KUZGUN – Aşık mı Düşman mı?

Kuzgun ‘un  11. bölümünün ekranlara geldiği bu hafta dizi Total’de 4,32 reyting ile 7., AB’de ise 4,3 ile 4. ve ABC1’de 4,73 ile 7. oldu.  Bölümün değerlendirmesi konuk yazarım sevgili Gamze‘den… Keyifli okumalar ^^

 

 
   
 

11. bölümle ilgili çok karışığım. Bölümü sevdim mi, nefret mi ettim tam bilemiyorum. Bir yandan çok hoşuma giden, bir yandan çok rahatsız olduğum durumlar mevcut. Bu yazıda hepsini toparlayabilecek miyim ondan da emin değilim.

Tüm tutarsızlıklara, sinir bozucu hareketlere rağmen baştan beri Dila’yı sevdim. Senaryo gereği şimdi böyle, zamanla derinleşecek ruh hallerini daha iyi anlayacağız dedim. Daha doğrusu öyle umut ettim. Dila genel olarak Türk dizi kadın başrollerinden oldukça farklı bir karakter. Zeki, boyun eğmeyen, özgüvenli, inatçı, kendi başının çaresine bakabilen, sevdikleri için her şeyi göze alabilen, fedakâr, deli dolu, duygusal, deli gibi sevilmeye muhtaç bir kadın. Yıllar önce babasının etkisiyle bir eylem gerçekleştirmiş, sonuçları çok ağır olmuş. 20 yıl boyunca bunun suçluluğunu yaşamış. Evet biz Dila’nın Kuzgun’a karşı suçluluk hissettiğini biliyoruz. İlk bölümlerde ailesine karşı onu savunurken bunu sık sık dile getirdi. Ama bu suçluluk nasıl bir boyutta onu bilmiyoruz. Dila’nın geçmişine dair biz izleyicilere pek bir veri sunulmuyor. Ayrıca özellikle bu bölümü izleyen birisi bu kız geçmişte olanları ne de çabuk unuttu dese haklıdır.

 

 

Kuzgun yirmi yıl sonra ortaya çıktı. Haklı olarak alınacak intikamı vardı. Bu uğurda Dila’yı kullandı. Ayrıca çok ağır sözler etti, çok kırıp döktü. Dila o davranışları hak etmemişti. Kuzgun hatalıydı.

Doğal olarak bu kırıcı davranışlar ve Kuzgun’un ailesini parçalaması Dila’nın duvarlar örmesine, kendisini geri çekmesine neden oldu. Sekizinci bölümden itibaren Kuzgun’a güvenmeyen, yaralı bir Dila var. Dokuzuncu bölümün finalinde vurulmasıyla birlikte karşılıklı düşmanlık yerini biraz daha yumuşak bir ortama bıraktı. Kuzgun Dila’nın kendisini gerçekten sevdiğini, ayrıca kaybetme korkusu yüzünden kendi kalbinin de Dila’yı sevdiğini anladı. Sonuçta Dila’ya ufak ufak adımlar atmaya başladı ama onuncu bölümde Dila bunların sadece yardımseverlikten olduğunu düşündü. Bu bölümün başında yaşanan gelişmelerle Kuzgun iyice dağıldı ve kendini Dila’nın kollarına bıraktı. İlk karşılaşmalarından sonra Dila’ya ilk defa sarıldı. Lakin Dila içi gitse de karşılık vermedi. Sonra banyoda da geri çekildi. Ki olması gereken buydu. Bu geri çekilme, Kuzgun’a güvenememe, her defasında Kuzgun’un öncesinde söylemiş olduğu o ağır sözlerle cevap verme konusunda Dila’ya kocaman tebrikler. İlk sekiz bölümde Dila’da biraz aşktan, biraz suçluluktan gurur adına neredeyse hiçbir şey yoktu. Böyle daha asil oldu. Kuzgun’un da biraz olsun Dila’nın her itilişte neler hissettiğini anlaması gerek.

 

 

Bölümdeki en önemli sahnelerden birisi Kuzgun’un kendisini ilk defa birisine, Dila’ya açışıydı. Ne kadar çok ihanete uğradığından, hiç kimseye güvenemediğinden, ama bir gün güvenebilecekse o kişinin Dila olmasını istediğinden bahsetti.

