DARISI BAŞIMIZA – Bu Bir Rüyaydı Farz Et!

Varsın gününde reyting sıralamasında lider olsa da farklı günlerdeki rakiplerinden daha düşük izlenme oranlarına sahip olsun,  Darısı Başımıza ‘nın benim gönlümdeki minnoş konumu baki <3

Konuk yazarım Gözde ‘de benimle hem fikir olmalı ki bölüm ertesi izlenimlerini kaleme aldı. Keyifli okumalar ^^

 
   
 

 

Darısı Başımıza ’nın bu haftaki bölümü hem komik hem de bir o kadar duygusaldı. Bölümde gördüğümüz üç gün içinde birçok şey yaşandı, yeni sırlar ortaya çıktı, yine önemli kararlar alındı. Tıpkı Merter’in Rüya’ya dediği gibiydi:

“1 günde 8 gün yaşıyoruz.”

Rüya sağ olsun, sayesinde bol bol OzÖy sahnesi seyrettik. Önceki bölümü Öykü ile Cem’in hızlandırılmış evlilik kararı ve Rüya’nın Öykü’nün aklını karıştıran oteldeki yabancının Ozan olduğunu öğrenmesiyle noktalamıştık. Önce o kişiyle Öykü’nün yüzleşmesini isteyen Rüya, haliyle evlilik kararıyla geri adım attı ve Ozan’ı Öykü’den uzak tutmaya çalıştı. ‘Kaş yapayım derken göz çıkartmak’ deyimine uygun olarak, servis masasını üzerine doğru iterek Ozan’a zarar vermek isterken Cem’e zarar verdi ve ayağının burkulmasına neden oldu. Rüya’nın bu sahnede “Katil oldum. Katil oldum.” diye olayı abartarak yanlarına koşması çok komikti. Kısa süre sonrasında Öykü ile Ozan konuşmasınlar diye Cem’in ayağına tekrar yastık düşürmesine de çok güldüm. Ama Cem için üzüldüm dersem de yalan olur. Cem’in canının nasıl tatlı olduğunu, başına minnacık bir şey geldiğinde bile pireyi deve yaptığını, bu durumlarda çevresindekileri bezdirecek kadar nazlanmasının, isteğinin bitmediğini de görmüş olduk. Merter, Ozan, herkes bu durumdan şikayetçiydi. Hatta Canan bile odasına Cem’e görünmeden çıktı bu yüzden. O’nun bu halini gören akrabalar bile böyle bir adamla evlenilmeyeceğini söylediler yani ve pek de haksız sayılmazlar. Rüya’nın bu Öykü’yü Ozan’dan korumacı tavırları bölüm boyunca da sürdü.

Bu kaza yüzünden Zerrin ve Canan arasındaki defter tartışması da kısa bir süreliğine rafa kalkmış oldu. Biz zaten lansmandaki olaylardan defterin Canan’da olduğunu biliyoruz bilmesine de… Ama ben Zerrin defteri alsa ne yapacak, o defter ne işine yarayacak hala onu anlamış değilim. Tamam, manevi değeri var ama… Canan hikayelerin aslında kime ait olduğunu açıklasa, gerçeği kabul etse Zerrin bundan memnun kalmaz mı yani? Kalan hikayeleri de telif ücreti ödeyerek kullansa olmaz mı? Herhalde Zerrin bunu kabul eder; ama Canan da maalesef bunu yapacak biri değil, çünkü O hikayelerin yaratıcısı olmakla övünüyor ve bunu bize ertesi gün Ferrin’le buluştuğunda bir şekilde Zerrin’e ait büyük bir sırrı öğrenerek ispat etti. Meğer Zerrin’in kocası Mürsel evi terk edip başka bir kadınla gitmiş ama Zerrin bunu çocuklardan saklıyor, kaptan olduğu için ülke dışında gibi bahanelerle oyalıyormuş onları. Bu yüzden de bu denli güçlü ve sert görünümlü bir kadına dönüşmüş olmalı… Ferrin Nur’la Ozan’ın arasını yapayım derken çok yanlış bir şeye sebep oldu. Ne olursa olsun, dünür olacak da olsalar gerçeği Canan’a anlatmaması gerekirdi. Bakalım Ferrin, Nur’un Ozan’ın yanında işe girmesi konusunda başarılı olabilecek mi? Bir yandan Canan da Amerika’dan yeni dönen eski bir arkadaşını Ozan’la bir araya getirmek istiyor. Bu rolle diziye katılan Ecem Akbin hoş gelmiş. Kendisini Medcezir’den çok severim. Umarım O’nu uzun süre seyrederiz. Gerçi Ozan’ın iki kıza da yüz vermeyeceği ortada, çünkü kalbinde artık Öykü var. Ama bu durumlar Öykü ile Ozan arasında tatlı kıskançlıklara dönüşürse de seyretmesi çok keyifli olur.

