Çok Özlediklerimizde Bugün: HAYAT ŞARKISI

Özlenenler blogdaki yeni köşe, benim için ise yakın dönem dizileri içinde en çok özlenen olarak ilk aklıma gelen benim için özel olduğu kadar ilkleri barındıran Hayat Şarkısı. İlk defa akşam programlarımı biz dizinin yayın gününü hesaplayıp Salı’yı boş bırakarak ayarladım. İlk defa bu diziyle sırf ekran başına geçip dizi izlemekle kalmadım dizi hakkında yazıları takip etmeye başladım ve hatta aynı fikirde olmasak da sohbetin ortak paydasında keyifte buluştuğum ama yüz yüze gelmediğim arkadaşlarım oldu ve ilk defa bir dizi hakkında yazı yazdım, bu yazı Ranini.Tv serbest köşede yayınlanınca sevinç çığlıkları attım. 2 yıl sonra da olsa günün anlam ve önemine uygun işte o yazı Cevher Malikanesine Ramazan Geldi

Her şeyden öte ilk yazıyı diğer yazılar takip etti aynı sitenin serbest kürsüsünde, ilerleyen zamanlarda da el emeği göz nuru kendi blogum açıldı. Dolayısıyla bu minnoş bloğun açılmasına vesile olan dizidir Hayat Şarkısı…

 
   
 

 

Hangi videoları eklesem? (temsili ben)

 

Şimdi Hayat Şarkısı’nda neyi özledim hazırlamak o kadar zor ki… Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki ilk sezonu (ikinci sezonu da dahil edersem 40. Bölümlere kadar) çoğu sahneyi neredeyse ezbere bilsem bile bugün ekran karşında geçsem bir kez daha aynı keyifle izlerim. Tam da bu nedenle özlenen yazısını özlenen sahnelerle süslerken çok zorlandım. Malum sayfanın teknik sorunlarla boğuşmaması için çok fazla link eklememek lazım…

 

 

Hayat Şarkısı Hülya’nın hikayesi idi. Hülya Çamoğlu Cevher . Salih’in küçük kızı, Bayram’ın gelini, Kerim’in karısı. Yoksullukla bilenmiş, isyankar, hedeflerine ulaşmak için acımasız olduğu kadar gözü kara ama aynı zamanda koca yürekli… Çok zeki, çok çekici… Ve Burcu Biricik, Hülya’yı Hülya yapan isim. Bu performansı ile devler ligine adım attı bana göre…

 

Burcu Biricik gözleriyle duygu geçirebilen nadir oyunculardan…

 

Hikayemiz küçük Hülya’nın küçük Kerim ile karşılaşması ile başladı…

 

“Bu çocuğun gözleri amma da güzelmiş!”

 

“Onunla Ben Evlenicem” ile devam etti…  Küçük Hülya’yı o gün bugün çok sevdik. ‘Hayat Şarkısı’nda Hülya’nın küçüklüğünü Burcu Biricik’in küçüklüğü canlandırıyor’ yorumunu haklı çıkartan benzerliğinin yanı sıra küçük yaşında büyük oyuncu Sibel Melek Arat.

 

 

Bir Değişik Aşk Hikayesi : Hülya ile Kerim

 

Hayat Şarkısı Hülya Burcu Biricik Kerim Birkan Sokullu Hülker Dans Sıla

 

Hülya ve Kerim… Sosyal medya diliyle HülKer. Varsın en uyumlu/en iyi dizi çifti ödülünü göğüslemesinler, benim için uzak ara en uyumlu enerjiye sahip ikiliydiler. Bu enerjinin oluşmasında karakterlerden çok Burcu Biricik ve Birkan Sokullu’nun payı büyük elbette. RTÜK kuralları sınırları içinde efsane sahneler çektiler. İşte bunlardan en önemlisi: Vuslat. Bu sahnede yönetmen Cem Karcı’nın da hakkını yememek lazım. Bihter – Behlül sahnesindeki çıtayı epey yükseltmiş değil mi?

