ÇUKUR – Yan Dünya Çukur Kalsın

Son iki… Çukur ‘un bu sezonunda  epey serzenişte bulunduk ama koca sezon da göz açıp kapayıncaya kadar geçti.

Son iki… Şaka gibi… Kalan bu üç saatte konu nasıl toparlanacak hiç bir fikrim yok. ^^

 
   
 

 

Cio kimdir bilemediğim için Cio Çukur’da Cio’luğunu gösterebilmiş mi, gösterememiş mi bilemeyeceğim. Ama Azer’i sevdim. Onca yaşanmışlığa karşın olaylara sukunetle yaklaşan bir tavrı var. Güzel. Koçovalı kardeşlerde bu tazır bir Yamaç’da var mesela. Ha, paraları yakmak mı sukunetli davranış demeyin. O konu ayrı. O konu kardeşin değerinin para ile ölçülmeyeceğinin göstergesi. Koçovalılar sahte 5 milyon’u vermemişlerdir değil mi?

 

 

Azer Yamaç’ın teklifini kabul eder mi dersiniz?

 

 

 

Azer Timsah ile konuşurken -hatta dertleşirken, bahsetti ya… İstanbul Adana’ya benzemez… Bizans oyunlarının kitabını yazacak adamlarla dolu. Bu arada cümlede geçen Bizans’ı İstanbul’a ve ‘Vay burası İstanbul, Konstantinapolis değil’ diye ayaklanıp az daha senaristi linç edecek izleyiciye önerim var: Genel kültürden bağımsız – replikleri sadece duymakla yetinmeyin dinlerseniz belki kelime oyunlarını fark edebilirsiniz.

 

 

Gelelim Timsah’ın oyununa. Anlamadığım Koçovalı’ların içine düştükleri oyunla birebir aynı senaryoyla mı ipler gerilecek, işler karışacak. Salih ‘ben yapmadım’ diyebildi gönül rahatlığı ile, Azer diyemeyecek mi? Bu doğrultuda küçük bir matematik hesabı yapıp, “beni yapmadığım bir katliamla suçluyorlarsa acaba Koçovalılar’da da benzer bir durum mu oldu” diye sormaz mı? Bence sorar. Sorar sormasına da eş zamanlı olarak Celasun yine ilişkileri bozacak girişimlerde bulunur mu? Bence bulunur. Celasun hikaye içinde bir kenara çekilir misin lütfen. Nasıl mı? Mesela ölerek ^^ Zerre üzülmem, net! Bu konuda Azer’e güvenim tam…

Bu arada Timsah Celil’i çok sevdiğimi bir kez da belirteyim. Belki konuk olma süresi uzar ^^

 

 

 

Bu bölümün efsanesi kesinlikle Cumali. Necip Memili’ye alkışlar… Sıra ile gidersek; kahvehanedeki çıkışı tam nokta atışı idi: “Beni herkesle bir tutma Bebe” ; Damla ile yüzleşmesi ; çatıda kalbi ile aklı arasında yaşadığı gelgitler, Damla’nın yardımı ile plan kurması… Her sahne özelinde izleyiciye duyguyu geçirtebilen çok güzel oyunculuk izliyoruz ya, benden mutlusu yok.  Unutmadan,  “ben böyle bir tek annemin kucağında ağladım” ne güzel bir seni seviyorum cümlesidir.

Damla’nın haykırışında küçük bir kız çocuğu gördüm ben. İsyanında haklı. Diziye geçen sezon dahil olsaydı BSO’ya bile katılabilecek kadar ilgisiz, sevgisiz büyümüş… İyi sıyrıldı. Babasının üzerinden kurulan oyun öyle acemiceydi ki, –  silah ticareti yapan adamlar azılı düşmanlarını indirmeye ne kadar tedariksiz geliyor baksanıza, Uluç reis’e veda edeceğimiz garanti idi. Damla üzüldü, itiraf edeyim ben de üzüldüm…

 

 
   
 

 

 

