ERKENCİ KUŞ – Yabani Çiçek Sanem ile Albatros Can’ın Hikayesi

Bu yaz ilk izlediğim yaz dizisi Erkenci Kuş oldu. Hem esas kızımız Demet Özdemir’in Çilek Kokusu ve No:309’unı hem de esas oğlanımız Can Yaman’ın Dolunay’ına (tamamını izlemesem de) göz atmış biri olarak, bendeki kredilerini baz alıp keyifli bir yaz dizisine başlamak umudu ile ekran karşısına geçtim. Umduğum keyfi alabildim mi? Hmm, pek değil… (Detayları yorumlara sakladım)

Bakalım konuk yazarım Buke ne düşünüyor? Keyifli okumalar ^^

 
   
 

 

 

Yaz dizileri birer birer ekrana gelmeye başlıyor. Bunlardan biri de başrollerini ‘Dolunay’ dizisinden tanıdığımız Can YAMAN ve ‘Çilek Kokusu’ dizisinden tanıdığımız Demet ÖZDEMİR’in paylaştığı ERKENCİ KUŞ…

Erkenci Kuş izleyiciyle 26 Haziran Salı günü buluştu. Ben de ilk izlenimimi sizlerle paylaşmak istedim. ‘Dizi eğlenceli mi?’ Evet eğlenceli… ‘Özgün mü?’ Yanıt vermek zor, birkaç dizisinin karması hissi verdi bana…

 

ERKENCİ KUŞ  – GENEL KONU

Erkenci Kuş da iki aile var. Birincisi ‘esas kız’ımızın ailesi olan AYDIN ailesi, ikinci aile ise ‘esas oğlan’ımızın ailesi olan DİVİT ailesi…

AYDIN ailesi anne baba ve iki kız kardeşten oluşuyor. Kendi hallerinde bir mahallenin sakini bunlar. Abla Leyla esas oğlan Can’ın şirketinde çalışıyor. Esas kız Sanem’in ise hayali önemli bir yazar olmak. Yaşamak istediği yerin adı da Galapagos Adaları. Gerçi ben dizinin dansla başlaması ve bunun hayal olduğunun anlaşılması üzerine kızın hayalinin dansçı olmak düşünmüştüm. (Bu düşüncede daha birkaç gün önce Demet Özdemir’in dans yarışmasını kazanmak için mücadele eden bir genç kızı canlandırdığı filmi izlemiş olmamın etkisi olabilir^^)

 

Esas Kızımız – Sanem AYDIN

 

Kız babasının bakkal dükkanında çalışıyor. Bir de kıza takıntılı bir genç olan Zebercet (*) namlı Muzaffer var.

Esas kızın ailesi evlere şenlik. Kızlarının doğru düzgün bir işi olmasını istiyorlar. Bu nedenle kıza görücü geleceğini ve onu Zebercet ile evlendireceklerini söylüyorlar. Kız inanmıyor ama aile ağız birliği etmiş durumda, kızı evlendirmemek için tek şartları ise doğru düzgün bir işe girmesi. Bu nedenle kız çaresiz kalıp ablasının çalıştığı şirkete ‘getir götür elemanı’ olmak üzere başvuruyor.

Esas kızımızın bir de meraklı arkadaşı olan Ayhan kızımız var. Kendisi tahminimce UTC hayranı çünkü kendini esas kızın sister’ı olarak görüyor!  Bir de Meraklı Melahat misali meraklı bir komşu da mevcut mahallede.

Bu arada esas kızımızın görsel hafızası süper. Bir gördüğünü bir daha unutmuyor (Bu özelliği ile Çukur Aliço’nun karşı cins versiyonu diyebiliriz ^^) Bu sayede başvurduğu şirketin sahiplerinin de dikkatini çekiyor. Hatta iş yerinde daha ilk günü olduğu halde şirketin 40.yıl kutlamalarına bile davet ediliyor.

 

Esas Oğlanımız – Can DİVİT

 

Gelelim esas oğlanın ailesine… Egemen ailesi misali şirket sahibi bir aile bunlar. Baba ve küçük kardeş Emre şirketle ilgileniyor. Evin büyük oğlu olan esas oğlanımız Can bir süre şirkette çalışmış, şimdi yurt dışında fotoğraf çekiyor, yanlış anlamadıysam sosyal projelerle de ilgileniyor. Hafiften Hayat Şarkısının Kerim’ini de andıran bir hali tavrı var esas oğlanın.

Baba hasta ama aileden saklıyor. Esas oğlan bunu öğreniyor ama bilmiyor gibi davranıyor. Baba abinin şirketin başına geçmesini istiyor. Abi uzakta olduğu süre içinde kardeşinin şirkette çok emeği olduğu için ona haksızlık olacağını düşünerek kabul etmek istemese de baba küçük oğlunun şirketi yönetmeye uygun olmadığında ısrarcı. Küçük kardeş olan Emre ise babasının şirketi kendisine bırakacağından emin, ta ki bu konuşmaya şahit olana kadar… Konuşmaya şahit olmasının sonucu tahmin edeceğiniz gibi büyük bir hayal kırıklığı. Özelikle babasının kendi hakkındaki düşüncelerini öğrenmesiyle iyice bileniyor baba ve abiye karşı…

 

Party Girl…

 

40. yıl partisine geri dönecek olursak bu partide esas kızla esas oğlanın ilk karşılaşması gerçekleşiyor. Kutlamaları çalışanların D locasından izleyeceğini sanan esas kız D locasını buluyor. Halbuki çalışanların B locasında oturacağı sonradan bildiriyor ama kızın haberi yok tabi. İçerisi karanlık. Tesadüf bu ya esas oğlan da sevgisiyle D locasında buluşmak için oraya geliyor. Karanlık odaya giriyor ve sevgilisi sandığı esas kızı öpüyor.

