ÇUKUR – Kökünüzde Ölüm Var

Dile kolay dört hafta ara verdik diziye. Ama Gökhan Horzum yeni sezonun matematiğini bu arayı bilip kurgulamış olmalı öyle bir bölümle öyle bir yerde ‘bölüm sonu’ yazısını gördük ki… Epeyce süre üzerine konuşup tartışılacak malzeme ile bizi baş başa bıraktı. Yamaç’ı kim vurdu?  Burada anketi bile var: Tıkla) Vurduysa da niye vurdu?

Bu bölüm her iki sorunun da yanıtını alamadık. Beklentim var mıydı? Açıkçası bu bölümde ihanet eden  – vurulurken Yamaç’ın ‘Neden?’ sorusundan tanıdık biri olduğunu anlıyoruz, kişinin kimliğini öğrenmeyeceğimizi tahmin ediyordum. Yine döndük dolaştık Medet ve Metin’e takılı kaldık. Sizce bu ikiliden hangisi?

 
   
 

 

Çukur Kökünde Ölüm Var

 

Yamaç’ın vurulmasını önce yeni bir oyun kurgusu olduğunu düşünmüştüm. Ama silahın açık açık öldürmek amacı ile ateş aldığı o kadar açık ki… Umut dünyası, hala o ismin ihanet eden kişi olmasından üzüleceğim biri olmamasını umut ediyorum ama…

Biz Yamaç’ı kim vurdu sorusunun cevabını ararken bir başka sorumuza yanıt bulduk: “Selim’i kim kurtardı?” İlahi Gökhan Horzum. Biz o defteri kapatmıştık ama ^^  Gerçi terastaki bir sahnede Çeto’nun tam da Selim’in bileklerini kestiği noktaya bakıp anlamlı anlamlı gülümsemesi ile benim için bu sorunun yanıtı netti. Bu nedenle sorunun yanıtının Yamaç olduğunu öğrenmek beni şaşırttı doğrusu. Peki Yamaç hangi arada Selim’i kurtardı? Hemen düğün / katliam gününe dönelim. Yamaç o gece geç kaldı. Geç kalmasının nedeni de böylelikle açığa çıktı. Hangi ara gömleğini değiştirdi, (aynı gömlek ama lekesiz, gerçi bakmak lazım belki kan detayı da vardır? Eğer varsa da efsane olur doğrusu ) hangi ara Aliço’yu yanına aldı bilemiyoruz ama dizi zaman diliminde bu detaylara takılmamak gerektiğini öğrendik değil mi?  Yamaç’ın Selim’in hayatını kurtarması ile kendi hayatının kurtulması arasındaki ironi de çok hoş doğrusu.

 

Çukur Kökünde Ölüm Var

 

Yamaç’ın kurtulmasına gelirsek; Onu kim vurmuş olursa olsun Selim’in bulmasını can-ı gönülden istiyordum. İsteğime göre oldu. Hatta Yamaç’ın vurulmasına en içten tepkiyi veren de Selim oldu.

Cumali’nin bebe’si ölüm kalım savaşında, Cumali o hastaneyi yıkmayacak? Bırakın yıkmayı Çukur’a inecek, hatta bırakın inmeyi badana boya derdine düşecek öyle mi?  Sena konusuna hiç değinmek istemiyorum. Sosyal medya Sena’nın sakinliğinin nedenine yanıt ararken ben yanıtı çoktan bulmuştum: ‘Tepki göstermenin hakkını veremeyeceğini bildikleri için sahne yazmamış olabilirler.’  Üzgünüm sevgili Dilan Deniz, ama durum bunu gösteriyor.

Yamaç ölümle pençeleşe dursun, birilerinin silahi ateşleyeni bulması gerekiyordu. Tek bir ihtimalde birleşti fikirler: Karakuzular. Onların ortadan kaldıracak şanslı ikili de Selim ve Salih. Ve #VarSel sahnelere geri döner ^^  Bu sahnede Salih’in ağzından ilk defa “Abiler” duyduğumuz kayıtlara geçsin.

İstanbul kazan VarSel kepçe misali bir şekilde yolları kesişti de… Selim Mahsun’un peşine, Vartolu Salih de Çeto’nun. Tabii ki yine Çukur’un kadınları devreye girdi. Selim Mahsun’u Sena’nın yanında görünce Mahsun’u vuramadı, Salih’de – neredeyse ışınlanarak koşması ile zihinlerimize yer eden adam, Çeto’nun peşinden epeyce koştu ama Ayşe’nin evine saklanması ile yakalayamadı.

 

 

Bu arada hemen bir parantez açalım elbette ki Mahsun – Sena –  Selim sahnesi için Sena’nın ‘yalnız kalmak’ isteyip hastaneden ayrılması yazılmış ama insan bu zorunlu(!) sahnenin başında biraz olsun bir duygu geçişi bekliyor. Tabi bu sahneye gerek de olmayabilirdi. İşte bir fikir ;

 

 

 
   
 

 

Yazının ilerleyişi Yamaç ile oldu ama bölümün önemli sahnelerinden Cumali  – Salih hesaplaşmasına değinmemek olmaz. Öncelikle Salih’in sakinliği kalp ben… İlk kan akıtan Cumali Abi’miz. Müjdeler olsun Salih’in bir de façası oldu. (Devamlılıkta unutulmaz umarım.) İki kardeş birbirlerine bıçak savururken ki diyaloglara da ayrıca bir kalp. Biz biliyoruz Salih’in hikayesini, Cumali de öğrensin! Sonra hesap sorulacaksa buyursun sorsun. Ama hesap sorarken anneye küfür? Bi’ dakika orada duracaksın Cumali Bey Abi! Durmazsan…

Durmayacaktı da, gelen haberle durmak zorunda kaldı işte… İntikam defterinin kapanmasında Saadet’in devreye gireceğini hiç tahmin etmezdim. Gerçi bu cümlesi o kadar doğru ki: “İntikam derdine düşersen, mezarlıklar koruyamadıklarınla dolar.”  Cumali küçük sözü dinler mi dersiniz? Lütfen bu el boşa uzanmamış olsun.

