YüksekSosyete – ‘Herkes bilsin sizi,çünkü bunlar AŞK izi’

Sevgili Evren, bana oradan bir ‘Mert’ fırlatabilir misin? Lütfen, lütfen, lütfen…  Hopps, bi’ dakika; her zaman olduğu gibi yine eksik mesaj gönderdim, son sürümden olması detayını eklemeyi unuttum.  Diziyi ilk bölümlerinden beri takip edenler bilir;  biz Mert‘i hedefi her çiçekten bal almak olan iflah olmaz bir çapkın olarak tanımadık mı? Aman aman, öylesi eksik olsun, ‘Saf Romantik’ Mert Çalhan ise gelsin kalbimize konsun!

‘Çapkın’ Mert Çalhan’nın ‘Saf Romantik’ bir adam olma yolundaki yolculuğunu inanılmaz keyif alarak izleyenler kimler? Beni listede ilk sıraya yazabilirsiniz.

 
   
 

Gelin 7.bölümün EcMer sahnelerine birlikte bir göz atalım;

Mert’in babaannesini hiçe sayıp Ece’ye koşmasına kocaman alkış… Cansu’nun tasvirinde Ece’yi gelinlikle hayal ettiğinde yüzünde beliren gülümsemeye ise onlarca kalp emojisi…

Cansu’nun düğün tasvirinden;

“Beyaz gelinliğin içinde Ece’yi hayal et, beyazlar içinde Ece, kuğu gibi süzülüyor, hayatının en mutlu günü, aşkla damada yürüyor” … 

Cansu kadar kötümser değilim, ben de damadı Mert olarak hayal ettim, ‘adamın biri’ olarak değil…  Ya siz?

Kesinlikle Ece depresyondan ilk kurtarılacaklardan olmalı! Her daim gülümsemesine, neşe saçmasına öylesine alıştık ki, depresyonlu hali hiç çekilmiyor doğrusu. Tüm gıda desteğinin yanı sıra ‘açık havada çıkıp dolaşmak’ ne güzel hayırlara vesile oldu değil mi?

Cansu’nun desteği ile hazırlanan ‘depresyondan kurtarma çantası’nı pek sevdim. Tam acil durum çantası gibi. Tatlı/tuzlu en sevilen yemekler, gülmelik /ağlamalık filmler… Ece de kendince sofrayı kurmuştu ama kavanozdan şansına ilk adım olarak kutularca en sevdiği yemeği geride bırakıp ‘dışarıya çıkmak’ düştü.

Dışarı çıkmalı, çünkü  ‘Hayat kısa, kuşlar uçuyor’  – Cemal Süreya, pek severim… Bir dost tavsiyesi, her sıkıntınızda bir doz alabilirsiniz, önerim klişe gibi gelebilir ama inanın bana iyi gelir…

İki düğün, iki birbirinden farklı düğün… Bizi iki ayrı dünyaya götürüverdi. Ece ile Mert’in şansına mahalle düğünü ve davullu zurnalı ‘kız alma’ ile başlayan düğün merasimi düştü. Mert’in ‘sandığın üstüne oturup bahşiş beklenmesi’ geleneğini bilmesini beklemiyorduk elbette ama ne güzel uyum sağladı değil mi?  Ardından müzik başlasın, vur patlasın çal oynasın… Haydi dansa, oturmaya mı geldik…

Ece (nam-ı diğer Nurten’e) ile Mert’e ne çok yakıştı evlilik oyunu. Üstelik oyun vesilesi ile gerçekler açığa çıkıyor, ne güzel… Demek Ece’yi meyvelerin yanında ilk gördüğünde ‘buldum aradığım kızı’ dedin Mert Bey? İleride duymak istediğimiz cümleler şimdilik kandırmaca da olsa birer birer dökülüyor ağızlarından…

  • Karıcım bak bizim şarkımız çalıyor, hadi dans edelim.
  • Edelim kocacığım.

Dans bedenen ilk yakınlaşmalarıydı Ece ile Mert’in… Ece tedirgin; Ece ellerini nereye koyacağını bilemez; Ece göz temasından kaçınır ama bu bile Ece için kocaman bir adımdır… Sizce?

Cömert düğün hediyesi (Mert Çalhan’a da bu yakışır) ve Ece’nin yıllar önce kaybolan annesinin hikâyesini hızlıca ileri sarıp gelelim son sahneye ve Mert’in muhteşem jestine;

Senaryolarda, sevdiceğe özel hediyeler konusunda, özelikle adamın hali vakti de yerindeyse, düzinelerce çiçek, kapatılan restoranlar, göktaşı büyüklüğünde tektaşlar, seyahatler gördük ama Mert, son dönem izlediğim dizilerden yola çıkarak, bu konuda çıtayı doruğa çıkarttı. Alaattin’inin sihirli lambasındaki cin gibi, bir anda lambadan “Sokak lambası” çıkartıverdi. Sonucunda öpücüğü kapması garantiydi, ama en güzeli Ece’nin delişmen kalbine de hop yerleşivermesi oldu.

Hele ki bu sahnenin son cümlesini defalarca dinleyebilirim:

“Ben annenin ışığı ile aydınlatamam belki hayatını ama bu sokak lambası ile sokağını aydınlatırsam o gün güzel bir gündür benim için”

Sevgili okuyucu, ben evrenden Mert istedim, senin içinde  ‘tatlı sürprizlerle dolu aydınlık güzel günler’  dilerim…

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar