana. Cumali de kırılmadım, garipsedim. Tam olarak dediğiniz nedenden racondan…

      Finalde Yamaç’ın sonunu ben de iyi görmüyorum. Delirme PK’nın kopyası yorumlarına açık olacağı için bana şu çınlamalardan biri çıkacak gibi geliyor.

      • Hiç kimse

        Valla poyrazı aşk delirtti yamaçı çukur. Gerçi bende şu çınlamalara bağlı bir şey olacağını düşünüyorum. Yani açıkçası yamaç için pek de mutlu bir son beklemiyorum ben

  • Ahmet Adar

    Yıldızın harcanmayacağı baştan belliydi.Sultan-Yıldız sahneleriyle şaşırtmaca yaptılar.Damla 3-5 bölümlük geçici konuk oyuncuysa ismi niye en başlara yazılıyor,onu anlayamadım.Akşının harcanmasına,Karacanın ön plana çıkarılmasına çok üzüldüm.Bir de Karacanın Uluç Reisten şüphelendiğini Sultana dillendirmesine hayret ettim.Yamaçımı yine üzdüler,Sena ile Selim.Bakalım Yamaç,Aliçoya nasıl bir plan uygulattıracak.

    • Nur

      Aslında Yıldız harcanmış oldu. Dizide köşkün dışında kalan kadın karakter etkisizleşiyor bir anlamda figüranlaşıyor. Damla köşke girdi Yıldız evinde. Kadın sahneleri ağırlıklı köşkte yazılıyor Sena bu konuda ayrıcalıklı sayılır ama onun da köşkün dışında olan sahnelerinin nerdeyse tamamı zorlama, göstermelik. Belki Damla’ya açılan kanal, Akşın’ın kocası ile Salih’in evine taşınması, Ayşe’nin kuaför salonu gibi etmenlerle köşk dışı kadın sahnelerine başlanırsa durum değişir.

      Karaca’ya iki tane açılım yapıldı 1. Uluç’tan şüphelenmesi 2. Celasun’la yasak ilişki. Celasun’un köşkten Salih’in olası köşküne taşınacağını da düşünürsek bu çift Uluç’u, Damla’yı vs takip bahanesiyle gizli gizli buluşacaklardır, eh haliyle bir otel odası falan da konur herhalde.

      Akşın’ın bir dönem yoğun işlenmesi izleyicinin algısında yanlış yer etti, benim çok yakınım olan bir izleyici ‘görünce hemen kanal değiştiriyorum’ diyor halbu ki ona da söylediğim gibi kaç bölümdür nerdeyse bir dakika bile zor görünüyor. Belki izleyici algısı yapıma bir şekilde yansıdı ve aldatılan mağdur eş pozisyonu ile algı değişimi yapılmak isteniyordur şayet böyleyse çok yanlış bir adım atıldı olumsuz algı daha da güçlenecektir. Akşın üzerindeki algıyı değiştirmenin tek yolu bir şekilde Damla’nın mentorluğunda hayatı yeniden tanımaya başlayıp güçlenmesi olacaktır Damla’nın Gemi taşımacılık işinde asistanı olabilir ve yasak mallar da taşındığı için Damla silah kullanmayı e yeraltı dünyasının raconunu vs öğretebilir. Damla’nın tevhidi tedrisatından geçen Akşın, Celasun’u rahatlıkla boşayıp babasının Çukur’daki işlerini devralabilir.. ama tabi bunların hiçbiri olmayacak olsa Karaca için çoktan yapılırdı benzer şeyler. Akşın mağdur eş olup ağlayacak Karaca da aşifte kuzen olup onun kocasıyla yatacak. Olacak olan bunlar herhalde.

      • Akşın babasının katilinin evine mi taşınacak? İmkansız…

    • Ahmet Bey hoşgeldiniz, Yıldız’ı harcamazlar çünkü Cem Tatlıtuğ yazmadınız 🙂 Kadının performansı iyi ama? Siz -torpil görüşünüzden bağımsız – beğeniyor muydunuz?