 

Çukur Kökünde Ölüm Var

 

 

Karakuzular sürülerini birer birer toparlamaya başladılar. İki iken üç, dört, beş… Kampçılık oynadıkları sahneler güldürdü. Gerçekten de evsiz barksız kaldılar ama adamlar yoktan yeniden var olabiliyorlar. Gerçi olmazlarsa ne izleyeceğiz ^^

Bu sezonun en büyük problem düşmanlar. Vartolu Saadettin’in dudaklarını uçuklatan Afgan’lar sessizce yok oldular. Hem de Raşit ona oyun kuran Karakuzular’dan intikamını almadan öyle mi? Garip. Hele ki Bulgarlar.  Bu adamların asıl işi toz. Belli. Ama güçlüler mi? Evet. Devler liği boşuna vurgulanmış olamaz değil mi? Peki Bulgarlar neye yenildi bir avuç dansöze. Komik. Bu nedenle kötü gibi kötü Beyefendi’ye nur içinde yat demek yanlış olmaz.

Tam da burada izleyicinin çok daha ‘içi dolu kötüler’ yaratabildiğini görüyoruz. Mesela bu efsane olurdu:

 

 

Bölümün en güzel sahnesi Yamaç’ın araf sahnesi idi. Gitmeli mi kalmalı mı? Rıza Kocaoğlu’nun canlandırdığı mentor ile Çukur’a yolculuğuna uzanalım mı?

 

“… O koskoca bir mezarın üstünde koskoca bir çınar büyüdü. Siz… Koçovalılar…  Kökünüzde ölüm var Yamaç. Kökünde ölüm var. Kökünde ölüm olanın, dalında da ölüm olur, yaprağında da, elmasında da…”

 

Çukur… Tam da Mentorumüzün anlattığı gibi. Vampir gibi; kana doymuyor. Bataklık gibi; onun için savaş verenleri içine içine çekiveriyor. Çukur ahalisi ise Çukur’dan beter. Her bir birey kan emici. Bu nedenle bırak Cumali Bey Abi, yesinler birbirlerini… Aynı düzeni yeniden kurmaya çalışmanın anlamsızlığı bu kadar detayla vurgulandıktan sonra Yamaç da aramıza dönse bile (aksi bir ihtimali düşünmek istemiyorum tabii ki) Çukur’un en büyük anti taraftarı olmalı. Kardeşi kardeşe  -ki gelecekten sahnede kuzeni (Büyük ihtimal İdris Jr) kuzene (Büyük ihtimal Akın) vurduran sistem için canını vermeye ramak kalmışken yine aynı yolu izlemez herhalde değil mi?

 

 

 
   
 

 

Gerçekten de bir avuç toprağın  peşinde miyiz?  Bir kötü gelir, iyiler kazanır, Çukur kurtulur. Bir kötü daha gelir, iyiler yine kazanır… Ardından biri daha…  Çukur’un defalarca kez geri kazanılmasından çok Çukur’u Çukur yapan sistemin çöküşünü izlemek çok daha büyük keyif verecek bana. Bunu yapabilecek tek kişi var. O da Yamaç. Zamanında nasıl Çukur’a ve ailesine sırtını dönüp gidebildiyse bu balçıklaşan, kan kokan düzene son verecek kişi de ondan başkası olamaz.

“Bunu yapmak istediğine emin misin? Yaşamak istediğinde emin misin?”  sorusunun benim için tek bir yanıtı var: ‘Evet’ ama Çukur’daki düzeni geri getirmek için değil bu sefer tamamen yıkmak için…

 

Mis…

 

Bölüm sonunda kararan ekran ve kırmızı kalan ‘Çukur’ dövmesi gibi detaylar da ayrıca mis ^^

 

ÇUKUR 17. Bölüm Fragman

 

Normalde fragman gecikir, bu hafta yazı öyle gecikti ki fragman çıkmış bile… Fragman gösteriyor ki Yamaç’ı vuran ‘kardeş’.  Peki Yamaç kime ‘kardeş’ der? Ancak Çukur’dan birine. Medet benim listemden çıktı. Ya sizce?

 

 

 

Tweetleriyle yazımı renklendiren  ©  ,  Arif & Vartolu , drmytngrn , ve   ayşe berre e çok teşekkürler.

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Çukur  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Gözde E.

    Yorumları okuyunca birinin altını imzalarım. Malum yazı geç geldi, ben de düğün hazırlığı ve seyahatteydim. :))

    Bu akşamki bölümü de yarın akşam seyredebileceğim.

    • kapatşunumuhuttinabi V.

      kimin düğünü?

      • Gözde E.

        En yakın arkadaşlarımdan birinin. İzmir’de yapıldı. Cumartesi gittim, dün gece döndüm.