Ne yazık ki Ozan’ın Öykü’ye karşı bu bölümdeki tavırları da geçen bölümdekinden çok farklı değildi. Evlilik açıklamasıyla kıskançlıktan deliye dönen Ozan, bulduğu ilk fırsatta Öykü’ye benzer sözlerini yineledi. Cem’den ayrılması için 2 gün süre vermeye kalkıştı. Ama farkında olmadığı bir şey var: Böyle yaparak Öykü’yü Cem’e daha çok itenin kendisi olduğu. Eğer O daha samimi davransa, Öykü Cem’e tam olarak âşık olmadığını anlayacak ve kendiliğinden ayrılacak zaten. Üstelik bu para avcısı şeklindeki sözleriyle Öykü’yü kırıyor ve ilerde yaşanacak güzel bir ilişkiye kötü bir başlangıç yapmış oluyor. Ama yine de bölüm boyu aralarında bu inatlaşmaları, yer yer tatlı didişmeleri seyretmek güzeldi. Sadece kötü sözler sarf etmesinler bunu yaparken tek isteğim o.

 

Darısı Başımıza

 

Cem’in Öykü’yü aldattığı bu bölümde de ortaya çıkmadı maalesef. O’nun bu durumda hala niye Öykü’yle birlikte olduğunu ve evlenmek istediğini de anlamak mümkün olmadı. Üstelik bir de kalkmış “Ben seni aldatmam. Aldatmak benim kırmızı çizgim.” demiyor mu? Pes! Artık bunu anlamak için kafa yormamayı seçiyorum. Birlikte olduğu kız Derya, lansmanın ertesi günü evde dinlenen Cem’i ziyarete geldi. Cem annesine de Derya için ‘Umut’un kız arkadaşı’ yalanını yineledi. Beklenildiği gibi Öykü de Cem’i böyle bir durumda yalnız bırakmak istemedi ve yanına gitti. Tam ne güzel Öykü odanın kapısını açacak ve ikisini samimi bir şekilde görecek diye sevinirken evin hizmetçisi Öykü’ye seslendi ve O’nun geldiğini anlayan Cem, Derya’yı yatağın altına sakladı. Öykü getirdiği filmin hikayesini anlatırken hikâye tıpkı OzÖy’ünkine benzeyince konu birden aldatmaya geldi, tam bu konudan konuşurlarken yatağın altından ses gelince bir kez daha Cem yakalanacak diye heveslendim ama yalan ustası yine yırttı. Sonra da Ozan gelince üçü bahçeye indiler. Ama Derya bir şekilde uzaktan da olsa Cem’e kendini göstermeye devam edince Cem üstün bir çaba gösterip Öykü ve Ozan’ın O’nu fark etmesine engel oldu maalesef. Ne güzel onu yakalayacaklar, gerçeği anlayacaklar, suçluluk duygusundan kurtulacaklar diye bir kez daha heveslenmiştim, yine hevesim kursağımda kaldı. Cem onları önce mutfağa smoothie yapmaya gönderdi, sonra da kendini havuza atmaya kalktı. Ardından da ikisini Sude ile görüşmeye yolladı. Mutfak sahnesinde Öykü ile Ozan’ın elleri birbirine değince heyecanlandıklarını görmemek mümkün değildi. Ama bu anı yakın plan olarak görsek iyi olmaz mıydı? Sadece son el çekme anını gördük ne yazık ki… Bu sahnede Öykü nihayet Ozan’a içimizden geçenleri söyledi. O gecenin sorumlusu ve cezasını çekmesi gereken biri varsa o sadece Öykü değil kesinlikle. Her şeyi isteyerek, birlikte yaşadılar. Ozan kendi suçluluk duygusunu bütün suçu Öykü’ye atıp O’na kötü sözler sarf ederek atamaz üzerinden.

 

Öykü: Hayır o gece ben tek başıma değildim ki bütün sorumluluğunu tek başıma üstleneyim. Sen istiyorsun ki ben ortadan kaybolayım, kayıplara karışayım. Neden, neden ben tek başıma çekiyorum bunu?

Ozan: Çünkü ben senin kim olduğunu bilmiyordum.

Öykü: Bilseydin öpmeyecektin yani?

 

 

Darısı Başımıza
Öykü’yü asla aldatmazmış. Yersen!

 

Lansman gecesinde resmen arkadaş olan Rüya ile Merter’inse karşısında kocaman bir Zerrin engeli vardı. Aynı aileden olan Cem’in Öykü’yle evlenmesine ses çıkarmayan Zerrin’in Merter’e olan bu sert tavrını anlamak mümkün değildi. Neden böyle bir çifte standart uyguluyordu ki? Kızının belki de Engin Deniz takıntısından kurtulmasına yardım edecek bir erkek arkadaşı olmasını istemesi gerekmez miydi yani?

