ufak Tefek cinayetler

UFAK TEFEK CİNAYETLER – Entrikalar Tuzaklar Yalanlar

Ufak Tefek Cinayetler’de 22.bölümü geride bıraktık. Bu cümlede küçük bir düzeltme yapmam gerekir bırakmışız, çünkü izlemeyi koca bölümün tamamı ‘yangın’ ile doldurulan bölüm itibariyle bıraktım. Ama bu yazı bölüm üzerine tartışma için olduğu kadar benim gibi yarı yolda şerit değiştirenlerin en azından Sarmaşık gündemini takip etmesine yardımcı olacak…
tehlikeli karım

TEHLİKELİ KARIM – Yoksa ben dizi değil bir televizyon filmi mi izledim?

Bölümü izledikten sonra düşündüm de Tehlikeli Karım için neydi beni ekran başına çeken? Değişik bir teaser ile çıkış yapmıştı. Komedi mi olacak bu iş diye düşündüren… Fragmanı nasıldı deseniz hatırlayamıyorum. Bölüm günü gazetede okuduğum oyuncuların röportajı olabilir mi? Belki. Ama izlemeden kesin olarak sevdiğim bir şey var ki: Kadro. İlk bölümün üzerine çok yazılır çizilir… Ben hemen ikinci bölüme geçivereyim…
Çukur ŞahMat sevdiklerime

ÇUKUR – Sevdiklerime Kimse Zarar Veremez

“Sana bizi anlatmışlar, belli… Ama eksik anlatmışlar. Kimse benim sevdiklerime zarar veremez. Kimse…” Yamaç bu sözleri yeni kötü karakterimiz Elvis’e söylerken ben de aklımdan aynı cümleyi geçirdim: “Kimse benim sevdiklerime de zarar veremez. Hatta sevdiklerimin sevdiklerine bile…” Elimi kana bular mıyım? Ya da olmayan ekibimi toparlayıp çatapata çıkar mıyım? Cevabı bilmiyorum ama elimden geleni ardıma koymayacağım kesin. Ya sizin?
şahsiyet

ŞAHSİYET – Peki ya Benim Şahsiyetim Ne Olacak?

Agâh’ın yerinde sen olsan adalet için her şeyi göze alır mıydın? Peki ya ‘”İyilik’ diye bir şey var ya, benim için polislik o iyiliğin bir parçası olmak anlamına geliyor” hayat mottosuna sahip bir polis olarak dünyada kötülüğün kalmaması için çaba veren bir katil ile yolun kesişseydi onun dağıttığı iyiliğin de bir parçası olabilir miydin?