  • Buke Oguz

    Herkese merhaba.. Aslı’cığım ellerine sağlık:))
    Gecikmiş bölüm yorumumu bırakıvereyim şuraya…
    Yamac’ı vuranın , aradan sonraki ilk bölumde ortaya çıkmayacağını tahmin ediyordum ama Yamaç’ı Kim Vurdu etiketi ile ekrana gelince bölümde finalde öğreniriz diye umutlanmıştım. Son sahnenin ardından diyebileceğim tek şey tetiği çeken kim olursa olsun esas katilimiz İdris Koçovalı
    “Çukur’un yaşaması için evlatlarını yemesi gerek.”
    derken Aliço , İdris’e zum yapılması boşuna değildi.
    İdris Koçovalı = Çukur
    İdris de Çukur uğruna sevdiklerini hatta evlatlarını feda eder. Zamanında Meliha’yı kurban etti Çukur için. Çukur’dan vazgeçemediği için bir oğlu evden gitti, bir oğlu hapse öbürü mezara girdi. Biri ise Çukur’daki evlatları kadar değeri olmadığını hissettiği için hain oldu. Hiç tanımadığı bilmediği oğlu bile Çukur’u yerle bir, dümdüz etmek uğruna kardeş katili oldu. Babasından intikam almak için kardeşini harcadı.
    Bu bataklığın altı koskoca bir mezar derken Çukur ile ilgili bildiklerin yanlış yada eksik demek mi istedi Aliço ? Çukur’u Çukur yapmak için gecen süreçte neler yaptı, neler yaşadı İdris? Kaç can aldı ve aldıysa da kimlerin canını? Çukur’un bitmeyen düşmanları para için mi Çukur pesinde yoksa asıl amaç İdris’ten intikam mı?
    Ölümlerin üzerine kurulmuş yeni bir hayat ne kadar temiz , ne kadar masum olabilir? Gördük ki olamıyormuş. Ölümün Kocovalıların peşini bırakmaması lanet mi ? Öyleyse kimin laneti? Meliha mı, Mihriban mı? Yoksa daha da mı eskilere dayanan günahların sonucu mu?
    Bu bölüm en büyük sürpriz Selim’i kurtaranın Yamaç olduğunu öğrenmemiz oldu. Yamaç neden eve gitti o akşam ? Evden Akşın’a takacağı hediyeyi almak için mi, Karaca ve Ayşe’yi almak için mi, yoksa Selim ile konuşmak için mi? Kapının önünde beklemesi, kapıyı çalıp açılmasını beklemesi sonunda dayanamayıp anahtarı ile içeri girmesi , eve ilk geldiği zaman içeri girmeye tereddüt edişini hatırlattı bana.
    Kan lekelerini takip edip Selim’i buluşu, önce yüzündeki korku ardından nabzının attığını fark edince yüzündeki rahatlama, Selim’e sarılışı çok hoştu. Hastaneye getirdikten sonra gidip kalkmaktaki tereddütü de yerindeydi. Muhtemelen hastaneden ayrılıp Aliço’yu aldı. Selimin yaşadığını bilmenin rahatlığı vardı belki üzerinde ondan Alico ile hicbir şey yokmuş gibi konuşması. Sezon finalinde eve geliş sahnesini izledim ama Yamaç’ın arkadan çekimleri uzaktan olduğu için kan izi olup olmadığını anlayamadım.
    Ilk önce baskının üzerine eve gitti diye düşündüm ama sonra ağır telaşsız hareketleri sakinliği nedeniyle yanıldığımı anladım.
    Selim’in Yamaç’ı kurtarması ile Yamaç’ın Selim’i kurtarmasının eş zamanlı gösterildiği sahne çok güzeldi.
    Selim üzüntüsü en net hissedilen karakter oldu bu bölüm. Duygu yoğunluğunun fazla olduğu bir bölüm bekliyordum o nedenle hayal kırıklığı oldu hastane sahneleri. Keşke dedim bir gün hakkı ile üzülselerdi en azından Yamaç ameliyattan çıkana kadar hastanede bekleselerdi. Sonra Çukur’a inme , kuzuların peşine düşme olurdu.
    Cumali Salih kavgasının Idris tarafından Yamaç’ın vurulma haberi ile biteceğini tahmin etmiştim. Ikilinin Yamaç vuruldu diye üzüldüğünü gördüğümüz tek sahne buydu. Emmi’nin tepkisi ağabeylerinin üzüntüsünden daha çok geçti bana.
    Idris kötü haber alma korkusu ile hastaneye gitmezken Sena Sultan ve Saadet hastanedelerdi. Sultan hasta yakını kadın ile konuşurken sanki oğlunu bekler gibi değil de gezinti olsun diye hastanede gibiydi. Birden geçmişten bir sahne izliyoruz sandım. Sonra konu Yamac’a gelince günümüzde olduğumuzu anladım. Yamaç’ı nasıl babasının kıskacından koruduğunu anlatırken Sultan ” sen onu bu işlere bulaştırdın” diye söyleniyordum ki Sultan ilk kez bir konuda hatasını kabul ederek beni şaşkınlığa uğrattı.
    Sena tam bir Kocovali gibi davrandı. Ne demişti Sultan “biz acimizi etrafa göstermeyiz içimizde yaşarız.” Sena da bağırıp çağırmadı, sessiz gözyaşları döktü ve ailesine destek oldu. Beklediğim bu değildi tabi ki bağırıp çağırma değil belki ama katıla katıla ağlama olabilirdi.. Tıpkı Cumali ve Salih’ten bekledigim sahnelerin bu sekilde olmadigi gibi. Yamaç’ın başında konuşmasını sevdim ama sırf Mahsun vurulmasın diye eve gitmek istemesi yerine Sena istemediği ve direndiği halde fenalık geçirdiği için Ayşe ve Kemal tarafından eve götürülmesi şeklinde olabilirdi mesela.
    Cumali’nin kardeşinden gelecek iyi veya kötü haberi beklemeden intikam yeminleri etmesi acelece geldi bana. Insan önce kardeşinin yaşaması için dua eder o iyi olunca intikam derdine düşer.
    Salih oğlu ile şakalaşmak O’nun altını değiştirmek yerine oğluna sarılıp vicdan muhasebesi yapabilirdi. Gözünden bir iki damla da olsa yaş gelebilirdi. Yada Selim ile konuşabilirler, Yamaç’ın burada yatmasındaki paylarından dolayı pişmanlıklarını paylaşabilirlerdi.
    Ama bu bölüm de hastanede geçeceği için belki Selim Cumali ve Salih’i de Yamaç uyurken yanı başında görürüz.
    Cumali ve Emmi Çukur’a inerken, Salih ve Selim Bulgarlara ulasti.
    Cumali Çukur’da söylediği her sözünde haklıydı. Çukur halkı nankör başlarına gelen herşey Kocovalilar yüzünden. Yamac onlar için canını dişine taktığında iyiydi, Çukuru bırakıp gidince kötü oldu. Çukur çıkarına ne uygunsa onu doğru kabul eder.
    Mesela Meke hayatta kalmak uğruna babasının katilleri için çalışabilir , Yamaç’ı da kaçtığı onları kuzulara karşı korumayarak buna sebep olduğu icin suclayabilir. Cukurun gencleri bir olup kuzuları indirebilecekken kurtarıcı bekleyip gelmeyince onlara boyun eğebilirler. Çukur kendini korur biz Çukuru koruruz lafını unutabilirler. Ama bu durumda da suçlu olan yine Kocovalilar olur. Neden çünkü çukur için çukurdan vazgeçtiler , çünkü kendi acılarına dalıp Çukur’u sahipsiz bıraktılar. Kendi acılarını boşverip kalan s ağlar bizim deyip Çukur’a dönseler baş tacı olurlardı belki.
    Bulgarları bulmak kolaymış VarSel sayesinde öğrenmiş olduk. Salih uyardı biz bulursak kuzular haydi haydi bulur dedi ama Bulgarlar güçlerine güvendikleri için düşmanlarını küçümsediler ve Sonuç olarak iki üç dansözle alt edildiler.
    Kuzular yenildiler ama pes etmeyecekleri, yok olmayacakları belliydi. Iki kişi çıktıkları yolda git gide cogaldilar yine. Yalniz Bulgarların başı Ivan Çukurda haberini alan Ceto eliyle koyduğu gibi buldu
    Cumali Salih kavgasını Idris bitirdi belki ama Cumalinin intikam hırsını Saadet bitirecek inşallah. Hem Cumali hem Salih ile konuşmasını, konuşurken ki kararlılığını çok sevdim.
    Peki Yamaç’ı Kim Vurdu? Şüpheli olarak gösterilenler şimdilik Kemal Meke Metin Medet .. kim çıkacak merakla bekliyorum.