      • Ahmet Adar

        evet

  • Nur

    Bölüme sinirimden komik yeri yazmayı unutmuşum.
    Bir önceki bölüm duvar yazılarından birinde ‘Belim ağrıyor’ yazılıydı. Onu içimden Gökhan Hoca’nın kendisine yorumlamıştım uzun saatler oturarak çalştığı için ve diğer sağlık sorunlarını da kendi röportajlarından bildiğimiz için ağrıya tahammül edemediği bir an yazdı diye düşünüp üzülmüştüm.
    Bu bölüm Mahsun’un Çeto’yu kurtardığı sahne tuhaftı:) Önce anlayamadım ama bir an’da dank etti. Beli ağrıyan Berkay Ateş olmalı. Çeto’yu sırtına almamak için 4 döndü:) O kısacık sahne o kadar tuhaf ve komik ki Remzi’yi oynayan oyuncu da ne yapacağını kestirememiş:) Mahsun, kardeşliğin gereğini yapıp Çeto’yu sırtına alıp gazdan kurtaracak ama oyuncunun beli ağrıyor e Erkan Avcı da yardımcı olamıyor o da baygın rolünde:).. Çok güldüm.. Yazık yaa.. Keşke başka çözüm bulunsaymış:)

    • 🙂 gidip izleyeyim…

    • İzledim ben o izlenimi alamadım 🙂

  • Nur

    Aslı’cım bir ara Halka dizisi için tek bir post açabilirsen eksik izlemiş olsam da ara ara bir şeyler yazabilirim. Bu akşamki bölümü tam izledim, eksiklerim önceki bölümlerden ama zaten tek başlık olursa bölüm bölüm yorum yazmaya gerek olmaz.

    • Gözde E.

      Ben sadece 1 – 2. Bölümleri seyrettim. Gerisi gelmedi. Özge düzenli seyrediyor. Keşke bölüm yazıları yazsa.

      • Özge nerelerde?

        • Gözde E.

          Kolundan rahatsız. Yazmakta zorlanıyor. Bu ara da sınavları var.

      • Nur

        Bölüm yazısına bağlı olmak da ayrı bir açmaz bu blogda. Bölüm yazısı ile yorumlar bölüme sabitleniyor, dizinin geneline yorum yapmak güçleşiyor, fragman ve ön izleme gibi tanıtımlar hakkında yazılamıyor bölüm yazısı geç yazıldığında detaylar unutulmuş oluyor ya da yazma hevesi azalıyor. Bir de bölüm yazısı uzun ve ayrıntılı yazıldığından yorumlara kadar inmek ilkinde sorun sayılmaz ama devamında yorumlara ulaşmak için her seferinde sayfayı nerdeyse metrelerce aşağı sürüklemek gerekiyor, ben telefondan giriş yapıyorum ve bu eylemi her seferinde tekrarlamak zorunda kalıyorum, kullandığım adblock yazıya eklenen tweet’leri engelliyor onlar boş beyaz görünüyor. Tek bir dizi posteri altında hemen ulaşılan yorumlar olsa ve yorum altına yorumun yazıldığı tarih konsa çok daha kullanışlı bir blog olur burası. Eminim dizi izleyicileri uzun uzadıya okuyacak, yazacak mecra arıyorlardır Ranini o kulvardan ayrıldı, Aslı blogunun tanıtımını Twitter’da gayet güzel yapıyor, tanıtımla bloga gelenler olur ama halihazırda ilk kez blogu ziyaret edenler için bölüm yazısı altında yorumlar bile görünmüyor, izledim’e tıklayıp sayfa yenilenince bölüm fotoğrafının altında kısa tanıtımdan ‘devam’a tıklayacak, yeni baştan bölüm yazısına gelecek, en aşağıya gelince emojiler, ‘bunlar da ilgini çeker’ bölümlerinden aşağı inecek en altta yorumlar.. İlk sefere mahsus bölüm yazısını okumak için katlanılır ama ondan sonra heves kırıcı. Ben bile blogun düzenli kullanıcısı olduğum halde bazen bölüm yorumlarına bakmak o an için içimden gelse de zihnimde dakikalarca ekranı aşağı sürükleyeceğim bir sürü engelden aşacağım vs vs gibi bir algı yer etmiş, ve vazgeçiyorum. O yüzden bir tıklayışla erişilecek bir foto ve hemen altında yorumların olması kullanışlı. Yeni kullanıcılar için üyelik, e-mail falan sormadan hemen yorum yazacakları bir kolaylık olmalı. Admin uygunsuz yazıları silebilir, video ve fotoğraf ekleyebilir ama kullanıcı kolay erişip kolay yazabilmeli.

