BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – Hakikat

Bir Zamanlar Çukurova  sezonu  her üç kategoride de lider kapattı. Reytingler ise total kategorisinde 10,31 ; AB kategorisinde 8,88 ve 20+ABC1 kategorisinde ise 9,81.

Konuk yazarım Gözde dizinin sezon finali izlenimlerini kaleme aldı. Keyifli okumalar ^^

 
   
 

 

Yayınlanan 35. bölümüyle Bir Zamanlar Çukurova da sezon finali yapan diziler arasına katıldı. Olan bitenden memnuniyetsizliğimden dolayı uzun süredir bölüm yazılarını yazmak içimden gelmiyordu, özellikle Züleyha’nın Yılmaz’a yazdığı mektubun bölümlerdir okunamaması ve sürekli başına gelen saçma şeylerdi bunun nedeni. Diziye dört bölümlük konuk oyuncu olarak katılan Ercüment karakterinden de hiç bahsedemedim haliyle ama zaten gelişi diziye ne sağladı onu da pek anlayamadım. Yan karakterlerden Gülten’in hayatını zorlaştırmak için miydi yani gelişi? Belki Yılmaz’ın O’nu meşru müdafaa için öldürmüş olduğu gerçeği yeni sezonda ayağına dolanır, kim bilir?

Ne yazık ki sezon finali beklediğimden daha heyecansız geçti. Çok büyük gelişmeler yaşandı diyemem final sahnesi hariç.

Hiç beklemediğimiz bir şekilde geçtiğimiz bölümü Züleyha’nın hamile olduğunun ortaya çıkmasıyla noktalamıştık. Ben Züleyha O’nu sevmediği için Demir’le ilk gecenin dışında birlikte olmamıştır, Demir de Züleyha’nın aşkını kazanabilmek için bunu kabullenmiştir diye düşünüyordum doğrusu. Ama ne yazık ki Züleyha eşlik vazifesini yerine getirmiş onca olan bitenin arasında bile.

Geçtiğimiz bölüm Demir’in kısır olduğu gerçeğini aslında ilk evliliğinden beri bildiğini öğrenmiştik. Bundan Hünkar’ın da haberi olmuştu. Eminim kimi seyirciler kendinden olmayan Adnan bebeğe sahip çıktı, O’na baba oldu diye düşünmüşlerdir. Ancak ben bile isteye Yılmaz’ın çocuğunun üstüne yattığını düşünüyorum. Sonuçta Yılmaz bebeğin doğumu ile eş zamanlı hapisten çıkmıştı. Daha bebekle tam bir bağ kurmadan O’nu babasına vermeliydi Demir, sevenleri de kavuşturmalıydı. Gerçek sevgi böyle olur çünkü. Ama O, bunu yapacağına Yılmaz’a eziyet edip sırtından vurmuştu hatırlarsanız.

 

 

Tabii bu yüzden Demir bebek haberini aldığında şok oldu ve Züleyha’nın kendisini Yılmaz’la aldattığını düşünüp O’nu ihanetle suçladı. Bu düşüncesi normal olsa da bir kadına söylenebilecek en ağır itham bu olsa gerek. Bu iftirasının bedelini mutlaka ödemesi şart.

Demir ile Züleyha arasında yaşanan yüzleşme sahnesi bölümün duygusu, heyecanı en kuvvetli sahnelerindendi. Özellikle Hilal Altınbilek mükemmel bir oyunculuk sergiledi. Demir’in kıyamayacağını bilsem de silah patladığında Züleyha’yı yaralamış olabileceğini düşünmüştüm. Uzun zamandır görmek istediğimiz Züleyha’yı gördük bu sahnelerde. Artık hiç kimse Züleyha’nın Yılmaz’a olan aşkının büyüklüğünü sorgulamayacaktır. O’nu Demir’e de aşık gibi davranmakla suçlamayacaktır. Ben zaten hiçbir zaman Demir’e aşık olmaya başlar gibi bir hava sezmemiştim. Sadece çok yalnız, kimsesiz, çaresiz ve Yılmaz’dan yana ümitsiz olduğu için Demir’e sığınıyordu zaman zaman. Yerinde olsam belki ben de böyle davranırdım.

Demir Züleyha’nın neden kendisiyle evlenmeye razı olduğunu öğrenirken bizler de Züleyha’nın onca zaman neler hissettiğini öğrendik. Züleyha bu cümleleri kurarken aklıma Demir’le gerdek gecesindeki yüz ifadesi geldi. Yerinde olsam nasıl dayanırdım diye düşündüm… Karakteri bugüne kadar en iyi anladığımız sahneydi kesinlikle.

 

“Yılmaz ölmesin diye oturdum ben o nikah masasına. Yılmaz ölmesin diye. Annen beni tehdit etmeseydi, “Ya Demir’le evlenirsin ya da Yılmaz asılır.” demeseydi oturur muyum sanıyorsun ben oraya?”

“Sen bana her dokunduğunda, her dokunduğunda dedim ki içimden “Yılmaz beni affet” dedim, “Beni affet, ben sana aitim.” dedim. “Bu işkenceye sadece senin çocuğun için katlanıyorum.” dedim.”

“Peki Yılmaz’dan olsaydı ne olurdu biliyor musun? O’nu her gördüğümde kalbimin sesini duymasın diye ellerimi böyle etime geçirmezdim. O’nu her gördüğümde “Ben sadece seni sevdim, ben sadece sana aitim, ölene kadar da seni seveceğim.” dememek için dilimi ısırmazdım Yılmaz’ın olsaydı, keşke O’nun olsaydı.”

 

 

 

Hünkar Demir’in aksine Züleyha’ya inandı, bir mucize olduğunu düşündü. Ama O’nun Züleyha’nın arkasında durup destek olması Züleyha’nın umurunda değil elbette. Tek güzel olan şey O’nun bu evlilikten mutlu olabileceğini düşündüğünü Züleyha’ya itiraf etmesiydi. Peki kendisi evliliğinden ne kadar mutlu olmuş ki Züleyha’dan da bunu bekliyor? Ne kadar bencil bir kadın bu Hünkar ve görünen o ki hiç değişmeyecek. İtibar için herkesi harcadı, oğlunu bile… Demir’in ise Hünkar’ın Züleyha’yı nasıl tehdit ettiğini öğrendiğinde O’na kızmayacağı belliydi. Züleyha’ya aşkı için bir bebeği babasından ayırmaktan hiç rahatsızlık duymayan Demir bundan mı rahatsızlık duyacaktı sanki?