 

İlk Öpücük <3

 

Öptüğü anda kızın sevgilisi olmadığını anlıyor tabi ki… Kızdan, özellikle kokusundan etkileniyor o anda. Kız da hemen kaçıyor oradan ama aklı öpüştüğü adamda kalıyor. Fark ettiği tek şey pahalı siyah ayakkabı giydiği. Sanem kızımız mekândan kaçar kaçmaz B locasını buluyor ama sakarlığı nedeniyle yerine gelene kadar davetlilere bayağı sıkıntı yaratıyor.

Gecenin ilerleyen saatlerinde tüm salonda öpüştüğü adamı arıyor. Bu arada Ayhan’a da biriyle öpüştüğünü mesaj atmaktan geri kalmıyor ^^ Ayhan meraklı, tüm gece detayları öğrenmek için defalarca telefonla arıyor; ulaşamayınca da mesaj üzerine mesaj atıyor, yanıt alamayınca da soluğu kızın evinde alıyor.

Bu arada parti boyunca şirketin yeni patronu olan esas oğlanla bir türlü karşılaşamıyor tabii ki…

Bu arada Emre’nin eski sevgilisi Aylin de geliyor şirketin kutlamalarına, iyi niyetle değil tabi ki… Anlaşılan o ki kız aile tarafından istenmemiş, yanlış anlamadıysam şirketten de gönderilmiş. Bunun üzerine intikam ile bilenip eski çalıştığı şirkete rakip bir ajans kurmuş ve şirket içindeki ajan sayesinde işleri baltalamaya başlamış. Kadın huzursuzluk çıkarmak ve şirket sahiplerini lekelemek amaçlı ama sonunda oradan ayrılıyor.  Gecenin sonunda anlıyoruz ki şirketin içindeki hain evin küçük oğlu imiş. Bu da tanıdık başka bir hikâyeyi hatırlattı bana nedense. (Ah Selim Ah…  – Çukur) Küçük oğul hem babanın şirketi kendine bırakacağına emin olup hem neden hainlik eder, tam olarak çözmüş değilim mantığını?

Baba planladığı gibi tedavi için Küba’ya doğru yola çıkarken şirketi iki kardeşe emanet ediyor ve onlardan haini bulmalarını istiyor. Kardeş tedirgin, abi haini bulmakta kararlı.

 

 
   
 

 

Ve esas oğlan görev başında, sabah ilk iş şirkete geliyor. Esas kızla henüz karşılaşmadılar tabi… Tabi kızımız açık sözlü, yeni patron hakkında ileri geri konuşuyor. Patron arkasında beliriyor ve baştan sona kızımızın söylediklerini dinliyor. Diğer çalışanlar kaş göz işareti yapıyor ama anlayan kim! Kızımız tam gaz devam ederken birden kaş göz işaretlerinin farkına varıyor ve “Arkamda değil mi?” sorusunu yöneltiyor arkadaşlarına. Onay aldıktan sonra arkasını dönüyor ve esas kız Sanem– esas oğlan Can ilk kez göz göze geliyorlar. Patron adını soruyor kız söylüyor ve kovulacağından da emin bu arada. Patron herkesi toplantıya çağırıyor ve şirketin içinde bir ajan olduğunu, onu bulmak için her şeyi yapacağını, gözünün hepsinin üzerinde olduğunu söylüyor. Yeni düzen hakkında bilgi veriyor.

Yeni patron Can ilk iş olarak şirket bilgisayarlarını izlemeye ve incelemeye alıyor ve tüm bilgisayarlara şifre koyduruyor, üstelik kardeşi Emre’nin bilgisayarı da dahil. Bu arada Emre’nin asistanı / Sanem’in ablası Leyla’nın bilgisayarına da el koyuyor Can ve hatta kıza birkaç günlüğüne ise gelmeyebileceğini bile söylüyor. Kız ve çevresindekiler bunu kovulduğuna yoruyor tabi. Can’ın tespiti Sanem’in şirkete yeni başlaması nedeniyle onun dışında herkesin hain olabileceğini… Ve tespitini Emre ile paylaşıp bir tek Sanem’e güvenebileceklerini belirtiyor.  Emre durumdan memnun değil, Aylin de bir yandan ondan şirkete ait bir dosyayı göndermesini bekliyor. Emre Aylin’e durumun ciddi olduğunu ve dosyayı çıkarmasının kolay olmayacağını söylüyor. Aylin’in “o zaman dikkat çekmeyecek ve kolaylıkla gözden çıkarabileceğin birini bul, onun aracılığıyla çıkar dosyayı” fikriyle Emre bu iş için Sanem’i kullanmaya karar veriyor.