Bölümün sinir olduğum kısmı da ondan sonra başladı. Dila başta babasını kurtarmak istiyordu. Ayrıca Kuzgun’a çok öfkeliydi. Bu nedenle Kudret’in teklifini kabul etti. Kudret de nedense Kuzgun’a takmış durumda. Yirmi yıldır suç içinde yaşayan Rıfat’ı salacak ama bu işlere daha yeni girmiş Kuzgun’u hapse atacak. Buradaki mantığı zaten çözemiyorum. Neyse Kudret’in kendince sebepleri var diyelim geçelim. Peki, Dila özellikle o konuşmadan sonra neden rahatça bu satma işlemine devam ediyor? Kudret Kuzgun’u kötülerken neden demiyor ki biz bu adamın ailesini yirmi yıl önce mahvettik, bizden ve diğer düşmanlarından intikam almak için yapıyor her şeyi, aslında o kötü birisi değil.

Bu kızın artık Kuzgun’u hapse göndereceği için vicdan azabı çekmesi gerekiyor. Her şeyde hemen Kudret’i aramalar, sanki kırk yıllık dostmuş gibi ondan yardım istemeler. Üstelik Kuzgun Dila’ya karşı kalkanlarını indirmeye başlamışken, ona doğru adımlar atarken çok yanlış oluyor çok.

Biz empati kurabilmek için Dila’nın girdiği bu işten pişman olmaya başlayışını hissetmeliyiz. Özellikle son sahnede kısa süre önce Kuzgun’un nasıl yıkıldığını görmüş bir Dila onunla ilgili böylesine büyük bir sırrı öğrenip de nefes almadan Kudret’i aramamalıydı. Gerçekten böyle anlarda insanın sorası geliyor. Âşık mısın yoksa düşman mı?

Babasını kurtarmak istemesini anlıyorum. Her kız çocuğu aynısını ister. Ama bu uğurda yirmi yıldır pis işlerle uğraşan babası yerine tek isteği intikam almak isteyen bu hikâyenin kurbanı olan kişiyi yakmak istemesi çok itici geliyor.

 

 

Çiftin arasındaki kıskanma durumları, atışmaları, diyalogları çok keyifli. Açıkçası diziye devam etme nedenim de bunlar. Senaryoda sıkıntılar var ama replikler güzel yazılıyor.

 

 
   
 

 

Şermin’ini de bu bölüm çok tuttum:)) Sonuna kadar da haklı buldum. Sonuçta Kuzgun’u aileye sokan, parçalamayı sağlayan Dila oldu. Üstüne bir de onların gözünde Kuzgun’la aşk evliliği yaptı. Yetmiyor şimdi temizleyeceğim deyip tüm şirketin düzenini de kimseye danışmadan değiştiriyor. Yıllardır uzakta olup, hiçbir şeye karışmayan o değilmiş gibi. Yöneticilik baştan beri Şermin ve Ali’nin hakkıydı. Şimdi birlikte şirketi batırabilirler.

Ayrıca Dila için olumsuz gibi görünen bu durum onu aslında Kuzgun’a daha çok yakınlaştıracak ve tüm pisliklerden de uzak kalmasını sağlayacak. Şermin’in diğer bir şık hareketi de Selçuk’u Kuzgun’un gözüne sokmak oldu. Kuzgun hem kıskanıyor hem de sanki ufaktan uyanmaya başladı. Oradan ipi bir çeksin düğümü çözecek. Bu da uzun vadede yine Dila’ya yarayacak.

Geçen hafta Kartal Seda’dan çok sıkılmıştım ama bu hafta sevdim. Çok naif ve duygusallar. Seda’nın Ali’ye postası yerindeydi. Bizimkilerin sürekli atışmalarından sonra bu çiftin sakinliği ve narin halleri iyi geldi.

 

 

Kumru cephesinde Bora ve Cihan üçgeni kuruluyor. İkisini de yakıştırmadım. Herkes de aşk yaşamak zorunda değil. Bence şimdilik Kumru hafiyelikten devam etsin. Bir de Kuzgun Kumru sarılmaları hoşumuza gidiyor. Ama her hafta verilince biraz tadı kaçıyor.

Meryem Kuzgun en ilgimi çekmeyen cephe. Hatice Aslan iyi oyuncudur ama bu anne rolüne pek yakıştığını da düşünmüyorum. Kuzgun’u da anlıyorum Meryem’i de. Meryem mecburen mantığıyla bir karar vermiş neticesinde evladını kaybetmiş. Bir anne için ne zor durum. Kuzgun için o yara izi asla geçmez ama artık affedip ailesiyle bağ kurmalı.