Rüya ilk defa gerçek bir arkadaşım oldu diye sevinirken Merter aslında kitabı için O’nunla arkadaşlık etmek istiyordu ama yine de bu duruma kızmadım. Çünkü aralarında onların henüz tam olarak fark etmediği ama bizim emin olduğumuz bir çekim var ve önünde sonunda aralarında bir ilişki başlayacak. Merter, ertesi gün Cem’e götürüp arasını düzeltmesi için hazır çorba yapıp bunu Rüya’ya getirdi ve ‘Annemin özel tarifi’ dedi. Zerrin özellikle bu kelimeden sonra daha da hiddetlendi Merter’e karşı ve tencereyi yere devirdi. Rüya’dan kaç yaş küçük erkek kardeşini başına bekçi diye dikmeye kalktı. Ama Serkan kim Rüya’ya bekçilik etmek kim? Tabii ki Rüya bir yolunu buldu ve Merterlere çorba yapmaya gittiler. Tabii Serkan hemen Meryem’le ilgilenip Rüya’yı boşladı. Rüya’nın yaptığı çorbaya Harry Potter’daki iyileştirme büyüsü “Episkey” adını vermesi benim gibi bir Harry Potter hayranı için çok tatlı bir detaydı. Rüya’nın Engin Deniz hayranlığının nasıl başladığını da öğrenmiş olduk bu sahnede. Rüya 10 yaşındayken sokakta Engin Deniz’in bir film çekimini seyrederken elinden dondurmasını düşürüp ağlamaya başlayınca Engin Deniz yanına gelip O’nunla ilgilenmiş. Ama Rüya’nın tavırlarından anladık hikâyenin bu kadarla kalmadığını ve aslında hiç de iyi bir tanışma hikayesi olmadığını…

 

Darısı Başımıza

 

 
   
 

 

Öykü ile Ozan Sude’ye gittiklerinde ve ardından gelen bar sahnesinde aralarındaki tatlı didişmelere bayıldım. Keşke hiç o kötü sözlerin sarf edildiği tartışma sahneleri olmasa, didişeceklerse de hep böyle olsa; tadından yenmeyecek. Bu tip sahnelerde aralarındaki uyumu ve enerjiyi çok beğeniyorum. Sude’nin Cem’e attığı mesajda Ozan hakkında söyledikleri de çok komik ama çok da gerçekçi değil miydi sizce de?

 

“Ozan bir robot, ben de bir duygu insanıyım. Hisleri olmadığı için O’nunla iletişim kuramıyorum.”

 

Sude, rolüyle ilgili bir sıkıntı yaşadığı için Öykü’nün yanına gelmesini istemiş. Sonra Öykü’nün tavsiyesiyle rol için gözlem yapması için Öykü’nün bir arkadaşının çaldığı bara gittiler. Ama Sude ellememesi gereken bir gitarla sahneye çıkıp sonra o gitarı kırmaya kalkınca konseri tamamlamak da Öykü’ye düştü, sahneye çıkıp şarkı söylemek zorunda kaldı. İyi ki de kaldı… Elif Doğan’ın sesi gerçekten çok güzel. Hem de Sertab Erener’in seslendirdiği Rüya adlı zor bir şarkıyı söyledi. Bence her bölümde ya da 2-3 bölümde bir mutlaka sesini duymalıyız Öykü’nün. Tabii Ozan da O’nu hayranlıkla dinledi, bu esnadaki baygın baygın bakışları çok güzeldi. Ozan Dolunay güzel bakan adamlardan <3 Bu bar sahnesine Cem’den Öykü ile Ozan’ın birlikte olduğunu öğrenen Rüya ve Merter’de eşlik ettiler elbette. Rüya hiç Öykü’yle Ozan’ı yalnız bırakır mıydı bu saatten sonra? Kardeşi Cem’le evlenmeye karar verdiyse bir abla olarak O’nun da bu durumun bozulmaması için elinden gelen her şeyi yapması şarttı. (Çünkü iyi abla olmak bunu gerektirir.)

Öykü şarkı söylerken videosunu çekenler oldu. Tabii bunu fark eden Ozan adamı bir güzel dövdü, videoyu da bir güzel sildi. E ne de olsa seven kıskanır. Ardından dışarıya çıktıklarında üşümesin diye Öykü’ye ceketini de verdi. Böyle centilmen hallerine hasret kalmıştık doğrusu Ozan’cığım. İyi ki de vermiş, Öykü’cüğüm bütün gece yanında ceket, Ozan’ın kokusuyla uyudu ve sabah uyanırken yüzünde mutluluk vardı.

Aynı gece Ozan Cem’le konuşup O’na oteldeki kızdan bahsetmesiyle beni baya şaşırttı. Galiba artık suçun sadece Öykü’de olmadığını, bu yaşananların sorumluluğunu alması gerektiğini anlamıştı. Bu arada Ozan’ın tahta oymacılığı yeteneği varmış. Belki bir gün Öykü için de bir şey yapıp O’na hediye eder.

 

Darısı Başımıza

 

Hadi yüreğim ha gayret

Hele sıkı dur hele sabret

Başını eğme dik tut

Bu bir rüyaydı farz et

 

Ertesi gün dizideki tüm karakterler için oldukça hareketliydi. Ozan ve Cem konuşmak için Sapanca’daki eve gideceklerdi. Merter, Rüya’yı Engin Deniz’le tanıştıracaktı. Zerrin ise dün akşam Bekir’le barıştırdığı Resmiye’yi bugün de Ferrin’le barıştırdı ve üçü birlikte Canan’ın şirketine gidip Zerrin’in babasına ait olan defteri isteyeceklerdi. Zaten Resmiye’nin her ikisine de küslüğünü anlamsız bulmuştum. Bekir her eski sevgilisinden karısına bahsetmek zorunda mı? Ya da Ferrin O’na eskiden Bekir’in Canan’la ilişkisi olduğunu söylemeli mi? Bence hayır. Yalnız Resmiye ve Bekir de aslında tatlı bir çift. Küsme ve barışma sahnelerindeki cilveleşmeleri ve Bekir’in hitap şekilleri sevimliydi.

