Son dönemin en fenomen karakterleri: Hülya ve Emir

Tam 57 hafta boyunca Salı günleri “Bugün günlerden #HayatŞarkısı” idi dizinin benim gibi sıkı takipçileri için. Yine sıkı takipçileri olan bir dizi olan Kara Sevda ise 74 hafta boyunca Çarşamba akşamları misafirimiz oldu. Bu iki diziye iki efsane karakter damgasını vurdu: Hülya ve Emir

Hülya Cevher’i anlatmaya kelimeler yetmez, hayatına ucundan da olsa dokunabilmek için uzun zaman önce kaleme alınmış  olan ‘Hülya’yı okumak, bir şiir gibi’  yazısına göz atabilirsiniz. Emir Kozcuoğlu ise Kara Sevda izleyicisi olmayan beni bile karakterin kısa videolarını takip eder hale getirdiyse, takipçilerini düşünemiyorum^^

 
   
 

Bu iki diziye de veda edeli 3 ayı geçti ama bugün hala Hülya ve Emir hakkında konuşabiliyorsak hem karakterlerin yapısı, hem hikayelerindeki payları hem de canlandırma performanslarındaki başarısına bir <3 bırakıp sizi Effy‘nin Hülya ve Emir analizi ile baş başa bırakıyorum


Tespit: Hülya Cevher ve Emir Kozcuoğlu karakterleri aynı hikayenin iki farklı yorumlamasıdır. (feminen ve maskülen)

Farklı projelerin karakterlerindeki Hülya ve Emir hangi benzer noktalarda kesişiyor göz atalım:

İkisinin de annesi çok erken yaşta hayatlarından çıkıyor. Hülya’nın annesi hastalığın pençesinden kurtulamıyor, Emir’in ki ise bitkisel hayata girip hayattan kopuyor.

Hülya ve Emir Hayat Şarkısı Kara Sevda Hülya Cevher Emir Kozcuoğlu

İkisinin de babalarıyla araları iyi değil: Hülya’nın babası aciz ve bunun bedelini kızlarına dayakla ödeten bir adam. Emir’in ki güçlü, ama oğluna duygusal şiddet uygulayan biri.  Üstelik ikisinin de babası annelerini “öldürmüş” bi’ şekilde…

İkisinin de kardeşlik bağı sıkıntılı. Hülya ablasını severek büyüyor ama en büyük ihaneti de ondan görüyor. Emir kardeşini öğrenince düşman oluyor daha doğrusu olamıyor. İkisi de sevilmeye öyle aç ki; ne kadar isteseler de kardeşlerinden kopamıyorlar…

İkisi de küçük yaşlarda birine tutuluyorlar: Kerim ve Nihan. Önemli bir detay daha var; Kerim de Nihan’da onların sevdasına küçük yaşlarında bile karşı çıkan insanlar… Buna rağmen Hülya ve Emir’in gözünden sevdikleri daima ‘kusursuz’. İkisi de yıllarca saplantılı bir sevdaya mahkum kalıyorlar.

Hülya ve Emir Hayat Şarkısı Kara Sevda Hülya Cevher Emir Kozcuoğlu

İkisi de kendilerini istemeyen bu insanlarla zorla evleniyor. Hülya bunu çok ‘kadınsı’ bir şekilde yani entrika ile yaparken; Emir daha ‘erkeksi’ yani daha şiddet içerikli bir plan uyguluyor.  Tüm planlara rağmen ikisi de ‘bir gün beni sevecek’ ümidi içerisindeler. Tek fark Hülya hikayemizde esas kız ve bunu başarıyor. Emir ise kötü adam ve bir katil, dolayısıyla Nihan asla onu tercih etmiyor.

İkisinin de hayatlarına dokunan karakterler benzerlik taşıyor. Hülya’nın Mahir’i sanki Emir’in  Zeynep ve Tufan’ının karışımı gibi; hem aşık hem arkadaş…  Hülya bir kadın  olduğu, ve izlediğimiz de bir Türk dizisi olduğu için Zeymir gibi bir birliktelik tabiki yaşanamıyor Hülya ve Mahir arasında.

İkisi de bitmeyen bir aile açlığına sahip… Öyle ki sevdikleri kişinin başkasından olan çocuğuna bağlanıyorlar. Hatta muhtemelen karakterlere can veren Burcu Biricik ve Kaan Urgancıoğlu sayesinde çocuklarla öyle samimi ilişki kuruyorlar ki çocuğun asıl ebeveyninin (Filiz + Kemal) sevgisi yapay kalıyor.