Derviş Berham Kuzgun üçgeninde artık nur topu gibi bir büyükbabamız var. Zaten akrabalık bekliyorduk. Ama Settar Bey pek yaş olarak dedeye uymadı. Bir de Bora’yı kullanan Ferman Bey var ki orada da teoriler havada uçuşuyor. Dizinin hızına güvendiğim için en fazla iki bölüme her şeyi öğreneceğimizi tahmin ediyorum. Bu yüzden de bu kısmı uzatmak istemiyorum. Ama umarım Yusuf Cebeci yaşıyordur. Masum da olsa Dila’nın Kuzgun’un babasının ölmesinde rolü var ve bu her ikisi için de çok ağır bir yük.

Ali Füsun cephesinde de hareketlenmeler mevcut. Tam tencere kapak olmuşlar. Ali biraz düzelir gibiydi ama dadımız ona iyi gelmeyecek. Ne yapalım kendi düşen ağlamaz.

 

 

Bu hikâyede başından beri haklı olan hep Kuzgun. Zeki, cesur, esprili, bol acılı kısacası güzel yazılıyor. Detaylara önem veriliyor. İzleyici her durumda onu anlayıp ne yapsa destekliyor. Dila ise bencil, sığ, büyük büyük laflar edip sonra hep onları yutan, haksız yazılan kişi. Zaten pek Türk izleyicisinin kodlarına da uymuyor. Bu dizinin hedef kitlesi kadınlar. Ama kadınlar bırakın Dila ile empati kurabilmeyi genel olarak ondan nefret ediyor, Kuzgun’u hak etmiyor diyor, ölmesini istiyorlar. Bunlara katılmıyorum ama bu öfkenin sebebini de çok iyi anlıyorum.

Karakter iyi yazılmıyor. Kuzgun parlatılırken, Dila hep kötü. Senaristlerimiz erkek karakteri seviyorlar. İzleyici de sevsin diye ellerinden geleni yapıyorlar. Ama bu adaletsiz tutum reytinglere de yansıyor. Aşk için ekran başına geçen kadınlara sürekli hainlik yapan bir başrol kadın verirseniz onlar da sadece sizin mükemmel erkek karakteriniz için oturup üç saat dizi izlemezler.

 

 

Ben Dila’yı anlamak, ona üzülmek, onu savunmak istiyorum. Ama senarist tam olarak istediğimi vermiyor. Vurulmadan sonra düzelecek diye bekliyordum ama bu bölüm gördüm ki değişen bir şey yok. Bir de merak ediyorum ikinci sezon onayı alırsa biz ne izleyeceğiz? Yine hata yapmış, Kuzgun’dan af dileyen, onu yumuşatmaya çalışan Dila ve haklı olarak öfkeli, kırgın Kuzgun mu? Eee ama biz bu senaryoyu izliyoruz zaten baştan beri. Artık yetmedi mi?

 

 
   
 

 

Çiftin yakınlaşmaları da çok ateşli. Lakin bu durumun da suyu çıkmaya başladı. En azından ya öpüşsünler-çünkü o yaşta birbirini bu kadar arzulayan bir çiftin normal şartlarda eyleme geçmesi gerekir-ya da araları biraz soğusun. Ayrıca biz bu bölüm ne kadar çok ağır çekimler izledik öyle. Ek olarak Dila’nın styling düzeldi ama o takma kirpiklere odaklanmaktan çifti izleyemiyorum. Lütfen birisi onları çıkarsın.

Önümüzdeki bölümlerden beklentim özellikle Dila karakterinin derinleştirilmesi, neyi neden yaptığının verilmesi. Mesela kendini geri çekişte yarın Kuzgun’a ihanet edecek olmasının etkisi var mı? Mantığım var diyor ama buna dair hiç bir şey sunulmuyor. Dila karakteri çok havada kalıyor.

 

 

Çifti seviyorum. Diziyi izlemek istiyorum. Dileklerimin gerçekleşmesi dileğiyle… Hoşçakalın…

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim /Kuzgun  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

Kuzgun 12. Bölüm Fragman

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Kore

    Sak’ın ilk sezonunda Deli Tahirim Nefesin 24 yıl boyunca hep bir tür şiddet içinde geçen hayatı için “benim her yılımda senin hakkın var ” demişti .Sen acı çekerken benim rahat mutlu nefes alıp yaşadığım her yılda senin hakkın var. Aynı biçimde köyün hocasıda birileri bir yerde zulm görürken kendi dahil rahat yaşayan herkesi kastederek “sana haram edilen hayattan sen hellalik istiyorsun asıl sen bize hakkını helal et” demişti.

    Burda Kuzgun için aklıma gelen de bu durum. Alinin, Rıfatın, Dilanın, meryemin,kumrunun,kartalın analarının babalarının dizlerinin dibinde bir şekilde güvende ya da rahat yaşadıkları her yılda aldıkları her nefeste Kuzgunun hakkı var.