  • kapatşunumuhuttinabi V.

    Yarın yeni bölüm yayınlanacak, ben yorumumu yeni yazıyorum. Dizinin başı ve sonunu tekrardan seyrettim, ara kısımlara bakmadım bile. Benim için büyük bir hayalkırıklığı idi. Horzum sezon başı kim hayatta kaldı, kim öldü ile bölümleri doldurdu, şimdi de kim vurdu ile bölümleri dolduruyor. Bence bu dizi ruhunu Vartolu-İdris yüzleşmesi sonrası kaybetti, en azından benim nazarımda. O derinlikli sahnelerin yerini, yüzeysel sahneler aldı. Ben dizinin aksiyon tarafını için izlemiyorum, dram kısmı ve az birşey gizem kısmı için izliyorum. Bu bölümde tek etkilendiğim sahne Yamaç’ın yerde yatarken, Selim’in sesini duyduğunda dediği “abi” lafıydı. Başka etkileyici bir sahnesi yoktu. Bu dizde benim için önemli olan karakter Salih. Ben onun hikayesini sevdiğim için izliyorum. Zamanla Salih ve Yamaç arasında önce düşmanlık ve nefretten sevgiye giden yolu sevdim. Salih kendi kötü olmak istemimişti ama hayat onu o yola soktu. Onu , acısını anladık ta sevdik. Mihriban sahnesi, mezarlık başında “bir kere oğlum deseydi”, “babam bana hiç masal anlatma dı”, “beş oğlu varmış”, Yamaç’ın ” mine de mine”, Mihriban’ın evinde Salih’in başında ağlaması, kardeşi olduğunu öğrendiğinde yüzüne bakıp konuşamaması bu sahneler uzar gider. Ben izleyici olarak ekran başında Salih’in kardeşine olan sevgisini somut şekilde görmek istiyorum ama hiç bir sahne yazılmamış. Ufak bir söz, davranışla ruhum sancı çeksin , herhangi birşey yok. Bu durumu Salih açısından değerlendirdim ama diğer karakterlerde farklı değil. Bir Selim’in acısını hissettik, o kadar. Merak edilen Selim’i kim kurtardı onunda cevabını aldık. İnandım mı, inanayım . Sezon final bölümüne tekrar dönmedim ama ben yatakta depresyon içinde yatan bir adam hatırlıyorum. Hiçte abisine gidecek bir durumu yoktu.Adam düğüne bile zar zor gitmişti.

    Gelelim Vartolu-Cumali savaşına. Bu savaşta aklı başında davranan kişi Salih. Geçen sezonun Yamaç’ı gibi. Sakin, uzlaşmacı. Her şekilde tüm aile bireylerini kabul etmiş. Horzum, Kahraman konusunda Vartolu’yu temize çekmeye çalışmasın. Vartolu bile ,isteye Kahraman’ı öldürdü. Yapabilseydi Yamaç ve babasını da öldürecekti. Vartolu Çukur’a beyfendinin işlerinden ziyade kendi intikamı için geldi. Bu işten Vartolu’yu temyize çekmeye çalışırsanız Vartolu’nun hikayesinin değerini azaltırsınız. Çukur’a geldiğinde onlar Vartolu için 3. kişilerdi , ailesinden değillerdi. Vartolu’dan Salih’e geçişte o 3. kişiler diye düşündüğü insanlar babası ve kardeşleri oldu. Hikayenin özel olmasının nedeni bu. Aynı şey Cumali içinde geçerli değil mi diye düşünecek olursanız değil. Cumali, Salihle zaman geçirdi, tanıdı ve ailesi onu kabul etmiş durumda. Kahraman’ın Akın’ın babası olma durumu yazılırsa o zaman bu ihanet, Vartolu’nun yaptığından daha ağır olacak ve o zaman belki yumuşama olacaktır. Bu durum Ayşe-Selim konuşmasında atıf yapıldı ama bakalım Horzum devamını getirecek mi?