 

Bir takım planlar, programlar…

 

Sanem’in işe ihtiyacı var ve dolayısıyla kovulmamak için ne gerekirse yapacak durumda. Bunun ilk sebebi evlilikten kurtulmak, ikinci sebebi ise kazancıyla babasının 40 bin TL borcunu ödeyebilmek … Emre’nin borçtan haberi var ve ilk fırsatta Sanem’e ihtiyacı olan parayı vererek hem onun güvenini kazanıyor hem de Can’dan aldığı bilgileri kendine iletmesi, şirkette kendisinin gözü kulağı olması için kızı ikna ediyor. Bu arada Can’ın kötü olduğuna Sanem’i nasıl inandırdı o noktayı kaçırdım sanırım. Bir gönüllü aydınlatabilir mi?

Aynı akşam Aydın ailesi evi görücüler için hazırlıyor. Kızı vermeyecek olsalar bile görücüyü geri çevirmenin ayıp olacağını savunarak onları kabul ediyorlar. Kahveler yapılıyor. Kız isteme faslına geçildiğinde Sanem kendisinin artık çalıştığını çok istiyorlarsa ablasını evlendirmelerini söylüyor ortalık karışıyor. Leyla işten kovulup kovulmadığının hesabını verirken Zebercet içtiği kahvenin etkisiyle bayılıyor. Kız isteme seremonisi tamamlanmadan gece bitiyor.

Ertesi gün Sanem’in ilk görevi Emre için gelen kırmızı dosyayı alıp ona vermesi ama kızımız kazayla o dosyayı diğerleriyle birlikte Can’a teslim ediyor ve curcuna başlıyor. Kız dosyayı alana kadar deyim yerindeyse 40 takla atıyor. En sonunda gece iş çıkışı dosyaya ulaşıyor ve dosyayı çantasına atıyor ancak diğer kırmızı dosya da çantasında ve panikle çantasından çıkarıp masaya koyduğu dosya Emre’nin ondan istediği dosya oluyor. Böylece Can gerçek dosyayla evine gidiyor.

Bunun haberini alan Emre ise Sanem’i dosyayı bulması için evine gönderiyor. Kızımız cesaretli bir şekilde eve giriyor. Dosyayı ararken Can geliyor, Sanem saklanıyor. En sonunda dosyaya ulaştığında ise Can’a yakalanıyor. Can onu kokusundan tanıyor ve D locasında öpüştüğü kız olduğunu anlıyor.

 

 

Ve tam o anda görüntü donuyor, birinci bölümün sonuna gelmiş oluyoruz.

Erkenci Kuş akıcı bir dizi olmuş hakkını yememek lazım. Konunun tanıdık olması dolayısıyla bana pek cazip gelmemiş olsa da ilerleyen bölümlerde daha dikkat çekici, ilginç, sürükleyici ve özgün bir hal alabilir. Yaz dizisi olarak pekâlâ takip edilebilir. İlk bölümüyle reytinglerde iyi bir başarı elde etmiş görünüyor.  Erkenci Kuş ekibine başarılar, takipçilerine iyi ve keyifli seyirler diliyorum…

Sanırım Erkenci Kuş ‘un en beğendiğim yeri olan müziği oldu. Dinlemek izleyenler için;

 

Erkenci Kuş Dizi Müziği

 

 

(*) TDK’a göre Zebercet :  isim, mineraloji Sarı renkte ve cam parlaklığında, doğal demir ve magnezyum silikat, krizolit

“Gümüş bir tepsi, daha doğrusu gümüş bir lenger ağız ağıza sanırsam zebercetle doluydu.” – N. Hikmet

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • çilek kokusu izleyenlerden misiniz? Ben izlemiştim. ^^

    • wavy

      evet ben de izledim cilek kokusunu.demet’e tahammul edebildigim tek dizi:)
      yusuf çim demet’e partner olarak yakistirdigim tek isim zaten.ilk bakista aralarindaki elektrigin hissedildigi ciftlerden.
      ayrica o dizide demet cok abartmiyordu sanki ya da ben yusuf cim’in sevimliliginden demet’in hicbir hatasini gormuyordum:)

      • Bir de o dönemde sevgililerdi galiba. oyunculuklarına yansımıştır.

  • Eda Nurcin

    Eline sağlık Buke’cim! Bu yaz sezonunda benim de izlediğim ilk dizi Erkenci Kuş oldu. Dizi daha başlamadan yüksek bir reytingle sezonu garantileyeceğini hissediyordum sebebi, klişe konuya sahip olması ve oyuncuları. Demet Özdemir’i çok severim hatta Can Yaman’ı da bir o kadar sevmem. Ama nedense bütün dizilerini izlemişimdir bugüne kadar. Demet Özdemir’i Çilek Kokusunun ardından no309 da izleyince gelişiminden dolayı severek takip etmiştim bozana kadar da 309 dizisini baya bir izlemiştim. Bu dizide de nerdeyse kadronun yarısı 309 ve Dolunay karışımı bir şey. Konu olarak ise boğacak derece klişe doluydu. Yaz dizilerinden fazla bir beklentim olmadığından bu klişelere fazla takılmam açıkçası. Önemli olan gidişatta kalitelerini artırabilmeyi başarmalarıdır. Senaristi o mudur bilmem ama özgün hikaye Meriç Acemi’ye aitmiş. Bunu gördüğüm an kendimi atasım geldi itiraf edeyim 😀 Meriç Acemi hikayelerini güzel başlatan bol klişe dolduran fakat sonra ne yapacağını bilemeyip panikleyip işi batıran bir hikayeci BENCE. Bknz. Kiralık Aşk, Ufak Tefek Cinayetler.
    Can Yaman’ı sevmesem de karakterlerini seviyorum sanırım ben, uyumlarını da beğendim. Hikayenin ilerisini merak ettiğimden yazın şans vereceğim bir dizi olacak gibi. Bakalım gittiği yere kadar gitsin biraz 🙂

