ŞAHSİYET – Unutmak İnsana Verilmiş En Büyük Hediyedir

Yazıya teşekkür ile başlamak gerek: Şahsiyet 7 8 9′ da bölüm başlarına yerleştirilen ‘hatırla’ temalı özetler tam gönlüme göre olmuş. Yetkili isimleri etiketleyerek az talep etmedim sosyal medya kanalı ile, ‘ben dedim oldu’ diye kendime pay çıkartmak değil ama doğrusu oldu, güzeli oldu ^^

İlk 9 bölümü geride bıraktık. Son üçlü, Şahsiyet 7 8 9 yayına girer girmek takip eden hafta sonu izleyip bitirdim. 10 11 ve final 12 olarak planlanan yayın programına göre yeni bölümleri haziran ayında izleyebileceğiz. Bu kadar uzun aralar olması sinir bozucu değil mi? Keşke haftalık ilerlese…

 
   
 

 

 

Gelelim 7 8 9 özelinde benim için Şahsiyet’e…

 

 

Haluk Bilginer’i o kadar hayranlıkla izliyorum ki, ders niyetine izlenilesi bir performans çıkartıyor doğrusu… Bu nedenle hep Haluk Bilginer sahnesi olsun istiyorum, isterse hayat dersi niyetine anlatsın, isterse flört etsin, isterse de gitsin listesinden bir isim daha temizlesin… Kabul, akışa ters, biz Firuz’un geçmişini bile bilmek durumundayız ki karikatürize bir ‘kötü polis’ olarak yer almasın hikâye içinde…

 

 

Ve Müjde Ar, izlemek gerçekten keyif. Özellikle İffet’in kült sahnesine yıllar sonra gönderme yapılması da çok hoş olmuş doğrusu… Küfür bile ağzına ne yakışıyor… Küçük bir notum var, bedenine yaptırdığı uygulamalar kişisel tercihidir ama bu tercihlerin mimiklerini etkilediğini fark etmesini dilerim.

Bana göre kadronun en zayıf halkası -inanın Cansu Dere’den bile zayıf, Şebnem Bozoklu.

“Fotoğraflarda annem olsun, babam olsun, bir de ben olayım. Dünyanın en güzel manzarasında olsak da hepsi silinip gitsin bir tek biz kalalım. Çünkü biz bize yeterdik … “

Belki bu zayıflık oyuncu performansından çok karaktere ısınamamış olmamla da ilgili olabilir. Her ne kadar yalnızlığı vurgulanan bir kadın bile olsa onun kolejlerde okuyan, İngiltere’de mastera giden, yıllar boyu kendi ekmeğini kazanmış bir kadının biraz da olsa ‘güçlü’ yanını da görmek istiyorum. Ama alkol etkisinde olsun ya da olmasın hep zayıf, hep güçsüz…

Şenay Gürler ile Haluk Bilginer arasındaki enerjiyi Cansu Dere ile Metin Akdülger’den alamayan bir ben miyim? Tamam, Haluk Bilginer kaynaklı torpil geçiyor da olabilirim ama diğer tarafta da Metin Akdülger karizması diye bir gerçek var.  Sahi Ateş artık basından olmadığına göre salt Nevra’nın sevgilisi olmanın dışında hikâyeye nasıl bir katkısı olacak?  Yoksa Deva’nın önderliğindeki Köpek Öldüren takipçileri ile Ateş’in yolları kesişecek mi?

 

şahsiyet unutmak

Tecavüze uğrayan Nevra mı?

Sadece benim kafam karışmış olamaz değil mi? Tecavüze uğrayan Nevra mı? Cesetlerin üstündeki şeritlerle verilen ‘Hatırla’ mesajı Nevra’ya mı? Yoksa ‘tecavüz’ sadece Nevra’nın yolunu değiştirmek üzere zamanında Tayyar’ın abisine söylenen ve Cemil’in adamları ile de devam ettirilen bir oyun mu? Nevra evin yakılmasını annesinin kocasından öğrendi. Zihni başından geçen tecavüzü unuttursa bile yangını da mı unutturabilir miydi? Son kararım tecavüz olayının zamanında Tayyar’ın abisini uzaklaştırmak için söyledikleri yalan olması yönünde. Siz ne dersiniz?

