FAZİLET HANIM ve KIZLARI – Mutsuz ama Pek Bir Hırslı Kadınlar Evreni

Fazilet Hanım ve Kızları izleyicisi değilim. Sadece dönem dönem kısa videolar, sosyal medya akışında karşıma çıkan yorumlar ve konuk yazarım Özlem‘in yazılarını takip ediyor olmam ne dizi ne de oyuncular hakkında yorum yapmam için yeterli olmaz. Tek bir gerçek var ki, Çağlar Ertuğrul çok matrak bir adam^^

 

31. Bölüm yazısı yine misafir yazarım Özlem‘den. Keyifli okumalar, ardından yorumlarda buluşmayı unutmayalım ^^

Fazilet Hanım ve Kızları
Yapım (iç ses) ‘Nasıl yani YağHaz fandom hashtag’i kullanmıyor mu?’ 

Bu hafta daha büyük heveslerle oturmuştum ekran karşısına…

Ama Yağız Bey’ciğimi bir ‘hırsını kum torbasından çıkartırken’  birde Hazan’a doğruyu söylemek için ‘#sonşansın yoksa seni sevmeye devam ederim ama güvenmem’ derken izledik.

Yazı ortasında hashtag ne alaka demeyin; YağHaz fanları 2 haftadır kanalın ve yapım şirketinin belirlediği hashtagi kullanmıyorlar malum. Haklılar da… Sürekli ağzımıza bir parmak bal çalınarak bırakıldık. Ve sonuç, dizi TT listesinde yoktu.

 
   
 

Biz ne mi izledik bu hafta? Kendilerini hırslarına kurban edip hem kendi hem de çevrelerindeki erkeklerin hayatını cehenneme çevirmiş mutsuz kadınları izledik sadece…

“Kağıtta gemi yapar gibi erkeklerden kahramanlar yapardı.

Onları suya bıraktığında bir zaman yüzerlerdi ve o ‘bir zaman’ onların gerçekten gemi olduğuna inanırdı.

Sonra suyun kağıda yayıldığını onu ıslatıp yumuşatarak ağırlaştığını sonunda da kağıttan küçük geminin battığını görürdü.

Görürdü ve gerçekten büyük bir gemi batmış gibi üzülürdü.

Ağlardı… Ağlamaktan korkmazdı… Ama neye ağladığını saklardı hep.”

Sanem Altan

Dizi bu satırları hatırlattı bana. Ve sizlerle paylaşmak için tozlu raflardan buldum çıkartım. (editör notu: Yazar tozlu raf betimlemesini mecazi anlamda kullanmış olmalı ^^)

Fazilet Hanım ve Kızları

Aslında baştan sona kadın hikayeleri izliyoruz. Bir adamı alan, ona olmadığı elbiseyi giydiren, ona sıfatlar ve vasıflar yükleyen, O’nu diğer bir kadının elinden türlü entrikayla almaya çalışan kadınlar… Erkekler çoğu zaman piyon bu hikayelere. Arzu nesnesi olan da, seçen de, karar veren de erkek değil hiç bir zaman. Kadınların hırslarına ve oyunlarına alet olmaktan öteye geçemeyen kurşun askerler.

Fazilet Hanım ve Kızları
Hoşgeldin Nil ^^

Nil ve hırsları bizi ilk sezon bıktırmıştı. Bu sezon çıktı yine piyasaya; hazır tedavi olup kendisine yeni bir hayat kurabilecekken yine geldi ve girdi tekrar savaşa. Yazık… Yine en çok kendi canı yanacak ya da bu sefer tutup çekip alacak Sinan’ı ve kendi mutsuzluk evrenlerini kuracaklar birlikte…

Nil’in yanında en az onun kadar akıl sağlığını yitirmiş has kankası Selin var. Selin oyundan düşmüştü epeydir. Onu külkedisi modunda en az kendisi kadar ucuz kayınvalidesiyle evcilik oynarken görüyorduk ama O da dönüyor oyuna. Peki ne pahasına? Kendisini sevmeyen, asla sevme ihtimali olmayan bir adamı hayatında tutmak ve o çok sevgili babasını elinden alan Ece’ye ders vermek pahasına…

Bir de bu dizilerdeki zengin bebelerin durumlarını ben anlayamıyorum. Babalarıyla ilk ters düşüşlerinde sürünüyorlar. Bu çocukların anneleri öldü. Ondan kalan miras hakkı ne oldu da bu kız birden bire pazardan giyinmeye başladı?