    • Ben de Can Yaman’ın Dolunay’inin bir bölümünü izlemiştim ama sever miyim, sevmem… Demet Özdemir ise bildiğin demet Özdemir çilek kokusu zamanında sevgilisi olan partneri ile uyumunu çok seviyorum, o zaman bayağı takibime almıştım kendisini. No.309’u da bir süre takip ettim…

      Sanırım ben yaz dizilerine yazın başlayıp sonbaharda bırakıyorum. Kiralık ask’da öyle olmuştu. 🙈🙈🙈

      Erkenci kus konudaki kliseden cok kadrodan rahatsız oldum galiba. O nedenle tek bölümde kaldım.

      Yahu kardesin misyonunu anlamadım bi kere. Kötü tam kötü değil, iyi bir garip…

      • Eda Nurcin

        Yaz dizilerini sonnbaharda bırakılacak düzeyde yapıyorlar çünkü hep..

        • Gözde E.

          Sen bırakıyor musun peki?

          • Eda Nurcin

            Çoğunu evet 🙁 hep bozuyor çünkü hikayeleri

          • Gözde E.

            Benim zaten çok fazla yaz dizi tecrübem olmadı. Ama dram temelinde başlayanlardan bozmayan Unutulmaz favorimdir bugüne kadar. Geçen yılkiler ve ondan öncekiler hep bozdu.

          • O neydi acana? Benim sonbahar da devam ettiğim tek dizi yuksek sosyete olabolir onda kasim gibi bitmişti zaten

          • Gözde E.

            Atv’nin bir dizisiydi baya oluyor. Özlem Yılmaz, Serhan (neydi soyadı), Sinem Öztufan vardı. Küçük kız bilmeden ablasınınkiyle birlikte oluyordu. Adam tabii terk ediyordu ama tekrar karşılaşıyorlardı haliyle ve bir süre sonra adam da kıza aşık oluyordu olaylar olaylar :)) Bir de kız hamile kaldı doğurdu.

    • pride&prejudice

      Nerelerdesin Eda tatil bayagi uzundu sanirim,sesin cikmiyordu bayagidir.

      • Eda Nurcin

        Valla yalan yok uzun bir tatil yaptım 😀

        • pride&prejudice

          Iyi yapmissin, ama gozlerimiz aradi😉

          • Eda Nurcin

            😂❤️

        • tatil şansı olmayan biri olarak takip ettim :p

          • Eda Nurcin

            Hadi hadi berlin kaçamağını yakaladım😂

          • Sadece 40 dakikalık kahve molası 😆 ama milyon tane resim yüklerim

          • Gözde E.

            The Barn Berlin’de mi içtin??

          • Mekan mi o? Klasik bir cafe de yahu

          • Gözde E.

            Berlin’in en bilinen nitelikli kahvecisi imiş 🙂

          • Eda Nurcin

            Öyle miymiş? Benim tatil uzunluk anlayışımdan çok daha uzun süre kaldım geçen yılbaşı berlinde ama hiç denk gelmedim oraya üzdü. Daha da gitmem zaten Berline..

          • Gözde E.

            Neden gitmezsin, neyini sevmedin?

          • Eda Nurcin

            Ya sevmedim değil aslında Almanya da gittiğim 4-5 şehir arasında en sevdiğim Berlin oldu ama benim bir yerde kalma gezme sınırım 3 gündür o da en fazla hani. ben Berlin de 5 gün kaldım ve christmas yılbaşıydı çoğu yer kapalı falan hep aynı şeyler. Aşırı bunaltmıştı beni. Ondan her yerine gittim bir daha gitmem yüksek ihtimal.

    • Buke Oguz

      Merhaba Edacim. Seni gormek ne guzel 😍😍
      Ben Can Yaman’ı ilk kez Dolunay’da izledim. Hatta Erkenci Kuş’un neredeyse yarisiba kadar Can Divit’in Can Yaman oldugunu fark edemedim. Sesinden taniyabildim sonra. Sac , sakal , biyik me kadar degistirmis karakteri .🙈🙈🙈 Hatta annemle iddiaya girdik. Ben dolunaydaki cocuk dedim annem yok bu ondan daha guzel bir cocuk dedi🤣🤣
      Demet Ozdemir’i cok sevemedim. Cilek kokusunu da No: 309 u da bir iki bolumden fazla izlemeye katlanamamistim.
      Dedigin gibi bol klişe var ve bu kismi sıkıyor beni ama Can ve Sanem’in uyumunu, ozellikle de muzik esligindeki klip tarzi sahnelerini seviyorum.
      Ben de gittigi yere kadar bakayim diyorum.