 

 

Buraya en az yirmi tane efsane HülKer sahnesi ekleyebilirim, ama ahh o en çok sevdiğim bir tane ile yetinmek zorunda bırakan teknik konular ^^

Bunlar aşk izi günahımın ilk izi
Yazdım ikimizi herkes bilsin bizi
Bunlar aşk izi günahının ilk izi
Sevdik birbirimizi herkes bilsin bizi

 

 

 
   
 

 

Kızı Olsa Karakteri Ancak Bu Kadar Benzerdi: Hülya ve Bayram Cevher

Hülya ve Bayram Cevher… Burcu Biricik ve Ahmet Mümtaz Taylan öyle güzel paslaşmışlardı ki ikili sahnelerinde… Sanki gerçek bir baba kız gibi… İşte o sahnelerden en özel olanı. Hülya’nın “Sen benim babamsın.” dediğinde boğazında biriken yumruya dikkat eder misiniz?

 

 

Tam bir Drama Queen

Kerim Cevher… Kerim’in savaşı kendiyleydi. Bir yanı hep-maddi olarak Cevher’lere bağlı olsa da özgür olmak istedi, bir yanı da Hülya’dan kopmamak. Hülya’nın onu neredeyse gasp etmesi hep hoşuna da gitti: ‘İstenen olmak’ Öyle kopmamak istedi ki Hülya’dan Aylin olayında gerçeği anladığı halde sırf Hülya’dan kopmamak için organizasyonu yapanı babası olarak kabul etti. Aralarında bir sorun olduğunda Kerim hep mağdurdu, Hülya hep kalpsiz…

 

 

Bu tartışmanın ardından tüm sorunların çözüldüğü dingin günler kadar nice hararetli kavgalar yaşandı. İşte en hararetlisi;

 

 

Kerim’in öfkesi -bu sahneler Birkan Sokullu’nun tartışmasız en iyi performanslarıdır, sizi şaşırtmasın. Bu ilk değil, son da olmadı. Hatta blogda bunun yazısı bile var : Kerim Cevher ve Öfkesi

Sonuçları ne olursa olsun Hülya Kerim’i o kadar iyi tanıyordu ki;

 

 

Her Eve Lazım : Mahir

 

 

Bu yazıda Mahir’e yer vermemek olur mu? En özlenen dizi Hayat Şarkısı ise dizinin en özlenen karakterlerinden biri Mahir. Olgun Toker Alamancı Mahir  -Berlin’de Türkler arasında Küçük İstanbul olarak da adlandırılan bölgesi olan Kreuzberg’den öz be öz Alman olsa bile, tiplemesi ile efsane bir performansa imza attı.   ‘Hayatta bir Mahir’in olsun, sana bir şey olmaz’ dedirtecek kadar… Mahir’in Hülya’nın hayatındaki önemi hiçbir zaman tartışma masasına gelmedi. En civcivli HülKer dönemlerinde bile Hülya’nın hayatında hep Mahir vardı. Hülya Mahir için ‘tek’ dost, ‘tek’ aile ve ancak finalde sessizce dile geldiği üzere ‘tek’ aşk idi.

Bu muhteşem ikilinin birbirlerini en çıplak halleriyle gördükleri sahnelerden biri;

 

 

Hayat Şarkısı’nın en çok sevdiğim oyuncuları birçok projedeki ‘eğitimli’ oyunculardan çok daha iyi performans çıkartan minnak oyunculardı. Ve tabii minnaklardaki bu cevheri ortaya çıkartan ve sahneleri inanılmaz kurgulayan rejinin başarısı tartışılmaz.

İçinde Bahar / Mehmet olan sahneleri aklımdan hızlıca geçirdim ve yazıya eklemek için en çok ağlatanını (en azından beni) seçtim ;

 

 

 
   
 

 

Ve final; Bölümü izlerken fena gaza gelip ciddi ciddi Hülya’nın intikamını bekledim. Ama ah o Mahinur Ergun’un minnoş kalemi…

 

 

Bu nedenle ne mutlu sonu ne de son bölümlerde bize izletilen güç odaklı planları ile ön plana çıkan, empatisi bile tehlike kokan, yer yer histerik Hülya’dan evcimen, ezik hatta eski Hülya’nın stilettosu ile ezip geçeceği türden bir kadına dönüştüğü bölümlerden sahneler tabii ki paylaşmayacağım. Hülya’yı Mehmet’i Kerim’in kucağına bırakıp, gözlerinde bir damla yaş olsa bile oynadığı kumarın bilincinde bir kraliçe edası ile yürüyüp gittiği sahneleri ile hatırlayıp; sevgi kırıntıları toplayan, Kerim çiçek aldı diye sevinen Hülya’ya evrilme sürecini asla kabul edemeyeceğim sanırım.