Ne yazık ki Zerrin-Ferrin-Resmiye üçlüsü defteri almak konusunda başarılı olamadılar. Çünkü Canan, Ferrin’den öğrendiği sırrı çocuklarına söylemekle tehdit etti Zerrin’i. Zerrin’in boyun eğmekten başka çaresi kalmamıştı. Bu tehdidin ardından Zerrin’in Merter’e neden kötü davrandığı da ortaya çıkmış oldu. Çünkü kocası Mürsel, Merter’in annesi ile kaçmıştı. Zerrin’in çocukları babalarını kötü bilmesin, ondan nefret etmesin diye bu gerçeği saklamasını normal karşıladım. Bu denli yaralı olmasına da çok üzüldüm. Babasının defteri konusundaki yarası beni etkilememişti açıkçası ama bu defa öyle olmadı. İlerde Rüya ile Merter ilişkisi başlayınca Zerrin bu ilişkiyi nasıl kabullenecek şu an en merak ettiğim noktalardan biri bu. Yalnız Devrim Yakut bu bölüm biraz bağırarak konuşmaya başlamıştı bir evvelki dizisinde olduğu gibi. Bir an önce bu durumdan vazgeçmesi lazım, karakter itici hale geliyor çünkü.

Rüya sabah Merter’den gelen telefonla konuşurken ve heyecanla hazırlanırken yine çok sevimliydi. Rüya’nın kendi tarzına uykun göz bandına ve Merter aradığında telefonu açıp “Uyuyorum.” demesine bayıldım. Elbise seçmeye çalışırken askılığı üstüne devirmesine ve gardolabın içindeki Engin Deniz’le kendini şopladığı fotoğrafa çok güldüm. Bu devirde o yaşta böyle hayranlık kaldı mı artık? Ben en son lise dönemimde şarkıcı posterleri asıyordum odama. Ama Rüya’nın bu çocuksuluğunu seviyorum ve O’na çok yakıştırıyorum. Yalnız beklediğimiz Rüya-Engin Deniz buluşması gerçekleşemedi. Çünkü Rüya, Ozan ve Cem’in Sapanca’ya gidip İzmir’de olanlar hakkında konuşacağını öğrendi. Öykü ve Merter’le birlikte peşlerinden Sapanca’ya gittiler. Sapanca’da Merter’le konuşurken Engin Deniz’le tanışması tekrar gündeme geldiğinde geçmişi hatırlayan Rüya’nın neden bu kadar Engin Deniz’e saplantılı hisler beslediği de ortaya çıktı. Meğer Engin Deniz’le tanıştığı gün babasının Merter’in annesi ile gittiği günmüş. Elinde dondurma ile seti seyrederken yanında babası da varmış ve “Geleceğim.” deyip birden ortadan kaybolmuş. Ardından O’nun bu halini gören Engin Deniz elinden tutup evine götürmüş. Aynı esnada yanlarından koşarak Merter geçmiş. Yani esasında Rüya ile Merter birbirine sadece çocukluk arkadaşı olarak değil, ortak yaralarla da bağlı. Rüya’nın Engin Deniz’i giden babasının yerine sevdiğini düşünüyorum ben. Babasının boşluğunu, yarattığı travmayı bu aşkla kapatmaya çalışmış. Hep deli dolu, komik hallerine tanık olduğumuz Rüya’nın gözyaşlarını da ilk kez gördük. O’nu sarıp sarmalamak, teselli etmek istedim o anda.

 

Darısı Başımıza
Yaraları bile aynı. Canım RüyMer <3

 

 
   
 

 

Sapanca’da Ozan ve Cem’in konuştukları sahne de yine bölümün duygulandıran sahnelerinden biriydi. Hiçbir kan bağları olmamasına rağmen birbirlerine duydukları sevgiyi, kardeşlik bağlarının gerçekliğini hissettim ve Cem Öykü’yü aldatmış olmasına rağmen onlar için gerçekten üzüntü duydum. Sahiden de bir insanı kardeş gibi sevmek için bazen kan bağı gerekmiyor ve Ozan ile Cem bunun somut örneği. Ozan’ın suçluluk duygusunun bu denli çok ve Cem’e de aldatma konusunda bu kadar kolay inanmasının sebebi de kesinlikle aralarındaki bu bağdan ileri geliyor olmalı.

Ozan’ın göl kenarında Öykü’yle yaptığı konuşmada da söylediklerine hak verdim ve O’nun için üzüldüm. Öykü’ye söylediği onca kötü söze rağmen bu hali beni üzdü. Sahnenin hava kararmaya yakınken çekilmesi, atmosferi de etkileyiciydi.

 

Ozan: Söyle şimdi ne gördün gözlerimde?

Öykü: Bırak!