      • Eda Nurcin

        Selam cınııımmm 😀 Özleştik. Can Yaman karakter değişimleriini izleyicisine başarılıyla geçirebilen biri bence ama tabiri caizse biraz odun bir tipleme ondan aşırı itici buluyorum ben. Sevemiyorum 🙁 Demet’i seviyorum bende aksine. Tam zıt olmuşuz bu konuda hahah. Sevdim diziyi ben de yaa yeni yazı gördüm oraya damlıyorum yorumlara şiimdi.

        • Gözde E.

          Eda DB 2. bölümü seyrettiysen oraya da damla :))

          • Eda Nurcin

            GELİYORUUUM

  • armesi

    İlk bölümü izledim beğendim mi hayır? Dizi bana da diğer dizilerin mixi gibi geldi. Karakterler çok zorlama. Sanem zorlanıyor. Sevimli sarsak düşünmeden konuşan çok zeki bir kız olmaya çalışıyor ama olmuyor doğasında yok. Can Divit zorlanıyor. Ona bir şey söyleyemiyeceğim. Sadece yakışıklı o kadar. Senaryo zorlanıyor. Konu klişenin nirvanası. Şirketinin ailesinin kuyusunu kazan kıskanç erkek kardeşten bıkmadınız mı? Ben bıktım. Bir iki bölüm daha şans vereceğim bakalım nereye gidecek.

    • Buke Oguz

      Bana da birkac dizinin karmasi gibi geldi dizi. Aynen bir iki bölüm daha izlerim dizinin konusu ne yöne kayar, özgünlesir ve sarar mi bakacagim. Can ve uyumunu begendim bir de dizinin muzigini. Devam edebilecek miyim merak ediyorum.

      • 2. bölümü unuttuğuna göre :)))

        • Buke Oguz

          Unuttum ama izleyemedigim kismina bakacagim , sonra ikinci bolumu yorumlamaya geleceğim 🤣

          • Gözde E.

            Geleceğim derken :)) Blog yazısı manasında mı? 😀

          • Izledin mi?

          • Buke Oguz

            Daha dün gece İzleyebildim canim. İkinci bölüm yazisi yazayim mi yoksa sali 3.bölümden sonra iki ve üçü bir yazida mi toplayayim ne dersin 😊😊

          • Sen yaZsan ne zaman içeri alicam 😊 3.bölüm yazarsın 💕💕💕

          • Buke Oguz

            Ben de auni sekilde dusundum canim. Sehir disindaydim bu hafta ondan gec izleyebildim. Ama bu hadta gununfe izleyecehim. Yarin sali aklimda 🤣🤣🤣

          • 😅😆😂 bu sefer unutmayacaksin yani

          • Buke Oguz

            Yok yok unutmayacağım 🤣🤣

          • Izlerim diyeceğim ama anne with e ye baslayacagim 😊

    • wavy

      ne kadar dogru yazmissiniz.sanemle ilgili soylediklerinize harfi harfine katiliyorum.
      komedi yetenegi sıfır.istedigi yerden istedigi egitimi alsin romcom icin dogru bir tercih degil.mimikler ya asiri- hele o agiz mimikleri- ya hic yok.sesinin de acil bir egitime ihtiyaci var.dizinin jenerigini isi ucuza kapatmak icin kendisine soyletmeleri tam bir fecahat.hayir bu kadar profesyonel isim varken ne gerek vardi boyle birseye.cidden cok komik:)
      can yaman’a gelince ,oyuncuyu severdim.tum projelerini takip ettim. sadece dolunay’daki partnerine (ozge gurel)dayanamadigim icin diziyi birakmak zorunda kaldim. partner kurbani oldu orda ne yapalim baska projelerde gorusuruz artik dedim demez olaydim kariyerinin en kotu isi erkenci kus’la cikti karsimiza.burda sadece partner kurbani degil kendinin de kurbani oldu.nasil kotu bir oyunculuk nasil itici bir tarz.tarzan’a dondu adam resmen.kendisinden daha fazla sogumamak icin bir an once final yapmasini bekliyorum dizinin.boylesine guzel ekran isigi olan birinin kendisini bu tip projelerle harcamasi gercekten uzucu.ilerde geriye donup baktiginda pismanlik duyacagi is olacaktir erkenci kus net!

      • Merhaba, hoş geldiniz…
        Yorumunuz spam’e düşmüştü, düzelttim…

        Ve kesinlikle haklısınız! Can Yaman bugün ilgiden çok mutlu olsa da ileride çok pişman olacak bence…