    Tam olarak bu yüzden her seferinde Dilaya çemkiren ahaliden sıtkım sıyrıldı daha önce diziden neden nefret ettiğimi hatırladım. Fragmandan geliyorum evet.

    İlk taşı günahsız olanınız atsın demişler.Hepiniz o ateşin altına odun attınız bilerek ya da bilmeyerek. Dila annesini kurtarmak için ya da hepsini geçtim küçücük ne olduğunu tam algılamayacak bir çocuk olarak bir şey yaptı.Belki çok sevdiği babası istedi diyede yapabilirdi Ama Meryemde bir çocuğunu kurban edip o kurbanın üstüne iki çocuğu hayat kurmadı mı ? Dila Meryemden daha kötüsünü yapmadı sana gelebiliyorda ona niye gitmesin bu oğlan seni affedince iyi onu affedince tü kaka mı ….Ya diğer ahlak kumkumaları tamam anlıyorum ama biride iyi de daha 7 yaşındaymış diye düşünmez mi inandırıcı değil bir çocuğu suçlamak mantıklı ve inandırıcı değil.Karakterleir çok boş çıkarıyor .

    Ben Kudreti en baştan sevmedim çok ütopik bence Kuzgunun terzisi Dilanın kudreti ahahah:))Her önlerine gelene ne anlatıyorlarsa dertlerini çok salak kılıyor bu karakterleri.

    Ben hep Kuzgunun babasının masum olmadığını düşündüm önceki hafta güya öldüğü sahnede de aynı şeyi düşündüm adam bence babasına yardım etmiş .Orda da ölme süsü ile çıkarıldığını düşünüyorum. Asıl suç ailesininde Cebeciler olduğunu ya da adıvarlar ya da soyadları artık ne ise:)))))))))))

    • Senin gibi yazıya ruh katamıyorum. Ancak bu kadar oluyor.:))
      Bu haftaki bölümü izledin mi? Bölümde zaten Dilanın kötü yazılışına sinirlendim. Fragmanı da izleyince işte grupta neredeyse nefret ettim dediğim noktaya ulaştım. Özellikle meryemin kendi yaptığına hiç bakmadan böylesine sert bir şekilde dilaya saldırması haksızlık. Kardeşlerin kuzguna karşı bu kadar anlayışsız olması da çok itici. Kartal abisi dükkanını yakmış diye triplerde. Neden yaptığı da belli oldu oysa ki. Adam intikam derdindeydi. Hala neyin derdindesin? Kumru da ilk reddediliş de hemen gardını çekmişti. Bunlara göre Dila çok daha fazla anlayış gösterdi kuzguna. O ağır hakaretler olmasaydı yine de peşinde kedi giib dolanmaya devam ederdi.
      Yazıta eklemeyi unuttum. Bu bölümde en sevdiğim sahne iş sırasında kuzgunun dilaya dalıp peşinde olduğu adamı unutuşuydu. Sen izlemiyorsun bilemezsin ama kuzgun için ilk defa aşk planlarının önüne geçti. Benim için tüm o yakınlaşmalardan, kıskanmalardan daha güzeldi.

      • Kore

        Bu bölümü izleyemedim malum çay molasında düğüne gitme muhabbeti ve gittiklerini gördüm yorgunluktan mı boşluktan mı ya da bu kadar öküz oluşlarından mı bilmiyorum baya güldüm o hallerine öğlende birkaç videoya baktım ama tam izlemedim yeni bir isim daha çıkmış sanırım baban yaşıyor diyen o zaten belli bir şey bunlardan biride babasıdır muhtemelen lakin bana çok yolda düzülüyor kervan gibi geliyor ve Bora yerine daha klas birini koymadıkları içinde pişman olmalılar çok iyi bir yan karakter gerek bu diziye hoş yan ana farketmez çoğu yerd ekarikatüre kaçıyor ay yapıma ne oldu anlamıyorum nerde o yaratılan karakterler nerde son senelerde yaptıkları tipler….

        Kartal ile Kumru dediğim gibi sanki adam uzun süreli tatilden döndü gibi bir haldeler yahu bu adam sizden nefret edebilir bir çocuğun ruhuna ne işlendiğini nasıl işlendiğini az düşünsenize . Yamaçın empati dersini vericem bunlara aynısını yaşatacaksın şimdi anladın mı ….. ? diyeceksin başka türlü basmıyor herhalde :))))

        Ya annen seni terketmiş seni diğer çocuklarını kardeşlerini sana tercih etmiş seni bir kuyuya atmış ve sen orda yanmışsın. Yusufun abileri tarafından kuyuya atılması gibi Meryem burda istediği kadar Yakup kadar bende ağladım desin ağlamakla olmuyor o iş.