İtiraf edeyim; ilk kez Yasemin’le bile empati kuracaktım ki son sahnede şer odağını topladı ve bu acıdan kurtuldum. Tamam, çok travmatik bir süreç yaşamışsın; küçük yaşta pazarlanmak ve fuhuş, bir yandan psikolojik şiddet çok ama çok acı. Ama ahh be kardeşim, bu kadar acı seni adam edeceğine daha da sert saldırtıyor ve her sertleştiğinde daha ve daha çok canın acıyor. Ben Yasemin’in Gökhan’ı sevdiğine ikna oldum neden bilmem… Her şeyi güç savaşına çevirmek yerine, gitse ve içini açsa Gökhan’a kurtarabilir oyunu ama hayır! O her şeyi hırsına kurban etmeyi seçiyor…Her geçen gün kendi cehennemine kendisi odun taşıyor, daha da harlıyor ateşi. Ne kadar üzüldüm kızıyla olan sahnesine. Nasıl güzel seviyor kızını. Ya o çocuk, nasıl sevgi dolu, ürkek ve üzgün. O sevginin onda birini Gökhan’a gösterebilseydi keşke…

Yasemin… Yasemin’in hayat dersi Sevda ve kızı olacak. Sevda karakterini sevdim ben. Dizide normal kadın kontenjana biri geldi de kurtulduk. Bakalım Sevda Gökhan’a iyi gelecek ve yaralarını sarabilecek mi?

Fazilet Hanım ve Kızları
Nazan Kesal… Kalp kalp kalp

Ve Fazilet… Nazan Kesal sen ne büyük, sen ne şahane bir oyuncusun. Bu hırslı, patavatsız, ucuz, güçlü, nefretlik ama yine de sarıp sarmalamalık Fazilet’i nasıl ‘gerçek’ canlandırıyorsun…

Kerime ve Fazilet hırsları akıllarının önüne geçmiş iki kadın. Olaylar açığa çıkarsa Kerime’yi hapse yollamaktan çekinecek hiçbir şeyi kalmayacak Hazım Bey’in. Bunu da mı düşünmez bu kadın? Hem oğlunun hem de kardeşlerinin bu kadar canını yakmaya nasıl karar verir bir insan?

 
   
 

Fazilet Hanım ve KızlarıValla Hazan ile ilgili bir şey yazmak gelmiyor içimden. Adam seni itip kakıyor; adam seni ve kardeşini iki dakikada birbirine düşürüyor ve sen hala bu adama olmayan hasletler yüklüyorsun ne acı… Ben Hazan’dan umudumu kestim. O da kendisinden umudunu kesmiş olmalı ki Sinan’la ilişkisinde tamamen asker arkadaşına bağladı. Yakında kahveye gidip okey pişpirik oynaya başlayacaklar. İşte bir mutsuz kadın daha… Hayallerimin prensini aldım ama prens kurbağa çıktı diyemediği için hem kendisini hem Yağız’ı hem Sinan’ı ve en son olarak hem de bizi delirtiyor… Şimdi birde Nil geldi, ona kaptırmamak için uğraşacak da uğraşacak…

Biz kadınları ve cehenneme çevirdikleri evreni kendilerine bırakalım. Hazım bey Yağız’ı çağırdı… Şimdi ihtimaller çok da fazla değil aslında…

Bunu da anket konumuza saklayalım ve cevapları hep beraber arayalım bakalım hangimiz ne kadar yaklaşabileceğiz gerçeğe…

Ankete katılmak için tıklayın

Unutmadan, dizi ile ilgili diğer yazılar için Fazilet Hanım ve Kızları kategorisini tıklayın … 

