Çukur Vartolu

ÇUKUR – Acın Acımızdır Vartolu

Çukur yazılarının altındaki yorumları düzenli takip ediyor musunuz?  İki bölüm arasında en az bölüm yazısı kadar güzel (daha bile güzel olduğunu kendime itiraf edemiyor iken yazıda belirtmem anlamsız olurdu ^^)  yorumlar/analizler oluyor. İşte o yorumlardan biri: Şölen‘in kaleminden, ilk fragman gelişi ile güncellenmiş 28.bölüm yazısı…
çukur

ÇUKUR – Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti…

‘Kötüyüm ben’ diyor Vartolu. İlk defa da değil üstelik, biliyor kendini. Biz de biliyoruz. Ama içinde bir yerlerde gizlenmiş iyiliğin adım adım ortaya çıkışını ve bu iyiliği ortaya çıkartanın kim olduğunun da farkında: Sadiş…  İşte tam da bu nedenle sadece âşık olunan kadını kaybetmeye değil, giderek iyileşmeye başlayan insanlığına giden ince bir bağın kopma ihtimaline isyan bu…
babalar ve oğullar

ÇUKUR – Babalar ve Oğulları , Sevilenler ve Sevilmeyenler

Babalar ve Oğulları … Bölüm öncesi sosyal medya etiketi ‘Babalar ve Oğulları’ olarak belirlenince, ‘İşte gönlüme göre bir etiket seçilmiş’ dedim. Ne ön izleme ne de fragmanlar -ki fragmanlardan biri ön izlemeyle neredeyse aynıydı, bölüm için koşarak ekran karşısına geçme isteği uyandırmamıştı ama bu etiket bana göre hikâyenin temeli… Blogumun sürekli ziyaretçilerinden Ayla’nın yorumu durumu çok güzel özetliyor, altına imzamı atarım: ‘Ben bu hikâyede oğul görüyorum ama baba göremiyorum’
Çukur ŞahMat sevdiklerime

ÇUKUR – Sevdiklerime Kimse Zarar Veremez

“Sana bizi anlatmışlar, belli… Ama eksik anlatmışlar. Kimse benim sevdiklerime zarar veremez. Kimse…” Yamaç bu sözleri yeni kötü karakterimiz Elvis’e söylerken ben de aklımdan aynı cümleyi geçirdim: “Kimse benim sevdiklerime de zarar veremez. Hatta sevdiklerimin sevdiklerine bile…” Elimi kana bular mıyım? Ya da olmayan ekibimi toparlayıp çatapata çıkar mıyım? Cevabı bilmiyorum ama elimden geleni ardıma koymayacağım kesin. Ya sizin?