 

 

Ucunda tecavüz, Roman olmaları yönünde intikam ya da bambaşka bir neden de olsa öyle bir ‘yangın’ var. Öyle bir ‘ailenin ölümü’ de… Yalnız bu ailenin ölümünde ciddi bir örtbas olayı var. Ağır ceza hakiminden tut itfaiyeye, doktora kadar rüşvet/tehdit söz konusu. Cemil o aralar bu kadar güçlü değil? O zaman bu Cemil’i de aşan tüm Kambura’yı kapsayan bir konu. Ama ne?

 

 

Tehdit konusunda hasta raporunu veren doktorun Nevra’nın ziyaretinde söyledikleri çok dikkat çekici. Gazetelerin üçüncü sayfalarında neredeyse gün aşırı okuduğumuz haberlerin nedeni;

“Normalde dolandırıcılık umutla çalışır. Bir dolandırıcı gelip size “bana bir lira ver, sana on lira olarak geri vereceğim” der. Siz de açgözlü iseniz, umutlanırsınız ve ona bir lirayı verirsiniz. Ama bu ülkede artık dolandırıcılar umut satmıyor; kolayı var… insanlar sizden o kadar çok korkuyor ki, telefonda “ben polisim” diyen birine sahip olduğu tüm parayı verebiliyorlar. Eğer bir ülkede dolandırıcılar umutla değil korku ile dolandırıyor ise, o ülkede hiç kimseye ne iş yaptığını ya da kim olduğunu sormazsınız.”

 

Agah Bey’in öldürdüğü adamın cenazesine gitmesi, imam helallik isterken ağzının içinde yuvarladığı kelimelere, o günü kendine ‘off’ ilan etmesine rağmen yeni kurbanının kendi ayakları ile ölüme yürümesi konusundaki şaşkınlığı… Listedeki bu adam her gün öldüğü için kendi belasını kendi buldu, hatırlamayacak bile olsa elini kana bulamaya ne gerek var değil mi?

 

 

Ama en efsane ölüm yolculuğu repliği Cemil için;

 “ ‘Bi’ ihtiyacın olursa’ demiştin, ‘mutlaka gel’ demiştin. Bi’ ihtiyacım var, rica etsem ölür müsün?”

 

 
   
 

 

“Unutmak insana verilmiş en büyük hediyedir!”

Peki ya unutan kim? Unutulan ne?  Hatırla mesajı Nevra’ya mı gidiyor? Nevra Agah Bey’in ‘gerçek’ kızı -ki bu doğum gününü bilmesini destekler, olabilir mi? Eğer öz babası değilse bile Kambura’da olduğu dönemde Nevra’nın annesi Nesrin ile bir ilişki yaşamış olabilir mi? İlişki yoksa bile tanışık oldukları kesin. Nesrin çok derin bir karakter. Az ama öz konuşuyor, hızlı düşünüyor, hemen uyguluyor. Korku nedir bilmiyor ki, Nevra’ya söylediği “Korkmaktan korkma!” manidar aslında…

Repliklerinde olduğu gibi duvar yazılarında bile uzun uzun düşündürmesi televizyondaki çoğu sabun köpüğü diziden sonra ilaç gibi geliyor değil mi?

Bu üçlü seride en sevdiğim replik yine Agah Beyoğlu’dan geliyor;

“Hayatın kıymeti olmazsa hayatın anlamı da olmuyor tabii”

 

 

Son bir alkış da rejiye: Onur Saylak ve Feza Çaldıran… Kadraj, çekim mekanları, renk, ışık… Ve tabii ki müzik…

 

Siz hiç Kambura da bulundunuz mu?

Sahi Kambura nerede? Kambura adıyla geçen belde gerçekte yok. Ama ‘Bölümlerde yer alan yarım adacık neresi?’ derseniz sorunuzun cevabı Bursa’nın doğal güzellikleriyle bilinen Gölyazı beldesi. Kambura’da bulunmadım (İyi ki) ama Gölyazı’da bulundum. Keyifli bir hafta sonu için yolunuzu düşürmenizi tavsiye de ederim ^^

 

Üç bölüm içerisinde en çok 9.bölümün finaline bayıldım sanırım. Bir duymaz, biri hatırlamaz ve biri de Agah Bey…