        Dila Meryemden daha çok şey yaptı Kuzgun döndüğünden beri daha çok emek verdi göz göre göre aileisni tehlikeye attı babasını kaybetti. Meryem bu bölüme kadar ki videoyu gördüm ama izlemedim beni neden terkettin gibi bir ağlaşma olmuş hani ilk gördüğünde vermesi gereken cevapları vermedi bile bunca zaman . İnsanın içine dert olup çığ olmaz mı o an için çocuğuna nedenlerini açıklayamamak ?

        Karakterleri sevmiyorum hepsi ayrı kafada insan içine girip hepsine anyayı konyayı göstermek istiyor.

        Şimdide Dila yine ihanet eden olacak ilersi için Kuzgun yine mazlum ihanete uğrasada seven kutsal erk ??? Ama Kuzgunda ihanet etti ? Dila yapılanalrdan olanlardan pişmanlığını gösterdi her şeyini önüne koydu Kuzgunda Dilayı kullandı o zaman şimdide doğal olarak etki tepki Dilanın hamle yapması hemde babası içerdeyken çok doğal ama yok fondan Müslüm koy ben hep yenilmeye mahkum muyum mmmmm !!! Çök oğlum Kuzgun dertli dertli millet acılı seviyor :))) Sevmiyorum kardeşim ağdalı acı , aşk ,mutluluk , keder sevmiyorum her duygu en doğal hali ile güzel şerbetli hali ile değil O zaman cenazede gülme isteği gelmesi gibi gülesim geliyor benim :)))

        • Ya ne özlemişim böylesi güzel kore yorumlarını. Ben seni yerimmmm:)))
          Meryem zaten ne yaptı ki? Ağlayıp sızlanmadan başka bir hareketi oldu mu? Ben olsam gider dizlerine kapanır anlatırdım. En azından evin neden boş olduğunu söyleseydi. Onu bile nihayet kumrunun aklına anlatmak geldi de öğrendi. Senin paran kirli yaptığın işler kirli karın kirli diye çocuğu yermekten başka bir şey yapmıyor. Benim çocuğum yirmi yıl sonra hem de benim yüzümden geri dönse hiçbir şeyi gözüm görmez. Ama bunlar ailecek atılacak trip derdindeler. Hepsi gururlu ve vakur İngiliz kraliyet ailesi.
          Bu kudret meselesine zaten nasıl sinir olıyorum sana anlatamam. Dilayı suçlamak kuzgunu daha da acıların modu emraha sokmak için yapılmış bir hamle. Yine babası için uğraşsın ama güya sevdiği adamı yakmak için böylesine çaba harcamak nedir. Oysaki karakterin geçmişine, nasıl suçluluk ve vicdan azabı çektiğine değinilebilirdi. Kuzgun kadar olamasa da onun da çok mutlu bir hayat geçirmediği hep kuzgunu beklediği seyirciye sunulabilirdi. O zaman bu gerçekten dizinin tanıtımındaki gibi büyük bir aşk hikayesi olurdu. Her ne kadar derine inmeyi pek beceremeseler de Dilanın da elle tutulur yanı olurdu. Ama şimdi bu haliyle olmuyor ya. Kudret kim ki dila kuzgunun büyük sırrını öğrenip de nefes almadan onu arıyor? Bu davranışın bende aklanacak bir yanı yok. Satış yaparsın da biraz isteksiz olursun. Böylesi neredeyse hevesle yapılıyorsa ben de sorarım hani ölümüne aşık dila nerede? İzlediğimiz kendi derdi için karşısındaki adamı umursamadan yakabilecek bir kadın. Yazık zavallıcık kuzgun da kurban olmaya devam ediyor. Seyirciye hissettirilmek istenen aynen bu. Ama bu bir yerde kendi ayaklarına da sıkmak oluyor. Reytinglerin neden düşük olduğunun farkındalar mı acaba? Kaç kişi böylesine kötü yazılan kadın karakterle bağ kurup da izler bu diziyi

          • Kore

            :))) Ben de yorumlaşmayı özledim keşke gözlerimden kalp fışkırarak izlediğim bir şey olsaydı:))

            Meryem sanırım en sevmediğim ya en başından beri hiç sevmiyorum. Karakterlerin yerine kendini çok farazi koyabiliyorsun teoride anlıyorum mesela sadece Meryemi hissettiğim için değil zira hiçbiri hissedilecek kadar özel anlatılmıyor.

            Kudret ah Kudret çok gerçek dışı duruyor bana sanırsın mossad bu ülkede bu işlere emniyet müdürlerince karar verilmez.