        • Ama o zaman blog olmaz forum sitesi olur :))) Yola çıkış amacı bu değil ki. (Hatta yola çıkış amacında gezi de var, yedim içtim de var ama o bölümlerle pek ilgilenemiyorum. Inboxda bir arkadaşın yazısı bile içeri alınmayı bekliyor, benim geziler var, taslaklarda kalan bir film var, yazılacak alice, donkişotum ben var)

          Ranini gibi Dizilerin özet, bölüm fotoğrafları, fragman hatta diziler ile ilgili bültenleri girebilmek için blog formatını, haber içerikli site formatına getirmek lazım. Bir ara düşünmüştüm. Onun için Haber kategorisi de açtım ama bu yapıda olmaz. belki başka bir zaman yeni bir domainle ilgilenecek vaktim olduğunda yaparım.

          Gelelim formata…Ayla’nın kulakları çınlasın, en çok şikayet ettiği şeydi. Bu tasarım özel bir tasarım değil. Ben de isterim yazının altında hemen yorumlar gelsin, sonra önerilerin yazılar vs gelebilir. Ama tasarım izin vermiyor. Disqus eklentisinin yeri değişmiyor. 🙁

          Ay bir dokun bin ah işit gibi oldu.

          Sonuç; Halka izleyen birini bulalım kalemi güçlü yazıyı eklerim 🙂

          • Gözde E.

            O kişi Özge diyorum ben bir zıpkın atayım kendisine 😂

        • Gözde E.

          Kesinlikle uzun uzadıya çok iyi anlatmışsın durumu valla.

    • İzlemiyorum ki nasıl post açacağım? İzleyen varsa bölüm / değerlendirme yazsın eklerim tabii..

  • Nur

    Düğün ertesi damadı 3 çocuğuyla yaşadığı eve alan Yıldız.. Boşandığı kocası ve ailesiyle mutlu mesut aynı evde yaşayan Ayşe, Büyük aşkla evlendiği karısından senesi dolmadan bıkan Celasun, hasta kuzeninin kocasına yavşayan Karaca, yengesini en tehlikeli düşmanıyla gizlice buluşturan Selim, belinde silahıyla racon keserken babasının isteğiyle mal gibi evlenen Damla..Sultan, Salih, Sadiş, İdris, Yamaç, Cumali.. Koçova Köşkü, Çukur.. Üfff hepsi üst üste çok fazla oldu yaa. Ha bir de 10 bölümdür sündürülen Yüzüklü, 20 bölümdür ne işe yaradığı belli olmayan Meliha falan var..
    Nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan..

    • Damla’da işin içinde diye anladım ben. Sırf babası istediği için değil. Detayları biliyor.

      • Nur

        Ben de öyle anladım. Damla evlenmeyi hesaplamamış olmalı.