Yamaç’ın canını daha ne kadar acıtabilir derken sorumuzun yanıtı doğal bir şekilde gelişti. Aliço, Yamaç’ın en sevdiklerinden. Yücel’in elindeki kaşıkçı elması… Aliço Yücel’in elinden kurtulur mu? Nasıl mı? Tabii ki Ali Çoban’ı takip eden adam sayesinde. Aliço’nun istihbaratın özel yetiştirdiği tetikçi olması olası. Merakla bekliyorum geçmişini… Burada önemli bir detay var, Ali Bey kurtarılırsa elbette ki Çukur’a geri götürmeyecekler. Bir süre meraktan deliren Yamaç Koçovalı izleyecek gibiyiz, üzdü…

Bu kurtulma hikayesinde Yücel yara alır mı? Almaması lazım. Çünkü onun ölümü Yamaç’tan olmalı… Ama öyle 45likle sıkılan tek kurşunla değil,aldığı canlar gibi, orjinal bir plan olmalı. Bu nedenle sezon finali sürprizleri için gerçekten tedirginim…

 

 

Gelelim eğlenceli sahnelere;  maç sahnesini çok sevdim. Güldürdü. Seviyorum bölüm içine yerleştirilen bu tür sahneleri. Sonucu da güzel oldu. Ne yaparsak birlikte yapacağız.

(İşte Kubilay Aka’nın tüm ekibi bel fıtığı yaptığı an! –  Yeğenim de benzer hareketle beni MR’lık yaptı,  tecrübe ile sabit.)

 

Son iki… Bakalım Gökhan Bey ne gibi sürprizler hazırladı bizim için…

 

Tweetleriyle yazımı renklendiren   *  ve  melanie  teşekkürler…

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Çukur  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Buke Oguz

    Twitterde yabancı bir tweette Gökhan Horzumun iki Kocovali daha ölecek dediğini okumuştum ama gerçek bilgi mi bilmiyorum tabi. Yamaç sezon finalinde delirecek açıklaması da Horzum’dan gelmişti sanki. Röportajı izlememiştim ama Yamaç’ın durumu tweetlerde paylaşılmıştı. Yamaç’a hangi kayıp daha büyük darbe olur diye düşünüyorum. Idris mi Sultan mı? Yücel annene babana sarıl vaktin varken demişti buradan ikisi de sezon finalinde ölecek diye düşünmüştüm o zaman ama ailenin tüm büyüklerini veda ettirir mi Horzum bilmiyorum. Ikisinden biri kesin ölecekse Sultan’ i kaybetmenin Yamaç’ı daha çok etkileyecegini düşünüyorum. Babasiyla arası hep mesafeliydi ama gerek Vartolu’nun Salih olduğunu öğrendiğinde, gerek Sultan ayarlandıktan sonraki ilk karşılaşmada , gerek Sena öldüğünde Yamaç annesinin kucağında dökmüştü gözyaşlarını. Yucel’in Idris’ten önce Sultan’ı öldürmesi daha olası gibi gelmeye başladı. Sonuçta Sena da Akşin da babadan çok annenin intikamı gibi duruyor. Annenin kaybına karşılık annenin Can’ı mantıklı geliyor. Iki Kocovali ölecekse ikinci ya Salih’in ailesinden biri yada Selim’in ailesinden biri olur gibi. Saadet ölsün istemiyorum hiç. Karaca yada Ayse’nin ölümü üzerine Akın Kocovali diziye dahil olacaktır belki. Babası ile arası nasıl bilmiyoruz ama babasından ziyade annesinin intikamı için gelebilir Akın. Bu bölüm Akını görecek miyiz bilmiyorum. 3.sezon gelir diye düşünüyordum hep. Bir de son iki bölümde çıkması karakter acaba kalıcı olmayacak mı diye de düşündürmedi değil . Seyirci Akın Akın diyor aylardır alın size Akın deyip bu bölüm gösterip sf de Yücel’e öldürtürmüş bir de 🤣🤣
    Şaka bir yana yeni sezona kaç kayıpla gireceğimizi merak ediyorum. Kim ölürse ölsün üzücü olacağı kesin. ( Celasun’a uzulecegimden emin değilim ama belli de olmaz)
    Şimdiden herkese iyi seyirler. Yeni bölüm yazısı yorumlarında görüşürüz.

