Ateşböceği – Bir yaz gecesi hikayesi: Ateşböceği ile Barış

Onca yaşanmışlığa, aksi yönde düşünmeme sebep olabilecek dinlediğim hatta birebir şahit olduğum hikayelere rağmen hala iflah olmaz bir romantik sayılabilirim. Bu nedenle romantik komedi türündeki dizi/filmlerin masalsı çekiciliğine kapılıp giderim. Kanalların projelerine bakılırsa şimdi tam zamanı…

Bu türdeki yaz dizileri birer birer ekranlarda yerini alırken, sadece birini seçerek düzenli takipçisi olma kararımın şanslı dizisi –yayımlanmış bölümlerini izlemeyi ancak bu hafta sonu tamamlayabildiğim, “Ateşböceği” oldu.  Bu sonuca Seçkin Özdemir’in etkileyici bakışlarının ve esas kızla adaş olmamın etkisi olmuş olabilir ^^

 
   
 

2. bölüm esas oğlan Barış’ın içsesiyle açılıyor:

“Kadınların çoğu ruh eşi diye bir şeye inanırlar. Bu hayatta sadece onlar için yaratılmış, onları arayan bir eşleri olduğunu hayal ederler.”

İşte tam olarak ben de hala ruh eşine inanan çoğunluğun içindeyim.  Acaba Aslı ile Barış da birbirlerinin ruh eşi mi?

Ruh eşi, ilk görüşte aşk vb. konulara dalış yapmadan önce her ne kadar aşk temalı projelerden keyif alsam da benim için bu türde ideal sürenin film için 100, dizi için ise 40 dakika olduğunu belirtmem gerekir. İkinci bölümün tam iki saat otuz dakika olduğunun fark etmiş miydiniz? Bu bölümü kendi günü ve saatinde izleyen izleyicileri düşündüğümde üstelik bu sürenin üzerine özet ve reklam kuşaklarını da ekleyince “Keyif bunun neresinde?” diye haykırmak istiyorum.

Yerli dizi yersiz uzun

“Yerli dizi yersiz uzun” serzenişi şimdilik geride bırakıp Aslı’nın arabaya külkedisi olarak binip, Sindirella olarak inme yolculuğunda kaybolmak istiyorum… İstiyorum istemesine de;  dakika bir, esas çiftimizde takılı kalıyorum. Sizde de bir olmamışlık hissi var mı? Bölümleri izledikçe Seçkin Özdemir’e eşlik eden esas kız için Nilay Deniz yerine birden fazla ‘Keşke’  alternatifi koyuyorsam…  Umarım ilerleyen bölümlerde daha doğal bir Aslı izleyebiliriz. Barış’a gelirsek, o sadece ekrandan bana baksa bile yeter  <3

 

 

Acaba olmamışlık hissinin nedeni hikayenin temelinin tanıdık olması mı?

Kopkoyu bir Kiralık Aşk izleyicisi olduğumu söyleyemem.  Ama Ateşböceği projesinin Kiralık Aşk ile benzer malzemeleri kullanıp aynı kitleyi ekrana kitleme amacıyla yola çıktığını aşikar değil mi? Benzerlikler üzerine kısa bir analiz yaparsak;

 

Esas oğlanların benzerliği

Barış da Ömer gibi iş hayatında kendisini ispat etmiş, başarılarıyla anılan rüya işveren konumunda.  Her ikisinin de maddi durumları hayli yerinde. Üstelik sadece kendilerinin değil, ailelerinin de öyle. Muhteşem evlerde yaşıyorlar. Ömer kahveye düşkün, Barış ise günlük süte.  Ömer kafasına takılan bir şey olduğunda tercihini basketbol oynamaktan yana kullanırken, izlediğimiz iki bölüm ışığında Barış yüzerek rahatlıyor. Her ikisi de çalışırken bambaşka bir boyuta geçiyorlar.  Ömer kendi dünyasında yalnız bir adam, görünen o ki Barış da öyle.

 

Esas kızların benzerliği 

Aslı da Defne gibi ekmeğini taştan çıkartıyor, maddi kazancıyla ailesine destek oluyor ve ailesi için can vermekten bir dakika bile şüphe etmez. Kader bu ya, her ikisi de ailesine yardımcı olacağı bir konu için, ailesine bilgi vermeden esas oğlanın yanında işe başlıyor ve tanıdıkça patronlarından epeyce etkileniyorlar. İmaj konusu da pek benzer, ikisi de günlük giyim seçimlerini feminenlikten olabildiğince uzak tutuyor.

 

Esas oğlanların kankalarının benzerliği:  Sinan ve Ömer’in geçmişi okul yıllarındaki dostluğa dayanan iş ortaklığına karşın Barış Teo’nun hayatını şekillendirmiş bir işveren. Geçmişlerinde benzerlik olmasa da her iki çift için de iş/özel arkadaşlıktan öte can dostu oldukları söylenebilir. İlk bölümlerde Ömer esas kızın Sinan’la samimiyetini nasıl kıskandıysa Barış da esas kızın Teo ile zaman geçirmesinden hiç hoşlanmıyor.