            Hani uçurumdan düşüyor olursun çakılmamak için tutunacak bir şey yaratmak için tek şansın elindeki çakıyı en yakındakine saplamak ve ona tutunmak olur o zaman tamam. Ama böyle iki gün önce çıkıp sana kartvizitini veren ablaya her haltı anlatmak Dila konseptinde bir kadına uymayı geç benim babannemin bile yapacağı şey değil daha çok üniversiteden arkadaşı ile konuşup ilişki tavsiyesi alıyor gibi bir hali var Kudrette yaşam koçu gibi:))))))))

            Temelde sorun aynı noktaya varıyor karakterlerle empati kurulacak doğallık yok. İçlerine giremiyorsun dünyaya onların gözünden bakamıyorsun. Haliyle bu da haklı ya diyemiyorsun karakterler içselleştirilemeyince seyirci soğuk buluyor ki öyle ÇArpışmanında bu dizininde çok beklenti içinde olunan bazı oyuncuları toplamalarına rağmen kayda değer bir etki yaratmamasının nedeni bu

          • Şimdi düşününce benim de en sevmediğim karakter meryem. Hiçbir anne oğul sahnesinden de etkilenmiyorum. Hadi geç diye bekliyorum. Yemi sezon gelecekse meryem ölür umarım.
            Borayı oynayan oyuncu da hiç o role gitmedi. Daha karizmatik ve biraz da olsa kuzguna rakip olabilecek birisi olsaydı. Çok çitlembik kalıyor. Hadi kuzgun bir üfle de uçsun diyorum.
            Ama yeni ajanımız selçukta gelecek görüyorum. Biraz çocuksu ama belki diyorum bu bölümle birlikte biraz daha ciddileşebilir. Frgamnda son sahnede silah kaldıran o gibi geldi bana. Onun ve kudretin bir şekilde ikili oynadıklarını düşünüyorum. Belki de bu yeni vatandaş fermanın adamlarıdır.
            Kudret zaman komedi cidden. Hiçbir elle tutulurluğu yok. Başta gerçekten zeki hamleler yapan Dilayı da iyice aptal haline getiriyor. İnsan demez mi yirmi yıllık kötü babamı bırakıyorsun da bu işe yeni girmiş kuzgunla neden bu kadar uğraşıyorsun?
            Karakter derinlikleri konusunda sana katılıyorum. Onlar da ince yazılmıyor hikaye de. Ama çiftin etkileşimi ve diyalogları güzel. Özellikle atışmaları, laf sokmaları yazan her kimse eline sağlık.

          • Kore

            Yok demezler kimse bayram değil seyran değil bu tanımadığım insanlar beni neden öpüyor demez:))) Sonunda bay ve bayan smith gibi herkes kendi olduğu taraftan öldürülmeye çalışılacak bu gidişle:)))
            Selçuk tatlı evet ama yine sinek sıklet sayılır :))

            Benim anlamadığım kağıt üstünde bu denli boş karakterlere ve hikayeye nasıl ok demişler bunun için mi bu kadar beklendi baştan aşağı sığ

          • Hala ikinci sezon onayı gelmedi. Ki alanlar ve iptaller hep açıklandı. Reytingler de düşük. Sanki mayısta final yapacak da şimdilik iyice düşmesin diye söylenmiyor gibi. Yalan yok çiftin uyumuna üzüldüm. Bence çok hoş olmuşlardı. Biraz daha iyi bir hikayeyle çok severek izlerdim ikisini.
            Kore aslında hikaye çok kötü değil. Elle tutulur yanı var. Ailenin başına gelenler, kuzgunun kayboluşu, yirmi yıl sonra intikam için dönüşü iyiydi. Ama dönüşte hiçbir planı olmaması, terziye içim ısındı diyerek direkt güvenmesi, onun talimatları doğrultusunda ilerlemesi olmadı. Aile ilişkileri yerindeydi. Kardeşler demekki vicdan azabı duymamışlar, duyarlı değiller. Herkes aynı hissiyatı yaşamak zorunda değil. Kuzguna o düşkünlüğü dilaya vermişler ama senaryonun en aksak yanı dila karakteri bunu yansıtamadı. Kuzgun başta dilayı kullandığı için tepki almasın diye Dila hep kötü yazıldı. Mesela adaletten bahsedip, kuzguna olanlar yüzğnden bu kadar suçluluk duyup icraatte hiçbir şey yapmaması. Çok rahatlıkla ailesiyle iş ilişkisini kesmiş, onlardan para almayan, biraz daha sözünün ardında duran bir Dila yazılabilirdi. Veya sürekli öyle aşırı aşırı büyük laflar ettirilip onları yutması yapılmayabilirdi.
            Kzugunun yazılışında vücuduna yazılar yazması ve terziye güvenmesi, intikam diye yirmi yıl bekleyip hiç hazırlıksız gelmesi dışında bir eksik göremiyorum. Yalnız daha iyi oyuncu olsaydı o duyguları daha iyi hissettirirdi. Ama şu da var dramları çok iyi beceremese de diğer hallerinin bu role gittiğini düşünüyorum. Özellikle çift atışmalarında, ukala, öfkeli, sinirli sahnelerde güzel bir kuzgun çıkarıyor.
            Senaristler Çok değil biraz daha derinlik katabilseler olacak bence. En azından bana yetecek. Ama bir türlü yazamıyorlar. Bu haftaki fragmandan sonra da reytinglerin daha da düşeceğine ve onayı alamayacağına iyice ikna oldum ne yazıkki. Gerçekten de çifte üzülüyorum