  • Nur

    Düğün kurgusu baştan sona kötüydü. Yapım boşuna para harcamış, salon kiralamışlar, orkestrasından tut da davetlilere kadar bomboş bir kurgu için. KaraKuzular sayıları 2bin civarında İstanbul’un (ya da Çukur Evreninin) her tarafına dağılmış tüm semtlere, sokaklara hakim, istihbarat ağı güçlü, kısmen silahlı bir örgüt değil miydi? Örgütün silahlı gücü zayıflatıldı diyelim, diğer unsurlarına ne oldu? Bu örgütün burnunun dibinde düşmanları yüzlerce davetlisi olan bir düğün yapıyor,davetliler ve aile tam kadro düğüne katılıyor saatlerce eğleniyorlar ama örgüt yanlış salonu basıyor. Vayy bee.. Bölüm öncesi SM’de bir sürü hesap cansız mankenlere kadar yazmıştı ama bu kadar saçmalık yapmazlar diye inanmamıştım. Sezon finalinde taramalı silahlarla taranıp ölmeyenlerin bile bir açıklamasını kendimce yapmıştım. Karavana atış yapmışlardır,, biri hariç diğerleri kurusıkıdır gerçek mermili hedef alıp ateş açmış ve verilen hedefleri öldürmüştür vs vs.. ama bu şimdiki düğünü Çeto’nun istihbarat ağını ıskalamasının hiç bir açıklaması yok.. Örgütün yanısıra Uluç, Damla, Yücel, Meliha gibi karanlık karakterler var hepsi mi Çeto’nun ölmesini istiyorlarmış? Bari Kobra Murat, KaraKuzulardan olsaymış da ‘ Sevenleri sevdiğine vermediler’ şarkısını okusaymış. Düğünün tüm aksiyonu Celasun ve Karaca’nın bakışmayla yiyişmesi.. Damat niye mutlu belli değil, sahte kimlikle evleniyor nikah memuru salona isim anons etmiyor mu, anons etmedi diyelim gelin kocasının sahte kimlikle evlendiğinden haberdar mıydı ki tepki vermedi? Düğün sahte desek gerdek gerçek olacaktı Cumali istemedi de gerdek olmadı, ona ne kulp bulacağız.. Neresinden tutsam elimde kalıyor.

    • Ben sevdim düğün kurgusunu. Bir filmde izlemiştim ama hatırlayamadım hangi film. Oradan copy / paste olsa da güzeldi.^^
      Bazı konulara mantık aramıyorum, Karakuzuların nasıl farklı yere yöneldiği gibi. Onların detaylı bir istihbarat hattı yok. istenince (cumali’nin bulunuşu) buluyorlar vs.. Çeto’nun da kriz dönemine denk geldi falan…

      Benim asıl merak ettiğim ‘ölü’ Cumali nasıl evlendi?

      • Nur

        Nikah memuru Cumali Koçovalı ismini söylemiş ben orayı duymamıştım dün SM’de okudum. Gerdek olmasa nikah memuru da sahte diyecem ama tüm bu organizasyon Çeto’yu zor duruma düşürüp Mahsun’u geri getirtmek için mi yapıldı yani? Arkalarındaki güce ulaşmayı hedefliyorlarsa sahte düğün ve Çeto’ya gaz vermekle arkalarındaki gücü nasıl öğreneceklerdi.. Her bir olay örgüsü neresinden tutsan elinde kalır cinsten. Sebep-Sonuç ilişkisi yok. Akıl, mantık, izan, nizam hiç bir şey yok sanki bir yazılım geliştirmişler anahtar kelimeleri yazıyorsun bir olay seçiyorsun yazılım o kelimelei olay örgüsünde bir araya getiriyor çıktısını alıyorsun, al sana sahne..

    • Hiç kimse

      Benim hatırladığım kadarıyla karakuzular 2000 değil 500 kişiydiler. Önce cumali ve çetesi bir çok kişiyi öldürdü sonra bulgarlar onlarca kuzu öldürüp kafalarını koçovalı köşkünün bahçesine attılar sonra teslimatta yaşanan çatışmada bir sürü kişi öldü sonra koçovalı köşkünü taradılar orada da bir sürü kişi öldü hatta o kadar çok kayıp verdiler ki çukurdan çekilmek zorunda kaldılar. E son bir kaç bölümde de bizimkiler sürekli tuzağa düşürüp kuzu öldürdüler. Çeto ile mahsun ayrıldı. Çetonun üzerinde psikolojik baskı var. Yani adamların çökmesi için daha ne olsun? Ayrıca koskoca koçovalılar ve çukur, sokakta yaşayan kağıt toplayıcıları kandıramayacaksa ölsünler bir zahmet.

      • Nur

        KaraKuzular Örgütlenmesinden anladığımı yazmadan önce kuzulardan birinin sayıyı 2000 civarı diye verdiğini hatırlatayım. Aslında 2000 oluşturulan algı açısından az bile 10binlerce olmaları gerekiyor; benim fikrim ya da isteğim değil oluşturulan algı bu.