    • Nur

      Merhaba Birgül.

      Vartolu’nun Çukur’a kendi hesabını görmeye geldiği net, babasını öldürmek istediği de.. Ama Kahraman konusuna hiç katılmıyorum zaten Kahraman’ı öldürmesi o kadar temelsizdi ki bir türlü hikayeye entegre olmuyor.. O günlere geri dönelim; Çukur’a geldi, kabul edilmeyeceğini bildiği bir teklifte bulunarak bahane yarattı Çukur’u dağıttı, Kahraman’ı öldürttü, İdris’i öldürtemedi..
      Peki tüm bunları nasıl yaptı? Selim’in işbirliğiyle.. Selim kim? Ağabeyi!
      Yamaç’tan Selim bahsedene kadar haberdar bile değildi tır’ı patladığında “Kim bu Yamaç?”diye sormuştu.. Kasım için hücreye telefon sokan adam Cumali’nin adını bile ağzına almadı.. Benim için şu çok net ki, Salih intikam yoluna çıkarken kardeşlerini bir an bile içinden geçirmedi. Salih’in intikam listesi:İdris, Kasım, Emmi ve Paşa’ydı. Kahraman’a ne tür bir kin duymuş olabilir? Vartolu, annesinin ölümüne ve kendisinin Çukur’dan sürülmesine sebep olanlardan intikam almak istiyordu onların kimler olduğu Kasım dahil tek tek işlendi. Çocukluk sahnelerinde ağabeylerine karşı en ufak bir kıskançlık, kin, nefret işlenmedi Varto ve devamının işlendiği yerler de öyle.. Cumali’ye mezarlıkta söylediği “babanın kanatları altındaymışsın, Emmi, Paşa eğitmiş” minvalindeki sözleri bile İdris’e ilişkin. ” Annemin mezarını yaptırana kadar bir kardeşim bile yoktu” sözü zaten kardeşlerine karşı ne bir sevgi ne de bir nefret duygusu olmadığını gösteriyor, onları yok saymış. Kahraman’ı yoluna engel diye öldürdüğünü varsaysak; yolu neydi ki? Babasından ve sorumlu gördüklerinden intikam almaktı. Çukur’un babası olmak için yol temizliği yaptı desek ne Cumali’yi, ne Selim’i, ne Yamaç’ı öldürmek için hedefe koymadı, Sena’nın evine adamlarını Yamaç, Tır’ı patlattıktan sonra yolladı, tamamiyle işi sabote edildiği içindi, kardeşi olduğu için değildi.

      • kapatşunumuhuttinabi V.

        Güzel bir bakış açısı ve haklısın.

  • Nur

    Yamaç’ı vuran kişinin öldürmek için ateş ettiği tespitine asla katılmıyorum. Şayet öldürmek için geldiyse sahne feci şekilde hatalı çekilmiş.

    Yamaç düğünden önce Selim’i kurtarmıştır düğün sonrası imkansız gibi. Gömlekte kan lekesini yıkamış olmalı ya da yedek gömleği vardı.

    Sena, Fikret’ten şüpheleniyordu, acaba Yamaç’ın vurulmasıyla ilgisi olup olmadığını öğrenebilmek amacıyla mı konuşmaya eve gitti?

    Cumali’nin Yıldız’la köşke gitmesi garipti, mutlaka bir şeye hizmet ediyor o sahne. Benim tahminim Cumali, Yıldız’ın çocuklarıyla evinde geçirdiği gece sonrası Yıldız’la evlenip Çukur’da bir hayat kurmaya karar verdi Çukur’un babası olma hakkını da kendisinde görüyor. Yamaç bebe, Selim korkak, Salih p*ç.. yaşça en büyük de kendisi dolayısıyla köşkte oturup hem aileyi hem de Çukur’u yönetmek istiyor. Ailede anne-baba yaşlı, Ayşe-Selim boşanmışlar Karaca annesiyle, Nedret, Acar öldü Akşın evlendi, Yamaç yaşasa da Sena ile bu hadiseden sonra Çukur’da kalmazlar diyordur,, köşkün ailesi için geriye Yıldız, Yıldız’ın çocukları ve Yıldız’la yapacağı çocuklar kalıyor. Cumali sanırım Baba’lığı sadece kendisine hak görüyor. Yamaç’ı bebe gördüğü için Yamaç iyileşince ne olacağını tahmin edemiyorum. Yıldız’ın köşkün dekorasyonu yapması nasıl bir infiale yol açar? Onu da kestiremiyorum henüz.

  • Nur

    Vurulmasıyla yaşamla ölüm arasında bocalayan Yamaç’ın yolculuğunun bulunduğumuz boyutta karşılığı yok ancak benzetme ile eşleştirmeyi deneyeceğim.

    Mentor yani Rıza’nın giysilerinde dönemsel ipuçları vardı.Siyah giysisinde kullandığı Napolyon şapkası yolculuğun başlangıcının 18.yüzyıl ortaları olduğuna işaretti renkli takım elbisesinde Gatsby esintisi sezdim, zaman aralığını geniş tutmak baabında 1850_1950 arasında 200 yıllık bir yolculuk geçmiş ve gelecek ekseninde yapıldı.