Ozan: Ben sana söyleyeyim ne gördüğünü, söyleyeyim. Yalancı bir adam görüyorsun. Gerçekleri söylemeye cesareti olmayan bir ikiyüzlü görüyorsun. Kardeşini kaybetmekten ödü kopan bir zavallı görüyorsun, gördüğün bu. Gördüğün bu. Bu gördüğün. Kendimden nefret ediyorum.

Öykü: Özür dilerim.

Ozan: Git buradan.

 

Bölüm bu konuşmanın ardından sürpriz bir şekilde Öykü’nün Cem’e ayrılmak istediğini söylemesiyle bitti. Çünkü Öykü ve Ozan’ın arasında geçenler Öykü’nün söylediği şarkıdaki gibi rüya değildi, ikisi de yaşanmamış kabul edip hayatına devam edemezdi.

Bakalım Cem Öykü’nün bu ayrılık kararına nasıl tepki verecek? Bu ayrılığın ardından Öykü ve Ozan tekrar nasıl bir araya gelecekler? Haftaya yeni bölümde görüşmek üzere.

 

Darısı Başımıza 4. Bölüm Fragmanı

 

 

Dizi ile ilgili diğer yazılar için İzledim /  Darısı Başımıza kategorisine göz atmayı unutmayın…

 

Editör notu: Elif Doğan Rüya bu yazının altına pek yakışır:

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • SuperBirne

    Gözde, ellerine saglik! Neredeyse 4. bölüm yazini yazacaksin; ama ben ancak gelebildim 🙄
    Yazdiklarindan anladigim kadariyla bölümü begenmissin. Ben senin kadar pozitif olamayacagim maalesef 🙁 2. bölüme kiyasla daha hareketli bir bölümdü; ama yine de olmayan ve beni rahatsiz eden seyler var. Bana kalirsa su sacma defter hikayesi ana konunun fazlaca önüne gecmis durumda. Sanki Ozan-Öykü’nün degil de Zerrin’in babasinin defter hikayesini izliyoruz gibi.

    Sizce de Zerrin fazla bagirmiyor mu? Ayrica chok da despot bir anne. Sevmiyorum, sevemedim. Öykü’nün, Canan’in ogluyla iliskisine bir sey demeyen Zerrin, neden Merter’e bu kadar tepkili diye düsünüyordum. Tepkisinin nedeni Merter’in annesinin Zerrin’in kocasiyla kacmasiymis. Bu durum, Zerrin’in tepkisini benim gözümde hic hakli cikarmiyor. Zerrin’in yaptigi, ebeveynlerin yaptigi bir sucun cezasini cocuga kesmekten baska bir sey degil. O yüzden tepkisini kinci, yersiz ve haksiz buluyorum. Ayrica o nasil bir kindir ki Öykü sayesinde gittigin bir lansmanda olay cikartiyorsun?! Ben Zerrin’i izlemek istemiyorum. Offf…
    Cem’in Öykü israrini da henüz anlayabilmis degilim. Bakalim bunu nasil baglayacaklar…

    • Gözde E.

      Teşekkür ederim Sevil, hoş geldin. Senin de ellerine sağlık.

      Genel olarak beğendim diyelim 🙂 Aynen saçma bir defter hikayesi, yazımda da belirttiğim gibi şu an Zerrin’in kocası ile Merter’in annesinin gitmesi hikayesi daha ilgi çekici.

      Zerrin kesinlikle fazla bağırmaya başladı, yine Hayat Sırları’ndaki gibi! Doğru söylüyorsun ebeveynlerin suçunu niye Merter’den çıkarıyor… Kocasıyla kaçan Canan olsa anlayacağım, hepi topu babasının hikayeleriyle zengin olmuşlar ne var yani.
      Cem’in Öykü ısrarını anlamaya çalışmayı bıraktım ben yazıda da belirttiğim gibi, kafam rahat :))))

      • Ayla

        Selam Gözde
        Dizi final karari almis,bir yaz bile dayanamadi. Kendi gününde birinci olsan bile oranlar düsükse ipini hemencecik cekiyor kanal.
        Dizinin konusu,iki kardesin ayni kizdan hoslanmalari,bu calinan hikayeler mevzusu,yan karekterlerin sevimsizligi,Devrim Yakut un hep bagirarak oynamasi esasinda final yolda deditiyordu…..
        Ama Gözdecik senin baktigin daha kimbilir kac yaz dizisi vardir,biri gider biri gelir:))
        Tüh ya Öykü yü oynayan oyuncu cukur da Meliha yi oynasaydi bari:))

        • Gözde E.

          Selam canım, benim baktığım başka yaz dizisi yoktu. Geçen sene birkaç tane vardı, ama hepsi 26 civarında bitti, o da üzüyor. O yüzden 1 tane ile sınırlandırmıştım kendimi.
          Valla senaristlerin değişmesiyle de alakalı bir sıkıntıdır belki bilemiyorum ama reytingler parlak değildi bence de.