        KaraKuzular Örgütlenmesi
        Örgüt hiyerarşisi yatay bu nedenle kardeşlik deniyor. Örgütün Askeri ve Sivil olarak iki ayağı var. Askeri ayağı köşkte kalan taburdu onların büyük kısmı yok edildi sivil ayağı kimsesizlerden takviye yapıldı. Asıl çoğunluk Siviller. Bunlar içinde okumuş, meslek sahibi kişiler var hastanelerde hastabakıcılar, doktorlar vs gördük hapishanede morg görevlisi bir KaraKuzuydu. Sivilde kimsesizler, garipler gibi ayakları var garipleri akü meselesinde gördük. Mekan koruma silahlı sivil ayağı.. Tüm bu unsurlar örgütün ihtiyacı olduğunda koordine çalışıyor Çeto’nun yerini dumandan bulmak mesela; bazı ülkelerden büyük 20 milyonluk İstanbul’da istihbarat ağlarının istenince nasıl güçlü ve koordine çalıştığını göstermek içindi. Askeri kanadı zayıflatıldı ama sivilden sürekli takviye yapılıyor, örgüte sürekli katılım olduğunu da hesaplarsan Yamaç ışın kılıcını çıkardı ve bitti diye bir şey olmamalı ama OLACAK! Çünkü geleneksel Yamaç parlatma, göze sokma sezonuna girdik. Yamaç sezon finalinde delirecekmiş vs vs.. Kendisinden başka herkesin karakter müsveddesi olduğu yerde bence uzaya çıksın. KaraKuzular da tuzlukmu zaten 5 kişilerdi 2.5 öldü 2.5 kaldı.. dermişim.. Kardeş bu gidişat militanca onu bunu savunmakla düzelmez benim yaşadığım hâyâl kırıklığını, tutarsızlıktan, mantıksızlıktan, sündürmeden bezme durumunu başkaları yaşamıyorsa dizi çok şanslı, ha ayrıca şansı da bol olsun ama yok KaraKuzular zaten 3 kişiydi ikisi gitti falan.. Öyle diyorsan öyle olsun.

        • Hiç kimse

          Karakuzular bahsettiğin gibi 2000 kişilik bir örgüt olsaydı. Kesinlikle o mafya aleminde tanınırdı. Baykalın adı olmasa hiç bir mafya bunları önemsemiyordu bile. çukuru alabilmelerinin sebebi çukurun zaten paramparça halde olmasıydı. Bir de hadi diyelim büyük çaplı bir örgüt, sizin bahsettiğiniz gibi adamların büyük bir çoğunluğu farklı görevlerde çalışıyor. Yani hepsi görevlerini bırakıp yamaçı takip etmiyordur emin olun. Sadece cetoya haber uçuran kişiyi bulsalar ve ona yanlış adres verseler olur biter. Yani sizin sandığınız gibi tek tek koçavalıları ve davetlileri takip etmemişlerdir, adresi alıp hazarlanmışlardır. Bir de o cetonun bulunduğu sahnede abartılacak ne var ben anlamadım. O işi sadece 70-80 adam bile halleder. Sadece adamlara işareti öğretseniz yeter. Sonra zaten hep beraber gördük Bulgarlar ellerini kollarını sallayarak çukura girdiler karakuzuların çoğunu harcadılar ve çıktılar. Onu geçtim karakuzular çukuru yönetirken cumalisiydi yamaçıydı salihiydi defalarca kez çukura girip çıktılar. Yani karakuzuların istihbarat ağı o kadar da güçlü değil Neyse yani özetle karakuzular kandırmak öyle çok ta zor bir şey degil.

          • Düzeltme; Karakuzuların Çukur’u alabilmelerinin sebebi de Baykal’ın izin vermesi bence…

        • Hiç kimse

          Öte yandan başrol yamaç olduğu için yamacın sizin deyisinizle parlatilmasinda bence hiç bir sıkıntı yok. Gerçi dizinin yarısı yamacın zayıflıkları üzerine kurulu ve yamaç defalarca düşmanın karşısında kaybetti ama siz bilirsiniz.