Fazilet Hanım ve Kızları 32.Bölüm Fragman

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • itsselly

    Bu bölüm hakkında zerre konuşasım yok aslında kum torbası sahnesi ve hazanla kapı ön konuşma sahnesi dışında yine sıkıcı bir bölümdü benim gözümde özellikle sinan odaklı bölümlerde ekrana kusmamak için kendimi zor tutuyorum. Alp yeni bir oyuncu olabilir ancak ona bu kadar altından kalkamayacağı sahneler yazılması hiç hoş olmuyor. Tüm bölüm bana hiçbir duygusu geçmedi desem yalan söylemiş olmam, Yağız’ın kum torbası sahnesinde daha ilk saniyeden tüm duyguların içime ilmek ilmek dokunduğunu söyleyebilirim ama ajskdlf

    Çağlar kum torbası sahnesinde öyle bir oynamış ki elinin incinmesi çok normal adam kafa atmış bir ara torbaya yavaşlatıp bakabilirsiniz kafası kırılmamış iyi ki ajksldfm

    Ben biraz 32. bölüm fragmanı hakkında konuşmak istiyorum ayy özlem umarım okursun azcık bölüm ve fragman hakkında konuşuruz etrafımda kimse izlemiyor, izlemesinler de tabi dizi tam bir kanser yayılıyor vücuda ahjskd

    ilk olarak mezarlık sahnesinde yağız hazanı anlatacak annesine ama isim falan vermeyecek bence sinan bahsettiğinin hazan olduğunu anlamayacak anlaması için erken gibi geliyor bana. Sonrasında twitter da görüp çok beğendiğim senaryoyu buraya taşımak istiyorum umarım böyle olur ahsjdkf sinan hazana abisinin aşık olduğundan bahseder ve hazan ilk kez yağızı kıskanır kaybetmekten korkar ve fragman sonundaki o mükemmel sahne gelir “Seni hiç kaybetmek istemiyorum biliyor musun” aksdlf

    çok olası değil böyle yazınca ama umut fakirin ekmeğidir işte napayım ajksd bir de sinan severlerin yağız için ne işlevi var dizide demelerine ve çağlar kim ki yutubır demelerine müsaadenizle bir tarafımla gülmek istiyorum ahsjdkf

    Neyse #yağhaz gümbür gümbür geliyor sanırım artık

    • özlem sarıçam

      Sorma Alp ile ilgili aşırı sert yorumları görüce üzülüyorum sonuçta çok genç bir oyuncu ve ne yazık ki bir kaç beden büyük bir elbise giydirdiler çocuğa..Çukur da Sena ne ise burada Alp o benim için.
      Aslında bir kaç bölümdür Hazan için için Yağız a doğru akıyor zaten. En son Ece o kadar doğru şeyler söyledi ki sırf o söylenenlerin korkusuna Sinan ile barıştı arkasından Nil olayı oldu..
      Çağlar ile ilgili yorum yapanlara sadece gülüyorum. Çok acımasız bir ergen topluluğu onlar. Yani bu acımasız saldırıları gördükçe Arif V 216 da neden ağladığımı daha net algılıyorum. Ben o insanların birbirini kırmaktan çekindiği,bırak hakaret etmeyi parmakla gösterilmenin ayıp olduğu günleri çok özledim.
      Çağlar ın kum torbası sahnesine gelince o garibimde bizim gibi daralmıştır artık ne yapsın. Senariste kafa göz giremeyeceğine göre ben buraya nereden düştüm diye kafasını kum torbalarına ;)) vurmuştur.
      Ben artık Hazan ın kıskançlıktan gözünün döndüğü,kaybetme ihtimali ile inim inim inlediği,bir köpek yavrusu gibi Yağız ın peşinden ayrılmadığı affedilmek için yalvardığı sahneleri görmek istiyorum. Paşam pekde bir hırslandı karışma lafına. İki bölümdür selamı çaktı zaten bak affetmeyeceğim diye.
      Birde Sinan’ın her olaya bu kadar fazla içlenmesi sana da tuhaf gelmiyor mu? Çok içi boş ve aptal bir karakter yazdılar. Neden gidip Kerime ye bulaşıyorsun bumu yani bunun yolu. Yani soy adınız aynı değilse sevmeyecekmisin artık Yağız’ı.
      Adım sazı elime çok konuştum Sana Cafe de bir kaç not bırakıyorum. Orada bir kahve içelim.
      Yorumun için teşekkürederim bu arada.

  • Pingback: Aslı'nın Sureti ] ANKET - Fazilet Hanım ve Kızları - Hazım 'ın Büyük Sırrı Ne?()