KUZGUN – Har İçinde Biten Gonca Gül

Kuzgun’u  hevesle bekleyip ilk dört bölümde hikayedeki boşluklar, anlamsız diyaloglardan bunalıp bırakıp iki haftadır televizyon ile eş zamanlı izleyenlerdenim. İtiraf ediyorum, bu dönüşün nedenlerinden biri sevgili Gamze’nin tweetleri…  Üstelik benim yeniden ekran başına geçmemi sağlaması yanı sıra  yoğun(!) ısrarıma dayanamayıp yazı bile aldı ^^  Keyifli okumalar…
Kuzgun aşk mı intikam mı

KUZGUN – Aşk mı İntikam mı?

Bu diziyi izlemek için gerçekten çabalıyorum ama nereden tutarsam tutayım elimde kalıyor. Tanıtımlar ile derin bir hikâye olacak diye içine çekti ama geride kalan bölümler ışığında herhangi bir derinlik göremedim. Kuzgun bugüne kadar ayakları üzerinde durmuş, iyi hoş ama kurtlar sofrasına dalacak ve o sofrada kendine yer bulacak kadar güçlü mü? İntikam peşinde koşacak azminin dışında elinde ne var? Mentoru terzi desek, onun tarafından tam olarak emin olamadım ki…İşte 4.bölüm izlenimlerim…
kuzgun

KUZGUN – İlk Tanıtım: Kuzgun’un Doğumu

“Benim adım Kuzgun. Ölümüm üç gün, yeniden doğmam yirmi yıl sürecek!” Game of Thrones izleyicisi olarak ‘kuzgun’ ların ayrı bir yeri var bende. Bakalım bizim Kuzgun da adını aldığı gibi bilge biri mi yoksa kuzey Avrupa’da kabul edildiği gibi lanetli mi?  İlk tanıtımda geçmişe yolculuk beni direk içine aldı bile. ‘Çocukluğum gibi kokuyorsun’ cümlesi ile o bağ kuruldu bile. Anlaşılan o ki eski Türkçe’de karanlık yerler için kullanılan kuz kökünden Kuzgun’un yeniden doğuşunu izlemek büyük keyif olacak…