    Çınarın kökleri ve dalları ile Koçovalılar, mezarlıklar ve temizlenmeyen kan ile Çukur eşleştirildi. Yalnız bir kök olan Koçovalı çınarının Çukur’da kök salıp tutunması varlığının Çukur’la özdeş olduğunu ve kan ile beslendiğini ifade ediyordu. Söz konusu kan tabi ki Çukur’un evlatlarının kanıydı.

    Fransız devriminin öncülerinden Danton’a ithâf edilen “Devrim kendi evlatlarını yer” sözü Çukur’a uyarlanmıştı. Mentor, Yamaç’a kanlı bir döngü gösterdi. Yamaç bu döngüye teslim olmayacağını zaten biliyorduk.

    • Ahmet Adar

      Hoş geldin.Mentor ile Yamaçın dolaşmalarını beğğenmene sevindim.Teorilerin yine çok hoştu.Dantonun devrim kendi çocuklarını yer lafının çukura uyarlanmasını çok iyi yaklamışsın.Tebrikler.CUMALİNİN yILDISI KÖŞKE GÖTÜREREK YENİ ÇUKURUN ANASI YAPMA PROJESİNİ DE ÇOK DOĞRU BULDUM.CUMALİ ÇUKURUN YENİ BABASI OLMAĞI KENDİNE LAYIK GÖRÜYOR.Bu konuda ilk karşı çıkma Fragmanda görüldüğü kadarıyla daha iyileşemeyen bebe Yamaçtan değilde Salih Koçovalıdan geliyor.

      • Nur

        Merhaba Ahmet Bey.
        Çukur’da zamanda yolculuk hep yapılıyor geçen sezon yakaladığım ipuçlarından işlenen konunun hangi dönemden esinlendiğini tahmin etmeye çalışıyordum bu sezon ilk bölümde 1960 yıllarda köyden kente göç olgusuyla başladı. Şehrin kıyılarında türeyen gecekondu mahalleleri, merdivenaltı atölyeler, çocuk işçiler, arabeskin duyulmaya başlaması, dağılan aileler, yoksulluk ve sahipsiz çocuklar, çocukları sahiplenen bir takım insanlar! Sonra o yoksul çocukların örgütlenip güçlerini birleştirmeleri ve bir takım güçlü ittifaklar bulup bir yer-yurt edinmeye çalışmaları. Köşkteki İran halısından 1979 İran Devrimine gönderme yapıldığı tahminimle KK’larla 1960-1980 arası işlenmişti. Şu an Çukur’da başlayan iç savaşımsı ortam 12 Eylül öncesi gibi dolayısıyla 70’lerin sonu darbe öncesi dönemdeyiz. Yamaç tam da bu esnada vuruldu. Yamaç, Çukur evreninin bilgesi, aydınlanma rehberi, bu karanlık döneme girilirken ilk onu vurdular. Senaristin Fransız Devrimiyle Yamaç’ı yüzleştirmesi hakkında çok düşündüm Yamaç yaşamayı seçti ama hangi tarafta seçti? Şayet Rıza bu yüzleşmeyi giyotinle başı kesilen Robespierre ile yapsaydı Robespierre nasıl bir seçimde bulunurdu diye de düşündüm ve hiç kuşku duymadan yine devrimi seçerdi dedim kendi kendime.. Ama çukur’da Burjuvazi yok, şartları eşleştiremiyorum ve tabi haftalık 2.5 saate yakın bir dizinin senaryosu üzerine konuşuyoruz hiç bir tema derinliğine işlenemyor sadece küçük esinlenmeler var.. Yamaç bu uyanışta feodal hüküm sürmeyi de seçebilir zira burjuva sınıfı yok henüz Ferhat nezdinde işlenen grubun Burjuvalar olduğundan emin olamadım..??

        • Ahmet Adar

          Yani Yamaçın vurulmasıyla Abdi İpekçinin vurulması çağırışımı yaptırıyor.?

  • Nur

    Merhaba Aslı. Ellerine sağlık.

    Çukur, Ulusal kanalların ‘artık!’ yapmaya cesaret edemediği Yılbaşı eğlencesini izleyicilerine sundu. Oldukça geniş izleyici yelpazesinde kimseyi dışlamayan masumane bir eğlence için emek vermişlerdi, çocuklar için Noel Baba, kanı kaynayan gençlere Lap Dancer, muhafazakar ailelere Ankara Havası ve diğer herkese Oryantal Dansözler.. Düşünmeleri yeter:)

    Yamaç’ı vuranı göstermeleri gerekirdi!

    KK’ın Bulgarları bitirmesini bölüm esnasında kavrayamadım bölümden sonra SM yorumlarından anlayabildim. O denli aklıma, mantığıma yatmamış.

    Tetikçi gizemi ve KK’nın Bulgarları bitirme sahneleri dışında bölümü çok beğendim.

    Hastane sahneleri beklentimden farklıydı. Bölüm Yamaç’ın vurulmasının ailede yarattığı dramatik tepkiden ziyade Yamaç’ın varlığı ya da yokluğunun Çukur üzerinde önemine odaklanılmıştı. İzleyici küstürme pahasına çok cesursa bir yaklaşımdı ve Gökhan Hocayı bir kez daha takdir ettim. Gökhan Hoca istediğinde o kadar doyurucu ve etkileyici dram yazıyor ki herkesi salya sümük ağlatabilirdi. Tercihini felsefeden yana kullanmış, hayran oldum.

    Mentor? Ulak? Rızayı nasıl tanımlayacağımı bilmiyorum, Mentor daha uygun galiba.

    Yamaç ve Mentor’unun Felsefi yolculuğunu kendimce yorumlayıp bir takım çıkarımlar yaptım bir sonraki başlıkta yazmayı deneyeceğim. Şahane bir sahneydi.