          Çalınan hikayeler konusu, Devrim Yakut’un konuşma şekline katılıyorum. Yan karakterler bu hafta toparlamıştı yeni senaristlerle.
          Elif Doğan yaşlanarak bile Meliha olmasın, o yaşlarda iyi bir kadın oyuncu seyretmek istiyorum :))

          • Ayla

            Demek baska baktigin yaz dizisi yoktu,ben o kasli cocugun dizisinede bakiyorsun saniyordum.
            Haftaya nefes nefese basliyor ama ben baslama tarihini cok yanlis buluyorum. Keske eylül ekimi bekleseydi. Okudugum kadariyla soguklarda cekim olmus kalin giysilerle simdi sicaktan yanan Türkiye ye tatil modunda olan izliyecilere bu diziyi sürmek ne kadar dogru? Umarim ben yanilirim ve iyi reyting alir,merak edip bakicagim.
            Gecen gün cebimdeki yabanci filmini izledim ben begendim ahh bu cep telefonlarimizda neler neler gizli,ne kara kutudur telefonlarimiz:))

          • Gözde E.

            Kaslı çocuk yüzünden bakmıyorum, kasları beni öyle itti ki daha fragmandan :))

            Meryem için de tmc geçen sene böyle bir risk almıştı, baya dramdı ve tutmuştu. Şu da var insanlar iyi iş seyretmeye hasret kalıyor yazın. Bir de bu iş ocak-şubattan beri bekliyor daha fazla bekletmek istememişlerdir, SAK başlamadan seyirci kapalım istemişlerdir. Ben de bakacağım kesin aylardır merakla beklediğim bir iş.
            O filmi ben de sinemada seyrettim gerçekten çok iyi bir konu :))

      • SuperBirne

        Gözde, tam da 4. bölüm yazisini bekliyordum ki Twitter’da yazmaktan vazgectigini okudum 🙁 Bir de dizinin final kararina hem chok sasirdim hem de üzüldüm. Evet, henüz oturmayan seyler vardi; ama hem Öykü ve Ozan birbirine chok yakisan bir cift olmuslardi hem de daha önce de yazdigim gibi diger romantik komedilerden daha farkliydi.

        4. bölümde Öykü’yle Cem’in barismasini beklemiyordum acikcasi; ama söyle bir düsününce de gerekliydi aslinda; cünkü Ozan’la Öykü’yü yan yana getirecek ya da yan yana tutacak bir olay gerekiyordu. Bu da Cem ile Öykü’nün tekrar barismasiyla olacak bir seydi. Aksi taktirde Öykü’nün sirkette calismasi biraz sacma olurdu. Sirket disinda da beraber olacaklari ortak bir alan yaratmak zor olurdu. Tam da oh birlikte bir projede calisarak ileriki bölümlerde daha chok birbirleriyle muhatap olacaklar diyordum ki dizinin final haberi geldi. 🙁 Ileriki bölümlere ivme getirecek bir hamleydi bence bu.

        Dizinin ratingleri nasildi, bilmiyorum. Iyi degil miydi? Show Tv’nin politikalarina kurban gitti güzelim dizi. Bir isten bir sürü kisi ekmek yerken pat diye bitirmek chok acimasizca. Hic sans tanimadilar. Bari yazi bitirselerdi. Elestirecegim bir nokta da 1. bölümdeki dinamigi devam ettirememeleri oldu. Daha önce de yazdigim gibi, cabuk drama bagladilar. Belki biraz daha ask dolu sahneler izletselerdi daha fazla insani ekran basina cekebilirlerdi. Yazik oldu 🙁

        Bari finalde ciftimizin kavustugunu görebilsek…

        • Gözde E.

          Evet, final kararını duyunca yazmaktan vazgeçtim canım. Ama ortak seyrettiğimiz başka bir diziyi yazarsam orda buluşuruz elbette.

          Aslında yeni senaristler diziyi toparlayacaklar gibi duruyordu, bölüm akıcıydı, keyifle seyrettim. Akrabalar bile rahatsız etmemişti. Cem-Öykü barışması konusunda da dediğin açıdan haklısın, ben o açıdan düşünmemiştim.

          Reytinglerde 1. sıradaydı ama 3 bandındaydı, ilk bölümdekinden yüksek alamadı, düşüyordu… Bence de en azından yazı bitirselerdi. Haftaya Nefes Nefese de başlayınca iyice düşeriz diye düşünmüş de olabilirler. Muhtemelen normal bölüm gibi yayınlanıp bitecek. Dediğin gibi dram yönü güzeldi ama ilk başladığı haliyle bize romantik komedi olacağım diyordu. O yüzden romantik komedi çizgisinde daha uzun süre devam etmeliydi.
          Kavuştuğunu görmek… Bilemiyorum…

        • geriden geriden de gelsem de izliyordum ya 🙁

          • Gözde E.

            Nefes Nefese’yi seyredeceksin artık…

          • SuperBirne

            Ben de bayagi elestiriyordum aslinda; ama seviyormusum ki final yapacagi icin üzüldüm 🙁

          • Gözde E.