Bu nedenle gelin gelmiş geçmiş en efsane terk ediş sahnesini hatırlayalım:

 

 

Anıların daha fazla gözünüzde canlanması için blogdaki Hayat Şarkısı bölümüne göz atabilirsiniz…

 

Yazıyı en az dizi kadar izlemekten keyif aldığım fan videoları ile sonlandırmak istiyorum, belki gözünüzden kaçmıştır ^^

 

 

 

 

Yazımı renklendirdikleri için  soulmateXproduction, MariaArt ve xmavids ‘e teşekkürler…

 

Unutmadan, diğer özlediğimiz dizilerin yazıları için Özlenenler kategorisini ziyaret etmeyi unutmayın…

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • İrfo – The-Gamer

    yani gerçekten gelmiş geçmiş izlediğim en güzel en kaliteli diziydi Hayat Şarkısı.Televizyonda Tekrar yayınlansa Tereddüt etmeden izlerim Zaten siteden tekrar izlemeye karar verdim. Youtube de Arada bir gaza gelip 36.bölümdeki kavgaya bakıyordum ‘ulan ne diziydi be’ diyerek.üstelik Burcu biricik gerçekten bu rolü çok başarılı bir şekilde yaptı.Bence kanald nin sitesine gidip soru Yarışmasına katılın hem kendinizi test edersiniz hemde ölmediğimizi belirtmiş oluruz.Keşke Aynı kadro Aynı hikayeyle Devam etse ..

    • Hoşgeldiniz. Testten haberim yoktu, heme çözdüm. Sonuç: Sıkı bir Hayat Şarkısı takipçisisin.

      36 daki kavga gibi efsane birçok sahne sayabilmemiz ne güzel değil mi?

      Açıkçası hikayenin evrildiği son hali hiç hoşuma gitmediği için ben ‘keşke’ 40’lardan itibaren aynı ilk sezondaki dinamikliği ile devam etseydi diyebilirim…

      • İrfo – The-Gamer

        Evet o kadar çok güzel sahneler varki saymakla bitmez Ben şahsen 40dan sonraki bölümlerede razıyım Ve Farkettimde Aradam Tam 1 yıl olmuş.6 haziran 2017’de final bölümü yayinlandi.keşke hikayenin devami gelse hazir aradan o kadar zaman geçmiş hikayeyi nasil devam ettircekleriyle ilgili birşeyler bulsalar Hülya gene zor Durumdayken Mahir gelse Çok saçmalamadan devam etse çok güzel olurdu.Yukarıdada yazdiğim gibi tekrar izlemeye başladim ama sanki hiç izlememiş gibi heycanlanip komik sahnelerde gülüyorum Daha Şimdiden 16.bölümdeyim Gene Zeynep’e Gıcık kaptım 😀 .

        • Ne güzel hatırlattınız… Twitterda paylaştım yazıyı Hayat Şarkısı anısına…

        • Bu arada 16 mı :))) En sevdiklerimden…

  • Bu dizideki Bahar gelmiş geçmiş en sevimli bebek oyuncu olabilir. Arada onun olduğu sahneleri açıp izliyorum 🙂

    • Hoşgeldiniz…

      Bahar’ın en sevdiğim sahnesi ‘Bööö-rek’ 🙂 Özel olarak senaryoya yerleştirilmiş olmalı!.

      Burcu Biricik’in ne güzel bir enerjisi vardı çocuklarla değil mi? Defne’yi uzun zaman instagramdan da takip ettim, çok ama çok tatlı bir çocuk…

  • mavianne mavi
    • Ben uğradım efenimm… Hmm, demek en eski bloggerlardansın, Vay… Kafamın bir dünya olmadığı zaman daha detaylı bakmaya geleceğim…

      • mavianne mavi

        çok teşekkürler canım

  • mavianne mavi

    aslıııı yapabildim yorum şahane
    sevgiler

    • Hoş geldiiiin <3

  • mavianne mavi

    en sevdiğim dizi çiftiydi onlar yazık oldu

  • Buke Oguz

    Selam Aslı ellerine sağlık çok güzel bir yazı olmuş. Dizide benim favorilerim Bayram Cevher ve Mahir.Her eve bir Mahir lazım demişsin ya çok doğru. Çok güzel bir dost arkadaş ve aşıktı Mahir. Kendine bile itiraf edemese de Hulya-ya aşıktı . Aşkını kalbine gömdü gitti.
    Bayram Cevher ne güzel babaydı. Kızına kahve tarifi yaptığı sahne ve bulasik makinesi yerleştirme sahnesi hala aklımda.