  • Hiç kimse

    Valla ben saçma buldum bölümün çoğunu. Yamaç vurulmuş kimsenin umurunda değil. Salih onu kabul eden, annesinin mezarını yapan çoğu kez onu koruyan babasının oğlu yamaç ile ilgili tek bir şey bile söylemedi yani en azından tek bir duygusal sahnesini görebilirdik. Yamaç dayak yediği zaman onu ağlayarak yıkayan, ağlayarak yaralarını saran cumali abi yamaç vurulmuşken, ölümle savaşırken oturmuş boya badanaya ağlıyor. Hayatının aşkı sena desen sakinlikten ölecek. Sözde yamacı kucağında büyüten emmi çukurun derdine düşmüş. Sultan ilk kez kendini suçlu buldu bak ona çok şaşırdım. Bölümün son sahnesi ise efsaneydi. Yamaç ilk geldiğinde, o kot pantolonu ve uzun hırkası ile çukurda gezdiğinde yamacın çukuru değiştireceğini düşünüyordum ki bir nebze de olsa yaptı. Kan dökülmemesi için elinden ne geliyorsa yaptı ama sonra yamacı da takım elbiseli klişe bir mafyaya çevirmeye başladılar. İnşallah bu rüya ile yamaç ellerinde ki tabancaları bırakmadıkça sürekli kan akmaya devam edeceğini anlar.
    Ayrıca 2. fragmanda göründüğü gibi yamaç bu aile için tampon görevi görüyor o olmadığı zaman herkes birbirine giriyor. Yamaç herkesi dinleyip, sakinleştiriyor ve herkesi koruyacak bir yol bulmaya çalışıyor. Yamaç öfkesi ile hareket eden abilerinin aksine aklı ile ve kalbi ile bir karar veriyor ve bileğinin gücü ile bu kararı uyguluyor. Senanın da söylediği gibi herkesin derdini yükleniyor. O yüzden ben olsam ve sırtımda bu kadar dert ve sorumluluk olsa ben yaşamayı seçmezdim ama yamaç geri dönecek ve sırtında ki bıçaklarla yaşamaya devam edecek.

  • Özcan Akbulut

    Sena planladı herseyi, birinci sezon ilk bölümde bilinçli yamaçın yanına yerleştirildi.Ayrica KK 1 Sena. Böyle bir oyun sadece bir kadının zekası olabilir. Emrah’ın ölmesi bile Sena’nın oyunun bir parçasıdır. Aslında Emrah değil Sena Baykal’ın öz çocuğudur. Sena bilerek mahsunu yanına cekti, ceto biliyor ve onun ne kadar sadık olduğunu deniyor. Ve evinde mahsun icin bilinçli ilgisini çekecek seyler koyuyor, mahsun taraf değiştirecek.yamaçın vurulmasını aslında herkes önceden biliyordu , Salih, Cumali, Selim hariç. İdris çukur icin oğlunu vurdu, Sena’yı dinleyerek. Dizinin en kötü karakteri Senadır.

    Belki de Aşkı o kadar büyüktü ki, yamacı çukurdan çıkarmanın tek yolu buydu.. eğer böyleyse KK 1 Melihadır.

    • Gözde E.

      Merhaba Özcan Bey hoş geldiniz. Okuduğum en değişik ama akla yatkın yorum. Tebrik ederim sizi.

    • Merhaba hoş geldiniz. İlk defa böyle bir teori duyuyorum. Eğer Christopher Nolan filmi izliyor olsaydık, Sena olabilir haklısınız derdim ama konu Çukur bile olsa yerli dizi ise 🙂 Epeyce uçuk…

      Ama Yamaç’ı vuran İdris olsa inanın şaşırmam.

  • Ahmet Adar

    Yorumların için emeğine sağlık.Ben Aliço ile Yamaçın Çukurda dolaştıkları Rüya sahnelerini sevdim.İdrisin Çukuru her şeyden çok sevdiği bunun için tek aşkı Melihayı feda ettiği,çocuklarını,muhtemelen torunlarını da feda edeceği,Yamaçın Çukurdan vasgeçmesinin ,kendini ailesine adamasının daha faydalı olacağı vurgulandı.Yamaçla ,Selimin birbirlerini kurtarma sahneleri de çok duygusal ve etkileyiciydi.Saadetin Salihi savunduğu,Hayatını bağışlattığı sahne de güseldi.Vartolunun Kahramanı öldürme gerekçelerini hiç bir vakit haklı bulamadığım için Cumaliye bana sahip çıkacak bir Cumali abmim mi vardı diyaloğunu beğendim ama Vartluya hak veremedim.Yıldıs-Cumali sahnelerini sevdim.Kendisini istememelerine karşın ,Yıldısın ,Sultan ve İdrise kin beslememesi hoştu.

    • Merhaba Ahmet Bey… Yıldız her çıkınca aklıma geliyorsunuz 🤗

    • Gözde E.

      Selam. Vartolu kısmı hariç aynı düşünüyoruz. Ben Vartolu Salih’i seviyor ve anlıyorum.

      • Ahmet Adar

        EQ seviyen o kadar yüksek ki herkesi anlayabiliyor ve sevebiliyorsun,empathy yapabiliyorsun.Herkse kendini sevdiriyorsun.Herkesle kolayca dost arkadaş olabiliyorsun.Arkadaşların tarafından çok sevilmenin sırrı bu EQ yüksekliğin..Bu hususiyetin seni insan ilişkilerinde ayrıcalıklı yapıyor.Bu hususiyetini hiç kaybetme emi

        • Gözde E.

          Teşekkür ederim güzel sözlerinize. Çok mutlu oldum 🙂 Ama bana eskiden beri EQ’dan çok IQ’um yüksekmiş gibi gelmiştir.