Hülya ve Emir Hayat Şarkısı Kara Sevda Hülya Cevher Emir Kozcuoğlu

İkisi de hikayelerinin en zekisi... Bu nedenle “Hülya bundan da mı yırttı” ve “Yine mi Emir’in planı” cümlesi kuruyoruz sıklıkla…

Gelelim finale… İki karakter de bir şekilde ‘kazanan’, varsın seyircinin tam olarak istediği şekilde olmasın, sonuç değişmiyor.  Kerim belki asla istediğimiz gibi sevmiyor Hülya’yı.  Hülya onun için şekilleniyor, örneğin pilav yapamıyor diye endişeleniyor ama Kerim aşık sonuçta. Emir derseniz Zeymir olmuyor, Nihan’ı da elde edemiyor tabii ama NihKem de olmuyor. Kemal ne Nihan’a ne de kızı Deniz’e kavuşabiliyor.

Hülya ve Emir …  İkisi de bir şekilde asıl istediklerini alıyorlar.

Ve ikisi de gülümsüyor finallerinde…

 

 

 

 

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar

  • Gözde E.

    Selam. Hülya’yı fragmanlardan çok az tanıyorum ama Emir’e hakimiyetimden yazıyı okudum. Cidden de çok doğru tespitler. Emir fenomen bir kötü adamdı ama Kemal’ime kıydı uleeeeeen!!! (kızgın surat emojisi)

    • Bu yaz hayat şarkısı izlesene 💕

      • Gözde E.

        Var niyetim. Poyraz Karayel ve Ezel’i de düşünüyorum. Acaba Ezel’i mi seyretsem önce? 🙂

        • Ezel o zaman 😊

          29 Haz 2018 Cum 19:34 tarihinde Disqus şunu yazdı:

          • Gözde E.

            Peki 🙂

          • Ama daha bbg bitecek deee…

          • Gözde E.

            46. bölüm bitti bugün 44 kaldı :))

  • Kore

    Buna okuyuncada bayılmıştım sende çok güzel toplamışsın Aslı cım ikinizinde eline sağlık :)))))))))) Hülyayı ve Mahiride özlemişken iki kelam etmeden geçersek olmaz sanırım:)))))))))))

    “Aşk iki kişiliktir “denir .Bir aşkın fiile dökülebilmesi için elbette onun iki kişilik olması gerekir .Ama öyle aşklar var ki tek başına birbirini seven iki insanın karşılıklı aşkından daha çok yüreğe dokunur daha güzel anlatır kendisini…Duyduğunuzda yerden yere vuracağınız davranışlar onları görüp tanıdığınızda makul ve anlaşılır gelmeye başlar . Diğerlerinde gördükleriniz size yetmez hep daha aşağı kalır ,onlar bir türlü sınavı geçemeyen ya da ucu ucuna geçen tembel kolaycı öğrencilerdir…

    Emirin aşkı, Hülyanın tek başına içinde barındırdığı aşk,Mahirin aşkı ! Ne HÜLKER ne de NİHKEM toplanıp birleşseler bunların tek birine bile rakip olamazlar.Peki neden ? Neden bu karakterlerin hastalıklı ,yanlış,zararlı hatta korkutucu tutkuları takıntıları bize cazip ve empati kurulabilir geliyor onları ne noktada anlayıp kalbimize sokuyoruz ?

    -YALNIZLAR…kimi bir eli yağda bir eli balda ,kimi sokaklarda köhne köşelerde evlerde açlıkla ,kimi dayakla dağda bayırda yetişmişler ama hepsi çok yalnız yapayalnız. Hayata yalnız başlamak onlarınki …Böyle olduğunda insan kendi kendisiyle konuşmaya başlar tek dostu kendisini en iyi anlayan ve tanıyanda haliyle kendisi olup çıkar. Kendilerine karşı dürüsttürler kendilerini günahı ve sevabıyla bilip kabul ederler …Eğer ilk arkadaşları kendileri değil bir başkası olsaydı o zaman yansıtmak istedikleri gibi bir benlik görürlerdi belki ama yapayalnızken ve tek dostun kendinken kendinden saklayacak neyin olabilir ki .Onlarda ilk sevdiğimiz şey bu değilmiydi ???Kendimiz bile farketmeden yüzümüzü güldürüp sempatimizi kazanan şey bu dürüstlük ve kendini kabuldü. Hiçbir zaman yaptıklarını kötülüklerini bahanelerin arkasına saklamadılar ,suçu başkalarına atmadılar mağdur edebiyatı yapmadılar istedikleri şeyler vardı ve herşeyi bunun için yaptılar aslada inkar etmediler.

    -EN ÇILGIN HAYALPERESTLERDİR…Bir insan kafasının içinde gezmeye başladığı zaman hızlı yol alır .Kısa sürede bedeninden çok uzaklara gitmeyi öğrenirsin. Bedeninin var olduğu dünyadan kaçışın budur ve bir süre sonra hep orda yaşamayıda öğrenirsin hayal gücün kimsenin sahip olamayacağı kadar genişlemiş ufkun her insanın göremeyeceği çizgilere taşınmıştır… İşte bu yüzden en olmaza sahip olmayı hayal ederler:))))))))))))Daha azı olan ufuk çizgilerini çoktan geçmişlerdir en güzeli gördüklerine dikmişlerdir gözlerini hayat boyu sahip olamadıkları güzelliklerin toplamı gibi.İlginçtir ki onlara en güzel gelen şey hep en imkansızıdır.Hiçbirşeye kolaylıkla sahip olamayan hatat çoğunlukla hiç sahip olamayan bu insanlar kolayı güzel bulmazlar.