 

 
   
 

 

 

Züleyha’nın hamile olduğunu öğrenen Yılmaz bir kez daha yıkıldı. Fekeli’ye anlattığı gibi köklerini kazıyamadıkları Yamanlar büyüyor diye değil elbette. Bu O’na Züleyha’yı kaybettiğini tekrar hatırlatan yeni bir darbe oldu. Züleyha’nın mutlu olduğu sanıyordu, hamilelikle bu iyice kanıtlanmış oldu. Belki de kapısına Adnan bebekle geldiği günden beri içten içe bir umudu vardı, bu haberle umutları söndü.

Peki Müjgan sen Yılmaz’la neden bu konu üstünde uzun uzun konuşmaya kalkıyorsun ki? Demek ki Yılmaz’ın sana söylediği her şeye körü körüne inandın, hala içinde Züleyha’ya dair hisler olduğundan şüphelenmiyorsun. Aslında evlenmek için bu kadar acele etmese, biraz daha kalbiyle değil aklıyla düşünebilse Yılmaz’ın kendisini yara bandı olarak gördüğünü anlardı Müjgan. Ya da bile bile kabulleniyor bu durumu, bir gün gerçekten sevilmek umuduyla.

Ama yine de Müjgan’a kızamıyorum, bu durumun asıl suçlusu O’na inanmadan bir sürü güzel söz söyleyen, vaatler veren Yılmaz. Yılmaz’ı hayata tutunmak istemesi açısından anlayabilsem de O’nun da bunun için çok aceleci davrandığını, karşısına çıkan ilk adayla hemen bir ilişkiye başladığını düşünüyorum. Müjgan’ın evlenmek için heyecanını bize yansıtan sahneler ise çok gerçekçiydi. Sadece Müjgan’ın Züleyha gibi Yılmaz’a “Yılmaz’ım.” demesi beni aşırı irrite etti. Keşke başka bir hitap kullansaydı, bu hitap ZülMaz’a özel kalmalıydı.

Fekeli’nin Yılmaz’a kin ve nefretle ilgili öğütlerini yerinde bulsam da kendisiyle aynı kaderi yaşamaya gittiğini göre göre susmasından da aşırı rahatsızım. Bırak O senin gibi sevmediği bir kadınla evlenmesin, bırak gerekirse yalnız devam etsin hayatına. Ayrıca her şeyi çarçabuk kavrayabilen, şüpheli her şeyi didikleyip doğrusunu öğrenen Fekeli nasıl olur da hala Züleyha’nın kalbinden geçenleri öğrenemedi? Hünkar’ın bu konuda söylediği her şeye rağmen yine de aklında şüphe olması gerekmez miydi? Neden Fekeli’yi aptal aşık modunda bir adama dönüştürdünüz? Bizim tanıdığımız Fekeli’ye hiç yakışmıyor bu durum.

 

 

Yılmaz’ın Züleyha’yı hala unutamadığını dile getirdiği, anıları aklından geçirdiği köprü sahnesiyle ona paralel kurgulanan Demir’in intihara teşebbüs ettiği sahne yine duygusu ve çekimleriyle bölümün en beğendiğim sahnelerinden oldu. Demir’in bunca yaptığı kötülük olmasa O’nun acısından etkilenip, üzülebilirdim doğrusu. Bu da Murat Ünalmış sayesinde. Hiç beklemediğim kadar başarılı canlandırdı Demir’i, karakterinin gelgitlerini sezon boyu çok iyi yansıttı.

 

 

Demir’in Yılmaz’la karşılaştığında O’na silah çekmesine ise hiç şaşırmadım. Ancak birkaç bölümde bir vurulan Yılmaz’ı vurmaması doğru bir senaryo hamlesiydi. Bu konuda yeterince tekrara düşüldü zaten. Ancak Yılmaz sen neden kendini öldürtmek için karşındaki adamı kışkırtıp duruyorsun? Belki de içten içe düğün ertelensin diye böyle yapmıştır ha, ne dersiniz?

 

 

Fekeli ise Hünkar’a bunun nedenini bilip bilmediğini sorduğunda Hünkar’ın bilmediği yönündeki cevabına ne kadar çabuk inandı yine her zamanki gibi. (Pofff!) Bir Fekeli, iki Müjgan, bu iki karakterin de gözleri aşktan o kadar kör olmuştu karşısındakinin yalan söylediğini fark edemiyorlar.

Yılmaz’ın Demir’i davet etmesi gibi Fekeli de Hünkar’ı düğüne davet etti düşmanlık bitsin diye. Yılmaz’ın hayatını değiştiren, O’nu mutsuz eden Hünkar’ı düğünde görmek hiç hoş değildi. Ne o öyle dalga geçer gibi düğüne gelmek… Bence Hünkar oraya barış için değil Yılmaz’ın evlendiğini gözleriyle görmek için geldi.

Dilerim, yeni sezonda Fekeli Hünkar hakkındaki tüm gerçekleri öğrenir ve bu aptal aşık davranışlarından vazgeçip Hünkar’a sırtını döner. Hünkar, O’nun güzel aşkını hiç hak etmiyor.

 

 
   
 

 

 

Yamanlar’ın Şermin’e borç çıkarıp dava açmasını yanlış bulsam da bu konuda Şermin’in de hataları var. Demir’in O’na verdiği paralara sırtını dayamış, üniversite mezunu olmasına rağmen çalışmamış, çok zenginmiş gibi har vurup harman savurmuş yıllarca. Gizlice konağa gelip Hünkar’a beddua da etmemeliydi. Beddua her ne sebeple olursa olsun desteklemeyeceğim bir şey. Ayrıca Saniye’ye Gaffur’la ilgili söylediklerinde haklı bile olsa böyle yapıp O’nu üzmemeliydi. Şermin artık dilini tutmayı öğrenmeli, bu patavatsızlıklarına bir son vermeli.

Züleyha’nın artık eski Züleyha olmama kararına da çok sevindim. En başından beri korkak bir karakter seyrediyoruz. Yeni sezonda güçlü ve aşkına sahip çıkan bir Züleyha görmeliyiz artık. Kabul, Adnan bebeği elinden alıp durdukları için, korkup sinmesi de çok doğaldı ama bu O’na ne kazandırdı? Kendi sevmediği bir adamla bir evliliğe mahkum, üstelik o adamdan hamile! Sevdiği adam ise bir başkasıyla hayatını birleştirdi. Elinde tek hatırası Adnan bebekten başka ne kaldı?