        • wavy

          merhaba,teşekkürler:)
          öyle değil mi ama:(:(
          Can Yaman’ın Gönül İşleri başta olmak üzere hemen hemen bütün projelerini takip etmiş biri olarak en kötü oyunculuğunun Erken’ci Kuş’daki performansı olduğunu düşünüyorum.dizi künyesinde adını gördüğüm an o yapım otomatikten radarıma girer-di ama maalesef son iki projede kendisi bile kurtaramadı durumu.dolunay ‘ı başrol olarak yalnız başına ve yan rollerle götürdü.sonlara dogru tahammül edemedim artık tek başına çaresizce çırpınışlarını görmeyi ve izlemeyi bıraktım.onca başarılı partnerden sonra Özge Gürel iyi bir sınav oldu doğrusu kendisi için.
          Can bey hatalardan ders çıkarmayı biliyorsanız hata yapmakta bir sakınca görmüyorum demiş röportajlarının birinde ancak yine partner konusunda baltayı taşa vurdu.iyi insan olmak iyi partner olacak anlamına gelmiyor.bana ekrandan yansıyan, enerjisi yüksek duran bir çiftten çok ayrı tellerden çalan arada gram kimya bulunmayan son derece uyumsuz bir çift. doğaçlama yeteneği yok Demet Özdemir’in, gerçeklik hissi uyandıramıyor.rolün akışına kaptıramıyorum kendi adıma konuşacak olursam.oyunculuk taklidi yapıyor oynayamıyor.öyle doğuştan gelen bir karizması ve çekiciliği de yok.. sahneye katkısı büyük,sahnede alışverişi fazla olan biri ifadelerini kullanmış kendisi demet için ama bu tanımı doğru yapmak istiyorsa açsın gönül işlerini seyretsin..inadına aşk’a baksın hatta hangimiz sevmedik dizisine. uyum görmek istiyorsa ille de, partnerleriyle ortaya çıkardıkları sinerjiye baksın .sinem ,açelya ve kavgalı oldugu oyuncu arkadaşı selin soyder attıgı pasları tutup nasıl ilerlemiş o da aynı şekilde pası alıp nasıl gole yürümüş ona baksın.ilk projeleri olmasına ragmen tecrübeli ve iyi bir partnerlerle kısa zamanda nasıl bir yol aldığını görsün.bu dizideyse kendisiyle ilgili en fazla eleştirilen şey nerdeyse tüm ekranı dolduran devasa kasları ve vücut showları..yorumlar hep bu noktada ve o kadar fazla ki..iyi veya kötü bununla gündem oldu.kimileri ‘biri Can Yaman’a kas yapınca seksi,çekici ve karizmatik olmadığını söylesin,öyle bir kasla kasmış ki kendini kaba duruyor çekici olmak bir yana çok itici bir görüntüsü olmuş’derken kimileriyse kollarını birleştiremeyecek kadar kas kütlesini genişletmekle fitliği nerdeyse gölgelerin gücü adına repliğiyle akıllara kazınan he-man’a özendiğini eleştirmiş:) -gönül işleri projesi için yönetmen Türkan Derya optimum kas oranını çok iyi hesap etmiş ki kaslardan altı kilo verdirip ideal görüntüye kavuşturmuştu onu çok az bir süre için olsa da..kaslarını bir tarafa bırakarak sergilediği zorlama cool tavırlarını tenkit edenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar fazla. Kaslarından çok beni de en çok ilgilendiren konu bu açıkcası.el jestlerini kullanmak izleyiciyi etkilemek için etkili bir yol tamam ama neden bunların kendi önüne geçmesine izin verdi?neden sürekli işaret eder gibi gerekli gereksiz serçe parmagını kullandı?neden sanal bir orkestra yönetir gibi davrandı ve ve ve neden kamera arkasındaki sorumlular bu bizim gördüklerimizi görüp ona tavsiyelerde bulunmadı? Bu dizide çok kötü bir oyunculuk sergiledi Can Yaman. ister hoşuna gitsin isterse gitmesin begendiğim bir oyuncuyu izlemekten ziyade tanımadığım, işe daha yeni başlamış bir oyuncuyu izliyor gibiydim. o kadar inandırıcılıktan uzak bir performans sergiledi o kadar kötü bir imajla çıktı ki ekran karşısına insan cidden sorguluyor kendini ben bu adamı daha önce izleyip bir de begendim mi diye?? twitter’da hayranlarının yaptıgı yorumlara verdiği aşagılayıcı ve hakaretvari söylemler de cabası.oyuncu nereden tutsanız elinizde kalıyor:(:(

          • analiz edecek kadar çok projesini izlemedim. ama büyükçe bir ekran TV’e sahip olduğumuz halde ekranın tamamını kapsayan bir aktör izlemeyi tercih edeceğimi zannetmiyorum. Ha çok istersem DC, Marvel gibi süper kahramanları izlerim 🙂

            Polis olduğu bir dizi vardı? Onu izlemiştim mesela. Sinem Kobal mıydı partneri? (izlemişim ama tamamen silinmiş hafızamdan) Dolunay’daki karakterini sevmiştim. Esas kız ile değil ama (Özge Gürel’in konuşmasına katlanamıyorum, dudaklarını gererek enteresan bir konuşma şekli var. ) minnak yeğeni rolundeki afacanla inanılmaz güzel sahneleri vardı.

            O dönemdeki tipi, hem de karakteri harlequin erkekleri gibiydi.

            Erkenci Kuş için yorumlamak gerekirse sözü Buke’ye vermek lazım. Haberdar edeceğim ^^

            Röportajlarına, yorumlara cevaplarına ben de rastladım. Ruhsal olarak zor bir dönemden mi geçiyor acaba?