Yıllarca çalıştığı adliyede “gereği düşünülse de gereği yapıl(a)madı” diye düşünen ve kendi adaletini sağlamak için yola çıkan seri katil Agah Bey ve cinayet şube polisi Nevra Elmas’ın kesişim kümesi ne? Agah Bey’in panosundaki fotoğrafı çizilecek bir sonraki hedef kim? Sorular… Sorular…

 

 

Kısa Kısa…

Sevdiklerim; Hikaye için hikayede animasyon detayını pek sevdim…

Sevmediklerim; Yazarın teletabilerden etkilendiğini düşündüğüm Köpek Öldüren Fan Club

 

Tinky Winky, Dipsy, Laa-Laa, Po ve arkadaşları…

 

Şahsiyet ilk üç bölümün yorumu için tıklayın

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

    • Gözde E.

      Bence Nevra.

    • Gözde E.

      Agah hatırla hatırla deyip duruyor ya, acaba Nevra’ya sana yapılanı hatırla demek istiyor olabilir mi?

      • Öyle olmalı ama yıl tutmuyor?

        • Gözde E.

          Nevra’nın tecavüze uğramış kardeşi var ama öldü olabilir mi?

  • Gözde E.

    #ŞahsiyetFinal, 8 Hazıran Cuma günü son 3 bölümüyle.

    • Vay vay vay… Hümeyra da Agah’ın evinde bu arada…

      • Gözde E.

        Hmmm, bakalım nasıl sonlanacak dizi ?

  • Gözde E.

    Bizim yorumdaşlardan kimse Şahsiyet seyretmiyor mu ya?

    • Sanırım kimse izlemiyor 🙁

      • Gözde E.

        İlerleyen zamanlarda niyetliler var ama

  • Gözde E.