En başından beri olması gereken Demir’le odasını ayırma hamlesini de karnındaki bebeği Şermin’le birlikte aldırmaya gitmesini de normal karşılıyorum. Evet, karnındaki kendi canından kanından masum bir bebek. Ama sevmediğiniz bir adamdan, sizi iffetsizlikle suçlamış bir adamdan kim bir bebek sahibi olmak ister? Kim ona, bu evliliğe daha çok mahkum kalmak ister? Hem bu bebeğin varlığı ZülMaz kavuşmasını daha da çıkmaza sokacak. Hem de aşk için diye diye birçok kötülük yapan Demir mükafatlandırılmış olacak. Züleyha’nın bebeği aldırmaya gittiğini ve muayene odasına girdiğini gördük bölümde, sonucunu ise yeni sezonda öğreneceğiz.

Demir ise İstanbul’a giderek yeni tetkikler yaptırdı ve yüzde on bebek sahibi olabileceğini öğrendi. Kendi canından bir bebeği olacağı için çok mutlu oldu elbette, ama ben ihanet suçlamasında bulunduğu için ve yaptığı onca şeyden dolayı bu mutluluğun sürmemesinden yanayım.

Peki sizce Züleyha bebeğini aldırdı mı? Ben yukardaki gerekçelerden dolayı aldırması gerektiğini düşünsem de kesin aldırmıştır diyemiyorum. Belki de bebeği aldırmamıştır ama yeni sezonda düşürür, siz ne dersiniz?

 

 

Saniye bu bölüm Züleyha ile Yılmaz’dan sonra içten üzüldüğüm tek karakter oldu. Züleyha’nın 2. bebeğine hamile kaldığını öğrendiğinde odasına gidip dövündüğü o anlar hepimizin yüreğini parçalamıştır eminim. Selin Yeninci yine mükemmel bir performans sahneledi bölümde; iyi ki bu dizinin kadrosunda, iyi ki Saniye’ye hayat veriyor. Gaffur’un da Seher’e para götürdüğünü öğrendi. Umarım yeni sezonda O’ndan boşanıp, başka biriyle yuva kurar, anne olup mutluluğu yakalar. Evet, Züleyha’ya birçok kötülük yaptı, ama yine de mutlu olmasını can-ı gönülden diliyorum.

İlk bölümlerde Gaffur, Yılmaz ile Züleyha’nın sahne kimlikleriyle Gülten yakarken eline geçen mektup parçasını saklamıştı. Aynı yere sakladığı paraları Seher’e götürdüğünü, ne Seher’den ne de bebeğinden hiç vazgeçmediğini gördük. Ben Gaffur’un bu kadar çabuk bebeğini sahiplenmesine çok şaşırdım. Ama Saniye’yi boşayıp Seher’e alacağına asla inanmıyorum, O’nu kandırıyordur.

Gaffur’un duvarın çıkan taşının arkasına sakladığı bu kimlikler, mektup ve paraları duvarı yıktırırken tesadüf eseri Çetin buldu ve Yılmaz’a götürdü. Düğün günü neden duvar yıkılıyor? İlk mektubun başına gelenler, en son olarak üstüne boya dökülmesi ne kadar gülünçse bu da öyle. Kimliklerle mektubu Saniye veya Gülten’in oradan alıp Yılmaz’a götürmesi bu duvar kırma olayından çok daha mantıklı olurdu ama Züleyha 2. bebeğe hamile olduğu için yapmazlardı.

Keşke Züleyha’nın yazdığı öbür mektup postada kaybolsaydı da düğün günü eve gelseydi, Yılmaz da onu okusaydı. Böyle gülünç durumlarla karşılaşmazdık biz de.

Haliyle Çetin bulduklarını Yılmaz’a götürdü. Ama ne yazık ki Yılmaz kimliklere bakmakla yetindi ve mektup parçasını fark edemeden onları çekmeceye kaldırdı. Züleyha’nın fotoğrafını eliyle okşama detayı ise güzel düşünülmüştü.

 

 
   
 

 

 

Yılmaz ve Müjgan’ın düğününe dair hiçbir detay atlanmamıştı. Yılmaz olması gerektiği gibi sanki kendi cenazesinde gibiydi düğün günü boyunca. Mutlu olmaya çalışıyordu, ama dikkatli bakan gözler O’nun halini görebiliyordu Fekeli gibi.

Müjgan’ın gelinliğini, saçı, makyajı o yıllarda çekilen filmlerdeki gibiydi. Bu haliyle Türkan Şoray’ı bayağı andırıyordu.

Müjgan’ın annesiyle babasının düğüne katılmaları O’nun açısından güzel bir detay olsa da keşke bu Yılmaz’ın kaba üslubuyla olmasaydı. Geçen bölümde babasıyla telefon konuşmasındaki üslubunu da, yüz yüze görüşmeye gittiğindeki üslubunu da hiç beğenmedim. Yılmaz naif görünümlü bir adam, bu tavırları ise çok kabaydı. Ayrıca Yılmaz’ı kızına uygun görmeyen baba illa böyle paragöz, kalpsiz mi yazılmalı? Pekala birçok baba Yılmaz gibi biriyle kızının evlenmesine karşı çıkar, bu o kadar doğal ki.

 

 

Düğüne davetsiz olarak katılan Hatip Ağa’nın bir olay çıkarmasını da bekledim ama maalesef düğün Yılmaz’ın suratsızlığı dışında keyifli geçti. Sezon finalinde olaysız düğün mü olur? Ama Hatip Ağa’nın sözleri ileriye dair tüyolar verdi. Sanırım Yılmaz’ın karısı olduğu için Müjgan’a zarar verecek ilerdeki bölümlerde.

 

 

ZülMaz’a dair gerçekleri, Yılmaz’ın Müjgan’ı gerçekten sevmediğini bilip bölümlerdir susan Sabahattin’in nikah şahidi olması ise şaka gibiydi. Artık iyice değersiz bir karakter gözümde.

 

 

Yılmaz’ın nikah memuru gelini öpebilirsiniz dediğinde Züleyha’yı hayal etmesi ise beklediğim bir şeydi ancak neden Züleyha’ya Müjgan’ın gelinliğini giydirip, saçını da onun gibi yapıp bu hayali kurdurmamışlar ki? Demir’le evlendiği sahnedeki Züleyha planları kullanılmış bu sahnede. Eğer amaç hem Züleyha, hem Yılmaz isteksiz evlendi aynı şekilde diye göstermekse bu maalesef bana ve birçok seyirciye geçmedi.

Yılmaz ve Müjgan’ın Züleyha ile Demir’inki gibi detaylı gerdek gecesini görmedik ancak sabahki hallerinden birlikte olduklarını anlamak hiç de zor değil. Ben Yılmaz’ın bunu yapabileceğine inanmamıştım, hayal kırıklığına uğradım doğrusu. Umarım bir de Müjgan hamile kalmaz ve işler iyice Arap saçına dönmez.