    -SEVİLMEZLER… İki türlüde sevilmezler hem aileleri sevgi adı altında hayatlarını ve karakterlerini çıkmaz sokaklara sürüklemişlerdir .Hem de insanlar tarafından sadece kötü bir sıfatlama ile yaftalanıp öteye itilmişlerdir. Bizim insanımız sevmez çünkü savaşan aza kanaat etmeyen büyük hayalleri olan insanları onlar kötüdür arsızdır.

    -SEVMEYİ BİLMEZLER…Sevilmeyen bir insan sevmeyide öğrenemez doğal olarak .Bir çocuğa yazı yazmayı öğretmeden güzel yazmasını bekleyemezsin ancak ordan burdan görüp bir şeyler karalar taklit eder…Bu yüzden Fareler ve İnsanlardaki Lennie gibi severken öldürdükleri çok olmuştur…

    -ELMASTIRLAR… Çok serttirler öyle gözükürler ama içlerinde bir hazine taşırlar marifet bunu görebilmekte. işte onları çoğaltan bir nebze iyileştirebilen bunu görebilen insanlardır.Çünkü sevgi ancak karşılıkla çoğalır .Karakterlerimizde ancak o zaman sevmeyi öğrenmeye başlamışlardır. Hülya Mehmet ile yumuşamış,Emir Denizin gözleri elleri ile,Mahir kardeşinin gülümsemesi ile içindeki sevgiye aç sular seller gibi sevebilen insanı göstermiştir.Bir tek çocuklar gizli güzellikleri görebilirler bu sayede onların ruhlarına tamamen kararmasına engel olacak bi kapı açabilmişleridir

    -UĞRUNA ÖLECEK ,ÖLDÜRECEK TUTKULARI….hikayelerini farklı yatakta akıtmaya başlatan olduğu gibi hikayelerini bitirende elbet bu tutkuları olacaktır. Hülya tutkusunu kazandı hemde artık kaybetmemek üzere, Emir bunun için öldü, Mahir ölümden beter oldu …

    Evet çok marjinaller çoğu zaman hayatımda görsem kaçarım korkarım diyeceğim türdenler . Aşkları ,sevgileri ,tutkuları ,nefretleri ile herşeyin en çoğular :)))))))ama insanlık tarihinede dönüp baktığımızda günün sonunda akılda kalan konuştuğumuz insanlar sadece onlardır biz değil.

    Hayatı farklı kılan onca noktanın arasına bir ünlem koymayı başarabilen insanlar ,dışardan bir izleyici olarak hem hayatta var olmuş hem sanallaştırılmış bu karakterlere baktığımda gördüğüm şey onların kendilerinin kocaman bir hayal niteliğinde olduğu… belki bir kabus kimi için ,belki bir düş ama kabul etmeliyiz ki bir hayal kadarda olağanüstüler…:))))))))))

    • effy

      Geç gördüm kısacık da olsa bilgisayar varken elimin altında yorum yazayım hemen dedim ne güzel yazmışsın benim flooddan daha güzel olmuş eline sağlık <3

      • Kore

        Teşeşkkür ederim :))onlardan konuşmayız özledim Mahir ve Hülya için hayal kurduğum hala umudum olduğu zamanları… ilk sezonun yerine hala bir şey koyamadım

    • Aslı

      Uçan yanıt yapmışlar ?

  • sinem özcan

    Merhabaaaa,
    Hayat Şarkısını ilk birkaç bölüm izleyip bırakmıştım ben. Linç edilmeyeceksem Hülya’nın karakteri yüzünden… Benim başkarakterde hinlik, dalavere pek sevdiğim bir şey değil galiba ama Emir Kozcuoğlu’na âşıktım. Benim “kötü karekter aşk”larım içinde tartışmasız 1. sıradadır. Benzerliklerini yazını okuyunca düşündüm de haklısın….
    Hülya’yı Allah sevdiklerine bağışlasın da Emir ve onda Kaan Urgancıoğlu hep unutulmazım olacak… Bu arada farkındaysan blogunu okuyorum yaniiii 🙂

    • Aslı

      Hoşgeldin Sinem? Benim için hayat hayat şarkısı izleyenler ve izlemeyenler olarak ikiye ayrılmıştı bir dönem (zor atlattım) iyi ki o zaman rastlaşmamışız ?

      Peki bir soru; Burcu ve Kaan’ı (yeniden; daha olgun, daha yetkin oldukları bu zaman diliminde) birlikte izlemek isteyenlerden misin?

      • sinem özcan

        Yok o kesimden değilim ben. Benim dileğim Kaan Urgancıoğlu’nu başrolde izlemek ?