            Hepimiz aynı haldeyiz 🙁

  • Buke Oguz

    Gözdeciğim ellerine sağlık. 😍💕💕Çok güzel noktalara deginmissin. Senin de dedigin gibi yer yer komik yer yer duygusal bir bölüm izledik .
    İlk yarı biraz sıkılmış olsam da ikinci yarının guzelligi bu durumu tolere etti.
    İlk yarı daha çok komedi tadındaydı ama abartılı komedi. Oncelikle Cem’in ayagi butkuldu diye oryaligi ayaga kaldırması ve ölecekmiş gibi havalara girmesi ilk etapta komikti. Ruyanin katil oldum sanmasi, sonra af dileme cabalari, en sonunda da Cemin yastigini düzeltmeye çalıştığı sırada , Ozan ve Oykuyu yanyana gorunce ,onların konuşmasını engelleyeyim derken yastigi duşürmesi komik sahnelerdi. Ama Cem’in tavırları bir süre sonra sırf çevresindekileri değil beni de bezdirdi dogrusu.
    Cem kesinlikle bu numaracı halini annesinden almis. Neydi Canan’ın o oğluna üzülüyormuş gibi ağlama numaraları Zerrrin’e karşı… Zaten bu kadın kesin numara yapıyor dedim yanılmadım.
    Ben Zerrin , Merter Canan’ın yeğeni diye ona karsi bu kadar tepkili oldugunu sanıyordum. Meğerse olay cok derinmis. Sebep Canan değil Merterin annesiymiş. Senin de dediğin gibi Merter ve Rüya’nın ortak yani sadece çocukluk arkadaşı olmalari değil, aynı yarayı taşıyor olmaları.
    Zerrin’in yükü de çok ağırmış. Yıllarca tek başına bu acıyı bu yükü tek başına taşımış. Çocuklarına beyaz bir yalan uydurmuş ve onları buna inandırmış. Belki de sadece Öykü’yü inamdırmıştır. Çünkü gördük ki babası gittiği gün yanında Rüya varmış ve hala babasının gidişinin acısını ilk günkü gibi yaşıyor.
    Defter meselesi senin de dedigin gibi benim de çok ilgimi çekmiyordu. Ama bu yeni durum ve bunun Rüya Merter ilişkisini nasıl etkileyeceğini, Zerrin’in bu ilişkiyi nasıl kabul edecegini merak ediyorum. Zerrin icin zor, Merter’i her gördüğü de annesinin be kocaasinin ihanetini hatırlıyor belki de. Ne olacak da Merter’e karşı yumuşayacak merak ediyorum.

    • Gözde E.

      Hoş geldin Buke’ciğim, teşekkür ederim senin de ellerine sağlık. <3
      Evet ben de reklama kadar biraz sıkılmıştım ama sonrası çok iyiydi. Evet, kesinlikle Cem bu numaracılığını anasından almış. Canan'ı da hiç sevmiyorum. Ama Ozan'la kardeşlik konuşmalarından dolayı Cem'i biraz sevebilirim.
      Ben de Zerrin'in Merter'e bu yüzden tepkili olduğunu sanıyordum, çok şaşırdım gerçeği öğrenince.Evet yalana inandırdığı Öykü ve Serkan. Öykü hayatını kontrollü yaşayan biri, herhalde bu yüzden fazla sorgulamamış olmalı büyüyünce de. Rüya da belki bu yüzden bu kadar deli dolu acısını bastırmak için.
      Ben de merak ediyorum Zerrin-Rüya-Merter cephesini. Bu arada Merter'in kızkardeşi ne işlevsiz karakter öyle. Bir de annesi yanına O'nu da almamış mıydı giderken, sonradan ne olmuş da Merter'in yanına gelmiş? Anlayabildin mi?

      • Buke Oguz

        Ozan ve Cemin guzel bir kardesligi var. Evdeki sahneleri, Sapanca’daki konuşmalari cok guzeldi. Cem abisini gercekten seviyor,cocuklugunda Ozan onu kardesi olarak kabul etmez diye korkutugunu anlatisi cok dogal ve duygusaldi.
        Evet ya ben Serkan’ı unuttum birden.
        Merter’in kizkardesinin rolunu cozemedim valla. Sirf Serkan’a kiz karakter yazilsin diye gelmis gibi duruyor simdilik.
        Henuz iki kardesin iliskisi hakkinda bir bilgi verilmedi canim. Sanirim ev kendi evleri ve yeniden döndüler. Yalniz kadin giderken kizi goturecegini söylüyor ama belki de birakmistir evde arabada kendinden baska kimse yok gibiydi. Eger kizi goturduyse de ne oldu nasil oldu da iki kardes tekrar bir araya geldi acaba? Valla ben de anlamadim. Bir de baba hakkinda bir bilgi verildi mi? Kadin oglani babada birakip gitmis olmali çunku. Belki bu olaydan sonra mahalleden ayrilmislardir.
        Bence de Ruyanin deli dolulugunun altinda bu aciyi bastirmak var. Engin Deniz hayranligi da onu babasından boşlugu ile doldurmasindan kaynakli sanirim

        • Gözde E.

          Ama Meryem’in Serkan’la da bir ilişkisi yok ki olacak gibi de değil 😂😂 Kızın umru değil çocuk 😀 Geri döndüler mahalleye evet. Baba meçhul ve bana da kızı götürmedi gibi geldi.