Düğünün ertesi sabah Yılmaz’ın erkenden kalkıp giyinmesi en azından bu gerdek gecesinin mecburiyetten yaşandığını gösterdi. Yılmaz’ın Müjgan’ı kolay kolay sevmeyeceği iyice belli oldu. Üstüne bir de Müjgan odadan çıkar çıkmaz çekmeceye sakladığı kimliklere bakması da bunu kanıtlıyor. Kimlikleri eline alırken birden araya sıkışan mektubu gördü ve okumaya başladı, ardından kendini bahçeye attı Yılmaz. Acaba bu mektubu düğün öncesi görse ve okusa sizce düğün gerçekleşir miydi? Yılmaz yine de nikah masasında “Evet.” der miydi? Bence yine aynı sebeple “Evet.” derdi. Çünkü O, Müjgan’ı yüz üstü bırakmamak, verdiği sözden dönmemek için evlendi.

 

 

Yılmaz’ın gerçekleri öğreneceği anı çok beklemiştik. Gerçi gerçeklerin sadece bir kısmını öğrendi ama o bile yetti Yılmaz’ın yıkılmasına. Uğur Güneş mükemmel hissettirmedi mi size de Yılmaz’ın duygusunu kısacık sahnede? Beklediğim performansı gördüm. Gözyaşlarına hakim olamayıp, Kurban olduğum.” derken hem haline üzüldüm, hem de gerçekleri öğrendi diye sevindim. Şimdi Züleyha isterse onu mutlu evliliğine inandırmaya çalışsın, Yılmaz asla inanmayacaktır. Adnan bebeği öğrenmesinin bu kadar uzun süreceğini de sanmıyorum böyle düşünen seyirciler gibi:

 

 

Yeni sezonu aklımdaki sorularla merakla ve ZülMaz’a dair filizlenen umudumla bekleyeceğim. Umarım 2. sezonda senaryo toparlarmış olur ve biz özellikle mektubun başına gelenler gibi aşırı saçma, gülünç şeyler seyretmeyiz. ZülMaz kavuşamasa bile yan yana çok daha fazla sahneleri olur. Züleyha artık söylediği gibi cesur, farklı bir kadın olarak karşımıza çıkar. Yılmaz, Züleyha’nın peşini asla bırakmaz. Demir ve Hünkar ise yaptıklarının bedelini öder.

Peki siz sezon finalini nasıl buldunuz ve yeni sezondan beklentileriniz neler?

 

Yazımı renklendiren kolaj resim için birzamanlar_cukurova55 , tweet’ler için  ahmetmevlütadar  ve  Sisss  çok teşekkürler…

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Gözde E.

    Özge Ferhat olayını Erkan yazmadı diye hatırlıyorum ama dizinin geldiği en leş noktaydı :((

  • Gözde E.

    @disqus_43cOsdWIZm:disqus @bukeoguz:disqus @zge_z:disqus Atv yeni sezon tanıtımı nasıl buldunuz BZÇ açısından?

  • Gözde E.

    Merhabalar. Ben o kadar da alt metin okuma seviyesinde değilim ya 😂 Demek ki bana aşırı batmıyor. Hanımın Çiftliği’ni 2. sezonda bırakanlardanım. Ama yorumunuz kesinlikle doğru. Lakin orda esas başrol Güllü’ydü. Haaa bu tabii esas başrol Uğur – Murat diye Hilal Altınbilek’in onların altlarında bir oyunculuk göstermesini gerektirmez.
    Kesinlikle Züleyha-Yılmaz daha uyumlu çift olarak ama Züleyha-Demir’e de uyumsuz diyemem. Demir de iyi karakter olsaydı ikilemde kalabilirdim doğrusu. 🙈
    Müjgan zamanla sevilirim diye düşünüyor olmalı dediğiniz gibi.
    Vahide Hanım aslında yaşça Kerem Alışık’tan küçükmüş ama bence de onun ablası gibi kalıyor. 😄 Yine de karşılıklı seyretmekten keyif alıyorum onları. Ama Hünkar pişman olup, iyiye evrilmeli yoksa bu keyfim kaçacak benim de.

    • wavy

      ozgu namal ‘i ilk defa hanim’in ciftliginde izledim ve basrol kadin oyuncunun kendisi oldugunu ogrenince bayagi bir hayal kirikligina ugramistim cok iyi hatirliyorum.bu cılız sey nasil aga’nin karisini oynayacak diye dusunurken oynamakla kalmadi aslantug’un diziden ayrilmasina ragmen tek basina omuzladi diziyi.nasil guclu bir oyuncu ki izleyici merkezde kadin oyuncunun oldugu bir diziyi merakla sonuna kadar takip etti.erkek oyuncularin baskın oldugu turk dizi sektorunde bu buyuk bir basari ve de bir ilk.burda aynisinin oldugunu dusunun kim izler hilal altinbilek’i tek basina murat ve ugur olmadan:)kadin oyuncular istisnalari tenzih ediyorum ancak sektorun en zayif halkalari maalesef:(bu daha cok yeni nesil oyuncular icin gecerli tabi.sevdigim oyuncu bu isimlerden biriyle partner olacak diye õdüm kopuyor valla yalan yok:)
      hunkar’a gelince, iyiye evrilse de eskiden yaptiklarini unutabilir miyiz sizce?samimiyetine inanamam ben bu kadinin.kendisiyle ilgili en sinir bozucu sey de yaptigi haksizliklari tuhaf bir sakinlikle yapiyor olmasi.bu yuzden sanırım izleyicinin bir kısmı ben de olsam aynisini yaparim kabilinden empati kuruyor kendisiyle.ama yemezler hunkar hanim herşeye karşı adil olmayı öncelikli bir davranış olarak benimsemiş kisiler yemezler onca yaptigin pisligi.iki gencecik insanin hayatına sebep oldun .bu cok buyuk bir vebal.arada agzinin ucuyla soyledigin ‘pismanim’ mavallarinin seni kurtaracagini saniyorsan cook yaniliyorsun.yaptigin secimlerin sorumlulugunu er gec alacaksin kacarin yok.ilahi adalet yarin bir gun tepende…

      • yine spam 🙁

        • Gözde E.

          Neden böyle oluyor acaba devamlı? 🙁

      • Gözde E.

