Yüksek Sosyete – Dolu Dizgin Bir AŞK Hikayesi ‘EcMer’

‘Yüksek Sosyete’ de izleyici ekrana bağlayacak ve diziyi kış sezonuna taşıyacak ikili ‘EcMEr’ dir. Net.

Ama önce ana karakterlerimizin hikâyesini kısacık değerlendirelim:

 
   
 

Cansu ve Kerem aşkı ilk birkaç bölümde izleyiciyi heyecanlandı mı? Evet.

“İnsan kendi kaderini kendisi yazar, derler ki eğer biri kaderinse üç kez karşına çıkarmış aynı günde”  kurgusu değişik ve hoş muydu? Evet.

Ama anladık, her göz temasınızda, ellerinizin birbirine her dokunmasında elektrik çıkıyor, tam tanımla ‘alev alıyor buralar’. Peki, bölüm boyunca benzer sahneleri ikişer dakikadan onlarca kez görmesek de bu ateşi anlar mıydık? Evet.

Son iki bölümdür bu büyük aşk beni kendine bağlayamıyor, daha doğrusu hikâye akmıyor. Ak-a-mıyor…

Oysaki Ece Mert sahneleri öyle mi ya? Duygusallık var, yol arkadaşlığı var, eğlenceli diyaloglar var, üstü kapalı kıskançlık var ve dile yavaş yavaş gelen ‘AŞK’ var… Gelin EcMer’e 6.bölüm özelinde biraz daha dikkatli bakalım:

İlk olarak Mert Ece’yi beyaz atının terekesine değil ama son model arabasına sağ koltuğuna yerleştiriverip yok olmak istediği ortamdan kahramanca kaçırıverdi.  Yolculuk boyunca Ece’nin her gözyaşında Mert’in içinden bir şeyler koptu gitti, özellikle de teselli etme çabasındaki çaresizliği… Tüm çabalarından gölge oyunu ile gönlünü alma çabası çok hoş değil miydi?

Alkol sağlığa zararlıdır! Ama bazı durumlar olur, teselli şişelerde aranır. Yedi tekmil dert ile savaşan Ece’nin aradığı gibi. Bakmayın içi kan ağlarken attığı göbeciklere, derdine yine de derman bulamadı ama gecenin sonunda sarhoş Ece olarak duygularını, düşüncelerini ne rahat paylaşabildi.  Bi’ ‘tık’ daha tatlıydı.

Mert’in her bir olumlu davranışı onun gözündeki puanları birer birer artırıverdi.  Mert’in genel davranış puanı 7  (- ki Mert bu puandan bile epey memnun görünüyordu), kahve yapması ile +1,  yakışıklılığı ile +1 daha, eğlenceli olmanın yanı sıra pamuk gibi yumuşacık kalbinin olması ile son +1’i de alıp 10 tam puana ulaşıverdi. Ece  “On (10) kalbime kon” diye sayıklaması üzerine Mert’in “Kim kimin kalbine kondu acaba?” sorusunun yanıtı çoktan belliydi ama itiraf biraz daha geç geldi.

İşte ‘O’ an: Mert gece yaşananları kalbinin pırpır etmesi sesine yansır şekilde Kerem ile paylaşır, üstelik Kerem’in tek bir bakışı ile duygularıyla yüzleşir ve bu taze keşif ile uçarak sevdiceğinin yanına koşar adım ilerler … (onlarca kalp emojisi hayal edelim lütfen)

Gelelim tüm bu yaşananlar sırasında Mert’in en sevdiğim jestine: ‘E’ harfli kahve…  “Bir gülümsemeye bir fincan kahve”. Ve sonuç artık Mert göl evindeki aydınlanmadan(!) sonraki dönemde anlayan dinleyen yol arkadaşlığı ile Ece’nin ‘iyi ki’ lerinden olma seviyesine ulaştı bile.

En sevdiğim jest bölümüne kahveyi yerleştirdim ama ‘akşamdan kalma birine sabah sabah taze kahvaltı getirmek’ye Ece’den alamasa da benden 10 tam puan…  CANsın Mert, can…

Peki, son dakikalarda gerçekleşen yüzleşme anında Ece’nin dürüstlüğü gözlerimizi yaşartsa da, onu arabanın içerisinden çıkartıp hızlıca sarsıp ‘senin hayatındaki boşluğu dolduracak adam yanı başında deli kız’ diye haykırmak isteyenler olarak kaç kişiyiz?

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
PAYLAŞ
Facebooktwittergoogle_plusmailFacebooktwittergoogle_plusmail

İlgili diğer Yazılar