Esas kızların ailelerinin benzerliği:  Defne’nin çekirdek ailesi anneanne, bir baltaya sap olamamış bir ağabey ve tatlı mı tatlı bir kız kardeş iken Aslı’nın ailesi anne, abla, yaşadıkları nedeniyle hayata küsmüş bir ağabey ve onun tatlı mı tatlı kızından oluşuyor.  Aile yapısı, baba figürünün olmamasının tutun yaşadıkları mahalleye, hatta eve kadar pek tanıdık.

 

 

Esas kızların kankalarının benzerliği:  Defne’nin en yakın arkadaşı mahalleden Nihan, Aslı’nın ki ise mahalleden Gül.  İlerleyen bölümlerde Nihan Defne’nin yengesi olurken beklentimiz o ki Gül de ağabeyi dolayısıyla Eğilmez ailesiyle dolaylı da olsa akraba ilişkisine girecek. Her iki kanka da meraklı olma, sorgulama ve akıl hocalığı konusunda vazifelerini aksatmıyorlar.

 

Kara kedilerin benzerliği:  Nasıl Yasemin’in Ömer’le iş ilişkisi varsa, İlayda da bu ilişkiyi Barış’la ortak olarak kurmaya çabalıyor. Sonuçta aynı iş ortamında olmak önemli, değil mi? İkisi de konu iş hayatı olunca başarı odaklı ve olabildiğince hırslı karakterler.  Karikatürize asistanların benzerliğine değinmemek da olmaz. Yeri gelmişken Sıdıka’yı Clara’nın mürebbiyesi Bayan Rottenmeier’e benzeten bir ben miyim?

 

ateşböceği

Cahide’ye “Allah’ım sen bana akıl verirken kendi ailemden mi çaldın?” dedirtecek seviyedeki diyaloglarıyla Handan ve Hakan hikayeye renk katıyor.  Neriman – Koriş ikilisinin yerine Handan ve oğlunu, Amca Necmi’nin yerine Teyze Cahide’yi yerleştirdik mi hatırladığım tüm benzerlikler tamamlanmış oluyor.  Eminim ki benden daha sıkı takipçiler ve dikkatli izleyiciler çok daha fazlasını tespit edebilir.

Hikayenin kurgusundaki benzerlikler bizi rahatsız etse bile göz ardı etmemiz gereken önemli bir konu var. Mutfakla arası olanlar iyi bilir; iki farklı şef aynı malzemeleri kullanıp çok farklı lezzetler meydana getirilebilir. Ortaya çıkan lezzet hakkında karar vermek için henüz çok erken,  farklı olup olmayacağını ancak birkaç bölüm daha izlersek görebileceğiz.

 

 

Her bölümde bir tanesinin kullanılıyor olmasına istinaden, dizinin ömrünün içinde ateşböceği geçen şarkıların sayısı ile sınırlı olmaması dileğiyle…

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Pingback: Ateşböceği - Barış Buka'lı bir Masalın İçinde Olmak()

  • özlem sarıçam

    Eline diline kalemine sağlık.
    Yaz dizilerini seviyorum ben. Fazla düşündürmeyen o renlk renk cıvıl cıvıl havaları hoşuma gidiyor.
    Ve evet ne yazık ki bu dizi de bir oturmamışlık var. Konıu güzel gidebilir elde malzeme var,ama bence olay esas kızın tam oturmamış olmasında. Bir bakıyoruz çıplak ayak dans ediyor, levye ile ortalığı kasıp kavuruyor, bir bakıyouz çekilen bir arabadan bas bas bağırıyor.
    Taksi şoförü ama son model bir arabayı kullanmayı bir türlü beceremedi ki araba kullananlar bilir bu tür arabalarda çok da fazla birşey yapmanıza gerek yoktur araba her şeyi sizin için yapar. Erkek Fatma havasın da ama bir o kadar da çıtkırıldım. Yani kadın karakter defolu.
    Kiralık Aşk demişsin ki ilk sezon ayıla bayıla izlediğim ve cuma akşamlarımı parselleyen dizidir. Ömer İplikçi asla böyle bir işin içinde olmaz gerekirse Hakan ı kendi elleri ile teslim ederdi. O kadar keskin hatları olan bir karakterdi. Barış onun yanında jelibon kıvamında Defne ile benzerlikleri var ama olmamış işte. Defne yeri geldiğinde pazı dolmasıda sarar mahallede arkadaşları ile çekirdek partileri yapardı.Defoluydu adı Defo idi zaten ama burada daha kızın ne olduğunu anlamadık
    Aslında biraz oradan biraz buradan dokunmaya çalışıp nedense hepsini bir harmanlayamamışlar. Mahalle kızı desen değil,erkek fatma desen değil. Nihan mesela ilk sezon bayıldığım bir karakterdi benim.
    Yani işte dilim varmıyor ve dediğim gibi Seçkin Özdemir e kıyamıyorum o çocuğun enerjisini gerçekten seviyorum ama havada kalan bir şeyler var karakterlerle ilgili ki bunun bileti kadın karaktere kesilir gibi.. Belki ben oyuncuyu çok benimseyemediğim yada çok sevemediğimden ama bir olmamışlik var işte.

    • Aslı

      özlem, hoşgeldin ?(hoşgelmişsin ?) yorumları fark etmeyen admin yapmışlar ? Seçkin’ciim için üçüncü bölüme de bakalım da hele ? (hala izleyemedim ?)

      • Özlem Sariçam

        3, bölüm fena değildi… Bende eski diziler arasında kayboldum bu ara fringe izliyorum. kafam rahat..