        Kesinlikle Özgü Namal Hanımın Çiftliği – Hilal Altınbilek BZÇ kıyaslamanıza katılıyorum. Keşke bu yaz oyunculuğunu daha da geliştirmiş olarak çıksa karşımıza sezonda 🙂
        Hünkar’ın yaptıklarını asla unutamayız elbette. Samimiyetine inanmam için dönüşümünü o kadar iyi yazmalılar ki ama sanmıyorum bunun olabileceğini. Ama dönüşüm olsa bile mutlaka cezasını çekmeli.

    • wavy

      yazmayi unutmusum gozde hanim.vahide hanim’a en cok yakistirdigim oyuncu talat bulut’tur bu arada:)talat bey gibi biri olsaydi diyecegim su anki partneri ama o kadar farkli bir havasi var ki oyuncunun cekiciligi,karizması artistik yetenegiyle birleşince ortaya cikan sey kendisinden baska kimsede var mi emin degilim:)annem dizisinde biri 43 veya 44 digeri 52-53 yasinda olan bu guzel iki oyuncuyu gönulleri mest olarak izlemisti insanlar hem de basrol olarak:)

      • Gözde E.

        Annem dizisini ben de seyretmiştim, gerçekten de Vahide Hanım’la çok iyi bir ikili olmuşlardı. Vahide Hanım’ı ilk kez seyrettiğim Bir İstanbul Masalı’nda Altan Erkekli ile de iyi bir karı-koca olmuşlardı.

        • wavy

          evet katiliyorum altan erkekli’yle de cok iyi bir cift olmustu vahide hanim.zaten o diziyle populariteleri arttı.ama talat bey’ïn ligi farkli yine de:)turk sinemasinin gelmis gecmis en büyük alfa karakterlerinden biri bence.cok klas ve zarif bir stili var. daha cok gecmisi referans alarak konusuyorum tabi 🙂

          • Gözde E.

            Talat Bey’İ ben de beğeniyorum geçmişten. Yasak Elma’yı takip etmedim, ara sıra denk gelince baktım, şimdi için yorumsuzum 🙂

          • Gözde E.

            Atv yeni sezon tanıtımı nasıl buldunuz BZÇ açısından?

          • wavy

            mujganin keyfi bayagi yerinde.alttan alttan işveli cilveli bakıslari hosuma gitmedi..zuleyha’da mutluluktan ucuyor ve demir’le ayni karede resmedilmis diger ciftte oldugu gibi:( melike i.yalova’yı karadayi’dan severim aslinda ama yilmaz’la uyumlari sıfırın altında oldugu icin burdaki oyunculugundan zerre hazzetmiyorum.nasıl yazilirlarsa yazilsinlar benim icin bu cifti izlemek tam bir iskence.umarim senaristler bu sezon zuleyha’nin basrol oldugunu hatirlar ve mujgan’i da yan rol olarak konumlandirmayi basarabilirler. ah ah sema ergenekon,eylem polat,ortiler veya kara sevda’nin senaristleri gibi marjinal ellerden cikacakti ki bu hikaye su an boyle akil verme modunda degil de dizinin basindan beri vadedilen ama nedense bir turlu senaryoda goremedigimiz destansi aski konusuyor olacaktik.birileri hayrına bu dizinin senaristlerine elciye zeval olmaz diyerek Hitchcock’un “iyi bir film çekmek için 3 şey lazımdır: Senaryo, senaryo ve de senaryo” sozunu hatirlatsa keske…

          • Gözde E.

            Ama tanıtımda herkes keyifli, bütün dizilerin oyuncuları, o yüzden bundan dizi adına bir sonuç çıkarmayalım bence 🙂
            Ben Karadayı’da da pek sevmemiştim, sadece sonlara doğru, burda ise hiç sevemiyorum. Kesinlikle bu sezon Züleyha’nın başrol olduğunu hatırlamalı senaristler.
            Aslında Yıldız Tunç iyi bir senaristtir bence ama BZÇ’de nedendir bilmem çuvalladı. Acaba aynı anda Leke ile de ilgilendiği için mi?

          • wavy

            insallah dediginiz gibidir:)ben senariste guvenemiyorum ne yazik ki. yilmaz ve zuleyha’nin oldugu bir sahne koyamaz mıydı mesela?insanlara umit vermek bu kadar zor mu?cift her sekilde trafo gorevi goruyor zaten.nasil yazacagini bilmiyorsa cifti karsi karsiya getirmesi bile yeter:)cok birsey beklemiyoruz bu son donem senaristlerden.olan uyumu harcamasinlar yeter..
            burda okudum sanirim bir arkadas dizinin cok kaliteli oldugundan bahsetmis.sasiriyorum acikcasi bu tip yorumlara.donem dizisi olupta karakterlerin bu kadar bos yazildigi baska bir dizi daha var mi ?derinlik sıfır.hadi uretemiyorsun anladik saha icinde surekli varlik gosteren yan rolleri tribüne tribündekileri de saha icine cek bari .izleyiciye devam etmesi icin birsey ver.erkan birgoren ekolunden sanırım yildiz hanim:)erkan birgoren gibi baskalarinin buyuk emeklerle insa ettigi hikayelerin uzerine konmasi disinda ortak yonleri pek bir fazla..yazamiyorlar aşkı!
            boyle ne hissettigini bilmeyen kimi sevdigine karar veremeyen bir esas kizdan carpıcı bir ask hikayesi cikmayacagini nasil goremez?goremiyorsa senaryo okuma yeteneği olan insanlarla çalışacak bu kadar basit:)profesyonel degil amator goz bile bunu rahatlikla yapabilir.bu guzelim kadro yine bir senariste kurban gitti.yazik degil mi verilen emeklere??
            melike i.yalova karadayi’da hic olmazsa yan roldeydi ve bu tuhaf diksiyonu orda sırıtmiyordu.partneri necdette boyle klas bir adam olmadigi icin izlenebilirliligi daha yuksekti ciftin.burda basrolle yazildigi icin yaptigi her hareket,soyledigi her soz batiyor izleyiciye..

          • Gözde E.