  • Nur

    Zemininde çocuk istismarı/ tecavüzünü barındıran Oturak Alemini bizzat Koçovalı Kardeşlerin organizasyonu ve katılımıyla resmedilmesine açıklama getiremiyorum. Koçovalı Kardeşlerin hepsinden ayrı ayrı tiksindim en fazla da Salih’ten tiksindim. Bölüm taze olduğu için ilerleyen günlerde bir açıklama bulur ve eskisi gibi sempati duyar mıyım, bilmiyorum. Şimdilik bu sahneyi hiç olmamış sayayım.

    Mahsun’un kayık altında bulunma öyküsünü tersaneye bağlayıp Damla’nın kardeşi olma ihtimalini çok sevmiştim maalesef kayık ve tersane uymadı, keşke olsalardı.
    Damla’yı Cumali’ye eş olarak yakıştırmadım, Mahsun’a abla olarak çok yakıştırmıştım.

    Damla’nın yüzüğü ile Yüzüklü’nün yüzüğü çok benziyor. Damla ve Yüzüklü ya sözlü/nişanlılar ya da kendi çeteleri var. Sözlü/nişanlı olsalardı Yüzüklü, Damla’nın evlenmesine memnun olmazdı, sanırım Baykal’a grup halinde çalışıyorlar, Uluç, Damla, Yüzüklü.. çetenin başka üyeleri de vardır Çeto harabede Yüzüklü ile buluştuğunda Mahsun’a birilerinin gelmesi halinde silahını hazır etmesini söylemişti Damla’nın haricinde başka birilerinin daha olduğu kesin Meliha belki bu gruptadır ama silahlı saldırı yapmayacağına göre çetenin başka silahl üyeleri var demekki.

    Selim’in Yamaç’tan gizli Sena’yı manüple etmesi iyi niyetle açıklanamaz. Çok art niyetli.. Selim’in derdi ne, ne yapmaya çalışıyor, anlamıyorum.

    Sena ve Mahsun sahnesinde Dilan’ın performansını çok beğendim. Dilan kesinlikle Berkay’la rahat ediyor, kasmıyor, doğal oluyor ve duyguları yansıtıyor ve geçiriyor. Bölümde Çeto-Mahsun sahnesinin yanısıra en beğendiğim sahne Sena-Mahsun’du. Koçovalıların Sena Koçovalı hariç ne yedikleri, içtikleri, ağladıkları, güldükleri, hiçbirşeyleri ilgimi çekmiyor Sena Koçovalı ve Ayşe Yılmaz favori kadın karakterlerim, Karaca ise artık karakuzum falan değil, Şam şeytanı piç:)

    • Ben Salih’e sıfırı bastım bile 🙂 Ben de çok garipsedim bu durumu… Racona ters!

      Tersane demişlerdi ama Mahsun’un bulunma yerine, çıka çıka Rumeli Feneri (sanırım) çıktı.

      Selim’i ben de anlayamıyorum…

      Ay Nur ilahi, o sahnede Sena’nın oyunculuğunu beğendin mi? Kız öleyise donuk, aptal bir yarım gülümseme yapışıyor dudaklarına, boş boş bakışlar… Doğal hali öyleyse evet doğal oynuyor haklısın…

      • Nur

        Geçmişte tersaneymiş şimdilerde enkazı kalmış desek, öyle bile değildi bildiğimiz boş bir arsaya terkedilmiş kayık kalıntısı. İzleyici akrabalığı yoğun dillendirmeye başlayınca Damla ve Mahsun dizide öne geçmesin diye acilen çark edildi diye düşünüyorum. Haftalardır bir çantanın şifresinin açılmadığı dizide tam işlenecek malzeme çıkmışken ve izleyicinin de ilgisini çekmişken bir kayık kalıntısımlı şeyle bitirdiler. Mahsun, Çeto ve Damla ilk sezon Vartolu’nun yaşadıklarını yaşıyor kimse Yamaç’ın 1cm önünde olmayacak kimsenin ismi cismi ondan öne geçmeyecek, hikayesi üstünkörü söylenecek ama işlenmeyecek (1.sezonda Vartolu konusunda acemiydiler, başını ezmekte geciktiler, posası anca çıktı) Bu üç karakter maymunlaştırma sürecindeler Cumali’nin süreci tamamlanmıştı onun posası çıktı artık boş beleş takılıyor Erkan Avcı, Berkay Ateş ve Hare Sürer büyük tehlikeler ama. Daha insandan maymuna evrim süreci tamamlanmadı, üzerlerinde çalışılıyor.