          • wavy

            bu dizide abartti hem gorsel (tipi,tarzi-sac sakal gereginden fazla aksesuariyla)hem de oyunculuk olarak.
            iyi bir imaj maker bulmali kendisine acilen.bu imajla ancak 12-19 yas gurubuna hitap eder daha fazlasi degil.
            gonul islerinde’ki bedire bakin (sinem kobal’la bu dizide birlikteydi.polis dizisinde oynamadi hic)dediginiz gibi kadrajdan taşmiyor orda vucudu :)ortalamanin uzerinde iri omuzlar ve şişik kaslara sahip olmadigi donemde daha hos kisacasi ama maalesef bunun farkinda degil.enine enine genislemenin guzel durmadigini ,dusuncesine, fikrine onem verdigi birisi soylese keske kendisine.
            ozge gurel dolunay dizisinde sırıtan yegane seydi.o kadar kaliteli oyuncu arasinda nasil sırıtmasin diger oyunculara haksizlik:)ben de kesinlikle tahammul edemiyorum ne sesine ne de tavirlarina.mimikleri zaten hic yok.can yaman’i gectim ibrahim celikkol gibi iyi bir oyuncuyla oynamayi kabul etmek buyuk cesaret isterdi ve gozu kapali girdi bu riske.hastayim bu kizin sınırlı yetenekteki -yeteneksiz hatta-ozguvenli hallerine.
            ozge gurel bir demet ozdemir iki romantik komedinin bir an once pacasini kurtarmasini istedigim.hamurlarinda ne yaparsa yapsinlar komedi ısıgı yok.sevimli sempatik olamiyorlar .dogasinda olmayani ne yapar insan taklit eder.bunlar da sempatikligin sevimliligin taklidini yapiyor daha dogrusu yapamiyor:)
            neyseki bu sezon bu iki ismin tekelinden cikti yaz dizileri.afili ask ve benim tatli yalanim dizisindeki esas kizlari favorim olmamasina ragmen basarili buluyorum .hayat verdikleri karakterleri yasiyorlar .hayrani olmasan da oturup izletiyorlar.oyunculukta boyle birsey iste.:)
            can yaman’in ruhsal olarak zor bir zamandan gectigine inanmiyorum.ego kasiyor. kalitesi ortada olan bir is icin bu gencler olmasa ruyasinda bile goremeyecegi egoyu:)

          • Yine spam oldunuz 🙁 Nedenini çözemedim.

          • yaz dizilerini izliyorsanız düzenli benim tatlı yalanımı da yazıyorum ben, oraya da uğrayın 🙂 Afili Aşk’ın kısa videolardan takip ediyorum. Eğer bloga konuk yazar olmak isterseniz, beklerim <3

            edit: düzenli mi? Bu haftakini yazamadım daha…

        • wavy

          merhaba
          dün uzun bir yazı yazmıştım.neden yayınlamadınız merak ettim.

          • 🙁 Yine spam’e düşmüş. fark eder etmez ekledim.

  • Ahmet Adar

    eline emeğine sağlık,güsel derleme olmuş.Cihan Ercanın oynadığı Musaffer karekterinin aşağılanması ve horlanması hoşuma gitmedi.İnsan kaynakları müdiresinin kısına bıyığı var,erkek mi esprisini kadınları aşağıladığı için beğenmedim.Ayhan Işık rolündeki Ceren Taşçı hep ayni tipleme ile oynuyor.Edho serisindeki Esra rolüyle çok sevdiğim Sevcan Yaşarın kötü karekter Aylin Yükseli oynamasına canım sıkıldı.Polen rolündeki Kimya Gökçe Aytaçın misafir oyuncu olup,bir daha göremeyeceğime hayıflandım.H.F.Küçükkösenin boşandığı eşi Tuan Tunalının Can Divitin kankası Metin rolünde olmasına sevindim.Siyah inci serisiyle tanınan Sibel Şişmanında Gülis rolüne can vermesinden hoşlandım.

    • Buke Oguz

      Tesekkurler Ahmet Bey :)) Siz oyunculari benden iyi taniyorsunuz . Sayenizde karakterleri canlandıran oyunculari tanimis oluyorum.😊 Ben sadece basroldeki oyunculari , ablayi ve sanemin babasini canlandiran oyunculari taniyorum dizide. Ayhan karakteri bana hayat sirlarindaki kucuk kiz kardesi hatirlatti.

      • Ahmet Adar

        hatırlatması doğal,çünkü ikiside hemen ,hemen ayni karekteri canlandırıyor.çirkin ördek.Ceren taşçı ilk olarak yine gold filmin No 309unda demet ösdemir ve şimdi Musaffer rolündeki Cihan ercanla oynamıştı.daha sonra trt1in aslan ailem serisinde yine ayni tiplemeyi canlandırdı.yetenekli bir kadın komedyen.

    • Vallahi Ahmet bey bu kadar ismi nasıl hatırlıyorsunuz? 😊

      • Gözde E.

        Valla benim de hafızam iyidir Ahmet Bey benden de iyi 🙂

        • Ahmet Adar

          teşekkür ederim gösde hanım.