            Yıldız Tunç Zerda, Aliye, Binbir Gece, Güldünya, Aşk ve Ceza ilk sezon, Paramparça senaristi. Aslında aşkı çok da güzel yazar ama burda ne oldu ben anlayamadım… 🙁 Acaba diyorum ZülDem destekçileri çok fazla çıkınca afalladı mı da Züleyha’yı oturtamadı. Bu arada biz Züleyha’ya tutarsız diyoruz ama başka dizi yorumcularından çok iyi yazıldığını savunanlara da rastladım.
            Melike İpek Yalova neden gidip diksiyon dersi almaz ki… Farkında değil herhalde kendisinin bu iticiliğinin…

          • wavy

            zuleyha cok mu iyi yaziliyormus? cok sıkı takip etmedigim icin diziyi ayrintalara vakif degilim.ama ne zaman kaldigim yerden baslasam surekli ayni olaylar,ayni tepkiler,ayni replikler ..bir kısır dongu icinde debelenip duruyor dizi.zuleyha’nin ben bir ask acisi cektigini gormedim.goren varsa soylesin:)asik olan insan onun gibi mi davranir?kocasiyla balayina gidiyor son derece mutlu hic yas tutan bir hali var miydi?bence yilmaz ortaya cikana kadar basina gelenleri kabul etmis kaderine razi olmustu bile.olaylarin ustunden biraz zaman gecse kocasina alisir ve gonulden de severdi.yahu hadi kocasina rol kesmek zorundaydi bize de mi yapmak zorundaydi ?yalniz kaldiginda sevdiğinin aşkıyla yanmakta fakat sevdiğine kavuşamadigi icin hasret ve hicran pençesinde kavurulan umitsiz bir karakter yazmak bu kadar zor muydu?uzun zamandir bu kadar kotu yazilan bir esas kiz gormedim.erkek yapsa aynisini yumardik gozumuzu acardik agzimizi.burdaki esas sorun esas kizin esas oglan gibi karakterli yazilmamasi.nedir bu senaristlerin kadin karakterlerini boyle aciz, erkege bagimli nereye cekersen oraya gider anlayisinda yazma sevdasi.ayakları yere sağlam basan, sert,cesur,tuttuğunu koparan kadinlar gormek kimi neden rahatsiz ediyor??
            valla b.z.ç birkac zuldem hayranina feda edilemeyecek kadar guzel bir isti.umarim bu sezon toparlarlar da agiz tadiyla izleriz.ayni cizgide devam etmede israr ederlerse izleyici de gereken dersi verir:)

          • Gözde E.

            Ben eksiksiz seyrettiğim halde tutarlı diyemem asla Züleyha için. Aşk acısını da gördük zaman zaman ama yine de diyemem. Bana göre en tutarlı Hünkar ve Demir. Kesinlikle bu sezon toparlamazsa rakipleri çok güçlü böyle bir reyting alamaz. Şampiyonluk ve Mucize Doktor perşembe olacakmış.

          • wavy

            zuleyha su an cektigi ask acisini cok baslarda cekmeliydi.boyle buyuk! birsey yasiyorsaniz o kisiyi unutmak icin birakin birkac ayi birkac senede bile kendinize gelemezsiniz ki burda gordugu şaşadan etkilenip birkac gunde kocasinin koynuna girmis bir kadindan bahsediyoruz:)sevdali bir kadindan cok stratejik bir kadin gordum ben hep.butune yansimayan bagimsiz bir iki sahnesi beni bunun aksine inandiramaz.sadece zuleyha olsa iyi yilmaz’i da erozyona ugratti senarist son birkac bolumde. mujgan’i diziye dahil ederek degil cifti yakinlastirarak yapti bunu.mahir’e bin tane kadin getirseniz doner bakar miydi birine yan gozle?funda eryigit gibi bir ates parcasina takindigi tavirlari hatirlayin, bir saniyeligine bile olsa oldu mu hic tereddutumuz sevdasina bir yanlis yapacagi konusunda:) senarist ikinci kadina oyun da olsa opme sahnesi yazdigi halde:)karakteri o kadar saglam yazdi ki senaristler kimsenin yuregi hop oturup hop kalkmadi o sahnede.ayni sahne siyah beyaz ask’ta olsaydi kiyamet kopardi:)birakin opmeyi ikinci kadin sirf adamin eline krem surdu diye linc ediceklerdi senaristi de oyuncuyu da.burdan anliyoruz ki ,esas erkege gelen ikinci ucuncu kadindan cok nasil yazildigi ve oynandigi onemli:)erkan birgoren gibi total islerde basarili olan bir ismi kalkipta marjinal bir ab isine getirme gafletinde bulunursan sonuc da boyle husran olur.buyuk uktedir s.b.a icimizde hala .bahsetmeden gecemedim:(

          • Gözde E.

            Sba benim de içimde yaradır. Ama Erkan başta iyi yazıp sonra bocaladı gibi geliyor bana.
            Züleyha’ya gelirsek şaşadan adamın koynuna girdi asla diyemem. Hamileliği yutturabilmek için başlarda mecburdu. O evlilik gecesi çektiği acıyı hiç unutamam :(((
            Ve evet Yılmaz Müjgan ilişkisi de haddidden samimi gelişti bana göre de.

          • wavy

            belki dediginiz gibi cok buyuk bir aci cekti zuleyha o gun ancak arkasi gelmedi.sorun da burda zaten.altini doldurmayi birakin bosalttilar iyice bu kavramin icini.yazan ve oynayanin sorumlulugu esit bence bunda.
            erkan iflah olmaz ataerkil bakis acisiyla yazan bir adam ve senaryoda asktan cok aile iliskilerini õn planda tutmanin reyting getirecegini dusunuyor.dizinin ana konusunu bilmeden anlamadan karagul’deki basarisini baz alarak bu dizinin senaristligine getirdi sanirim yapimci onu.hadi ab islerine yabanciydi baslarda neyin tutup tutmayacagini kestiremedi tecrubeyle ogrenir dedik ama yanilmisiz yasadiklarindan hicbir ders almayarak yeteneksiz erkeklerin egosunu sisirmek icin getirildigi sen anlat karadeniz’le de ayni hikaye yasandi:(

          • Gözde E.

            Doğrudur SAK’ı da bıraktım ben, sanırım NefTah düğünden bir iki bölüm sonra. Ve evet SBA’da aile ilişkileri ön plana çıkmaya başlamıştı ve o sahneler ciddi iyi yazılıyordu.

          • wavy

            ben senaristin ask anlayisini da onu isleyisini de sevemedim.ask anlayisi diyorum ama ortada zaten bir ask yok.bunda herkes hemfikirdir sanirim.bu yuzeysel duygularla bir on sene once cekilseydi dizi de gorseydik aldigi reytingi:)karadayi dizisine on yargili baslamama ragmen(imirzalioglu’nun agir buldugum enerjisi ve hep ayni mimikle surekli tekrara dusen performansindan dolayi-onyargimi guzelce yedirdi bana bu arada:) dile kolay uc sene ayni gun ayni saat o koltuga kurulup kendime bir yer bulmaya calistim aralarinda:)final yapali dort sene olmus ancak oyuncularin bana hissettirdigi samimiyeti ,o guzel oyunculuklari unutmam mumkun degil.elbet birgun final yapacakti ama ayni kaliteyi yakalayamadigimiz dizilerle eksikligini bu kadar hissedebilecegimizi de hic hesaba katmadim:(
            burdan karadayi’yla ruhuma dokunmaya basaran sema eylem hanimlara da tesekkurlerimi sunuyorum ,binlerce kez hem de:) ve umarim feride mahir aski tum ask temelli dizilere ornek teskil eder de tutkuyla ekrana baglanabiliriz eski gunlerde oldugu gibi..