        • Her şartta Mahsun’un hikayesinin Yamaç’ın önüne çıkabilme şansı yok bence. Bu diziden bir Vartolu daha (dönemsel olarak Yamaç’ın önüne önüne çıktığı aşikar) çıkmaz

  • Nur

    Merhaba Aslı. Ellerine sağlık.

    Geçen bölümü ne kadar beğendiysem bu bölümü ondan mislilerce fazlası beğenmedim. Erkan Avcı’nın izlediğimden beri kulaklarımda yankılanan sözlerini barındıran sahnesini hariç tutuyorum. O sahnenin etkisi halen üzerimde biraz atlattığımda ayrıca yazmak isterim ama oyuncunun performansı gerçekten olağanüstüydü.

    55 bölümü geride bıraktık. İzleyici olarak hikayeye ve karakterlere inancım açısından bir çok kırılma oluşmuştu bir kırılma da bu bölümde yaşadım. Koçovalı Kardeşlerin, Çeto’nun küçücük bir çocukken maruz kaldığı istismara göbek atmaları, atanları izlemeleri..
    Çeto, müzikle eşliğinde oynayan insanlar görünce kriz geçiriyor? Çünkü oynayanları zihninde o istismarcılar, tacizciler, tecavüzcülerle özdeşleştiriyor. Koçovalı Kardeşler işte, tam da onlar! Hiç bir farkları yok, fazlaları var eksikleri yok!. Oturak alemindeki o herifler çocuğa o kötülüğü kötülük olsun diye yapmıyorlar zaten hepsi ‘iyi!’ aile babasıdır ‘iyi!’ evlattır tıpkı Koçovalılar gibi! Onlar için çocuk, büyük, kadın, hayvan, güçlerinin yettiği herkimse, herneyse.. Ama O da.. ‘O da mini etek giymeseydi’ Yok pardon o başka bir şeydi, Çeto kadın ve çocukları öldürmüştü.. peki 10 yıl önce Cumali ne yapmıştı, kadınları ve çocukları öldürmemiş miydi? Ha bir de, Salih; ne işin vardı fırıncının yanında??

    • İlk defa bu kadar açık açık anlatıldı detaylar. Neden acaba? Hiç Gökhan Horzum tarzı değil.

      • Nur

        Bölümün tamamı Hocanın tarzından uzaktı sadece Çeto sahnesinin bir anlamı ve derinliği vardı. Ben hatta sadece o sahneyi Gökhan Hoca yazmış diğer tüm sahneleri Çarpışma’nın senaristleri yazmış diye kafamda komplo teorisi kurdum. Gökhan Hocanın röportajında bir başka dizinin senaristleri ile aynı odayı kullandığını söylüyordu röportajın yapıldığı zamanda Ay Yapım’ın sadece Çukur ve Çarpışma dizileri vardı Kuzgun yoktu. Bu bölüm Hoca hastalandıysa Çarpışma’nın senaristleri bölümü yazmışlar galiba dedim. Çeto’nun evinin önündeki o sahneyi asla ve asla ne Salih’e ne de Yamaç’a yakıştıramadım, Cumali olurdu çünkü tam bir !@#& o. Selim’e de aykırı ama yine de bir açıklaması olabilirdi Salih ve Yamaç’ın hiç bir açıklaması yok ve o iki karaktere bu kadar kırıldığımı hatırlamıyorum, kızgınlıklarım, kırılmalarım oluyordu ama tiksinti derecesine asla varmamıştı. Karaca ve Celasun konuşmasından da negatif yönde etkilendim, birileri sanki biçerdöver ile bir anda diziye girip karakterleri biçti geçti gibi oldu… Kesin, kesin Çarpışmacılar yazdı onu.. Ben burdan yürüyeyim:)

        • Ben de Çeto’nun sahnesinin onun elinden çıkmasına şaşırdım asıl..