  • pride&prejudice

    Ben Demet Özdemir i seyretmedim hiç. Romantik komedileri seven biri olarak keyifle seyredecegim. Can yaman in bugune kadar bu turde yaptigi dolunay,inadina ask , hangimiz sevmedik yani bu seyrettigim 4 uncu dizisi. Akisi guzel bir dizi, klise karakterler dolu. Ama unutmayalim romkom lar ucasagi bes yukari ayni oluyor. Esinlendigi diziler oldugu soyleniyor. Ama ozgun hikaye zaten Meric Acemi olacak tabii. Dolunay i da kiralik ask a benzettiler. Kiralik Ask guzeldi ama bitti. Hep hatirlanacak keyifle seyrettik. Ama yenilerine de firsat vermek lazim. Bizim toplum hep onuargi ile beklenti ile bakiyor yeni olana. Bir firsat ver bakalim sonra elestir😉ben sevdim , izleyecegim😊

    • Buke Oguz

      Ben Demet Özdemiri no:309 ve Çilek kokusunds görmüştüm. İki diziyi de bir iki bölümden çok izleyemedim. Karakterler zorlamaydi sarmadi. Can Yaman’i da ilk kex Dolunay’da izlemistim. Karakterlerin ve konunun klise olduguna katiliyorum. Hikayenin biraz daha ozgunlesmesini umuyorum. İkinci bolüme bakıyorum şu an. Can ve Sanem’in uyumu guzel. Daha kac bölüm izlerim bilemiyorum. Size de iyi seyirler diliyorum 😄
      Ben kendi adima önyargili degil de biraz daha farkli konularin islendigi diziler izlemeyi bekliyorum. Ana konular hep ayni , yan karakterler birbirinin tekrari gibi olunca takip etmekte zorlaniyorum. Yoksa romantik komediyi de macera dizilerini de severim . Bakalim dizi ilerleyen bolumlerde saracak mi

      • pride&prejudice

        Ikinci bolumu henuz seyediyorum. senaryo nun fazla degisecegini ummuyorum ama umarim yanilirim. Ben seyri guzel bir dizi oldugunu dusunuyorum. Ben oyuncular icin de seyrettigim icin bakalim ne kadar gidecek dizi;)

        • Buke Oguz

          Ben basini yaklasik ilk bir saati izleyemedim. İzleyince ikinci bölüm yorumumu yapmaya gelecegim 😄😊

    • Ahmet Adar

      Kiralık aşk ile parelelliği görmemek mümkün değil.Çatıları ve matematikleri ayni bir kere.ikisindede bir iş yeri,bir mahalle,tabiki, mahallede çekirdek çitleme olayları var.Mahallede dedikoducu kadınlar ve kavgaları var.Bir de Esas oğlanın evi var.Olaylar genellikle buralarda geçiyor.Can Divitin aynen dolunayda olduğu gibi annesine küslüğü ve kalp kırıklığı var.Umarım ki bu dolunayda olduğu gibi annesinin babasını aldatmasından kaynaklanmas.Bunlara karşın ben de sevdim.seyretmeğe devam edeceğim.Ben de fırsat verilmesi taraftarıyım.

      • pride&prejudice

        Evet zaten yalan soyleyip onu yalanlarla uzatma klisesi bana fenalik getiriyor, bir de Can Yaman in fazla calisilmis fit vucudu fazla geldi. Her dakika ciplak vucut gosterisi muhafazakar degilim ama dizi icinde buna da vurgu yapildi aslinda Sanem’in Ayhan la konusmasi icinde,(yoga sahnesinde)Eger hakikaten anne aldatma klisesi varsa Pes ! demek lazim. Yasak Elma’da da aldatan anne durumu var…Kliseler romcom larin temelinde var;)

        • Can Yaman Neredeyse çift kişilik yatak genişliğine gelmiş. :))

          • Gözde E.

            Diziyi seyretmeme nedenlerimden birisi, itti beni yav 🙁

        • Can Yaman usttuz sahneleri icin sizin Ferrari’niz olsa üstünü kaptırmisiniz demis 😅😆😁

          • Gözde E.

            Yorumunu okuyunca tekrar sesli güldüm :))) Okudum o röportajı sırf ego! (Püffff) Soğudum Can Yaman’dan…

          • pride&prejudice

            Eskiden Ferrari ydi ne degisti
            Ki,
            Sosyal medyada bayagi tepki cekti, dese senaryo
            Boyle ne uzatiyor ki… sadece o degil bu sekilde vucut yapisi cok itici gelir🙄

          • Gözde E.

            Röportajın tamamını okudun mu Neslihan, az altta da yazdım, tamamı soğuttu beni Can Yaman’dan. Bence de o kadar itici ki vücudu, diziye başlayasım gelmedi….

          • pride&prejudice

            Okumadim , okumaya da niyetim yok. Magazin, gazete artik ilgi alnimin disinda… ben izliyorum, izleyecegim…😉

          • Gözde E.

            Ben de normal gazetenin magazin kısmını okumam ama kendisi paylaşmıştı, okuyasım tuttu benim de. Ben genel olarak erkekte kas olayını çok sevmiyorum zaten :))

          • ben de bakayım bari…

          • Buke Oguz

            Valla adamin vucudunu bu kadar ön plana cikartan sahneler bana da itici geliyor. Bir de spor sonrasi o atlet neydi oyle . sozde uzerinde ama varligi yoklugu farksiz.