  • özlem sarıçam

    Benim moralim çok bozuk olduğu zamanlarda Hayat Şarkısından sahneler açıyorum. En çok güldüğüm tabii ki ”saçmalama ezsek eziği burada olurdu” sahnesi. Gerçi insanları bakın ne şahane sahne diye bin kere izlettiğim için bazıları artık nefret etse de ben her seferinde çok gülüyorum.
    Ben dizi ile içime oturan konu ise Hülya’nın Cem’den intikamını alamamış olması.. Edilgen Hülya o kadar fazla cephede savaş verdi ki Cem ile olan asıl savaşı Cem’in manyaklıkları şeklinde devam etti..

    • Hoş geldin Özlem, bak neden onu da eklememişim ki ben yazıya en sevdiklerimden… Vampiri seviyorum, Çi börek’i seviyorum, ilk dansı seviyorum … vs vs…

      • özlem sarıçam

        Yaaa söyleyince ne kadar güzel sahneleri var değil mi.

    • Ahmet Adar

      Cemden intikam almaması benim de içime battı.Esas savaşı Cemle olmalıydı,tam o esnada dediğin gibi hülyayı edilgen yaptılar.İş kadını olarak da şirkette doya seyredemedik.

      • özlem sarıçam

        Hülya ne karıştıırdı otalığı ne adam ederdi o şirketi.. Aslında yurt dışında böyle senelerce süren projeler var.Keşke farklı açılımlar yapıp devam etselerdi

  • Ahmet Adar

    güsel derleme olmuş,emeğine sağlık.hayat şarkısı tekrarları kanal d de her sabah saat 6.30da yayınlanıyor.ben de ilk bölümleri seyrederek hasretimi gideriyorum.orjinali seri başlamadan önce ön hasırlık olarak 6 bölüme kadar seyretmiştim.orjinalinde almanyaya değilde amerikaya gidiyorlar.ve çocukları on yaşındayken dönüyorlar.ayni çocuk hülya-kerim ilk karşılaşması gibi çocuk mehmet ve çocuk bahar ilk karşılaşması da benser oluyor.Hüseyin-Melek aşkından dönülmesi beni yaraladı ve yarım yamalak seyretmeğe başladım.Hülyanın ev kadınlığına evrilmesini takibetmek çok sıkıcı oldu.orjinalinde olduğu gibi vakit atlamasıyla bahar-mehmet aşkı ve ona karşı çıkan hülya daha ilginç olurdu.

    • Merhaba, Hoşgeldiniz (hatta yazıdan önce gelmişsiniz, fotoğrafları eklemeden yanlışlıkla yayınla’ya basmışım da ^^)

      İçimde kalan yaralardan biridir Hülya – Bahar ilişkisini daha derinden izleyememek. Hele Hülya’nın ev kadınlığına evrilmesini aman aman hiç hatırlatmayın :(…

      Ben Hülya – Kerim’i de izlemeyi seviyordum. Hazer’in gelişine çok sevinmiştim, girişi efsane oldu ama hikayesini ilerletmediler. Israrla 40’larda birşey oldu diye düşünüyorum. Hülya’nın Kerim’in arabasından indiği günü takiben ‘çay doldurayım mı?’ diyecek bir kadın değildi. Çok kötü harcandı çook 🙁

      • Ahmet Adar

        orjinalinde hülya-Bayram Cevher ilişkisi daha hoştu.annesine aşık olduğu için hülyayı koruması,güvenmesi,süheylanın bu nedenle hülyaya takması,Bayram Cevher hastalanınca şirketi hülyaya bırakması,iş kadını hülya seyretmek çok hoştu.Mahinur ergun bunları yaşatmadı.