  • Buke Oguz

    Herkese merhaba :)) Aslı’cığım ellerine sağlık :))
    Şaka maka son iki bölüme girdik ve ben sezon nasıl geçti ne zaman bitti hiç anlamadım. Keşke geçen seneki gibi haziranda da diziler olsaydı erken oluyor bu sene sezon finalleri.

    Bu bölüm Azer gözüme daha bir sempatik geldi diyebilirim. Geçen hafta pek analiz edememistim izlerken karakteri. Bu hafta gerek timsah ile konuşmaları, gerek Yucele posta koymasıyla gözüme girdi. Kocovalilara iyi bir dost olur ama düşman bile olsa mert bir düşman olur. Çünkü adam derdi kimle ise işini onunla hallediyor. Savaş’ı Salih öldürdü sandığı icin onun pesinde mesela. Ondan intikam almak için sevdiği birine bulaşmıyor. Timsah ve Yucelin bu haftaki oyunuyla Azer uyanır da Kocovalilarin Savas konusunda suçsuz oldugunu anlar mi acaba? Aslında yanıldığı konusunda şüpheye düşmüştü de Celasun’un vukuatları sağolsun , Azer tercihini dost olmaktan yana değil düşman olmaktan yana kullandı.

    Yücel için ben de basit bir ölüm istemiyorum. Yavaş yavaş acı çeke çeke ölsün😡😡 Ve mümkünse sezon finalinde veda edelim kendisine. 3.sezona yeni kayıplar vererek başlayacak Kocovali ailesi izlemeye dayanabileceğimi sanmiyorum çünkü .

    Siyah zarf Yamaç gibi bende de klasik koşullanmaya sebep oldu valla. Bu sefer o siyah zarf Alico’m için geldi. Yamaç’ın zarfı görünce yüzündeki korku, eline alamaması zarfı istememesi içimi acıttı. Gül pavyon ile başlayan siyah zarf meaajlari once Sena’nin ilk ve son olmadiginin habercisiydi, ardindan Akşın’in ölum habercisi şimdi de Alico’nun olum emri demek oluyor Yamaç icin ki bunu kaldiramayacak bir durumda Yamaç. Ilk kez Alico Yamaç’ı dinleseydin ve kulübende kalsaydin dedim Yucelin onu aldigi sahnede. Ama hepimiz biliyorduk Alico’nun yardim icin gitmenin yolunu bulacagini.

    Önce korktum bu sefer gidiyor Alico diye ama Ali Çoban’ın hikayesinin ortaya atılması Aliço’nun ölmeyeceğini gösteriyor o nedenle içim rahatladı. Alico’yu peşindeki adamın kurtaracağını düşünüyorum. Ben de istihbarat ile ilgili olduğunu düşünüyorum peşindeki adamların. Babası ise aratan Ali Çoban’ı , Onun da devlet adına çalışan önemli biri olması olası. Seneye mafya ile birlikte devlet ve emniyet de mi dahil olacak Çukur’a acaba?

    Ben de Aliço’nun Çukur’a hemen dönemeyeceğini düşünüyorum. Yamaç bir süre Alico’dan haber alamayacak, öldü mü hayatta mı bilemeyecek. Hatta Yücel Alico zaafını Yamac’a karşı kullanıp onun aklıyla oynayabilir iyice. Belki yeni sezon Yamaç’ı tekrar dış dünya ile baglantiya geçirecek olan Aliço’nun yada Ali Çoban’ın dönüşü olur.

    Bölümün en beğendiğim sahneleri kahvehane sahnesi, Idris’in kardeşleri mac ile terbiye edişi , Salih Saadet Idris Junior sahneleriydi.

    Yalniz VarSad’i boyle mutlu bir aile olarak görmek korkuttu. Gökhan Horzum Yamaç ve Sena’ya kıydı VarSad ‘a da kıymasın , Yücel Saadet’i almasın lütfen…

    Tabi Cumali’nin kendisiyle ve Damla ile yüzleşmesi de güzel sahneler arasındaydı.