          • Kore

            Ama söylediklerinde hikayenin bir parçası nihayetinde karakterler sığ hikayeyide sığ kılıyor tabiki herkes iyi ve vicdanlı olmak zorunda değil ama ne duygu durumunda olurlarsa olsun hissiyatları yok deniz seviyesinden aşağı inemiyoruz mesela Kartal abisinin annesi üstündeki hayalet varlığını hep çok net kıskanmış biri olabilirdi hep annesinin gözünde farkedilmeye çalışmış abisi gelince iyice hırçınlaşan vesaire sen gelip bekleriz sahnesi yazıp sonra ortaya böyle bir mal çıkarıyorsan sorun yani bence. Dilanın durumuda aynı madem hayatı boyunca çekmiş bu ne tripler . Nihayetinden Kumrusuda terziside meryemide bu hikayenin parçası ve bu parçalar pek kaliteli değil.

            Ana aksa gelincede o ihaneti hissetmek için aileyi arkadaşları ve yakınlıkları daha iyi bilmek gerekirdi idye düşünüyorum ilk bölüm geçmiş ve geleceği bu anlamda paralel ilerletebilirlerdi. İkincide yapılanın sonucu ve geri dönüş gelebilirdi çok acele edilmiş. Bir kere bunlar çok iyi arkadaş çocuklarının evleneceğini falan düşünüyorlar ee bu adamın karısının durumundan kimse haberdar değil mi ? Ne bilim bunları görebilirdik MEryemin çocuklara baktığını kadın için bir şeyler yapıldığını yakınlıklarını falan Kuzgunla Dilanın ruh eşi oluşunu bir kaç sahnede sonra Dilaya yaptırılanı yani bence düzgün bir kronoloji ile hikayeyi kurmak çok önemliydi ilk etki açısından kurulduğunu sanmıyorum ilk bölüm tam bir hayal kırıklığı idi fragmandan almıştım o elektriği ama beklediğimin çok aşağısındaydı hele ki bir ilk bölüm için.

            Dizinin maliyeti ne bilmiyorum ama bekleneni karşılamadı sanki bence de final verebilir Burcu için üzülürüm açıkçası bir doğru işi bulamadı Hülyadan sonra piyasadaki kadın oyunculara bakınca iyice sinir oluyorum

          • Özellikle de şu ara kadın oyuncularda büyük sıkıntı var. Erkekler genelde kendilerini geliştirip izlenir hale geliyorlar ama kadınlar sadece güzellik derdinde. Sanki put gibi durunca bize yetecek. Ama onalr da haklı. Öyle boş boş durarak ve dizileri bize zehir ederek çuval dolusu para kazanıyorlar. Neyse işte bunların arasında burcu öyle iyi oynuyor ki. Hayat şarkısının ikinvi sezon yarısında ondan da çok soğuyarak diziyi bırakmıştım. Şimdi dilayla tekrar çok izleyesim var. Keşke senaryo düzelse reytingler artsa da dizi devam etse.
            Senin istediğin derinliği ben zaten en baştan bu diziden hiç beklememiştim. Senaristlerin bir önceki dizisi kara sevda. Yani en fazla ne yazabilirler üstüne? O yüzden dediğin kadar yükseklerde gözüm yok. Azına da razıyım. Ama nasıl oluyorsa o azı bile yazamıyorlar. Tek iyi yazdıkları çifti yakınlaştırıp tansiyonu yükseltmek. Ama bu bile bir süre sonra sıkıyor insanı.
            Zaten büyük ihtimal iptal olacak ve en azından ben hayalkırıklığımla kalacağım. Hayat şarkısı ilk sezondan beri ilk defa bir diziyi sevdim.