          • Buke Oguz

            Belki Merter Rüya arasında mekik dokurkrn Serkan kiz ile arasında bir iliski baslar 🤣 Şimdilik platonik devam ediyor

          • Gözde E.

            Karakter tanıtımda başlayacak hissiyatı vardı ama 3 bölümdür ben o hissi alamadım…

          • Buke Oguz

            Valla ben de alamadim. 😆 Ama birseyler olacaktir kesin. Bence gecmiste yasananlarin bir sekilde ortaya cikmasi ile RüyMer ve SerYem arasinda bir yakınlasma olabilir.

          • Gözde E.

            SerYem ? Ship’ledin bile 😀 SerMer de olabilir ama Mer olayından buna SerYem dedin galiba.

          • Buke Oguz

            Aynen canim. İki tane Mer olmasin dedim 😅

    • SuperBirne

      Zerrin, kocasinin baskasiyla kacmasini kendine yedirememis; egosu zarar görmüs. Bana hic de aci cekiyormus gibi gelmedi. Merter’e yüklenmesini anlayamiyorum 🤷‍♀️

      • Buke Oguz

        Tabi ki hangi kadin yada adamin gururu kırılmaz ki böyle bir olay karsisinda ki onlar gitmis Zerrin üç çocugu ile kalmış orada. Gitmek yada kalmak kendi tercihidir kalmasinin da bir nedeni vardir mutlaka. 20 yil gecmis uzerinden aci tabi ki gecmistir ama kirginlik gececegini sanmiyorum.
        Yillardir unutmaya calistigi bu olayi tekrar gun yuzune cikardi Merter’in gelisi. Acisini Merterden cikarmak konusunda haksiz cunku bu olayin diger yaralisi Merter. Zerrin de bunu görecektir zamanla

  • pride&prejudice

    Gece okudum şimdi yorum yapayım. Ozan ın neden Öykü ye bunkdar yüklendiğini anlamıyorum. Zengin avcısı suçlaması çok gereksiz bir suçlama. Ayrıca Cem karaktersizin teki ailesi bunu nasıl görmüyor. Ve Ozan Cem in aldattığını anlayınca ne ton Mor olacak acaba. Cem in aldatma dürtüsü annesinden olabilir anne de feci. Hem aldatıyor hem niye Öykü ile biran önce evlenmek istiyor.🙄
    Defter konusu çok uzadı. Rüya ve Merter harikalar en çok onlar içşn seyrediyorum diyebilirim. Erkenci Kuş u seyretmeyip raytinglerde bu diziyi aynı ayarda görmek biraz ilginç geldi bana birisi 8 rayting almış diğeri 3 tabii bunrayting sistemi de tartışılacak bir konu. Ben her iki diziyi de seyreden bir izleyici olarak al birini vur ötekine diyorum. İkisinde de aynı hatalar var. İkisinde de artık off dediğimiz sahneler var. Ama Elif Doğan in şarkı sahnesi ve sapanca gölünün çekimlerini çok sevdim. 6 hafta boyunca saatinde seyredemeyeceğim ama yorumları takipteyim. Hadi bana müsaade ben gidip yeni blog yazı malzemeleri üreteyim👋🏻🇬🇧London is calling🤭

    • Gözde E.

      Hoş geldin Neslihan, senin de ellerine sağlık. <3
      Valla ben Cem'in hem aldatıp hem evlenmek istiyor olmasına kafa yormayı bıraktım :)) Senarist cevabını verirse bakarım 🙂 Umarım bir an önce ortaya çıkar da dediğin gibi Ozan bir güzel morarır. Ozan'ı eski sevgilisi aldatmış herhalde, bir de aşırı suçluluk duygusu, kıskançlık kafayı yedi ama söyledikleri çok abartılı bu kadar abartmasa son sahnedeki gibi daha makul mu olsa?
      Defter konusu hem uzadı hem de bir yere bağlanmadı… Olmasa daha iyiydi. Ama RüyMer'in geçmişi olayı ilgi çekici ve dediğin gibi kesinlikle harika bir çift <3

      Benim bildiğim bu dizi 3 kategoride de 1. olmadı ama gününde bunun da rakibi yok denebilir, yani olanlar da yetersiz. Erkenci Kuş'u ben seyretmiyorum ama aile ve mahalle daha ilgi çekiciymiş sanırım.

      İyi yolculuklar. Bol bol dinlen, yeşilliklerin, o güzel müzelerin tadını çıkar. Yorumlarını ve yazılarını bekliyoruz 😉

      • pride&prejudice

        Ben geldim bile, gelismeler biraz bizi sasirtir umarim bekleyip gorecegiz, Londra dan sevgiler😍🇬🇧

        • Gözde E.

          Öykü Cem’den ayrıldı diye OzÖy için güzel hayallerim var, umarım yanılmam 🙂 Dediğin gibi bekleyip göreceğiz. İstanbul’dan sana da çok sevgiler <3 <3

  • Gözde E.

    Yazar editöre sevgilerini iletiyor <3 Fotoğraf yerine videoyu mu koysam diye aklımdan geçmişti, kalp kalbe karşıymış 🙂