    Damla’nın babasının sevgisizligi konusundaki isyanı da yerindeydi. Damla’nın ” biri de çıkarsız sevse beni keşke” deyişi Karaca’nın “biriniz de sevin beni” isyanını hatırlattı. Uluç’un ölümüne üzülmedim ama Damla’nın üzülmesine üzüldüm . Babasını kendi eliyle verdiği icin duyacağı suçluluk ayri , Kocovalıları babasının ölümü konusunda suçlama durumu ayrı. Babasının ölümü ile Damla bir nevi aklanmış oluyor aile içine ajan olarak sızma konusunda. Bu konu aile içinde konuşulacak mi merak ediyorum. Yoksa konu sonsuza kadar kapanacak mı? Damla boşanmayı düşünür mü yoksa bu ölümle Cumali ile daha mı yakınlaşırlar merak ediyorum.

  • Nur

    ALİÇO:

    Çukur’lu değil, kulübesi de Çukur’da değil.

    Günümüzden birkaç yıl önce İdris Baba tarafından sokak serserilerinin elinden kurtarılıyor. Evsiz. Geri dönüşüm işçisi. İdris Baba yaşadığı kulübeyi veriyor, hatta Çukur’da bir apartman dairesi veriyor ama Aliço daireyi istemiyor, kulübede yaşamaktan memnun. Otizm’den dolayı iletişim farklılığı var bu farklılığın ayırdında olanlarla iletişim güçlüğü yaşamıyor.Üstün zekâlı, üstün yetenekli. Orduda eğitilmiş. Yalan söyleyemiyor. Çorba ve gazoz seviyor. Çukulata ile ilgili travması var. Çok okuyor. Hafızası en üst sınırda. Fotoğrafik hafızası var. Uzak keskin nişancı (Sniper)
    Giysileri geri dönüşümden. Teki farklı renk postal giyiyor. Ekmeği dokuz lokmaya bölmek ve kapılardan iki kez geçmek gibi takıntıları var.

    Aliço imajında tahmin edebildiğim alt metinler şöyle;
    Postal giymesi= Ordu
    Postalların farklı renk olması= Avrupa ve Asya kıtaları
    Ekmeği dokuz lokmaya bölmesi türk mitolojsinde 9 rakamının kutlu olması, 9 Oğuz Boyunun olması, Tanrılar, töreler, alametler vs gibi türk kültürünün köklerine dayanan ögelerde 9 rakamı ve katlarının olması.
    Türk kültürü dışında 9 rakamı evrende başlangıç veya sonsuzluk simgeliyor ama o kadar detaylı bilmiyorum.
    9 türklerin destanlarında geçen kültüre malolmuş bir rakam. Ergenekon’dan çıkış 9’lu bir tarih, şu an Google’a bakmayacağım, aklımda olanlar bunlar (uğurlu rakamımın 19 olduğuna inandığımdan bir aralar okumuştum böyle şeyler, maalesef unuttum)

    Annesinin ismi Güzin. Sanırım hayatta? Askerde gönderdiği mektubu okumuştu, annesini sayıklıyor. Babasını ilk kez vurulduktan sonra sayıkladı. Bence hayatta. Ailesi nerde, bilmiyoruz. Babasından bir nedenle korkuyor.

    Askerde yaşadığı ve atlatamadığı derin bir travma var. Küçük bir kız çocuğunun gözünün önünde vurulduğunu görmüştük ama bu derin travma bence onunla ilgili olan değil, içinde bulunduğu tim’e kurulan bir tuzakla ilgili. Ordudan ayrılıp İstanbul’da evsiz yaşaması, izini kaybettirmesi bununla ilgilidir. Bir bölümde Hakkari’den İstanbul’a kadar yürüyerek geldiğini söylemişti. O travma sonrası olmalı.

    Görev yaptığı yerleri saymıştı, aklımda kalanlar; Gürcistan, Ermenistan, Irak.. Gizli görevde olduğu nerdeyse kesin. Yamaç, soruşturduğunda onu kimsenn tanımadığını söylemişti.

    Aliço’yu ordudaki görevinin bir kısmından itibaren biliyoruz. Öncesi belirsiz. Çukur’la ilişkisi İdris Baba ile tesadüfü tanışmasıyla başlıyor ama orası da muallak. Gerçekten tesadüfü bir durum muydu? Bu husus bence önemli bir detay şayet Aliço’nun hikayesi Çukur’a bağlanacaksa..