  • pride&prejudice

    su bir gercekki Cukur’un basindan beri ayni gozle seyrettigimizi dusundugum halde gecen sezonun ortasindan beri saniyorum Cukur’a farkli acilardan bakiyoruz. Sezon baslangici icin bence cok guzel bolumdu. Mahsun ve Ceto’nun yaptiklari bana artik fazla geliyor. Bu sezon gitseler artik. Sena’yi mahsun icin sucluyorsunuz ama Seda Mahsun’u yasadigi acilardan dolayi bir kedi yavrusu ya da sokakta yasayan bir canliya gosterdigi acimayla yaklasiyor. Ben Yamaci vuranin Alico oldugunu dusunuyorum. AMa neden? Onu harekete geciren birsey oldu. Vuran bilincli bir sekilde oldurmek icin vurmadi. Medet ve Metin isin icinde olabilir ama vuranlar degildi. Gokhan Horzum cok guzel bir sezon baslangici yapti. Ben keyifle iki kez izledim bolumu. Cukur onlarin evi. dizinin ana temasi aile, ev ,birlik olunca tabii ki Yamac yasayacak. Fragman dan gordugum kadariyla boyle olacagini dusunuyorum. Bastan beri ben varligina inanmadigim Meliha nin hikayesini, Alico’nun hikayesini gormek istiyorum acikcasi. Ayrica Dilan Cicek’e de lafim yok. Onun kriz geciren sahnelerini de gordum Bodrum Masali’nda..Hep soruyorum Dilan Cicek olmasaydi size gore Sena’yi basarili bir sekilde kim oynardi.? Guzel bir baslangic oldu ilerleyerek guzel bolumler seyredelim…

    • Yollarımız ayrıldı mı 🙁 Çukur düzenli izlediğim TEK dizi ( gerçi düzensiz izlediğim de bir Çarpışma var. Toplam iki) olduğu için beklentim tavan. Hem ağlamak istiyorum, hem heyecanlanmak. Süper replikler istiyorum insanı düşündürecek kadar incelikli ama hayatın içinden. Mükemmel performanslar… Ha buna bir de çekim açıları ekleyeyim Şölenciim için havam olsun :))

      Mahsun’un hikayesini ben de dinlesem, bırak Sena gibi dinleyici olmayı çırpınırım onun için. Sena’nın on katı sevgi pıtırcığıyımdır. Ama uyanık olmayı da bilirim. Yani göreceli tabii ama bilirim sanki. Belki de bu nedenle aman güvende olsun diye Çukur’dan uzak dursun diye Emmi’nin yanına göndeldiği dönemde yine durup durup kendi evine dönmesi, yabancılara kapısını açması, elini kolunu sallayarak Çukur’a inmesi garip geldi. Tabii ki bu bir DİZİ. Olaylar olmalı ki izleyelim. Bize saçma / komik vb gelen konular olmalı ki üzerine konuşalım.

      Ben de hikayede yeni açılımlar istiyorum. Amacı belli olmayan kötü(!) adamların Çukur’u ele geçirmeye çalışmasını bir kez daha izlemek kesinlikle istemiyorum.

      Dilan’ın performansını kalem kalem değerlendirebilecek yoğunlukta sahne yazılmamış bu sefer:) Ama tek bir sahnede de benim açımdan o kadar kötüydü ki iyi ki de yazılmamış dedim. Duygusal bir sahne = Kocaman gözler ile donuk donuk bakmak burnunu titreterek gözünden bir damla yaş süzdürmek değil.

      Sena’yı kim oynardı? Mesela aynı yaş grubundan Meriç Aral’ı seviyorum ben. Çok izledim mi hayır. Ama izlediğim kesitlerinde yansıtmak istediğimi alabiliyorum. Pınar Deniz’i çok seviyorum mesela. Bunlar ilk aklıma gelenler.

      • pride&prejudice

        ben cok dizi izliyorum belki ondan beklentim olmadan izleyebiliyorum. aslinda genel olarak herseye tavrim beklenti olmamasi. ama cukur benim beklentilerimi gideriyor. severek bekledigim dizi sayisi benim de fazla degil. seyretmek icin seyrettigim diziler de var.
        Solen nicin cekim acisi konusunu yazdi cevap da vermedi. Ben kisisel olarak cok kullanirim cekim acisini ve bakis acisini da … fotograf cektigim icin ikisi de benim icin cok onemli kavramlar.
        Ben Mahsun ve Ceto dan biktim. Gitsinler artik. Cukur da baska hikayeler gormek istiyorum.
        Meric Aral i pek tanimiyorum. Pinar Deniz i yeni kesfettim.Ama ben Dilan dan memnunum;)
        on yargili olmadan bekleyelim bakalim Horzum bizim icin neler anlatacak? fragmandan anladigim kadariyla hareketli bir bolum olacak;)

        • DreamyTangerine

          AAaaa benden bahsedilmiş… “çekim açısı” benim bir süredir Twitter’da önüme düşen ve bana göre aslında teknik olarak hiç bir şey bilmeyen/anlamayan sıradan seyircinin çok şey biliyormuş da yazıyormuş gibi bol kepçeden kullandığı bir terim. Ben şahsen izlediğim şeyin çekim açılarından çok anlamam… Seni elbette tenzih ederim burada yazılanlar veya yazanlar ile alakası yok, o gün yine önümde denk geldiydi, yazdım.
          Bölümü yine çok beğendim, her bölümü severek zevkle izliyorum… 💪🏻💪🏻
          İkinci fragmandaki Cumali’yi sevemedim ama. Bu gidişle geçen sezon daha Cumali sadece ismen varken yaptığımız tahminler çıkacak diye endişeleniyorum. 😔

          • pride&prejudice

            En seyretmedim ama Yamaci zorlayacak gibi😬

          • Gözde E.

            Yokluğumda Şölen Hanım gelmişler yorumlara, hoş gelmişler. Ben de bölümü çoğunlukla beğendim, Çukur’un her bölümü benim de canım ciğerim bir tanem <3