          • Gözde E.

            Karadayı cidden çok güzel, çok özeldi. Gerçi ben 2. sezonun ilk 20-25 bölümünü seyretmeyip (özel nedenlerle) sonra tekrar başlamıştım ve o enerji beni tekrar yakalamıştı.
            Sema Eylem hanımların düzgün yazdığı bir işti Karadayı, yazdıkları en düzgün işti bugüne kadar.

          • wavy

            siyah beyaz ask’ta ikinci duzgun yazdiklari is olacakti ama maalesef sartlar buna izin vermedi:( sema hanim’in bu sezon tuba buyukustun’le ayni projede olacagi haberleri dolasiyor.umarim asparagas bir haberdir.sonu simdiden belli olan bir is icin emeklerine yazik senaristimizin..

          • Gözde E.

            Sonu şimdiden belli?? Tuba’nın dizileri hep uzun soluklu olur.

  • yine spam 🙁

  • badem

    Merhaba Gözde,

    Ben de bir süredir seninle aynı hisleri taşıyorum. Senaryodaki anlamsızlıklar, sakız gibi uzayan konular(elbette ki mektup) gereksiz hamleler ve son olarak adını bile zikretmek istemediğim o malum mevzu… Dürüst olmak gerekirse, eski heyecanım ve hevesim olmayarak seyretmeye devam ettim. Bomba gibi bir sezon finali seyredeceğimizi düşünüyordum.Ancak maalesef son sahne hariç bombadan eser yoktu:(
    Demir’in kısırlığının iyileşmesini anlayabiliyorum, nitekim doktorumuz da gerekli açıklama ile aydınlattı bizi bu konuda. Ancak Züleyha’nın evlilik vazifesi dahi olsa Demir’den hamile kalacak boyutta ilişkiye girmesini kabul etmiyorum, edemiyorum. “Yılmaz ölene kadar benim kocam olacak” dememiş miydi? Demir’e “Seni asla sevmeyeceğim” dememiş miydi? Senaristlerimiz Züleyha’yı Demir’e bağlamak için böyle bir yola girmemelilerdi.
    Züleyha’nın Demir’e ve Hünkar’a başkaldırışı çok iyiydi. Nihayet görmek istediğimiz hareketler bunlar diyorum.Umarım yeni sezonda da bu güçlü duruşundan taviz vermez.
    “Sezonun ketumu

    • Gözde E.

      Merhaba Bade. Şaka maka sezon finalinin üzerinde tam iki hafta geçti, zaman ne çabuk geçiyor. Kaldı 3 ay yeni sezona 🙂

      Benim de beklentimin altında kaldı sezon finali. Umarım yeni sezona yine eskisi gibi bomba bir başlangıç yapar ve heyecanımızı tekrar kazanırız.

      O dönemde çekilen filmleri düşününce ben de Züleyha Demir’le birlikte olmamıştır diye umuyordum ama o birlikte olmayan karı – kocalı filmlerde genelde ayrı odalarda yatarlardı. Bir de çoğunlukla erkek kadının zorla, istemeden evlendiğini bilirdi. Tabii biz de aralarında yüzleşmelerden sonra birliktelik tuhaf, öncesi neyse de… Keşke bu birliktelik Yılmaz’la ilgili (Adnan onun oğlu vs) yüzleşmelerden çok önce olmuş, hatta bebek alınma zamanını bile geçirmiş olsaydı. Yılmaz’dan umudunu kesince yüzleşmeye rağmen birlikte olmak aklıma yatmıyor. Evlilik vazifesini her durumda yaptı deyip geçelim en iyisi…

      Yıldız Tunç daha önceki bir dizisinde adamı kapıya dayandırmıştı. Herhalde tekrara düşmek istemedi. Ama ben de bunu beklerdim.

      Bebeği aldırıp aldırmadığından emin olamıyorum doğrusu. Aldırdıysa Demir’in kaba tavrı artar bir tek bunu öngörebiliyorum. Ama aldırmazsa da sevmediği adamdan bir bebek… Zor bir durum.

      Benimle ilgili güzel yorumların için çok teşekkür ediyorum. Muhtemel yeni sezonun ilk birkaç bölümünde yazabilmem mümkün olamayacak. Ama bölümler iyi giderse elbette geri döneceğim.