    Merhaba Aslı’cığım, kalemine sağlık öncelikle.
    Ben de bölümlerin ayda 1 yayınlanmasından şikayetçiyim, hem Şahsiyet hem de Dip için. Aradan geçen zamanda nerdeyse diğer bölümlerde ne oldu biraz unutacağım o derece. Bir de insan bu kadar bekleyince heyecan ve merak duygusu çok zayıflıyor. Dediğin gibi haftada 1 bölüm çok ideal olurdu. Aslında ben de o yüzden haftada 1 bölüm seyretme kararı vermiştim ama yazına yetişeyim dedim. 🙂
    Benim için sanırım diziyi takip etmemdeki en önemli sebep Haluk Bilginer. Gerçekten de saatlerce O’nu seyredebilirim. Kesinlike rolünü oynamıyor adeta yaşıyor.
    Müjde Ar’ı da yıllar sonra bir projede seyretmek çok keyifli. Gençliğinin annemin bazı gençlik fotoğraflarına benzemesi O’nu benim için diğer Yeşilçam aktristlerinden ayıran bir özellik olmuştu, o yüzden de çok severim kendisini. Bir ara bir dizide oynamıştı, biraz seyretmiştim ama sonradan bırakmıştım. Dediğin gibi müdahaleler dezavantaj olmuş.
    Şebnem Bozoklu’yu 7. bölüme kadar ben de en zayıf halka olarak görmüştüm. Bana bu rol için avam gelmişti oyunculuk tarzı yani bahsettiğin biyografiye ters. Ama 7. bölümdeki gasilhane sahnesindeki performansını çok beğendim. Avamlıkta da toparlama var. Güçsüz bir kadın evet ama ailevi ve evlilik geçmişine bakınca normal geliyor bana. Baksana ne kadar sevgiye hasret… İş ve okul hayatındaki başarıları özel hayatındaki açlığını bastırmaya yetmemiş, yetmez… Cemil’le gasilhane konuşmasından sonra morg’da birlikte olması da ayrı bir olaydı :)) Herhalde bir adamı çok arzulasam da öyle bir yerde birlikte olmak aklıma gelmez 🙂
    Ranini’deki yorumlarda mıydı bilmiyorum Nevra-Ateş’i çok yakıştıranlar olmuştu ama ben de senin gibi bir enerji göremiyorum ekranda onları yan yana seyrederken. Ateş’in Youtube kanalı açması ile hikayeye bir katkısı olacak herhalde. Bekleyip görelim. Açıkçası net bir fikrim yok.
    Tecavüze uğrayan Nevra diye düşündüm ben de başta senin gibi. Gelen kadının zaten Cemil’in ayarladığı biri olduğunu biliyorduk, Nevra da inanmadı şükür. Peki diyelim ortada bir tecavüz olayı yok, Agah niye bu adamları öldürüyor ve niye o notları yazıyor? Bu açıdan bakıldığından tecavüz var diyorum ama bir yandan da Cemil’in oyunu gibi geliyor tüm bunlar. Peki Cemil’in bundan çıkarı ne? Kafam ciddi karışık :))
    Agah’ın öldürdüğü adamın cenazesine gitmesi, namazını kılması, dua etmesi vs., Cemil’le diyalogları hepsi şaka gibiydi 🙂
    Cemil’in hikayeye katkısı bu kadar büyük olduğuna göre son kurban olacak herhalde.
    Ben de Agah-Nevra-Nesrin arasında bir bağ olduğunu düşünüyorum. Öz babası çıkarsa hiç şaşırmayacağım.
    Senin aksine ben kadrajların çoğunu sevmiyorum. Dekadre dediğimiz olay var bolca, hani Hilal Saral rejisinde sık rastladığımız. Ben bunu sevmiyorum maalesef. Ama diğer beğendiğin teknik şeylerde hemfikiriz 🙂
    Ben de Kambura’nın olarak kullanılan yerin Bursa’da olduğunu anlamıştım. Gölyazı’yı çok duydum, çok fotoğraf ve video gördüm ama maalesef gitme şansım olmadı. Gidebileceğim dönemlerde maalesef kıştı, hava soğuktu. Sonra da içimden gelmedi. Ama şu anda bile hayran olduğum bir yer Gölyazı. <3
    Kesişim kümesini herhalde ancak finalde öğrenebileceğiz. Açıkçası ilk 3 bölüm sonrasında cinayetlerin sebebini öğrenemediğimiz için, Nevra ile ne alakası olduğunu öğrenemediğimiz için hiç mutlu kalkmamıştım ekran başından. Ama şimdi bunu ancak finalde öğrenebileceğimizi kabul ettim ve daha fazla keyif alıyorum diziden.
    Köpeköldüren Fan Club'ı da hiç sevmiyorum. Ama bir seri katilin yaptıklarının gençler tarafından nasıl örnek alınıp iyi bir şeymişçesine hayranlık uyandırması, adına bir hayran kulübü açılması, etiketler vs. bastırılması, kostümlerle gezme olayı falan bunların yanlış olduğunu anlatmaksa amaç, yerinde bir hareket bence. Teletabiler'i de çok severim bu arada :))
    Yeni bölümlerde görüşmek dileğiyle. Çok uzattığım için de affınıza sığınırım sevgili admin <3

    • Gözde Hoş geldin… <3
      Yahu cici dijital platformumuz Amerika'yı neden keşfediyor ki. Hazır keşfedilmişi var. Ya netflix gibi tüm sezon ya da kanalda da gösterilse güncel takip ettiğimiz GOT vb yabancı diziler gibi (gerçi Hulu'da da haftalık galiba) haftada bir. Mis… Hele özetsiz olmasına gıcık oluyordum ki, her bölüme eklemişler… Mis. Yeni bölüm taa Haziran'da biz de teoriler üstüne zaman geçiririz n'apalım…

      Acaba Şebnem Bozuklu kaynaklı mı? Karakter mi? Tam karar veremedim. Karakterle empati yapamıyorum. Mesela kendi ayaklarının üzerinde durmuş ama bir kırılma noktası ile içinde geriye attığı güçsüzlüğü onu ele geçirmiş biri olmasını tercih ederdim ki insan psikolojisine göre de bu daha doğru değil mi? (Bir de hep gülümseyerek konuşuyor ya günlük hayatta, dikkatini çekti mi?)

      Ya Ateş ne kadar ateşli bir adam olsa da Nevra ile alev alamıyor ^^ Ama haklısın youtube kanalından bir şeyler çıkabilir…

      Bir linç var. Tecavüz olması yada sadece iddiası bile linçi tetikler mi? Kesinlikle evet. Peki neden Kambura'dan hiç kimse tecavüzü dile getirmedi. Cemil'in oyunu gibi sanki.