  • Nur

    Sezon Final sahnesine 4 saatimiz var ve ben de merak içindeyim, bu 4 saatte ne yapılır diye.
    1.sezondan Meliha konusu var.
    Konu her ne kadar Yamaç üzerinde işleniyorsa da şayet hesap bu sezon kapatılacaksa Sultan, Meliha ve İdris arasında kapanması lazım. Yücel’in sonu Yamaç’ın elinden olur. Bir Duvar Yazısında “Maziyi Kül Etmek” deyimi vardı. Tahminim; Yamaç, Yücel’i Gül Pavyonda ateşe verecek.

    Sultan, İdris ve Meliha arasında kan dökülür.
    Sultan, İdris’in kastettiği Meliha’nın canını Meliha’ya bağışlamıştı bir anlamda ona can vermişti. Verdiği o canı Meliha’dan alır diye tahmin ediyorum. İdris’e gelince; hikayenin dışına çıkacağım. Ercan Kesal bu sezonun kendisi için son olduğunu ima etmişti ama bence üçüncü sezon devam edebilir zira İdris’in Çukur’da boşluğu dolmadı, izleyici yokluğunu kabullenemeyebilir. Benim için İdris olmadan Koçovalı Kardeşlerin Çukur’da bir ağırlığı ve hükmü yok. Yamaç bu sezon İdris’in yerini alabilseydi sorun olmazdı ama almadı..

    1.sezondan Vartolu’nun kolyesi konusu halen açık. Bu konu Azer’e bağlanabilir. Azer başlığında yazacağım.

    Akın diziye girecek. Onunla ilgili düğüm; babası kim, Kahraman mı, Selim mi? Bu düğüm 3.S’ye kalabilir ama Akın’ın giriş hikayesi olmalı. Çok merak ediyorum. Selim öldürülecek kanısı çok yaygın hatta Birsen Altuntaş teyit etmiş.. Ama Selim’siz Akın’ı bir türlü hâyal edemiyorum. Baba-oğul izlemeyecek miyiz yani? Valla çok üzülürüm.

    Kubilay Aka dizide kalacaksa; Celasun, Azer’in sağ kolu olur, Azer-Vartolu benzerliğine bir unsur daha eklenir. Azer’e ‘has adam’ verilmemesini Celasun’a yorumladım.

    Cumali-Damla-Yıldız konusunda kafam karışık. Cumali bence hapishaneye dönmez. Sağ ya da ölü Çukur’da kalır. Damla’yı çözebilsem Cumali için tahminde bulunacağım ama Damla, numara mı yapıyor, samimi mi, çözemedim.

    Salih: Bir şey mutlaka olacak. Sağ kalırsa Salih sağ kalmaz Vartolu sağ kalır kafamdaki 3.sezon denklemi tamamen değişir. Salih’in sağ kalması ilgim dahilinde değil. Benim için yok hükmünde.

    En merak ettiğim Yamaç;
    Yücel’i başkası öldürürse gerçekten içimde kırgınlık olur. Yamaç’ın delirmesi ancak son sahnede olur. Üçüncü sezon Yamaç’ı Aliço’nun kulübesinde yaşarken görebiliriz ve tabi sezon ortalarına doğru travmayı yenmeye başlar.

    Aliço’nun hikayesi bence 3.sezona hazırlık. Bu iki bölümde fazla bir şey beklemiyorum, hele de arayanların kimler olduğu, ne istedikleri ortaya çıkarsa büyüsü bozulur bende. Aliço’nun diziye daha aktif katılımından çok memnunum. 3.sezonu sırf Aliço için bile izlerim.

    • Merhaba Nur… hoşgeldin, tüm yorumlarını okudum kalemine sağlık.

      Yücel’in vedası Yamaç’ın elinden olmalı. Ama GOT’da Cercie gibi de olur mu olur. Belli olmuyor bu senaristin işi…

      Meliha neden ölüyor yahu, bence Sultan ölsün, İdris ile Meliha mutlu mesut yaşasın ^^ Sultan’a sinir olanlar klubunde ilk sıralardayım ama fragmandaki çıkışını beğendim <3

      Baba oğul ilişkisi hiç olmamış, yine kopuk bir ilişki seyretmektense Akın – Çukur ; Akın – Yamaç hikayesi izlemeyi tercih ederim. Seçilen oyuncuya da çok sevindim.