          • Kore

            Ahahahah evet bu kadarını bile yazamıyorlar .İşte o yüzden Kara Sevdayı kurtaran kadroyu bari kursalardı diyorum yani aynı basitlik ama eldekiler çok az dolu dolu yan karakter yok Emir değil bak o çok yüksek olur bi kere daha tutturmak diyelim ama diğer yan karakterler kadarı bile yok çok ilginç

            Beni ne çekiyor bilmiyorum ama her karakterin yerine ayrı ayrı kendimi koyacak kadar net biçimde aktarılmalı bana karakter dışardan bakıyor gibi değil içerden biri gibi hissetmeliyim bunuda çok azı yapıyor yapan da bozuyor zaten son ikidir başıma gelen gibi. Cidden bu ülkede dizi izlenmez her kurum gibi burada lavledilesi ama başka yabancı dizilerde bir noktaya kadar çekiyor beni sonuçta dil kültür anlayış birliğin yok ortak değerin az. olmuyor aynı tad.

          • Bir de farkındaysan diğer dizilere göre yan karakter sayısı da az. Başrolleri bol bol izleyebiliyoruz. Acaba diyorum ilk baştan reytingler arzu edildiği gibi gelmeyince bitirme kararını verdiler mi? Zaten hikaye de çok hızlı ilerliyor. İki üç kere yön değiştirdiler. Dün ilk bölümlerden bir sahneye denk geldim. Bora kimseye dokunamıyordu. İlk dilaya izin vermişti. O cephede birşeyler yaşanacaktı. Yanlış oyuncu seçiminden olmadı.
            Beni diziye ilk çeken oyuncular ve arasındaki kimya sonra da senaryo oluyor. Mesela biliyorum istanbullu gelin kaliteli bir iş. Ama aşk hikayesi beni çekmedi. Zevkime uymuyor. Sen sak ta sevecek bir şeyler buldun. Ben o diziyi iki dakika bile izlemeye tahammül edemiyordum. Özellikle de şivelerden ötürü. Zaten zevkime uymadı. Hikayesi ve yamaç karakteriyle Çukuru sevdim. Onu da rezil ettiler. Üçüncü sezon olsun yamaçı izleyelim diyordum ama keşke başarılı bir proje olarak bu sezon bitseydi. Efsane olarak hatırlardık.
            İstanbullu gelinin senaristi yeni sezonda kuzguna gelse keşke

          • Kore

            Olabilir bitecekse oyuncu almıyorlardır o zaman bu yüzden.Bende merak etmiştim o dokunma olayını artık önemi kalmadı . Benim için sanırım hikaye önemli o aşkın hikayeside dahil o şekilde hiç sevmediğim oyuncuları bile izleyebiliyorum mesela fahriye burak birce İbrahim gibi. Çukur cidden bitsin ya yazık üzüyor

          • Adam plansız programsız geldiğine haftalar sonra açıkladı bir cümle ile.. ama tutarsız… Çok mu zor uzaktan izlediğine dair birkaç çekim yapmak…

          • Hoşgeldin patron:))) detayları pek yazamıyorlar. Oysa asıl güzellik detaylarda saklanıyor bilmiyorlar

          • Ben Meryem’i seviyorum. Belki Hatice Aslan’ın oyunculuğundandır. Kısa videolarda omun sahnesi çok olmuyor malum ama ilk zamanlarda tam bölüm seyrederken acı çektiğini bana geçirebildi.

          • Bana çok geçmiyor. Yani tmm üzülüyor ama o role o kadar gitmiyor ki hissedemiyorum. Belli benden kaynaklıdır. Sanki birden loto vurup zenginleşip entrika çevirecek gibi :))

    • Vay, ne güzelmiş.

      “benim her yılımda senin hakkın var ” demişti .Sen acı çekerken benim rahat mutlu nefes alıp yaşadığım her yılda senin hakkın var.

      • Kore

        Anlatılmak istenenin hakkı verilen zamanlardan :)))Ama o sahnede utanmıştım mesela çünkü cidden öyle asıl onların bize haklarını helal etmesi gerek

    • Kudret beyaz gömleği, inci kolyesi ile çok karikatürize değil mi? Ben olsaydım bu karakteri daha hayatın içinden yapar ve Kuzgun ile Dila’yı eş zamanlı muhbir olarak kullanırdım ^^

      • Kuzgun kolay kolay muhbir olmaz. Onun amacı hepsini yıkmak.

      • Kore

        İmajı bir yana teknik olarakta çok zor ya yani türkiye burası böyle bir şey yapamazki