      Cemil son kurban olsun ki doya doya izleyelim Hüseyin Avni Danyal'ı her şartta çok severim…

      Nesrin'in yalnız kalma korkusu vardı. Peki acaba Agah Bey'in Kambura'da olduğu yıllar yalnız mıydı? Mesela şimdiki kocası o yıllarda onu tavlamak istediğinden bahsetmişti. Dolayısı ile bir ilişkisi olabilir. Nevra'nın polis olan babası da üvey babadır…

      Ama yangın Agah Bey'in Kambura'da olduğu yıllar değil. Demek ki çok daha eski bir durum söz konusu. Belki geçmişle ilgili bir konuyu öğrendi Tayyar ve ailesi…

      Ben Gölyazı'ya günlük turlar ile gittim. Hani sabahın köründe alıp akşamın köründe İstanbul'da olanlardan… Gölyazı – Trilye… Çok da güzeldi. Kasabanın yarısı göçmen, inanılmaz misafirperverler… Yaz aylarında çook kalabalık olabilir. Baharı tercih etmek gerek.

      Köpek Öldüren Fan Club'a gelen mesajlar nasıl ama? annemi öldürsün!. Çok tehlikeli hareketler bunlar…

      Dekadre çekim be efeniiim biraz açar mısınız? Çekimler çok yakın plan o mu?

      • Gözde E.

        Şu an baya uykum var o yüzden kolay sorularına cevap vereyim :))
        Fan Club’a gelen o mesajların bazıları çok yerindeydi ya :)) Çekirdeklerin kabuklarını yere atanlara ben de sinir oluyorum. Annem öyle birilerini görse hemen uyarırdı mesela, hiç es geçmezdi.

        Dekadre dediğim çok yakın plan olanlar değil, ben severim yakın plan zaten. <3 Hani bazen karakter sola bakıyor/konuşuyor ama bakış boşluğu olması gerektiği gibi solda değil, aksine sağda oluyor ya öyle kadrajlar işte. Karakter kadrajın soluna yerleştirilmiş, sağ tarafta kocaman bir boşluk. Hele Şahsiyet'te boşluklar aşırı fazla bazen.
        Bir de bazen baş boşlukları da çok ona da takıldım.

      • Gözde E.

        Hoş bulduk efendım <3
        Herhalde ancak teorilerle zaman geçirerek yeni bölüme kadar ne olduğunu unutamayacağız. Yoksa cidden hele bu kadar dizi bolluğunda kafa silmek istiyor birçok şeyi 🙂
        Şebnem Bozoklu için doğru diyorsun hep yüzünden bir tebessümü var. Kesinlikle benim de dizide en empati yapamadığım karakter, işlevi de havada sallanıyordu ki Cemil'le olan flörtü adamın hayatını kurtardı.
        Bu arada tam burda aklıma gelmişken Agah niye seradaki adamı yine silahla öldürmedi de bomba yerleştirdi oraya? Bu, ben sandığınızdan daha tehlikeliyim mesajı mıydı?
        Karakterin adını unuttum Hümeyra'nın oynadığı O'nu da öldürmek niyetiyle mi kaçırdı huzurevinden? Şimdi o iki minnoş teyzeyi de öldürecek mi yani? 🙁
        Bu arada bana başta Ateş çok Orkun gibi gelmişti Medcezir'deki, bir an Orkun'u seyrediyorum sanmıştım. Sonradan o etkisi azaldı.
        Nevra'nın huzurevindeki polis babası zaten üvey olanmış, onu söylediler bölümlerden birinde.
        Valla tecavüz olayı gerçek mi, evi niye yaktılar, Agah nerde, ne zaman, ne öğrendi de bu insanları öldürüyor, biraz daha açar mısınız efendim (sayın senarist yani) :)) Kafamda teoriler üretmek yorucu, dizi seyrediyoruz burda yani aaaaa 😀

  • Gözde E.

    Arada tweet var galiba, göründü sonra kayboldu sağ olsun. Öf yaaa :((

    • Gözde E.

      Ama blog’unuzda uzun yorum yazabilme keyfinin de hastasıyım 😀

      • Eksilerimiz kadar artılarımız da var efeniiim… 😊

    • Ay yapım’in özet videosu 😊 Sanırım videolu tweet daha çok takılıyor 😈