      Ben Salih'in veda etmesini çok istiyorum. Havalı bir veda yakışır…

    • Vartolu’nun kolyesini Azer’e nasıl bağladın?

  • Nur

    Bölümde Komiser Emrah’ın müziği çaldı. Aslında bir önceki bölümde de çalmıştı hatta Celasun’un olduğu sahne olması lazım, müzik kulağım olmadığı için benzettim diye düşünmüştüm. Bu bölümde çalınca yine benzettiğimi sandım ama SM’de 2-3 yorumcu yazmış biri Alperen’in fan hesabı, onlar yanılmış olamazlar. Komiser Emrah’ın müziği çok kısa, belli belirsiz çalıyor. Nasıl yorumlamak lazım bilemedim?

    Yıldız, çocuklarını bırakıp gitti. Reji hatası mı, neyin nesi, anlayamadım?

    Damla, ağlarken birden durdu. Yine Damla sahnelerinde tuhaflıklar vardı. Oyuncu ile ilgili mi, senaryo icabı mı, anlayamadım. Damla, başta Cumali olmak üzere herkesi kandırıyorsa ifadeler oturuyor ama yok kandırmıyorsa.. bilemedim.. Damla’nın en başlarda taktığı Yücel’deki yüzüğün benzeri yüzük konusu halen zihnimde bir köşede duruyor..

    • Yıldız çocuklarını bıraktı mı? Ne zaman? Ben izlemedim. Çocuklarını alıp gidiyor diye düşündüm ben…

  • Nur

    Merhaba Aslı. Ellerine sağlık.

    Maalesef son iki.. Bir süre önceye kadar pek umursamıyordum Karakuzular’dan sonra ilgimi toplamakta güçlük çekiyordum ama Azer, Aliço açılımı ve Timsah ile yeni bir soluk geldi ve bitmesini hiç istemiyorum. Keşke Sezon Finali değil de sezon başı olsaymış.. Neyse Sevgili Dizimden 3 ay ayrı kalacağımı şimdilik gözardı edeyim.

    Bölümde maç sahnesini o kadar beğendim ki. İlk sezondan beri içimde ukdeydi, İdris neden oğullarını bir araya getirip sorunlarına çare bulmayı denemez diye. Aklımda hep bir sahne vardı mesela; hepsinden silahları alıp bir sofra etrafında toplayıp, ‘hadi başlayın’ demek, ‘kimin kimle ne sorunu varsa…’ Bu maç sahnesi hem bana o duyguyu yaşattı hem de Sanat’ın nasıl kullanıldığı hakkında bir ders verdi, ufkum genişledi. ‘Vay be, meğer böyle de olabiliyormuş’ dedim. Aileden hariç toplumsal değerlendirdiğimde ‘toplumda gaz sıkışması’ diye bir tabir var ya; maç sibopları açmaya çok iyi bir örnekti. Çukur’un Senaristi bu nedenle benim için çok özel. Ummadığım bir yerde, anda bir anda küçük, önemsiz bir şey oluyor ve beni etkiliyor.

    İdris Bebe nasıl da büyüyor, korkuluğa tutunup ayakta durmaya başlamış. Nasıl minnoş, güzel bir şey o. Gözleri boncuk boncuk. Çok zevk aldığım bir sahneydi.

    Timsah’ın Remzi’nin önünde dansı kayıtlara geçti artık:) Kaç kez izlediğimi bilmiyorum, her defasında gülyorum.

    Azer ve Aliço cephesine ayrı başlıkta değineceğim.. Yamaç ve Salih sahnelerini beğendim. Cumali-Damla, bana hitap etmiyorlar, Celasun’a üzülüyorum onun içinde bulunduğu durumu aktarmak için doğru sahneler seçildiğini düşünmüyorum. Selim’in Karaca’ya atış talimi yaptırmasını da ayrıca çok beğendim.