      • wavy

        merhabalar
        kaleminize saglik.derinlemesine analiz yaptiginiz cok guzel bir yorum olmus.keske senaristler de okusa da yazilanlari bu berbat edilen senaryoya bir ceki duzen verebilseler.hikayenin bir kadinin elinden ciktigina inanmak gercekten cok zor:(naif destansi bir ask hikayesi seyredeceksiniz deniliyor yazilanlar birakin efsane aski son derece yuzeysel ,nasil yazariz da hikayeyi oldugundan daha fazla basitlestiririz anlayisinda askla sevdayla uzaktan yakindan alakasi olmayan sacmalardan secmeler.her defasinda zuleyha ve yilmaz icin kredi verip bastan sona seyrettigimde bir bolumu geriye donup baktigimda ben ne seyrettim diyorum .bombos bir dizi cekiyorlar. hicbirsey yok ortada.carpik hastalikli iliskiler kim kimi seviyor belli degil.surekli niyet okumaya calisan zavalli izleyici.zuleyha karakterini mesela cok dengesiz ve itici yaziyor senaristler.yilmaz’a bu kadar sevdali olacaksin gideceksin seni bin turlu oyunla kocan yaptiklari herife pijama dikeceksin giymeyince de buna bozulacaksin.evliligin ilk gunlerinde zuleyha’nin yuz ifadesinden ve tavirlarindan cikardigim sey demir’i sevmeyi denedi ve sevemedi daha dogrusu severdi de seyirci tepki gosterince demir askindan cark ettirip rotayi yilmaz’a cevirdiler.yilmaz stepnesi oldu zuleyha’nin:) senaristler tuhaf yaziyor evet ancak oyuncu kaynakli olumsuzluklar da var bence.gecen izledigim bir videoda sunucu hilal’e demir’in mujgani yemege davet ettiginde zuleyhanin neden kiskandigini soruyor israrla.oyuncu da defalarca o duygu kiskanma degil dunyada herseyden cok kendisini seven bir adamin bu davranisini anlamlandiramadigindan oyle bir tepki verdigini soyluyor ve size oyle gecmedi mi duygu diye de soruyor.valla bana da gecmedi o duygu dedigin gibi hilal’cim:)senarist yonetmen bizim gorebildiklerimizi gorup seni o noktada yonlendiremiyor belli ama senin de onemli payin var insanlarin ikileme dustugu konularla ilgili.(yalniz intihar ederken arka fonda verilen mektup sahnesindeki performansindan etkilendigimi de itiraf etmeliyim.)yilmaz icin kimse diyor mu mujgan’a karsi soyle hissediyor boyle hissediyor diye.net bir sekilde yaziliyor yilmaz karakteri tamam ama oyuncu da cok iyi giymis rolu.seviyor mujgani ama insan olarak.hayranlik duyuyor icra ettigi meslege ve boyle bir insani kacirmak istemiyor.yilmaz’in tepkileri buz gibi.mujgan disinda herkes urperiyordur bu sogukluktan hos mujganin’da yilmaz’in kendisine olan bu sogukluguna karsi kayitsiz kalmasi anlasilir gibi degil.iliskinin icindeki kisi degil de iliskiye disardan bakan biri gibi davraniyor mujgan. ama burda mujgan’dan cok yilmaz suclu.kizi sevmedigini bildigi halde eski sevdasini unutmak icin gunahsiz birini kullanmasi affedilir birsey degil .bir omur beraber olacaklarina hic ayrilmiyacaklarina dair soz verdigi icin yilmaz’in vicdani rahat sanirim ama iliski ilerledikçe ve derinleştikçe güvensiz bir ilişkide olduğunun sinyallerini almakta zorlanmayacaktir mujgan. Bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünmeye başlayacaktir ayaklari yere bastiginda.o zaman verdigin sozler kurtarsin da gorelim seni yilmaz efendi.harcadin kizi!
        sozun ozu boyle devam ederlerse reytingler daha da dusecek. gittiler hic olmayacak sekilde demir’den cocuk yazdilar kizcagiza..ne olcak zuleyha’nin demir’den yilmaz’in mujgan’dan fekelinin hunkar’dan gaffur’un seherden boyle giderse ortalik cocuk bahcesine donecek.(hunkar ve fekeli icin ufukta boyle bir sey yok su an icin ama boyle birsey olmasi her an mumkun.o kadar itici bir ciftsiniz ki sizi seyrederken kanal degistirmekten kendimi alamiyorum.zerrin tekindor’la iyi bir cift oldugu icin vahide’yle de iyi bir cift olacagini dusunduler ve boyle bir yola girdiler ama hunkar fekeli’nin sevdasi gibi degil ablasi gibi duruyor yaninda.cok uyumsuzlar.fiziksel uyumsuzluklarinin yaninda hunkar bencil ve merhametsiz bir kadin.kendi oglunun mutlulugu icin dunyada ne kadar insan varsa harcayacak bu kadindan sana yar olmaz fekeli aklini basina al artik .annesi bosuna akli gidikken bile bosuna gondermeler yapmiyor kizina)
        diger bebeklerle ilgilenmiyorum ama zuleyha’yi bu igrenc adama ilelebet baglayacak hic birsey olmamali..katil olmamak icin aldirmayacaktir cocugu ama cocuk mumkunse kendiliginden dussun ve yilmaz zuleyha birlikteligine giden bir hikaye izleyelim ikinci sezonda..

        • Merhaba, hoşgeldiniz… yorumunuz onaya takılmış. Şimdi yayında…

        • Gözde E.

          Öncelikle geciken cevabım için kusura bakmayın. Aramıza hoş geldiniz.
          Güzel sözlerinize çok teşekkür ederim, dediğiniz gibi senaristler seyircinin yorumlarını birazcık kaale alsalar dizi senaryo anlamında bu hale gelmezdi. En basitinden gerçekler ortaya çıkmasa bile daha çok ve daha iyi ZülMaz sahneleri seyredebilirdik, karakterler daha tutarlı yazılabilirdi vb. Daha çok şey yazılabilir elbette.

          Ben de sizin gibi o kıskanma olarak nitelendirilebilecek sahnede ikileme düşmüştüm. Aslında hepimiz bizi sevdiğini iddia eden biri başkasına böyle davransa birazcık bozuluruz, şaşırırız. Ama Züleyha’nınki bir tık fazlaydı kesinlikle. Yine de sezonun genelinde ben Hilal Altınbilek’in oyunculuğunu beğeniyorum.

          Dediğiniz gibi senaristler bir an ZülDem yapsak mı dediler bu çifti destekleyenleri görünce, ama bunun ne kadar saçma olacağını geç de olsa fark ettiler ama bu senaryoyu sakatladı.

          Sizin gibi ben de Yılmaz – Müjgan ilişkisinde daha çok Yılmaz’ı suçlu görüyorum; Züleyha’yı unutabilme, yeni bir hayata başlayabilme umuduyla da olsa bir başkasına bunca güzel şey söylememeli, söz vermemeliydi. Gerekirse 5 yıl sonra unuttuğuna tam olarak emin olunca hayatına birini almalıydı. Müjgan da tüm bu sözlere bile isteye inanmayı seçti aileden kaynaklı sevgisizliğinin sonucu olarak, okumuş etmiş ama duygusal olarak zayıf bir karakter. Bu sezon Müjgan kötü karaktere evrilirse hiç şaşırmam doğrusu. Aslında güzel de olur.

          Hünkar ve Fekeli çiftini sizin aksinize görsel olarak beğeniyorum ancak Hünkar’ın tüm yaptıklarından dolayı asla desteklemiyorum bu çifti. Fekeli yaptıklarını öğrenip tekmeyi atsın diye dört gözle bekliyorum.

          Züleyha’nın Demir’den çocuğunun olmasından ben de hiç memnun değilim. ZülMaz kavuşmasını nasıl zora sokarız diye yazıldığı besbelli bence de. Ben de düşmesinden yanayım, hatta. buna sebep de Demir olsun, suçluluk yaşasın kendileri.

          İkinci sezonda dediğiniz gibi ZülMaz birlikteliğine gidecek şekilde yazılsın senaryo, ancak o zaman reytingler düşmeyecek, dizi yine 1. sırada olacaktır. Senaristler, yapımcı, kanal bunun farkındadır inşallah. Birçok yeni rakip gelecek, yoksa 2. olurlar valla.