Yüksek Sosyete – Finale Bir Kala

Karşımda beyaz sayfa, kürsör yine yanıp yanıp sönüyor epeyce bir süredir… Bu haftaki yazıda, yani finale bir kala, bölüm üzerine konuşmaktansa Yüksek Sosyete’nin bize kazandırdıklarından bahsetmeye ne dersiniz?

Gerçi bu kararla Metin’in sınırsız özgüveninden, Begüm’ün saçmalıklarından, Bediha Hanım’ın Ece’yi kabullenmesinin hastaneye yetiştirilmesine bağlanmasına attığım kahkahalardan, Işıl’a üzülmemden, özletilen LevSür sahnelerinin güzelliğinden, Ercan’ın Mert’le kimlik değiştirme oyunundaki başarısından, Kerem’in aşk acısıyla kendisini çaya verirken Mert’in alkole sığınmasındaki ironiden bahsetmekten alıkoyuyorum kendimi ama…

 
   
 

Koyu bir Zuhal Olcay takipçisi olmadım ama onu tiyatro sahnesinde izleme olanağı bulan şanslı izleyicilerdenim. Süreyya karakterini öyle bir giydi ki üstüne, bugün bu karakteri başka kim canlandırabilirdi diye sorsanız aklıma alternatif gelmiyor. Ekranda yeniden izlemek çok büyük keyif verdi. Dilerim kendini uzun süre özletmeden taptaze bir projeyle geri döner.

“Bu dünya iyi insanların yüzü suyu hürmetine dönüyor.” der aile büyüklerim. İşte bu sayılı insanlardan biri olarak çıktı karşıma Ece. Biraz düşünün; ekip arkadaşlarını hep sarıp sarmaladı; Cansu’ya can yoldaşı oldu, gün oldu acısını, gün oldu evini paylaştı; Mert’i içinde bulunduğu sahteliklerle dolu dünyadan çekip çıkarttı gerçek sevgiyi öğretti.  Hayata bakış açısıyla içimizden birini gördük ekranlarda, diyaloglarına içten güldük… Belki de ilk defa onunla izledik sokak pilavcısından yemek yenmesini, belediye otobüsüyle işe gidilmesini… Ece karakteri Meriç Aral’la güzeldi, eğlenceliydi. Dilerim yaz ayı başlarında uzun soluklu olabilecek bir romantik komedide başrol olarak izleriz kendisini…

 

Güzel ağlayan adam Mehmet Ozan Dolunay

 

Evrenden Ece’yle tanışmasını takiben dönüşüme uğramış versiyonuyla Mert istemiştim. Dileğim baki. Hatalarıyla sevdim Mert’i, çünkü hata yapmasının nedenlerini görebildim.  Mert değişirken Mehmet Ozan Dolunay’ın performansındaki olumlu değişime de şahit olduk, dikkat edin rahatsız edici mimikleri, başını sallayarak konuşması nasıl azaldı? Kendi adıma gönül rahatlığıyla belirtebilirim ki, ilk defa bu projede karşılaştık ama son olmayacağı belli, yolu açık olsun…

Külkedisi hikayeleri neden gerçek olmasın? Finale bir kala henüz mutlu son olacağı kesin olmasa da klasik yakışıklı zengin oğlan, fakir güzel kız dair masalsı bir birliktelik izlemedik mi? EcMer kalbimde hep farklı bir yerde kalacak. Ya sizin?

Ercan… Resmi sitenin onun sahnelerini özel videolara koyacak kadar değer vermediği ama ikinci 13’te az sayıdaki sahneleriyle diziyi izlenebilir kılan mükemmel karakter… Marketteki komik kıvırcık saçlı arkadaş olarak tanıdım ve çok sevdim. Üstelik şahit olduk ki Anadolu lehçelerine gayet hakimdi. Dilerim daha uzun sahnelerinin olacağı taptaze projeler kapısını çalar Yasin Çam’ın. Ercan olarak severek izledik, yeni projelerinin de takipçisi oluruz değil mi? Benden yana SÖZ.

 

Ve LevSür… Bu çifte dair yazılacak o kadar güzel şey var ki; ilk olarak ikinci şans vurgusu çok güzel değil miydi? Her anlamda umut veriyor insana, orta yaşta bile olsanız AŞK kapınızı her an çalabilir. Peki ya kadının birlikte olacağı erkekten yaşça epeyce büyük olması hiç gözümüze battı mı? Hayır. İzleyici olarak toplumsal tabularımıza yenilip tepki gösterdik mi? Hayır. Dilerim herkes midesinde kelebekler uçuşturacak biriyle karşılaşır yaşamının bir kesitinde. Sevgili okuyucu, söyle bana; bundan daha güzel bir dilek olur mu?

 

25 bölümde kavuşamayan çift olarak tarihe geçecek CanKer

 

Şimdi akıllı telefonlarımızdaki yüzünü kapatan maymun emojisini hayal edin… Kaç paragraf olmuş başrollere hiç değinmemişim.

Koyu bir takipçisi olduğumdan değil tamamıyla rastlantısal olsa da Engin Öztürk’ün tüm projelerini izlemişim. Hepsini birlikte değerlendirdiğimde üzülerek belirtmek isterim ki en iyiden en kötüye sıralamamda Yüksek Sosyete en sonda yer alır. Dilerim alt yapısı çok daha güçlü bir karakteri canlandıracağı, anlamsız uzunluktaki yakın çekimlerle altı çizilen yakışıklılığıyla değil, yeteneğiyle fark yaratacağı kalitede bir projeyle döner ekranlara…

 

Bu projede Hazar Ergüçlü’yü de benimseyemedim.  Bunun nedeni büyük ihtimal Cansu karakteriydi. Her ne kadar duygusal, içten biri olarak yansıtılsa da benim gözümde dengesiz, şımarık zengin kızdan bir adım öteye gidemedi. Farklı dizi projelerinde ve sinemada oyunculuğunun rüştünü çoktan ispatlamasına rağmen belki de sadece karakteri yüzünden performansı epey yapmacık geldi bana. Yeni projelerinde drama kraliçeliğine devam eder mi bilmiyorum ama yolu açık olsun…

 

Levent karakteriyle diziye renk geldiğini düşünen sadece ben miyim? Karakter dahil olduğundan beri şaşkınlıkla takip ediyorum; Nihat Altınkaya’nın bu kadar çok takipçisi var mıymış? Oyunculuğuna ilk defa bu kadar uzun soluklu şahit oldum. Model kökenli olup ekranda mumya gibi durmayan sayılı aktörlerden olduğu kesin. Dilerim farklı projelerde en kısa zamanda yollarımız kesişir…

An itibariyle farkına vardım ki yazıyı biraz daha uzatırsam haftaya final için yazacak bir şey kalmayacak. Yorumlarda görüşmek üzere veda etme zamanı…

Sağlıcakla kalın  (bedenen olduğu kadar ruhen de)

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar